Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Kısmi Dava/Tespit Davası/Belirsiz Alacak davası ve HMK 106-107-109

Yanıt
Old 05-10-2011, 12:47   #151
Av.Duygu Işık Behrem

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.alper tunker
Trafik kazası sonucu araçtaki hasar ise bu belirli bir alacakdır ancak kaza sonrası ölüm nedeniyle tazminatlar istiyorsanız bu belirsiz bir alacak sayılır ve fazlaya ilişkin haklarınızı saklı tutarak davanızı ikame edebilirsiniz diye düşünüyorum

Sayın meslektaşım,
HMK m.109 (ve elbette 107 yorumundan) uyarınca artık fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına gerek yoktur.
Old 05-10-2011, 13:21   #152
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Fatma A. Ş.
Bütün meslektaşlarıma öncelikle kolaylıklar diliyorum.Formun bir kısmını okudum ama tamamını okuma imkanım olmadı. Dikkatimi şu husus çekti. Belirsiz alacak davası hep işçi alacakları üzerinden tartışılmış. Benim merak ettiğim konu acaba haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası açarken ne yapacağız?Belirlenebilir olması çok zor?Bu konuyla ilgili bir dava açmam gerekiyor ve yeni kanunu tam olarak bilmediğim için davayı açamıyorum?Yardımcı olan arkadaşlara şimdiden teşekürler!


Maddi ve manevi tazminatlarını belirsiz alacak davası içinde düşünmek yanlış olmayacaktır. Bu yönde cevap yazan arkadaşlarıma katılıyorum. Sitede araştırma yapan kişiler açısından yararlı olabileceği düşüncesi ile, maddi ve manevi tazminat haricinde ilk etapta aklıma gelen, nafaka alacakları, ecrimisil alacakları, bedel artırım davalarının da belirsiz alacak davası olması gerektiğini yazmak istedim. Saygılarımla.
Old 05-10-2011, 15:24   #153
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Fatma A. Ş.
Bütün meslektaşlarıma öncelikle kolaylıklar diliyorum.Formun bir kısmını okudum ama tamamını okuma imkanım olmadı. Dikkatimi şu husus çekti. Belirsiz alacak davası hep işçi alacakları üzerinden tartışılmış. Benim merak ettiğim konu acaba haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası açarken ne yapacağız?Belirlenebilir olması çok zor?Bu konuyla ilgili bir dava açmam gerekiyor ve yeni kanunu tam olarak bilmediğim için davayı açamıyorum?Yardımcı olan arkadaşlara şimdiden teşekürler!

Manevi tazminatları önceden tahmin edebilmek mümkün değil. Tamamen hakim taktirinde. Maddi tazminatın da belirleyebileceğiniz ve sonrasında devam eden zararlarınız olabilir.

Bu bağlamda maddi ve manevi tazminat davalarını tipik belirsiz alacak davası olarak yorumluyorum. Madde gerekçesi de aynı doğrultuda.

Saygılar.

Alıntı:

q
Fakat, eğer alacak belirli ya da tarafça belirlenebilir ise, tarafın kısmî dava açma imkânı ortadan kaldırılmıştır. Bu çerçevede, özellikle iş hukuku gibi alanlarda pilot dava, ön dava gibi açılan davalar artık belirli ya da belirlenebilir alacaklar bakımından mümkün değildir, açılırsa dava hukukî yarar yokluğundan redde mahkumdur.


q
Bu sebeple, davayı parçalara ayırarak açma dönemi kural olarak bitmiştir. Avukatların davalarını iyice düşünerek açmaları gerekir.



**Asıl işçilik alacaklarında, geçtim tespit davasını dahi belirsiz alacak davasını kısmi dava dahi açılamayacak olmasını hak arama özgürlüğüne tamamen aykırı buluyorum.

İşçi en son ücretini biliyor olabilir, çalışma yılını da biliyor olabilir ama hesaplama yapmak işçiden beklenecek hal midir? Fazla mesai ki bu olanaksız?? İşçi bu hesabı nasıl yapacak? Bilirkişiler onlarca hata yaparken

Avukattan beklenecek haldir deniyor ama.. Dava açmadan önce bir bilirkişiye hesaplattıracağız, bunun masrafını da işçi karşılayacak, davayı tam üzerinden açacak dava masraflarını da tam karşılayacak, tekrar bilirkişi ücreti ödemiş olacak..

Rahat rahat dava açma dönemi bitti ne demek..Kim nasıl bir rahatlık içindeydi cezası kime nasıl kesiliyor belli değil..

Eyvah ki ne eyvah..
Old 05-10-2011, 17:13   #154
erdal7

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım ;

6100 sayılı HMK nın getirdiklerinden benim anladığım ,

1-) Kural olan davanın TAM DAVA şeklinde açılmasıdır.
"Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz"(109/2)
İSTİSNA ;
2-)
A) BELİRSİZ ALACAK VE TESPİT DAVASI
MADDE 107- (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(burada “kendisinden beklenemeyeceği “ ibaresi davacıyı kastetmekte olup davacının avukatını kastetmediği açıktır. )

Burada gözden kaçan husus , dava Belirsiz alacak davası değildir. Dava BELİRSİZ ALACAK VE TESPİT davasıdır. Çünkü madde gerekçesinde

HMK m.107 madde gerekçesi (Adalet Komisyonu Raporu'ndan): "..."Edâ davasının açılabildiği hallerde tespit davası açılamaz" yollu önermenin hak-arama özgürlüğünün ulaştığı kapasite ve hukuki yarar koşulunun muhtevası karşısında geçerliği yoktur. Miktarı belirsiz alacaklarda zamanaşımının dolmasına çok kısa sürenin varolduğu hallerde yalnızca tespit yahut kısmi edâ ile birlikte tespit davasının açılabileceği genel olarak kabul edilmektedir.

Davacı, söz gelimi bir tazminatın tahsili yerine alacağın miktarının ve borçlunun sorumlu olduğunun tespitini hedefleyen bir dava açabilir, açabilmelidir. Bu dava, zamanaşımını kesecek, davada istihsal olunan ilam genel haciz yoluyla takibe konabilecek, itiraz halinde borçlunun göze alamayabileceği icra-inkar tazminatı yaptırımı devreye girebilecektir. Öte yandan tespit davası, dava ekonomisi yönünden edâ davasına nazaran taraflar için daha avantajlıdır. Tespit davasının taraf barışını kolaylaştıran bir karakteri de vardır.
Yani anladığım ;
Dava dilekçesinde , Bir alacağın miktarının ve borçlunun sorumluluğunun tespiti de dilekçe içeriğinde istenmelidir. Ancak bu halde zamanaşımı sorunu aşılabilir . ( OLUMLU TESPİT İSTEMİ İLE BİRLİKTE ) Her ne kadar eda hükümleri kendi içinde tespit hükmünü de içerse, madde başlığında açıkca TESPİT kelimesi geçmesi beni bu şekilde düşündürmektedir.



B-) KISMİ DAVA
MADDE 109. (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.

(2) Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.
Sanırım bundan sonra , talep konusunun niteliği itibarı ile bölünebilir olan davaların neler olduğunu düşünmek gerekecektir. Burda alacak miktarının taraflarca baştan belirli olmayan para borcunu doğuran talep konuları kastedilmektedir.
Gerçekten ,
HMK m.114: "Dava şartları şunlardır: ...h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması..."

HMK m.115: "...Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez."

Hükümleri karşısında kısmi davanın alanının daraldığını muhtemel faydaları yönünden belirsiz alacak ve tespit davalarının yaygınlaşacağını , Yargıtay uygulamaları ile de hangi tür davaların ve içeriğindeki taleplerin tam anlamı ile belirsiz alacak davası kalıbına oturabileceğini uygulamada görebileceğiz .

Saygılarımı sunarım .
Av Erdal Dülgar
Old 05-10-2011, 18:56   #155
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Belirli alacak/Belirsiz alacak olayını Yargıtay mutlaka düzeltecek, kambiyo senetleri, adi senet ve edim tutarı belli sözleşmeler dışındaki alacak iddialarını (kanaatimce) belirsiz alacak sayacaktır. Bekleyelim, görelim...
Old 05-10-2011, 20:05   #156
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Alıntı:
Av. Hulusi Metin
Alıntı:
Yasa hükmü ve Yorum
Değerli katılımcılar,
Bir hukukçunun dediği gibi, yasayı yorumlamak için:
1.Okumak
2.Okumak
3.Okumak

Öyle ise, hadi bir daha okuyalım:


Alıntı:
Av.Mehmet Saim Dikici
Alıntı:
Bekleyelim, görelim...

Evet Sayın Dikici,

Yargıç ve Yargıtay
biz avukatların iddia ve savunmalarıyla "Yaşam-Yasa" uyumunu sağlayacaktır.

Beklerken, yasayı bir kez daha okuruz

Bu vesile ile, sorusuyla bize bu tartışma olanağını sunan Sayın Av-Ufuk'a ve başta Sn.Av.Nevra Öksüz'e ve tüm katılımcılara teşekkür ederim.

Farklı düşünce ve gerekçelerle,yasayı anlama/yorumlama çabalarımızın konuyu anlaşır kıldığına ve kılacağına eminim.

Hepinize sevgiler
Old 06-10-2011, 16:51   #157
Cumhur Okyay

 
Varsayılan Tenkis

Tenkis davası bu konuştuğumuz dava türlerinden hangisine girecektir?
Old 06-10-2011, 17:36   #158
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Tenkis ( indirim ) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların ( teberru ) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır (HGK.E. 2010/1-360,K. 2010/372,T. 7.7.2010)


İnşaî dava
HMK. 108- (1) İnşaî dava yoluyla, mahkemeden, yeni bir hukuki durum yaratılması veya mevcut bir hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi yahut onun ortadan kaldırılması talep edilir.
(2) Bir inşaî hakkın, dava yoluyla kullanılmasının zorunlu olduğu hâllerde, inşaî dava açılır.
(3) Kanunlarda aksi belirtilmedikçe, inşaî hükümler, geçmişe etkili değildir.
Old 06-10-2011, 19:31   #159
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan erdal7
6100 sayılı HMK nın getirdiklerinden benim anladığım ,
1-) Kural olan davanın TAM DAVA şeklinde açılmasıdır.
İSTİSNA ;
2-)
A) BELİRSİZ ALACAK VE TESPİT DAVASI
B-) KISMİ DAVA
1- Davaların belirli-belirsiz açısından yukarıdaki gibi sınıflandırıldığı konusunda Sayın erdal17'nin görüşüne katılıyorum. Ancak eklemek isterim ki Kanun'da bir de ayrıca TESPİT DAVASI türü bulunmaktadır.

HMK
Eda davası MADDE 105
Tespit davası MADDE 106
Belirsiz alacak ve tespit davası MADDE 107
Kısmi dava MADDE 109

2- Bazen aynı konuda iki tür dava da açılabilir: ''Madde 109/ 3 - Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.''

Saygılarımla
Old 06-10-2011, 21:10   #160
Av.Dursun KARACA

 
Varsayılan

Konuyu özetlemek gerekirse kanaatimce;
Fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açılan kısmi dava yerine; belirsiz alacak davası ve/veya tespit davası veya kısmi dava açılabilir. Her üç dava tipinde de fazlaya ilşikin hakları saklı tutma zorunluluğu yok. Zamanaşımı; belirsiz alacak, tespit davasında alacağın tamamı için, kısmi davada dava değeri için kesilir. Kısmi dava sonrası kalan kısım için ek dava veya ıslah yoluna başvurulur. Tespit davası sonunda ilamsız takip, diğerlerinde ilamlı takip yapılır. Yasa öncesi dönemde açılan kısmi dava sonrası kalan kısım için ek dava veya ıslah yoluna başvurulabilir, diyebilirmiyiz?
Old 07-10-2011, 07:46   #161
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan d-karaca
Konuyu özetlemek gerekirse kanaatimce;....diyebilirmiyiz?
Sayın d-karaca

Konuyu kapsadığı halde uzun olmayan başarılı özetinize katılıyorum. Teşekkür ederiz.

Ancak konu soyut tanımlarla anlaşılır gibi değil. Bence üyelerimiz ellerindeki davaları buraya yazarak, "hangi dava seçenekleri bulunduğunu" tartışmaya açarsa örneklerle daha verimli çalışabiliriz.

Saygılarımla
Old 07-10-2011, 09:05   #162
Cumhur Okyay

 
Varsayılan


Alıntı:









6100 sayılı HMK nın getirdiklerinden benim anladığım ,
1-) Kural olan davanın TAM DAVA şeklinde açılmasıdır.
İSTİSNA ;
2-)
A) BELİRSİZ ALACAK VE TESPİT DAVASI
B-) KISMİ DAVA


Diğer bi,r anlatımla, yenilik doğuruca ve inşai dava olan ve fakat müddeabihini bilemediğimiz, tenkis davasını hangi dava şeklinde açarsak, daha uygun ( dava ekonomisi) olur. Saygılarımla...
Old 07-10-2011, 09:08   #163
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan d-karaca
Konuyu özetlemek gerekirse kanaatimce;
Fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açılan kısmi dava yerine; belirsiz alacak davası ve/veya tespit davası veya kısmi dava açılabilir. Her üç dava tipinde de fazlaya ilşikin hakları saklı tutma zorunluluğu yok. Zamanaşımı; belirsiz alacak, tespit davasında alacağın tamamı için, kısmi davada dava değeri için kesilir. Kısmi dava sonrası kalan kısım için ek dava veya ıslah yoluna başvurulur. Tespit davası sonunda ilamsız takip, diğerlerinde ilamlı takip yapılır. Yasa öncesi dönemde açılan kısmi dava sonrası kalan kısım için ek dava veya ıslah yoluna başvurulabilir, diyebilirmiyiz?

bencede başarılı bir özet olmuş... yanlış olarak değerlendirilebilecek bir ifade yok sanırım... bu özetten devam edecek olur isek, şunu da ilave edebilir miyiz.... kısmi dava açılmış ise ıslah yapılması halinde zamanaşımı itirazında bulunulabilir zira açılan dava alacağın tamamı için zamanaşımını kesmez ancak belirsiz alacak davasında miktar arttırımı yoluna gidildiğinde açılan dava alacağın tamamı için zamanaşımını kestiğinden iddianın genişletilmesi/zamanaşımı savunması ile karşılaşmayız...
Old 10-10-2011, 14:34   #164
AV.SERTANn

 
Varsayılan

Dün katıldığımız bir HMK seminerinde Marmara Hukuk'tan bir hoca fazla çalışma dahil kıdem tazm.vs işçi alacağı davasının belirsiz dava şeklinde açılamayacağını belirtti.Hatta dava açarken artık iyi bir inceleme yapılması gerektiğini dile getirdi...fakat örneğin fazla çalışmada hakim %30'a kadar indirim yapılabiliyor.. kıdem tazminatında da kıdeme esas süre her zaman çok basit belirlenemiyor,bir çok şirket ve kurumda çalışma,hizmet birleşmeleri,yasal kesintiler vs...bilirkişinin dahi hesaplamada içinden çıkamadığı hususlar oluyor,bunların belirli alacak olduğu,dava açmadan önce miktarın tam ve kesin olarak bilinebileceğini nasıl söyleyebiliriz...

Yine maddi ve manevi tazminatın belirsiz alacak olduğu belirtiliyor...,evet bunlar belirsiz alacaklar fakat manevi tazminatın bölünemeyeceği ilkesi var, belirsiz alacakta asgari bir miktar gösterilmesi gerekiyor...manevide nasıl asgari bir miktar gösterilsin...sorduğumuzda bu ilkenin de geçerliliğini yitirebileceği söyleniyor ki niye geçerliliğini yitirsin usul hukukuna ilişkin değil maddi hukuka ilişkin bir ilke değil mi?...anladığım kadarıyla bu konularda henüz tam bir kesinlik yok ama seminer konuşmacıları,uygulamayı tam olarak kestiremeden kendi görüşlerini kesin bir hususmuş gibi dile getiriyorlar...
------------------
Old 10-10-2011, 14:40   #165
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SERTANn
uygulamayı tam olarak kestiremeden kendi görüşlerini kesin bir hususmuş gibi dile getiriyor...

Bu görüşünüz çok çok doğru, katılıyorum. Bu, HMK. sonrasında her yerde rastlanılan bir durum oldu...
Saygılar.
Old 10-10-2011, 16:05   #166
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Gerçekten peşin alınan masraflar şaka gibidepo edilmiş bir sürü cash para,insan kötü düşünüyor yaniAnlaşmalı boşanmadan da aynı masrafları alıyorlar mı acabaHakkını arayanın ekonomik durumu konusunda Sayın DİKİCİ ve Sayın METİN'e aynen katılıyorum...
Old 10-10-2011, 16:44   #167
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Dava dilekçesini belirsiz dava dilekçesi şeklinde hazırlandı; hâkim, ayak üstü kaleme havale etti, bu davanın belirli mi belirsiz mi olduğuna kim karar verecek; yazı işleri müdürünün yetkisi var mı; karşı taraf cevap dilekçesinde ne gibi itirazda bulunacak ; davacının müddeabihini mi belirleyecek; hâkim duruşmada bu belirsiz değil, belirlidir derse, noksanlıkların ikmali için gün mü verecek; Bu hususlar, temyize( istinafa) konu yapılabilecek mi; maddenin hükümet gerekçesinde ayrıntılı açıklama var mı, vs. = Hukuk davalarının uzama sebepleri (nedenleri). Uzun yıllardır dinlediğimiz bu başlıktaki konferanslara bir yenisi mi eklenecek? Öte yandan " neden Yg. kararı aranır" sorusuna da ayrı bir cevaptır. Saygılarımla...
Old 10-10-2011, 17:58   #168
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Sayın 06Cumhur,

Hepimize kolay gelsin...


Adalet Komisyonu Raporundan:

" ...belirsiz alacak veya tespit davası açıldıktan sonra, yargılamanın ilerleyen aşamalarında, karşı tarafın verdiği bilgiler ve sunduğu delillerle ya da delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemleri sonucu (örneğin, bilirkişi ya da keşif incelemesi sonrası), baştan belirsiz olan alacak belirli hâle gelmişse, davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilmesi benimsenmiştir. Davacı, sınırlama ve yasağa tâbi olmadan, sadece talepte bulunmak suretiyle yeni miktar üzerinden yargılamaya devam edilmesini isteyebilecektir. Şüphesiz, alacağın belirli hâle gelmesini müteakip ortaya çıkan yeni talep eksik belirtilmişse, bundan sonra yeni bir artırma isteği iddianın genişletilmesi yasağıyla karşılaşacaktır. Çünkü, bu hâlde belirsizlik değil, davacının kendi ihmalinden kaynaklanan bir durum söz konusudur."

Saygılarımla
Old 10-10-2011, 18:07   #169
aykutyigit

 
Varsayılan

Okuduğum bir ders kitabında işçinin ücret alacağı için belirsiz alacak davası açılamaz; ama kıdem tazminatı fazla mesai alacağı gibi konularda belirsiz alacak davası açılabilir.Çünkü fazla mesai ,kıdem tazminatı gibi durumlarda belirsizlik var .Bu belirsizlik bilirkişi incelemesi sonucunda giderilir diyordu .Kitap şu an yanımda yok .Kitaba bakıp ayrıntılı bir cevap yazarım.
Old 10-10-2011, 18:11   #170
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Alıntı:
Dava dilekçesini belirsiz dava dilekçesi şeklinde hazırlandı; hâkim, ayak üstü kaleme havale etti,
bu davanın belirli mi belirsiz mi olduğuna kim karar verecek;

Yargıç

Alıntı:
yazı işleri müdürünün yetkisi var mı;

Yok!

Alıntı:
karşı taraf cevap dilekçesinde ne gibi itirazda bulunacak ;

m.İlk İtirazlar m.116

Alıntı:
davacının müddeabihini mi belirleyecek;

Sunacağı kanıtlarla,müddabih belirlenebilir hale gelecek

Alıntı:
hâkim duruşmada bu belirsiz değil, belirlidir derse, noksanlıkların ikmali için gün mü verecek;

Usulden ret .. / Ancak Islah hükümleri var, m.176 vd.

Alıntı:
Bu hususlar, temyize (istinafa) konu yapılabilecek mi

İstinaf, m.341; Temyiz, m.361 vd.
Old 10-10-2011, 18:19   #171
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin
Sayın 06Cumhur,

Hepimize kolay gelsin...


Adalet Komisyonu Raporundan:

" ...belirsiz alacak veya tespit davası açıldıktan sonra, yargılamanın ilerleyen aşamalarında, karşı tarafın verdiği bilgiler ve sunduğu delillerle ya da delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemleri sonucu (örneğin, bilirkişi ya da keşif incelemesi sonrası), baştan belirsiz olan alacak belirli hâle gelmişse, davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilmesi benimsenmiştir. Davacı, sınırlama ve yasağa tâbi olmadan, sadece talepte bulunmak suretiyle yeni miktar üzerinden yargılamaya devam edilmesini isteyebilecektir. Şüphesiz, alacağın belirli hâle gelmesini müteakip ortaya çıkan yeni talep eksik belirtilmişse, bundan sonra yeni bir artırma isteği iddianın genişletilmesi yasağıyla karşılaşacaktır. Çünkü, bu hâlde belirsizlik değil, davacının kendi ihmalinden kaynaklanan bir durum söz konusudur."

Saygılarımla

Değerli meslektaşlarım,
Yakın zamana kadar, tenkis, muvazaa, mirasta iade, müdahalenin men'i ve diğer bazı davalar harca esas sembolik bedellerle açılyordu ve bilirkişi raporu geldikten sonra da, eğer davalı yan, harca itiraz etmemişse, bazen karar veriliyordu. Son zamanlarda, Yüksek Yargıtay, harcın tamamlattırılması üzerinde ısrarla durdu ve harç tamamlattırılıyor. Bu komisyon raporunu esas alarak, davayı belirsiz olarak açsak ve rapordaki prosedüre göre sonraki işlemleri tamamlasak dava ekonomisine daha uygun olmaz mı ? Öte yandan belli davalardaki, karşı tarafın ilk celsedeki harca itirazından dolayı ve gerekirse harç tutarını tespit için mahkemece yapılması gereken işlemler de yapılmamış olur. Saygılarımla...
Old 10-10-2011, 18:26   #172
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Alıntı:
06Cumhur
Alıntı:
davayı belirsiz olarak açsak ve rapordaki prosedüre göre sonraki işlemleri tamamlasak dava ekonomisine daha uygun olmaz mı ?

Olur da...

Yasa

MADDE 107- (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

diyor! Yani, aksi halde belirsiz alacak davası açılamıyor.

Saygılar
Old 10-10-2011, 20:02   #173
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Tenkis davasının da belirsiz alacak davası olduğunu düşünüyorum. Geçici bir değer belirlemek gerekecektir (bu geçici değerin de çok az (sembolik) olmaması asgari bir değer olması uygun olur)ve mahkemece murisin ölüm tarihi itibarı ile terekesi ve yaptığı tasarruflar, borçlar vs.. belirlenip tenkisi lazım değer ancak keşif, hesap ve rapor sonucunda ortaya çıkacaktır.

Ne bileyim ben
Old 10-10-2011, 20:40   #174
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-ufuk
Tenkis davasının da belirsiz alacak davası olduğunu düşünüyorum. Geçici bir değer belirlemek gerekecektir (bu geçici değerin de çok az (sembolik) olmaması asgari bir değer olması uygun olur)ve mahkemece murisin ölüm tarihi itibarı ile terekesi ve yaptığı tasarruflar, borçlar vs.. belirlenip tenkisi lazım değer ancak keşif, hesap ve rapor sonucunda ortaya çıkacaktır.

Ne bileyim ben


Benim de aklıma ceza-i şart talepli davalar geldi. Sözleşmede ceza-i şart belirli ise de, mahkeme tarafından tenzilat yapılacağı kuvvetle muhtemel olunca, bu davaları da belirsiz alacak davası olarak nitelemek doğru olacaktır herhalde

Ben de bilemedim bak şimdi
Old 11-10-2011, 09:29   #176
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. İbrahim YİĞİT
Benim de aklıma ceza-i şart talepli davalar geldi. Sözleşmede ceza-i şart belirli ise de, mahkeme tarafından tenzilat yapılacağı kuvvetle muhtemel olunca, bu davaları da belirsiz alacak davası olarak nitelemek doğru olacaktır herhalde

Ben de bilemedim bak şimdi

Belirli davaları, mutlaka tamamı kazanılacak davalar olarak göremeyiz.
Bu itibarla dava açılırken, dilekçeye göre dava konusunun sadece tutar olarak belirli veya belirlenebilir olması halinde mahkemede davanın tam değerden açılması gerekecektir, düşüncesindeyim.

Her dava, açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir kuralına göre, dava açılırken alacağın belirli veya belirlenebilir olması önemldir.

Cezai şartın tenkisi de dava açılırken değil, dava sonunda ortaya çıkacağından kafanıza takmamanız uygun olur.
Old 11-10-2011, 09:42   #177
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

6100 sayılı Kanun Yasama Meclisi'nde kabul edilmeden önce, bu günkü tartıştığımız veya diğer konuları hakkında çeşitli çevrelerce, çeşitli toplantılarda
değerlendirmeler yapılıp, bu Kanun'un muhtemel getirileri ve götürüleri hakkında
önemli tespitler yapılmış mıdır?, diye düşünüyorum.
Merhum Prof. E.Hirsch'in tek başına hazırladığı 1957 tarihli Türk Ticaret Kanunu, önceden pek incelenmemişti de bu soru aklıma geldi... Saygılarımla...
Old 11-10-2011, 10:25   #178
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Tüm bu tartışmalarımız sonrası KISMİ DAVANIN neden var olduğunu ve uygulama alanını inanın çözemedim??

HMK 109 nerede kullanılacak?

Bir ihtimal ön incelemeye kadar davalının vereceği cevapla hukuki talebim netleşecek??

Davalının vereceği cevap açtığım kısma ilişkin olacaksa kısmi dava nedir?

Kısmi dava artı geri kalan alacağın tespiti şeklinde açılacak bir dava hukuki olarak yararlı mıdır?

Old 11-10-2011, 10:55   #179
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Savunduğumdan değil! Anlamaya çalıştığmdan...

Kısmi dava
MADDE 109- (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.
(2) Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.
(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.

Adalet Komisyonu Raporu’ndan:
- Kısmi davaya konu edimlerde, köklü içtihatlarda benimsenenin aksine, bağımsız olarak veya eda ile birlikte tespit davasının açılabilmesi sağlanmıştır

Madde gerekçesinde:
Maddenin birinci fıkrasında, kısmî dava kurumunun ne zaman işlerlik kazanabileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde, talep konusu niteliği itibarıyla bölünebiliyor ise onun sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülmesi mümkün olacaktır. Alacağın tamamı aynı hukukî ilişkiden doğup, şimdilik sadece bir kesimi dava ediliyorsa kısmî davadan söz etmek gerekecektir. Bu dava çeşidine müracaat edebilmek için, talebin konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olması gerekir.

Maddenin ikinci fıkrasında talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olması durumunda kısmî davanın açılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla kısmî dava kurumunun amaç dışı kullanılmasının önüne geçilmek istenmiş, yani sözü edilen hâlde davacının kısmî dava açmakta hukukî yararının bulunmadığı kabul edilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise dava açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasına ilişkin bir kayda yer verilmemiş olmasının, dava dışı tutulan kesim bakımından feragat edilmesi anlamına gelmeyeceği hususu açıkça hüküm altına alınmış, bu konudaki suskunluğun ileride ek dava açma imkânını ortadan kaldırmayacağına işaret edilmiştir. Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmişse, bu durumda feragat nedeniyle alacak da zaten sona ermiş olacağından ek dava yoluyla ileri sürülmesi mümkün bir alacaktan söz edilemeyecektir.

Örnek:

1.Bölünebilir olduğundan ecrimisil talebi,

2.Kiralayanların, sözleşmeden kaynaklanan bölünebilir haklarını (kira parası istemini), payları oranında kiracıdan talep etmeleri
Old 11-10-2011, 11:08   #180
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Adalet Komisyonu Raporu’ndan:
- Kısmi davaya konu edimlerde, köklü içtihatlarda benimsenenin aksine, bağımsız olarak veya eda ile birlikte tespit davasının açılabilmesi sağlanmıştır ??? Uygulamadaki çelişkilerin değil de köklü içtihatların neden önüne geçmiş, aksine düzenleme yapmış ise ???Saygılarımla...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Menfi tespit davası ile alacak (eda) davası birlikte açılabilir mi? av.s_ulusinan Meslektaşların Soruları 6 22-05-2014 11:24
menfi tespit ve alacak davası av.senemyuksel Meslektaşların Soruları 5 09-04-2012 13:10
Kiralanın kötü kullanımı nedeniyle tespit ve akabinde alacak davası Av. Can Özbalık Meslektaşların Soruları 1 20-08-2010 23:26
likit alacak - kısmi dava namutenahi Meslektaşların Soruları 24 17-09-2009 21:36
hizmet tespit ve alacak davası parézer Meslektaşların Soruları 2 05-10-2007 14:28


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07878208 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.