Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

boşanma davasında nafaka,iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat talebim yoktur beyanı

Yanıt
Old 21-01-2014, 16:02   #1
Av. Abdullah Bekci

 
Varsayılan boşanma davasında nafaka,iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat talebim yoktur beyanı

değerli meslektaşlarım meslek hayatıma yeni başladım 1 ay kadar oldu ilk davamda adli yardımdan geldi. boşanma davasında bayanın avukatlığını yapacağım. müvekkilim davasını açmış dilekçesinde nafaka, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat talebim yoktur diye beyanda bulunmuş. şimdi nafaka talep etmek istiyorum diyor sorum şu nafakayı şimdi ayrı bir dava olarak açabilir miyim sonra o birleştirilse önceki davayla olur mu ? ikinci sorumda eğer nafaka davası sonradan açılabiliyorsa ben açtığımda müvekkilimin adli yardımdan faydalanma hakkında bir kayıp olur mu ? şimdiden cevaplarıyla yardımcı olacak arkadaşlara teşekkür ederim....
Old 21-01-2014, 16:22   #2
Dilâra Yaman

 
Varsayılan

Merhaba,

Açıkçası adli yardım hakkında çok bilgiye sahip değilim ama belki size bir fikir vermesi açısından, ıslah etmeyi düşünebilirsiniz.
Old 21-01-2014, 17:00   #3
Av. Burçin Özenli

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşım,

Boşanma davasında nafaka ve tazminat ön inceleme aşaması bitinceye kadar; ön incelemeden sonra ise -Yargıtay' ın son içtihatlarına göre- ıslahla her zaman talep edilebilir.

Müvekkilinizin " nafaka, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat talebim yoktur" beyanı H.M.K 309. maddesi uyarınca feragat niteliğinde değildir; bu nedenle yukarıda belirttiğim şekilde ön inceleme aşamasında verilecek bir dilekçe ile ön inceleme sonrasında ise ıslah dilekçesi ile nafaka talep edebilirsiniz.

Diğer yandan, Eskişehir'de kişinin adli yardımdan yararlanılmasına davadan önce karar veriliyor ve kişiye nafaka bağlanması bu hakkını ortadan kaldırmıyor. Diğer illerde de uygulamanın bu şekilde olduğuna inanıyorum.
Old 21-01-2014, 17:32   #4
avukatburcu

 
Varsayılan

Müvekkilinizin " nafaka, maddi ve manevi tazminat talebim yoktur" beyanının feragat niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü "şu aşamada" veya "hakkımı saklı tutarak işbu davada böyle bir talebim yoktur" gibi bir ifade olmadan kendini bağlayacak bir beyanda bulunmuş.
Bunun yanında iştirak nafakası konusundaki beyanı feragat sonucunu doğurmaz. Çünkü bu hak kendi şahsi hakkından ziyade müşterek çocuğun hakkıdır ve bu şekilde bir beyanda bulunulsa dahi ileride iştirak nafakası talep etme hakkını ortadan kaldırmaz.
Old 21-01-2014, 17:37   #5
avukatburcu

 
Varsayılan

Ayrıca görevlendirme yazınızda sadece boşanma davası yazıyorsa, iştirak nafakasına dair davayı bu görevlendirmeye dayanarak açamazsınız. Şayet adli yardım bu davayı genelde olduğu gibi boşanma,nafaka,tazminat şeklinde gönderdi ise o vakit iştirak nafakası için açacağınız davayı birleştirme talepli olarak açabilirsiniz diye düşünüyorum.
Old 21-01-2014, 18:00   #6
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Burçin Özenli
Değerli Meslektaşım,

Boşanma davasında nafaka ve tazminat ön inceleme aşaması bitinceye kadar; ön incelemeden sonra ise -Yargıtay' ın son içtihatlarına göre- ıslahla her zaman talep edilebilir.


Sevgili Burçin,

Bu hususta Yargıtay kararı ekleyebilir misin? Künyesini yazsan da olur.
Old 21-01-2014, 18:06   #7
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Abdullah Bekci
değerli meslektaşlarım meslek hayatıma yeni başladım 1 ay kadar oldu ilk davamda adli yardımdan geldi. boşanma davasında bayanın avukatlığını yapacağım. müvekkilim davasını açmış dilekçesinde nafaka, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat talebim yoktur diye beyanda bulunmuş. şimdi nafaka talep etmek istiyorum diyor sorum şu nafakayı şimdi ayrı bir dava olarak açabilir miyim sonra o birleştirilse önceki davayla olur mu ? ikinci sorumda eğer nafaka davası sonradan açılabiliyorsa ben açtığımda müvekkilimin adli yardımdan faydalanma hakkında bir kayıp olur mu ? şimdiden cevaplarıyla yardımcı olacak arkadaşlara teşekkür ederim....

Tedbir nafakası ve (sonrasında)iştirak nafakası için ayrı bir dava açmanıza gerek bulunmamaktadır. Ben de Sayın avukatburcu gibi düşünüyorum. İştirak nafakasından ileriye yönelik olarak feragat geçerli değildir. Bir dilekçe vererek talep edebilirsiniz.

Tedbir nafakasından feragat ise, feragat ettiği tarihe kadar geçerlidir, diye düşünmekteyim(Sayın Özenli'nin kararını merakla beklemekteyim). Yine bu tür nafakayı da aynı dilekçede talep edebileceğinizi düşünüyorum.
Old 22-01-2014, 10:12   #8
Av. Burçin Özenli

 
Varsayılan

Suat Bey,

İşte kararlar:


"T.C.
Y A R G I T A Y
2.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: KARAR NO:
2012/16941 2013/6052
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN :

.........................

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, 13.12.2011 tarihinde açılmış, davacı dava dilekçesinde yoksulluk nafakası talebinde bulunmamış, bu talebini 05.03.2012 tarihli ön inceleme duruşmasında ileri sürmüştür. Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK md. 141/1). Davacının, dava dilekçesinde yer almayan, ilk defa ön inceleme duruşmasında ileri sürülen yoksulluk nafakası isteği, talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir. Aynı oturumda hazır bulunan davalı, bu isteğe muvafakat etmediğini ifade etmiştir. Bu durumda ıslah da söz konusu olmadığına göre, davacının yoksulluk nafakası talebi artık incelenemez. Bu husus nazara alınmadan, yoksulluk nafakası hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.03.2013 (Per.)"

T.C. YARGITAY

2.Hukuk Dairesi
Esas: 2012/27205
Karar: 2013/12906
Karar Tarihi: 09.05.2013


Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; davanın tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Dava Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 3.2.2012 tarihinde açılmış, davacı kadın dava dilekçesinde tazminat istememişken tahkikat aşamasında 26.9.2012 havale tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminat (TMK. m. 174/1-2) talebinde bulunmuştur. Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 09.05.2013

KARŞI OY YAZISI

Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir (Anayasa m. 141/son). Dava Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra 3.2.2012 tarihinde açılmıştır. Davacı 26.9.2012 tarihli beyan dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat istemiş, 1.10.2012 tarihli oturumda dilekçe davalı asile tebliğ edilmiştir. Davacının bu istemi ıslah talebi niteliğindedir. Islahta karşı tarafın onayına bağlı değildir. Kaldı ki davalının bu konuda bir temyizi de bulunmamaktadır. Yasanın amacı yukarıda belirtildiği gibi en az giderle ve mümkün olan süratle davayı sonuçlandırmaya yöneliktir. Davacının talebi ıslah kabul edilerek hükmün tamamı yönünden onanmasına karar verilmesi gerekirken davacının talebi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141/1. maddesi gereğince iddianın genişletilmesi kabul edilip istemin reddine karar verilmesi yönünden çoğunluğun görüşüne muhalifiz.

*** Şunu da belirtmek isterim; benim bir dosyamda davalı ön inceleme duruşmasına kadar cevap vermedi ve duruşmaya geldiğinde "ben kendim için bir şey istemiyorum ama çocuklarım için istiyorum" şeklinde beyanda bulundu. Beyanıyla birlikte çocuklar için nafaka bağlandı.Akabinde avukat tuttu ve avukatı aracılığıyla kendisi için de nafaka ve tazminat talebinde bulundu. Ben yukarıdaki iki kararı dosyaya sunarak Yargıtay' ın son dönemde fikir değiştirdiğini ve taleplerini kabul etmediğimi beyan ettim. Dava davalının kendisi için nafaka ve tazminat taleplerine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararla son buldu. Dosya şimdi Yargıtay'da.
Old 22-01-2014, 11:33   #9
avukatburcu

 
Varsayılan

Dava dilekçesinde nafaka ve tazminat talebinin bulunmadığının açıklanması, maddi ve manevi tazminatlarla yoksulluk nafakası yönünden feragat niteliğinde olup; davacı yalnızca dava sürecinde tedbir nafakası ve çocuklar için iştirak nafakası talep edebilir.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2010/15495
K. 2011/16231
T. 17.10.2011
ÖZET : Davacı, dava dilekçesinde nafaka istemediğini beyan etmiş ise de; bilahare nafaka talebinde bulunmuştur. Davacının nafaka istemediğine dair beyanı tedbir ve iştirak nafakaları yönünden geleceğe yönelik sonuç doğurmaz. Bu sebeple davacı kadın ve müşterek çocuk için istem tarihinden boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar tedbir nafakası, boşanma hükmünün kesinleşme tarihten itibaren de çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda tarih numarası gösterilen hüküm tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği düşünüldü.

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı, dava dilekçesinde nafaka ve tazminat talebinin bulunmadığını açıklamıştır. Bu beyan maddi ve manevi tazminatlarla yoksulluk nafakası yönünden feragat niteliğinde olup; feragatten rücunun mümkün bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Davacı, dava dilekçesinde nafaka istemediğini beyan etmiş ise de; bilahare 25.12.2009 tarihli dilekçeyle nafaka talebinde bulunmuştur. Davacının nafaka istemediğine dair beyanı tedbir ve iştirak nafakaları yönünden geleceğe yönelik sonuç doğurmaz. Bu sebeple davacı kadın ve müşterek çocuk için istem tarihi olan 25.12.2009 tarihinden boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar tedbir nafakası, boşanma hükmünün kesinleşme tarihten itibaren de çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarda 1. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 22-01-2014, 11:36   #10
avukatburcu

 
Varsayılan

Bu kararda da görüldüğü üzere karar kesinleşene kadar tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilir fakat karar kesinleştikten sonra iştirak nafakası devam etmekle birlikte tedbir nafakası (feragat sebebiyle) yoksulluk nafakasına dönüşemez.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Fiili Ayrılık Sebebi ile Açılan Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat-KUSUR Av.Beste Meslektaşların Soruları 2 12-10-2011 16:54
Boşanma davasında ıslah / Maddi -Manevi tazminat talebi Av.Hülya Büyükoğlu Meslektaşların Soruları 2 22-09-2010 11:28
Yargıtay Safhasındaki( kesinleşmeyen ) boşanma davasında maddi- manevi tazminat krizantem Meslektaşların Soruları 5 20-05-2010 20:57
Boşanmada Maddi-Manevi Tazminat-Yoksulluk Nafakası Kemosabe Meslektaşların Soruları 2 13-12-2009 17:23
Boşanma-maddi manevi tazminat ,nafaka taleplerinden faragat eylul83 Meslektaşların Soruları 1 25-09-2008 13:31


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04629803 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.