Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Avukat Yalancı Mı?

Yanıt
Old 02-05-2007, 22:45   #31
tuval2310

 
Varsayılan

hastalanıp hastaneye yatan yaslı bır yakınım avukat olacagımı duyunca gozlerini kocaman açıp 'aman kızım sakın avukat olma hastanede bı adam vardı dili tutulmuş adamın agzı yüzü bi tuhaf olmuş..meger avukatmış bu adam, yalan söyleye söyleye bu hale gelmiş..aman diyim kızım sen de o adam gibi olursun dillerin tutulur..'dedi.. ne diyelim memleketimizden insan manzaraları...
Old 03-05-2007, 08:22   #32
Av.Duygu Keleş

 
Varsayılan

Sanık aksi ispat edilinceye kadar masum sayılır ve Masumiyet Karinesinden yararlanır.Bizimde yalan söylediğimiz aksi ispat edilinceye kabul edilemez

Hukuk fakültesinde 1.sınıftayken bana yalancı mı olacaksın diyen akrabalarıma söylediğim şeydi.Millet kahkaha atarak işte bu kız avukat oldu dediler
Old 03-05-2007, 09:11   #33
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Benim bu yalan konusunu pek aklım almıyor. Sanki, yargılama aşamasında avukat ne derse o olacak.

Karşı tarafın avukatı , savcı yok mu? Yalan söylendiğinde bu makamları işgal edenler " Yaa, demek olay böyleymiş, hay allah, biz de neler çıkarmışız delillerden?" demezler mi? Herhalde karşımızdaki de en az bizim kadar zekidir. Sonra delil diye birşey var, değil mi? Bunları bilen, düşünen avukat ne akla hizmet yalan söylesin ki? Avukatın yapacağı şey, davadaki ihtimalleri ve riskleri müvekkiline açıklamak ve en uygun savunmayı yapmak, iddiayı şekillendirmektir.

Yargılama, iki beyanın hangisinin daha mantıklı olduğu üzerindeki soyut bir yarış, bir münazara değil ki. Tüm beyanlar ispata muhtaçtır. ( Sanığın , masum olduğunu kanıtlama yükümü elbette bulunmamakla birlikte , masum olmadığını kanıtlama yükümünün verildiği bir makam var, değil mi? ) İster birinin adına ister biri için yalan söylensin, sonuçta kimin, neyi ispat ettiği veya edemediğidir mesele.

Saygılar.
Old 10-11-2008, 21:33   #34
üye7998

 
Varsayılan

Merhabalar
Savcılığa şikayet edilen kişi kendisini kurtarmak için savcıya o zaman yalan ifade verebilir mi?
Old 12-11-2008, 00:37   #35
Av.Feridun Yurtsever

 
Varsayılan

Avukatlar ne yalancıdır ne de müzevir... Avukatlar manevi değerleri olan, maneviyata inanan insanlarca kabul edildiği üzere en kutsal değerin kendisinde vücut bulduğu insandır. Avukatlık mesleği gönül işidir. Avukat olmayı tüm benliği ile istemeyen hiç kimse avukatlık yapamaz. Yapsa da alel usûl olur. Hangi meslekte vardır bizim yaşadığımız kadar ağır şartlar veya hangi meslek mensubu bizim kadar sıkıntı çekmektedir? Kim ücretsiz staj yapar? Ne müvekkil için; ne de müvekkil adına yalan söylemez! İnandığı şeyi savunur ki; herkesin inandığı doğru olsaydı yeryüzünde tek bir kişi olurdu!
Old 12-11-2008, 09:07   #36
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan corumlu2000
Savcılığa şikayet edilen kişi kendisini kurtarmak için savcıya o zaman yalan ifade verebilir mi?
Şikayetçi yalan söylerse iftira suçunu işlemiş olur.
Tanık yalan söylerse yalancı tanıklıktan cezalandırılır.
Şüpheli yalan söylerse hukuki yaptırımı yoktur.

Saygılarımla
Old 27-12-2008, 00:14   #38
judge-law

 
Varsayılan

Yanlız bazı sayın üyelerin "maddi gerçeğe ulaşmaya çalışmak bizim işimiz değildir, bu Yargıçın işidir" şeklindeki değerlendirmelerine kesinlikle katılmadığımı söylemek istiyorum. Bu yaklaşım avukatlık gibi saygın bir mesleğe yapılan çirkin yakıştırmalara da çanak tutmaktadır. Amaç müvekkilin menfaati doğrultusunda gerekirse yalan dahi söyleyerek müvekkil için maksimum faydayı sağlamaksa, müvekkille özdeşleşip yapılan bir savunmanın ceza muhakemesinin amacına ne derece hizmet edeceği tartışılmalıdır..
Cevap belki de şu olmalıdır; Evet kişi bir suç işlemiş dahi olsa yine de savunmaya ihtiyacı vardır.. Avukatın fonksiyonu suçluyu masum göstermek değildir.. Suçlu da olsa sanığın lehine olan hususları ortaya dökmek, hiç olmazsa sanığa müstehak olduğu cezadan daha ağır bir yaptırımın uygulanmasının önüne geçmektir. Tez-Antitez-Sentez şeklinde şekillenen yargılamada müvekkil adına dahi olsa yalan söylemek adaletin tecellisini mümkün kılmayacaktır.
Old 27-12-2008, 17:33   #39
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiny lady
Avukat yalancı mı?

Valla ne desem yalan olur.
Old 27-12-2008, 19:38   #40
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nur Deniz
Valla ne desem yalan olur.

Sayın Nur Deniz,

Mesaj eklediğiniz forumun "Konusuz Hoş Sohbetler" forumu değil de, "Hukuk Sohbetleri" forumu olduğunu gözeterek yanıt vermenizi ve "Yalan olmayacak" yorumunuzu eklemenizi, tercih ve temenni ederiz.

Saygılarımızla...
Old 27-12-2008, 19:53   #41
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Sayın Nur Deniz,

Mesaj eklediğiniz forumun "Konusuz Hoş Sohbetler" forumu değil de, "Hukuk Sohbetleri" forumu olduğunu gözeterek yanıt vermenizi ve "Yalan olmayacak" yorumunuzu eklemenizi, tercih ve temenni ederiz.

Saygılarımızla...

Bu mesajı dikkate alarak doğruyu söylüyorum.

Avukat her zaman yalancıdır. Çünkü söylediği her şeyde ya birinin hakkını savunuyor. Ya da bir diğerinin işine gelmeyecek şekilde davranıyordur.

İnsanla uğraşan her meslekte bu böyledir.

Davalı ya da davacı ben yalan söylüyorum diyemez ki. Bu nedenle hep avukat yalan söylüyordur.
Old 27-12-2008, 19:59   #42
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nur Deniz
Bu mesajı dikkate alarak doğruyu söylüyorum.

Avukat her zaman yalancıdır. Çünkü söylediği her şeyde ya birinin hakkını savunuyor. Ya da bir diğerinin işine gelmeyecek şekilde davranıyordur.

İnsanla uğraşan her meslekte bu böyledir.

Davalı ya da davacı ben yalan söylüyorum diyemez ki. Bu nedenle hep avukat yalan söylüyordur.

Bir davanın HER İKİ TARAFI DA MI yalan söylemektedir, yani size göre?

*Samimi ve foruma uygun düşüncenizi paylaştığınız içinse, ayrıca teşekkür ederiz
Old 27-12-2008, 20:02   #43
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nur Deniz
Bu nedenle hep avukat yalan söylüyordur.

Düzeltiyorum.

Doğruyu duymak ve doğru kararı görmek istemeyenler için, avukat her zaman yalancıdır.

Benim içinse müdafidir. Adalet çalışanıdır.Yalanı sevmeyendir.

(Her hukuk çalışanının böyle olması dileği ile.)
Old 27-12-2008, 20:05   #44
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Bir davanın HER İKİ TARAFI DA MI

Malesef evet.

Kimse kaybetmeyi sevmez ki.

Kaybedilen bir dava için karşının avukatı.

Kazanılan bir dava için yine karşının avukatı hep yalan söylüyordur.Onlara göre yani.

Bana göre ise doğru tektir.

Zamanla ortaya çıkar.
Old 27-12-2008, 20:06   #45
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nur Deniz
Düzeltiyorum.

Doğruyu duymak ve doğru kararı görmek istemeyenler için, avukat her zaman yalancıdır.

Belki de bu forumu noktalayabilecek sözü sarfettiniz (Ama şüphesiz, 43 ve 44 no.lu mesajlarınız arasında bir seçme yapmanız kaydıyla ... )

Saygılarımla...
Old 27-12-2008, 20:10   #46
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nur Deniz
Malesef evet.

Kimse kaybetmeyi sevmez ki.

Mesele kaybedip kaybetmemek değil ki... (Ki bazen kaybetmek, kazanmak anlamına gelebilir. Ancak bu durum,şüphesiz "Konusuz hoş sohbetler"in konusu )

Doğru yanı temsil ediyorsanız, "ekseriyetle" temyiz dilekçesi yazmanız gerekmez, mesela... Ama mesele temyize başvuru sıklığında demek de doğru değil şüphesiz. Nitekim; "Avukatın ceza davalarına etki yüzdesi" başlıklı forumu anımsayınız...

Mesele, "İnanarak" savunmakta. -Ki avukatlar da yanıltılabilir...-

Saygılarımla...
Old 27-12-2008, 20:13   #47
Nur Deniz

 
Varsayılan

43 no'lu mesaj kendi mesajımın düzeltmesi, 44 no'lu mesaj da genel içindi.

Bu da gösteriyor ki doğruyu söylemenin farklı yöntemleri vardır.

Doğruyu en doğru yöntemle söylemek en güzeli değil mi?
Old 27-12-2008, 20:14   #48
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Mesele kaybedip kaybetmemek değil ki... (Ki bazen kaybetmek, kazanmak anlamına gelebilir. Ancak bu durum,şüphesiz "Konusuz hoş sohbetler"in konusu )

Doğru yanı temsil ediyorsanız, "ekseriyetle" temyiz dilekçesi yazmanız gerekmez, mesela... Ama mesele temyize başvuru sıklığında demek de doğru değil şüphesiz. Nitekim; "Avukatın ceza davalarına etki yüzdesi" başlıklı forumu anımsayınız...

Mesele, "İnanarak" savunmakta. -Ki avukatlar da yanıltılabilir...-

Saygılarımla...

Aynen ve tereddütsüz katılıyorum.
Old 27-12-2008, 20:17   #49
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nur Deniz
Doğruyu en doğru yöntemle söylemek en güzeli değil mi?

İşte sorun şu ki, bir davanın her iki yanının doğruları, ekseriyetle farklı ve her yanın doğrusu, kendi doğrusu, ancak bununla sınırlı kalmayarak, yine ekseriyetle "Mutlak doğru" dur.

Böylesi bir bakış açısı içerisinde, karşı yanı temsil eden, karşı yandan hareketle, yalanı temsil eden vekil, devamla yalan söyleyen vekil, öz tabirle, "Yalancı avukat" tır.

Tarafsanız, tarafsız olamazsınız.

Bu durumda, "Yalan söyleyen" kim olabilir?

Saygılarımla...
Old 27-12-2008, 20:20   #50
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Tarafsanız, tarafsız olamazsınız.

Kesinlikle bu cümle bir harika.

Hiç kimse bence avukatlardan tarafsız olmasını beklememeli.

Nihayetinde vekilsiniz..

Kim ben tarafsızım diyebilir ki?
Old 27-12-2008, 20:49   #51
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan judge-law
Yanlız bazı sayın üyelerin "maddi gerçeğe ulaşmaya çalışmak bizim işimiz değildir, bu Yargıçın işidir" şeklindeki değerlendirmelerine kesinlikle katılmadığımı söylemek istiyorum. Bu yaklaşım avukatlık gibi saygın bir mesleğe yapılan çirkin yakıştırmalara da çanak tutmaktadır. Amaç müvekkilin menfaati doğrultusunda gerekirse yalan dahi söyleyerek müvekkil için maksimum faydayı sağlamaksa, müvekkille özdeşleşip yapılan bir savunmanın ceza muhakemesinin amacına ne derece hizmet edeceği tartışılmalıdır.. .

İşte böylesi bir yaklaşımın yanıtını da, yine sizin aynı mesajdaki ilk cümleniz vermekte. Haksız olan yanın vekili, mantık gereği olmayacaksa; yargıcın varlık anlamı?

Avukatsanız, hukuk kurallarının size çizdiği sınırlar çerçevesinde, müvekkil anlatımıyla buluşmak ve usule uygun biçimde onun anlatımını yargıcın takdirine sunmak, başlı başına avukatlık göreviniz.

Yeri geldiğinde müvekilinizin anlatımının gerçeğe aykırılığı ile, herhangi bir vekil-müvekkil ilişkisinin nihayetlerinde de tanışabilirsiniz. Acaba neden -Yasa gereği- avukata sır tutma ödevi yükletilmiş ve acaba neden; "Gerekçe göstermeksizin vekillikten istifa hakkı", müvekkilinizin başlıbaşına suçluluğuyla özdeş değil..?

Aksi halde, yargıçlara ihtiyaç kalır mıydı?

Saygılarımla...
Old 30-12-2008, 06:38   #52
EEE

 
Varsayılan

AVU+KAT
Tüm hukukçular tarafından bilindiğini sanıyorum ama,yine de (AVU=ZEHİR) olduğunu belirteyim.
Ben hukukçu değilim. 30 yıldır yüksek gerilim tesislerinde elektrik teknisyeni olarak çalışıyorum. Aynı zamanda, eşim adına kayıtlı bir elektronik firmasının iş- lerini de yürütüyorum. Bu nedenle elektronik ile de bilim- sel olarak ilgiliyim. Yüksek gerilim tesislerinin işlet - mesini yürüten bir teknisyenin ilk hatası kesin olarak ö- lüm ile sonuçlanır. Hata yapma şansı % sıfırdır. Bu ne - denle, bu işi yapan bir teknisyenin, işin gereklerini tam olarak bilmek mecburiyeti vardır.Basit bir iş güvenliği tedbirini atlayan söz konusu teknisyen, kesin olarak hayatını kaybeder. Avukat dosyadaki bir belgeyi atlamakla hayatını değil, davayı kaybedebilir. Davanın kaybedilmesi müvekkilin ölümüdür.
Elektrikte "Lenz Kanunu" vardır. (Aslında buna Lenz Teorisi veya Kuramı demek gerekir.) Bu temel elekt - rik kuramı hakkında, derinlemesine bilgisi olan uzman bir avukatın (hukukçunun) varlığını düşünemiyorum. Oysa biz - de herkes avukat.(Bence toplum hukuki açıdan ikiye ayrılır. Hukukçular ve diğerleri. Bu diğerleri kendileri- ni avukat sayar, hukukçular da onlara burnundan kıl aldır- maz.)
Ben mesleğimde uzmanlaşmak için çok emek harca - dım. Bu nedenle, meslekdaşlarımın da aynı güçlüklere katlandığını düşünerek, onlara saygılıyım. Şimdi bunun hukuki yönünü de inceliyorum. Mesleğimle ilgili herşe - yi eksiksiz bilmek, ilk hataya düşmemek zorundayım. Bir avukat da mesleği ile ilgili temel kavramları bilmek, müvekkilinin adil yargılanmasını sağlamak için, tüm dava dosyasını ve dava ile ilgili yasaları inceleyerek, hiç bir belge ve ayrıntıyı atlamadan mahkemeye sunmak ve yargılamanın en seri şekilde sonuçlanmasını sağlamak zorundadır. Bunun için hukuk tahsil etmek, önce dürüst, sonra hukukçu olmak şarttır. "Ben spocunun zeki, çevik ve de ahlaklısını severim." demiş Atatürk. Ben de "Huku - kun üstünlüğü" ilkesinden taviz vermeyen hukukçulara, kendime saygımdan dolayı saygılıyım.
Zaman, zaman bazı hukukçuların (avukat,hakim,savcı)görevden uzaklaştırıldıklarını, hatta tutuklandıklarını basından okuyoruz. Hepsi aynı hukuk tahsili yapmış bu kişilerin, yargının sacayağını oluşturduklarını da biliyoruz. Bildiğiniz gibi sacayağı üç bacaklı bir alettir. Bu ayaklardan birinin kısa olması halinde, bu alet işe yaramaz. Mahkeme salonlarında sacayağının birini oluşturan avukatın konumunu biliyorsunuz. Yukarıda yazılanlara baktığımda, avukatlar arasında yalancılık-dürüstlük konusunda bir fikir bir-liği olmadığı açık. En yüksek, en zorlu tahsili yapmış avukatlar arasındaki çekişme barolara da yansımakta - dır. Kürsüde yeriniz olmadığı gibi, mübaşirler, gardiyanlar, polisler, adli personel ve hatta arzuhalciler tarafından da çoğu kez haksızlığa uğradığınız oluyor. Çoğu kez bu saydığım meslek sahipleri avukatlık yapmaya kalkışıyor. Kürsüde yerinizi alıncaya dek bu haksızlıklar, bu aşağılamalar sürecek gibi...
Üzgünüm.
Zeki, çevik ve de ahlahlı hukukçulara saygı- larımla...
Old 30-12-2008, 08:37   #53
korayoz

 
Varsayılan

Bu soruyu avukatlık mesleğini icra etmeyen kişilerin sorması gerekir. Avukat olan kişiler zaten belirli zamanlarda yalan söyledikleri için bu sorunun cevabını beklemek anlamsız kalıyor Herhalde hiçbir avukat mesleğimi icra ederken hiçbir durumda yalan söylemedim diyemez. Ama bence bu avukatları yalancı yapmaz. Çünkü mesleğin ruhunda var bu durum avukatın kişiliğiyle ilgili bir sorun değil.
Old 30-12-2008, 15:51   #54
hülya demir

 
Varsayılan

bence avukatın görevi adaletin gerçekleşmesi değildir.Bu görev savcılar ve hakimlere verilmiştir.Avukatın görevi ise müvekkilini savunmaktır.savunma hakkı kutsal olup her insanın savunulmaya ihtiyacı vardır.Savunma hakkı kapsamında avukatın söylediklerine yalan denemez.Ama avukatın istediği davayı alma hakkı olduğu için yalan söylemesini gerektirecek bir davada görev almayabilir.
Old 30-12-2008, 15:57   #55
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Alıntı:
avukatın görevi adaletin gerçekleşmesi değildir.Bu görev savcılar ve hakimlere verilmiştir.Avukatın görevi ise müvekkilini savunmaktır.

Avukat da en az hakim ve savcılar kadar adaletin gerçekleşmesine hizmet eder. Adalet, savunma hakkı olmaksızın gerçekleşemez.
Old 30-12-2008, 19:00   #56
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan hülya demir
bence avukatın görevi adaletin gerçekleşmesi değildir.Bu görev savcılar ve hakimlere verilmiştir.Avukatın görevi ise müvekkilini savunmaktır.savunma hakkı kutsal olup her insanın savunulmaya ihtiyacı vardır.Savunma hakkı kapsamında avukatın söylediklerine yalan denemez.Ama avukatın istediği davayı alma hakkı olduğu için yalan söylemesini gerektirecek bir davada görev almayabilir.




Alıntı:
Avukatlık Kanunu
Avukatlığın mahiyeti:
Madde 1 – Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.
(Değişik : 2/5/2001 - 4667/1 md.) Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.
Avukatlığın amacı:
Madde 2 – (Değişik birinci fıkra : 2/5/2001 - 4667/2 md.) Avukatlığın amacı; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.
Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.

Hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesi ve hukuk kurallarının tam olarak unygulanması yalan söylemeyi mi gerektiriyor?

Gerçekle yalanı birbirinden ayırmada, 'Savunma hakkı kapsamında avukatın söylediklerine yalan denemez' türünden bir istisna tanımıyorum. Yalan nerede ve kim tarafından söylenirse söylensin yalandır.

Saygılarımla
Old 30-12-2008, 19:53   #57
hülya demir

 
Varsayılan

Avukat elbette görevini yasalatra uygun şekilde yerine getirmekle yükümlüdür.Avukatın yalan söylemek gibi bir görevi de elbette yoktur.Ancak avukatın görevi müvekkilini SAVUNMAK ve KORUMAKTIR.Avukatın yaptığı iş de VEKİLLİK'tir.Bu bağlamda müvekkilin savunmasını yapan avukat iyi bir avukat olup görevini yapıyor demektir.Bu amaç dışında söylenen gerçek olmayan beyanlar yalandır.
Avukatlık Yasası avukata sır tutma yükümlülüğünü niye getirmiştir.Eğer bunu ihlal ederse(diyelim ki gerçekleri
söylemek.adaletin gerçekleşmesins sağlamak için)suç işlemiş olur ve avukatta ceza alır.Hakların savunulması avukatın adaletin gerçeklerilmesiise yargıcın görevidir.diye düşünmekteyim.
Old 30-12-2008, 21:28   #58
üye8180

 
Varsayılan

Müvekkilin doğrusu avukatın doğrusudur. Olmalıdır.
Old 30-12-2008, 21:30   #59
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Neslihan
Müvekkilin doğrusu avukatın doğrusudur. Olmalıdır.

Bu nedenle avukatlara başvurulur.

Ama doğru tek.
Old 30-12-2008, 22:10   #60
üye8180

 
Varsayılan

Hukukta, 'doğru tek' sözü fazla iddialı kalıyor. Doğru tek değil. Burada adaletin terazisini getirin gözünüze ve ' tartarım ' deyin. Hangi doğru ağır basıyor. Mesele bu bence.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı Av.Mehmet Saim Dikici Hukuk Sohbetleri 71 05-04-2016 15:17
Avukat Kıvılcım Hukuk Sohbetleri 8 10-12-2008 14:15
Avukat özdeyişleri :))) ISIL YILMAZ Site Lokali 18 08-10-2008 10:55
İstanbul-Avukat... Av.Duygu Keleş Adliye Duvarı 0 18-12-2006 09:59
Yalancı Şahitlik hislim Hukuk Soruları Arşivi 0 14-09-2005 16:48


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06872511 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.