Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İdare mahkemesinin görevsizlik kararı-istinaf / vekalet ücreti/ yeni dava

Yanıt
Old 23-05-2020, 12:07   #1
imsel

 
Varsayılan İdare mahkemesinin görevsizlik kararı-istinaf / vekalet ücreti/ yeni dava

Sayın meslektaşlarım.
taşerondan sürekli işçiliğe geçen iki güvenlik görevlisinin bakanlık il müdürlüğü tarafından sürekli olarak yerinin değiştirilmesi üzerine çok araştırma yapmama rağmen tam karşılığını bulamadım ve sonunda idare mahkemesinde atamanın iptali için idari dava açtım.davanın birisi 1.idare diğeri 2.idare mahkemesine düştü.2.mahkeme 2 ye bir ile görevli olduğu ara kararı verdi ve davalı idare uyuşmazlık çıkararak uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesini istedi.lakin 1.idare mahkemesi "Dosyanın incelenmesinden, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 127.maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. madde kapsamında sürekli işçi kadrosuna (4/D) geçiş yaparak ... İl Müdürlüğü, ... Müdürlüğü emrinde sürekli işçi olarak görevine başlayan davacının,.... Sitesine sürekli işçi olarak atanmasına ilişkin .ç...tarih ve ....sayılı Personel Hareket Onayı'nın tesis edilmesi üzerine iptali istemiyle bakılmakta olan bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
.. sürekli işçi kadrosuna geçiş yapılmadan önceki ve statü değişikliği kapsamında kalan idari başvurular neticesinde ortaya çıkan uyuşmazlıklarla ilgili olarak İdari Yargı'nın görevli olduğu tartışmasız olmakla birlikte, sürekli işçi statüsüne geçiş yapıldıktan sonra (statüye geçtikten sonra) işveren ile işçi arasında çıkan uyuşmazlıkların çözüm yerinin değişiklik arz ettiği ve genel hükümler kapsamında İş Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının sürekli işçi statüsüne geçiş yaptığı ve bu tarihten sonra ...Sitesine sürekli işçi olarak atanmasına ilişkin ... Personel Hareket Onayı'nın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı görülmekte olup, işçi-işveren arasında ortaya çıkan uyuşmazlık kapsamında kaldığı anlaşılan davanın görüm ve çözümünde 4857 sayılı Kanun ve 5521 sayılı Kanun uyarınca İş Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır."
şeklinde gerekçeyle oy birliği ile iş mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varıp davayı reddetti.istinaf edip etmemeyi düşünüyorum.
ayrıca savunma dilekçesi henüz bize tebliğ edilmedi.yani dava dilekçesi karşıya tebliğ edildi davalı idare cevap vermiş uyaptan gördüm bize tebliğ edilmeden sadece dava dilkeçemiz ve idarenin savunma "SAVUNMANIN ÖZETİ : Davanın çözüm yerinin adli yargı yeri olduğu, ..dava konusu işlemin hukuk ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır." üzerinden karar verilmiş.biz savunmaya cevap vermeden davanın bu aşamada karara bağlanması idari yargıda geçerli midir?
ayrıca müvekkiller sadece eski yerlerine geri dönmek istiyorlar iş mahkemesinde ise çalıştığı yere dönmek diye bir hak yok,ya gidip çalışacaksın ya da istifa edeceksin.
bu noktadan istinafa gidince 60 günlük süre (20 şubat 2020 idari işlem tarihi) yönünden bir sıkıntı olacak mıdır?
dava açarken bu uyuşmazlık mahkemesi kararını da eklemiştim.somut olayımıza benziyor."...Kamu kurumlarınca alınan idari kararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek açılan ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarının amacı, idari işlemlerin idari yargı organlarınca denetlenerek, idarenin hukuka uygunluğunun sağlanmasıdır.
Kamu kuruluşlarında çalışan geçici ve daimi kadrolu işçilerin, diğer kamu kuruluşlarına nakli kadro ve unvan değişiklikleri ile ilgili tasarrufların idarenin işleyişinden kaynaklanan kamu gücü kullanılarak ve tek taraflı olarak tesis edilmeleri itibariyle idari nitelikte işlemler olduğu, bu işlemlere ilişkin denetimlerin de idare hukuku kurallarına göre idari yargı yerinde yapılması gerektiği açıktır.
Somut olayda yukarıda açıklanan mevzuat değişikliğinden kaynaklanan uyuşmazlığa konu davacının atanmasına ilişkin işlem, kamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen idari işlem niteliğini taşıdığından, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde sayılan iptal davaları kapsamında görüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde idari yargı görevli olduğundan Zonguldak İdare Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ: Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle Zonguldak İdare Mahkemesince verilen 24.02.2012 gün ve E:2011/2364, K:2012/179 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi."
HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 796 KARAR NO : 2015 / 811 KARAR TR : 30.11.2015
açıkçası ben dava açmadan çok tereddüt ettim ama şimdi işler daha karıştı.
saygılar.şimdiden teşekkür ederim.
Old 23-05-2020, 16:41   #2
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Merhaba,
Alıntı:
bu noktadan istinafa gidince 60 günlük süre (20 şubat 2020 idari işlem tarihi) yönünden bir sıkıntı olacak mıdır?
Aşağıdaki linkte Sayın Armağan Konyalı'nın yorum ve açıklamalarını incelemeniz yararlı olacaktır.

https://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=53571

Saygılarımla,
Old 23-05-2020, 16:47   #3
AV.SERTANn

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım; sizin de belirttiğiniz gibi Uyuşmazlık Mahkemesi kararı olaya uygun düşüyor,emsal nitelikte...fakat mahkemenin bilgisinde aksi yönde başka bir emsal karar olabilir...Görevsizlik kararı resen bakılacak bir husus olduğundan HMK 115 kapsamında adli yargıda olduğu gibi görevsizlik kararı verilebilecektir.

YHGKurulu'nun T. 18.1.2017 tarihli bir kararında;
4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesine göre; “işçi” bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi olarak tanımlanmaktadır. İşçi sıfatının kazanılması iş akdinin varlığına dayandığından, her şeyden önce ortada tarafların serbest iradeleriyle kabul edilmiş bir sözleşme ilişkisinin bulunması zorunludur. İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm görevi 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesi uyarınca iş mahkemelerine verilmiştir.
Çalışma ilişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan bir görevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olup olmadığının tespiti, sonuç itibariyle yargı yolunu da belirleyecektir.Niteliği itibariyle bir özel hukuk sözleşmesi olan iş sözleşmesinde taraflar, yasaların öngördüğü sınırlar içinde sözleşmenin konusunu, amacını, biçimini, bağlantı kuracakları kişileri serbestçe seçebilirler. Buna karşılık istihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atama suretiyle yapılması durumunda, çalışma ilişkisinin çerçevesini oluşturan yasal mevzuat tarafların hareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabi kılmaktadır.

Bu nedenledir ki, özel hukuk sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adli yargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardan doğan uyuşmazlıklar ise idari yargıda çözümlenmektedir.

Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında davacının ders ücret karşılığı kadrosuz usta öğretici olarak Valilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Sürmene Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde görevlendirildiği, ücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ücretler üzerinden ödendiği,taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğu anlaşıldığına göre; davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyal güvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumuna primlerinin yatırılmış olmasının iş sözleşmesi ile çalıştığı anlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün iş mahkemesinin görev alanına girmediği sonucuna varmak gerekmiştir. denilmiş...sizin olayınızda kararda belirtildiği üzere 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 127.maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. madde kapsamında sürekli işçi kadrosuna (4/D) geçiş yaparak İl Müdürlüğü, ... Müdürlüğü emrinde sürekli işçi olarak görevine başlayan davacının,.... Sitesine sürekli işçi olarak atanmasına ilişkin .ç...tarih ve ....sayılı Personel Hareket Onayı'nın tesis edilmesi üzerine iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu kapsamdaki bir işçinin ücreti vs. nasıl
belirlenmektedir?
Uyuşmazlık Mahkemesi kararında da sonuçta kamu kuruluşlarında çalışan geçici ve daimi kadrolu işçilerin, diğer kamu kuruluşlarına nakli kadro ve unvan değişiklikleri ile ilgili tasarrufların idarenin işleyişinden kaynaklanan, kamu gücü kullanılarak ve tek taraflı olarak tesis edilmeleri itibariyle idari nitelikte işlemler olduğuve bu işlemlere ilişkin denetimlerin de idare hukuku kurallarına göre idari yargı yerinde yapılması gerektiği sonucuna varıyor...
Old 24-05-2020, 18:42   #4
imsel

 
Varsayılan

sayın meslektaşlarım teşekkür ederim.yardımcı oldu.istinafa gideceğim bakalım.saygılar iyi bayramlar.
Old 29-05-2020, 18:57   #5
imsel

 
Varsayılan İdare mahkemesinin görevsizlik kararında vekalet ücreti sorunu.

merhaba sevgili meslektaşlarım!
idare mahkemesinde 4/d işçinin yerinin değiştirilmesinden dolayı açtığımız dava idarenin 1.savunmayı vermesinden sonra iş mahkemesinde açılması gerektiği nedeniyle mahkemece görevsizlikten reddedildi.ayrıca idare lehine 1700 tl vekalet ücretine hükmedildi.istinaf dilekçesi yazdım.ama bu sırada vekalet ücreti ile ilgili olarak istinaf yapmadım.şimdi Yargıtayın
"T.C.YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/8169
K. 2012/9160
T. 3.7.2012
• TAPU KAYDINA YANLIŞ YAZILAN KİMLİK BİLGİLERİNİN DÜZELTİLMESİ İSTEMİ ( Davanın Görev Yönünden Reddine Karar Verildiği - Davalı İdare Lehine Vekalet Ücreti Takdir Edilemeyeceği )
• GÖREV YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİNDE VEKALET ÜCRETİ ( Davanın Görevli Mahkemede Devam Edip Etmeyeceği Henüz Belli Olmadığından Davalı İdare Lehine Takdir Edilemeyeceğinin Gözetileceği )
• VEKALET ÜCRETİ ( Davanın Görev Yönünden Reddine Karar Verildiği - Davanın Görevli Mahkemede Devam Edip Etmeyeceği Henüz Belli Olmadığından Davalı İdare Lehine Takdir Edilemeyeceği )
6100/m.331
ÖZET : Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davanın görev yönünden reddine karar verildiği halde davanın görevli mahkemede devam edip etmeyeceği henüz belli olmadığından, bu aşamada davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmesi hukuka aykırıdır.
DAVA : Davacı tarafından, davalı aleyhine 15.02.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 16.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın ispat edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder.
Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder"
şeklinde düzenleme yapılmış olmasına rağmen mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verildiği halde davanın görevli mahkemede devam edip etmeyeceği henüz belli olmadığından bu aşamada davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılan nedenlerle; hüküm fıkrasının vekalet ücreti takdirine ilişkin 3. bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hükmün
1086 sayılı HUMK.nun 438/VII maddesi uyarınca DÜZELTİLMİŞ bu hali ile ONANMASINA, 03.07.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi." şeklinde karara rastladım.
acaba bu karara göre idare mahkemesinin verdiği tam vekalet ücreti kararı doğru mudur? ek dilekçe vererek (istinafı 2 gün önce gönderdim uyaptan)vekalet ücreti yönünden de istinaf edebilir miyim? iş mahkemesinde dava açmak için kararın kesinleşmesi ille de beklenmeli midir?cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.saygılar
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
idare mahkemesinin görevsizlik kararı çözümhukuk Meslektaşların Soruları 2 25-02-2014 08:50
İdare mahkemesinin görevsizlik kararının etkisi Avukat Özkan ÖZBAŞ Meslektaşların Soruları 9 16-11-2013 14:43
İdare Mahkemesi - Görevsizlik Kararı - İş Mahkemesinde açılan Dava - BİM'in bozması turbo Meslektaşların Soruları 2 26-02-2010 11:38
İdare Mahkemesinin Vergi Mahkemesinin Görevsizlik Karari Temyiz Edilebilir Mi! Acilll zerafettt Meslektaşların Soruları 6 09-09-2009 15:58


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04472995 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.