Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

icra dosyasının haricen ödenmesi ve diğer borçluya rücu

Yanıt
Old 10-04-2007, 00:13   #1
sefa deniz

 
Mesaj icra dosyasının haricen ödenmesi ve diğer borçluya rücu

Değerli Meslektaşlarım konu özetle şöyle ;
Alacaklı A , borçlular B ve C aleyhine mayıs 2004 tarihinde İcra takibi yapar ve 163 Ödeme emri gönderir(Bono) .Borçlu B ye ödeme emri adres yetersizliğinden tebliğ edilemez ve B aleyhine takip kesinleştirilemez . borçlulardan C ye ödeme emri tebliğ edilir ve takip kesinleşir.Haczedilen gayrımenkullerinin satışı talep edilen C borcu aralık 2006 tarihinde alacaklı A ya bütün ferileri ile birlikte haricen öder ve A dan bütün borcu ferileri ile birlikte ödediğine dair yazılı belge alır.(İcra dosyası hala derdesttir.)
Borcu haricen ödeyen C ,ödediği miktarın yarısı için borçlu B ye rucü etmek istemektedir.Burada C elindeki harici ödeme belgesine dayanarak B aleyhine ilamsız takip yoluna mı gitmelidir, yoksa genel mahkemede alacak davası mı açmalıdır. hangi yol daha avantajlıdır.Şayet ilamsız takip yoluna başvurursa ve B borca itiraz ederse , C elindeki harici borç ödeme belgesiyle İTM ye başvurup itirazın kaldırılmasını mı talep edecektir. yoksa Genel mahkemelerde itirazın iptalini mi talep edecektir.

Harici ödemenin yapıldığı icra dosyasında ödeme emrinin B tebliğ edilmemiş olması dolayısı ile takibin B açısından kesinleşmemiş olması C nin rücu hakkını olumsuz etkilermi ?

Bilgi ve görüşleriniz için teşekkür ederim.
Old 10-04-2007, 00:51   #2
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

C'nin iki seçeneği var:

1)Elindeki belge ile ilamsız takip yapabilir ve ancak itiraz halinde genel mahkemede itirazın iptali davasını açması gerekir.

2)Takip yapmaksızın doğrudan alacak davası açabilir.

Bunlardan ilk yolun, borçlu yanca itiraz edilmemesi ya da itiraz süresinin kaçırılması ihtimalleri nedeniyle, evleviyetle denenmesinin uygun olacağı düşüncesindeyim. Bunun haricinde her iki yol arasında C açısından fark eden bir durum olmayacaktır. Yani itirazın iptali davası da bir nevi alacak davasıdır.

Sorduğunuz için:İlk yolun seçilmesi halinde; kanaatimce, elinizdeki belge itm'de itirazın kaldırılması yoluna gitmeye elverişli bir belge değildir.

Saygılarımla.
Old 10-04-2007, 02:21   #3
Av.Hikmet ÖZLÜ

 
Varsayılan

Sayın Sefa Deniz

Öncelikle imkanınız varsa,alacaklıyı icra dairesine götürerek ”borcun tamamının,borçlu C den haricen tahsil edildiğine ilişkin” talep açtırıp,icra dairesinden “dosya borcunun C tarafından ödendiğine ilişkin, ödenen meblağıda gösterir ,rucu belgesi almanızı öneririm.İstem üzerine bu belge tarafınıza verilecektir. Şayet alacaklıyı icra daresine götürüp yukarıdaki belgeyi alma imkanınız yoksa;elinizdeki mevcut belgeyi cira dairesine ibraz edip,alacaklı A’ya icra dairesinden muhtıra gönderebilirsiniz.Gerekli usulü işlemlerden sonra,dosyaya haricen tahsil harcını yatırıp,aynı belgeyi almanız gene mümkün olacaktır.


Bu belge ile B aleyhine ( Şayet C, bonoda ciranta ise;borcun tamamı için,müşterek ve müteselsil olarak bonoyu imzalamışsa yarısı için) icra takibi yapabilirsiniz.(İlamsız takibe B tarafından itiraz edilirse,birde %40 İcra-İnkar tazminatı sözkonusu olacaktır.)Genel mahkemede alacak davası açarsanız,İcra İnkar tazminatı sözkonusu olmayacaktır.

(Borçlu B ‘ nin bonoya dayanan imza inkarı,itiraz ve def’i hakları saklıdır.)

İcra dairesinden alacağınız belge, İcra Hukuk Hakimliği’nde açacağınız İtirazın iptali davasında yeterli belge olacaktır.

Saygılarımla.
Old 10-04-2007, 16:40   #4
kurt

 
Varsayılan

Benzer bir olay başıma geldi.
C ödediği bedel nispetinde B' ye rücu edebilir. bunun için Genel Haciz Yolu ile takip yapması gerekli(ödeme tarihinden itibaren faiz isteyin). eğer itiraz olursa elindeki belge İ.İ.K. 68 bağlamında bir belge olmadığı için(haricen ödeme, icra dairesine değil) itirazın iptali davası açıp alacağını hüküm altına aldırması gerekli.
ayrıca önceki takipte B' ye tebliğ yapılamamış olması takibin C açısından kesinleşmesine engel değildir. müşterek ve müteselsil borçlulardan hangisi öderse borç bütün ferileriyle birlikte sona erer.
Old 10-04-2007, 17:44   #5
gülten efe

 
Varsayılan

YARGITAY
HUKUK DAİRESİ 12


Esas No.
2004/5316
Karar No.
2004/9631
Tarihi
19.04.2004


2004-İCRA VE İFLAS KANUNU ( İİK )/68


İTİRAZIN KALDIRILMASI
KEFİL OLARAK ÖDENEN PARA
RÜCU BELGESİNE DAYALI İCRA TAKİBİ


ÖZET
İLK DOSYANIN KEFİLİ BORÇLUNUN İCRA DOSYASINA ÖDEMİŞ OLDUĞU BORÇ İÇİN RÜCU BELGESİ ALIP ÖDENEN BU PARAYI AYRI BİR DOSYADA GENEL HACİZ YOLU İLE DİĞER BORÇLULARDAN TALEP EDİLMESİ YASAYA UYGUN DEĞİLDİR. İİK.NUN 68. MADDESİNDEKİ BELGE NİTELİĞİNİ TAŞIMAYAN SÖZÜ EDİLEN RÜCU BELGESİNE DAYALI OLARAK ALACAĞIN TAHSİL EDİLİP EDİLMEYECEĞİ GENEL MAHKEMEDE AÇILACAK DAVADA TARTIŞILMASI GEREKİR


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Elmadağ İcra Müdürlüğünün 1999/311 sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan bonoyu Eşref Saltürk borçlu, Kaplan Çalışkan ve Yusuf Saltürk ise kefil sıfatı ile imzalamışlardır. Anılan dosyada takip borçlusu olan bu kişilerin borcun ne miktarından sorumlu oldukları hususu yukarıda açıklanan sıfatları nedeniyle yargılamayı gerektirir. Bu nedenle borçlu Kaplan Çalışkan'ın ( ilk dosyanın kefili ) icra dosyasına ödemiş olduğu borç için rücu belgesi alıp ödenen bu parayı ayrı bir dosyada genel haciz yolu ile Eşref Saltürk ve Yusuf Saltürk'ten talep edilmesi yasaya uygun değildir.

İİK.nun 68. maddesindeki belge niteliğini taşımayan sözü edilen rücu belgesine dayalı olarak alacağın tahsil edilip edilmeyeceği genel mahkemede açılacak davada tartışılacağından itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.04.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 10-04-2007, 17:47   #6
gülten efe

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU


Esas No.
1995/12-746
Karar No.
1995/906
Tarihi
01.11.1995


818-BORÇLAR KANUNU/146/487/488/496
2004-İCRA VE İFLAS KANUNU ( İİK )/68.1


TAHSİLDE TEKERRÜR
MÜŞTEREK BORÇLULAR ARASINDAKİ MÜNASEBET
RÜCU BELGESİ
MÜTESELSİL BORÇLUNUN DİĞER BORÇLULARA RÜCUU
KEFİLİN ALACAKLIYA HALEFİYETİ
KREDİ BORCUNA MÜTESELSİL KEFALET


ÖZET
KEFİL, EDA ETTİĞİ ŞEY NİSBETİNDE, ALACAKLININ HAKLARINDA ONA HALEF OLUR. BU SEBEPLE BORCU ÖDEYEN KEFİL, ASIL BORÇLUYA ÖDEDİĞİ MİKTARIN TAMAMI İÇİN, DİĞER MÜTESELSİL KEFİLE PAYINA DÜŞEN MİKTAR KADAR RÜCU HAKKINA SAHİPTİR.


DAVA VE KARAR : Taraflar arasındaki "itirazın kaldırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kırıkkale İcra Tetkik Mercii'nce davanın reddine dair verilen 12.12.1994 gün ve 334-397 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 9.2.1995 gün ve 1790-1720 sayılı ilamı.

( ...B.K.nun 146. maddesine göre borcun mahiyetinden hilafı istidlal o-lunmadıkça müteselsil borçululardan herbiri alacaklıya yapılan tediyelerden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur ve hissesinden fazla tediyatta bulunan, fazla ile diğerlerine rücu hakkında haizdir. Kırıkkale 1.İcra Müdürlüğünün 1994/2343 sayılı dosyasındaki kredi sözleşmesinde bu dosyada hakkında takip yapılan Satılmış ve Ahmet Yıldırım müşterek ve müteselsil borçludurlar. Takip yapan alacaklı yaptığı ödemeden kendi payına düşen 1/3 oranındaki kısım dişında kalan ödemeleri için diğer boçlulara rücu hakkını haizdir. Takip dayanağı kredi sözleşmesi ve icra müdürlüğünün belgesi ile birlikte değerlendirildiğinde bu belgeler İİK-.nun 68/1. maddesindeki belgelerdendir.İtirazın yukarıda belirtilen oranlar dahilinde kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir... ) gerekçesiyle dosya yerine geri çevri-lerek yeniden yapılan yagılama sonunda; mahkemece önceki kararda dire-nilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Alacaklı banka tarafından, kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi ve hesap özetine dayanılarak, kredi borçlusu Satılmış Yıldırım, müşterek borçlu ve müteselsil kefiller Ulvi Siperoğlu ve Ahmet Yıldırım haklarında genel haciz yolu ile takip yapılmış, takip kesinleşmiştir. Borçlulardan Ulvi Siperoğlu dosya borcunu harice alacaklı bankaya ödemiş, alacaklı vekilinin talebi üzerine icra müdürlüğünce kendisine rücu belgesi verilmiştir. Adı geçen bu belge ile diğer iki borçlu haklarında konumuz olan takibi yapmıştır. 49 örnek ödeme emri tebliği üzerine borçlular icra müdürlüğüne verdikleri itiraz dilekçesinde, alacaklıya hiç bir borçları bulunmadığını, takibe konu olan borca karşılık 18.4.1994 vade tarihli, biri 5.000.000.-TL diğeri 10.000.000.-TL. bedelli iki adet bono verdiklerini, bono bedellerinin bankaca tahsil edildiğini ileri sürmüşlerdir. Borçluların borca ve miktarına bir itirazları yoktur. Bonolarda, kredi borcuna atıf bulunmadığı gibi, alacaklı vekili bonoların kredi borcu nedeniyle verildiğini kabul etmediğinden, borçluların ödeme iddiaları da sabit olmamıştır.

B.K.nun 496. maddesi uyannca, "kefil eda ettiği şey nisbetinde alacaklının haklarında, ona halef olur". Bu nedenle borcu ödemeyen Ulvi Siperoğlu asıl borçluya ödediği miktarın tamamı için, diğer müteselsil kefil Ahmet Yıldırım'a payına düşen miktar kadar rücu hakkına sahip olmuştur. B.K.nun 487 ve 488/2. maddelerine göre tahsilde tekerrür olmak kaydıyla ve yukarıda açıklanan esaslar dahilinde itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddi isabetsizdir. Bu itibarla önceki kararda direnilmesi doğru değildir. 0 halde usul ve yasaya uygun olmayan direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı ( BOZULMASINA ), oybirliği ile karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Yurt dışındaki borçluya karşı icra takibi ve haciz işlemi nasıl yapılır askeri hakim Meslektaşların Soruları 15 25-12-2019 15:13
Bila tebliğ/ icra dosyasının işlemden kalkması/harç Av.Kenan Metin Meslektaşların Soruları 16 24-07-2013 13:21
Kefİlİn Asil BorÇluya RÜcu Orani Nasil Hesaplanir? Avukat Neslihan Meslektaşların Soruları 11 06-05-2008 17:14
Kiracının aidat borcunun kiralayanca ödenmesi - Kiracıya Rücu Davasi - zamanaşimi Av.Özlem KALAY Meslektaşların Soruları 5 21-02-2007 15:32
kefilin asıl borçluya rücu etmesi hgsahan Meslektaşların Soruları 5 04-08-2006 19:16


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04339695 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.