Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Vasiyetnamenin Tenfizi, Tenkis Davası İçin Dava Şartı Mıdır?

Yanıt
Old 02-05-2008, 10:16   #1
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan Vasiyetnamenin Tenfizi, Tenkis Davası İçin Dava Şartı Mıdır?

Olay:

*Vasiyetnamenin açılmasını müteakip mahfuz hisseli mirasçı süresi içinde tenkis davası açıyor.
*Mahkeme "henüz vasiyetnamenin tenfizi davası açılmadığı, ortada tenkisi gerektirir bir tasarruf bulunmadığı" gerekçesiyle davayı reddediyor.
*Karar temyiz edilmeksizin kesinleşiyor. Haliyle şu an, tenkis davası açmak için muayyen bir yıllık süre de fazlasıyle geçmiş durumda...

Soru:

1-Mahkemenin kararını doğru buluyor musunuz? Tenkis davası için böyle bir şart getirilebilir mi?

2-Mahfuz hisseli mirasçı, vasiyetnamenin tenfizi davasında tenkis def'inde bulunabilecek midir?

Saygılarımla.
Old 02-05-2008, 18:01   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

1. Tenkis için vasiyetnamenin tenfizinin şart olduğuna dair bir kayıt yasalarda yer almış değildir.Aşağıdaki Yargıtay kararından da böyle bir şart olmadığı sonucuna varabiliriz.

2.Vasiyetnamenin tenfizi bir ayni hakkın geçirimini sağlamadığına göre, bu davada tenkis definin ileriye sürülmesine gerek olmadığı kanısındayım. Eğer o malı elinde bulunduran mirasçıya karşı vasiyetname alacaklısı istirdat veya miras sebebiyle istihkak davası açar yada mülkiyet iddiasında bulunursa o zaman saklı pay sahibi mirasçı herzaman def'i yoluyla tenkis iddiasında bulunabilecektir.

Fakat tenfiz davasında sessiz kalınması yerine , tenkis hakkının bulunduğu ve bu hakkın TMK 571/3 mad. göre şartları oluştuğunda def'i olarak ileriye sürülebileceği savunmasına yer verilmesinin uygun olacağını düşünüyorum.

“ Hukuk Genel Kurulu'nun 13.02.1991 gün, 648-65 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar, bir ayni hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesi'nce açılan vasiyetnamenin, TMK.nun m.595 ve izleyen maddelerinde ( TMK.nun 535 ve izleyen maddelerinde ) düzenlenen tebliği işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir.
Diğer bir anlatımla "Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetnamenin açılıp itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tesbitinden ibarettir. Bu tesbit başlı başına ayni bir hakkın geçirimini sağlamaz. “
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU T. 17.1.2007 T.E. 2007/2-2 K. 2007/10
Old 03-05-2008, 00:26   #3
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

TMK m.571'in başlığı “Hak düşürücü süreler” şeklindedir. Yine maddenin 1 fıkrasında ve hükümet gerekçesinde bu sürelerin hak düşürücü süre olduğu vurgulanmıştır. Bilindiği gibi hak düşürücü süreler, hakim tarafından -talep olmasa bile- kendiliğinden dikkate alınır. Maddenin üçüncü fıkrası, niteliği itibarıyla hak düşürücü süre ile bağdaşır nitelikte değildir, açık bir çelişki oluşturmaktadır. Sayın Prof.Dr.Ali Naim İnan - Prof.Dr.Şeref Ertaş - Yrd.Doç.Dr.Hakan Albaş haklı olarak, “bu hükmün, EMK zamanında zamanaşımı düzenlemesi nedeniyle önem taşıdığını, ancak tenkis davası açma hakkının hak düşümü sürelerine bağlandığından tenkis def'inin bu süreler içinde önem taşıyacağını, Medeni Kanunumuz bakımından def'i hakkının büyük oranda işlevsiz kaldığını” belirtmektedirler. ( Türk Medeni Hukuku – Miras Hukuku – Seçkin Yayınları, 6.Bası, Ankara 2006, sayfa 393 )

Buna karşılık, Sayın Ali İhsan Özuğur ise “tenkis def'inin ölüme bağlı tasarruf ve temlikler ile ilgili ve bunların yerine getirilmesinin istenilmesi halinde gündeme gelebileceğini, tasarruf konusu mal ve kıymetleri elinde bulunduran saklı paylı mirasçının saklı payına el atma varsa, bir ve on yıllık hak düşürücü süreler dolmuş olsa bile def'i yoluyla, saklı payı oranında ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekten kaçınabileceğini” belirtmektedir. ( Tenkis, Mirasta Denkleştirme ve Muvazaa Davaları, Turhan Kitabevi, Ankara 2005, sayfa 129 )

Yukarıdaki farklı görüşlerin bir sonuca ulaşması, sorunun da cevabını oluşturabileceğinden, dikkatlere sunmak istedim.

Saygılarımla.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
vasiyetnamenin tenfizi yalım Meslektaşların Soruları 3 19-04-2017 15:41
İŞ Davası İçin İhtar şart mıdır? Yerleşik Yabancı Meslektaşların Soruları 4 28-03-2008 17:22
vasiyetnamenin tenfizi Av.ulasyılmaz Meslektaşların Soruları 0 04-12-2007 16:22
vasiyetnamenin tenfizi davası hakkında barisugan Meslektaşların Soruları 3 30-03-2007 09:59
Vasiyetnamenin Tenfizi Davasında, Tenkis Davasının bekletici mesele niteliği Av. Levent Kıray Meslektaşların Soruları 1 24-01-2007 18:23


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03621507 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.