Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

1982 Anayasasının Değişmesinin Zamanı Gelmedi mi?

Yanıt
Old 08-12-2006, 15:13   #1
Av. Galip DAĞTEKİN

 
Varsayılan 1982 Anayasasının Değişmesinin Zamanı Gelmedi mi?

Merhabalar,
Bu konu açıldı mı bilmiyorum,açıldıysa da kusruma bakmayın.Merak ettiğim bir konu var.1982 Anayasasının artık değişmesinin zamanı gelmedi mi?Yani daha özgürlükçü,daha eşitlikçi,daha demokratik bir anayasa yapmamız gerekmez mi?1982 Anayasasının yapılış dönemi itibariyle tepki anayasası olması dolayısıyla baskıcı bir özelliğe sahiptir.Ve Anasayasımız kazuistik bir yapıya sahiptir.Zaman geçtikçe sürekli olarak değişmesi gerekmektedir.Bu da doğal olarak sorunlara yol açmaktadır.Hatırladığım kadarıyla 1982 Anayasasında yapılan toplam değişiklik sayısı 11 oldu.(son değişiklik seçilme yaşının 25'e düşürülmesi).Siz değerli hukukçular ve değerli arkadaşlar ne dersiniz?

Saygılarımla...
Old 08-12-2006, 15:32   #2
edigs

 
Varsayılan

Bende westinglove katılıyorum. Artık değişme zamanı geldi ama doru insanların elinde doğru zamanda değişimi gerekmektedir. Daha özgürlükçü, sosyal devlet ve hukuk devleti olduğumuzu hissettirecek bir anayasa şart. Gerçek bağımsız yargıyı sağlayacak, vekil dokunulmazlıklarını sınırlayan bir Anayasa yapma vakti geldi.
Bağımsız ve tarafsız bir yargı için... Saygılarımla
Old 09-12-2006, 16:17   #3
av.ilyasmeral

 
Varsayılan

her onune gelen anayasayı değiştirecek mı? 59 yılda 3 kere anayasa değiştiren bı devlet olarak tarıhe gececeğiz sanırım. bu da ortalam 20 yılda bır anayasa değiştirmişiz demek oluyor. modern avrupa demokrasılerınde bu sıklıkla adi kanunlar bıle değişmez. Toplumların hak ve özgurluk arama faalıyetlerının urunu olarak olarak 18. yy da avrupada ortaya cıkan anayasacılık hareketlerı ülkemızde maalesef bu seklılde değil de devletın kendını koruma cabası olarak urun vermıstır. Zira 20 yılda bır anayasa değiştiğine gore ortaya konulan metın toplumun ortak ıradesını duygusunu dusuncesını...vb yansıttığı pek soylenemez. bu kadar sık anayasa değişikliğine gıdılmesının ulkemız acısından tek sancıları bunlar değildir elbette. sık sık kurumları değiştirdığımız için topluımsal sıyası yasamda kurumsallasmayı beceremedık. demokratık yasamın vazgecılmez unsurları olan kurumlarımızı bı turlu oturtamadık ve daha da dramatık olanı Avrupada olduğu gıbı anayasa teamullerımız olusamadı. Anayasa mahkemesı oralama 5 yılda bır fıkır değiştiryor bı konuda. bu gun kara dediğine yarın ak dıyor. önümüzde Askerı rejım ortamında doğmus bır anayasa var toplumun hıcbır kesımını memnun etmedığı bellı. bır anayasa değişikliğine gıdlmelı belkı ama bunun topluım nezdınde doğuracaği sıkıntılar hesaba katılmalı. geçiş dönemlerı hep sıkıntılı olur turkıyenın bu sıkınıları kaldırabıleceğini yenı bır anayasal duzene kolayca gecebıleceğini sanmıyorum ben. yenı kurumlar yaratmak yenı sıyası ve hukukı bır duzen olusturma gırısımde bulunmak ısteyenlerın bunu ayrıntıları ıle hesaplaması ve gırısımlerını o doğrultuda yapması gerekmektedır
saygılarımla...
Old 09-12-2006, 22:35   #4
ahmetsacit

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan westinglove
1982 Anayasasının artık değişmesinin zamanı gelmedi mi?

Anayasanın değişme zamanı gelmedi mi? tabiri benim de çevremde çok duyuduğum ve insana sanki anayasanın son kullanma tarihi varmış ta geçmiş izlemini veriyor.
Anayasanın değişmesini niye istiyoruz? Askeri bir müdahalenin ürünü olduğu için mi? Beklentilere cevap veremediği, getirdiği kurumların 'anayasayı korumak adına' anayasayla çatıştığı için mi? Yoksa anayasanın ölçüyü kaçırdığı gerekçesiyle mi? anayasayı değiştirceğiz.
Vereceğimiz ilk kıymet hükmü evet,anayasa değişmelidir.Çünkü her ne kadar defalarca değişikliğe uğramış olursa olsun anayasanın ruhunun ve getirdiği kurumların demokrasinin gereklerini yerine getirecek kapasitede olmadığı çok açıktır.
Öğretide 1982 anayasasının değişmesini isteyenler, 1961 anayasanın ise Türkiyenin en demokratik anayasası olduğunu söylerler.Her iki anayasa da önceki döneme tepki niteliğini taşıyan ve askeri vesayet rejiminin ürünü olan anayasalardır.1961 anayasası aşırı özgürlükçü bir anayasa olduğu için sanık sandelyesine oturtulurken, Kenan Evren ' Bu anayasa denilen elbise bize bol gelmeye başladı' cümlesini sık sık kullanırdı.
Fikrimce anayasanın değişmesini isteyen çoğunluk anayasayı yapan asli kurucu iktidara ve anayasayı yapmaya iten nedenlere tepki duydukları için istemektedirler.1961 anayasasının uygulama döneminde de iktidarlar anayasanın yapım sürecinde kendileri rol almadıkları için anayasayı sahiplenmememişlerdi.
Anayasanın değiştirilme nedeni ( eğer değiştirilicekse ) duygusal nedenler değil, hukuki nedenler olmalıdır.
1982 anayasasının 2. maddenin içeriğinde belirtilen cumhuriyetin temel niteliklerini diğer maddelere yansıtılamamıştır. Her ne kadar bazı maddeler değiştirilse bile anayasada çelişkiler meydana gelmekte ve maddelerde de açık kanun boşlukları görülmektedir.
Örnek olarak, anayasanın 24. maddesinde din ve vicdan özgürlüğü şöyle düzenlenmiştir.



Alıntı:

Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuzsağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.




Herhangi bir yorum yapmadan anayasanın bir maddesine bile nasıl bir çelişkinin görüldüğü çok açıktır.Bu çelişki uygulamada daha da derinleşmekte ve anayasanın düzenlediği diğer bölümlere de sirayet etmektedir.
Yapılacak anayasa normatif olarak çağdaş ve temel hak ve özgürlük boyutunda demokratik toplum düzenin gereklerini yerine getiricek nitelikte olabilir ancak asıl önemli olan anayasayı yapacak olan iktidarın niteliğidir.
Yeni bir anayasa yaplıcaksa yapım sürecinde toplumun her kesimin katılımı sağlanmalı, toplumla barışık bir anayasa taslağı beraberce hazırlanmalıdır.
Yoksa anayasa ne kadar özgürlükçü olursa olsun topumun her kesimi tarafından sahiplenmedikçe bundan önceki anayasaların akibetine uğrar.

Bu konu daha öncede şu başlık altında tartışılmıştı.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=7069

saygılar..
Old 10-12-2006, 17:09   #5
A.Turan

 
Varsayılan

Bence Anayasa 50 maddeyi aşmamalı. Devletin çatısısını belirlemeli. Olabildiğince liberal anlayışla hazırlanmalı.
Old 07-01-2007, 02:09   #6
yargıç isa

 
Kitap .........

Değişsinde, anayasayı yapacak olan irade nerde onu sorgulamak gerekir. Bu yılların çabasını gerekir, birikimini gerektirir.Her seçimden sonra miladı kendinden başlatan hükümetlerin yaygın olduğu bir yerde yılların çabası ve birikimi ne anlama gelir onuda sorgulamak gerekir... Öyle 1-2 yılda anayasa yapılırsa, insanlar her 20 senede bir anayasa bekler Zaten içi delik deşik oldu, 1982 ile bağlarını kopardı anayasa Okul disiplin yönetmelikleri bile bukadar sık değişmiyodur herhalde
Old 09-01-2007, 22:23   #7
Av. Galip DAĞTEKİN

 
Varsayılan

Haklısınız Sayın Yargıç İsa...İçi delik deşik (tabir-i caizse yamalı bohça) bir anayasanın artık icra kabiliyetine haiz olacağını düşünmek çok zor bir ihtimal.Aslında sürekli değiştirilmesinin nedeni -hep bahsettiğimiz konu olan- anayasamızın kazuistik yapıda olmasından kaynaklanıyor.İnsanlar sürekli bir gelişim içindeler ve bu gelişimde doğal olarak anayasalarada yansımaktadır.Hukuk kuralları da nihayetinde durağan, statik yapıda, değildir...Sayın Turan Beyin de dediği gibi 50-60 maddelik bir anayasa oluşturulmalı ve genel kaideleri saptamakla yetinmeli.Tabi ki bu benim şahsi görüşüm ...Saygılarımla...
Old 12-01-2007, 17:20   #8
oguzhand0

 
Varsayılan

Sayın westinglove’a kesinlikle katılmıyorum.Çünkü adı üstünde yasaların anası, başı olan bir kanun tabir-i caizse zırt pırt değiştirilmemelidir.Kanımca zaten anayasamızın 83 yılda iki kez değiştirilmesi bir noksanlıktır ancak bunlar bence yerinde yapılan değişikliklerdir.61’de yasa yeterli değildi.82’de ise 61 anayasası otorite özgürlük dengesinde otoriteyi altta bırakıyordu ve bir deyişle anarşizm ortaya çıkmıştı.Yapılmasından önce olan olaylar her ne kadar tatsız olsa da; olaylar gereğince yapılan değişiklerdi bunlar.Ve bugüne baktığımızda anayasanın temel hatlarıyla yeterli olduğunu düşünüyorum.Ayrıca anayasa belli bir zaman diliminde değiştirilebilecek bir kanunlar bütünü değildir.
Old 25-01-2007, 10:47   #9
av.adnanyilmaz

 
Varsayılan anayasa değişmeli mi?

Bence, ihtiyacı karşılamayan herşey, zamanı geldiğinde değişmelidir. Değişmeyen tek şeyin değişim kuralı olduğunu söyleyen Yunan filozofu (sanırım Herakleitos) gerçekten mükemmel bir doğa kuralını ortaya koymuştur. Ancak bizim anayasa değişmeli mi? sorusuna verdiğimiz cevaplarda çıkış noktamızın hatalı olduğunu söylemek istiyorum. Anayasa değişmeli veya değişmemeli -ki zaten ihtiyaç olduğunda ve bazen keyfi olarak değişiyor- bu tamamen toplumun ihtiyaçlarına ve taleplerine bağlı olmalıdır. Ve ihtiyaç varsa anayasamızı değiştirmekten korkmamalıyız. (Avrupa devletlerinin anayasalarını bu kadar sıklıkla değiştirmediklerini söyleyen arkadaşıma Fransız anayasa tarihini okumayı öneriyorum) Sırf anayasa değişsin diye veya ABD anayasası kısa bizimki neden kazuistik gibi sebeplerle anayasanın değiştirilmesini talep etmek hiçbir sorunumuzu çözmez. Bence anayasamızın hangi maddeleri ihtiyacı karşılamıyor ve onun yerine önerilerimizin ne olduğunu tartışsak daha faydalı olur. Keza bir ortadoğu ve akdeniz devletini ABD ile karşılaştırarak bizim anayasamız da çok kısa olsun demek tutarlı olmayacaktır. Zira ABD federal bir devlet iken (ki her federe devletin ayrıca anayasası vardır), biz üniter yapılı bir devletiz ve yine ekonomik, sosyal, kültürel yönlerden toplumsal yapılarımız çok farklı. Anayasamızın çok sayıda madde içermesi ve bu maddelerin çok uzun olması hep geçmişte karşılaştığımız sorunları çözmeye yöneliktir. Rasyonelleştirilmiş parlameterizmin de buna katkısı var. Keza ormanların tahrip edilmesi ve iktidarların bunu siyasi çıkar uğruna desteklemesi kanunlarla düzenlenmesi gereken hükümlerin anayasamıza girmesine neden olmuştur. Ben herzaman olduğu gibi anayasayı değiştirmeden önce toplum olarak kendimizi değiştirmeyi öneriyorum. Daha çok okuyalım, tartışalım, farklı fikirler ortaya koyalım. Bu arada farklı düşünen insanlara da saygılı olalım. Sonuç olarak, anayasalar hem toplumun yapısına uygun olmalı hem de toplumu ileriye yönlendirmelidir. Bunlardan sadece birine sahip anayasa tek kanatla uçmaya çalışan kuşa benzeyecektir.
Old 25-01-2007, 14:15   #10
dozger

 
Varsayılan

arkadaşlar değiştirelim değiştirelim de,değiştiremediğimiz hükümlere ne diyeceğiz,ya da 10 sene sonra çocuklarımız geldiğinde ve onlar dadeğiştirmek istediğinde ne yapacağız...iyisimi gelin eskisini bırakın yeni bir anayasa yapalım,değiştirmeye gerek duymayacağımız..anayasa dediğiniz öyle zırt pırt değiştirilecek kadar kolay bir şey değil...
Old 28-03-2007, 13:37   #11
Av. BNK

 
Varsayılan

Anayasa değişiklik önerisi olan var mı?

Neleri değiştirmek istiyorsunuz ?
Old 07-04-2007, 00:10   #12
ahmetsacit

 
Varsayılan

İlk olarak geçici maddelerden işe başlanmalı ve öncelik bu yüz kızartıcı maddeye verilmelidir.




Geçici Madde 15 –

12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.


Old 07-04-2007, 10:13   #13
Av. BNK

 
Varsayılan

Kabul bu değişsin ama biraz geç kalındı. Çoğu ya öldü ya da bunadı.

Dokunulmazlıklardan başlayalım.

Dokunulmazlıklar kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılsın, kürsü dokunulmazlığında da ülkenin bölünmez bütünlüğü üniter devlet yapısı ve laik demokratik rejimle ilgili konular dokunulmazlık dışında tutulsun. Söylenen sözlerin bu kapsama girip girmediğine ise başvuru üzerine ya da kendiliğinden Anayasa Mahkemesi karar versin.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Vekalet ücretinin hakedilme zamanı. Emin GÜNEŞ Meslektaşların Soruları 4 24-12-2006 13:46
1961 Anayasasi İle 1982 Anayasasinin Hazirlanmasinin UsulÜ Bakimindan Farklari hukuk20 Hukuk Soruları Arşivi 4 11-12-2006 18:05
mal beyanı-dava açılma zamanı ssefasekni Meslektaşların Soruları 7 02-11-2006 22:46
İptal Edilen Yasanın Uygulanabilme Zamanı.. ege Meslektaşların Soruları 14 13-12-2002 09:44


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05288696 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.