Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Manevi Tazminat Talebinin Saklı Tutulması - Zamanaşımı - Avukatın Sorumluluğu

Yanıt
Old 08-09-2007, 19:02   #1
Av.Selim HARTAVİ

 
Varsayılan Manevi Tazminat Talebinin Saklı Tutulması - Zamanaşımı - Avukatın Sorumluluğu

Sn Meslektaşlarım

1997 yıllarında birden fazla kişinin ölümü ile sonuçlanan bir trafik kazasında davacı taraf vekili açmış olduğu maddi- destekten yoksun kalma - tazminat davasında manevi tazminat haklarını saklı tuttuğunu belirtmiş ve Dava halen derdest durumda.

Bilindiği üzere manevi tazminat davalarında fazlaya ilişkin haklar saklı tutulamıyor. burada davanın açılacağının beyan edilmesi ve zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılmamış olması manevi tazminat alacaklarını talep etmemize engel olabileceği kanısındayım.

bu konuda tecrubesi olan meslektaşlarımın görüş ve önerilerini sunmasını bekliyorum. iyi çalışmalar
Old 08-09-2007, 19:33   #2
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Doğru düşünüyorsunuz Sn. Hartavi,
Maddi Tazminat ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı davasında manevi tazminat konusunda hiçbir talep yapılmaksızın, manevi tazminat talep hakkının saklı tutulması BK 133. maddesinde düzenlenen Zamanaşımının Kat'ı sebeplerinden değildir. Böyle bir beyan hukuki olarak hiçbir anlam ifade etmez. Manevi Tazminat talebine ilişkin zamanaşımı süresi dolmuşsa karşı tarafın zamanaşımı def'i ileri sürmesi durumunda Manevi Tazminat davası reddedilecektir. Olayda ölüm olduğundan zararın ve failin sonradan öğrenilmesi durumu söz konusu olamayacağından manevi tazminat yönünden zamanaşımı süresi geçirilmiştir.
Saygılarımla.
Old 08-09-2007, 22:31   #3
VARTO'LU

 
Varsayılan Ceza Zamanaşımı daha uzun süre olabilir.

Zamanaşımı yönünden 765 sayılı TCK 102. (yada yeni TCK. ilgili hükmüne göre) uzamış (ceza) zamanaşını süresi yönünden zamanaşımı sorununu inceleme ve irdelemenizi öneririm.
Old 09-09-2007, 19:32   #4
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Manevİ Tazmİnat Fazlaya İlİŞkİn Haklar

Sayın vartoluya katılıyorum. Burada ceza zamanaşımı uygulanır. Yargıtay bu konuda şimdi eskisinden daha esnek bakıyor.

Öte yandan ortada bir taşıma sözleşmesi var ise zamanaşımı TTK daki taşıma kurallarına göre belirlenecektir. Yanılmıyorsam zamanaşımı10 yıl olsa gerek.

Saygılar
Old 09-09-2007, 21:45   #5
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Olay 1997 yılında meydana gelmiş ve muhtemelen ölümde o anda olmuş. Bu durumda ceza zamanaşımı 5 yıldır ve süre aşılmıştır. Taşıma Sözleşmesi yönünden ise olay 1997 yılında bugünün tarihinden (09 Eylül) sonra gerçekleşmiş ise derhal dava açılmalıdır. Ancak aksi halde bu süre de aşılmıştır.


T.C. YARGITAY
4.Hukuk Dairesi
Esas: 2003/2835
Karar: 2003/13541
Karar Tarihi: 18.11.2003
ÖZET: Davanın devamı sırasında fazlaya ilişkin zarar için ıslah adı altında yeni bir dilekçe verilerek kalan tazminat istenmiştir. Bu dilekçe her ne kadar ıslah olarak nitelenmişse de, dava konusu olarak yeni bir miktar içermesi, dava harcı yatırılarak takip edilmesinin gerekmesi nedeniyle başlı başına yeni bir davadır. Genel kurallara göre açılan bir davada ileri sürülebilecek tüm itirazlar bu davadaki istem konusu içinde ileri sürülebilir.Davalı da ıslah dilekçesine karşı süresinde ve usulüne uygun biçimde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Islah dilekçesinin verildiği tarihte Borçlar Kanununun 60/2 ve TCK.nun 102/4 maddelerinde öngörülen 5 yıllık uzamış (ceza) zamanaşımı süresi dolmuş bulunduğundan, ıslah yolu ile açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmelidir.
(1086 S. K. m. 87) (818 S. K. m. 60/2) (765 s. S. K. m. 102/4)
Davacı Ömer Sarıçayır vd. vekili Avukat B.Ö. tarafından, davalı Aydın Gıda San. A.Ş. ve Kopuz Gıda Ltd. Şti. aleyhine 09.06.2000 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.11.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı Kopuz Gıda Ltd. Şti vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, (...) ile gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı anıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Kopuz Gıda Ltd. Şti.nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalılardan Kopuz Gıda Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu zararlandırıcı olay 10.05.1997 tarihinde meydana gelmiş olup dava 09.06.2000 tarihinde açılmıştır. Bu davanın devamı sırasında fazlaya ilişkin zarar için 22.10.2002 gününde ıslah adı altında yeni bir dilekçe verilerek kalan tazminat istenmiştir. Bu dilekçe her ne kadar ıslah olarak nitelenmişse de, dava konusu olarak yeni bir miktar içermesi, dava harcı yatırılarak takip edilmesinin gerekmesi nedeniyle başlı başına yeni bir davadır. Genel kurallara göre açılan bir davada ileri sürülebilecek tüm itirazlar bu davada ki istem konusu içinde ileri sürülebilir.
Davalı da ıslah dilekçesine karşı süresinde ve usulüne uygun biçimde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Islah dilekçesinin verildiği tarihte Borçlar Kanununun 60/2 ve TCK. nun 102/4 maddelerinde öngörülen 5 yıllık uzamış (ceza) zamanaşımı süresi dolmuş bulunduğundan, ıslah yolu ile açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmelidir. Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar varılmış olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA davalının diğer temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas: 1991/1420
Karar: 1991/4638
Karar Tarihi: 17.09.1991
ÖZET : Mahkemece davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi davalının sorumluluk durumunun yanında tazminat miktarının belirlenmesi ve daha önce dava dışı V.... Turlar Ltd. Şti. aleyhine verilen tazminat miktarı da gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak üzere bir karar ittihazı gerekir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

(6762 S. K. m. 787) (2918 S. K. m. 50)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesince verilen 22.12.1989 tarih ve 445-1202 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve duruşma için tayin edilen 17.9.1991 gününde davacılar avukatı Adnan Topaloğlu ile davalı avukatı Zafer Kilislioğlu gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü :

Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin yakını ve murisi bulunan Mehmet'in davalı şirkete otobüste yolcu olarak seyahat halinde iken geçirdikleri trafik kazası sonucu öldüğünü ileri sürerek, dilekçede belirtilen miktarlarda maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin kazaya neden olan otobüsün maliki bulunduğu için iki yıllık dava açma süresinin geçtiğini belirterek müruruzaman nedeniyle davanın reddini istemiştir.

Mahkeme; davacıların murisin taşıma sözleşmesini bilet veren dava dışı Varan Turlar Ltd. ile yaptığı davalının ise, sadece ölen yolcunun içinde bulunduğu otobüsün sahibi olduğu, bu nedenle davanın Karayolları Trafik kanunun 50. maddesine göre iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu davacıların iki yıllık süre geçtikten sonra dava açtıkları gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Davacıların murisi Mehmet'in dava dışı Varan Turlar Ltd. Şirketinin verdiği biletle davalı Varan Turizm A.Ş. ye ait otobüste yolcu olarak seyahat halinde iken geçirilen trafik kazası sonucu öldüğü ihtilafsızdır. Davacı tarafından da önce açtığı davada Varan Turlar Ltd. Şirketi, İstanbul Asliye 7. Ticaret mahkemesinin 1985/24 esas, 1987/655 karar sayılı ilamı ile tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Varan Turlar Ltd. Şti. ile araç sahibi bulunan bu davanın davalısı Varan Turizm A.Ş. müşterek taşıyan durumunda olup, taşıma akti nedeniyle müteselsilen sorumludurlar.

Diğer yandan, trafik kazasında yolcunun ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişiler tarafından taşıyıcılar aleyhine açılacak tazminat davası TTK.nun 767/5. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatları da bu yoldadır.

O halde mahkemece davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi davalının sorumluluk durumunun yanında tazminat miktarının belirlenmesi ve daha önce dava dışı V.... Turlar Ltd. Şti. aleyhine verilen tazminat miktarı da gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak üzere bir karar ittihazı gerekir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, duruşmaya gelen davacılar vekili için 250.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 17.9.1991 tarihide oybirliği ile karar verildi.
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Old 10-09-2007, 21:54   #6
Av.Selim HARTAVİ

 
Varsayılan Avukatın Sorumluluğu

Yukarıdaki bilgiler ışığında manevi tazminat davası açmayan ve olayda yaralanan bazı şahıslar için de maddi manevi tazminat davası açmayan avukatın bu dosyada ki hukuki sorumluluğu hakkındaki düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim. iyi çalışmalar
Old 10-09-2007, 22:08   #7
üye14072

 
Varsayılan

ceza zamanaşımı da geçmiş,
bence avukatın sorumluluğu doğar
ANCAK
iş sahibi avukata bu konularda dava açması için bir talimat vermiş mi, vermişse bunu nasıl ispat edeceksiniz.

belki ayrık tutulup dava açılmayan konularda başka bir avukat görevlindirilmiştir ve o avukat her hangi bir sebeple dava açmamıştır (örneğin dava masrafları verilmemiştir, vekalet ücreti ödenmemiştir.)
saygılar
av. m. emin öztürk
kocaeli
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
affetmiş olması manevi tazminat talebinin reddedilmesine neden olabilir mi? Nesrin D. Meslektaşların Soruları 11 03-04-2015 15:06
maddi manevi tazminat davasında zamanaşımı avukatcivanım Meslektaşların Soruları 6 20-05-2013 12:14
Hakaret/ Maddi- Manevi Tazminat Davası İçin Zamanaşımı Süresi. ACİL!! thalassa Meslektaşların Soruları 6 04-01-2013 10:16
Avukatın sorumluluğu hüsnü gökulu Meslektaşların Soruları 12 06-06-2010 11:43
Tam Yargı Davasında Fazlaya İlişkin Hakların Saklı Tutulması urguya Meslektaşların Soruları 13 24-05-2007 03:37


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04656196 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.