Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Anket Sonucu: Ceza hukukunda af müessesi
Hiç Olmamalı 471 49,27%
Olabilir 448 46,86%
Kararsız 37 3,87%
Oy Verenler: 956. Bu ankette oy kullanamazsınız. (Anket no : 285)

Suçluların Affedilmesi ve Ceza Hukukunda Af: Affetmeli Mi, Affetmemeli Mi?

Yanıt
Old 17-03-2010, 15:50   #61
melis

 
Varsayılan

devlet sadece kendine karşı suçları af edebilmeli, şahıslara karşı işlenen suçlarda af yetkisi devletin tekelinde olmamalı, suçun mağdurunun acısı af müessesesi yüzünden ikiye katlanmaktadır, o yüzden bende affa karşıyım ve hiç olmamalı diyenlerdenim.
Örneğin adam öldürme suçunda katil elbet gün yüzü görebilmekte hatta bu olur olmaz aflar yüzünden bu süreç hızlandırılmakta, ama maktül o toprağın altından bir daha hiç çıkamamakta, ve maktülün ailesi ömürleri boyunca tarif edilemez derecede büyük bir acı ile yaşamakta işte o acıyı katlamamak için artık devlet bu af politikasından vazgeçmeliii.
Old 17-03-2010, 19:40   #62
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan melis
Örneğin adam öldürme suçunda katil elbet gün yüzü görebilmekte hatta bu olur olmaz aflar yüzünden bu süreç hızlandırılmakta, ama maktül o toprağın altından bir daha hiç çıkamamakta, ve maktülün ailesi ömürleri boyunca tarif edilemez derecede büyük bir acı ile yaşamakta işte o acıyı katlamamak için artık devlet bu af politikasından vazgeçmeliii.


Kızını, kız kardeşini, ve daha bir nice akrabasını, 'namusumu/namusumuzu kirletti' diye öldürenleri kim af etsin pekiiii?

Devlet, 'nasıl olsa kendi kızı...v.s.' diye bu gibileri cezalandırmaktan da mı vaz geçsin?
Old 24-03-2010, 19:15   #63
Av. Ersin Aslan

 
Varsayılan Devletin af hakkı.

Sayın meslektaşlarım; af konusunda şu ayrımı yapmak gerekir. Devlete karşı işlenen suçlar ve kişilere karşı işlenen suçlar. Devlete karşı işlenen suçlarda devletin af kanunu çıkarması hukuka uygun ve meşrudur. Ancak bireylere karşı işlenen suçlarda devletin suçluyu affetme yetkisi yoktur, meşru değildir. Kişilere karşı işlenen suçlarda suçluyu ancak suçun mağduru affedebilir.
Old 24-03-2010, 22:47   #64
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Ersin Aslan
Kişilere karşı işlenen suçlarda suçluyu ancak suçun mağduru affedebilir.
Adalet intikamdan ibaret değildir.

Bir toptancıyı örnek alalım: Toptancı ''aldığı malın parasını ödemeyen tacir'' ile ''aldatıp kaçan dolandırıcı'' arasında fark görmez. İntikam kördür.

İntikam, toptancı kılığına girdiği gibi, cellat kılığına da girebilir. Adalet olan yerde buna izin vermemek gerekir.
Old 25-03-2010, 02:52   #65
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Ersin Aslan
Sayın meslektaşlarım; af konusunda şu ayrımı yapmak gerekir. Devlete karşı işlenen suçlar ve kişilere karşı işlenen suçlar.

Devlete karşı suçlar hangileri dir?
Kişilere karşı işlenen suçlar hangileri dir?

Devletin ceza kanunları ile suç olarak belirlediği fiileri işleyenler, bu fiilleri işlediklerinde devlet ve toplum düzenine karşı mı suç işlemişlerdir, yoksa kişilere karşı mı?

Bir fiilin(suçun) suç olduğunu kim belirler?

Ceza kanunları ile korunan nedir?
Toplum ve devlet düzeni mi?
yoksa
Kişilerin menfaati mi?

Suçu suç olarak belirleyen ve bu suça bir ceza öngören devlet, suçun mağduruna 'bunu af edip etmeme yetkisini sana verdim' dediği zaman, ceza verme yetksini devr etmiş olmaz mı?
Kendisine af yetkisi verilen mağdurun 'medem ki benim af etme yetkim var, ceza verme yetkisi de istiyorum' isteğini hangi gerekçe ile geri çervireceksiniz? Haksız mıdır bu isteğinde?


Saygılarımla
Old 01-04-2010, 21:53   #66
Av.1911

 
Varsayılan

Af yetkisi cezayı veren erk' e dolayısıyla devlet ve yine dolayısıyla iktidarı elinde tutan siyasal iktidarların menfaat hesaplarına uygun görecekleri zamanlarda kullana-
bilecekleri bir uygulama müessesesi olmamalı zarar görenin vicdanına bırakılması gereken bir uygulama ve ANAYASAL bir hak ve YASAL ÇERÇEVESİ çizilmiş sistem olarak mevzuatta yer almalı.
Old 02-04-2010, 09:48   #67
Av. Ersin Aslan

 
Varsayılan

Sayın Gemici;
Devlete karşı işlenen suçlar devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı işlenen suçlar, devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar,anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,milli savunmaya karşı suçlar,devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardır. Bunun dışında mesela bir kasten yaralama suçu bireye karşı işlenen suçtur bu suç hakkında devletin faili affetmesi doğru değildir.
Old 02-04-2010, 15:16   #68
Av. Fatih KARACA

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.1911
Af yetkisi cezayı veren erk' e dolayısıyla devlet ve yine dolayısıyla iktidarı elinde tutan siyasal iktidarların menfaat hesaplarına uygun görecekleri zamanlarda kullana-
bilecekleri bir uygulama müessesesi olmamalı zarar görenin vicdanına bırakılması gereken bir uygulama ve ANAYASAL bir hak ve YASAL ÇERÇEVESİ çizilmiş sistem olarak mevzuatta yer almalı.

Sayın Meslektaşım,

Size göre, bir cinayet yargılaması sonunda hüküm giymiş mahkumu af yetkisi kimde olmalıdır? Yani mağdur kimdir? Ölenin geride kalanları mı yoksa bu sorulara cevap vermesi mümkün olmayan maktul mü?

Saygılarımla
Av. Fatih KARACA
Old 02-04-2010, 21:23   #69
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.1911
Af yetkisi cezayı veren erk' e dolayısıyla devlet ve yine dolayısıyla iktidarı elinde tutan siyasal iktidarların menfaat hesaplarına uygun görecekleri zamanlarda kullanabilecekleri bir uygulama müessesesi olmamalı zarar görenin vicdanına bırakılması gereken bir uygulama ve ANAYASAL bir hak ve YASAL ÇERÇEVESİ çizilmiş sistem olarak mevzuatta yer almalı.



Alıntı:
Yazan Av. Ersin Aslan
Sayın Gemici;
Devlete karşı işlenen suçlar devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı işlenen suçlar, devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar,anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,milli savunmaya karşı suçlar,devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardır. Bunun dışında mesela bir kasten yaralama suçu bireye karşı işlenen suçtur bu suç hakkında devletin faili affetmesi doğru değildir.



Af olsun mu olmasın mı, af olacaksa kim affetsin sorularının cevabını vermeden önce,
suç nedir, bir fiilin suç olduğuna kim karar verir ve hangi fiiller suç olarak nitelendririlir?
ve
Suç olan fiil neden cezalandırılır ve cezalandırmanın amacı nedir sorularının cevbanın verilmesi gerekir.

Suç: Hukuk kurallarının yasakladığı ve yapılmamasına veya yapılmasına cezai yaptırım(müeyyide) bağladığı eylem. (Prof.Dr. Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü)
Suç’un tarifine bakılırsa sadece hukuk kuralları tarafından konulan bir yasak söz konusu, fiilin kime karşı işlendiği ve kime zarar verdiği değil.
Suç’un unsurları/bir fiil ne zaman suç olur?
Suç’un üç unsuru vardır. Bu üç unsur gerçekleşmediği sürece suçtan bahsedilemez. Ve bu üç unsuru tespit eden, yani suçun suç olduğunu belirleyen hukuk sistemi, yani devlettir. Hangi fiilin ne zaman suç olduğu ve cezalanduırılıp cazalandırılmıyacağına devlet ve bu devletin hukuk sistemi karar verir. Devletin bu konuda bir tekeli vardır.
a. Fiil/olay=maddi unsur
b. Hukuka aykırılık
c. Cezai ehliyet
Örnekler:
Devlet ızdırar halini cezalandırır mı? Cezalandırmaz! Neden cezalandırmaz peki? Çünkü hukuka aykırılık yoktur.
Gelelim bu ızdırar halinde olayın mağduruna. Mağdur fiili işleyenin cezalandırlmamasını kabul eder mi? Etmez ve malına veya canına zarar verenin cezalandırılmasını ister. Neden? Çünkü onun tek düşüncesi vardır; malına veya canına zarar verenin cezalandırılması. Adalet diye nitelendirdiğimiz mefhumun yerini bulması değil.
Aynı durum cezai ehliyetin olmaması durumu için söz konusu; Olayın mağduru fiili işleyen kişinin cezalandırılmasını ister. Devlet ve hukuk ne der burada? Hayır der!

Sözün kısası: Ceza hukuku bir kamu hukuku dalı olarak toplum düzeni, hukuk düzeni ve toplumsal barış için önemli olan hakları korur ve bu haklara zarar veren fiilleri suç sayar ve cezalandırır. Suçtan zarar gören bireylerin burada söz hakları yoktur. Cezayı devlet organları verir. Ve bu cezayı verirken bireyin, as, kes, af et demesine aldırmaz.

Durum böyle olunca da bir fiili suç sayma ve cazalandırma tekelini elinde tutan devletin
1. af konusunda da bir tekele sahip olması gerekir.
2. Suçun mağduru af konusunda yetkili olsun dediğiniz zaman kimin mağdur olduğu ve kimin bu hakkı kullanacağı konusunda zorlanırsınız. Daha önce de belirttiğim gibi namus saiki ile eşini, kızını, kardeşini veya başka bir yakınını öldüreni kime af ettireceksiniz?
3. Günümüz batı hukuku suçludan intikam almayı değil, suçlunun topluma yeniden kazandırılmasını, toplumun korunmasını ve suç işleme olasılığı olabilecek kişileri korkutmayı, bu suretle onların suç işlemelerini önlemeyi amaçlıyor. Mağdura af yetkisi verdiğinizde cezanın bu amacına ters düşmüş olur ve intikam duygularının ön plana çıkmasına yol açmış olursunuz.
4. Suçları, devlete karşı olan suçlar ve kişilere karşı olan suçlar diye ikiye ayırdığınızda, tüzel kişilere karşı işlenen suçlara ne yapacaksınız? Mağdur şirketin genel müdürü mü af yetkisini kullansın?


Saygılarımla
Old 04-04-2010, 00:03   #70
Av.1911

 
Varsayılan

Sayın Av. Fatih Karaca
Maktülün mirasçıları tabiidirki söz sahibidirler. mesele af yetkisinin nasıl,hangi safhada ve ne şekilde kullanacağı hususundatoplanırsada konu yasa hazırlanırken maddeler şekillenirken komisyonlarda yapılacak tartışma ve incelemeler sonucunda şekillenir diye düşünekteyim..
Kullanılacak af yetkisininde kişisel suçlarla ilgili olması gerektiği yönünde fikir belirttiğimide açıklamam gerekir.
Saygılarımla
Old 04-04-2010, 00:16   #71
Av.1911

 
Varsayılan

Sayın Gemici.
1-Devlet ceza yetkisini elinde tutmakta isede devlet denen kurum oluşturulurken fertlerin cezalandırma haklarının yanında vicdanlarında oluşacak insani bir olgu olan af etme hissi il doğan af yetkilerini devlete devrettiklerini sanmıyorum.
2-Her ceza alanın illede affa uğraması bir gerekli-
lik olmadığından mağdurun af yetkisini kullanmasıda şart değildir.
3-Suçlunun topluma kazandırılmasından ,mağdurun adalet duygusunun tatmin edilmesi daha önemlidir görüşündeyim.
4-tüzel kişiliklerde genel müdür olmasada yönetim kurulları veya ortakların kararlarının geçerli olması uygun kanaatindeyim.Devlete karşı suçların ise af konularına malzeme olmaması amma devlete karşı suçlarında tekrar elemine edilerek belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum
Saygılarım ile.
Old 05-04-2010, 12:23   #72
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.1911
Sayın Gemici.
1-Devlet ceza yetkisini elinde tutmakta isede devlet denen kurum oluşturulurken fertlerin cezalandırma haklarının yanında vicdanlarında oluşacak insani bir olgu olan af etme hissi il doğan af yetkilerini devlete devrettiklerini sanmıyorum.
Sayın Av.1911,
yazdıklarınızın ne anlama geldiğini veya tarihte ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve bundan sonra da doğurabileceğini, düşündünüz mü bilmiyorum?

Bir daha tekrarlıyayım, ceza verip vermeme ve bir fiili suç olarak değerlendirip değerlendirmeme konusu devletin tekelindedir.
Kişilerin cezalandirma hakları yoktur hukuk devletinde. Cezalandırma hakkı olmayan kimselerin devletin yetkili organları tarafından verilen ceza oranını azaltıp çoğaltma veya ortadan kaldırma hakları da yoktur(af verilen cezayı çektirip çektirmemek veya ortadan kaldırmaktır).
Durmadan kişilere karşı suçlardan bahsediyorsunuz: Devletin bir memurunu, bir polisi örneğin, öldüren kimse kime karşı suç işlemiş olur sizce? Memuru çalıştıran devlete karşı mı, yoksa o kişinin ailesine karşı mı? Kimdir burada mağdur olan?

Bir kadına cinsel tacizde bulunan kişi kime karşı suç işlemiş olur? Kadına karşı mı, yoksa bu gibi durumlarda suçlu olarak gördükleri kişiyi öldüren kadının kocasına, babasına veya kardeşlerine karşı mı?

Başta sorduğum soruyu cevaplandırayım. Suçtan zarar gören kimse adalet madalet bilmez, sadece ve sadece intikam peşine düşer. Bunun böyle olduğunu, devletin makamları tarafından cezalandırılan ve cazasını çektikten sonra hapishaneden çıkan kişileri, devletin verdiği cezayı az bularak, öldürenlerin ruh durumlarından çıkarabiliriz.

Vicdanda oluşacak dediğiniz insani olgu, çoğu zaman kan davalarında görülen ve devlet yasalarının işlemediği durumlarda söz konusu olan kişilerin kendi haklarını kendilerinin gerçekleştirmesinde görülen olgudur.

Hukuk devletinin en başta gelen özelliği, koyduğu hukuk kurallarını yine bu kurallardan çıkarılan yürütme kurallarına dayanarak zorla uygulamaktır. Bunu kabul etmeyenler, sen af ettin ben etmem, ben sana af etme yetkimi devretmedim' diyenler yine aynı kurallar çerçevesinde zorla yola getirilir. Ve, af müessesi hemen hemen her devletin hukuk sisteminde var ama bu devletlerden hiç biri af edilmesi soz konusu olan kişiyi veya kişileri suçun mağduruna veya mağdurun yakınlarına teslim edip, 'geleceği senin elinde, buyur af mı edersin, yoksa daha süründürürmüsün' demiyor.

Saygılarımla
Old 07-04-2010, 13:45   #73
zybyrm

 
Varsayılan

AF olabilir diyorum,ancak mutlaka olmalı mı?Bir hukukçu olarak bu konuda olmalı yada olmamalı diye kesinlik arz eden bir fikir beyan etmem yerinde olmaz.Zira bu konuda yetkinin tamamen TBMM’de olduğu hususu ortadır. TBMM yaptığı her işlemi MİLLET adına,kamu menfaatlerini gözeterek gerçekleştirir.Aslında bu Devletin Egemenlik yetkisinin yansımasıdır.Kanun koyucu bir fiili suç olarak düzenleyip cezalandırmak konusunda nasıl takdir yetkisine sahip ise bir fiili suç olarak cezalandırmamak veya geçici bir süre suç olmaktan çıkarmak veya cezayı ortadan kaldırmak konusunda da takdir yetkisine sahiptir.Ancak bu müessese kullanılacaksa çok dikkatli davranılmalıdır.Özellikle siyasi gayelerle ya da salt cezaevlerinin doluluğu göz önüne alınarak yapılmamalıdır Konuya yorum yapan arkadaşların çoğu devlet affedebilir ya suçtan zarar gören ne olacak diyor!! Peki Devlet mi egemen şahıs mı?Ya da şahıslar cezalandırma yetkisini devlete devrettiği için Devlet de Egemenlik yetkisinin(cezalandırma yetkisinin) kullanımını şahsa mı devretmeli?Bence konuyu dallandırmanın pek mantığı yok,takdir milletin oylarıyla seçilmiş TBMM’nindir.

ANAYASA 6. madde : Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir.Türk Milleti egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır.Egemenliğin kullanılması hiçbir kişiye , zümreye veya sınıfa bırakılamaz.Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamaz.
Old 08-04-2010, 17:58   #74
Av.1911

 
Varsayılan

Sayın Gemici,
Af denilen kavram her insanın vicdanında ve gönlünde veya derinliklerinde bulunan bir sihirli bir kelimedir,
Af etmek erdemliliktir.Her olaydada herkesin bu erdemli davranışı göstermesi mecburiyet değildir
Af etmenin sosyolojik, psikolojik tahlil ve yorumları geniştir .Konuyu olumsuzlaştırmağa gayret etmemek gerek,dinsel öğretilerlede affın daha makbul olduğu desteklenebilir.En günahkar ruhlar dahi af ümidiyle yaşar ve ölür.
Hukukumuzdaki takibi şikayete bağlı suçların takipsiz kalmasıda pasif bir af kullanma yoludur.Fakat böyle olmasından ziyade kanunların ve hukuğun işlemesi gereken cezanın tesbit edilmesi uygulanmasında af konusunda zarar gören tarafın iradesinede yer verilmesi daha adaletlidir.Af olmasında anlaşma olunca bunun teferruatı da uzmanların tartışmaları ile tesbit olunur.
Old 09-04-2010, 00:41   #75
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.1911
Sayın Gemici,
Af denilen kavram her insanın vicdanında ve gönlünde veya derinliklerinde bulunan bir sihirli bir kelimedir,
Af etmek erdemliliktir.Her olaydada herkesin bu erdemli davranışı göstermesi mecburiyet değildir
Af etmenin sosyolojik, psikolojik tahlil ve yorumları geniştir .Konuyu olumsuzlaştırmağa gayret etmemek gerek,dinsel öğretilerlede affın daha makbul olduğu desteklenebilir.En günahkar ruhlar dahi af ümidiyle yaşar ve ölür.
Hukukumuzdaki takibi şikayete bağlı suçların takipsiz kalmasıda pasif bir af kullanma yoludur.Fakat böyle olmasından ziyade kanunların ve hukuğun işlemesi gereken cezanın tesbit edilmesi uygulanmasında af konusunda zarar gören tarafın iradesinede yer verilmesi daha adaletlidir.Af olmasında anlaşma olunca bunun teferruatı da uzmanların tartışmaları ile tesbit olunur.

Sayın Av.1911,
ceza ve af konusunda insanlığın tarih sürecinin başlarında var olan bir uygulamayı savunuyorsunuz. Dinlerin doğuşu ve devletlerin kuruluşu ile beraber bu uygulama terk edilmiştir. Devletlerin ceza verme ve verdikleri cezayı çektirmekten vaz geçmeleri veya hiç ceza vermeden suçluyu af etmeleri belirli bir tarihi gelişimin sonucudur.

Burada üzerinde tartıştığımız konu, af olarak nitelendirdiğimiz ve insanlarda büyüklük ve 'erdemlilik' karakter özelliklerinin dışa vuruşu olarak karşımıza çıkan olan ama ceza hukuku bakımından tamamen değişik bir işleve sahip olan, hukuki bir kavram. Yasaların mağdura şikayet hakkı tanıması ve 'günahkar ruhların af ümidiyle yaşaması' ile hukuki bir kavram olan affı birbiri ile karıştırmamak gerekir.

THS'de Yabancı Hukuk Sistemleri alanındaki 'Kanun' ve Arnavutluk başlıklı mesajımı okursanız, suçların mağdurlarının ceza verme veya af etme veya af etmeme konusunda söz sahibi olmalarının nasıl sonuçlanacağını ve bu türden bir uygulamanın ve sistemin nasıl bir korku toplumu yaratabileceğini görebilirsiniz. Aslında o kadar uzağa, Arnavutluk'lara gitmeye bile gerek yok, bundan önce de birkaç sefer tekrarladığım gibi, bizdeki kan davalarına ve töre cinayetlerine bakmanız da yeter. http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=49212

Ayrıca,
Arş.Gör.Dr. İlhan Üzülmezin,
Ceza Sorumluluğunun Esası ve Cezalandırmanın Amacına Dair Düşünce Hareketleri (Ceza Hukukunda Okullar Mücadalesi) makaleseinden, cezalandırmanın ve cezanın hukuki yapısı hakkında bilgi edinebilirsiniz. Cezalandırmanın tarih içinde geçirdiği süreçleri sözü geçen makalenin birinci sayfasının dipnotunda bulabilirsiniz.
http://hukuk.erzincan.edu.tr/dergi/makale/2001_V_13.pdf

Saygılarımla
Old 09-04-2010, 00:53   #76
Av.1911

 
Varsayılan

Sayın Ziya Bayram - Sayın Gemici
Af olması hakkındaki görüşüm TBMM de kabul edilecek Anayasal ve yasal düzenlemeler şeklinde olması gerektiğini belirttiğim için şahıslarca kullanılabilecek bir affın yasal bir uygulama olacağıda tabiidir.
Bu yetkiler devlete fertleri tarafından verildiğine göre , yetkiyi alan gücün verilen yetkilerin bir kısmını kendiside kullanmak steyen devleti kuran asıl unsur olan fertlerin bu makul isteklerine karşı despotik davranma ile yola getirmeğe çalışması şeklinde bir görüşü modern devvlet anlayışı ile bağdaştıramadığımı belirtmek isterim ..
Saygılarımla.
Old 09-04-2010, 01:05   #77
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.1911
Bu yetkiler devlete fertleri tarafından verildiğine göre ,

Hangi fertler, hangi devlete, hangi yetkiyi vermiş?
Siz devletle bir sözleşme mi yaptınız?
Yaptığınız sözleşmeden dönebilir misiniz?
Yetkiyi veren fert olarak savcı ve hakimlerin yerine geçip 'ben halkım, ben milletim beni ilgilendiren konularda ben karar vermek isterim' der misiniz?
80 milyon fert kalkıp, 'ben yetki verdim, ben cezalandırma ve af etme hakkımı kullanmak istiyorum' derse ne olacak peki?

Yoksa var olup olmadığı belli olmayan ve sadece bir teoriden ibaret olan bir 'tabii hukuk' kavramından mı bahsediyorsunuz?

Alıntı:
Yazan Av.1911
fertlerin bu makul isteklerine karşı despotik davranma ile yola getirmeğe çalışması şeklinde bir görüşü modern devvlet anlayışı ile bağdaştıramadığımı belirtmek isterim ..

Af etmeye değil de, af etmemeye ve intikama dayalı istek nasıl 'makul istek' olur merak ettim.
Yola getirme konusunda Kemal Gözler de aynı düşünceyi savunuyor, ama Devleti despotik olarak değil sadece 'cebir' kullanma yetkisine sahip olarak değerlendiriyor.

Alıntı:
Yazan Kemal Gözler
Böylece hukuk düzeni, beşeri davranışının cebri düzeni olarak tanımlanabilir. Hukuk düzeni, cebir düzeni XE "zorlama düzeni" (ordre de contrainte XE "ordre de contrainte" ) olmasıyla, diğer sosyal düzenlerden ayrılır. Cebir unsuru, nihai kriterdir.
Hukuk cebir düzenidir. Ama, herhangi bir cebir değil, müeyyide niteliğine sahip olan bir cebirdir. Müeyyide de bir cebir işlemi, yani bir şiddetin uygulanmasıdır. Ne var ki, müeyyide diğer cebir işlemlerinden farklı olarak, sosyal bakımdan istenmeyen bir duruma ve özellikle sosyal bakımdan zararlı bir beşeri davranışa karşı tepki olarak hukuk düzeni tarafından izin verilen güç kullanımıdır. Diğer bir ifadeyle, müeyyide hukuk düzeni tarafından ihdas edilmiş bir cebirdir.

Kemal Gözler, Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu, Ankara, US-A Yayıncılık, 1998, 245+III s. (www.anayasa.gen.tr/hgt.htm)


http://www.anayasa.gen.tr/hukukungenelteorisi.htm




Saygılarımla
Old 10-04-2010, 23:36   #78
eser_29

 
Varsayılan

Ben devlete karşı işlenen suçlar ve vatandaşa karşı işlenen suçlar ayrımına afta karşıyım. Sonuçta devlet denilen organda da bu milletin her bireyinin bir hakkı var. Basit bir örnekle bir sokak eyleminde kamu maluna zarar vereni affetmek "kamu"yu oluşturan beni rahatsız eder. İstediği kadar orada devletin aracı,binası vs. zarar görsün. Orada manevi manada benim güvenliğim, toplum bütünlüğümü sağlayacak olan organ zarar görüyor.

Konuya gelince ülkemizdeki gibi affın suyunun çıkartılmasına karşıyım. Zaten cmk'nın bile onca af içerdiğini, çoğu mide bulandırıcı suçta sanığın elini kolunu sallayarak adliyeden çıktığı görüntüyü tv'den izleyince bu millet "bu ülkede adalet yok" diyerek devlete olan güvenini yitiriyorsa orada affa dair düşünceler bence kolay kolay dile getirilmemeli. Zira toplumlarda adalete olan güven kaybolursa herkes kendi hakkını kendi arar ve ortaya çıkan kimi suçları önleyemeyiz.
Old 21-04-2010, 09:47   #79
Zafer AŞKIN

 
Varsayılan

Devletin af yetkisinin önceden konulmuş sınırları olmalıdır. Bu da ancak Anayasaya bazı hükümler koymak sureti ile olabilir.
Af yetkisinin sınırlarını tayinde, çıkarıldığı tarihteki TBMM nin sınırsız inisiyatifine bırakmak durumunda , bazı üyelerin akraba ve siyası yakınlarına yararlı olabilecek şekilde önergeler verdiğini defalarca gördük.
Yine af yetkisinin , cezaevlerinin yetersiliğinden dolayı çıkarıldığını da defalarca izledik.
hatta bu gerekçeye dayanan af çıkartılırken , siyasi olarak bu affı üstlenip , tutuklu , hükümlü ve sabıkalısı bol bir ülkede nasıl oy alınabileceğini de bilmekteyiz.
Af ne cezaevlerini boşaltmak , ne siyasilerin aklanması , ne de o avlamak için kullanılmamalıdır.
Bu nedenle bir af çıkacağında , bunun gerçek gerekçelerinin kamuoyuna duyurulması gerekmektedir.
Bu durumda , bu aftan yararlanabilecek siyasetçiler, akrabaları , önemli kişiler ve ilişkiler mercek altına alınıp kamuoyunun görüşü oluşabilir.
Ancak şunu da unutmamak gerekir.Anası, babası, kardeşi ölmüş, tecavüze uğramış , malı gaspedilip çaresiz bırakılmış v.b. kişilerbu affı hiçbir zaman içlerine sindirememektedir. Bu nedenle şahıslara karşı işlenmiş suçların affını birçok kişi uygun görmemektedir.
Biraz düşününce , "Devlet kendisine karşı işlenmiş suçları affetsin" anlayışının ise tamamen yanlış olduğu görülmektedir.
Devlete karşı işlenmiş suç, kişilere karşı işlenmiş suçlardan davha vahimdir. Böyle suçlar ,toplumun tamamına karşı işlenmiştir. Suçtan zarar gören sayısı ülke nüfusuna eşittir
Örneklersek; bir bankayı soyan patronun devlete zararını hesaplamak mümkündür. Bu zarar ülke parasının bir kişinin cebine girmesi demektir.Böylece buharlaşan para devletin hizmetlerinde kullanılmaktan öte , bu paranın göreceği işi devlet ertelemeyip , başka dolaylı-dolaysız vergileri arttırarak glirini dengeler. O halde fatura ülke halkından çıkacaktır.
Sokakları , otobüsleri tahrip edip yakan , banka-dükkan camlarını kırıp zarar veren bir teröristin yaptıklarını ise , ya vatandaş kendi öder , ya da sigorta şirketleri ödeyip zarar hanesine yazar, vergiden düşerler.
Sonuç yine aynı olacaktır.belediyeler ise yakalanan teröristlere rücu yerine , zararı kendisi giderip , aldığı vergilerden oluşan bütçesine dahil eder.
Bu durumöda, devlata karşı işlenmiş suçun da vehameti anlaşılmaktadır.
Durum böyle olunca;
Af çıkartmanın yazılı bir kuralı olması gerekir.
Af çıkartılan kişilerin hiç ceza görmeden affeddilmemesi gerekir.
Aftan sonra normal hayata adapte olabilecek kişilerin seçilmesi gerekir.
Aftan sonra da bu kişilerin takip edilmeleri gerekir.

Af büyüklükten dolayı değil, topluma kazanılacağı düşünülen kişiler uygulanmalıdır.
Old 22-04-2010, 15:48   #80
Av.1911

 
Varsayılan

Sayın Zanta
Af konusundaki görüşlerinize teşekkür ediyorum.Düşüncelerime bir paralellik gözlemliyorum.Evet yasal sınırları çizilmiş teferruatı uzmanlarca tartışılmış bir af şıkkınında ceza hukukunda bulunmasıgerekir diyorum.
Saygılarımla.
Old 23-04-2010, 11:59   #81
Av. Eyüp KATI

 
Varsayılan

bireyin mağdur olduğu konularda her türlü affa karşıyım. devlete karşı olanlarda birey etkilenmemiş ise (düşünce suçları gibi) olabileceği kanaatindeyim.
Old 24-04-2010, 00:02   #82
Av.1911

 
Varsayılan

Sayın Av.Eyüp Katı
Asıl olan bireyin mağdur olması halinde mağduriyete uğrayan bireyin af yetkisi elinde olmalı ( İlla af yetkisini kullanacak değil) .Mağduriyete uğrayan bireyler yerine politikacıların on binlerce kişiyi, mağdurlara sormadan salıvermesi, cezalarında tenzilat yapması çokmu adil olmakta ?
Old 25-04-2010, 09:21   #83
karizmavukat

 
Varsayılan

nasıl olmus da es geçilmiş bilmiyorum ama günlerdir tartışılan konuda meslektaşlarımızın gözünden kaçan çok önemli bir husus var.. insanlar binyıllardır belli bir cezası oldupunu bile bile suç işlemeye devam ediyor. ve daha hazin bir şey var ki verilen ceza o suçun işlenmiş olduğu gerrçeğini değiştirmiyor. işlenen suçun neticesinde fail idam de edilse ömür boyu cezaevinde kalsa da bu suçun meydana getirdiği tahribatı yok etmezki. ceza hukukuna bakarsak cezanın caydırıcı ve ıslah edici etkisinden bahsediliyor. caydırıcılık falan yok. kimse bişeyden caymıyor tam tersine ceza ne olursa olsun insanlar suçu giderek artan oranlarda işlemeye devam ediyor. ıslah meselesine gelince her bireyin aynı sürede ıslah olacağını düşünmek ne kadar saçma ve mantıksız farkettiniz mi... her insan bambaşka ve birbirinden farklıdır. kimisi bir geceyi cezaevinde geçirerek bile ıslah olabilir... benim kanaatim affın her daim yürürlükte olması ve bireye göre ıslah olup olmadığına göre uygulanmasıdır. şartlı tahliye diyorlar adına ama aslında adı bu olmamalı. ıslah olan bireyi hele de mağdur rıza göstermişse hala özgürlükten niye alıkoyuyoruz. 10 sene 5 sene yat ıslah ol... bence ceza ve af sisteminin kişiye göre uygulanacak şekilde değiştirilmesi gerek. dikkatli düşünürseniz bu eşitlik ilkesine falan da ters olmaz. azılı sabıkalı bir suçlu ile zorunluluk gereği suçu işleyen kişinin aynı cezayı alması esasen eşitliğe aykırıdır. ceza olaya göre değil sçun esaslı ögesi faile göre belirlenmelidir. ıslah da öyle... af da öyle...
Old 25-04-2010, 22:50   #84
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan karizmavukat
azılı sabıkalı bir suçlu ile zorunluluk gereği suçu işleyen kişinin aynı cezayı alması esasen eşitliğe aykırıdır.

Nerede yazılı 'azılı sabıkalı bir suçlu ile zorunluluk gereği suçu işleyen kişinin aynı cezayı' alacağı?
Saygılarımla
Old 28-04-2010, 17:19   #85
AVUKUAT63

 
Varsayılan

af bence devletin sadece devlete karşı suçlarda kulanması gereken bir müesese oldugu kanaatındeyım dolayısıyla er nekadar af olabilir desemde uzlaşmanın genişletilmesi taraftarıyım .
Old 29-04-2010, 11:45   #86
Av.1911

 
Varsayılan

azılı sabıkalı biri ile zorunluluk gereği suç işleme zorunda kalan kişinin alacağı ceza hukukumuzda ayny sonuçları vermez.
Genede ceza hukukunda yer alacak olan mağdura failler hakkında kullanabileceği bir af yetkisinin bulunması ceza hukukumuzda olumsuz netice vermez bilakis değişik açılardan faydalı sonuçlarda getirebilir bu uygulamanın artı ve eksileri,hangi suçlarda ,hangi şekil ve şartlarda,hangi aşamalarda ,faile kaç defa vs uygulanacağı hususları konu ile alakası olabilen tüm mesleki uzmanlarca tartışılaratak çıkan neticelere göre ceza hukukunda maddeleştirilmesi mutlaka olması gereken bir uygulama şekli olarak yer almalıdır fikrimi takrar ederim
Old 29-04-2010, 14:34   #87
Mehmetttt

 
Varsayılan

belli suçlarda affın olmayacağı kanısındayıım mesela çocukların cinsel istismarı ve bunun gibi suçlarda kesinlikle affın olmamasından yanayıım
Old 29-04-2010, 22:25   #88
Av.1911

 
Varsayılan

Sayın Mehmetttt.
Belli suçlarda affın olmayacağı kanısında olduğunuza göre Ceza hukukunda af müessesesininde olabileceği düşüncesinde olduğunuzu kabul edebiliriz sanırım.
Bu ankete evet derken şartlarınında uzmanlarca tartışılıp tesbit edilmesi gerektiğini yine vurgulamak zorundayım.
Saygılarımla.
Old 29-04-2010, 22:35   #89
Av.1911

 
Varsayılan

ben her zaman uzlaşmanın genişletilmesi taraftarıyım. Af karşıtıyım.

Suç kime karşı işlenmişse bu hakkı belirli şartlarda bu kişiler bu hakları kullanabilmelidir.
------------------
Av.Barış Oğlak

Sayın Av.Barış Oğlak.
Karşı olduğunuzu söylediğiniz affı (siyasilerin yerli yersiz oy hesabı ile çıkardıkları genel aflar olarak )tanımlayabilirmiyiz.
İkinci cümlenizden ceza hukukunda af müessesesinin düzenlenmiş olmasını kabul edebileceğinizi anlıyabilirmiyiz ?
Saygılarımla .
Old 02-05-2010, 22:51   #90
zeynep uyanık

 
Varsayılan af...

Alıntı:
Yazan GECE
Sevgili hukukçular,
"AF" kavramına bakış açınızı merak ediyorum.
1-Hüküm giymiş birine "af" getirmek doğru mudur?
2-Affetme yetkisi kimde olmalı; devlette mi, o suçun ilgilisinde (mağduru,zarar göreni vs) mi?
3-Affın suçlular üzerindeki etkisi nedir?

Affın doğruluğundan ziyade affedilecek suçun niteliği de önemlidir bence. Sayfalarca sabıkası olup nitelikli suçları işleyen birini affetmenin doğruluğunu tartışmak gereksiz olur. Affetme yetkisi kısmen suçun ilgilisinde olabilir.
Özellikle nitelikli suçlarda affın suçlular üzerinde teşvik edici olduğu kanaatindeyim. Teşekkürler.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ceza Hukukunda Temyİz lawyer35 Meslektaşların Soruları 14 25-06-2011 22:00
Ceza Hukukunda Şikayet ... Burak_Cu Meslektaşların Soruları 3 31-05-2009 15:32
Ceza Hukukunda Direnme Ve İtiraz Av. Hulusi Metin Meslektaşların Soruları 0 17-03-2005 06:46


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08393407 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.