Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Ceza Hukukunda Temyİz

Yanıt
Old 25-06-2008, 20:40   #1
lawyer35

 
Varsayılan Ceza Hukukunda Temyİz

Herkese iyi çalışmalar.
Ceza hukukunda temyiz, eski cmuk'a göre mi yoksa yeni cmk'ya göre mi yapılacaktır?
Old 25-06-2008, 23:48   #2
halilerdemir

 
Varsayılan

temyizi, yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK ya göre yapmanız gerekmektedir.suç eski kanun yürürlükteyken işlenmiş veya mahkemece hüküm kurulurken eski- yeni kanun karşılaştırılmış ve sanık lehine olan kanun uygulanmış ve hüküm kurulmuş olabilir.Böyle olsa da eski kanun mülga olmuştur. temyizinizi yürürlükte bulunan 5271 sayılı kanuna göre yapmanız gerekir.
Old 26-06-2008, 07:52   #4
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

Şu hatırlatmayı yapmakta da fayda var:

5320 sayılı kanunun 8. maddesine göre "Temyiz ve karar düzeltme

MADDE 8.- (1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır."

Yani bu maddeye göre, Bölge Adliye Mahkemleri faaliyete geçene kadar CMUK uygulanacak.Bildiğim kadar BAM'lar göreve başlamadı.
Old 26-06-2008, 08:18   #5
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın lawyer35

Eğer temyiz sınırı ile ilgili olarak soruyorsanız, dava ne zaman açılmış olursa olsun veya suç ne zaman işlenmiş olursa olsun bugün yürürlükte olan temyiz sınırına göre işlem yapılacaktır.

Eğer temyiz sınırı dışındaki konularla ilgili olarak soruyorsanız, Sayın Adnan Koray'ın yukarıdaki 4 nolu mesajında isabetle aktardığı madde uygulanacaktır.

Saygılarımla
Old 26-06-2008, 08:39   #6
advocati

 
Varsayılan

usül hukukunda leh ve aleyhe ayrımı yoktur yururlukteki uygulanır
Old 26-06-2008, 13:54   #7
halilerdemir

 
Varsayılan

Madde 326 - (Değişik: 21/5/1985 - 3206/66 md.)
Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme,
ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.
madde 305 te de;Temyiz olunamaz demektedir.madde 8 in genel ifadesine bakacak olusrak cmk nın yürürlüğe girmeden önceki kararların kesinleşinceye kadar cmuk un uygulanacağı belirtilmektedir.Burdan da çıkan anlam bölge adliye mahkemelerinin kurulmadığı,temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında ve kararların kesinleşinceye kadar cmuk un uygulanacağı belirtilmiştir.cmk nın yürürlüğü tarihinde uygulanacağı ve cmk da yürürlükyen sonra verilen kararlar cmuk a göre temyiz olunacağına ilişkin ben bir hükme rastlayamdım.cmk da aleyhe ve lehe ilişkin temyiz diye bir ifade kullanmadım.sadece karar verilirken lehe ve aleyhe kanun karşılaştırılmış olabilir dedim.sonuçta 1 haziran 2005 den sonra verilen kararların temyizinde CMK UYGULANIR.
Old 26-06-2008, 13:58   #8
lawyer35

 
Varsayılan

En temel hususlardan olan temyiz bahsinde dahi birçok farklı görüşler ortaya çıkmış durumda.Ne kadar ilginç bir durum ...
Old 26-06-2008, 18:24   #9
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Sayın katılımcılar,

Sayın korayad yukarıdaki maddeyi alıntılayıp, yanıt vermesine rağmen kafalarda kuşkular dağılmamışa benziyor...Özellikle sekreterime not yazdırıp, mesaj şikayet butonu ile de ayrıca uyaran değerli meslektaşımın uyarısından ve bugün Hukuk Haberleri Alanında yayınlanan konuyla ilgili(Bölge Adliye Mahkemelerinin bir kısmının kuruluşu ile ilgili)yayınlanan bir habere eklenen yorumlardan sonra bu mesajı yazmak zorunluluk halini almıştır.

4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda temyize ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Ancak, bu hükümlerin geçerli ve yürürlükte olacağı zaman Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçeceği zamandan sonraya bırakılmıştır. Bugünkü tarih itibariyle, BAM faaliyete geçmemiştir.Yukarıdaki maddeye göre; Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önceki temyize ilişkin hükümler; 1412 Sayılı Ceza Usulü Muhakemeleri Kanunundaki temyize ilişkin hükümlerdir.

Kısacası Resmi Gazetede BAM faaliyet tarihi açıklanana kadar eski usul kanununun temyize ilişkin hükümleri yürürlüktedir.

Saygılarımla

05.06.2007

http://www.turkhukuksitesi.com/showt...highlight=iran

Konu yukarıdaki linkte tartışılmış ve ben de mesaj yazmışım. Mesajımı aynen tekrar ederim.

Saygılarımla
Old 26-06-2008, 20:16   #10
DeryaK

 
Mesaj

Sayın Meslektaşlarım.

5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca, hâlen yürürlükte bulunan 1412 sayılı C.M.U.K.nun 305.-326. maddeleri,temyiz hususunda geçerlidir.

Selam ve saygılar.
Old 27-06-2008, 07:52   #11
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

Alıntı:

Madde 326 - (Değişik: 21/5/1985 - 3206/66 md.)
Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme,
ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.
madde 305 te de;Temyiz olunamaz demektedir

İla: ...-den, ...-e kadar (TDK)

305 ila 326 demek, 305,306,307,308,309 vs vs vs 323,324,325,326 demek.
Old 28-03-2011, 23:43   #12
BALDIRAN

 
Varsayılan

5230 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemeleri göreve başlayana kadar 1412 sayılı CMUK'un temyize ilişkin hükümleri uygulanmaya devam edeceğinden (305,,,326)konunun temyiz edilebileceği kanısındayım.saygılar
Old 29-03-2011, 09:13   #13
av.gülistan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan lawyer35
Herkese iyi çalışmalar.
Ceza hukukunda temyiz, eski cmuk'a göre mi yoksa yeni cmk'ya göre mi yapılacaktır?
tabiiki yürürlükte olan 5271 sayılı kanuna göre yapılacaktır.yeni kanun eski kanunu mülga eder.unutmayın.
Old 29-03-2011, 11:30   #14
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.gülistan
tabiiki yürürlükte olan 5271 sayılı kanuna göre yapılacaktır.yeni kanun eski kanunu mülga eder.unutmayın.

Keşke sizden önce yazılan mesajları okusaydınız.
Old 25-06-2011, 21:00   #15
ismailduygulu

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
ceza Genel Kurulu
Esas No : 2006/3-25
Karar No : 2006/18
Tarih : 14.2.2006


DEVLET ORMANINDAN AĞAÇ KESMEK ( Sanığın Yüzüne Karşı Karar Verilmiş Olmasına Rağmen Sonradan Müdafie Karar Tebliği temyiz Yönünden Yeni Bir Süre ve Hak Kazandırmadığı )
HÜKMÜN MÜDAFİE TEBLİĞİ ( Sanığın Yüzüne Karşı Karar Verilmiş Olmasına Rağmen Sonradan Müdafie Karar Tebliği temyiz Yönünden Yeni Bir Süre ve Hak Kazandırmadığı )
ceza yargılamasıNDA temyiz SÜRESİ ( Hüküm Tefhim Edilmişse Tefhimden Tefhim Edilmemişse Tebliğinden İtibaren Bir Hafta Olduğu )
HÜKMÜN TEFHİM EDİLMİŞ OLMASI ( Tefhimden İtibaren temyiz Süresi Başladığı - Hükmün Ayrıca Sanık Müdafiine Tebliği Gerekmediği )



ÖZET :

ceza yargılamasında temyiz süresi, hüküm tefhim edilmişse tefhimden, tefhim edilmemişse tebliğinden itibaren bir haftadır. Sanığın yüzüne karşı hüküm tefhim edilmişse. tefhimden itibaren temyiz süresi başlar. Bu durumda hükmün ayrıca sanık müdafiine tebliği gerekmez. Kararın sanığa tefhimine rağmen hükmün sanık müdafiine tebliğ edilmesi temyiz yönünden yeni bir süre ve hak kazandırmaz. Dosya kapsamından sanık müdafiinin yasal süreden sonra temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda temyiz talebinin süre yönünden reddi gerekir.


DAVA :

Devlet ormanından yakacak vasfında ağaç kesmek suçundan, sanığın 6831 Sayılı Yasanın 91/l-son, TCK'nın 59, 81, 647 Sayılı Yasanın 4,5 ve 6. maddeleri uyarınca 24 eşit taksitte ödenmek üzere 2.278.320.000.- Lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, tazminat, ağaçlandırma gideri, nisbi harç ve yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline ilişkin Sivaslı Sulh ceza Mahkemesi'nce verilen 06.05.2004 gün ve 110/75 sayılı karar sanık müdafiinin temyizi üzerine;

Yargıtay 3. ceza Dairesi'nce 24.11.2005 gün ve 10267/23131 sayı ile;

( ... 5237 sayılı Türk ceza Kanunu'nun 7. maddesinde "zaman bakımından uygulama" 5252 sayılı Türk ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinde ise, "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı ceza Muhakemesi Kanunu'nun hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;

5237 sayılı TCK'nun 7. ve genel hükümleri ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı ceza Muhakemesi Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması... )

Gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.

Yargıtay C.Başsavcılığı'nca 25.01.2006 gün ve 149950 sayı ile;

( ... Sivaslı Sulh ceza Mahkemesi'nin dosyasının incelenmesinde, sanığın yüzüne karşı, vekilinin yokluğunda tefhim edilen 06.05.2004 günlü karar yapılan tebligat üzerine ( 01.06.2004 )sanık vekili tarafından 08.06.2004 tarihinde temyiz edilmiştir.

CMK'nun 261 ( CM K. 231 )ve 310. maddeleri birlikte incelendiğinde sanığın yüzüne karşı tefhim edilen hükmün ayrıca vekiline tebliğinin gerekmediği ve bir haftalık temyiz süresinin sanığın yüzüne karşı tefhimle birlikte başlayacağı, gerekmediği halde sanık vekiline yapılan tebligat, yeni bir süre başlatmayacağı ve her hangi bir hak doğurmayacağı için sanığın yüzüne karşı tefhim edilen 06.05.2004 günlü kararın en geç 13.05.2004 günü mesai bitimine kadar temyiz edilmesi gerekirken sanık vekili tarafından 08.06.2004 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından temyiz süresinin yasal sürede olmadığının kabulü gerekir... )

Gerekçesiyle, itiraz yasa yoluna başvurularak, özel dairenin bozma kararının kaldırılmasına ve temyiz isteminin reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:


KARAR :

Olağan kanun yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için bir temyiz davası açılmış olmalıdır. temyiz davasının açılabilmesi için de, 5320 sayılı ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310'uncu maddesine göre iki koşulun varlığı gereklidir.

Bunlardan ilki süre koşuludur. Usul Yasası 310'uncu maddesinde, genel kural olarak tarafların temyiz isteğinde bulunabilecekleri süreyi hükmün tefhiminden, tefhim edilmemişse, tebliğinden başlamak üzere bir hafta olarak belirlemiştir. temyiz süresi 1412 sayılı CMUK'nun 310'uncu maddesinin 3. fıkrasındaki ayrıksı durum hariç olmak üzere, hükmün açıklanması sırasında hazır bulunanlar yönünden bu tarihte, yokluklarında hüküm verilenler yönünden ise gerekçeli kararın tebliği tarihinde başlar.

temyiz davasının açılabilmesi için gerekli ikinci koşul ise istek koşuludur. Yargılama hukukunun temel prensiplerinden olan "Davasız yargılama olmaz" ilkesine uygun olarak temyiz davası kendiliğinden açılmaz, bu konuda bir isteğin bulunması gereklidir. CMUK'nun halen yürürlükte bulunan 315'inci maddesinin l' inci fıkrası ile bu kuraldan uzaklaşılmış ve bazı ağır mahkumiyetlerde istek şartından sanık lehine vazgeçilerek, temyiz incelemesinin kendiliğinden ( re'sen )yapılması kabul edilmiş ise de, onbeş yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalara ilişkin hükümler dışında kalan kararlarda, süre ve istek koşullarına uygun temyiz davası açılmamışsa hükmün Yargıtay' ca incelenmesi olanaksızdır.

İncelenen dosyada; re'sen temyiz incelemesine tabi bulunmayan 2.278.320.000.- Lira ağır para cezasına ilişkin hükmün 06.05.2004 tarihli oturumda sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği, gerekmediği halde kararın 01.06.2004 tarihinde sanık müdafiine tebliği üzerine bu kez sanık müdafii tarafından 08.06.2004 günlü dilekçe ile temyiz inceleme isteminde bulunulduğu saptanmıştır.

Sanığın yüzüne karşı verilen hükümde, tefhimle başlayan bir haftalık temyiz süresi 13.05.2004 tarihinde sona ermekte olup, hükmün ayrıca gerekmediği halde sanık müdafiine tebliğ edilmesi yeni bir süre başlatmayacağı gibi yeni bir temyiz hakkı da doğurmaz.

Bu itibarla, süreden sonra vaki temyiz inceleme istemi üzerine verilen özel daire bozma ilamı bu yönüyle isabetsiz olup, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne, özel daire bozma kararının kaldırılmasına, CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık müdafiinin yasal süreden sonra gerçekleşen temyiz inceleme isteminin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmelidir.


SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 3. ceza Dairesi'nin 24.11.2005 gün ve 10267-23131 sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA,

3- Sanık müdafiinin yasal süreden sonra gerçekleşen temyiz inceleme isteminin CMUK'nun 317'nci maddesi uyarınca REDDİNE,

4- Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığı'na tevdiine, 14.02.2006 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
ceza genel hukukunda ne yapmalı denge Hukuk Lisans Eğitimi 19 04-08-2009 23:21
Ceza Hukukunda Direnme Ve İtiraz Av. Hulusi Metin Meslektaşların Soruları 0 17-03-2005 05:46


THS Sunucusu bu sayfayı 0,29447007 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.