Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Kadın Haberleri 2009

Yanıt
Old 03-08-2009, 09:35   #31
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Sevgilisi sokakta kaburgasını kırdı



Yalova’da termal otelde kalan 36 yaşındaki S... K... ve birlikte yaşadığı sevgilisi 34 yaşındaki C.Y., sokak ortasında bilinmeyen nedenle tartışmaya başladı.

Tartışma sırasında, S... K... C.Y.’yi tekme-tokat dövmeye başladı. Aldığı darbelerle yere yığılan kadına tekme ile vurmaya başlayan S... K..., çevreden yetişen esnaf tarafından yakalanarak polise teslim edildi. C.Y., esnaf tarafından çağırılan 112 Acil Servis ambulansı ile hastaneye kaldırıldı. Yalova Devlet Hastanesi’nde kaldırılan ve bir kaburgasında kırık tespit edilen C.Y., tedavisinin ardından taburcu edilirken, S... K... polis tarafından ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Süheyla GÖZDERELİLER / DHA 3 Ağustos 2009
Old 03-08-2009, 12:25   #32
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Koca dayağından kaçtı, kardeşleri dövdü



MUĞLA’nın Yatağan İlçesi’nde, 5 yıl önce eşinden yediği dayak sonucu beyin travması geçiren ve boşanarak ailesinin yanına yerleşen bir çocuk annesi M... K., bu kez de kendisini evden çıkarmak isteyen erkek kardeşlerinin hışmına uğradı.


Bir kardeşi tarafından sokak ortasında tekme tokat dövülen, burnu kırılan ve omuzu taşla ezilen kadın, kaçarak eve sığındı. Burada 2 kardeşinin birden saldırdığı M... K.'nin imdadına yaşlı anne- babası yetişti. Kendisini odaya kilitleyip polisten yardım isteyen M... K.'nın öfkeli kardeşleri ise, emniyette alınan ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Eşinden şiddet gördüğü için 5 yıl önce boşanan M... K. (42), oğlu (10) ile babasına ait 2 katlı müstakil evin üst katına yerleşti. Bir terzi dükkanında çalışarak çocuğunun ve kendisinin geçimini sağlayan M... K.’nın, zaman içinde aynı evin alt katında babası Hüseyin (72) ve annesi Münire (70) ile birlikte ot... kardeşleri M... (36) ve Hüseyin ile (23) arası açıldı. İddiaya göre kardeşleri, M... K.'nın evden çıkmasını isteyerek baskı uygulamaya başladı.

SOKAKTA ÖLDÜRESİYE DAYAK

Geçen cuma günü oğlunu evde bırakıp işe gitmek üzere çıkan M... K., sokakta karşılaştığı kardeşi M... ile içinde oturduğu ev yüzünden tartıştı. Erkek kuaförü M... ile ablası arasındaki tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddiaya göre ablasını sokak ortasında tekme tokat döven öfkeli kardeş, hırsını alamayıp taşla da sol omuzuna vurdu.

Kardeşinin elinden kaçarak kurtulan kadın, evine girip kapıyı üzerinden kilitledi. Annesini kanlar içinde gören oğlunun haber vermesiyle, anne Münire ve baba Hüseyin üst kata çıktı. Bu sırada, yanına askerden yeni gelen kardeşi Hüseyin’i de alan M..., üst kata çıkarak ablalarına burada da saldırdı.

M...'in, anne- babasının müdahalesine rağmen, elindeki bıçakla ablasını tehdit ettiği iddia edildi. Kendisini oğluyla birlikte odaya kilitleyerek 155 Polis İmdat hattını arayıp yardım isteyen M... K.’nın çağrısı üzerine eve gelen polis öfkeli kardeşleri etkisiz hale getirdi.

Odada kilitli kadın Yatağan Devlet Hastanesi’ne götürülerek tedaviye alındı. Burnunda kırık, sol omzunda doku zedelenmesi ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri saptanan kadına 3 gün işgöremez raporu verildi.

‘DEVLET SAHİP ÇIKMIYOR, NEREYE SIĞINAYIM?’

2004 yılında da eşi T... K.’dan yediği dayak yüzünden beyin travması geçirdiğini ve ailesinin yanına sığınmak zorunda kaldığını anlatan M... K., yaşadıklarına isyan etti. 5 yıldan bu yana kardeşlerinden sürekli şiddet gördüğünü, defalarca hastane raporu ile polise müracaat etmesine karşın hiçbir sonuç elde edemediğini belirten kadın gözyaşları içinde şunları anlattı:

“Yıllarca koca dayağı sırtımdan eksik olmadı. En son beyin travması geçirince ailemin yanına sığınıp eşimden ayrıldım. Bu kez de kardeşlerimin dayak ve kötü sözlerine maruz kalıyorum. Beni babamın evinden atmak istiyorlar. Benim ve çocuğumun can güvenliği yok. Sokak ortasında meydan dayağı yedim, kardeşlerim beni daha önce de şehir garajında dövmüştü. Polise müracaat ediyorum sonuç alamıyorum. Devlet sahip çıkmıyor, kime güvenip, nereye sığınacağım?”

‘DEŞERİM SENİ’

Annesinin gözleri önünde dövüldüğünü söyleyen küçük oğlu da olayın şaşkınlığını halen üzerinden atamamış bir halde şöyle dedi:

“O gün ben evimizin balkonundan annemi gördüm, ağlayıp eve geliyordu. İşe götürdüğü elindeki yemek çantası yırtılmış, yemekleri dökülmüştü. Hemen koşup kapıyı açtım, annemin üzeri toz içindeydi. Annem eve girdikten sonra M... dayım ve Hüseyin dayım içeri girip anneme saldırdı. M... dayım mutfaktan bıçağı aldı annemin ağzını kapatıp ‘deşerim seni’ diye bağırdı. Anneannem geldi annemi kurtardı. Daha önce de annemi ağaç dallarından daha kalın sopalarla dövdüler. Ben o zaman korkup evimize çıkmıştım.”

M... ve Hüseyin kardeşler ise polisteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. M..., ablasının psikolojik sorunları bulunduğunu ve iddialarının yalan olduğunu öne sürdü.

Cavit YILDIRIM/ YATAĞAN(Muğla),(DHA) 3 Ağustos 2009
Old 04-08-2009, 10:41   #33
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

N..., Çocuk Esirgeme’ye verilsin



H... T...’a “evliliğin iptali” ve “vasi tayini” davaları açan yedi kızı, dün savcılığa başvurarak, 71 yaşındaki babalarının evlendiği 17 yaşındaki N... T...’nin Çocuk Esirgeme Kurumu’na teslim edilmesini istedi.

T...’ın kızları Aysel D..., Aynur T..., Şükran T..., Ayfer T..., Ayşe Z... T..., Sevgi T... T... ve Mine T..., dün de Sarıyer Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak N... T...’nin koruma altına alınmasını istedi.

T...’ın yedi kızı adına suç duyurusunda bulunan Avukat Burhan Apaydın, savcılığa sunduğu dilekçesinde, Türkiye’nin 1989 yılından itibaren Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne taraf olduğunu hatırlattı. T...’nin 13 Ağustos 2009 tarihi itibariyle 17 yaşını tamamlayacağını belirten Apaydın, “N..., bu sözleşme kapsamında halen çocuktur” dedi. H... T... ile N... T... çiftinin yurtdışına çıkacakları yönünde bir duyum aldıklarını iddia eden Apaydın, bunun engellenmesi için acilen ikiliye yurtdışı çıkış yasağı koyulmasını da istedi.

Eray EROLLU/İSTANBUL 4 Ağustos 2009
Old 04-08-2009, 11:04   #34
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Eşini öldüren kişiye 15 yıl hapis az bulundu



YARGITAY, Adana'da eşi 50 yaşındaki H... D...'i banyo yaparken satırla öldüren görme engelli 56 yaşında A... D...'e verilen 15 yıl hapis cezasını az bulundu.


Görme engelli A... D..., 27 Kasım 2006 tarihinde 2 çocuk annesi 13 yıllık eşini banyoda satırla öldürdü. Tutuklanan ve yargılandığı Adana 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde suçunu itiraf eden D..., 25 Şubat 2008 tarihinde ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi. Mahkeme sanık A... D...'in eşi H... D...'in ilk eşiyle birlikte olmasını tahrik nedeni sayarken cezasını 15 yıl hapse çevirdi. İlkokul çağında, balık avlarken bulduğu patlayıcının patlaması sonucu gözlerini kaybeden A... D..., son savunmasında önceki ifadelerini tekrarlayarak, şunları söyledi:

“Eve geldiğimde, eşim sırtını keselemem için beni çağırdı. Banyoya giderken yanımdan birinin geçtiğini hissettim. Dış kapı kapanınca beni aldattığını anladım. ‘Çocuğumun babasıydı. Sana da yetiyorum, B...'a da. Sarıl bana’ dedi. Sarılırken elinde sert bir cisim olduğunu anladım. Tutunca elimi kesti. Bileğinden tutup kesici aleti rastgele vurdum. Üzerimdeki kanlı kıyafetleri çıkarıp banyo yaptıktan sonra teslim oldum. Eşim devamlı bana çay içiriyordu. Çay içince cinsel arzularım artıyor, devamlı sevişiyorduk. Kalbimin çarpıntısı tutuyordu. ‘Neden böyle oluyor?' deyince, ‘Ne güzel mutlu oluyoruz’ diyordu. Daha sonra anladım ki beni kalp krizinden öldürmeye çalışıyormuş.”

D... ile ilgili verilen karar Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’nce bozuldu. Bozma kararında A... D...'e Türk Ceza Kanunu'nun 29'uncu maddesine göre tahrik hükmü uygulanması durumunda, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis yerine 18-24 yıl ağır hapis cezası verilebileceği, bu nedenle alt ve üst sınırlara bağlı kalınmayıp, makul miktarda ceza yerine eksik ceza verildiği belirtildi. Kununun 53'üncü maddesine göre de belirli haklardan yoksul bırakılması da istenen D..., yerel mahkemede yeniden yargılanacak.


Esra ÖRGEN/ADANA, (DHA) 4 Ağustos 2009
Old 05-08-2009, 09:49   #35
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Çocuk gelin çok utandı


Adı Ruşen Kasım ve sadece 11 yaşında. Başına neler geldiğini anlamadan, her çocuk gibi ilgi odağı olmak onu utandırdı. İki eliyle yüzünü kapattı. İşte Afganistan'ın çocuk gelinlerinden birinin "nikah fotoğrafı"...


ÜÇ ÇOCUK GELİN VE KOCALARI

Kezzap vahşeti

Kendini yakan kadınların dramı

Afganistan'da kadın olmak

The New York Times gazetesinin fotomuhabiri Stephanie Sinclair'in objektifi, Afganlı kız çocuklarının korkunç dramını yakaladı.

Ama ne yazık ki, 2001'de Afganistan'ı Taliban'dan kurtarmak iddiasıyla bu ülkeye giren Amerikan güçleri, bu konuda da diğer konularda olduğu gibi hiçbir şeyi değiştiremedi.

Çocuk yaşta, dedeleri olabilecek yaştaki erkeklerle evlendirilen bu küçük kızların dramı aynen devam ediyor.

Evliliğin ne olduğunu bile bilemeyecek yaştaki küçük kızları koca evinde bekleyen hayat ise insanlıktan uzak. Genellikle başlık parası, borç karşılığı resmen satılan bu küçük kızlar, kumaları ve onların çocuklarıyla birlikte yaşıyor, tarlada ve ev işlerinde çalıştırılıyor ve biyolojik olarak çok erken yaşta anne oluyor. Birçoğu doğum sırasında ölüyor. Gördükleri şiddet ise cabası. Birçok çocuk gelin, bir süre sonra kendini yakarak intiharı seçiyor.

Ancak Afganistan ve benzeri ülkelerde çocuk yaşta evlendirilen kızların durumuna aldıran yok. Bu hem sıradan, hem de ahlaki açıdan, dahası hukuki olarak da "uygun ve yaygın" bir gelenek olmaya devam ediyor.


hurriyet 5 Ağustos 2009
Old 05-08-2009, 10:02   #36
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Kırbaç için eylülde gel


Dokunulmazlık krizi: Sudan’da pantolon giydiği gerekçesiyle kırbaç cezasına çarptırılması istenen gazeteci Lübna, dün karar duruşmasına çıktı. Uluslararası baskıdan çekinen Sudan mahkemesi, Lübna’nın savunma ekibi içindeki bir anlaşmazlığı fırsat bilip davayı 7 Eylül’e erteledi.



Mahkeme önünde olay: BM dokunulmazlığından vazgeçtiğini hatırlatan Lübna, “Bu ilkel yasayı eninde sonunda değiştirteceğim” dedi. Mahkeme salonu dışında toplanan pantolonlu 50 destekçisi “Karanlık çağa dönmeyeceğiz” sloganları attı. Polis, kalabalığı, cop ve biber gazı kullanarak dağıttı.

SUDAN’ın başkenti Hartum’daki bir kafede 3 Temmuz günü otururken, polis baskınında 13 kadınla birlikte pantolon giydiği gerekçesiyle gözaltına alınan Sudanlı gazeteci Lübna Ahmed El Hüseyin’in hukuk mücadelesi sürüyor. Diğer kadınların aksine “suçunu” kabul etmeyen ve 40 kırbaç istemiyle yargılanan Lübna hakkında kararı dün mahkemenin vermesi bekleniyordu, ama olmadı.

Ülkenin sol eğilimli gazetelerinden El Sahife’de çalışan ve aynı zamanda Sudan’daki Birleşmiş Milletler misyonunda da görev alan Lübna, kapalı kapılar ardında yapılan dünkü duruşmaya da pantolonuyla geldi. Lübna’yı desteklemek için yüzlerce kadın da mahkeme binası önündeydi.

Avukattan sürpriz çıkış

TSİ 11.00’de başlayan duruşma sırasında Lübna’nın savunma ekibinde bir anlaşmazlık yaşandı. Kadın gazeteci, BM’den istifa ettiğini ve artık dokunulmaz olmadığını tekrarlamasına rağmen, avukatlarından biri BM yetkililerinin henüz istifa dilekçesini kabul etmediğini söyledi. Bunun üzerine yargıç, dokunulmazlık durumunun tespiti için davayı 7 Eylül’e erteledi.

Lübna, duruşma çıkışında, “Dava ertelenmemeliydi. Bunu neden yaptıklarını bilmiyorum, çünkü BM’den henüz istifa ettim. Sanıyorum sadece mahkemeyi ertelemek istiyorlardı” dedi.

152. madde Kuran’da nerede

Lübna El Hüseyin 34 yaşında. Tarım Ekonomisi okumuş bir gazeteci. Bir buçuk yıldır da Birleşmiş Milletler Medya Departmanı’nda çalışıyor. Babasını ve eşini kaybetmiş Lübna. Çocuğu yok ama üç kardeşi var. Yalnız yaşıyor. Evini sokaktakilere sorarak rahatlıkla bulduk; herkes oturduğu ve çalıştığı yeri biliyor ama o hiçbir şeyden korkmuyor.
İsyanı, pantolon yasağının hiçbir dini dayanağı olmadan Sudan hukuk sistemine dahil edilmesinde. Sudan Ceza Yasası’nın 152’inci maddesinin bu yasağı getirerek hem anayasaya hem de şeriata aykırı davranıldığını öne süren Lübna, bu yüzden Anayasa Mahkemesi’ne itirazda bulunarak yasayı kaldırtmaya çalışıyor. Umutlu olan Lübna şöyle diyor:

“Giydikleri yüzünden kadınların kırbaçlanabileceğini söyleyenler, bana bunu emreden Kuran ayetlerini veya hadisleri göstermeliler. Ben böyle bir ayet veya hadis bulamadım.”

Polise omuz attılar

Kaos yüzünden Adliye binasına girmek Hürriyet için kolay olmadı. Polisler çeşitli “suçluları” çeşitli yerlere götürüyordu, ikinci katta ise yine inanılmaz bir kalabalık ve arbede vardı. Kadınlar ve polisler itişip kakışıyorlardı. Kadınların polislere korkusuzca omuz atarak içeri girmeye çalıştıkları duruşma, Lübna ’nın duruşmasıydı. Çoğu içeri girmeyi başaramadı. Polis dışarıdaki kalabalığı göz yaşartıcı bombayla dağıtırken, düzgün bir duruşma yapılmadı bile. Yoklamalar alındı ve oturum kapandı.

Kadın haklarını savunan kadınlara meydan dayağı

Mahkeme binası önünde “Karanlığa çağa dönmeyeceğiz” pankartları taşıyan ve topluca zılgıt çeken pantolonlu kadınlar, Lübna mahkeme salona girerken “Arkandayız” mesajı verdi. Lübna, “Farklı siyasi partilerden tüm Sudanlı kadınların burada olması hepsinin bizim yanımızda olduğunu gösteriyor” dedi. Kısa süre sonra gruba biber gazı ve copla müdahale eden polis, birçok kadını döverek kalabalığı dağıttı. Lübna’nın avukatlarından Menal Evad Hügali adlı kadın da coplardan nasibini aldı.

Beşir yine zorda

Yabancı medyanın davaya ilgisi, Darfur soykırımındaki rolü nedeniyle hakkında uluslararası tutuklama emri çıkarılan Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir’i bir kez daha zor durumda bıraktı. Sudanlı yetkililerin davayı uluslararası gündemden düşürmeye çalıştığı, kırbaç cezası verilmesi halinde bile Lübna’nın resmen affedilebileceği belirtiliyor.



Önceki akşam bir uçağa atlayıp Hartum’a geldik. Lübna’nın “pantolonla basıldığı” Kevkab-ı Şark Restaurant ’tayız. Yanımızda Lübna var. Restoran sahibi biraz tedirgin. Bir yandan pizza yiyor, bir yandan fotoğraf çekiyoruz.

Lübna’nın duruşması için akredite olmak üzere, bir araba kiralayıp Enformasyon Bakanlığına ulaştık. Asansörü bile olmayan binada muhatap bulamadık. Sonunda bir kadın, “Boşverin akreditasyonu, gidin fotoğrafınızı çekin” deyince, ‘Mahkamat El Nizam El Aam’a doğru yola çıktık. Fakat ilerlemek ne mümkün! Sonradan gördük: Trafiği, protestocu kadınlar ve onlardan çok daha fazla sayıdaki polis tıkamıştı.

Sebati KARAKURT/HARTUM 5 Ağustos 2009
Old 11-08-2009, 08:51   #37
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Üniversiteli kıza ormanda tecavüz etti


Yardım bahanesiyle otomobiline bindirdiği kızı ormanlık alana götürüp bıçak zoruyla tecavüz eden bilgisayar tamircisi randevuya gelince yakalandı.


ANKARA’da üniversitesite eğitim gören S.K. (23) adlı kız, çarşamba gecesi üç kız arkadaşıyla İzmir Alsancak’ta eğlendikten sonra 03.30 sıralarında evine giderken elindeki telefonu mazgala düşürdü. S.K. ve arkadaşları, çabalarına rağmen mazgaldan telefonu çıkartamadı. Bu sırada yanlarına gelen 19 yaşındaki A.P., otomobilinde gerekli araçların bulunduğunu, isterlerse onları verebileceğini söyleyerek S.K.’yle birlikte, diğer genç kızların yanından ayrıldı.

Boğazına bıçak dayadı

İddiaya göre malzemeleri verme bahanesiyle S.K.’yi aracına alan A.P., boğazına bıçak dayadığı genç kızı zorla Narlıdere’deki ormanlık alana götürdü. A.P., ölümle korkuttuğu genç kıza tecavüz ettikten sonra Güzelyalı Semti’ndeki evlerinin bir sokak arkasına götürerek bıraktı. Şok geçiren S.K., yardım istediği arkadaşlarıyla polise başvurdu. Tecavüz şüphelisinin aracının plakasını almadıkları ve ismini bilmedikleri için sadece genç kızın verdiği bilgilerle Gasp Büro Amirliği ekipleri, çalışma başlattı.

Reddetti ancak inandıramadı

Olayla ilgili araştırmalar sürerken polisi arayan S.K., tecavüz eden A.P.’nin olay sırasında numarasını aldığı cep telefonundan kendisini aradığını ve buluşmak istediği bilgisini verdi. S.K.’nın randevu verdiği A.P., önlem alan polislerce yakalanıp gözaltına alındı. Tecavüz olayının doğru olmadığını, her şeyin S.K.’nın rızasıyla yaşandığını ileri süren A.P., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Taylan YILDIRIM/DHA 11 Ağustos 2009
Old 11-08-2009, 08:53   #38
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Avusturya'yı sarsan sapık amca


Sapık amca 15 yaşındaki yeğenini 20 ay boyunca seks kölesi olarak kullandı, son açıklamasıyla da çileden çıkardı.


Avusturya bu defa da sapık amca skandalıyla sarsılıyor. Sapık amca Wolfgang F. henüz 15 yaşında olan kız yeğeni Yvonne'yı 20 ay boyunca seks kölesi olarak kullandı.

Küçük kız henüz 13 yaşındayken sapık amca tarafından ilişkiye zorlandı. Daha sonra Yvonne'yı ikna ederek, ortadan kaybolan ve 20 ay boyunca seks kölesi olarak kullanan adamın yaptığı açıklama duyanları şoke etti. Sapık amca, "Kanunları çiğnediğimin farkındayım ama ben Yvonne'yı hala seviyorum" dedi.

Sapık amcanın polis tarafından bulunduğunda 15 yaşında olan yeğeni Yvonne'yı ikna ederek 20 ay boyunca yanında tuttuğu ortaya çıktı. Yvonne bir yere kapatılmadığı gibi istediği zaman internette kullanabiliyordu.

hurriyet.com.tr 11 Ağustos 2009
Old 11-08-2009, 16:06   #39
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Hastaneyi sarsan tecavüz

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi Acil Servisine getirilen kadın hastaya tecavüz ettiği öne sürülen müstahdem tutuklandı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, aşırı alkol aldığı için rahatsızlanarak bir kadın arkadaşı tarafından önceki gece saat 03.00 sıralarında AÜ Hastanesine getirilen İngilizce öğretmeni G.T, kusmak isteyince, AÜ Hastanesince özel bir şirketten hizmet alımı yoluyla istihdam edilen ve hasta taşıma işinde çalıştırılan H... G... tarafından, kusabilmesi için tuvalete götürüldü.

İngilizce öğretmeni G.T, acil servis sorumlu hekimine, H... G...'ün tuvalette kendisine tecavüz ettiğini söyledi.

Şikayet üzerine acil servis sorumlu hekimi durumu hastane polisine bildirdi. Gözaltına alınan G..., sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

H... G...'ün, karakoldaki ifadesinde, G.T. ile rızası üzerine birlikte olduğunu söylediği, öğretmen G.T'nin ise "Bayılmak üzereydim, karşı koyamadım" dediği iddia edildi.

"İŞİNE SON VERİLDİ"

AÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. A... E..., AA muhabirine yaptığı açıklamada, olayın acil servis hekiminin polise başvurması üzerine ortaya çıktığını belirterek, şunları söyledi: "Hastayı tuvalete götüren personel, hizmet alımı yoluyla çalıştırdığımız, taşeron firma personeli. Hasta, tuvaletten dönüşünde acil servis sorumlusu hekim arkadaşımıza şikayetini bildirmiş. Şikayeti değerlendiren acil servis sorumlusu hastane polisine ve savcılığa şikayeti intikal ettirmiş. Böyle bir kişinin hastanemizde yeri yoktur. İşine son verdik. Böyle bir olayı kapatma gibi bir niyetimiz asla olamaz. Bu kişi suçluysa cezasını çekmesini istiyoruz."
Old 12-08-2009, 11:51   #40
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

4 yaşındaki kıza cinsel taciz


ADAPAZARI'nda 4 yaşındaki kıza cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen 18 yaşındaki bakkal çırağı A.İ.Ö. tutuklandı.

Adapazarı'nın Karaköy Mahallesi'nde oturan ve bakkala şeker almaya gittikten sonra ağlayarak eve dönen A.T., bakkal çırağı A.İ.Ö.'nün cinsel tacizde bulunduğunu anlattı. Kızın ailesi polise giderek şikayetçi oldu. Yapılan kontrollerde A.T.'de cinsel taciz izlerine rastlandı. Gözaltına alınan A.İ.Ö., sevkedildiği mahkeme tarafından tutuklandı.

ADAPAZARI (Sakarya), (DHA) 12 Ağustos 2009
Old 12-08-2009, 14:49   #41
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Kadınlar hayatlarının 16 ayını ağlayarak geçiriyor

3 bin kadın arasından yapılan araştırmaya göre, kadınlar hayatlarının 16 ayını ağlayarak geçiriyor. Özellikle, uzun süreli ilişkilerin bitmesi, kadınları en çok ağlatan olaylardan biri.

- Kadınlar erkeklere göre daha fazla ağlıyor. Bu süreç farklı nedenlere ve yaş gruplarına göre değişkenlik gösteriyor.

Örneğin, 1 yaşındayken ortalama 3 saat ağlıyorlar. Bunun nedeni ise açlık ve eğlenmek istemek. 3 yaşına kadar ise bu süre 2 saate düşüyor ve genellike azarlandıkları ve düştükleri için ağlıyorlar.

Ergenlik döneminde yani 19-20 yaşına kadar ise haftada yaklaşık 2 saat 15 dakika ağlıyorlar. Bunun en büyük nedeni ise salgıladıkları hormonlar, arkadaşları ve ailesi ile yapılan tartışmalar ve dışarı çıkma yasağı yüzünden ağlıyorlar.

19-25 yaş arası ise göz yaşı döktükleri süre fazla değişiklik göstermiyor ve haftada ortalama 2 saatlerini ağlayarak geçiriyorlar. Bu dönemde kadınlar en çok duygusal filmlere ve ilişkilerinin bitmesine üzülüyor. Özellikle, uzun süreli ilişkilerin bitmesi, kadınları en çok ağlatan olaylardan biri.

Son olarak 25 yaşından sonra ise duygusal sorunlar, kötü haberler duymak, sevdiği erkeği kaybetmek ve duygusal filmler, kadınları ağlatan en önemli nedenler arasında gösteriliyor.

12 Ağustos 2009
NTV
Old 12-08-2009, 14:53   #42
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Yedi aylık hamile eşini öldüren koca, polislere ateş etti.

Ankara A...'da girdiği bunalım sonucu 7 aylık hamile eşini av tüfeği ile öldüren koca, daha sonra sokağa çıkarak kendisine müdahale eden polis ekiplerine ateş açtı. Akrabaları tarafından sakinleştirilerek gözaltına alınan katil zanlısı, kendisine, karısını neden öldürdüğünü soran gazetecilere 'Size ne' diyerek cevap verdi.

Edinilen bilgiye göre, A... Solgasol Mahallesi 1403 Sokak 37 numaralı gecekonduda meydana gelen olayda, bir süredir eşi G... K... A... ile aralarında sorun bulunan M... A..., bu sabah yine karısı ile tartıştı. Tartışmanın giderek büyümesi üzerine G... K... A...'ı darb eden koca M... A..., girdiği bunalım sonucu evde bulunan av tüfeği ile 7 aylık hamile olduğu belirtilen eşini vurarak öldürdü.

M... A..., daha sonra av tüfeğini alarak sokakta rastgele ateş etmeye başladı. Komşularının durumu haber vermesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, M... A...'a uzun süre müdahale edemedi. A..., kendisine yaklaşan polis ekiplerinin üzerine ateş açarak uzun süre direndi. Kardeşinin yanına gelmesi ile sakinleşen M... A..., daha sonra polise teslim oldu. Polis otosuna binen M... A..., polislere, evde karısını öldürdüğünü söyledi. A...'ın evine giden polis ekipleri, karısının banyoda cansız bedeni ile karşılaştı.

Olayın duyulmasının ardından gelen G... K... A...'ın yakınları sinir krizi geçirdi. Gözaltına alındığı Hasköy Karakolu'ndan Cinayet Büro Amirliği'ne götürülen M... A..., gazetecilerin, karınızı neden öldürdünüz sorusuna 'Size ne' diye cevap verdi. Yapılan gerekli incelemenin ardından G... K... A...'ın cesedi, cenaze arabası ile birlikte Adli Tıp Morgu'na kaldırıldı.


12 Ağustos 2009 14:53
CİHAN
Old 14-08-2009, 14:08   #43
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Tecavüzcü milletvekilini idam ettiler



Tüyler ürperten uygulama

Çin'in Hınan eyaletinde eski bir milletvekili, 18 yaşın altındaki 24 kıza tecavüz ettiği gerekçesiyle idam edildi.

China Daily gazetesinin haberine göre, 62 yaşındaki Vu Tienşi, 2 yıldan az bir sürede yaşları 12 ile 16 arasında 24 kız çocuğuna tecavüzden ölüm cezasına çarptırıldı.

1988 yılında Ulusal Halk Kongresi delegeliği yapan Vu'nun cezası, dün öğleden sonra Hınan Eyalet Mahkemesi tarafından infaz edildi.

UZUN YAŞAMAK İÇİN 100 BAKİREYLE BİRLİKTE OLACAKTI

İddiaya göre, Vu yakalanmasaydı, uzun ve sağlıklı yaşayacağına ve iyi bir geleceğe sahip olacağına inandığı için, 100 bakireyle ilişkiye girecekti.

Vu, idamından önce, mahkeme huzurunda ailesini uyararak, kendi hayatından ders almalarını ve yasalara uymalarını istedi.

A.A. 14 Ağustos 2009
Old 25-08-2009, 09:53   #44
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

İtalya'yı titreten kadın



İtalya suç oranını düşürmek için yıllardır mafya babalarıyla mücadele ediyor. Son dönemde bu konuda belli bir başarı elde etti. Bir çok mafya babasını tutukladı ama mafya analarını hesap edemedi. Ülkedeki suç şebekelerini şimdi mafya anaları yönetmeye başladı. İşte İtalya'yı titreten kadınlar...

"Şişko Kedi" ve "Erkek Fatma" gibi lakaplarıyla mafya içindeki güç paylaşımının içinde yer alan hanımağalar, bir yandan aileleri yönetirken, bir yandan da çocuklarını yetiştiriyor, evde yemek işleriyle uğraşıyor.

MAFYA ANALARI NASIL ÇOĞALDI

Mafya anaları, "Camorra" adıyla bilinen Napoli mafyasının içinde yükselmek için güç kullanmaktan, hatta öldürmekten kaçınmıyor. Mafya içindeki kadınların sayısı, hükümetin Camorra ile mücadelesinde birçok kişiyi gözaltına alması neticesinde büyük bir artış gösterdi.

Güvenlik yetkilisi Gaetano Maruccia, mafya içinde başı çeken kadın sayısının arttığını, bu kadınların ölen veya cezaevine konulan eski mafya babalarının eşleri olduğunu söyledi.

Organize suçları araştıran savcılardan Stefania Castaldi de "Eşleri, kızları, kız kardeşleri, gelinleri lider konumunda görevlere geliyor" şeklindeki açıklamasıyla kadınların mafya içindeki yükselişini doğruluyor.

ONLARIN MUTFAĞINDA UYUŞTURUCU HAZIRLANIYOR

Castaldi, Camorra kadınının, "mutfaklarda kokain ve eroin hazırlanması, kaçak mafya babalarının saklandıkları yerlere çeki düzen verilmesi" gibi geleneksel işlere devam ettiğini, ancak bazılarının yükselmek için sokaklarda terör estirdiğini, milyonlarca dolarlık uyuşturucu ticaretine doğrudan dahil olduğunu söyledi.

ERKEKLER KADAR ŞİDDTİ SEVİYORLAR

Kadınların mafyaya dahil olduklarının en çarpıcı örneği 2002 yılında, Napoli yakınlarındaki Lauro sokaklarında yaşandı. Camorra'daki iki düşman ailenin kadın üyeleri, "bölge paylaşımındaki" fikir ayrılığı ve bir aile reisinin kuzeninin öldürülmesi nedeniyle silahlı çatışmaya girdi. Makineli tüfek ve tabancaların kullanıldığı çatışmada, iki mafya anası ve 16 yaşındaki bir kız öldü.

MARİA LİCCİARDİ'Yİ TANIMAYAN YOK

Mafya analarının arasında, Maria Licciardi göze çarpıyor. Bir mafya babasının kız kardeşi olan Licciardi, diğer mafya babalarıyla aynı masaya oturuyor ve onlarla birlikte karar alabiliyor. Yetkililer, 30 kadar rakibinin öldürülmesi talimatının Licciardi tarafından verilip verilmediğini soruşturuyor.

A.A. 25 Ağustos 2009
Old 27-08-2009, 12:36   #45
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Annem beni pazarlıyor


Parkta ağlarken bulunan 16 yaşındaki kız polislere annesinin kendisini erkeklere pazarladığını söyledi.


Dövüldüğünü de öne süren genç kız, “Annem ceza olsun, canım yansın diye beni iki kişiyle birden ilişkiye zorluyor” dedi. Anne tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kız, yeniden annesine teslim edildi.

BURSA’nın Osmangazi İlçesi’nde annesi H... A. (33) ile birlikte oturan 16 yaşındaki G.A., mahallelerindeki çocuk parkında dün ağlarken polis tarafından bulundu. Devriye gezen polis ekipleri elinde yaralar olan genç kıza niçin ağladığını sordu. G.A. annesinin kendisini zorla erkeklere sattığını söyleyince genç kız polis tarafından Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği’ne getirildi.

Korkunç iddia

Burada yemek yedirilen ve duş alması sağlanan genç kız, başından geçenleri anlattı. G.A, “Polis amca annem beni erkeklere pazarlıyor, akşamları evde canım kitap okumak istediği zamanlarda, annem beni fuhuşa zorluyordu. İtiraz edince dövüyor. Daha sonra ceza olsun canım yansın diye iki erkekle birden yatırıyor” dedi.

Suçlamaları reddetti

Eve baskın düzenleyen polisler, H... A.’yı gözaltına aldı. İfadesi alınan anne H... A. ‘Küçük yaşta kendi öz kızına zorla fuhuş yaptırmak’, ve ‘evini fuhuş amaçlı kiraya vermek’ suçlamasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edildi. Suçlamaları reddeden H... A., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. G.A. tekrar annesine teslim edildi.

Hüseyin TÜCCAR/DHA 27 Ağustos 2009
Old 28-08-2009, 09:07   #46
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Mahkum kadınlar artık kelepçesiz doğuracak



ABD'nin New York eyaletinde hamile mahkumların, doktora gittiklerinde ya da doğum yaptıklarında bundan böyle zincirlenmemesi ve kelepçelerinin çıkarılması kararlaştırıldı.

ABD'De 5 eyalet dışındaki bütün eyaletlerde hamile mahkumlar doktora ya da doğuma kelepçeli ya da zincirli gidiyor.

New York Valisi David Paterson tarafından onaylanan kanunla bu eyalette kadınlar, Teksas, Illinois, California, Vermont ve New Mewico'daki gibi doğum sırasında zincirlenmeyecek.

Birçok mahkum, zincirli ya da kelepçeli olarak hatta bazen de karınlarına zincir takılmış halde doğuma gittikleri için adli makamlara başvurmuştu.

28 Ağustos 2009 Hürriyet
Old 28-08-2009, 09:50   #47
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Kızlık zarı 15 milyar

Yeni TCK ile suç olmaktan çıkarılan ‘kızlık zarı bozma fiili’ için Yargıtay 15 bin lira manevi tazminat öngördü

NİŞANLISININ terkettiği F.G. mahkemeye gidip “Evleneceğim diye kandırdı. İlişkiye girdik. Manevi yıkıma uğradım” diyerek kendisi ve annesi için tazminat istedi. Yargıtay, kızlığının bozulmasının F.G’yi toplumda küçük düşüreceği gerekçesiyle tazminatı onadı.
Tekirdağ’da evlenme vaadiyle nişanlısıyla birlikte olan ve sonrasında nişanı bozan O.B, mahkemece tazminat ödemeye mahkûm edildiDüğün öncesi evlenecekleri inancıyla birlikte olduğu nişanlısı tarafından terk edilen F.G, kızlık zarının bozulduğu ve manevi yıkıma uğradığı gerekçeleriyle hem kendisi hem de annesi için tazminat talebinde bulundu. Yargıtay F.G’nin kızlığının bozulması olgusunun toplumda açığa çıkması ile kendine güvenini sarsacağı ve ileride aleyhinde kullanılabileceği gerekçesiyle talebi kabul etti. O.B. eski nişanlısı F.G’ye 10 bin TL, annesine ise beş bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Bu karar ile “Kızlık zarı bozma fiili”nin tekrar suç olarak tanımlanması kadınların “lehine mi, yoksa aleyhine mi” sorusu tartışma konusu oldu.
Avukat Yasemin Öz “Bu konunun dile getirilmesi olumlu bir gelişmedir ancak, taraflar arasında rıza ile cinsel ilişki vardır. Kadın için böyle bir karar veriliyorsa, erkek için de verilmeli, bu şekilde geleneksel değerleri tekrar meşrulaştırmış oluyoruz” diyerek kararın erkek egemen söylemi devam ettirdiğinden yakındı. Öte yandan Avukat Z. Deniz Yıldız, kararı çiftin nişanlanmış olması sebebiyle örf ve adetlere uygun olarak niteledi. Yıldız “Nişanın bozulması sebebiyle manevi tazminat davası açabilmek için davalı, davacı nişanlının kişilik haklarının ihlali, terk edilen nişanlının şeref ve namus duygularının yaralanmış olması veya çevresine karşı küçük düşmüş olması gerekir” dedi.

Taraf/ŞEYMA AFACAN - Istanbul
Old 06-09-2009, 16:59   #48
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Eşini öldürmeye kalkanların çoğu kadın


Aile içi cinayetlerde ilginç tespit!
ANKARA - Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nce yapılan ‘Türkiye’de Ev Cinayetleri Araştırması’na göre, ‘eşe yönelik’ cinayet ve cinayet girişimlerinin yüzde 52’si kadın, yüzde 32’si erkekler tarafından gerçekleştirildi. Genel Müdürlük son zamanlarda basında sıkça yer alan aile içi cinayetler üzerine harekete geçti. 134 ağır ceza mahkemesinin 2005-2008 arası kayıtları tarandı. Aile içi cinayet sayısı 2005’te 216 iken, 2008’de 255 oldu. Diğer sonuçlar şöyle:

SANIKLARIN ÇOĞU ERKEK: Aile içi cinayet vakalarında sanıkların yüzde 84’ü erkek, yüzde 16’sı kadın. Maktullerin yüzde 57.5’i erkek, yüzde 42.5’i kadın.

EN ÇOK EŞE SALDIRI: Maktullerin yüzde 37’si eşi, yüzde 20.53’ü kardeşi, yüzde 17.65’i anne-babası, yüzde 10.45’i çocuğu, yüzde 8.47’si akrabası, 4.07’si eşinin akrabası, 1.52’si ise damat/gelini tarafından öldürüldü.

EN ÇOK EGE’DE: Aile içi cinayetler ve cinayet girişimi olaylarında Ege ilk sırada. Onu Akdeniz ile Ankara, Konya ve Karaman’ın içinde bulunduğu bölge takip ediyor. Aile içi cinayetler sanılanın aksine Doğu’da daha az. En az görüldüğü bölge Kuzeydoğu Anadolu.

KADINLAR: İstanbul ve Doğu Karadeniz’de kadınlar, Doğu Marmara ve Güneydoğu Anadolu’da erkekler daha fazla aile içi cinayet ve girişimine karıştı.

RİSKLİ YAŞ 25-44, EĞİTİMSİZLİK DİKKAT ÇEKİCİ: Sanıkların yarısından fazlasını 25-44 yaş arası kişiler oluşturdu. 65 yaş üstünde bu oran 5.60’a, 18 yaş altında 3.76’ya düşüyor. Failler arasında okuryazar olup ilköğretimi bitirmeyenler ağırlıkta. İlkokul mezunları ikinci, lise mezunları ise üçüncü sırada.

ÖNCE ÖFKE, SONRA PARA, SONRA ALDATMA: Saldırı nedenlerinin başında (yüzde 47.67) ev içi tartışma geliyor. Bunu 19.34 ile miras, arazi, para, 10.54 ile aldatma, namus, 7.49 ile ayrılığı kabullenememe, 5.18 ile ruhsal rahatsızlık, 4.15 ile alkol, 3.94 ile saldırı, 1.99 ile gayrimeşru çocuk, 0.86 ile cinsel taciz izliyor.

‘ARTIŞ YOK’: Türkiye’de aile içi cinayet işleme oranının yüz binde 2 olduğu, yıllara göre bakıldığında durağan bir yapı sergileyen cinayetlerde özel bir artış da görülmediği sonucuna varıldı. (Radikal)
Old 06-09-2009, 17:11   #49
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Transseksüel hükümlüye kadın cezaevinde kalma izni


İngiltere'de bir mahkeme Adalet Bakanlığı'nın itirazlarına rağmen bir transseksüelin kadın cezaevine nakil isteğini kabul etti


LONDRA - İngiltere’de mahkeme, bir transseksüelin kadın cezaevine nakledilmesine izin verdi.
Yüksek Mahkeme Başkan Yardımcısı Yargıç David Elvin, Adalet Bakanı Jack Straw ve cezaevi yetkililerinin itirazlarına rağmen, adam öldürme ve tecavüz girişiminde bulunma suçlarından ömür boyu hapis cezası alan transseksüel mahkumun, kadın cezaevine nakledilme talebinin reddedilmesinin, onun insan haklarına aykırı olduğunu bildirdi.
Adı açıklanmayan 27 yaşındaki mahkumun avukatı Philippa Kaufmann, müvekkilinin naklinin birkaç hafta içinde yapılacağını ifade etti.
Erkek olarak doğan, ancak cezaevindeyken cinsiyet değiştirme sürecine giren mahkum, 2006 yılında kadın kabul olduğuna dair yasal tanıma elde etmişti.
2001 yılında erkek arkadaşını boğarak öldürmekten 5 yıl ceza alan mahkum, serbest bırakılmasından birkaç gün sonra bir kadın dükkan sahibine tecavüz etme girişiminde bulunduğu gerekçesiyle ömür boyu hapse mahkum edilmişti. (aa)
Old 07-09-2009, 08:35   #50
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Dünyada yüz milyon kayıp kadın var Paylaş



New York Times Magazine, kadın haklarına ayırdığı özel sayısında dünya genelinde kadınların yaşadığı içler acısı durumu gözler önüne serdi. Buna göre, 100 milyon kadın kayıp. Her yıl, büyük çoğunluğu Müslüman ülkelerde olmak üzere beş bin kadın ‘namus cinayeti’ne kurban gidiyor.


DÜNYADA yüz milyon kadın kayıp. İrlanda’da her yüz bin doğumda bir anne hayatını kaybederken, Sierra Leone’de bu rakam 2100. Çin ve Hindistan’da kızların durumu giderek kötüleşiyor. Çin’de yılda 1 milyon 730 bin kız doğuyor ve bunların ancak 730 bini yaşıyor. Ganalı genç kadınların yüzde 21’inin ilk ‘cinsel deneyimi’ tecavüz. Çoğunluğu İslam dünyasında olmak üzere her yıl beş bin kişi ‘namus cinayeti’ne kurban gidiyor. Dünya genelinde ev sahiplerinin sadece yüzde biri kadın.

Pek çoğu Birleşmiş Milletler kayıtlarından derlenen bu çarpıcı rakamlar New York Times Magazine’in kadın hakları özel sayısından alındı. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la dünyada kadının durumu hakkında yapılan bir söyleşinin de yer aldığı dergide, kadınlar haklarına kavuşup özgürleştiği takdirde, çocuk ölümlerinden terörizme uzanan geniş bir yelpazede dünyanın karşı karıya bulunduğu sorunların çözüleceği vurgulanıyor. “21. yüzyıl manifestosu” başlıklı yazıda, 19. yüzyılın en önemli ahlâki mücadelesinin kölelikle, 20. yüzyılın ise totaliterlikle yapıldığı hatırlatılarak, 21. yüzyılda kadın haklarının ilk sırada yer aldığı belirtiliyor. Bunun önemine değinilirken de, Dünya Bankası, ABD güvenlik örgütleri ve uluslarası yardım kuruluşlarının sık sık dile getirdiği, “Kadının gelişmesinin yoksulluktan terörizme pek çok sorunu çözebileceği”ne dair açıklamalar hatırlatılıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise kadın hakları meselesinin Barack Obama’nın dış politikasının temel önceliği olduğunu belirterek, gittiği her ülkede bu konuda görüşmeler yaptığını, kadın aktivistlerle bir araya geldiğini ve siyasi liderlere de konuya ilişkin mesajlar verdiğini söyledi.

Şiddete karşı hoşgörü yok

* Obama yönetimi, seks köleliğinin önlenmesi, kadına karşı cinsel ayrımcılığın ve şiddetin önüne geçilmesi ve eğitim haklarının tanınması konusunda ne yapacak?

Bizim dış politikamızın temel önceliklerinden birisi kadın hakları. Ancak bu konuda yapılacaklar toplumlara göre değişecektir. Çünkü kimi toplumlarda kadınlar ekonomik ve politik haklara sahip ama kız çocukların ölmesi çok fazla önemsenmiyor. Ama unutmayın ki, HIV/AIDS gibi hastalıklar kadın ve erkeklere eşit davranırken, ana sağlığı konusundaki ilgisizlik ve doğum sırasında ölümler sadece kadınlara özgü.

* Özellikle Afrika’da cinsiyet ayrımcılığı, kadına karşı şiddet ve tecavüz son derece yaygın. Bununla nasıl mücadele edeceksiniz?

Başkan Obama ve ben kadınlara yönelik şiddete asla hoşgörü ile yaklaşmayacağız.

Sefa KAPLAN 7 Eylül 2009
Old 08-09-2009, 08:55   #51
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Kırbaç yok, ama hapis var

Sudan Mahkemesi, sırf pantolon giydiği için yargılanan eski gazeteci ve BM çalışanı Lübna Hüseyin’i suçlu buldu. Ancak Hüseyin, dünya çapındaki baskılar nedeniyle 40 kırbaç değil, 300 TL para cezasına çarptırıldı. Parayı ödemeyi reddeden Hüseyin, hapse atıldı.


VUSLAT DOĞAN SABANCI SUDAN'A GİTMİŞTİ

ŞERİAT yasalarının hakim olduğu Sudan’da 3 Temmuz’da başkent Hartum’daki popüler bir kafeye düzenlenen baskında, 12 kadınla birlikte pantolon giydiği için gözaltına alınan Lübna Hüseyin, o günden beri 40 kırbaç ve para cezasına çarptırılması talebiyle yargılanıyordu.

Dün başkent Hartum’da düzenlenen mahkemede Lübna Hüseyin’in pantolon giydiği için kırbaçlanmayacağına, bunun yerine 500 Sudan poundu, yani yaklaşık 300 TL para cezası ödemesine karar verildi. Ancak Hüseyin, avukatlarının tüm ikna çabalarına rağmen AFP’ye telefonla yaptığı açıklamada “Bu para cezasını ödemeyeceğim. Hapse girmeyi tercih ederim” açıklamasını yaptı. Basına kapalı yapılan duruşmada ile ilgili bilgi veren görgü tanıkları Hüseyin’in para cezasını ödememesi durumunda bir ay hapis yatacağını söyledi. Akşam üzeri para cezasını reddeden kadının hapse atıldığı açıklandı.

Pantolon uygunsuz

34 yaşındaki Hüseyin’in asıl tepkisi pantolon yasağının hiçbir dini dayanağı olmadan Sudan hukuk sistemine dahil edilmesinde. Sudan ceza yasasının 152’inci maddesindeki “kadınlar ve kızlar uygunsuz kıyafetle gezemez” hükmü çok belirsiz. Bu yasa gereği bir kıyafetin “uygunsuz” olup olmadığına polis karar veriyor.

Ülkenin sol eğilimli gazetelerinden El Sahife’de çalışan Lübna ile birlikte gözaltına alınan diğer 10 kadının suçlamaları kabul edip iki gün sonra kırbaçlanmıştı. Hüseyin diğer iki kadınla mahkeme yoluna gitmiş, “sesimi duyurabilmek için 40 değil, 40 bin kırbaç yemeye hazırım” demişti.

İslamcılar ile kadın protestocular çatıştı

LÜBNA Hüseyin’e duruşması boyunca kadın hakları eylemcileri büyük destek verdi. Çoğu kadın ve pantolonlu 150 kadar protestocu başkent Hartum’daki mahkemenin dışında pankartlarla gösteri yaptı. Bu esnada geleneksel İslami kıyafetler giyen onlarca kişi dini sloganlar atarak Lübna Hüseyin ve destekçileri için “fahişeler” diye bağırdı ve ağır ceza talep etti. Sakallı bir protestocu bir kadının elindeki pankartı alıp yırtınca kavga başladı.

Hürriyet
Old 14-09-2009, 11:38   #52
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

İki kez dövdü bırakıldı üçüncüde ne olacak?


Boşanmak isteyen eşi 25 yaşındaki H... A...'ı geçen hafta sokak ortasında yumruklayarak hastanelik eden 27 yaşındaki M... A..., aynı nedenle tartıştığı eşini bu sefer de otomobilde döverken gözaltına alındı.





M... A..., 5 Eylül’de kentin en işlek caddesi Gazipaşa’da yürürken kendisinden boşanmak istediğini söyleyen eşinin göğsüne yumruk attı. Çevredekilerin ihbarı üzerine gelen sağlık ekipleri H... A...’ı hastaneye kaldırırken, eşi M... A... gözaltına alındı. İfadesi alındıktan sonra serbest bırakılan M... A..., dün akşam bu kez otomobilin içinde eşini dövdü. Kozlu Beldesi’nden Zonguldak kent merkezine giden otomobilin içindeki sürücünün, yanındaki kadına vurduğunu görenler polise ihbarda bulundu. Polis, İl Emniyet Müdürlüğü önündeki kavşakta otomobili durdurdu. H... A... boşanma konusunda tartıştığı eşinin kendisini dövdüğünü ettiğini ancak şikayetçi olmak istemediğini söyledi. Zonguldak Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen H... A... ve M... A..., polis merkezindeki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. (dha)
14/09/2009 08:22
Old 14-09-2009, 12:02   #53
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

12 yaşında çocuk doğum yaparken öldü


Yemen'de 11 yaşında evlendirilen kız çocuğu doğum sırasında öldü

SANA - Aşiret geleneklerinin toplumsal hayata hakimiyetiyle çocuk yaşta evliliklerin yaygın olduğu Yemen’de, 12 yaşındaki bir çocuk doğum yapmaya çalışırken öldü.
Yerel insan hakları örgütü Siyac’ın açıklamasına göre, başkent Sana’nın 223 kilometre batısındaki Hudayda vilayetindeki el Zehra bölge hastanesinde 3 gün boyunca doğum yapmaya çalışan 12 yaşındaki Fevziye Abdullah Yusuf, ölü doğum sırasında şiddetli kanamadan hayatını kaybetti.
En yoksul Arap ülkesi olan Yemen’de çocuk haklarının geliştirilmesi için çalışan örgüt, Fevziye’nin, babası tarafından, Suudi Arabistan’da çiftçilik yapan 24 yaşındaki biriyle evlendirildiğinde sadece 11 yaşında olduğunu belirtti.
İnsan hakları örgütü, her yıl ne kadar çocuk yaşta evlilik yapıldığı konusunda sağlıklı istatistik veri olmadığından yakınırken, Sosyal İşler Bakanlığının son raporuna göre ülkedeki kızların 4’te biri 15 yaşından önce evlendiriliyor.
Yemen’de çocuk gelinler sorunu özellikle 2 yıl önce, 8 yaşındaki bir kız çocuğunun 30 yaşındaki bir adamla evlendirilmesi üzerine mahkemeye boşanmak için başvurmasıyla uluslararası gündeme gelmişti.
Çocuğun en sonunda davayı kazanmasının ardından bazı milletvekilleri de bu uygulamanın önünü kesmek için çalışmalar yürütmüştü.
Parlamentodan şubat ayında evlenme yaşının en az 17 olması gerektiği yönünde bir yasa geçerken, bazı milletvekilleri ise hala, "İslama karşı" diye nitelediği bu yasayı değiştirmek için uğraşıyor. Yasa devlet başkanının onayından önce bu milletvekillerinin girişimiyle yeniden değerlendirilmek üzere parlamento anayasa komisyonuna geri gönderildi.
Yemen’deki kadar yaygın olmasa da çocuk yaşta evliliklerin petrol zengini Arap ülkesi Suudi Arabistan’da da bulunduğu belirtiliyor. (aa)
Old 17-09-2009, 08:21   #54
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

H... Ü...'e 13 yıl hapis



Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisanda düzenlenen operasyon sonucu, “Çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçlı hürriyeti tahdit” suçlarından haklarında dava açılan yazar H... Ü... ve mağdur çocuk B.Ç'nin annesi L... Ç'nin yargılanmalarına devam edildi.


Ü... DURUŞMAYA BÖYLE GETİRİLDİ

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, tutuklu sanık H... Ü... (76), tutuksuz sanık L... Ç. (36) ile mağdur çoçuğun avukatları Nevin Canbaz ve Ahmet Dedeler, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunu temsilen Muhakemat Müdürlüğü avukatı Selma Ergüner, B.Ç'nin babası Bekir Ç, Ü...'in avukatları Emir Ali Kav ile Bayram Sabah, sanık L... Ç'nin Bursa Barosu tarafından atanan avukatı Ümran Babacan hazır bulundu.

Ü...'in avukatı Emir Ali Kav, mahkemeye heyetine sunduğu yazılı savunmasını duruşma salonunda okudu.

Müvekkilinin bir komploya kurban gittiğini savunan Kav, “H... Ü... bugüne kadar hiç B.Ç ile başbaşa kalmamıştır. Madem polis takip ederken evde başbaşa idiler neden o halde evde yakalanmadılar?” dedi.

Kav, olay günü İnegöl'de bir restoranda B.Ç ve annesini beklerken, Ü...'in yanına gelen tanımadığı kişilerin kendisinin yanına geldiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Hayatında hiç kola içmemiş kişi yoğun ısrarlar doğrultusunda yarım bardak kola içmiş. Sonra istifra etmiş. Gözaltına alındıktan sonra da içtiği ve içinde ilaç olduğunu düşündüğümüz kolanın etkisiyle verdiği ifadeleri hatırlamamaktadır. İddialarla ilgili hiç bir kanıt bulunmamaktadır. Tüm tanıkların ifadelerinden bunlar anlaşılıyor. Müvekkilimin adil yargılama hakkı ihlal edildi. Ben yüce mahkemenin adil bir karar vereceğine inanıyorum. Müvekkilimin bu kanıtlarla 1 gün bile içeride kalmaması gerekiyor.”

Avukatı savunmasını okuduğu sırada sanık kürsüsünde oturduğu yerden ayağa kalkan Ü..., mahkeme başkanı Kadir Ünal'a “Bana bir şey söylemeyecek misin hakim bey. Can benim, başkaları konuşuyor. Ben zekat keçisine döndüm” dedi.

Bunun üzerine hakim Ünal, Ü...'e avukatlarının ardından söz vereceğini söyledi.

Sanık Ü...'in diğer avukatı Bayram Sabah da 5 sayfalık yazılı dilekçesini mahkeme heyetine sunduktan sonra müvekkilinin tahliyesini talep etti.


Ü...'İN SAVUNMASI


Avukatların ardından söz alan sanık H... Ü..., yargılandığı davanın Fransa'daki Dreyfus davası gibi bir komplo davası olduğunu iddia etti.

Ü..., geçmişte yaraladığı Ahmet Emin Y...'ın bir yakınının, bu olay öncesi kendisini telefonla aradığını ve randevu talep ettiğini öne sürerek, şunları söyledi:

“Bu kişiyle görüştüm. Bana 'Biz kimsede hıncımızı bırakmayız. Alırız' dedi. Ben de kendisine 'Y... ile barıştık. Y...cılarla barışamadık' dedim. Sonrasında da bu olaylar yaşandı. Allah'a yemin ediyorum doğru söylüyorum. Sizlerde olumlu bir hava var. Sizleri sevmemek mümkün değil. Ben Allah'ın adaletinden sonra mahkemenin adaletine güveniyorum. Siz birazdan karar vereceksiniz, onlar intikamlarını alacaklar. Sizin yerinizde olsam ben tutukluluk halini kaldırır, davayı ertelerim. Bunu derseniz bütün dünya sizden bahsedecek. Bunu deseniz ne olur? Bizim kardeşimiz başbakan biraz sesini, kıyafetlerini değiştirse, gözlük taksa, bir yere gitse kimse tanıyamaz. Ama beni her yerde tanırlar. Alaca dana gibi olmuşum. Böyle bir şerefle karşı karşıyasınız. O şerefi tepmeyin lütfen.”

Mahkeme başkanı Kadir Ünal, Ü...'in ifadesinden sonra verdiği yaklaşık 10 dakikalık aranın ardından kararı açıkladı.

Mahkeme heyeti, sanık Ü...'in cinsel istismar ve küçük yaştaki çocuğun ruh sağlığını bozmak suçundan 15 yıl, bu suçu iki kez işlemiş olmasından dolayı 15 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.

Heyet, duruşmadaki iyi halini göz önüne alarak sanık Ü...'in cezasını 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına indirirken, “Hürriyeti tahdit” suçundan beraatini kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti, ayrıca, diğer sanık L... Ç'nin ise “hürriyeti tahdit” ve “çocuğun cinsel istismarına yardımcı olmak” suçlarından beraatine karar verdi.

B.Ç.’NİN AVUKATI: ANNE HAKKINDAKİ KARARI TEMYİZ EDECEĞİZ

Bursa Barosu’nun atadığı B.Ç.’nin avukatı Nevin Canbaz, duruşmadan sonra yaptığı açıklamada, “Ü...’in ‘Hürriyeti tahdit’ suçundan da cezalandırılması gerekirdi” dedi.

Anne L... Ç. hakkında verilen kararı da temyiz edeceklerini kaydeden Canbaz, “Annenin de suça iştiraki olduğunu düşünüyoruz. H... Ü...’e verilen ceza ise TCK’daki ilgili maddelere göre verilmiş doğru bir karardır. Bu konuda söyleyecek başka bir sözümüz yok.

Ü...’in almış olduğu ceza da İstanbul Adli Tıp Kurumu 6'ncı İhtisas Dairesi’nin vermiş olduğu birinci raporun ardından yaptığımız itiraz sonucu Adli Tıp Genel Kurulu’nda düzenlenen beden ve ruh sağlığının bozulduğuna rapor önemli rol oynamıştır. Eğer ilk rapora göre ceza verilecek olsaydı Ü... 3 yıl ceza alır ve tahliye olabilirdi. Bu da savunma hakkının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” dedi.

DHA/A.A 16 Eylül 2009
Old 23-09-2009, 08:44   #55
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Kriz sonrası kadınlar öne çıkacak gelirleri 15.5 trilyon dolar olacak


Tüm dünyada erkeklerin gelirlerinin toplamı 23.4 trilyon, kadınlarınki ise 10.5 trilyon dolar. 5 yıl içinde dünya ekonomisine 5 trilyon dolar katkı sağlayacak kadınların, resesyon sonrası dünya ekonomisini yönetmesi de bekleniyor. “Sağlık ve eğitime daha çok harcayıp, daha fazla tasarruf yapan ve az risk alan kadınların yönettiği dünya daha farklı olabilir mi?” tartışması yaşanıyor.


DÜNYANIN globalleşme serüvenine büyük darbe indiren ekonomik kriz hep kötü haberler gelmesine neden oldu. Ancak son bir kaç aydır ekonomistler, danışmanlar ve uzmanlar en büyük ve en güçlü yeni bir gelişen pazara dikkat çekiyor: Kadınlar. Danışmanlık şirketi Boston Consulting Group’un bir araştırmasına göre, önümüzdeki 5 yılda ekonomiye kadınların kazandığı 5 trilyon dolar katılacak ve böylece kadınlar resesyon sonrası dünya ekonomisini yönetmede öne geçecek.
Fark kapanıyor
Tüm dünyada erkeklerin gelirlerinin toplamı 23.4 trilyon dolar ki, bu rakam 10.5 trilyon dolar olan kadın geirlerinin iki katından bile fazla. Fakat, kadınların iş dünyasında daha çok rol alması ve kazançlarının artmasıyla aradaki fark gelecekte azalacak. Aradaki farkın azalması alışverişi kadınların yönetmesi anlamına geliyor ve ekonomistler ekonomideki toparlanmanın böylece gerçekleşeceğini umut ediyorlar. Newsweek dergisinin ‘gerçek büyüyen market’ olarak andığı kadınların ekonomide yaratacağı büyüme, gelişen pazarlar Çin ve Hindistan’ın iki katı. Kadınlar tarihin en büyük gelişen pazarı olarak ekonominin yeni kaptanı olmaya aday.
Büyük ve derin değişim
Hem siyasi dünyada hem de ekonomide erkek egemen durumda kadınların lehine yaşanacak değişimin çok geniş ve derin olması bekleniyor. Gelecekte dünya ekonomisinin motorunun kadınlar olacağını vurgulayan Goldman Sachs’ın ağustos ayı raporu ‘Kadın Cüzdanının Güçü’ başlığını taşıyordu. Ayrıca sağlık, eğitim ve çocuklara harcamaya odaklanan kadının insan sermayesini destekleyip, geliştirmesi bekleniyor. Rapor, ekonomideki büyümenin kadın ve erkek cinsiyetlerini daha eşit hale getireceğine de dikkat çekiliyor. Sağlık ve eğitime daha çok harcayıp, daha fazla tasarruf yapan ve daha az risk alan kadınların yönettiği dünyada, daha az savaş daha az ekonomik kriz yaşanacağı varsayılıyor.
Kadın eğitimi artıyor
Kadınların eğitimden erkekler kadar yararlanmaya başlamaları da kadının ekonomi, politika ve iş yaşamında daha etkin olmasını sağlıyor. Son yıllarda pek çok ülkede eğitim alamayan kız sayısı azalırken, ABD ve Avrupa’da üniversitelerde kız öğrenci sayısının erkekleri çoktan geçtiği biliniyor. Hatta gelişen ülkelerde bile kız öğrencilerin eğitim oranı ilk ve orta öğretimde erkekleri yakalamak üzere. Zengin ülkelerde kadınların iş gücüne katılım oranı oldukça yüksek.

Krizde iş kayıplarının yüzde 80’i erkeklerin

Gelişmiş ülkelerde kadınlar daha çok kazanmaya, yoksul ülkelerde de kadınlar daha fazla istihdam edilmeye başlandığı için kadınların
geliri yüzde 8.1 artıyor. Erkeklerinki ise yüzde 5.8.
Ekonomik krizle erkekler daha çok işsiz kaldı. ABD’de kriz nedeniyle işini kaybedenlerin yüzde 80’i erkek.
Yeni işlerin çoğu da belki daha ucuz olduğu için kadınlara gitti.
Erkek tüketicilerin hakim olduğu alkol, sigaradaki büyüme oranı kadınların hakim olduğu gıda, sağlık, çocuk bakımının gerisinde.
Kadınların tasarruf alışkanlığı bankacılığın yeni gücü olabilir. Hindistan’da aile varlıklarının yarısı arazi ve makina gibi fiziksel kategoriler.

Fortune 500’de sadece 15 kadın CEO var

Dünyanın en büyük 500 şirketinin listelendiği Fortune 500’de sadece 15 şirket kadınlar tarafından yönetiliyor. Bu sayı önceki yıl sadece 12 idi.
Fortune 500’deki kadın CEO’lar: Brenda Barnes (Sara Lee), Carol Bartz (Yahoo), Angela Braly (WellPoint), Lynn Elsenhans (Sunoco), Christina Gold (Western Union), Susan Ivey (Reynolds American), Andrea Jung (Avon), Ellen Kullman (DuPont), Carol Meyrowitz (TJX), Anne Mulcahy (Xerox), Indra Nooyi (PepsiCo), Irene Rosenfeld (Kraft Foods), Mary Sammons (Rite Aid), Laura Sen (BJ’s Wholesale Club), Patricia Woertz (Archer Daniels Midland).
Forsbes dergisinin seçtiği Dünyanın En Güçlü Kadınları listesinin başında Angela Merkel otururken, Türkiye’den de Güler Sabancı 27’inci
sırada yer aldı.

Kadın politikada güçlendikçe makroekonomide etkisi artıyor

NEWSWEEK dergisi, İngiltere ve Hindistan’da yapılan bir araştırmayı şöyle aktarıyor: “İngiltere Parlemantosu’nda 1997’de kadın sayısı iki katına (yüzde 18.2) çıktığından buyana vergi kredisi, sağlık harcaması, çocuk bakımı ve eğitim gibi aile konuları daha çok ödenek aldı ve ilgi gördü. Hindistan’da da 1992’de yerel hükümetlerde kadın katılımının artırılmasıyla kadın liderler erkeklere kıyasla su projelerine yüzde 60 daha fazla ilgi gösterdi.”

Siyasette durum kotayla değişiyor

KADIN varlığının en zayıf kaldığı alan siyasette, son yıllarda önemli gelişmeler yaşanıyor. Uganda, Burundi ve Makedonya gibi ülkelerde kota uygulamaları ile milletvekilleri arasında kadınların oranı yüzde 30’u buldu. Tüm dünyada mülkiyet, miras ve boşanmada kadınlara eşit haklar verilmeye başlandı.

23 Eylül 2009 Hürriyet
Old 23-09-2009, 08:54   #56
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Biri çocukken 'evlendirildiği' adamın tecavüzlerine karşı savcıya sığındı; diğeri dayaktan kaçıp dört çocuğuyla tarlada çadır kurdu


ADANA/ANTALYA - “Doğduğum günden bu yana şiddet görüyorum. Babam döverdi, kuma olarak evlendim kocam ve ilk eşi sürekli dövdü. Sonra annemin evine sığındım o da dövdü.” 39 yaşındaki dört çocuk annesi K... D... tarlada kurduğu yoksul çadırında onu buraya sürükleyen şiddet dolu hayatını böyle özetliyor. Toplum Destekli Polislik Amirliği (TDP) sayesinde bu bayram geleceğe ilk kez umutla bakabiliyor.
12 yıl önce M... B...’a kuma verilen K... D..., üç çocuk dünyaya getirdi. Bu süreçte sürekli eşinden ve onun ilk karısından şiddet gören D..., üç yıl önce dördüncü çocuğuna hamile kaldı. Kocasının, diğer eşinin kıskandığını söyleyerek kürtaj yaptırmasını istediği, yapmadığı takdirde evden ayrılmasını istediği D..., çocuğu aldırmayıp hamile haliyle üç çocuğunu da alarak evi terk etti. Annesine sığınan D..., dördüncü çocuğunu burada dünyaya getirdi.




Tek varlığına sığındı



Ancak, ruhsal sorunları bulunan annesinden de şiddet görünce dayanamayan D..., şiddetten zarar gören çocukları 11 yaşındaki Murat, dokuz yaşındaki K..., altı yaşındaki C... ve iki yaşındaki N... ile birlikte Güzelevler Mahallesi Sümbül Sokak’taki kendisine ait tarlada yaşamaya başladı.
Bir kadının dört çocuğuyla tarlada yaşadığını öğrenen TDP görevlileri, aileye yardım eli uzattı. Ailenin geçici olarak sığınması için kamp çadırı bulan polisler, çadırı kurup, K... D... ile birlikte çocuklarını bu çadıra yerleştirdi.
Ailenin gıda ihtiyacını günlük karşılayan ‘Toplum Destekli polisler’, hayırseverler aracılığıyla okul çağındaki çocukların kırtasiye malzemelerini de temin etti.
Üzerine çadır kurdukları arsanın K... D...’a ait olduğunu öğrenen polisler, buraya küçük bir ev yapılması için yardım dernekleri ile görüşerek söz aldı.
Bayram tatilinde olmalarına karşılık, üniformalarını giyen polisler, K... D... ve çocuklarını yaşadıkları çadırda ziyaret edip, bayramlaştı.




Kuması da dövüyordu



Polis memurlarını görünce çok mutlu olduğunu belirten K... D..., “Polis görevlileri benim çocuklarımın dayısı oldu. Polisler bizim her şeyimizle ilgilendi. Şimdi de çalıştığım dönemde aldığım küçük bir tarlam var. Onun üzerine ev yapılması için yardım derneklerini buldular. Her şeyden önemlisi bayramda bizi ziyarete gelmeleri” dedi.
Çocukluk yıllarından bu yana, hem ailesinden, evlendikten sonra eşinden sürekli şiddet gördüğünü anlatan D..., “Doğduğum günden bu yana şiddet görüyorum. Babam döverdi, evlendim kocam, sonra annem dövdü. Kendi ailemden bile görmediğim ilgiyi polislerden gördüm. Onlar sayesinde bayramda yüzümüz güldü. Bayramda da kutlamaya gelerek bize bayram havası yaşattılar. Allah onlardan ve yardım edenlerden razı olsun” diye konuştu.
Polislerin verdiği okul çantası, kıyafetleri, kırtasiye malzemeleri, su matarası ile sevinen ilköğretim okulu 3. sınıf öğrencisi K... D..., polisleri öperek teşekkür etti.



13 YAŞINDAN BERİ KOCASININ TECAVÜZÜNE UĞRUYOR







Kocası tarafından tecavüze uğrayarak, zorla hamile bırakıldığını öne süren kadın, kocası hakkında suç duyurusunda bulundu. Koca hakkında 12 yıl hapis istemiyle dava açıldı.
Antalya’da yaşayan evli ve üç çocuk annesi 30 yaşındaki S.K. henüz 13 yaşındayken istemediği halde H... K. ile evlendirildi. Savcılığa verdiği ifadesinde evliliğini şöyle anlatıyordu: “Hiç istemediğim halde beni H... K. ile evlendirdiler. H... gerdek gecesi de dahil sürekli bana zorla sahip oldu. Evliliğimiz boyunca ben cinsel ilişki istemediğim zaman beni dövüyordu. Zaman zaman zorla ters ilişki kuruyor, bunları istemediğimde ‘Sen benim nikâhlı karımsın. Mecbursun’ diyordu.”
Eşinin kendisini sürekli tehdit ettiğini de öne süren S.K., “Ben istemediğim halde hamile bırakıp, doğum yaptırttı. Bu yüzden ondan ayrılmak istedim. Boşanma davası açtığım için beni yine dövdü. Ben de çocuklarımı alıp, evden kaçtım” dedi.
Gözaltına alınan H... K. ise suçlamaları reddederek, “Eşimle zorla ve ters ilişki kurmadım. Zaman zaman ‘Benim nikâhım altında olduğun süre içinde benimle cinsel ilişkiye girmeye mecbursun’ demişimdir” diye ifade verdi. Çiftin 13 yaşındaki oğulları U.K. ve 10 yaşındaki B.K., savcılıkta alınan ifadesinde annelerini destekleyerek, “Aynı odanın içinde yatıyoruz. Annem bazı geceler, ‘yapma’ diyor, babam annemi dövüyor. Bazen annemin bu yalvarmalarına biz uyanıyoruz ve zaman zaman kalkıp ışığı açıyoruz. O zaman babam, annemden ayrılıyor” dediler.
H... K. hakkında cinsel saldırı, tehdit ve darp suçlamalarıyla 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı

23/09/2009 07:00
MURAT KİBRİTOĞLU/TESLİME TOSUN
Old 24-09-2009, 09:41   #57
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Eşe tecavüze 7 yıl hapis


İzmir'de karısıyla zor kullanarak ilişkiye girdiği iddia edilen kocaya, "Eşe cinsel saldırı" suçundan 7 yıl 4 ay hapis cezası verildi.


İzmir'de mahkeme, karısıyla zorla ilişkiye giren kocayı, 7 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz yargılanan koca, tutuksuz yargılandığı davanın ilk duruşmasında verilen kararla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

YARALANMA TESPİTİ

Sabah Gazetesi'nden Ali Eyce'nin haberine göre, Karabağlar'da oturan 27 yaşındaki Y.K, 6 yıllık kocası 37 yaşındaki V.K.'nin, kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini iddia ederek mart ayında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyette bulundu. Savcılığın talimatı üzerine Adli Tıp Kurumu'na gönderilen genç kadında "tecavüze bağlı yaralanmalar" tespit edildi. Soruşturmayı tamamlayan Cumhuriyet savcısı, eşini cinsel ilişkiye girmesi için zorladığı iddia edilen V.K. hakkında, "Eşe karşı cinsel saldırıda bulunmak" suçundan dava açtı.

İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın iddianamesinde genç kadının, olay gününü anlatan ifadelerine yer verildi. Genç kadın, o geceyi, "Eşim V.K. gece yarısı alkollü olarak eve geldi. İlişkiye girmek için beni yanına çağırdı. Ancak ben yanaşmayınca bana şiddet uyguladı" diye anlattı. Genç kadının şikâyeti ile Adli Tıp Kurumu'ndan gelen raporları dikkate alan Cumhuriyet savcısı, V.K.'nin 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Davanın duruşmasına tek çocuğuyla birlikte gelen Y.K., ifadesini tekrarladı, Y.K., boşanma davası da açtığı eşinden şikâyetçi olduğunu da belirtti.

Tutuksuz yargılanan V.K. ise, eşinin açtığı boşanma davasında haklı çıkmak için kendisine yönelik asılsız suçlamalarda bulunduğunu iddia edip, olay günü tartıştıklarını, birbirlerine vurduklarını ancak eşine kesinlikle zorla sahip olmadığını söyledi. Mahkeme heyeti, ilk duruşmada davayı karara bağlayarak V.K.'yi, eşine karşı şiddet uygulayarak cinsel saldırıda bulunduğu gerekçesiyle 7 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz yargılandığı mahkemeye elini kolunu sallayarak gelen koca, duruşma salonunda bekleyen güvenlik görevlileri tarafından kelepçelendi. V.K., cezaevine götürülürken çiftin boşanma davasının sürdüğü belirtildi.

24 Eylül 2009 Hürriyet
Old 29-09-2009, 09:13   #58
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Eşini dövüp kulağını kesti

Van'da eşi tarafından dövülen ve kulağı kesilen bir kadın, koruma altına alındı.

Van’ın Saray ilçesinde yaşayan S... P..., eşi tarafından dövülmesi ü...ine yakınları tarafından Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kulağının bir bölümü kesilen, yüzünden ve kafasından aldığı darbeler sonucu yaralanan kadın, tedavisinin ardından Van Cumhuriyet Savcılığı tarafından koruma altına alındı.
S... P...’in babası a... Ö..., kızının 2001 yılında F... P... ile evlendiğini, evlendikten sonra birçok kez eşinin şiddetine maruz kaldığını belirtti.
Kızının, 2004 yılında eşinin evini terk ederek baba evine geldiğini anlatan Ö..., ancak kızının, F... P...’in tehditleri karşısında yeniden evine dönmek zorunda kaldığını ifade etti.
Son olarak damadının kardeşinin, üç gün önce kendilerini telefonla arayarak, "ağabeyim kızınızı öldürecek, gelin kızınızı götürün" şeklinde konuşması üzerine, durumu Jandarma Komutanlığı ekiplerine bildirdiğini anlatan Ö..., şöyle devam etti:
"Jandarma ekipleri ile köye gittik. Kapı kilitliydi ve kapıyı kimse açmıyordu. Bu sırada evin dışında olan damadım bizi tehdit etmeye başladı. Ekipler, damadımı gözaltına aldı. Evin kapısı açılmayınca kapıyı kırarak içeri girdik. Kızım yerde yarı baygın halde yatıyordu. Kafası ve gözü yarılmıştı, kanlar akıyordu. Ayağa kalkamıyordu. Sonra kulağının kesildiğini fark ettim. Kızımı alarak köyden ayrıldık."
Damadının gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldığını öğrendiğini ifade eden Ö..., kızının da tedavisinin ardından devlet korumasına alındığını söyledi.


-KADIN DERNEĞİNDEN DESTEK-

Saray Kadın Çocuk ve Aile İlişkilerini Geliştirme, Modernleştirme, Koruma ve Güçlendirme Derneği üyeleri de Saray Cumhuriyet Savcılığı’na itiraz dilekçesi sundu.
Van Adliyesi önünde gazetecilere açıklama yapan Dernek Başkanı Ha... Yeni, F... P...’in serbest bırakılması ü...ine Saray Cumhuriyet Savcılığı’na itiraz dilekçesi sunduklarını belirtti.
S... P... için avukat tayin edileceğini ifade eden Yeni, P...’in 2001 yılından bu yana eşinden şiddet gördüğünü bildirdi.
S... P...’in 2004 yılında şiddet gördüğü gerekçesiyle karakola başvuruda bulunduğunu ifade eden Yeni, "Kadın şikayetinden vazgeçtiğinden dolayı bir şey yapılmamış herhalde. Kadın kendinde o cesareti bulamamış. Şimdi ise kadın şikayetinde kararlı. Ancak bu kez eşini serbest bırakıyorlar" dedi. (aa)
Old 30-09-2009, 10:29   #59
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Yargıtay'dan tecavüzcüye müjdeli karar

'Nitelikli cinsel saldırıya kalkışmak' suçundan 9 yıl ceza alan sanık hakkında, Yargıtay'dan tartışma yaratacak karar: Kadının direnişi tecavüzü engelleyecek boyutta değil, sanık gönüllü olarak vazgeçti, ceza düşük olmalı...

ANKARA - Yargıtay tartışma yaratacak bir tecavüz kararına imza attı. Silah zoruyla kaçırdığı kadına direnmesi nedeniyle tecavüz edemeyen sanığın yargılandığı davada, kadının direnişinin tecavüzü engelleyecek boyutta olmadığına hükmeden Yargıtay, sanığın eyleminden gönüllü olarak vazgeçtiğini bu nedenle cezanın daha düşük tutulması gerektiği kanaatine vardı.
Dava konusu olay İzmir Ödemiş'te yaşandı. Bir kadını arkadaşlarının yardımı ve silah zoruyla kaçırarak köy evine kapatan sanık, kadına tecavüz etmeye çalıştı. Ancak kadının direnmesiyle nedeniyle tecavüzü gerçekleştiremedi.
Daha sonra yakalanan sanığa, Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi ‘nitelikli cinsel saldırıya kalkışmak’tan ceza verdi. Temyiz üzerine dosyanın gittiği Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararı bozdu.

Daire, Ceza Kanunu'nun ‘teşebbüs’ hükümlerinin düzenlendiği 35. maddesini hatırlattı. Teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın cinsel saldırı eylemiyle ilgili icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle eylemini durdurması gerektiğini belirten daire, somut olayın bu maddeye uyumlu olmadığını kaydetti.

Kadının direnişinin tecavüzü engelleyecek boyutta olmadığına hükmeden Yargıtay, sanığın gönüllü olarak eyleminden vazgeçtiğini bu nedenle cezanın düşük tutulması gerektiğini vurguladı.

Yerel mahkemenin kararında 9 yıla kadar hapisle cezalandırılan sanık, Yargıtay’ın yorumuna göre en fazla 7 yıl ceza alacak. (Ntvmsnbc)
Old 02-10-2009, 10:02   #60
Av.Ferahfeza

 
Varsayılan

Mali'de kadın Hakları da neymiş!

Kadın-erkek el ele eşitliğe karşı çıktı

BAMAKO - Batı Afrika’nın çoğunluğu Müslüman ülkesi Mali’de kadınların yüzde 45’i çokeşlilik altında yaşıyor. Kadınların yüzde 75’inin okuma-yazması yok. Dört kız çocuğundan üçü sünnet ediliyor. Malili kadınlar Afrika’nın birçok ülkesindeki hencinsleriyle aynı kaderi paylaşıyor... Kaderlerini değiştirme şansıysa geçtiğimiz günlerde rafa kalktı. Zira kadınlara daha geniş haklar tanıyacak ‘aile yasası’ tasarısı biri kadın örgütü olmak üzere Müslüman grupların protestoları nedeniyle ortadan kalktı.
Tepkilerin nedeni, yasayı İslam’a aykırı bulmalarıydı. Yıllardır yasanın geçmesi için mücadele veren kadın hakları savunucularını en çok düş kırıklığına uğratansa, kadınların tasarıya en az erkekler kadar karşı olmaları oldu. Mali müziğiyle ünlü, başkent içkili mekânlarla dolu. Ancak söz konusu kadınsa, İslami gelenekler daha baskın... Kadınların bile, kocaya itaat etmek zorunda kalmamalarının öngörülmesine itirazı var.
Yasada, boşanan kadının ve evlilik dışı çocuğun miras hakkı genişletiliyor, çocuğun velayetini babaya veren maddedeki ‘baba’ ibaresi ‘anne-baba’ ile değiştiriliyor, evlilik, lâik bir düzenleme olarak tanımlanıyordu. Ancak tasarı parlamentoya geldiğinde, kadın-erkek 50 bin kişi yasaya karşı toplandı. ‘Kadın kadın, erkek erkek kalsın’, ‘Batı medeniyeti günahtır’ pankartları taşıyan başörtülü kadınların ‘Tanrıya riayet et’ sloganına, erkekler ‘Allahüekber’ nidasıyla karşılık verdi.
Gösterilerin sert savunucularından, Ulusal Müslüman Kadınlar Birliği Başkanı Hacı Safyatu Dembele, kadının evinde fazla söz sahibi olmaması, kendi hayatı üzerinde bile sözünün geçmemesi gerektiğini söylüyor. Tepkiler üzerine cumhurbaşkanı yasayı değiştirilmek üzere parlamentoya göndermek zorunda kaldı.

Radikal
02/10/2009
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Basında Çocuk Haberleri-2009 Av.Elvan Akkaya Çocuk Hakları Çalışma Grubu 21 28-11-2009 19:56
Kadın Haberleri 2008 Av.Habibe YILMAZ KAYAR Kadın Hakları Çalışma Grubu 74 25-12-2008 16:53
Kadın Haberleri 2007 Y£LİZ Kadın Hakları Çalışma Grubu 90 20-12-2007 20:26
Kadın Haberleri 2006 Av.Habibe YILMAZ KAYAR Kadın Hakları Çalışma Grubu 45 26-12-2006 11:07
Kadın Haberleri 2005 Av.Habibe YILMAZ KAYAR Kadın Hakları Çalışma Grubu 30 19-11-2006 15:22


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08516002 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.