Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Tek başına evlat edinme

Yanıt
Old 26-03-2007, 15:03   #1
Av.Ünzile Küçüköner

 
Varsayılan Tek başına evlat edinme

iyigünler

İçinden çıkamadığım bir konuda sizlerinde görüşünü almak üzere,bunu dile getiriyorum.
Bekar bayan tek başına evlat edinme işlemi yaparak bir kız çocuğunu evlat edindi. Nüfus kaydına işlendi.
Ancak nüfus kaydında ana ve baba adı olarak biyolojik anne ve babasının adı görünmekte.
Bu biyolojik ana ve baba adının düzeltilerek,ana adı olarak kendi adı,baba adı olarak da kendisinin baba adının yazılması için dava açıldı,

TMK Madde 307 - "Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir. "

TMK Madde 314 - "Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer.
Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur.
Evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır. Evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir.
Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır. "

TMk Madde 282 - "Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur."denilmekte.

Ne TMK da ne de nüfus hizmetleri kanunda tek başına evlat edinme halinde çocuğun nüfus kaydına ana ve baba adı olarak,ana adı olarak kendi adı ve baba adı olarak da kendi baba adının yazılabileceğine ilişkin bir düzenleme yok.

Yazılamayacağına ilişkin bir düzenleme de yok.

Ancak bu konuda emsal olabilecek hiç bir karar bulamadım.

Yardımcı olabilecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ediyorum.

sağlıkla kalın
Old 26-03-2007, 15:20   #2
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Merhaba

Çok yerinde bir soru ve çıkış yolu bulmaya davet edici bence.

Evlat edinmeyi hem evlilere hem bekarlara tanıyan yasakoyucu,sıra anne baba adı olarak değişikilik yapmaya gelince eşitlik ilkesine uymamaktadır.Her ne kadar açık bir yasaklama bulunmasa da ,serbest olduğuna ilişkin olumlu bir irade de yasa metninde bulunmamaktadır.

Burada bir yasa boşluğu varsa kanunun ruhuna uygun biçimde hakim tarafından giderilmelidir.

Kişisel kanım bunu mahkemeden talep etmek ve TMK 314 mddesinin evli ve birlikte evlat edinenler ile bekar evlat edinenler arasında eşitlik ilkesine uygun olmayan düzenlemenin Anayasaya,uluslarararası sözleşmelere ve Çocuk Haklarında ifadesini bulan ayrımcılık yasağına aykırı düzenlemenin iptalini istemek gerekmektedir.

Süreci ve sonucu bizimle paylaşırsanız sevinirim.
Saygılar
Old 26-03-2007, 18:24   #3
Av.Ünzile Küçüköner

 
Varsayılan Tek başına evlat edinme

Habibe hanım
teşekkür ediyorum.

Ne yazıkki,dava konusu olay bana, davanın reddinden sonra intikal etti,şu aşamada temyiz başvurusu için hazırlanıyorum ve şu aşamada Anayasa'ya ayrılık iddiasında bulunabilirmiyim diye inceliyorum.

Gelişmelerden sizi haberdar ederim.

iyigünler
sağlıkla kalın
Old 26-03-2007, 21:25   #4
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Sn.Küçüköner

Temyiz aşamasında da Anayasa'ya aykırılık ileri sürülebilir düşüncesindeyim.Bu da reddedilir ise A.İ.H.M denenebilir.

Saygılarımla
Old 18-05-2007, 20:07   #5
Lifos

 
Varsayılan

Merhaba.
Ünzile hanım ,
Öncelikle konuyu açtığınız teşekkür ederim . Söz konus dava ile bir evlat edinmeyi ben de gerçekleştirdim . Aynı sıkıntı bizim içinde hasıl oldu . Kanunda açık boşluk olduğu sabit. Müvekkil Nüfus İdaresine anne isminin değiştirilmesi hususunda başvuruda bulundu . Talebi reddedildi. Yakın zamanda idarenin işlemin iptali ve anayasa aykırılık nedeniyle İdari Yargıya gidip sonuç almaya çalışacağız .. Şayet sizin taraftaki gelişmelerden bizi de haberdar ederseniz sevinirim .
Old 18-05-2007, 23:51   #6
halit pamuk

 
Varsayılan

Merhaba,

Kanaatimce ortada bir boşluk yok.TMK.m314demiş ki;nüfus kaydına evlat edinenlerin adı ana ve baba adı olarak İşlenmesi ancak birlikte evlat edinilme durumunda ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüğün evlat edinilmesi durumunda söz konusu olacaktır.Yani aynı zamanda şuna hükmediyor(mefhumu muhalifinden):

Eğer tek başına evlat edinilmesi durumunda ya da temyiz kudretine haiz bir küçük varsa ana ve baba adı aynen kalacaktır. Yani evlat edinenlerin adı nüfus kaydında ana ve baba adı olarak yer almayacaktır.Eğer bu hükme aykırı bir idari düzenleme olsaydı yasaya aykırı bir düzenleme olurdu ve iptali gerekirdi.Yasa koyucu bu konuda bir boşluk bırakmamıştır.Zaten bu konuda da bir idari düzenleme yapılmış

yönetmelğinin 105. maddesine de aynı hüküm konmuş:

"(4) Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana, baba adı olarak evlat edinen eşlerin adı yazılır."


Tek çıkar yol var: TMK.m.314'in bu hükmünün Anayasa Mahkemesince İptalini İstemek.

Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülecek ama ne kadar ciddiye alınır bilemem!

Ama benim görüşümü sorasanız:Haklısınız.Tamam,evlat edinilen kişinin ayırt etme gücüne sahip olamayan bir kişi olması şart koşulmalı ama ha tek başına evlat edinmiş ha birlikte ne farkeder.Nasıl bir hukuki sakınca olur açıkcası ben anlamıyorum.Anlayan varsa anlatıklarını dinlemeye hazırım...
Old 28-05-2007, 16:27   #7
Av.Ünzile Küçüköner

 
Varsayılan tek başına evlat edinme

iyigünler

İstanbul Barosu'nun Aile Hukuku Özel Sayısı dergisinde ;

Sayın Prof Dr.Saibe Oktay Özdemir
"Aile Hukukunda Eşitliğe Aykırı Hükümler " makalesinde

Evlat edinenmenin ,eşlerin birlikte veya tek başına yepılması halinde, varolan eşitliğe aykırı düzenleme
Evlat edinilen çocuğun anne-baba ismi yerine evlat edinenin yazılıp yazılamayacağına ilişkin değerlendirme

"hakimin kanun boşluğunu doldururken kanunundaki diğer düzenlemeleri de dikkate alması bu bağlamda benzer müesseselerdeki düzenlemelerden yararlanması gereği açıktır " demektedir.

saygılarımla
Av.Ünzile Küçüköner
Mersin Barosu
Old 27-02-2008, 00:20   #8
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Merhaba

Aynı konuda önce kayyım tayin edilerek sonrasında Aile Mahkemesinde açılan,

1-Boşluğun hakim tarafından doldurulması,

2-Bu kabul görmez ise ilgili maddenin iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi talepli bir başka dava yine reddedildi.
Henüz gerekçe yazılmadı.Ama hakimin sözlü açıklaması" Yasada bu olanak olmadığından" şeklindeydi.

Yanlışın bir yerden döneceğine olan inancı korumak gerek.

Umarım Yargıtay yanlışın görüleceği yer olur.

Devam edelim..
Old 21-01-2009, 00:14   #9
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Merhabalar,

Bilindiği gibi tek başına evlat edinmede 4721 sayılı TMK 314 md." eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayrıt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır" düzenlemesini yapmış ve bekarların evlat edinmesi hakkında bir düzenleme yapılmamıştır.

TMK da bir düzenleme yapılmamış olması sebebi ile uygulamada bu boşluğun hakim tarafından doldurulması veya Anayasa'ya aykırılık sebebi ile iptal istemli olarak dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi talepleri reddedilmekteydi.

Bu konudaki temyiz başvuruları henüz Yargıtay'da olup bir karar verilmemişti.

Her ne kadar Yargıtay incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olsalar da uygulamaya işık tutacak iki ayrı kararın verildiği bilgisini sevinçle paylaşmak istiyorum.

Konyu yargıya taşıyıp verilen olumlu kararı bizimle paylaşan; adlarını ,kararın özelliği sebebi ile paylaşmadığım kadınlara,

Adalete inancımızı tazeleyen ,adaletli sonuçların oluşmasında cesur davranan ve çocuğun öncelikli menfaatlerini kollayan ,bu kararlarda emeği geçen ;

Ankara 5.Aile Mahkemesi Hakimi Sn.Sebahattin Ali Erdem 'e
ve
Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Sn.Mehmet Erdoğan'a

Meslektaşlarımız Av.Sema Kendirci,Av.Hamdi Yasaman-Av.Sevil İlkin'e

teşekkürlerimizi sunuyorum.



T.C.
ANKARA
5.AİLE MAHKEMESİ
ESAS NO:2008/1277
KARAR NO:2008/1366
KARAR TARİHİ :18.12.2008

T.C.
SARIYER 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2008/339
KARAR NO: 2008/382
KARAR TARİHİ:10.11.2008

Not:Kararların gerekçelerini bilgisayar ortamına geçirmeyi tamamladığımda bu alanda paylaşacağım.

http://www.turkhukuksitesi.com/showt...191#post215191
Old 26-01-2009, 00:22   #10
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
ANKARA
5.AİLE MAHKEMESİ
ESAS NO:2008/1277
KARAR NO:2008/1366
DAVA EVLAT EDİNME
DAVA TARİHİ 21.10.2008
KARAR TARİHİ 18.12.2008

Davacı vekili tarafından hasımsız aleyhine açılan evlat edinme davasının açık yargılaması sonunda:
GEREGİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı vekili müvekkilinin….doğumlu olduğunu,çok iyi bir eğitim gördüğünü ve fevkalade imkanlara sahip bir işte çalıştığını…..tarihli evlat edinme öncesi geçici bakım sözleşmesi ile annesi tarafından kendisine teslim edilen ve o tarihten beri kendisi tarafından bakıldığını ve eğitildiğini,…..doğumlu (--)ı evlat edinmek istediğini belirterek müvekkilinin (--) ı evlat edinmesine ve (--) ın adının )(--) olarak ve evlat edinilen (--) in nüfus kaydında anne adının düzeltilerek (--) olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

M.K.316 maddesi uyarınca doya mahkememiz uzmanına verilmiş,uzman davacının çocuğu olmadığını,evlat edinmek istediği (--) ‘e ….tarihinden beri baktığı,davacı ve çocuk arasında ebeveyn-çocuk ilişkisinin kurulmuş olduğunu,davacının küçük (--) i evlat edinmesinin uygun ve çocuğun yararına olacağı yönünde rapor vermiştir.
……………..
Tüm dosya kapsamı ve uzman raporu birlikte değerlendirildiğinde küçük(--) in davacı tarafından evlat edinilmesinin yararına olacağı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Ancak davacı,dava dilekçesinde evlat edinme kararı ile birlikte evlat edinilen küçük (--)’in nüfus kaydına anne adı değiştirilerek müvekkili (--) in isminin verilmesini de talep etmektedir.

4721 sayılı Yeni Medeni Yasanın 314/ 4 maddesinde 1eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır” hükmünü taşımaktadır.

Görüldüğü üzere bu madde eşler tarafından birlikte evlat edinilen küçüklerin ana ve baba adının evlat edinen eşlerin isimlerinin yazılacağını düzenlemekte ve tek başına evlat edinmede küçüğün nüfus kaydına ana veya baba adının yazılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yasa koyucu tek başına evlat edinme ile ilgili düzenlemeyi yaparken bu konuda bilerek veya bilmeyerek bir düzenleme yapmamıştır.

Yasa koyucu bilerek bir düzenleme yapmamış olabilir.Çünkü tek başına evlat edinen kadın ise çocuğun anne hanesine evlat edinen kadının adı yazılacak ancak baba hanesine herhangi bir isim yazılamayacaktır. Bu durum tek başına evlat edinen erkek için de geçerlidir.Burda da annesi boş kalacaktır.

Yasa koyucu bunun dışında da nesep ve nüfus kayıtlarında karışıklık nedeniyle de bu düzenlemeyi yapmamış olabilir.

Yasa koyucu sonuçta bu konuda Medeni Kanunda bir düzenleme yapmamıştır.

Hakim olarak bizler bilerek veya bilmeyerek yasada düzenleme bulunmayan konularda Medeni Yasanın 1.maddesine göre hareket ederiz.
“Kanun sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır”

Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa hakim örf ve adet hukukuna göre,bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.

Hakim karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.”(4721 Sayılı Yasanın 1.maddesi)

Görüldüğü üzere kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa(ki biz buna yasa boşluğu diyoruz) bizler örf ve adet hukukuna göre bu da yoksa yasa koyucu olsa idik nasıl düzenleme yapacak idiysek o şekilde karar vermekteyiz.

Sonuç olarak Medeni Yasanın 314.maddesinde tek başına evlat edinmede çocuğun anne ve baba hanesinin ne olacağı konusunda bir yasa boşluğu vardır.

Olayımızda davacı kadın yasaya uygun şekilde küçüğü evlat edinmekle onun adını değiştirebilmekte,soyadını değiştirebilmekte ancak anne hanesine ismini yazdıramamaktadır.

Buradaki problem şudur;Anne hanesine kendi ismi verilirken çocuğun baba ismi ne olacaktır.

Bu durumun tek başına evlat edinmelerde çok büyük sorun yaratmayacağı görüşündeyim.

Çünkü:

Sonuçta çocuğun anne ve baba hanesinde gerçek yada gerçek olmayan bir baba ismi bulunmaktadır. Davacı kadın anne hanesine sadece kendi isminin yazılmasını talep etmektedir.Bu hali ile baba hanesinde mevcut isim kalacaktır.Bu durum uygulamada ve nesep problemlerinde karışıklığa neden olmaz.

Aksine burada çok daha önemli bir durum vardır.Davacı kadın çocuğu evlat edinecek,kendi soyadını verecek ama anne hanesine kendi ismi görülmeyecektir.Eğitim çağına gelen çocuk anne diye hitap ettiği kadının isminin başka,nüfusta annesi olarak gözüken kadının isminin başka olduğunu öğrendiğinde büyük bir travma yaşayacaktır.Yıllardır anne dediği kadının annesi olmadığını ilk ,öğretim birinci sınıfından itibaren sorgulamaya başlayacak psikolojik problemler yaşayacaktır.

Evlat edinme davalarında önemli bir hukuki ve sosyal yarar mevcuttur.Sadece küçük bir çocuğu alıp onu bakıp yetiştirmek değil anne evlat ilişkisinin de sağlıklı olması annelik ve çocuk duygusunun yaşanması esastır.

Bizler evlat edinme davalarında bu kararı verirken yasal koşulların yanında uzman aracılığı ile “evlat edinen ve edinilenin kişiliği ve sağlığı,karşılıklı ilişkileri,ekonomik durumları,evlat edinenin eğitme yeteneği,evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulmasını” (Medeni Yasa 316/2 maddesi) da araştırmaktayız.

Yani sadece yasal koşullarla yetinilmemekte anne ve evlatlık ilişkilerinde derinlemesine araştırılmaktadır.

Olayımızda da bu araştırma yapılmış ve bu konular açıklığa kavuşturulmuştur.

Bu nedenle evlat edinme davalarını sadece küçük bir çocuğun evlat edinilmesi olarak görmemek,aksine bir yaşam boyu birlikte yaşamın gerektirdiği şartlarda önceden araştırılıp düzenlenmektedir.

Hakim olarak bizler bu yasa boşluğunu hukuka uygun bir şekilde karar vererek her iki tarafında hukuki güvencelerini düzenlemek,yasal garanti altına almak zorundayız.

Bu nedenle davacı kadın evlat edindiği küçüğün anne hanesine kendi isminin yazılmasını istemekte haklıdır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı kadının talebi yerinde görülmüş,küçüğün anne hanesine davacı(--) in yazılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:
1-Davanın Kabulüne……
2-(..)’ın anne hanesine davacı (--) adının yazılması………….
…..
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı KESİN olarak okunup usulen anlatıldı. 18.12.2008







T.C.
SARIYER 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2008/339
KARAR NO: 2008/382
HAKİM MEHMET ERDOĞAN
C.SAVCISI ASLI BETÜL CEVİZOĞLU
DAVA İSİM TASHİHİ
DAVALI SARIYER NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ
DAVA TARİHİ 15.09.2008
KARAR TARİHİ:10.11.2008

Mahkememiz görülmekte olan davanın yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜavacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin İstanbul Aile Mahkemesinin (……= sayılı karar ile (-) !ı evlat edindiğini çocuğun doğumundan 9 gün sonra yanına aldığını,bu güne kadar öz annesi gibi büyüttüğünü,yetiştirdiğini,mutlu bir yaşamlarının olduğunu,ancak nüfusta (--)’ın anne adının (--) olarak yazılı olmasının davacıyı çok üzdüğünü,çünkü davacının (--) ın öz evladı imiş gibi büyüttüğünü baktığını,şefkat gösterdiğini,nüfusta anne adının farklı olmasının davacıyı kırdığını ve yaraladığını,ayrıca bur durumun çocuğa da zarar vereceğini çünkü anne olarak davacıyı göreceğini ve davacıyı tanıyacağını,nüfusta anne adının farklı olmasının davacının zor duruma düşmesini,kafasının karışmasına,üzülmesine neden olacağını,bütün bu durumlar karşısında (--)ın nüfusta (--) olan anne adının (--) olarak düzeltilmesini talep etmiştir.

Davacı asil (--) duruşmaya katılmış bu isteğini ısrarla ve önemle dile getirerek nüfusta anne adı olarak (--) isminin yazılmasını talep etmiştir.

Davacının nüfus aile kayıt tablosu getirtilip incelenmiştir.Davacının ….. doğumlu (--) ‘ı evlat edindiği ve nüfusta anne adının (--) olarak yazılı olduğu görülmüştür.

Davacı evlat edinme ile ilgili İstanbul….. Mahkemesinin…..sayılı kararını ibraz etmiş ve incelenmiştir.

Davacı tanıkları duruşmada dinlenmişlerdir.Tanıklar davacının bu duruma çok üzüldüğünü belirtmişler ve çocuğun davacı ile birlikte seyahatlere ve yurtdışına çıkması gerektiği zaman nüfustaki anne adının farklı olmasının bir çok zorluğa neden olduğunu belirtmişler ve özellikle tanık….ifadesinde küçüğün 2.5 yaşı civarı olduğu ,küçüğün mantıklı şekilde düşünmeye başladığı yaşa geldiğinde uygun bir şekilde kendisinin öz annesinin farklı olduğunu söyleyeceğini,hangi yaşta söylenmesi gerektiğini düşündüklerini,bu konuda psikolojik yardım alacaklarını söylemiş ve bu yaşta çocuğun nüfusta anne adının farklı olmasının hem davacı yönünden hem çocuk yönünden mahsurlu olduğunu belirtmiştir.

Davacının beyanı ve talebi,tanıkların ifadeleri mahkememizce incelenmiştir.Davacı küçüğü 8-9 günlükken yanına almış ve daha sonra mahkeme kararı ile evlat edinmiştir.Nüfusta küçüğün anne adı öz annesinin ismi olan (--) olarak yazılıdır.Davacı küçüğü yanına almış ve öz çocuğu gibi bakıp büyütmüştür.Öz annesinden farksız davrandığı tanık beyanları ile anlaşılmıştır.Davacının nüfusta kendi isminin yazılmasını istemesi doğal karşılanmalıdır.Bu yaştaki çocuğa öz annesinin başkası olduğunu söylemenin de bir çok zorlukları ve mahsurları olacaktır.Uygun yaşa geldiğinde söylenmesinde yarar vardır.Örneğin küçük okul çağına geldiğinde ve okula gittiğinde nüfustaki anne adının farklı olmasını öğrendiği takdirde hayal kırıklığına uğrayabileceği üzüleceği,arkadaşları tarafından bu konunun gündeme getirilip ,çocuğun zarar görme olasılığı çok fazladır.Mahkememizce davacının talepleri yerinde görülmüştür.

Davalı idare temsilcisi anne adının düzeltilmesinde sakınca olmadığını belirtmiştir.İddia makamı davanın kabulü yönünde karar verilmesi mütalaa etmiştir.
Bu itibarla;
HÜKÜM;
Talep gibi davanın kabulüne…..
10.11.2008

Bu karar taraflarca temyiz edilmeyerek 31.12.2008 tarihinde kesinleşmiştir.

Not:Kararlar ; davacıların izni ile yayınlanmıştır.Paylaşımları için Çok teşekkür ediyorum.
Old 12-01-2010, 20:16   #11
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Tek Başına Evlat Edinme -AİHM Başvurusu

Tek başına yaşı küçük çocuğu evlat edinen fakat çocuğun nüfus kaydına anne adı olarak kendi adını veremeyen müvekkil için açılan dava, yerel mahkemede “ Türk medeni kanununun 314/4 maddesine göre ,eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip bulunmayan küçüklerin nüfus kaydına ana baba olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır,

Türk Medeni Kanununun da tek başına evlat edinenlerin isimlerinin ana baba adı olarak evlat edinen çocuğun nüfus kaydına yazılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından,eşlere böyle bir hak tanınmasının sebebinin evlat edinen ile eşler arasında doğan yapay soy bağı ilişkisinin doğal ilişkiye benzetilmesi olup,tek başına evlat edinmelerde anne yada baba bulunmadığından ve yasal düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığı kanaatine varılması” gerekçesi ile reddedilmişti.

Kararı Yargıtay’da temyiz edilmiş fakat Yargıtay yerel mahkemenin kararını onamıştır..Böylece iç hukuk yolları da tükenmiş olduğundan; Dava konusu;
,Anayasa Mad 90/son,2,5,10,12,13,20,36,41
Çocuk Hakları Sözleşmesi 1,2,3,4,5,16
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1,2,7,8,16/3
Milletlerarası Evlat Edinmede Çocukların Korunması ve İşbirliği Sözleşmesi 30,31
Medeni ve Siyasi haklar Sözleşmesi 24
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi 2,16
ve
Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin,adil yargılanma (md.6), ,özel ve aile hayatının korunması (md.8) ve ayrımcılık yasağı ( md.14 ) ilkelerini ihlal ettiği gerekçesi ile konu AİHM ‘ne başvuru yapılmıştır.

Yasadaki boşluğun ,taraf olduğumuz sözleşmelerde korunan temal haklar dikkate alınarak doldurulması gerekirken,yasada düzenleme olmamasının hak yasaklaması olarak değerlendirilmesi ve medeni duruma göre ayrımcılık yapılması nedeni AİHM başvuru konusu haline gelmesini
"yalnıştan bir yerde dönüleceği inancımı koruyarak ..."paylaşıyorum.
Old 10-11-2010, 00:03   #12
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

15 Mart 2009 PAZAR
Resmî Gazete
Sayı : 27170

BAKANLAR KURULU KARARI


Karar Sayısı : 2009/14729

Ekli “Küçüklerin Evlât Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük”ün yürürlüğe konulması; Devlet Bakanlığının 10/4/2008 tarihli ve 1164 sayılı yazısı üzerine, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 320 nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 25/2/2009 tarihinde kararlaştırılmıştır.


KÜÇÜKLERİN EVLÂT EDİNİLMESİNDE ARACILIK FAALİYETLERİNİN

YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN TÜZÜK


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Evlât Edinmede Yükümlülükler ve Evlâtlık İlişkisinin Kaldırılması
Evlât edinme kararının verilmesinden sonraki hak ve yükümlülükler

MADDE 20 –(4) Eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları yazılır. Tek başına evlât edinilmesi halinde de aynı yöntem uygulanır

Tüzük düzenlemesi gereği idari başvuru yapılarak bekar kişi anne*veya baba-adını çocuğun nüfus kaydına yazdırabilir

Müvekkilim böyle bir başvuru yaptı ve anne adı olarak çocuğun kimlk belgesi düzeltildi.

Sevindirici uygulamayı paylaşmak istedim.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Evlat Edinme yertek Hukuk Soruları Arşivi 2 22-03-2005 03:25
Evlat Edinme foryl Meslektaşların Soruları 4 22-06-2003 16:51
Evlat Edinme Nur Hukuk Soruları Arşivi 2 10-01-2003 16:14
Evlat Edinme saime erdoğan Meslektaşların Soruları 3 13-06-2002 18:39
Evlat Edinme Remziye Cherry Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 15:52


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05478001 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.