Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas: 2004/2462, Karar: 2004/5190 İçtihat

Üyemizin Özeti
TTK m.1 uyarınca hakkında ticari hükümler bulunmayan bir hususta mahkeme, ticari örf ve adete, teamüllere göre karar verebilir. Taraflar arasında yapılan işin sözleşmeye bağlanmaması konusunda, işin yapıldığı yerde ticari örf-adet, teamül oluşmuşsa bu ahvalde HUMK m.293 gereği (Halin icabına ve iki tarafın vaziyetlerine nazaran senede raptı müteamil olmayan muameleler) şahit dinlenmesi kabul edilebilecektir. Konunun sorulduğu Ticaret Odasınca "GENELLİKLE sözleşme yapılmadığının" belirtilmesi halinde bu konuda ticari örf ve adet, teamül oluştuğu kabul edilemez. Karşı tarafın muvafakatı yoksa şahit dinlenemez.
(Karar Tarihi : 18.10.2004)
"Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

TTK m.1/2 uyarınca hakkında ticari bir hüküm bulunmayan işlerde mahkeme ticari örf ve adete göre karar verebilir. Bir konuda ticari örf ve adetin veya HUMK m.293 deki (senede raptında teamül oluşup oluşmadığının) kabul edilebilmesi için; işlemin yapıldığı bölgede halin icabına, gereklerine ve tarafların durumuna göre herhangi bir işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zamanla herkes tarafından uyulmak suretiyle kararlı bir nitelik kazanmış bulunması ve aynı zamanda kamuoyu tarafından bu teamüle inanılmış bulunması şarttır (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 28.2.1994 gün E.213, K.1964). Böyle bir durumun oluştuğunun belirlenmesi halinde (HUMK m.293/4 uyarınca) şahit dinlenerek akdi ilişkinin varlığı kanıtlanabilir.

Dava konusu olayda Ticaret Odasından alınan cevapta araç tamir işlerinde genellikle sözleşme yapılmadığı belirtilmiştir. Bu durumda araç tamir işlerinde sözleşme yapılmadığı hakkında oluşmuş bir örf ve teamülden bahsedilemeyeceğinden ve davalı da açıkça muvafakat etmediğinden davada şahit dinlenerek sonuca varılması mümkün değildir.

Ancak dava dilekçesinde her türlü yasal kanıtlar denilerek yemin deliline dayanıldığının kabulü gerektiğinden, davacıya yemin hakkı hatırlatılarak dava sonuçlandırılmalıdır.

Öte yandan davalı istenen miktarı kabul etmediğine göre işin bedelinin BK m.366 ya göre tamiratın yapıldığı tarihteki mahalli rayiçlerden bilirkişi eliyle saptanması gerekirken bu konuda eksik inceleme ile karar verilmesi de kabul şekli itibariyle doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi."
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Ticaret Kanunu MADDE 1 :Türk Ticaret Kanunu, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir cüzüdür. Bu kanundaki hükümlerle, bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen her hangi bir müesseseyi ilgilendiren muamele, fiil ve işlere dair diğer kanunlarda yazılı hususi hükümler, ticari hükümlerdir.

       Hakkında ticari bir hüküm bulunmıyan ticari işlerde mahkeme, ticari örf ve adete, bu dahi yoksa umumi hükümlere göre karar verir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Nevra ÖKSÜZ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 02-10-2010

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02533102 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.