Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Kararı 2006/183E, 2006/277K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Avukatın "irtibatlı oldukları bürolar"dan bahsetmesi reklam yasağına aykırıdır.
(Karar Tarihi : 28.07.2006)
Şikayetli avukatlar hakkında kullandıkları antetli kağıtlarda yurt dışında irtibat büroları olduğunu bildirerek Avukatlık Yasası'nın 55 inci ve TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 10 uncu maddesine aykırı davrandıkları iddiasıyla resen açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.


Şikayetli avukatlar, Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 10 uncu maddesi hükmünün Avukatlık Yasası'nın 55 inci maddesi hükmüne aykırı olarak düzenlendiğini, Avukatlık Yasası'nın 43 üncü maddesinin şube açmayı yasaklamış olup, irtibat büroları ile ilgili bir yasaklama getirmediğini,


Avukatların yurt dışındaki meslektaşları ile irtibat kurmalarına izin verilmediği takdirde, bu durumun Anayasanın 36 ncı maddesinde düzenlenen, "herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma hakkına sahiptir.", hükmüne aykırılık teşkil edeceğini, Türkiye'nin yurt dışında milyonlarca vatandaşının yaşadığını, yurt dışındaki yabancı firma ve kişilerle ticaret, ithalat ve ihracat yapıldığını, bu firma ve kişiler ve bunların yakınları ile olan sorunlar olduğu takdirde doğal olarak Türkiye'de yerleşik "yerli avukatlara" başvuruda bulunduklarını, yerli avukat veya avukat ortaklıklarının yurt dışında irtibat kurmalarına izin verilmediği takdirde, Avukatlık Yasası'nın 44/B hükmü uyarınca Türkiye'de yerleşik "yabancı avukat ortaklıkları" vasıtası ile hak arama zorunda kalacaklarını ve yabancı avukat ortaklıkları lehine kapitülasyon, yerli avukatlar yönünden de haksız rekabet yaratacağını, bunun da Anayasanın 10 uncu maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olacağını,


Kaldı ki; ilgili hukuk bürolarının unvanlarında hiçbir şekilde bürolarının adının geçmediğini, söz konusu büroların gerçek anlamda "irtibat bürosu" olmayıp, "irtibatlı oldukları bürolar" olduğunu, büro ortaklarından avukat M.U.A.'nın hem İstanbul Barosu'nun …… sicil numaralı hem de Dusseldorf Barosu'nun ……. sicil numaralı ve hem de C.C.B.E.' nin ……… sicil numaralı üyesi olduğunu, bunların antetli kağıtlarda belirtilmesinin ise malumun ilanı olduğunu, mesleklerini onurlarına uygun bir şekilde zor şartlarda sürdürmeye çalışan avukatların, çalışma şartlarını daha da ağırlaştırıcı durumlarla karşı karşıya bırakmamanın mesleki dayanışma açısından gerekli olduğunu bildirmiş, cezanın kaldırılmasını istemişlerdir.


İncelenen dosya kapsamından; D.. & D.. Hukuk Bürosu antetli kağıtlarda, "A….& Partner 40212 Düsseldorf GERMANY, H…. & Partner 60320 Frankfurt am Main GERMANY, M…. & Partner 81675 München GERMANY ve F… & Partner 8803 Zürich, SWITZERLAND" bürolarının, "İrtibat Büroları" başlığı altında yazılı olduğu görülmektedir.


Avukatlık Yasası Yönetmeliği'nin "İhbar ve Şikayet"le ilgili 65 inci maddesi hükmüne aykırı olarak isimsiz ve imzasız ihbar mektubu ile soruşturma başlatıldığı ve bu sebeple soruşturmanın yasaya aykırı olduğu savunulmuş ise de;


Avukatlık Yasası'nın 76 ncı maddesi hükmü uyarınca "Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleriyle olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kuruluşu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır".


Bu sebeple ihbar ve şikayet yasaya aykırı da olsa, Avukatlık Yasası ve yönetmeliklerine aykırı davranışları resen soruşturmak ve sonuçlandırmak Baro Yönetim Kurullarının asli görevidir.


Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 10 uncu maddesinin Avukatlık Yasası'nın 55 ve 43 üncü maddelerine aykırı olarak düzenlenmiş bulunduğu savunulmuş ise de;


TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1 inci maddesinde, "Bu yönetmeliğin amacı; bu Yönetmelik kapsamında olanların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü girişim ve eylemde bulunmalarının önlenmesidir. Avukatların mesleklerini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmelerini, avukatlık sıfatının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmelerini, yargılama faaliyetindeki yerlerini ve işlevlerini olumsuzlaştıracak ve yargının görünümü bozacak davranışlardan kaçınılmasını sağlamaktır." olarak belirtilmiştir.


Bu amaç doğrultusunda Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde, "İşbirliği" başlığı altında, "Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, ülke içinde ve dışında işbirliği yaptıkları ve başka kentlerdeki avukatları, ortak avukat bürolarını ve avukatlık ortaklıklarını; "İrtibat Bürosu" ve benzeri tanımlarla, işbirliğini genelleştirecek ve süreklilik kazandıracak biçimde açıklayamazlar, duyuramazlar." hükmü getirilmiştir.


Amaç işbirliğini yasaklamak olmayıp, iş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açacak şekilde davranışlara yol açmamaktır.


Kaldı ki, Avukatlık Yasası'nın 43/2 nci maddesi, "Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz. Birlikte çalışan avukatlar ayrı büro edinemezler. Avukat ortaklığı yurt içinde şube açamaz." hükmünü amirdir. Maddenin dar yorumu ile, yurt dışındaki irtibat bürolarını yasak kapsamında görmemek, yasa koyucunun da amacına ters düşer.


Avukatlık Yasası'nın 44/B maddesi avukatlık ortaklığını düzenlemekte ve "Yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen yabancı avukatlık ortaklıkları, bu kanuna ve avukatlık ortaklığı düzenlemesine uygun olarak kurulmak koşuluyla, yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık hizmeti verebilirler. Bu sınırlama yabancı avukatlık ortaklığında çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ya da yabancı avukatları da kapsar. Bu nevi avukatlık ortaklıkları için ortakların baroya kayıtlı olma şartı aranmaz. Bu kuralın uygulanması mütekabiliyet esasında bağlıdır." hükmünü içermektedir.


Madde metninden de anlaşılacağı gibi, yabancı avukatlık ortaklıkları, sınırlı konularda avukatlık hizmeti verebilmektedir. Yabancı avukatlık ortaklıkları Türkiye'de sadece yabancı hukuklar ve milletlerarası konularda danışmanlık hizmeti verebilme hakkına sahiptir. Kuralın uygulanması için mütekabiliyet esası da şarttır.


Kurucuların kayıtlı bulunduğu baro yönetim kurulu tarafından baro avukatlık siciline yazılması ile tüzel kişilik kazanan bu tür yabancı avukatlık ortaklıkların da Avukatlık Yasası 44/B-4 maddesi, "Ortakların ve ortaklıkta çalışan avukatların mesleki görevlerinden dolayı, Avukatlık Kanunu ve meslek kurallarına göre sorumlulukları saklıdır. Avukatlık ortaklıkları hakkında da bu Kanundaki disiplin işlem ve cezaları uygulanır." hükmü uyarınca, Baronun gözetim ve denetimi altında bulundukları açık olduğundan, yabancı avukatlık ortaklıları lehine kapitülasyon yaratıldığı ve haksız rekabeti teşvik iddiası yasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır.


Avukatlık Yasası'nın 55 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 8 inci maddesi; "Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir." hükmünü amirdir. Ortak büro kuran avukatlar, büronun reklam aracı olmamasına, hukuk bürosu olma niteliğini yitirmemesine özenle dikkat etmek zorundadır.


Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin "Basılı Evrak" başlıklı 6 ncı maddesi, "Başlıklı kağıtlar, kartvizitler ve diğer basılı evrak, reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta olamaz. Başlıklı kağıtlarda, kartvizitler ve diğer basılı evrakta; sadece avukatlık unvanı, varsa akademik unvan, adı ve soyadı, adres, telefon faks numaraları, internet ve e-posta adresleri ile bağlı bulundukları Baro ve Türkiye Barolar Birliği sicil numaraları, vergi dairesi ile vergi sicil numarası yer alabilir". hükmünü amirdir.


Bu sebepledir ki, basılı evrakta irtibat bürosu, emekli yargıç, emekli savcı, emekli noter, önceki dönem Baro Başkanı, marka patent vekili, Bakan, Milletvekili ve benzeri sıfatlar yazılamaz, basılı evrak reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta olamaz.


Bu nedenlerle eylem, Avukatlık Yasası'nın 34 ve 55 inci, TBB Meslek Kuralları'nın 7 ve 8 inci, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 1, 6 ve 10 uncu maddelerine aykırı olmakla disiplin suçu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulu'nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve kararın onanması gerekmiştir.


Sonuç olarak Şikayetli Avukat Y.D. ve Avukat M.U.A'nın itirazının reddine, İstanbul Barosu Disiplin Kurulu'nun kınama cezası verilmesine ilişkin kararın onanmasına oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği MADDE 10 :Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, ülke içinde ve dışında işbirliği yaptıkları ve başka kentlerdeki avukatları, ortak avukat bürolarını ve avukatlık ortaklıklarını; "İrtibat Bürosu" ve benzeri tanımlarla, işbirliğini genelleştirecek ve süreklilik kazandıracak biçimde açıklayamazlar, duyuramazlar.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 13-11-2009

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01963711 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.