Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

6183 S.lı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun MADDE 20
Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına 15'inci madde gereğince itirazda bulunabilirler.

AATHK. MADDE 20 Ek Bilgi/Yorum

Üyemizin Notu: 6183 sayılı AATUHK 20 maddesinde” Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına 15'inci Madde gereğince itirazda bulunabilirler.” Şeklinde yapılan düzenleme ile haklarında ihtiyati tahakkuk kararı alınan ilgililer kanunun 15 maddesi hükmüne göre ihtiyati tahakkukuk sonuç ve miktarına vergi mahkemesi nezdinde dava açmak suretiyle itiraz edebilirler ancak ihtiyatî tahakkuka dava açılabilmesi için, haciz uygulamasının yapılmış olması gerekir.

6183 sayılı Yasanın 17 nci maddesinin 1inci bendinde, bu yasanın 13 üncü maddesinin 1,2,3 ve 5 inci bentlerinde yazılı ihtiyatî haciz sebeplerinden birinin mevcut olması durumunda ihtiyatî tahakkuk işleminin uygulanacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte , atıfta bulunulan 13 üncü maddenin 1inci bendinde ise 6183 sayılı Yasanın 9 uncu maddesi gereğince teminat istenmesini gerektiren hallerin mevcut olması durumunda ihtiyatî haciz işleminin uygulanacağı öngörülmüştür,

Aynı Yasanın 20 nci maddesinde, haklarında ihtiyatî tahakkuk üzerine ihtiyatî haciz tatbik olunanların ihtiyatî tahakkuk sebeplerine ve miktarlarına 15 inci madde gereğince itirazda bulunabilecekleri kuralına yer verilmiştir, 6183 sayılı Yasada öngörülen teminat istenmesini gerektiren durumların mevcut olup olmadığı yönünde yargı mercilerinde yapılacak inceleme sonucunda söz konusu işlemin iptal edilmesi halinde, ihtiyatî haczi gerektiren sebep ortadan kalkacağından ihtiyatî haciz uygulamasının söz konusu olmayacağı, bu durumda, ihtiyatî tahakkuk kararı, davacının hukukunu etkileyen, kesin ve icraî nitelikte bir işlem vasfı taşıdığından, bu işleme karşı ilgililerin yukarıda anılan Yasa hükmüne göre itiraz edebilecekleri dikkate alındığında, davanın esasının incelenerek bir sonuca varılması gerekir,

Ancak bu incelemenin yapılabilmesinin koşulu olarak da ihtiyati tahakkuk işlemini veya kararını müteakip ihtiyati haciz kararının alınarak uygulanmış olması gerekmektedir. Zira ihtiyati tahakkuk kararı alınması tek başına idari davaya konu teşkil edecek bir hak ihlali olmayacağı gibi ihlal ancak ihtiyati tahakkuk kararını dayanak alan ihtiyati haciz kararının da alınmış olması koşuluna bağlıdır. İhtiyati tahakkuk kararı alınmakla tek başına her hangi bir idari işlem anlamı taşımayan ve icra kabiliyeti olmayan bir uygulama olduğundan dava konusu edilemeyecektir.

Ancak bu kararı müteakip kısa süre içerisinde ihtiyati haciz kararının da alınarak uygulanması halinde, ihtiyati tahakkuk kararının ilgiliye tebliği üzerine açılan ve derdest olan bir davaya ek olarak ihtiyati haciz uygulamasına da ayrıca dava açmaya gerek olmaksızın mahkeme esasa ilişkin incelemesini tamamlayarak eldeki verilere ve yapacağı inceleme ve araştırmalara göre karar verebilecektir.

Zira 6183 sayılı Yasanın 20 nci maddesinde, ihtiyatî haciz uygulanmaksızın ihtiyatî tahakkuk başlı başına mükelleflerin menfaatini ihlâl eden bir işlem olarak nitelendirilmez, ancak ihtiyatî tahakkuk üzerine ihtiyatî haciz uygulandığında tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük dava açma süresi içinde açılacak dava ile ihtiyatî tahakkuk sebepleri ve miktarı dava konusu edilebilecektir, esasen ihtiyatî tahakkuk tarh ve tebliğ edilmediğinden Vergi Usul Kanunu kapsamı dışında henüz tahakkuk etmemiş kamu borçlarından dolayı kamu alacağının korunması ile ilgili bir tedbirdir, kesin bir borç doğurması mümkün olmayıp işlerlik ve etkinliğini ihtiyatî hacizden almaktadır.


 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Muhsin KOÇAK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 06-11-2009

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02523804 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.