Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

DANIŞTAY 4. DAİRESİ 2005/1776 E. 2006/724 K. sayılı Kararı İçtihat

Üyemizin Özeti
6183 sayılı AATUHK 48 maddesinde düzenlenen tecil ve taksitlendirmeye ilişkin hüküm her hangi bir vergi türü ayırımı yapmaksızın maddede belirtilen şartların varlığı halinde vergi borcunun tecil ve taksitlendirilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenlemedir, Maliye bakanlığı'nın 2003/1 sayılı tahsilat iç genelgesi ile bazı vergi türlerinin bu madde kapsamında tutulamayacağına ilişkin tutumu anılan kanunun 48 maddesindeki dzeünemeye aykırı olup hiç bi hukuki geçerliliği bulunmamaktadır.
(Karar Tarihi : 04.04.2006)
TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:

KARAR : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un "Tecil" başlıklı 48 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, "Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı alacakları iki yılı, bu alacaklar dışında kalan amme alacakları ise beş yılı geçmemek üzere faiz alınarak tecil olunabilir" denilmiş, 5 inci fıkrasında da, "Tecilde taksit zamanları ve diğer şartlar tecile yetkili makamlarca tespit olunur." hükmüne yer verilmiştir.

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünce 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak çıkarılan 19.2.2003 gün ve 2003/1 seri nolu Tahsilat İç Genelgesinde; Taşıt Alım, Motorlu Taşıtlar, Katma Değer Vergisi, Geçici Vergi, Zirai (stopaj)Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, Harçlar, Fonlar ve Ecrimisil ile Eğitime Katkı Payı ve Eğitime Katkı Payına ait gecikme zammından olan alacakların tecil edilmeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca aynı genelgeyle malmüdürlükleri ve vergi daireleri 20.000.000.000 Liraya (20.000 YTL.)kadar olan vergi borçlarının tecil ve taksitlendirilmesi konusunda yetkili kılınmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 29.827.65 YTL. tutarında toplam vergi borcunun tecil ve taksitlendirilmesi için idareye başvurduğu, davalı İdarenin 4.3.2005 tarih ve 133 sayılı işlemiyle, borcun 19.641.00 YTL. tutarındaki kısmının; katma değer vergisi, zirai stopaj vergisi, eğitime katkı payı ve fon payından kaynaklandığı ve 19.2.2003 gün ve 2003/1 seri nolu İç Tahsilat Genelgesine göre tecil edilemeyecek borç kapsamında bulunduğu gerekçesiyle tecil talebinin reddedildiği, bu miktarın defaten ödenmesi ve diğer şartların mevcudiyeti halinde geri kalan 10.186.65 YTL. tutarında kısmın 10 taksitle ödenebileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda tecile ilişkin şartları düzenleyen 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, katma değer vergisi, zirai stopaj vergisi, eğitime katkı payı, fon payından doğan kamu borcu ve cezaların tecil edilemeyeceğine ilişkin bir sınırlamaya yer verilmediği halde yukarıda gün ve seri numarası belirtilen tahsilat iç genelgesi ile bu yönden bir sınırlamaya gidilmesinde ve bu genelge esas alınarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından işlemin yetki yönünden iptaline ilişkin mahkeme kararı sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.

KARAR : Temyiz isteminin bu nedenle reddine, Ordu Vergi Mahkemesinin 20.5.2005 günlü ve E:2005/101, K:2005/152 sayılı kararının belirtilen gerekçeyle onanmasına, 4.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun MADDE 48 :(3209 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen fıkra) Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; (5766 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle değişen ibare, Yürürlük: 01.07.2008) amme alacağı 36 ayı (*) geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.

(5766 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük: 01.07.2008) Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin Yeni Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır. Bakanlar Kurulu; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir. (**)

(2975 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen fıkra) Borcunun tecilini talep eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur.

Tecil selahiyetini kullanacak ve bu selahiyeti devredecek olanlar Devlete ait amme alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idarelerine ait amme alacaklarında valiler, belediyelere ait amme alacaklarında belediye reisleridir.

(5766 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle değişen fıkra, Yürürlük: 01.07.2008) Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla olması halinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır. (***)

(5766 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle değişen fıkra, Yürürlük: 01.07.2008) Tecil salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olan makamlar; tecil edilecek amme alacaklarını tür ve tutar olarak belirlemeye, amme borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini esas alarak tecil edilecek alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını ve diğer şartları tayin etmeye yetkilidir. (****)

Tecil şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel olur. (4108 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle eklenen hüküm) Tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.

(*) (5766 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli) vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı alacakları iki yılı, bu alacaklar dışında kalan amme alacakları ise beş yılı

(**) (5766 sayılı Kanunla eklenen fıkra)

(***) (5766 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli) Teminat, asli ve fer'i amme alacaklarını karşılayacak miktarda olur. Haciz yapılmışsa mahcuz mal değeri tutarınca teminat yerine geçer.

(****) (5766 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli) Tecilde taksit zamanları ve diğer şartlar tecile selahiyetli makamlarca tespit olunur.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Muhsin KOÇAK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 10-01-2010

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02560806 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.