Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

5941 S.lı Çek Kanunu MADDE 5
(Değişik fıkra: 31.01.2012 K.T/6273 S.K. m.3) "(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılması hâlinde, altı ay içinde hamilin talepte bulunması üzerine, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da çek hesabı sahibinin yahut talepte bulunanın yerleşim yeri Cumhuriyet savcısı tarafından, her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir. Bu fıkra hükmüne göre çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, karşılıksızdır işlemine tabi tutulan çekin düzenlenmesi suretiyle dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi hâlinde de verilir.”

(2) (Mülga: 31.01.2012 K.T/6273 S.K. m.3)

(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı (Değişik: 31.01.2012 K.T./6273 S.K. m.3) "hukukî sorumluluk ile idarî yaptırım sorumluluğu" çek hesabı sahibine aittir.

(4) (Mülga: 31.01.2012 K.T./6273 S.K. m.3)

(5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat yapılmış sayılır.

(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.

(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.

(8) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.

(9) (Mülga: 31.01.2012 K.T./6273 S.K. m.3)

(Değişik fıkra: 31.01.2012 K.T/6273 S.K. m.3) “(10) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılacak başvuru ve itirazlar hakkında, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun kanun yoluna ilişkin hükümleri uygulanır. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılan başvurunun kabulü hâlinde, bu kararla ilgili olarak da sekizinci fıkradaki bildirim ve yayımlanma usulü izlenir.”

(11) (Mülga: 31.01.2012 K.T/6273 S.K. m.3)

karşılıksız çek cezası

Üyemizin Notu: 5941 sayılı Kanunun 5 maddesi karşılıksız çek düzenleme fiiline verilecek ceza hükmünü düzenlemiştir. çekin karşılıksız bırakılması halinde verilecek olan ceza sorumluluğunun oluşması için çek üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre yasal ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmiş olması gerekir.Ancak çekin yasal süresinden önce bankaya ibrazı ve karşılıksız kalması durumunda kanunun bu kükmüne göre ceza sorumluluğunu doğurmayacaktır. zira TTK nun çek ile ilgili düzenleme hükümlerine göre, bir çek düzenleme tarihinden önce de tahsil için ibraz edilebilmektedir, yasal ibraz süresinden önce ibrazı durumunda kısmen veya tamamen karşılıksız işlemi yapılabiilecektir. kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan çekle ilgili olarak hamil TTK unundan doğan yetkileri kullanabilir ancak yasal ibraz süresinden önce ibraz edilen çek ile ilgili olarak her hangi bir cezai veya hukuki takip yapılamayacaktır.
Zira kanunun 5 maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suç,çek üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre yasal ibraz süresi içerisinde ibraz edilmesi durumunda çek karşılığının ilgili banka hesabında tam olarak bulundurulmaması suretiyle oluşmaktadır. Bir başka ifade ile suçun oluşması için yasal ibraz sürei içinde ibraz edilen çek karşılığının tamamen bulundurulmaması durumunda suç tamamlanmış olacaktır. Bu durumda; çekin bankaya ibrazında ( kanuni ibraz süresinden önce de ) üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinde ilgili banka hesabında çek karşılığının tamamen bulundurulmaması ve çek üzerinde yazılı kanuni ibraz süresi içinde ibrazında karşılığının tamamen mevcut olması durumunda suçun oluşumuna engel olamayacaktır. bir başka ifade ile çekin yasal ibraz süresinden önce ibrazında karşılığının bulunmaması suçun oluşması için yeterli bulunmaktadır. Ancak yasal süresinden önce ibraz edilen çeke ilişkin verilecek adli para cezasının yine kanunun 6 maddesinde düzenlenen hükümler gereğince değerlendirilmesi söz konusu olacaktır. yani etkin pişmanlık hükümleri uygulanacaktır.
Bu bağlamda, suçun oluşabilmesi için çek karşılığının özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı, yani en azından taksirle çek hesabında bulundurulmaması gerekir.Zira Anayasanın 38 maddesi yedinci fıkrasında düzenlenmiş olan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi çerçevesinde güvence altına alnınan kusursuz ceza olmaz ilkesi gereği söz konusu suç,kusursuz sorumluluğu gerektiren bir suç olmayıp,taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmıştır. dolayısıyla, kişinin elinde olmayan sebeplerle çek karşılığının yasal ibraz süresi içinde hesapta bulundurulmaması durumunda cezai sorumluluğu ortadan kaldırabilecektir.
kanunun 5 maddesinde tanımlanan suç, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bir suç olarak tanımlanmış olakla birlikte, yetkili mahkeme sulh ceza mahkemesi olacaktır. suçun oluşması durumunda verilecek olan ceza ise kanunda koruma tedbiri ile birlikte sadece adli para cezasıdır, zira kanunun 5 maddesinde tanımlanan suçun oluşması karşılığında sadece adli para cezası öngörülmüştür.Bu ceza binbeşyüz güne kadar adli para cezası olmakla birlikte verilecek ceza çek bedelinden aşağı olamayacaktır.


 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Muhsin KOÇAK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 02-01-2010

THS Sunucusu bu sayfayı 0,04990911 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.