Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

5070 S.lı Elektronik İmza Kanunu MADDE 3
Bu Kanunda geçen;

a) Elektronik veri: Elektronik, optik veya benzeri yollarla üretilen, taşınan veya saklanan kayıtları,

b) Elektronik imza: Başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veriyi,

c) İmza sahibi: Elektronik imza oluşturmak amacıyla bir imza oluşturma aracını kullanan gerçek kişiyi,

d) İmza oluşturma verisi: İmza sahibine ait olan, imza sahibi tarafından elektronik imza oluşturma amacıyla kullanılan ve bir eşi daha olmayan şifreler, kriptografik gizli anahtarlar gibi verileri,

e) İmza oluşturma aracı: Elektronik imza oluşturmak üzere, imza oluşturma verisini kullanan yazılım veya donanım aracını,

f) İmza doğrulama verisi: Elektronik imzayı doğrulamak için kullanılan şifreler, kriptografik açık anahtarlar gibi verileri,

g) İmza doğrulama aracı: Elektronik imzayı doğrulamak amacıyla imza doğrulama verisini kullanan yazılım veya donanım aracını,

h) Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve / veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı,

ı) Elektronik sertifika: İmza sahibinin imza doğrulama verisini ve kimlik bilgilerini birbirine bağlayan elektronik kaydı,

j) Kurum: Telekomünikasyon Kurumunu,

İfade eder.

Dijital - Analog - Elektronik Kavramları - Elektronik /Dijital Sözleşmede İsimlendirme Sorunu ve Elektronik Veri

Üyemizin Notu: Dijital - Analog - Elektronik Kavramları

"Dijital", Latince kökenlidir ve sayı saymak için kullanılan en eski araç olan "digitus"(parmak) sözcüğünden türemiştir. Dijital, veriyi elektronik anlamda iki konumda "var" ya da "yok" konumunda üretmek, saklamak ya da işlemek anlamındadır. Bu yönüyle dijital ya da dijitalleştirme verinin 1 (var) ve 0’lar (yok) şeklinde sayısallaşması anlamında kullanılmaktadır. Dijital teknolojisi öncesini "analog" kavramı ifade etmektedir ve analog teknolojide veriler sayısallaşmış olarak değil, değişik frekans ve güçte elektronik dalga veya akım yoluyla iletilmektedir. Örneğin normal bir anten aracılığıyla alınan televizyon yayını "analog teknolojide" bir yayındır, çünkü burada yayın bir bilgisayar tarafından sayısal hale getirilmemekte, sadece belirli bir frekansta manyetik ortamda muhataba iletilmektedir. Oysa dijital televizyon olarak anılan sistemlerde aynı yayın bir bilgisayar tarafından işlenmekte, sayısal bir veri haline getirilmekte ve daha sonra alıcılara iletilmektedir ve bu yönüyle aynı televizyon yayını dijital bir platformdan izlendiğinde dijital bir medyadır.

Elektronik kavramı ise fiziksel bir medya üzerine elektronların akışını ifade etmektedir ve bu yönüyle gerek dijital, gerekse analog terimlerini kapsayan geniş bir anlama sahiptir. Televizyon yayını örneğinden hareket edersek, gerek klasik televizyon yayını, gerekse dijital platformlar kullanılarak yapılan yayınlar "elektronik"tir. Aynı örnekte yayın uydu vb. yollarla iletilebileceğinden elektronik kavramının unsurlarından olan "fiziksel medya"nın varlığı şüphe yaratabilirse bile, verinin sayısallaşma işlemi için bir bilgisayar ya da aynı şekilde çalışan bilgi işlem teknolojisi kullanılmasının şart olduğu düşünülerek, verinin bu sayısallaşma işlemi sırasında bu bilgisayar içinde "fiziksel bir medyada" hareket ettiği kabul edilmelidir. Bilahare, işlenen bu verinin fiziksel olmayan bir medya üzerinde hareket etmesi verinin elektronik olma vasfını etkilememelidir.

Dijital, Analog ve Elektronik terimleri, verilerin isminin ve tanımının doğru belirlenmesi konusuyla oldukça yakından ilgilidir ve hukuki düzenlemelerin kapsamını da doğrudan belirlemektedir.

Verilerin sayısallaşması anlamını taşıyan terim aslında "dijital" terimi olduğundan, elektronik imza kanunu da başta olmak üzere, elektronik sözleşmeler ve diğer hukuki işlemlerle ilgili mevzuatta kullanılması gereken doğru isimlendirme de esasen “dijital” kavramıdır.

Elektronik kavramı, dijitale göre çok daha geniş bir anlama sahip olduğundan ve analog kavramını da içerdiğinden elektronik bir sözleşmeden veya veriden söz edildiğinde esasında dijital olmayan çeşitli sözleşmeler ve veriler de bu tanım içinde yer alabilecektir.

Örnek vermek gerekirse, irade beyanlarının telefonla ya da telgrafla iletildiği akitlerde, bu iletişim metotları “analog teknolojiyi” kullandığından ve bu anlamıyla “elektronik” olduklarından, bu veriler de teknik anlamda elektronik veridir oysa ki, söz konusu teknolojilerde veri sayısallaşmamıştır ve bu nedenle dijitallik unsuru mevcut değildir, dolayısıyla yasa koyucunun kastettiği anlamda bir elektronik veri söz konusu değildir.

Sorun elektronik sözleşme teriminin, bu sözleşmenin tanımı ile uyuşmamasından kaynaklanmaktadır. Doktrinde ve uygulamada elektronik sözleşme kavramı hatalı olarak kendine önemli bir yer edinmiş ve dijital sözleşme anlamında yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Ancak elektronik sözleşmeden söz edildiğinde hemen her zaman sadece dijital sözleşmeler kastedilmekte ve terim bu şekilde kullanılmaktadır.

Kavramın hatalı olarak yerleşmesinin sebebinin, bu sözleşmelerdeki elektronik sözcüğünün “elektronik ticaret”ten miras kalmış olması olduğu inancındayım. Elektronik ticaretin çok ani ve hızlı olarak doğması ve gelişmesi karşısında bu ticaret sırasında akdedilen tüm sözleşmeler de yaygın olarak elektronik sözleşme olarak anıla gelmiştir ve bilimsel çalışmalar ve özellikle de hukuk doktrini, bu gelişmeyi çok geriden takip ettiğinden konu hukuk bilimi önüne geldiğinde hukuk, yerleşmiş ve herkes tarafından bilinen ve kullanılan bu terimi değiştirecek güce sahip olmamıştır. Bu değişikliğe gidilememesinde hukukçuların teknik konulara ve elektronik/dijital kavramlarının ince farklarına yabancı olmalarının rolü olduğunu düşünmekteyim. Nitekim en ciddi doktrinsel tartışmalarda ve hatta çok önemli yasal düzenlemelerde dahi konunun değil isimlendirilmesi, tanımların yapılmasında ve kavramın sınırlarının çizilmesinde dahi “teknik hatalar” yapıldığı görülmektedir. Bu açıdan isimlendirme yanlışı yadırganmamalıdır.

Yine de özellikle konuya ilişkin bazı uluslararası metinler dikkate alındığında bu metinler içinde terimin “dijital sözleşme” yerine “elektronik sözleşme” olarak belirlenmesinin bilinçli yapılan bir seçim olduğu da dikkat çekmektedir. Esasında bu metinlerin içerikleri incelendiğinde getirilen hukuki düzenlemelerin hep “dijital sözleşme”ye münhasır olduğu çok belirgindir. Ancak söz konusu metinler bilişim teknolojilerinin çok hızlı değişimi dikkate alınarak akılcı bir yaklaşımla esnek ve genel şekilde kaleme alınmışlardır. Bu nedenle belirtilen hukuki metinlerde dijital sözleşme kavramının kullanılmasından kaçınılması ve bunun yerine elektronik sözleşme kavramının tercih edilmesi, iki nedenden kaynaklanmaktadır:

a) Zaman içinde dijital sözleşmelerin bugünkü ağırlıklarını yitirerek yerlerini yeni teknolojik medyalarda akdedilen sözleşmelere bırakma ihtimaline binaen elektronik sözleşme kavramının gelecekte ortaya çıkması muhtemelen bu yeni sözleşme tiplerini de kapsayan genel bir terim olması,

b) Söz konusu düzenlemelerin uygulamada pek sık rastlanmasalar da dijital olmayan (ama elektronik olan) sözleşmeleri de düzenleme kaygıları.

Ancak uluslararası bu metinlerde terim hep elektronik sözleşme olarak geçse de, metinlerin ayrıntıları incelendiğinde konunun hemen her zaman doğrudan doğruya dijital sözleşmeler dikkate alınarak kaleme alındığı çok çarpıcı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yaklaşım da aslında son derece normaldir, zira uygulamada karşımıza çıkan sözleşmeler hemen her zaman “dijital” tipteki sözleşmelerdir.

Elektronik İmza Kanununun içindeki geçen elektronik terimi da, bu bilgiler ışığında (ve çoğu kez dijital anlamında) yorumlanmalıdır.

(*) Sinan Öztürk Elektronik Sözleşmeler (Kuruluş ve Geçerlik Şartları) – İ.Ü.SBE.Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, 2002, sf.14


 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 22-12-2009

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02614498 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.