Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Antalya BAM 11.HD 2020/1515, 2022/153K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Uzun süre kar payı ödenmemesi ortaklar için haklı sebeple çıkma nedenidir
(Karar Tarihi : 04/02/2022)
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...'nun eşi, ... ve ....'nun babaları ......'nun 10.03.2004 tarihinde vefat ettiğini, .......'nun limited şirkette bulunan %20 esas sermaye payı müvekkillere miras olarak intikal ettiğini, müvekkillerin anılan şirketteki sermaye paylarının ... %5, ...'nun %7,5, ...... 'nun %7,5 olmak üzere toplam %20 olduğunu, esas sermaye paylarının kendilerine intikale ettiği tarih olan 10.03.2004 tarihinden itibaren müvekkillerin anılan şirketten uzak kaldığını, hiçbir kar payı dağıtımından yararlanamadığını ve şirketle ilgili detaylı bilgiye ve tüm şifahi taleplere rağmen ticari defter kayıtlarına ulaşılamadığını, yakın aile bağlarına dayanılarak kendilerine yapılan baskılar sebebiyle müvekkillerinin kendilerine yeterli bilgi verilmeyen toplantılarda dahi tutanakları imzalamak zorunda kaldığını, müvekkillerinin bugüne kadar bu ortaklık nedeni ile maddi hiçbir gelir elde edemediğini, diğer ortakların ise gerek kendi adlarına gerekse aile yakınları adlarına çeşitli taşınmazlar edindiğini, bu hususun da ayrıca araştırılmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle müvekkillerinin menfaatlerini korumak ve şirketten alacaklarını teminat almak amacıyla TTK nun 638 . Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca dava süresince davalı şirketin malvarlığına ve şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, müvekkilleri ..., ... ve ..... 'nun ...... Ticaret Ltd ŞTi ortaklığından çıkmasına, müvekkillerinin esas sermaye paylarının gerçek değerine uyan ayrılma akçelerinin tespiti ile tespit edilen değerlerin tahsiline, müvekkkillerinin menfaatlerini korumak adına, ..... Ticaret Ltd Şti adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz mallara ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesini kabul etmediklerini, davacı ile müvekkil şirketin olanaklarından yararlandığını, Davacı yanın ve ailesinin bütün masrafları ve giderleri bu zamana kadar ve dava açıldıktan sonra halen daha müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davacı yana her ay müvekkili şirket tarafından nakit olarak ödemeler yapıldığını, müvekkili şirketin aile şirketi ve güven esasına dayalı olmasından kaynaklı olarak iş bu ödemelere ilişkin davacılardan herhangi bir belge talep edilmediğini, davayı kabul etmediklerini davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından; ".. davalı şirketin keşif tarihi olan 04/11/2019 tarihi itibariyle borca batık durumda olduğu, iflas koşullarının oluştuğu, TTK 376 ve devamı maddeleri uyarınca şirket yönetimi tarafından borca batıklık ve iflas bildiriminde bulunulmadığı, bu durumda davalı şirket iflas etmiş olduğundan, şirket ortakları olan davacılara kar payı ve rayiç hisse bedellerinin ödenmesi mümkün olmadığı, davacıların şirket ortaklığından ayrılmaları için her ne kadar haklı sebepler bulunmakta ise de; davacıların gerek şirketin iflasa sürüklenmesinin önlenmesi, gerekse iflas etmiş şirket hakkında gerekli yasal girişimlerde bulunmadıkları, dolayısıyla ortağı oldukları şirketle ilgili yasal yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, bu durumda iflas etmiş olan ve iflas bildirimi yapılmayan şirketten ayrılmalarına yönelik taleplerinin bu aşamada TMK'nun 2.maddesinde düzenlenen iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan 09.12.2009 tarihli bilirkişi heyet raporuna tarafımızca raporda değer tespiti yapılan taşınmazların sayısının 11 olması ancak tedbir konulan taşınmaz sayısının bundan çok daha fazla olması, yargılama sırasında icra yoluyla yapılan satışların şirket pasifinden düşmemesi ve menkul malların incelemeye alınmaması nedeniyle itiraz edildiğini, itiraz sonucu dosya ek rapor alınması için bilirkişilere tekrar gönderildiğini, Ek Bilirkişi Heyet Raporunda ise bilanço esası değerlendirilmesinin gerçeği yansıtmadığı, tesisteki makinelerin işbu dava açılır açılmaz satıldığı, dava açıldığında halihazırda şirketin faal olarak çalıştığının belirtildiği, makine ve ekipmanların değerlerinin güncel ve hakkaniyetli değerinin tespit edilmesi gerekmesi ve satılan taşınmazların ek raporda da hesaplamaya esas alınmaması nedeniyle tekrar itiraz edildiğini, ancak bu itirazlarımız ve yeniden rapor aldırılması taleplerinin yerel mahkeme tarafından reddedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR: Uyuşmazlık davacılar lehine çıkma şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLER:
1-Ticaret sicil kayıtları
2-Bilirkişi raporu
3-Dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, şirket gerçek sermayesinin hesaplanarak ayrılma akçesinin hesaplanması talebine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince davacılar lehine çıkma şartlarının oluştuğu ancak davacıların şirketin iflasını önlemek için gerekli girişimlerde bulunmadığı, davacıların çıkma talebinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK 375/1-g maddesi uyarınca borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması, yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri arasında bulunmaktadır. Davacılar yönetim kurulu üyesi olmayıp davacıların borca batıklık bildiriminde bulunma yükümlülüğü yoktur. İlk derece mahkemesinin şirket yöneticisi olmayan davacıların şirketin mali durumunun bozulması ile ilgili gerekli yükümlülükleri yerine getirmediği bu nedenle çıkma isteminin dürüstlük kuralına aykırı olduğu yönündeki değerlendirmesi isabetli değildir.
TTK 638 maddesine göre şirket sözleşmesi, ortakları şirketten çıkma hakkı tanıyabilir. Bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.
TTK 642/3 maddesine göre ayrılan ortağın ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı şirkete karşı bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur.
Uzun süre kar payı ödenmemesi ortaklar için haklı sebeple çıkma nedenidir. Davacılar miras yoluyla şirket ortaklığı olduklarını 2004 yılından bu yana kar payı almadıklarını ileri sürerek ortaklıktan çıkmak istemektedirler. Davacı taraf yargılama sırasında ve istinaf aşamasında değer tespiti yapılan taşınmazların sayısının 11 olduğunu ancak tedbir konulan taşınmaz sayısının bundan çok daha fazla olduğunu, yargılama sırasında icra yoluyla yapılan satışların şirket pasifinden düşürülmediğini ve menkul malların incelemeye alınmadığını, tesisteki makinelerin işbu dava açılır açılmaz satıldığını, dava açıldığında halihazırda şirketin faal olarak çalıştığının belirtildiği, makine ve ekipmanların değerlerinin güncel ve hakkaniyetli değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüşler ise de ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu bu hususlarda denetime elverişli değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, uzun süre kar payı alamayan davacıların ayrılma akçesine hak kazanıp kazanmadıkları konusunda yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden yukarıdaki değerlendirmeler de göz önünde bulundurularak, davacıların ayrılma akçesi talebine ilişkin rapor alıp oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir.
Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/06/2020 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
3-İlk Derece Mahkemesince davacının davanın esasıyla ilgili gösterdiği deliller hiç toplanmadan karar verildiği anlaşıldığından Dairemiz kararı doğrultusunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf başvuru harcı, 11,00 TL tebligat masrafı, 60,50 TL istinaf posta gidiş-dönüş masrafı toplamı 125,9‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti taktirine YER OLMADIĞINA,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.04/02/2022
Üye Notu : Aynı doğrultuda:

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/702 Esas
KARAR NO : 2022/151

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 27/07/2018
KARAR TARİHİ : 23/02/2022


Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkil ...'in davalı şirkette %5, müvekkil ...'in ise davalı şirkette % 10, toplam olarak davacı müvekkillerin davalı şirkette %15'lik hisseye sahip olduğunu, müvekkilleri ve davalı şirket arasında imzalanan ortaklık sözleşmesi 4. maddesi, TTK md 608 gereği, gerek şirket yetkilileri ve gerekse diğer ortaklar tarafından ödenmesi gereken kar paylan müvekkillere ödenmediğini, şirket yetkilileri ve ortakları tarafından müvekkillerine sürekli zarar edildiği bilgisi verilerek, yine ortaklık sözleşmesi ve TTK md 614 gereğince şirket mali hesapları ve evrakları, defterlerinin müvekkillerince inceleme yetkisi bulunmasına rağmen izin verilmeyerek inceletilmediğini, sözleşmeye aykırı davranıldığını, bu hususların TTK md. 245 gereğince şirket ortaklığından çıkmak için haklı sebeplerden olduğunu, davalı şirketin mali durum raporlarının incelenememesi ve gerekli bilginin müvekkillerince alınamamasından dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava suresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir" ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 641. Maddesi "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkını haizdir." maddeleri gereği, müvekkillerinin şirket hisselerinin gerçek değeri oranında davalı şirket mal varlıklarına diğer ortaklar ve yetkililer tarafında mal kaçırma durumuna binaen tedbir koyulmasını gerektiğini, davalı şirketin mali durumunun incelemesi ile ilgili yapılacak bilirkişi incelemesinde de müvekkillerinin şirket ortaklığından çıkma taleplerinin haklı ve geçerli olduğunun anlaşılacağını, tüm bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillerinin şirket ortaklığından çıkarılması ve payının şirkete devredilmesini sağlamak üzere ayrılma akçesi ve kar paylarının hak edilen tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz oranı ile müvekkillerine nakden ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup cevap dilekçesi sunulmamıştır.
03.02.2020 tarihli bilirkişi raporu özetle; Davalı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK nın amir hükümlerine göre sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğunu, davacılar ile davalı şirket ortaklan arasında yapılan 23.08.2017 tarihli ortaklık sözleşmesine göre davalı şirketin ticari defterlerinde herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığını, davalı ticari defterlerine göre davacı ... 13.000,00-TL ve diğer davacı ... 25.000,00-TL ödenmemiş sermaye borcunun bulunduğunu bu durumun hukuki takdirinin mahkememiz taktirinde olduğunu, davalı şirketin 31.12.2018 tarihli mali tablolarına (kaydi değerlere) göre şirket ortaklarının ayrılma akçelerinin;
... 34,80% 263.070-TL
... 34,80% 263.070-TL
... 15,20% 114.904-TL
... 10,00% 75 595-TL
... 5,20% 39.309-TL
TOPLAM 100,00% 755.949,39-TL olduğunu beyan etmişlerdir.
28.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporu özetle; Davacı vekilinin 10.02.2020 tarihli dilekçe ekinde sunduğu davacı ... 'ın T.C....Bankasına ait 3 adet dekont fotokopilerinde 124.000,00-TL davalı şirketin ...ndaki hesabına hisse devri açıklamalı havale yaptığını, bu ödemenin sermaye taahhüdü kapsamında olup olmadığı hususunun Mahkememiz takdirinde bulunduğunu, davacı vekilinin 09.10.2020 tarihli dilekçesinde davacı ... 57.000,00-TL ve davacı ... 13.000,00-TL davalı şirketin... hesabına havale yapıldığı hususunun ise dava dosyasındaki belge ve bilgilerden herhangi bir tespitin yapılamadığını, davacı vekilinin 09.10.2020 tarihli dilekçe ekindeki 1 adet dekont fotokopide 62.500,00-TL davalı şirketin ... Bankası hesabına havale yaptığını, bu havanelin sermaye ödemesi olup olmadığı hususu Mahkememiz takdirinde bulunduğunu, davacılar tarafından bilirkişi raporundan sonra dava dosyasına sunulan 4 adet banka dekont fotokopilerindeki toplam 186.500,00-TL ödemenin bulunduğu bu ödemelerin Mahkememiz sermaye taahhüdü kapsamında kabulü halinde davacıların sermaye borcu bulunmadığını aksi halde davacılar ... 13.000,00-TL ve diğer davacı ... 25.000,00-TL ödenmemiş sermaye borcunun bulunduğunu görüş ve beyan etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, limited şirket ortağı olan davacıların haklı sebeple ortaklıktan çıkması ve ayrılma akçesi istemine ilişkindir.
TTK 638. maddesine göre şirket sözleşmesi, ortakları şirketten çıkma hakkı tanıyabilir. Bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.
Davacılar haklı sebep olarak; kar paylarının ödenmediğini, şirketin sürekli zarar ettiği bilgisi verilerek şirketin mali hesapları, evrakları ve defterlerinin incelenmesine izin verilmediğini ileri sürmüştür.
Uzun süre kar payı ödenmemesi ortaklar için haklı sebeple çıkma nedenidir. Davalı şirketin ticaret odasına kayıt tarihinin ve ana sözleşme tescil tarihinin 18.07.2017 tarihi olduğu, davacıların ortaklık sözleşmesinin 23.08.2017 ve dava tarihinin ise 27.07.2018 tarihi olduğu, bu nedenle uzun süre kar payı ödenmemesi haklı sebebinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Davacıların şirketin işleyişi ile ilgili bilgi alma haklarının engellendiği iddiası yönünden ise; davacılar tanığının mahkeme huzurunda, davacıların sürekli şirkete geldiklerini, sadece davacı ...'nun öğrenci olduğu için haftada bir gün okula gittiğini, okul çıkışı yine şirkete geldiğini beyan ettiği bu nedenle davacıların şirketin işleyişi ile ilgili bilgi alma haklarının engellenmediği anlaşıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 35,90-TL. nin 80,70-TL. nispi karar harcından mahsubu ile kalan 44,80-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 5.100-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacılara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin ve tasfiye memurunun yüzüne karşı karar verildi. 23/02/2022



T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/702 Esas
KARAR NO : 2022/151

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 27/07/2018
KARAR TARİHİ : 23/02/2022


Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkil ...'in davalı şirkette %5, müvekkil ...'in ise davalı şirkette % 10, toplam olarak davacı müvekkillerin davalı şirkette %15'lik hisseye sahip olduğunu, müvekkilleri ve davalı şirket arasında imzalanan ortaklık sözleşmesi 4. maddesi, TTK md 608 gereği, gerek şirket yetkilileri ve gerekse diğer ortaklar tarafından ödenmesi gereken kar paylan müvekkillere ödenmediğini, şirket yetkilileri ve ortakları tarafından müvekkillerine sürekli zarar edildiği bilgisi verilerek, yine ortaklık sözleşmesi ve TTK md 614 gereğince şirket mali hesapları ve evrakları, defterlerinin müvekkillerince inceleme yetkisi bulunmasına rağmen izin verilmeyerek inceletilmediğini, sözleşmeye aykırı davranıldığını, bu hususların TTK md. 245 gereğince şirket ortaklığından çıkmak için haklı sebeplerden olduğunu, davalı şirketin mali durum raporlarının incelenememesi ve gerekli bilginin müvekkillerince alınamamasından dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava suresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir" ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 641. Maddesi "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkını haizdir." maddeleri gereği, müvekkillerinin şirket hisselerinin gerçek değeri oranında davalı şirket mal varlıklarına diğer ortaklar ve yetkililer tarafında mal kaçırma durumuna binaen tedbir koyulmasını gerektiğini, davalı şirketin mali durumunun incelemesi ile ilgili yapılacak bilirkişi incelemesinde de müvekkillerinin şirket ortaklığından çıkma taleplerinin haklı ve geçerli olduğunun anlaşılacağını, tüm bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillerinin şirket ortaklığından çıkarılması ve payının şirkete devredilmesini sağlamak üzere ayrılma akçesi ve kar paylarının hak edilen tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz oranı ile müvekkillerine nakden ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup cevap dilekçesi sunulmamıştır.
03.02.2020 tarihli bilirkişi raporu özetle; Davalı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK nın amir hükümlerine göre sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğunu, davacılar ile davalı şirket ortaklan arasında yapılan 23.08.2017 tarihli ortaklık sözleşmesine göre davalı şirketin ticari defterlerinde herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığını, davalı ticari defterlerine göre davacı ... 13.000,00-TL ve diğer davacı ... 25.000,00-TL ödenmemiş sermaye borcunun bulunduğunu bu durumun hukuki takdirinin mahkememiz taktirinde olduğunu, davalı şirketin 31.12.2018 tarihli mali tablolarına (kaydi değerlere) göre şirket ortaklarının ayrılma akçelerinin;
... 34,80% 263.070-TL
... 34,80% 263.070-TL
... 15,20% 114.904-TL
... 10,00% 75 595-TL
... 5,20% 39.309-TL
TOPLAM 100,00% 755.949,39-TL olduğunu beyan etmişlerdir.
28.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporu özetle; Davacı vekilinin 10.02.2020 tarihli dilekçe ekinde sunduğu davacı ... 'ın T.C....Bankasına ait 3 adet dekont fotokopilerinde 124.000,00-TL davalı şirketin ...ndaki hesabına hisse devri açıklamalı havale yaptığını, bu ödemenin sermaye taahhüdü kapsamında olup olmadığı hususunun Mahkememiz takdirinde bulunduğunu, davacı vekilinin 09.10.2020 tarihli dilekçesinde davacı ... 57.000,00-TL ve davacı ... 13.000,00-TL davalı şirketin... hesabına havale yapıldığı hususunun ise dava dosyasındaki belge ve bilgilerden herhangi bir tespitin yapılamadığını, davacı vekilinin 09.10.2020 tarihli dilekçe ekindeki 1 adet dekont fotokopide 62.500,00-TL davalı şirketin ... Bankası hesabına havale yaptığını, bu havanelin sermaye ödemesi olup olmadığı hususu Mahkememiz takdirinde bulunduğunu, davacılar tarafından bilirkişi raporundan sonra dava dosyasına sunulan 4 adet banka dekont fotokopilerindeki toplam 186.500,00-TL ödemenin bulunduğu bu ödemelerin Mahkememiz sermaye taahhüdü kapsamında kabulü halinde davacıların sermaye borcu bulunmadığını aksi halde davacılar ... 13.000,00-TL ve diğer davacı ... 25.000,00-TL ödenmemiş sermaye borcunun bulunduğunu görüş ve beyan etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, limited şirket ortağı olan davacıların haklı sebeple ortaklıktan çıkması ve ayrılma akçesi istemine ilişkindir.
TTK 638. maddesine göre şirket sözleşmesi, ortakları şirketten çıkma hakkı tanıyabilir. Bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.
Davacılar haklı sebep olarak; kar paylarının ödenmediğini, şirketin sürekli zarar ettiği bilgisi verilerek şirketin mali hesapları, evrakları ve defterlerinin incelenmesine izin verilmediğini ileri sürmüştür.
Uzun süre kar payı ödenmemesi ortaklar için haklı sebeple çıkma nedenidir. Davalı şirketin ticaret odasına kayıt tarihinin ve ana sözleşme tescil tarihinin 18.07.2017 tarihi olduğu, davacıların ortaklık sözleşmesinin 23.08.2017 ve dava tarihinin ise 27.07.2018 tarihi olduğu, bu nedenle uzun süre kar payı ödenmemesi haklı sebebinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Davacıların şirketin işleyişi ile ilgili bilgi alma haklarının engellendiği iddiası yönünden ise; davacılar tanığının mahkeme huzurunda, davacıların sürekli şirkete geldiklerini, sadece davacı ...'nun öğrenci olduğu için haftada bir gün okula gittiğini, okul çıkışı yine şirkete geldiğini beyan ettiği bu nedenle davacıların şirketin işleyişi ile ilgili bilgi alma haklarının engellenmediği anlaşıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 35,90-TL. nin 80,70-TL. nispi karar harcından mahsubu ile kalan 44,80-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 5.100-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacılara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin ve tasfiye memurunun yüzüne karşı karar verildi. 23/02/2022
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Ticaret Kanunu (Yeni) MADDE 638 :(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.

(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 06-02-2023

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02823091 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.