Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 13.HD 2018/2513E, 2020/3180K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Ayıp oranında satış bedelinden indirim istendiğinde tazminat miktarı nisbi yönteme göre hesaplanır.
(Karar Tarihi : 11.3.2020)
Davacı, 23.09.2014 tarihinde 20..model ... marka aracı davalıdan satın aldığını, aracı servis kontrolüne götürdüğünde aracın kilometre sayacında oynama olduğundan 3.500,00TL değer kaybettiğinin tespit edildiğini, davalıya gönderilen ... 10.Noterliğinin 11.05.2015 tarih ve 016238 numaralı ihtarnamesi ile değer kaybının tazmin edilmesinin istenildiğini, ihtara cevap verilmemesi üzerine ... 11.İcra Müdürlüğünün 2015/6702 Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın asıl alacak olan 3.500,00TL yönünden iptaline ve takibin bu meblağ üzerinden devamına, ayrıca %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, satın alınan aracın ayıplı olduğundan bahisle araçtaki değer kaybının tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan 17.07.2017 tarihli bilirkişi raporu ve 27.09.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının dava konusu 16 B.. .. plakalı ... tip, 1.3 ...tip, ... marka, dizel yakıtlı hususi otomobili 24.698,00 TL bedelle davalıdan araç satış sözleşmesi ile satın aldığını, davacının aldığı bu aracı 04.03.2016 tarihli araç satış sözleşmesi ile 27.498,00 TL bedelle dava dışı ... ..'e sattığını, aracın davacıda 23.09.2014 - 04.03.2016 tarihleri arasında kaldığını, .. Muayene İstasyonları kayıtlarına göre aracın 17.02.2012 tarihli muayenesinde kilometresinin 257.759, 01.08.2014 tarihli muayenesinde ise kilometresinin 143.243 olduğunu, aracın davacı tarafından satın alınmadan önce yapılan muayenesinde km'sinin düşürüldüğünün anlaşıldığını, kilometresi düşürülen araçtaki bu durumun tespitinin ancak teknik inceleme ile anlaşılabileceğini bildirmişlerdir. Mahkemece, "dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporundan aracın kilometresi ile oynanmış olduğu ve bu hususun gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmış ise de, davacı taraf aracı kaç kilometrede aldığını ispat edememiş olup, davacının aracı satış tarihindeki tespit edilen değeri bilirkişi raporunda aracın mevcut durumuna göre piyasa değerine uygun bir değer olarak açıklandığından, davacı tarafça aracın kaç kilometrede iken alındığı ve kaç kilometre düşürme yapıldığı hususu ispat olunamadığından bilirkişi raporunda tespit edilen bedele göre davacının aracı piyasa rayicine uygun olarak sattığı da değerlendirilerek davacının zararının ispat edilememiş olması" gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir. 27.09.2017 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; aracın davacı tarafından 23.09.2014 tarihinde satın alındığı, 17.02.2012 tarihli 2.muayenesinde kilometresinin 257.759 ve 01.08.2014 tarihli 3. muayenesinde ise kilometresinin 143.243 olduğu, aracın 2. ve 3. muayenesinin yapıldığı tarihler arasında kilometresi ile oynandığı fakat oynandığı tarihin tam tespitinin mümkün olmadığı bildirilmiştir.

Dava, konusu itibariyle tüketici yasası hükümlerine tabi olmayıp taraflar arasındaki meselenin halli için 6098 Sayılı TBK'nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Davacı 6098 Sayılı TBK 219 ve sonraki ayıba karşı tekeffül maddeleri hükümlerine göre davalıdan tazminat istemekte haklıdır. Buna göre "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın kilometre sayacında oynama olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.

Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak ...", "nisbi ..." ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da,gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi ..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır.

Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, davacının talep edebileceği tazminat miktarı uzman bilirkişi aracılığı ile "nispi ..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemi ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
İlgili Mevzuat Hükmü : Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun MADDE 11 :(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,
seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

(3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

(4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.

(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 09-03-2021

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02586794 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.