Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Bölge Adliye Mahkemesi İstanbul 9.Hukuk Dairesi 2019/393 Esas 2019/171 Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan 19/07/2017 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun eksik evrak nedeniyle karşılanmadığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafından yapılan başvuru üzerine Sigorta Şirketi tarafından verilen cevap ile eksik görülen kesin ve sürekli maluliyet oranını gösterir Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun sağlık kurulu raporu ve tedavi sürecine ilişkin tüm tıbbi kayıtlar talep edilmiştir. Eksik olduğu bildirilen "kesin ve sürekli maluliyet oranını gösterir Sağlık Kurulu raporunun" alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen "15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından" başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir.
(Karar Tarihi : 14/02/2019)
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketine .... poliçesi ile sigortalı sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 12/03/2017 tarihinde asli kusurlu olarak müvekkili ... sevk ve idaresindeki .... plakalı araca çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu kazada müvekkilini yaralandığını ve sürekli sakat kaldığını, kazadan sonra müvekkili adına davalı sigorta şirketine müracaatta bulunulduğunu ve sigorta şirketi tarafından 4100588601/1 nolu hasar dosyasının açıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından usulüne uygun müracaat rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin her tür dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakım gideri tazminatı ve 2.500,00 TL sürekli sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 3.500,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya herhangi bir cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince "Davanın 2918 Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2. maddelerine göre özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, " karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu, davadan önce başvuru koşulunun yerine getirildiğini, Sigorta Şirketi nezdinde hasar dosyası açıldığı ancak davalı Sigorta Şirketinin Özürlü Sağlık Kurulu raporu gönderildikten sonra tazminat talebinin değerlendirileceğini bildirdiğini, yerel mahkemece 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesinde düzenlenen özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiğini, bu kararın hak arama hürriyetini ihlal ettiği, kanunda yer almayan bir düzenlemenin genel şartlar ile düzenlenmesinin hukuk devlet ilkesi ile örtüşmediği bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiği yönlerine ilişkindir. Dava trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Sigorta kuruluşuna yazılı başvuru halinde eklenmesi gereken belgelere madde metninde açıkça yer verilmemiş; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2.1 maddesinde ise kaza veya zararın tespit edilebilmesi için gerekli tüm belgeler ifadesi kullanılarak tek tek belgelerin sayılması yoluna gidilmemiştir. Ayrıca sigortacının hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme sigorta şirketi için belirlenen sekiz günlük ödeme süresinin başlangıcı için önem taşıyacaktır. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemede dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK'nın "dava şartlarını" düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen başvuru koşulu da tamamlanabilir bir dava şartı niteliğinde olduğundan mahkemece bu dava şartı yerine getirilmeksizin dava açıldığının tespiti halinde, davacı vekiline 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli, başvuru yapılması halinde başvurunun akıbeti beklenmeli, sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli, kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan 19/07/2017 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun eksik evrak nedeniyle karşılanmadığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafından yapılan başvuru üzerine Sigorta Şirketi tarafından verilen cevap ile eksik görülen kesin ve sürekli maluliyet oranını gösterir Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun sağlık kurulu raporu ve tedavi sürecine ilişkin tüm tıbbi kayıtlar talep edilmiştir. Eksik olduğu bildirilen kesin ve sürekli maluliyet oranını gösterir Sağlık Kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece davalı sigorta şirketince verilen cevap talebi karşılamadığından dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girilip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde usulden red kararı verilmiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan gerekçeyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2018 tarih, 2017/641 Esas - 2018/756 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, yargılamanın devamı için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince istinaf talep eden tarafa iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6- İstinaf talep eden tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/02/2019
İlgili Mevzuat Hükmü : Karayolları Trafik Kanunu MADDE 97 :Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
(DEĞİŞİK MADDE RGT: 26.04.2016 RG NO: 29695 KANUN NO: 6704/5)






 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Ufuk BOZOĞLU
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 27-04-2019

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01789689 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.