Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Bölge Adliye Mahkemesi İstanbul 9.Hukuk Dairesi 2018/4018 Esas 2018/1880 Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı Sigorta şirketine başvuru yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı Sigorta, maluliyet raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle başvuruya olumlu yanıt vermemiş, talebi karşılamamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının sunduğu belgeleri davalı Sigorta şirketinin yetersiz görüp ikmal etmesini istemesi, 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesinde dava açılması için öngörülen "verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık" olarak değerlendirilmeli ve dolayısıyla dava şartının gerçekleştiği kabul edilip yargılamaya devam edilmeli, taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
(Karar Tarihi : 28.12.2018)
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde: 23.03.2015 tarihinde, sürücü ...sevk ve idaresindeki ve davalı ... Şirketine ZMS sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucu araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını, sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın karşılanması için davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, davalı tarafından müvekkilin maluliyetini gösterir engelli sağlık kurulu raporunun temininin talep edildiğini, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın Adli Kurul Raporunda müvekkilin maluliyet oranı %29 olarak belirtildiğini, davalı ... şirketine gönderilen bu raporun kabul edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işgücü kaybından doğan toplam 3.300,00 TL tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının müvekkili şirkete eksik evrak ile başvurduğunu, müvekkili tarafından davacı vekiline 11/01/2017 tarihinde davacının özürlü sağlık kurulu raporunun ibraz edilmesi için yazı yazıldığını, ancak davacı tarafından eksik evrakın müvekkiline ibraz edilmediğini beyanla, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının davasının usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile: Davalı ... şirketine 25.11.2016 tarihinde yazılı başvuruda bulunularak tüm evrakın teslim edildiğini, başvuru sonrasında davalının ücret belgesi, engelli sağlık kurulu raporu ve hak sahibinin banka hesap bilgilerini talep ettiğini, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının Adli Kurul Raporunda müvekkilin maluliyet oranının %29 olarak belirtildiğini, ancak bu raporun davalı tarafça kabul edilmediğini, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan parasal miktar yönünden istinaf sınırı altında olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerekirken kesin olarak verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maluliyet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değişik 97. maddesi ile zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açılabileceği belirtilmiştir. Yasal değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMS sigortacısına karşı doğrudan dava açmayıp yazılı başvuruda bulunması dava şartı olarak öngörülmüştür. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Somut uyuşmazlıkta dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça, sözkonusu trafik kazası nedeniyle dava tarihinden önce davalı ____ şirketine başvuru yapıldığı, davalı ____ tarafından davacıdan maluliyet raporu talep edildiği, davacı tarafça bu talep hakkın sürüncemede bırakılması olarak kabul edilerek iş bu davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafça sigorta şirketine ibraz edilen evrakın maluliyet durumunun tespiti için yetersiz olduğu ve istenilen sağlık kurulu raporunun ibraz edilmemesi nedeniyle başvurunun geçersiz olduğu kabul edilerek, davanın KTK'nın 97. maddesi uyarınca özel dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği görülmektedir. Ancak mahkemenin vardığı sonuç, dosya içeriğine uygun olmamıştır. Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı ____ şirketine başvuru yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı ____, maluliyet raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle başvuruya olumlu yanıt vermemiş, talebi karşılamamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının sunduğu belgeleri davalı ____ şirketinin yetersiz görüp ikmal etmesini istemesi, 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesinde dava açılması için öngörülen "verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık" olarak değerlendirilmeli ve dolayısıyla dava şartının gerçekleştiği kabul edilip yargılamaya devam edilmeli, taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Yine mahkemece dava değeri itibarıyla "kesin" olmak üzere karar verilmiş ise de dava fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Bu nedenle karar kesin nitelikte değildir. Bu durum karşısında Mahkemece kararın kesin olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili olmayıp istinaf incelemesi yapılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı görülerek aşağıdaki karara varılmıştır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan KABULÜ ile ____ 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/04/2018 tarihli, 2017/477 Esas 2018/345 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, yargılamanın devamı için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar harcının istek halinde mahkemesince yatırana iadesine,

4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/12/2018
İlgili Mevzuat Hükmü : Karayolları Trafik Kanunu MADDE 97 :Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
(DEĞİŞİK MADDE RGT: 26.04.2016 RG NO: 29695 KANUN NO: 6704/5)






 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Ufuk BOZOĞLU
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 27-04-2019

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02576995 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.