Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 1.Hukuk Dairesi 2014/22568 Esas 2017/3902 Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
Murisin ilgili taşınmazı tek erkek evladı olan davalı _____'e devretmesine rağmen taşınmazın ölünceye kadar miras bırakan tarafından kullanıldığı, ara malikler arasında yakın ilişkinin ve hiçbir zaman bu kişilerce kullanılmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, murisin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yaptığı anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulü gerekir.
(Karar Tarihi : 05.07.2017)
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar ve davalı ____ tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ____ tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
 
Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
 
Davacılar, mirasbırakan ____'ın maliki olduğu 3051, 3052, 184 ve 414 parsel sayılı taşınmazları diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak ara malikler kullanmak suretiyle, temlik ettiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
 
Davacı ____, davadan feragat etmiş, daha sonra 24/12/2013 tarihinde ölmüştür.
 
Davalı ____ ve ____, işlemlerin muvazaalı olmadığını, 3051 parsel sayılı taşınmazın ölünceye kadar bakma akdi ile devredildiğini, 184 ve 414 parsel sayılı taşınmazların bedel karşılığı satın alındığını, 3052 parsel sayılı taşınmazın ise mirasbırakan tarafından devredilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
 
Davalı .____, 3051 parsel sayılı taşınmazı bedel karşılığı satın aldığını, satış işleminin gerçek olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
 
Davalı ____, çekişme konusu taşınmazlardan 414 parseli bedel karşılığı satın aldığını ve iyi niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
 
Mahkemece, ölen davacı ____ yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 184 parsel sayılı taşınmaz bakımından muvazaa olgusunun varlığının ispatlandığı gerekçesiyle tapu iptali, tescil isteminin kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
 
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ____'in 02/04/2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacılar ile davalı ____'i bıraktığı, mirasbırakanın tek erkek çocuğunun davalı ____ olduğu, mirasbırakanın maliki olduğu 2648 parsel sayılı taşınmazdaki 1310/2310 payını 13/12/1983 tarihinde davalı _____'e satış suretiyle temlik ettiği, taşınmazın daha sonra imar uygulaması sonucunda 3051 ve 3052 parsel numarasını aldığı, mirasbırakanın maliki olduğu 3051 parsel sayılı taşınmazı gelini olan davalı ____'e ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiği, _____ tarafından da ara malik kullanmak suretiyle kardeşi olan davalı _____'e devredildiği, 3052 parsel sayılı taşınmaza tam malik olan ____'in ara malik kullanmak suretiyle taşınmazı eşi davalı _____'e devrettiği, mirasbırakanın maliki olduğu 414 parsel sayılı taşınmazı 17/03/1981 tarihinde dava dışı ____'ye onun tarafından da davalı ____'e devredildiği, _____ tarafından da yine ara malik kullanmak suretiyle en son davalı ____'a devredildiği, K____'ın taşınmaza komşu parsellerin de maliki olduğu, mirasbırakanın maliki olduğu 184 parsel sayılı taşınmazı 01/08/1994 tarihinde dava dışı _____'a onun tarafından da ara malikler kullanmak suretiyle davalı ____'e devredildiği, nüfus kayıtlarına göre davalılar ile ara malikler arasında akrabalık ilişkisinin olduğu anlaşılmıştır.
 
Davalı ____'in 184 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yönünden, muvazaa olgusunun varlığı saptanarak anılan taşınmaz yönünden yazılı olduğu şekilde tapu iptali ve tescil kararı verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine Davacıların 3051 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yönünden; dinlenen tanık beyanlarından mirasbırakanın ölünceye kadar davalı ____ ve _____ ile birlikte yaşadığı ve anılan taşınmazı ölünceye kadar bakma akdi ile gelini olan davalı _____'e devrettiği dikkate alındığında mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği açıktır. Mahkemece de aynı gerekçe ile bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
 
Davacıların 3052 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın 2648 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluştuğu, mirasbırakanın tek erkek evladı olan davalı _____'e devretmesine rağmen taşınmazın ölünceye kadar mirasbırakan tarafından kullanıldığı, ara malikler arasında yakın ilişkinin ve hiçbir zaman bu kişilerce kullanılmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yaptığı anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru değildir. Davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir.
 
Davacıların temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 19 :Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.

Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Ufuk BOZOĞLU
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 26-07-2018

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01699591 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.