Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E: 2017/2044, K: 2017/6756 İçtihat

Üyemizin Özeti
Kira farkı alacağı ve tahliye istemli takibe itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye talepli dava ikame edilmiştir.
6098 S.K.'un yürürlüğe girdiği 1.7.2012 öncesi için taraflar arasında akdedilen 1.4.2010 tarihli kira sözleşmesinde yıllık kira artışına dair kararlaştırılan oranda ve 6098 S.K.'un yürürlük tarihi sonrası için de 344/1. maddesi uyarınca ÜFE oranında artış uygulanmak suretiyle kira bedeli bulunup; kira farkı alacağı bu çerçevede hesaplanmalıdır.
(Karar Tarihi : 10.05.2017)
"Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kısmen kabulüyle itirazın 4.056,00 TL kira farkı ve 454,44 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı alacaklı, 01/04/2010 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 20/03/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile kira sözleşmesi ve TBK gereği 2012 yılı için %10.72 ÜFE oranında artış ile aylık 725,00 TL den, 2013 yılı için %3,74 ÜFE oranında artış ile aylık 752,00 TL den ve 2014 yılı için %7,89 ÜFE oranında artış ile aylık 811,00 TL den olmak üzere yatırılan aylık 650,00 şer TL kira bedelinin düşülmesi sonucu oluşan kira farkından doğan toplam 4.056,00 TL kira ve 457,43 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.

Takip dayanağı kira sözleşmesi iki yıl süreli olup 01/04/2010 – 01/04/2012 dönemi kira bedeli aylık 600,00 TL dir. Kira sözleşmesinin özel şartlar kısmının 1. maddesinde yıllık kira artışının yıllık enflasyon + %10 olarak belirlendiği, enflasyonun %25 ile %35 arasında kira artışı, enflasyon + %5 sonrasında ise sadece enflasyon oranında olacağı kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesi ile kararlaştırılan artış şartı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden öncesi için tarafları bağlar. Buna göre; 01/04/2012 – 01/04/2013 dönemi kira bedeli , aylık 600,00 TL kira bedeline sözleşme ile kararlaştırılan artış şartının uygulanması suretiyle bulunacak aylık kira miktarı olup 01/04/2013-01/04/2014 dönemi için ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği dikkate alınarak aynı kanunun 344/1. maddesi uyarınca ÜFE oranında artış uygulanmak suretiyle bulunacak aylık kira bedelidir. Mahkemece ; anılan hususlar üzerinde durularak davalı borçlunun kira farkı alacağının hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenle,davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve 6100 Sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 344 :Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir.

Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.

* 04.07.2012 tarih ve 6353 S.K. m.53 ile değiştirilen 31.03.2011 tarih ve 6217 S.K. Geçici 2. maddesi gereğince, “Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Nevra ÖKSÜZ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 11-01-2018

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01840210 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.