Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2014/18810 Esas 2015/ 920 Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
Mahkemece de davanın istirdat davası olarak nitelendirmesine, davanın tüketici hakem heyeti kararının iptali için 15 gün içinde mahkemeye başvurulmaması nedeni ile değil, "somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca dava konusu olaya ilişkin olarak verilen ve kesinleşmiş bulunan hakem heyeti kararının taraflar yönünden bağlayıcı olması karşısında bu karar uyarınca yapılan ödemenin istirdadının istenemeyeceği" gerekçesiyle reddedilmiş bulunmasına göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HUMK’nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
(Karar Tarihi : 23.01.2015)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18/07/2014 tarih ve 2014/144-2014/466 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, davalının Bafra Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak, müvekkili bankadan kredi kullanması sırasında kesilen dosya masrafının iadesini istediğini, Hakem Heyeti'nce davalının kullandığı kredinin ticari kredi olup olmadığına bakılmaksızın dosya masrafının iadesine karar verildiğini, oysa müvekkilinin söz konusu kararda bahsedilen krediye ilişkin bir kesinti yapmadığı gibi kullanılan kredinin de ticari nitelikte olduğunu, ilgili kararın icraya konulması üzerine müvekkilinin ihtirazi kayıt ile icra dosyasına ödeme yaptığını, taraflar arasında ticari kredi ilişkisi bulunması nedeniyle tüketici hakem heyetine başvuru yapılmasının ve hakem heyetince de masrafın iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek, 611,73 TL'nin faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesinde, değeri 500 TL'nin altında olan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetine başvurunun zorunlu olduğunun, bu uyuşmazlıklarda verilecek hakem heyeti kararlarının tarafları bağladığının, tarafların bu kararlara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebileceklerinin düzenlendiği, somut olayda hakem heyeti kararının davacıya 31.01.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davanın 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, yasal süresinde hakem heyeti kararına itiraz edilmediğinden artık bu kararın kesinleştiği ve tarafları bağladığı, kesinleşen hakem heyetine dayalı olarak yapılan ödemenin iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece de davanın istirdat davası olarak nitelendirmesine, davanın tüketici hakem heyeti kararının iptali için 15 gün içinde mahkemeye başvurulmaması nedeni ile değil, "somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca dava konusu olaya ilişkin olarak verilen ve kesinleşmiş bulunan hakem heyeti kararının taraflar yönünden bağlayıcı olması karşısında bu karar uyarınca yapılan ödemenin istirdadının istenemeyeceği" gerekçesiyle reddedilmiş bulunmasına göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, karardan bir örneğin ve dosyanın gereği yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 23.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : (ESKİ)Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun MADDE 22 :(Değişik madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./29. md.)

       Bakanlık, il ve ilçe merkezlerinde, bu Kanunun uygulamasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla en az bir tüketici sorunları hakem heyeti oluşturmakla görevlidir.

       Başkanlığı Sanayi ve Ticaret İl Müdürü veya görevlendireceği bir memur tarafından yürütülen tüketici sorunları hakem heyeti; belediye başkanının konunun uzmanı belediye personeli arasından görevlendireceği bir üye, baronun mensupları arasından görevlendireceği bir üye, ticaret ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkar odalarının görevlendireceği bir üye ve tüketici örgütlerinin seçecekleri bir üye olmak üzere başkan dahil beş üyeden oluşur. Ticaret ve sanayi odası ya da ayrı ayrı kurulduğu yerlerde ticaret odası ile esnaf ve sanatkar odalarının görevlendireceği üye, uyuşmazlığın satıcı tarafını oluşturan kişinin tacir veya esnaf ve sanatkar olup olmamasına göre ilgili odaca görevlendirilir.

       Bakanlık taşra teşkilatının bulunmadığı il ve ilçelerde tüketici sorunları hakem heyetinin başkanlığı en büyük mülki amir ya da görevlendireceği bir memur tarafından yürütülür. Tüketici örgütü olmayan yerlerde tüketiciler, tüketim kooperatifleri tarafından temsil edilir. Tüketici sorunları hakem heyetinin oluşumunun sağlanamadığı yerlerde noksan üyelikler, belediye meclislerince resen doldurulur.

       Tüketici sorunları hakem heyetlerinde heyetin çalışmalarına ve kararlarına esas olacak dosyaları hazırlamak ve uyuşmazlığa ilişkin raporu sunmak üzere en az bir raportör görevlendirilir.

       Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.

       Değeri beşyüz milyon lira ve üstündeki uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerinin verecekleri kararlar, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir. Kararların bağlayıcı veya delil olacağına ilişkin parasal sınırlar her yılın Ekim ayı sonunda Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Endeksinde meydana gelen yıllık ortalama fiyat artışı oranında artar. Bu durum, Bakanlıkça her yıl Aralık ayı içinde Resmi Gazetede ilan edilir.

       25 inci maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlar dışındaki tüm uyuşmazlıklar, tüketici sorunları hakem heyetlerinin görev ve yetkileri kapsamındadır.

       Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Başkan ve üyeleri ile raportörlere verilen huzur hakkı veya huzur ücretinin ödenmesine ilişkin esas ve usuller, bir ayda ödenecek tutar 2000 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.

       Tüketici sorunları hakem heyetlerinin kurulması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Ufuk BOZOĞLU
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 09-06-2016

THS Sunucusu bu sayfayı 0,05080891 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.