Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2013/1014Esas 2013/3738Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin toplam aktiflerinin toplam borçlarını karşılayabildiği, diğer bir ifadeyle borca batık durumda olmadığının tespit edildiğin gerekçesiyle, iflasın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece eksik ve yetersiz inceleme ve hatalı bilirkişi raporları ile şirketin borca batık olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin borca batıklığın yasa ve muhasebe ilkeleri çerçevesinde net biçimde tespiti için bilirkişi heyetiyle konusunda uzman olan yeni bilirkişi heyetinden açıklayıcı ve denetime elverişli bir rapor alarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabet görülmemiştir.
(Karar Tarihi : 03/06/2013)
DAVA : Taraflar arasındaki iflas ertelenmesinin davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili şirketin 1992 yılından beri ticari faaliyetini sürdürdüğünü, imal ettiği bornozları dünyanın pek çok tanınmış markasına satmak suretiyle ihraç ettiğini, son iki yılda dünyada global krizin etkisiyle işlerinin azaldığını, 2002 yılından bu yana döviz kurlarındaki önlenemez sürekli düşüş ve TL bazlı maliyetlerin, işçilik, vergi ve fason dikim gibi kalemleri her yıl %20 oranlarda artışı, 2008 yılı kasım ayından itibaren ihracat yapılan şirketlerden gelen istekler doğrultusunda vesaik mukabili olan ödemelerinin 120 gün sonra ödenmesini kabul etmek zorunda kalınması, tahsilat sürelerinin uzaması, dövizdeki sürekli düşüş, girdi maliyetlerinin sürekli artması sonucu müvekkili şirketin giderlerini karşılayamaz duruma düşürdüğünü, bu sebeple ekonomik sıkıntıya girdiğini, ana sermayesini ve işletme sermayesini tükettiğini, bu sebeplerle borca batık duruma düştüğünü ancak sunulan iyileştirme projesinin uygulanması durumunda borca batıklıktan çıkmanın mümkün olduğunu ileri sürerek, iflasın ertelenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin toplam aktiflerinin toplam borçlarını karşılayabildiği, diğer bir ifadeyle borca batık durumda olmadığının tespit edildiğin gerekçesiyle, iflasın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, borca batıklık sebebiyle iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir. İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin mali durumunun ıslahının mümkün olması halinde o şirketin iflasının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Şirket ortaklar kurulu tarafından alınan karar sonrasında yapılan talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilançoyla mali durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir.

Mahkemece, davacı şirketin borca batık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve hükme esas alınmış bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı şirketin uhdesinde bulunan ____ Dış Tic. A.Ş., ____ Bank ve ____ Holding A.Ş.'ye ait 855.880,42 TL değer biçilip bu miktar kadar şirketin aktifinde gösterilen hisse senetlerinin, şirketlerin TMSF'ye devredilmiş olması ve anılan sebeple borsada işlem görmediğinden her hangi bir değerinin bulunmadığı savunması karşısında, bu hisselerin meriyetlerini koruyup korumadıkları borsadan sorulup, değerinin olup olmadığı değerlendirilerek şirketin aktifinde yer alıp almayacağı hususu denetime açık bir şekilde açıklığa kavuşturulamamıştır.
Keza, hükme esas alınan ve şirketin borca batık olmadığını belirten bilirkişi raporunda, şirket ortağı olan F____ A____'ya ait olduğu belirtilip 1.364.360,00 TL değer biçilen dört adet taşınmaz şirket malvarlığına dahil edilerek aktifte gösterilmiştir. Söz konusu tapu kayıtlarının tesis, tedavül ve dayanakları dahi getirtilmeden şirketin aktifinde gösterilmiş olması da doğru görülmemiştir.

Öte yandan finansal kiralama konusu edilen malların mülkiyetinin ancak finansal kiralama borçlarının tamamen ödenmesi halinde kiracıya devredileceği ilkesi karşısında, kira bedelinin belli bir kısmının ödenmiş olduğundan bahisle finansal kiralama şirketinden kiralanan makine ve teçhizatların sözleşmeye göre durumu, davacı şirketin aktifinde yer alabilecek durumda olup olmadığı, yani mülkiyetinin davacıya geçmiş olup olmadığı açıklanmadan ve araştırılmadan finansal kiralama yoluyla kullanılan makine ve teçhizatların mülkiyeti geçmişçesine, rayiç bedelinin de bu oranda aktifte gösterilmesi yasaya açıkça aykırıdır.
Bu durumda mahkemece, yukarda belirtilen hususlar da dikkate alınarak borca batıklığın yasa ve muhasebe ilkeleri çerçevesinde net biçimde tespiti için bilirkişi heyetiyle konusunda uzman olan yeni bilirkişi heyetinden açıklayıcı ve denetime elverişli bir rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabet görülmemiştir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İcra ve İflas Kanunu MADDE 179 :(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./49. md.)

Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye halinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddi ve inandırıcı bulursa, iflasın ertelenmesine karar verir. İyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur.

Mahkeme, gerekli görürse idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir. İflasın ertelenmesi talepleri öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılır.


ERTELEME TEDBİRLERİ:
MADDE 179/a.

(Ek madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./50. md.) (Değişik: 6103 S.K. m.41/2-i / Yürürlük: m.43-01.07.2012) Mahkeme, iflâsın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarını onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır.

Kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talep 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar.

İflâs ertelenmişse kayyım her üç ayda bir şirketin projeye uygun olarak iyileştirme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor eder, mahkeme bu rapor üzerine veya gerek gördüğünde alacağı bilirkişi raporuna göre, erteleme istemini değerlendirir ve iyileştirmenin mümkün olamayacağı kanaatine varırsa erteleme kararını kaldırır.

ERTELEME KARARININ ETKİLERİ:
MADDE 179/b.

(Ek madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./50. md.)

Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.

206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.

(Değişik fıkra: 12/02/2004-5092 S.K./4.mad) Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde iflâsı ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir.

İflasın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin veya kooperatifin iflasına karar verir. Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkeme kayyımın verdiği raporlardan şirketin veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldırarak şirketin veya kooperatifin iflasına karar verebilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Ali Rıza ÖZALP
Site Üyesi
Şerh Son Güncelleme: 27-01-2016

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02253604 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.