Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, Esas: 2004/8283, Karar: 2004/10386 İçtihat

Üyemizin Özeti
Kredi sözleşmesindeki imza, okuma yazma bilmediğini iddia eden davalı kefilin eli ürünüdür ve davalı hile iddiasında bulunmamış, belgeleri okumadan imzaladığını beyan etmiştir. Bu durumda HUMK m.297’nin uygulama yeri olmadığından davalı kefil, eli ürünü olan imzasının sonuçlarından mesuldür.
(Karar Tarihi : 21.10.2004)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili müvekkili banka ile dava dışı A____ Tarım Market Tic. Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının da bu sözleşmeye kefil sıfatıyla imza koyduğunu; alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili müvekkilinin okuma yazma bilmediğini; el ile yaptığı işaretin usulünce onaylanmadığını, bu sebeple sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olduğunun anlaşıldığı; davalının hile iddiası ileri sürmediği ve belgeleri okumadan imzaladığını beyan etmesi karşısında HUMK'nun 297 nci maddesinin davada uygulanma yeri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kefil kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Davalı ödeme emrine itirazında imzaya yönelik beyanları yanında kredi sözleşmesinden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını ve borçlu olmadığını da ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davalının kefalet limiti ve temerrüde düştüğü tarih saptanmak ve sorumlu olduğu miktar, belirlenecek bir ya da daha fazla uzman bilirkişiye hesaplatılmak ve varılacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2004 günü oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : (Eski) Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu - Mülga MADDE 297 :Mühür veya bir alet vasıtasiyle vazolunan imza veya cüzdan ile muamele icrasını itiyat etmiş olan müesseselerde muamelenin iptidasında tayin olunup bir sureti hesap defterine veya cüzdana mevzu bulunan mühür veya imza ile yapılacak muamele muteberdir. Bundan başka imza vaz'ına muktedir olamıyan veya yazı bilmiyen şahsın heyeti ihtiyariye ve mahallince maruf iki şahıs tarafından tasdik edilmiş ve el ile yapılmış bir işaret veya mühür istimal etmesi caizdir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Nevra ÖKSÜZ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 07-04-2014

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01690507 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.