Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2013/3884 K. 2013/5994 İçtihat

Üyemizin Özeti
Davacı taraf, taşınmazın satış bedeline ilişkin olarak banka havaleleri ile toplamda 18.790 TL gönderdiğini iddia etmektedir. Bu havalelerde, gönderilen havalenin ne için gönderildiği konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Banka havale makbuzları, bir ödeme vasıtası olup, bu havalelerin taşınmazın satış bedeline karşılık olarak gönderildiğini davacı tarafın ispat etmesi gerekecektir.
Yargılama aşamasında, mahkemece davalı tarafa isticvap davetiyesi gönderilmiş, bu davetiyeye ise, "davacı tarafından davalı aleyhine açılan istirdat davası nedeni ile, ekli gönderilen dava dilekçesi, sözleşme ve ödeme belgeleri hakkında belirtilen gün ve saatte beyanda bulunmadığınız takdirde isticvap konusu vakıaları ikrar edilmiş sayılacağınız hususu ihtar olunur" hususlarının yazıldığı görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 169 ve devamı maddelerinde belirtildiği üzere, isticvap; bir tarafın kendi aleyhine olan vakıalar hakkında mahkeme tarafından sorguya çekilmesidir. Bir taraf, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir. İsticvap davetiyesine, isticvabına karar verilen tarafın, hangi vakıalar hakkında isticvap olunacağı, geçerli özrü olmaksızın gelmediği ya da gelip de sorulan sorulara cevap vermediği takdirde, sorulan soruları ikrar etmiş sayılacağı kendisine bildirilir. Bu davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen, taraf oturuma gelmez ise, isticvap konusu vakıaları kabul etmiş sayılır.
(Karar Tarihi : 09.04.2013)
DAVA : Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili dilekçesinde, taraflar arasında yapılan adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereğince dava konusu 12 nolu bağımsız bölümün davacıya satışı hususunda anlaştıklarını, davacının bu anlaşma üzerine davalı şirkete banka havalesi yolu ile ve ayrıca 2 adet çek ile toplam 26.494 TL. ödeme yapmasına rağmen, tapu devrinin sağlanmadığını beyan ederek, ödenen 26.499 TL.'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Yargılama sırasında, davalı adına isticvap davetiyesi çıkartılmış, isticvaba rağmen davalı taraf duruşmaya gelerek beyanda bulunmamış, ayrıca davacı taraf, sadece 2 adet çek nedeni ile davalı satıcının toplam 7.709 TL ödeme alıp almadığı hususunda, davalı tarafa yemin teklifinde bulunmuş, bu teklif üzerine davalı tarafa yemin davetiyesi çıkartılmış, yemin davetiyesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf gelmemiş ve kendilerine teklif edilen yemini ifa etmemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 2 adet çek bedeli olan 7.709 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacının ödediğini iddia ettiği diğer ödemeler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının banka havalesi yolu ile gönderdiği toplam 18.790 TL tutarındaki ödemelerin, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı, davayı cevap vermediği gibi, duruşmaya da katılmamıştır. Bu durumda davayı tümüyle inkar etmiştir. Davacı, miktar ve dayandığı hukuki muamelenin niteliğine göre iddiasını yasal delillerle ispat etmek zorundadır.
Davacı taraf, taşınmazın satış bedeline ilişkin olarak banka havaleleri ile toplamda 18.790 TL gönderdiğini iddia etmektedir. Bu havalelerde, gönderilen havalenin ne için gönderildiği konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Banka havale makbuzları, bir ödeme vasıtası olup, bu havalelerin taşınmazın satış bedeline karşılık olarak gönderildiğini davacı tarafın ispat etmesi gerekecektir.
Yargılama aşamasında, mahkemece davalı tarafa isticvap davetiyesi gönderilmiş, bu davetiyeye ise, "davacı tarafından davalı aleyhine açılan istirdat davası nedeni ile, ekli gönderilen dava dilekçesi, sözleşme ve ödeme belgeleri hakkında belirtilen gün ve saatte beyanda bulunmadığınız takdirde isticvap konusu vakıaları ikrar edilmiş sayılacağınız hususu ihtar olunur" hususlarının yazıldığı görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 169 ve devamı maddelerinde belirtildiği üzere, isticvap; bir tarafın kendi aleyhine olan vakıalar hakkında mahkeme tarafından sorguya çekilmesidir. Bir taraf, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir. İsticvap davetiyesine, isticvabına karar verilen tarafın, hangi vakıalar hakkında isticvap olunacağı, geçerli özrü olmaksızın gelmediği ya da gelip de sorulan sorulara cevap vermediği takdirde, sorulan soruları ikrar etmiş sayılacağı kendisine bildirilir. Bu davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen, taraf oturuma gelmez ise, isticvap konusu vakıaları kabul etmiş sayılır.
Somut olayda, davalı tarafa gönderilen isticvap davetiyesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, belli edilen gün ve saatte davalı taraf duruşmaya gelmemiştir. Bu durumda da, HMK'nun 169. vd. maddeleri gereğince davacının dayandığı, satış bedeline karşılık olarak gönderilen banka havalelerini kabul etmiş sayılmıştır. Gönderilen banka ödemelerinin, başka bir amaç için gönderildiği de iddia ve ispat edilemediğine göre, mahkemece alacağın tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekecektir.
Kaldı ki, son ve kesin delil olarak kabulü gerekecek olan ve davalı tarafa gönderilen "yemin davetiyesinde de "26.499 TL nakit ve kalanını çek vermek suretiyle ödendiği ileri sürülerek bu paranın tahsili istenmektedir." ibaresi yer aldığına, davacının talebinin de 26.499 TL'ye ilişki bulunmasına göre,gönderilen yemin davetiyesine rağmen duruşmaya gelmeyen davalının, bu ödemeleri kabul etmiş sayılması gerektiği de kesindir.
Öyle ise mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
KARAR : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Hukuk Muhakemeleri Kanunu MADDE 169 :(1) Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir.

(2) İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Gülhis YÖRÜK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 24-01-2014

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02493811 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.