Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Esas: 2013/1537, Karar: 2013/2479 İçtihat

Üyemizin Özeti
HMK m.150/5 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar, verildikleri tarih itibariyle hukuki sonuçlarını doğurur. Somut olayda, ilk davanın açılmamış sayılması kararı henüz eldeki dava açılmadan önceki bir tarihte verildiğine göre derdestlikten söz edebilme olanağı yoktur.
(Karar Tarihi : 22.02.2013)
"Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine dair olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, daha önce davacı tarafından davalı aleyhine açılan ve sebebi ile konusu aynı olan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki 2010/522 esas sayılı davanın 12.10.2011 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 17.5.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 23.11.2011 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, eldeki dava açıldığında 2010/522 esas sayılı davanın henüz derdest olup kesinleşmediği gerekçesiyle eldeki davanın derdestlik yönünden reddine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere, 6100 Sayılı HMK'nın 150/5. maddesinde; İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır... düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan düzenleme karşısında, davanın açılmamış sayılmasına dair kararların verildikleri tarih itibariyle hukuki sonuçlarını doğuracakları açıktır.

Somut olayda, 2010/522 esas sayılı davanın açılmamış sayılması kararı henüz eldeki dava açılmadan önceki bir tarihte verildiğine göre, derdestlikten söz edebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.

KARAR : Tarafların temyiz itirazı açıklanan sebepten ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 Sayılı Kanunun geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 Sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene iadesine, 22.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi."
İlgili Mevzuat Hükmü : Hukuk Muhakemeleri Kanunu MADDE 114 :(1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Nevra ÖKSÜZ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 21-01-2014

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02642488 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.