Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Esas: 2012/9239, Karar: 2013/9493 İçtihat

Üyemizin Özeti
Düğün salonu ruhsatı bulunmayan işletmelerin, işyerlerini düğün salonu şeklinde kullandırmasının haksız rekabet oluşturması.
(Karar Tarihi : 09.05.2013)
"Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.03.2012 tarih ve 2011/304-2012/159 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR: Davacı vekili, müvekkilinin 5362 sayılı yasaya göre kurulan meslek odası vasfında olduğunu ve aynı yasanın 11/f maddesi uyarınca üyelerinin menfaatlerini korumak ve kollamak ve bunun için yasal yollara başvurmakla yükümlü olduklarını, oda üyelerinin işletmekte oldukları düğün salonlarının gerek 3572 sayılı yasa gerekse 9207 sayılı iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmelik hükümlerine göre özel şekilde yapılması ve işletilmesi gereken yerlerden olduğunu, yönetmeliğin 5/c bendi uyarınca özel yapı şeklini gerektiren düğün salonu gibi yerler için yapı kullanma izin belgesinin alınmış olması ve yine düğün salonlarının içinde bulunduğu bir kısım yerlerin işletilmesine izin verilebilmesi için bu tür salonların sahip olması gereken şekli vasıflarının belirlendiğini, oysa davalının bu nitelikleri taşımayan ve ticaret kayıtlarında restorant, cafe işletmeciliği yapmak üzere kurulduğu belli olan işletmesinde faaliyet alanına aykırı düğün yapılmasına müsaade ettiğini, fiilen zaman zaman düğün salonu işlettiğini, bunun oda üyelerinin aleyhine haksız rekabet oluşturduğunu, bir diğer yandan düğün işletmelerinin faaliyetlerinde ikram edilen yiyecekler için %18 KDV ödediğini, ancak davalının KDV öderken lokanta olarak beyan etmesi sebebiyle %8 KDV ödediğini, bu durumun dahi üyeler aleyhine haksız rekabet yarattığı belirtilerek işletmenin bu şekilde kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalının işletme ruhsatında sahip olduğu işyerinin lokanta-kafe olarak ruhsatının bulunduğu, Y____ Cafe ismiyle işletilen bu işyerinin, davalının cevap dilekçesinde açıkça belirttiği üzere zaman zaman düğün salonu olarak kiralandığı ve kullanıldığı, bu konuya ilişkin belediye dosyasında cafe, restoran, kır kahvesi olarak 10 yıllık ruhsata sahip işyerinin, 2000 yılının 7. ayında alınan ruhsatının 2010 yılının 7. ayında yenilendiği ve belediyeye yapılan ihbar üzerine belediyece tutanak tutulup, düğün faaliyetlerinin tespit edildiği, belediyenin yasal işlem başlatıp, faaliyeti konusunda uyardığının dosya kapsamından anlaşıldığı, Esnaf Odasının ise yasaya uygun ruhsatı bulunan düğün salonu işletmecilerinin haklarının korunması için oluştuğu görülmekle, oda mensuplarının haklarının korunması için bu neviden yapı kullanma izni bulunmayan, düğün salonu işletme ruhsatı olmayan ve olması için yetkili merciden izin almaksızın bu kurala uymadan davacı Esnaf Odasının faaliyet konusu içindeki bir konuda faaliyet göstermesinin, davacı mensupları aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, ödedikleri KDV farklılığının dahi davacı aleyhine haksız rekabet konusu olduğu, TTK 57/10 maddesinin bunu düzenlediği ve izahı yapılan davalı faaliyetinin bu nedenle haksız rekabet olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ile davalının isletmecisi olduğu Bahçelievler G____ Sokak No:14'deki işyerini,düğün salonu şeklinde kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi."
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Ticaret Kanunu MADDE 57 :II - HÜSNÜNİYET KAİDELERİNE AYKIRI HAREKETLER:

       Hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler hususiyle şunlardır:

       1. Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek;

       2. Başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek;

       3. Kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek;

       4. Paye, şahadetname veya mükafat almadığı halde bunlara sahip imişçesine hareket ederek müstesna kabiliyete malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna müsait olan yanlış unvan yahut mesleki adlar kullanmak;

       5. Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak;

       6. Üçüncü şahısların müstahdemlerine, vekillerine veya diğer yardımcılarına, onları vazifelerini ihlale sevk etmek suretiyle kendisine veya başkasına menfaatler sağlamak maksadiyle veya bu kabil menfaatleri sağlamaya elverişli olacak surette, müstehak olmadıkları menfaatler temin veya vadetmek;

       7. Müstahdemleri, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri iğfal suretiyle, istihdam edenin veya müvekillerinin imalat veya ticaret sırlarını ifşa ettirmek veya ele geçirmek;

       8. Hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde elde ettiği veya öğrendiği imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmak veya onları başkalarına yaymak;

       9. Hüsnüniyet sahibi kimseleri iğfal edebilecek surette hakikata aykırı hüsnühal ve iktidar şahadetnameleri vermek;

       10. Rakipler hakkında da cari olan kanun, nizamname, mukavele yahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet etmemek.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Faruk SINIR
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 10-01-2014

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01814198 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.