Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas: 2007/6344, Karar: 2007/7290 İçtihat

Üyemizin Özeti
Taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi(KKİS) öncesinde arsa sahibi, taşınmazını müteahhide satış göstermek suretiyle tapuda devretmiştir. Bu devir akabinde tarafların akdettikleri KKİS'de arsa sahibinin tapudaki bu devir için müteahhitten herhangi bir bedel almadığı, bu bedel yerine iki adet daire ile bir adet dükkan alacağı açıkça yazılıdır. Bu durumda arsa sahibinin tapuda satış olarak gösterilen devri taraflar arasındaki KKİS'den mütevellit gerçekleştirdiğinin ve KKİS'de arsa sahibine aidiyeti kararlaştırılan dükkanın tapusunun iptali ile arsa sahibi adına tescilinin kabulü gerekir.
(Karar Tarihi : 19.11.2007)
"Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat H____ B____ ile davalı vekili Avukat N____ Y____ geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Dava, tapu iptali ve tescil istemiyle açılmış; mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Dava konusu Kenan Evren Mahallesi 163 ada, 34 parsel 23.09.1997 tarihinde davacıların murisleri E____ T____ tarafından H____ E____ ve A____ E____ adına tapuda devredilmiştir. Davacıların murisleri E____ T____ ile davalı H____ E____ arasında 30.09.1998 tarihinde Kula Noterliğinde Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme ile iki adet daire ile bir adet dükkanın arsa sahibine ait olacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmede açık şekilde arsa sahibinin herhangi bir bedel almadığı, bu bedel yerine iki adet daire ile bir adet dükkan alacağı yazılıdır. Davacılara iki adet dairenin tapu kaydı verildiği halde, dava konusu dükkanın tapu kaydı devredilmediğinden bu dava açılmıştır. Davacılar murisleri E____ T____ ile H____ E____ arasında önce sözlü olarak kat karşılığı sözleşme konusunda anlaşma sağlandığını, bu nedenle dava konusu 163 ada, 34 parselin tapu kaydının devredildiğini, herhangi bir bedel almadıklarını iddia etmişlerdir. Tapu devrinden sonra noterde düzenlenen 30.09.1998 tarihli inşaat sözleşmesi içeriği de davacı tarafın herhangi bir bedel almadığını doğrulamaktadır. Davacılar murisi tarafından dava konusu taşınmazın yarı payı davalı H____ E____ adına, yarı payı da dava dışı kardeşi A____ E____ adına devredilmiştir. Davacılar H____ E____'ın isteği üzerine taşınmazın yarı payını tapuda A____ E____'a devrettiklerini söylemişlerdir. A____ E____'ın sözleşmenin yüklenicisi H____ E____'ın kardeşi olması da bu iddiayı doğrular niteliktedir. Ancak bu davada A____ E____ taraf olarak gösterilmemiştir.

Davacı tarafın iddiası, tapu devrinden sonra yapılan 30.09.1998 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve bu sözleşmede arsa sahibinin dava konusu parselin satışı nedeniyle herhangi bir bedel almadığının, buna karşılık iki daire ve bir dükkan alacağının kararlaştırılmış olması, iki adet dairenin tapu kayıtlarının devredilmiş bulunması dikkate alındığında, dava konusu dükkanın da kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında arsa sahiplerine ait bağımsız bölüm olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın H____ E____ hakkında açılmış olması da değerlendirilerek, bu davalı adına kayıtlı pay yönünden tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil edilen davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi."
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 19 :Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.

Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Nevra ÖKSÜZ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 17-02-2013

THS Sunucusu bu sayfayı 0,03481388 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.