Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/5500E. 2010/2011K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Davanın, kooperatif ortaklığından ihraç kararına karşı açıldığı bu nedenle davacının ortaklıktan doğan alacak ve tazminat istemlerine ilişkin talepleri isteyebileceği ancak tefrik edilerek ayrı bir esas numarasına kaydedilmesi gerektiğidir.
(Karar Tarihi : 22.02.2010)
DAVA : Taraflar arasında görülen davada Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.10.2007 tarih ve 2005/337 - 2007/636 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalı kooperatifin ortağı ve 4 yıl süre ile yönetim kurulu muhasibi olduğunu, kooperatifin tam mal varlığı ile plan projelerinin muhasipliği döneminde elde edildiğini, 07.05.1995 tarihinde yapılan olağan genel kurulda muhasiplik dönemindeki tüm icraat ve harcamaların ibra edilmediğini, haklarında dava açıldığını ve Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1997/108 Esas sayılı dosyası ile yargılanıp 18.11.2002 tarihinde beraat ettiğini, beraat kararının 11.11.2004 tarihinde Yargıtay'ca onandığını, tashihi kararın Eylül 2005'te lehine sonuçlandığını, 7 yıl süren nizalı dönem içinde kooperatifteki yasal hakları için kooperatiften hiçbir talebi olmadığını, kooperatiften 30.04.1995 tarihinde kapatılıp 07.05.1995 kooperatif genel kuruluna sunulan kooperatif evrak ve kayıtlarında yazılı olan tüm yasal haklarını talep ettiğini, 07.05.1995 yılından bu tarihe kadar geçen süreç içinde kooperatifin aldığı tüm yönetim ve genel kurul kararlarını da ret ettiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla Bartın Merkez Orduyeri Mahallesi Kışla mevkiindeki 372 ada 4 parselde kayıtlı kooperatif arsasına ihtiyati tedbir konulmasını ve üyelik haklarının şahsına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı hakkında 1995 yılında aidatlarını ödemediği gerekçesiyle ihraç kararı verildiğini ve bu kararın kendisine bildirildiğini, 10 yıl boyunca kooperatife aidat ödemediğini, ödemiş olduğu aidatlarının çok az miktar olduğunu, halen kooperatifte aidat ödemelerinin devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı İslam S.'nin davalı kooperatifin 4 nolu ortağı olduğu, kooperatif üye kayıt defterine göre en son 25.04.1995 tarihinde kooperatife ödemede bulunduğu, davacıya davalı kooperatifçe aidat borçlarını ödemesi için 2 adet ihtarname gönderildiği, 25.11.1995 tarih ve 105 nolu yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarıldığı, ortaklıktan çıkarılma kararının tebliğe çıkarılmadığı, Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27. maddesi ile kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesine göre çıkarma kararının çıkarılan ortağa tebliğ edilmesi gerektiği, tebliğ edilen karara göre ortağın itiraz ve dava açma hakkını kullanabileceği bu nedenle davacının kooperatif ortaklığı sıfatının devam ettiği, davanın ihraç kararının iptali ve tazminat istemlerine ilişkin olarak açıldığı, ihraç kararının iptali dışındaki diğer istemlerin ihraç kararının iptaline bağlı bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının kooperatif ortaklığı sıfatının devam ettiğinin tespitine, davacının kooperatif ortaklığından doğan alacaklarının ödenmesi talebinin tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, bu esas üzerinden davanın devamına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : (Eski) Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu - Mülga MADDE 46 :(DEĞİŞİK MADDE RGT: 18.07.1981 RG NO: 17404 KANUN NO: 2494/10)
Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden karar verebilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Burcu YABAN
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 15-12-2011

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02498698 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.