Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Mirastan Iskat ve mirasın tasfiyesi - Edinilmiş Mala Katılım rejiminin tasfiyesi

Yanıt
Old 16-08-2006, 17:56   #1
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan Mirastan Iskat ve mirasın tasfiyesi - Edinilmiş Mala Katılım rejiminin tasfiyesi

Merhabalar,

Değerli meslektaşlarım,

Son günlerde kafamı kurcalayan ve adil olmadığını düşündüğüm bir olayı sizinle paylaşmak ve tartışmak istiyorum.

Bayan A ile Bay B 2003 yılında evleniyorlar. Mal rejimi kanuni mal rejimi olan Edinilmiş mala katılım rejimidir. bayan A mesleğinde çok başarılı olan ve evlilik sonrasında çalışmaları neticesinde kazandığı paralarla çok sayıda ve çok değerli taşınmazlar ediniyor. Bu arada işsiz olan ve aile yükümlülüklerini de asla yerine getirmeyen Bay B, çapkınlıklarını ayyuka çıkarıyor ve zina yaptığı alenen tescilleniyor. Bay B zina yaptığını da inkar etmiyor. Bayan A bay B ye karşı boşanma davası açıyor ve tazminat olarak da boşanma neticesinde eşine düşecek taşınmazların karşılığını istiyor.Bay B bunun hukuken mümkün olmadığını, tazminat ile edinilmiş maldan dolayı kazanılan hakkın aynı kefeye konulamayacağını iddia ediyor.

1) Mevcut yasal düzenlemeye göre evlilik ve mal edinimleri 2002 yılından sonra olduğundan eşler eşit olarak mal tasfiyesinde haklarını alacaktır.
2) Yine mevcut yasal düzenlemeye göre kusurlu eş tazminat ödemek zorundadır. Tazminatın tutarını hakim hakkaniyete göre tayin eder.

Konu ile doğrudan ilgili olmayan yasal düzenleme Miras hukukuna göre ise, aile yükümlülüklerini ağır bir biçimde ihlal eden mirasçıyı mirastan mahrum bırakmaya muris yetkilidir.

Tespit: Zina aile yükümlülüğünün ağır ihlalidir.


Hiç bir şekilde mal edinilmesine katkısı olmayan ve üstüne üstlük aile yükümlülüğünü ağır bir biçimde ihlal edip, zina yaptığından boşanma davasına muhatap olan Bay B nin, mal birliğinin boşanma nedeniyle tasfiyesinde malın yarısına konması adil midir? miras hukukundaki ıskat hükmünün kıyasen uygulanması mümkün olur mu?

Malın yarısının kusurlu eşten tazminat olarak alınıp, bayan A ya verilmesi mümkün müdür?,

Saygılarımla..
Old 16-08-2006, 18:10   #2
erdal7

 
Varsayılan

Sayın Mehmet Bey ,
Yeni Medeni Kanun md. 236 Zina ve hayata kast nedeni ile boşanma halinde hakim ,kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Bu maddeyi inceleyiniz.

Saygılarımı sunarım .Av. Erdal
Old 16-08-2006, 18:22   #3
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Teşekkür ederim sayın Erdal,
Kanun koyucu bunu akıl etmiş ama ben o hükmü okumayı akıl etmedim.
Buradaki hakimin kaldırma yetkisi ile kusurlu eşten istenen tazminatın ilişkisi sizce nedir? hakim artık değeri kusurlu eş için kaldırdığında bunun dışında ayrıca tazminat ödemeye mahkum edebilir mi? Yoksa bu karar tazminatın yerine mi geçmektedir.

Asıl tartışılması gereken konu bu olmalıdır.

Saygılarımla.
Old 16-08-2006, 21:47   #4
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Sn. Dikici kanaatimce mal rejiminin tasfiyesinde uygulanacak kurallar ile boşanmadan kaynaklanan maddi-manevi tazminat talepleri ayrı hukuki mesnetten kaynaklann taleplerdir. Duraksamaya neden olabilecek husus sanki hükümle zina veya hayata kast fiilleri ile boşanmaya sebep olan kusurlu eşin mameleki eksiltilmek suretiyle zaten bir nevi cezalandırıldığı bu eylemlerin artık cezasını bulduğu bu eylemlerin konu edileceği maddi-manevi tazminat taleplerinin ayrıca değerlendirilip, değerlendirilmeyeceği noktasıdır. Somut olayda artık değer hayli yüksek gibi anlaşılıyor. Bu durumda artık değerden mahrum bırakılma=yüksek bir tazminat dersek. Başka bir olayda artık değerin düşük olduğu bir ailede aynı nedenler=düşük tazminat anlamına gelecektir. Özellikle manevi tazminat odaklı taleplerde hakimin bu seçenekleri tartarak karar vereceği, kusurlu eşi artık değerden mahrum bıraktığı ve bunun da kendisi için yüksek bir bedel olduğunu düşünerek ayrıca manevi tazminata hükmetmeye yer olmadığı yönünde karar vermesi mi hakkaniyete uygundur diyeceğiz? Yoksa Kanun koyucu maddi-manevi tazminat taleplerini düzenlerken ayrı bir hükümle "Artık değerden mahrum bırakılma yönünde bir karar verilmesi durumunda, hükmedilecek tazminattan hakkaniyete uygun bir indirim yapılacağını" düzenlememiştir. Bu nedenle manevi tazminattan tenkis yoluna gidilmesine gerek yoktur mu diyeceğiz? Başka bir açıdan bakıldığında gerek borçlar kanununda gerekse Yargıtay İçtihatlarında manevi tazminatın bir zenginleşme sebebi olamayacağı ve hakkaniyete uygun bir bedelin tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve zarara doğuran tarafın bu zarar nedeniyle duyduğu elemi giderici nitelikte olması gerektiği görüşleri hakimdir. Benim görüşüm ise bu noktada artık değerden eksiltme veya tamamen mahrum bırakılma halinde eşlerden birinin mamelekinde artış diğerininkinde ise eksilme söz konusu olacağından bu hususun manevi tazminatın tayininde gözönüne alınması gerektiği yönündedir. Zira aksinin düşünülmesi manevi tazminatın zenginleşme sebebi olamayacağı ilkesiyle (Bu ilkeye katılmasam da) örtüşmez. Saygılarımla.
Old 16-08-2006, 22:06   #5
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Bir de şu var ki! Diğer eş artık değerden mahrum bırakıldığında mameleki eksilecektir. Bu şu anlama gelecektir kişinin manevi tazminat ödeyebilme gücü artık bu eksik mameleki ile ödeyebileceği hakkaniyete uygun tazminattan ibaret olacaktır. Yani tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre... kriteri devreye girdiğinde kişinin bu eksilmiş mameleki göz önüne alınacağından aleyhine hükmedilebilecek manevi tazminat miktarı da kendiliğinden düşecektir.
Old 17-08-2006, 00:44   #6
JUDAS

 
Varsayılan

Sevgili dostlarım..

Burada kanımca dikkat edilmesi gereken birkaç husus var..

1- Artık değerden kusurlu eşin pay "alması ya da almaması" tartışılıyorken, manevi tazminat noktasında kusurlu eşin tazminat "vermesi ya da vermemesi" sözkonusudur. Yani bu iki konuda kusurlu eş bakımından ters yönlü iki farklı "akış" bulunmaktadır.
2- Artık değerden pay alma konusu, doğrudan boşanma hukuku ile ilgilidir. Oysa manevi tazminat, "kusur-zarar-illiyet bağı" şartlarını değerlendirmeye alan tazminat hukuku ile ilgilidir. Dolayısıyla farklı kriterlerle değerlendirilmeleri icap eder.

Diğer hususlar zaten meslekdaşlarım tarafından ayrıntılı olarak anlatılmış.
Saygılarımla..
Old 17-08-2006, 12:05   #7
m.oztop

 
Varsayılan

mal rejimi konusunda şunuda eklemek istiyorum.Bilindiği gibi bir kanun maddesinin yürürlüğe girdikten sonra ileriye doğru uygulanması esasını benimseyen bir hukuk sistemine sahibiz.Fakat yeni medeni kanunumuzun mal rejimine ait hükümleri geriye doğru uygulama alanı buluyor.Kanun belli bir süre zarfı içinde mal rejimini değiştirmeyen eşlerin kanuni mal rejimine tabiolacakları hükme bağlanmış.bu nedenle 16 yıılık evli olan çiftler bile şu an boşandıklarında kanuni mal rejimine tabi olmalarının ne kadar doğru olduğu tartışmaya açık .
Old 17-08-2006, 13:57   #8
erdal7

 
Varsayılan

Sayın Mehmet bey ,
Bildiğiniz gibi Zina mutlak boşanma sebebidir.

Y.Medeni Kanun 174 madde ile 236 . maddeler farklıdır.
174 maddeye göre Boşanma sebebi ile kişilk hakları saldırıya uğrayan şahsın kusurlu olan diğer taraftan manevi ve boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf uygun bir maddi tazminat talep edebilir. Katılma rejimi ile bağlantılı olmayacak şekilde şartları var ise maddi ve manevi tazminatı kusurlu eş öder

236. maddede ise edinilmiş mallara katılım rejiminden dolayı kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına hakim karar verebilir.

İki durum birbirinden farklı

236 md. için ilk olarak

Eşler arasında
1- Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi olacak
2- Tasfiye neticesinde edinilmiş mallara katılma rejiminden dolayı kusurlu olan eşin tazminat olarak alacağı çıkacak
3- İstemde bulunan eş kusurlu olacak
4- Boşanma zina yada cana kast nedenleri ile açılmış olacak ve davada katılma rejiminden dolayı edinilmiş mallara yönelik tazminat talep edilmiş olacak

İşte bu halde hakim somut olayın gerektirdiği hakkaniyet ölçüsünü kullanarak
katılma alacağını ya düşürecek yada tümden kaldıracak

Belki tam olmayacak ama ,Örnek olarak , her iki eş de ayrı ayrı zina yaparsa biri teşebbüs halinde iken diğeri tam anlamı ile gerçekleşmiş bir zina ise dolayısı ile her iki taraf da kusurlu ise benim hakkaniyet ölçüm tam zina yapanın daha kusurlu olacağı diğerinin daha az kusurlu olacağı ve katılma rejiminden dolayı tazminat alacağı çıkarsa daha az indirim yapılması yönünde olacaktır. Yada her iki taraf da zina yapıyor fakat biri ispatlayabiliyor diğeri ise tam olarak ispat edememekle birlikte güçlü karineler var ise yine hakkaniyet gereği ayarlamalar yapılmalıdır.

Yine şu hususu belirtmeliyim ki , Bazı değerli hukukçularımız , Katılma rejiminin mantığının , eşlerin evlilik süresince emek karşılığı edindiği mallarda eşit hak sahibi olması fikrinin yattığını . Bir eşin zina etmesi yada diğerinin canına kast etmesi, yıllar içindeki emeğinin karşılığı olan hakkının bir kalemde ortadan kaldırılması sonucunu yaratacak bu uygulamanın içine girmenin haksızlık olduğunu ileri sürmektedirler. Bu yüzden bu hükmün katılma rejiminin mantığı ve kabul ediliş mantığına uymadığını ileri sürmektedirler. Yine Türk toplumunda genellikle erkeklerin güçlü veekonomik olarak daha iyi konumda olduğu , zinayı genelde erkeklerin yaptıkları ve durumları da iyi olduğu için karşı taraftan yani kadından katılma rejiminden alacaklarının doğmayacağı ve bu yüzden durumu iyi olan kusurlu erkek yönünden bu maddenin işlemiyeceği eleştirisi ileri sürülmektedir.
İşte bu halde durumu iyi olan ve kusurlu eşin mk 174 madde anlamında maddi veya manevi tazminat ödemesi gündeme gelecektir . fakat bu husus da 236 dan yukarıda belirttiğim gibi ayrı bir konudur.
Buna rağmen kanun koyucu bu düzenlemeyi yapmıştır.

Saygılarımı sunarım. Av.Erdal
Old 17-08-2006, 20:53   #9
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Görüş belirten değerli meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.
Saygılarımla.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Edinilmiş Mala Katılma Tapu İptali denipre Aile Hukuku Çalışma Grubu 16 19-10-2012 11:20
Kooperatif Tasfiyesi madagaskar Meslektaşların Soruları 4 21-09-2010 13:29
Limited Şirketin Hileli Tasfiyesi soner Meslektaşların Soruları 4 13-01-2007 13:25
limited şirket tasfiyesi enginer Hukuk Soruları Arşivi 0 28-11-2006 09:26
kooperatif tasfiyesi alev atalayın Meslektaşların Soruları 1 15-08-2006 17:24


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04726791 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.