Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Ödeme Emrinin Alındığı gün gayrımenkulün devri - mal kaçırma - muvazaa

Yanıt
Old 08-01-2007, 18:50   #1
Av.mdogan

 
Varsayılan Ödeme Emrinin Alındığı gün gayrımenkulün devri - mal kaçırma - muvazaa

müvekkilim bir alacağı için senedi tahsile koyduk.borçlu ödeme emrini eline aldığı gün gayrımenkulunu kaynına devretmiş olduğunu sonradan farkettik.Şimdi ben genel hükümlere göre muvaza nedeniylemi iptal davası açayım yoksa icra kanundaki hükümlere göre mi açmalıyım??
Old 09-01-2007, 12:55   #2
Gamze Dülger

 
Varsayılan

Sayın Mdogan,
İİK 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve satışın yakın akrabalar arası bağışlama sayılıp geçersiz kabul edildiği "Tasarrufun İptali davası " olarak açarsanız işinizin daha kolay olacağına inanıyorum.
(Aciz vesikası şartı sağlanabiliyorsa )
Ancak aciz vesikası dava şartını yerine getiremiyorsanız Bk 18 e yönelik muvazaayı da davanızda kullanabilirsiniz.
Özel davada( İİK da düzenlenen) ispat külfeti davalılarda olduğu için
işinizin daha kolay olacağını düşünüyorum.
Saygılar

T.C.

YARGITAY

15. HUKUK DAİRESİ

E. 2006/3095

K. 2006/3720

T. 20.6.2006

• TASARRUFUN İPTALİ ( Usul ve Füru Arasındaki İvazlı Tasarrufların Bağışlama Hükmünde Olup İptale Tabi Olduğu - Borçlu Davalının Taşınmazını Diğer Davalı Olan Annesine Satması )

• BORÇLUNUN TAŞINMAZINI DİĞER DAVALI ANNESİNE SATMASI ( Usul ve Füru Arasındaki İvazlı Tasarrufların Bağışlama Hükmünde Olup İptale Tabi Olduğu - Tasarrufun İptali )

• USUL VE FÜRU ARASINDAKİ İVAZLI TASARRUFLAR ( Bağışlama Hükmünde Olup İptale Tabi Olduğu - Borçlu Davalının Taşınmazını Diğer Davalı Olan Annesine Satması )

2004/m. 277, 278


Tasarrufun iptali - Usul ve Füru Arasındaki ivazlı Tasarruflar Bağışlama Hükmünde Olup iptale Tabidir
ÖZET : İcra ve İflas Kanunu'nun 278. maddesinde, usul füru arasındaki ivazlı tasarrufların bağışlama hükmünde olduğu ve iptale tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Somut olayda, borçlu davalı taşınmazını diğer davalı olan annesine satmıştır. Davalılar arasındaki tasarruf anılan madde uyarınca iptale tabidir. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
DAVA : Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava, İİK' nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu M. tarafından 10.01.2001 tanzim ve 10.01.2002 vade tarihli bononun ödenmemesi nedeniyle alacaklı davacı tarafından Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2002/271 sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı, davalı borçlu hakkında 04.07.2002 tarihli borç ödemeden aciz belgesinin düzenlendiği belirlenmiştir. Davalı borçlu M'nin dava konusu taşınmazdaki 3/8 payını 09.01.2002 tarihinde davalı annesi F'ye tapuda satması nedeniyle bu dava açılmıştır. İİK'nun 278. maddesi uyarınca usul-füru arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama olarak kabul edilmiş, iptale tabi oldukları belirtilmiştir. Davalılar anne-oğul olduklarına göre aralarındaki tasarruf işlemi İİK'nun 278. maddesi uyarınca iptale tabidir. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, tasarrufun iptali davasının diğer şartlarının da oluştuğu göz önünde tutulmak suretiyle, icra takibine konu alacak ve fer'ileriyle ilgili olarak aciz belgesinde gösterilen 69.755.960.000.-TL ile sınırlı olmak üzere davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.

YARGITAY

15. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/1329

K. 2005/4398

T. 19.7.2005

• TASARRUFUN İPTALİ DAVASI ( İİK Uyarınca Usul ve Furu Arasında Yapılan İvazlı Tasarrufların Bağışlama Sayılmasının Gerekmesi )

• ZAMANAŞIMI ( İİK Gereğince Alıcı Borçlunun Kızı Olduğundan İyiniyetli Alıcı Olduğunu İspat Edemediğinden Beş Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Tasarrufun İptalinde Uygulanmasının Gerekmesi )

• BAĞIŞLAMA ( Usul ve Furu Arasında Yapılan İvazlı Tasarrufların Bağışlama Sayılmasının Gerekmesi )

2004/m.277,278,280


ÖZET : Olaya İİK.nun 4949 sayılı Yasa ile değişik 280.maddesinin uygulanması gerekmekte olup bu maddede belirtilen hallerde tasarrufun iptali iki yıllık süreye tabi olmadığından ve alıcı borçlunun kızı olduğundan aynı Kanunun 280/3 maddesindeki iyiniyetli alıcı olduğunu ispat edemediğinden mahkemece anılan maddede öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre de geçmemiş olduğundan davada diğer iptal koşulları da gerçekleşmekle davanın kabulüne karar verilmelidir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptâli istemine ilişkindir. Davada davalılar babası ile kızı olup İİK.nun 278/3-1 maddesi gereğince usul ve furu arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama sayılması gerektiğinden mahkemenin bu hükmün aksine 3.kişi davalıyı iyiniyetli kabul edip işlemi satış olarak nitelemesi ve aynı zamanda iki yıllık sürenin de geçmiş olduğundan sözederek davanın reddi doğru değildir. Davalıların yukarıda değinildiği gibi baba-kız derecesinde akraba oldukları ve davacının alacağının 21.12.1999 tanzim tarihli bonodan doğması karşısında davalı 3.kişinin babasının borçlu olduğu hususunu bilmesi gerektiği, alınan 17.5.2004 tarihli aciz belgesinden borçlunun tediye kabiliyetini yitirdiğini ve mevcudunu eksilttiği 12.6.2000 tarihli satış işleminin de alacağın doğumundan sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda olaya İİK.nun 4949 sayılı Yasa ile değişik 280.maddesinin uygulanması gerekmekte olup bu maddede belirtilen hallerde tasarrufun iptali iki yıllık süreye tabi olmadığından ve alıcı borçlunun kızı olduğundan aynı Kanunun 280/3 maddesindeki iyiniyetli alıcı olduğunu ispat edemediğinden mahkemece anılan maddede öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre de geçmemiş olduğundan davada diğer iptal koşulları da gerçekleşmekle davanın kabulüne karar verilmelidir.
Bütün bu hususlar üzerinde durulmadan delillerin takdirinde ve olaya uygulanacak kanun maddesinin tatbikinde yanılgıya düşülerek davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.7.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.

YARGITAY

15. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/1068

K. 2005/3563

T. 14.6.2005

• TASARRUFUN İPTALİ DAVASI ( Borçlunun Alacaklılarına Zarar Verme Kastıyla Yaptığı Tüm İşlemlerin Borçlunun İçinde Bulunduğu Mali Durumun ve Zarar Verme Kastının İşlemin Diğer Tarafınca Bilindiği veya Bilinmesini Gerektiren Açık Emarelerin Bulunduğu Hallerde İptal Edilmesi )

• BAĞIŞLAMA ( Sıhren Üçüncü Dereceye Kadar Hısımlar Arasındaki Tasarrufların Bağışlama Hükmünde Sayıldığından Tasarrufun İptale Tabi Olması )

• YAKINLAR ARASINDAKİ TASARRUFLAR ( Sıhren Üçüncü Dereceye Kadar Hısımlar Arasındaki Tasarrufların Bağışlama Niteliğinde Olması )

2004/m.105,277,278,280


ÖZET : İİK.nun 278/2. maddesinde; sıhren 3. dereceye kadar hısımlar arasındaki tasarruflar bağışlama hükmünde sayıldığından tasarruf iptâle tâbi olduğu gibi, aynı Yasanın 280. maddesi uyarınca da borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mâli durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde de iptâl edilir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Taraflar arasındaki uyuşmazlık İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptâli isteminden kaynaklanmıştır. Dava mahkemece reddedilmiş karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre 27.11.2002 tarihli haciz tutanağından haczi kabil başka malın bulunmadığı saptandığından tutanak İİK.nun 105/2. maddesi anlamında geçici aciz vesikası niteliğindedir. Borçlu Mehmet’in takip dosyasına ibraz ettiği 1.11.2002 tarihli mal beyanı dilekçesi de aciz halini doğrulamaktadır. Öte yandan icra takibinin dayanağı olan bononun tanzim tarihi 13.6.2001 olup alacak taşınmazın satış tarihi olan 22.11.2001’den daha öncesine aittir. Daha açığı borç tasarruf tarihinden önce doğmuştur. İcra takibi de kesinleştiğinden olayda tasarrufun iptâli davasının dinlenebilme koşulları mevcuttur.
İİK.nun 278/2. maddesinde; sıhren 3. dereceye kadar hısımlar arasındaki tasarruflar bağışlama hükmünde sayıldığından tasarruf iptâle tâbi olduğu gibi, aynı Yasanın 280. maddesi uyarınca da borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mâli durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde de iptâl edilir. Davalı borçlu Mehmet Mercan ile diğer davalı Murat Kabal kayınpeder-damat olduklarından yukarıdaki hükümler doğrultusunda mal kaçırma kastıyla hareket edildiğini bilmeleri gerekir. O halde mahkemece alacak ve ferilerine yetecek miktarla sınırlı olmak üzere tasarrufun iptâline karar verilmesi gerekirken, davanın ve delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu istemin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.6.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
tapu iptal ve tescil mi? avslh Meslektaşların Soruları 7 14-08-2008 11:03
Bu takip iptal edilebilirmi? Brusk Meslektaşların Soruları 4 09-11-2006 16:07
Sezer'den kısmi iptal davası ahmetsacit Hukuk Haberleri 0 04-08-2006 09:42
Sezer TMY'yi onayladı ancak bazı maddeleri için iptal davası açacak ahmetsacit Hukuk Haberleri 0 18-07-2006 11:43
tapu iptal tescil, haksız inşaat KAANKAL Hukuk Soruları Arşivi 2 07-05-2006 19:20


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06360698 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.