Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

idari yargının görev alanı

Yanıt
Old 14-11-2006, 13:01   #1
prag

 
Varsayılan idari yargının görev alanı

Arkadaşlar idarenin özel hukuk kişisi ile yapmış olduğu bir sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili görev yerinin belirlenmesi hususunda yardımlarınıza ihtiyacım var. Belediye ile bir özel hukuk kişisi arasında belediyeye ait bir yere dair bir sözleşme yapılıyor. Bu sözleşmeye göre özel hukuk kişisi cafe ve park işletimi için bu yeri 25 yıllık süreyle belediyeden kiralıyor. Özel hukuk kişisi 25 yılın sonunda bu yeri belediyeye teslim edecek. Bu kişiyle sözleşme yapılmasına esas olan ihale feshediliyor ve 5 yılın sonunda özel hukuk kişisi bu yerden çıkmak zorunda bırakılıyor. Bu durumda zararın tazmini için idari yargı mı adli yargı mı görevli? Çünkü idari yargının görevine girmesi için kamuyu ilgilendiren bir faaliyet gerekli , değilse adli yargının görevine giriyor.
Buna ilişkin bildiğiniz yargıtay kararları var mı? Şimdiden teşekkür ederim.
Old 14-11-2006, 15:23   #2
halit pamuk

 
Varsayılan

Merhaba,

İlk önce açacağınız davanın dayanağını belirlemeniz gerekiyor.Açıkcası ben dayanağınızı anlamadım ama ihale ile igili olarak bir danıştay kararı var onu sunuyorum özellikle idari yargının görev alanına ilişkin bir tanımlama yapıyor onu dikkatlice okumak gerekiyor:
- ihaleye kadar idari yargı,ihaleden sonra sözleşmenin uygulanması ile ilgili sorunlarda adli yargı yetkilidir.






Dairesi Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi ONUNCU DAİRE 2005 1981 2003 2683 20/04/2005 KARAR METNİİHALENİN SÖZLEŞMEYE BAĞLANMASINDAN ÖNCE GEÇİCİ TEMİNAT MEKTUBUNUN İRAT KAYDI İDARİ İŞLEM NİTELİĞİNDE OLUP, DENETİMİNİN İDARİ YARGININ GÖREV ALANINDA OLDUĞU HK.<
Temyiz Eden (Davacı): ? Kimyevi Maddeler İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.
Vekili : Av. ?
Davalı : Maliye Bakanlığı ANKARA
İstemin Özeti : Gebze - Muallimköyü sınırlarında bulunan 12 pafta 3318 sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazın 30.5.2002 tarihinde yapılan ve davacı üzerinde kalan satış ihalesinin feshi talebiyle yapılan başvurunun reddi ve teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucu Sakarya 1. İdare Mahkemesince, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen 31.12.2002 tarih ve E:2002/1237, K:2002/1996 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
D.Tetkik Hakimi: Elmas Mucukgil
Düşüncesi : İhalenin sözleşmeye bağlanmasından önce geçici teminat mektubunun irat kaydı, ihalenin iptali istemine bağlı tek yanlı idarece tesis edilecek bir idari işlem niteliği taşımakta olup, davacı üzerinde kalan ihalenin iptali ile geçici teminatın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine açılan bu davada, uyuşmazlığın ihale bedelinin ödenmesi aşamasında meydana geldiği dikkate alındığında ihalenin kesinleştiğinden sözedilemeyeceğinden davanın adli yargıda görüm ve çözümü gerektiği yolunda verilen idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı: Bilgin Arısan
Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:
Dava, Gebze - Muallimköyü sınırlarında bulunan 12 pafta 3318 sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazın 30.5.2002 tarihinde yapılan ve üzerinde kalan satış ihalesinin feshi talebiyle yapılan başvurunun reddi ve teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince, ihalenin sonuçlanmasından sonra oluşan ve sözleşmeden kaynaklanan alacak verecek konusunda, meydana gelen uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerleri görevli olduğundan davanın esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı, hukuka uyarlık bulunmadığı iddiasıyla anılan idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
8.9.1983 gün ve 2886 sayılı Devlet İhale Yasası'nın 1. maddesinde, genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin, alım, satım, hizmet , yapım, kira, trampa mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Yasada yazılı hükümlere göre yürütüleceği öngörülmüş, 53.maddesinde, bütün ihalelerin bir sözleşmeye bağlanacağı, sözleşmenin idare adına ita amiri tarafından imzalanacağı kuralına yer verilmiştir.
Bu Yasa hükümlerine göre yapılan ihalenin, ihale kararının kesinleşmesine kadar idarece tesis olunan işlemleri kapsadığı Yasa'nın incelenmesinden anlaşılmaktadır.
2886 sayılı İhale Yasasına dayanılarak sözleşme aşamasına kadar idarece alınan kararlar ve yapılan işlemler idari niteliktedir. İhale kararı alınması, ihale şartlarının tespiti, şartnamenin hazırlanması, tahmini bedel tayini, ihale komisyonun teşkili, ihalenin ilanı, tekliflerin değerlendirilmesi, ihale kararı, komisyonun ihaleyi yapıp yapmamakta serbest olması, ihale kararının onayı ve iptali gibi tüm hazırlıkların, idarenin, yasanın verdiği yetkiye dayanılarak gerçekleştirdiği tek yanlı ve buyurucu nitelikte bir dizi işlemler olduğu görülmektedir. Bu nedenle bu tür işlemlere karşı açılacak davalar idari yargının görevinde olup sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar ise adli yargının görevine girecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Gebze İlçesi Muallimköy sınırları içerisinde bulunan 12 pafta, 3318 parsel no'lu taşınmazın 30.5.2002 tarihinde yapılan satış ihalesinin davacı üzerinde kaldığı, 17.6.2002 tarihinde onaylanarak 24.6.2002 tarihli yazıyla davacıya 15 gün içerisinde satış bedelinin ödenmesi aksi halde ihalenin, feshedilerek geçici teminatın Hazineye irat kaydedileceğinin bildirildiği, davacının 19.6.2002 tarihli başvuru ile ihaleye konu alanın 22.5.2002 tarihli tescil ile Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde kaldığından, bahisle ihalenin iptal edilerek teminatın iadesini istediği, dava konusu işlemle bu talebin reddi üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Henüz ihale sonrası sözleşme aşamasına gelinmediği, ihale bedelinin ödenmemesi halinde geçici teminat mektubunun davacıya iade edilip edilmeyeceği noktasından kaynaklanan bu uyuşmazlıkta, idarenin ihaleyi iptal etmesinden sonra geçici teminat mektubunu iade etmemesi ihalenin iptaline bağlı bir idari işlem niteliği taşımakta olduğundan bu işlemin Yasaya uygun olup olmadığının denetimi de idari yargının görevi içerisinde yer almaktadır.
Bu durumda dava konusu işlemin adli yargı yerinde irdelenip karar verilmesi gerektiği yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davacı temyiz isteminin kabulü ile Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 31.12.2002 tarih ve E:2002/1237, K:2002/1996 sayılı kararının bozulmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye iadesine 20.4.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(DAN-DER; SAYI:110)
Old 14-11-2006, 17:44   #3
attorneytalay

 
Varsayılan

İdarenin özel hukuk kişileriyle yaptıkları sözleşmelerde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu ihale kanunu uygulanır
4734 sayılı kanunun gorev sahası,

Amaç

MADDE 1.- Bu Kanunun amacı, kamu hukukuna tâbi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2. - Aşağıda belirtilen idarelerin kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihaleleri bu Kanun hükümlerine göre yürütülür:
a) Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, özel idareler ve belediyeler ile bunlara bağlı; döner sermayeli kuruluşlar, birlikler, tüzel kişiler.
b) Enerji, su, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet gösterenler dahil, kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisadi teşebbüsleri.
c) Sosyal güvenlik kuruluşları, fonlar, özel kanunlarla kurulmuş ve kendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar (mesleki kuruluşlar hariç) ile bağımsız bütçeli kuruluşlar.
d) (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin ortak oldukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler.
e) 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankaların yapım ihaleleri.

Ancak, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bu Fonun hisselerine kısmen ya da tamamen sahip olduğu bankalar ile 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ( (e) bendinde belirtilen yapım ihaleleri hariç) bu Kanun kapsamı dışındadır.

İstisnalar

MADDE 3. - a) Kanun kapsamına giren kuruluşlarca, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği işlemek, değerlendirmek, iyileştirmek veya satmak üzere doğrudan üreticilerden veya ortaklarından yapılan tarım veya hayvancılıkla ilgili ürün alımları,
b) Savunma, güvenlik ve istihbaratla ilgili; uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, roket, füze gibi araç, silah, silah malzeme ve teçhizatı ve sistemleri ile bunların araştırma-geliştirme, modernizasyon ile yazılım ve mühimmat ihaleleri ile devlet güvenlik istihbaratı kapsamında, hizmet, malzeme, teçhizat ve sistem alımları,
c) Uluslararası anlaşmalar gereğince sağlanan dış finansman ile yaptırılacak olan ve finansman anlaşmasında farklı ihale usul ve esaslarının uygulanacağı belirtilen mal veya hizmet alımları ile yapım işleri,
d) İdarelerin yabancı ülkelerdeki kuruluşlarının mal veya hizmet alımları ile yapım işleri,
e) Devlet Malzeme Ofisi Ana Statüsünde yer alan mal ve malzemeler için Kanun kapsamına giren kuruluşların Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünden yapacakları alımlar,
f) Ulusal araştırma geliştirme kurumlarının yürüttüğü ve desteklediği araştırma-geliştirme projeleri için gerekli olan mal ve hizmet alımları,

Bu Kanuna tâbi değildir.

2886 sayılı kanunun gorev sahası
Kapsam:
Madde 1 - Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür. (1)
Birinci fıkrada sayılan daire ve idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla veya özel kanunların vermiş olduğu yetkiyle kurulmuş bulunan fonların yukarıda belirtilen işlerinin nasıl yapılacağı Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikte belirtilir.(2)

bu bilgilerin ışığı altında öncelikle anladığım kadarıyla burada aslında bir özel hukuk sözleşmesi var ( sanırım bir çeşit abonman sözleşmesi) bu şartlarda bu özel hukuk sözleşmesi kabul edilmelidir ve şöyle bir ayırım doğru olur gibi

1. eğer uyuşmazlıl sözlşemenin imzalanması yada öncesi safhası ile ilgili ise idari yargı

2. sözlşemenin uygulanması ile ilgili bir uyuşmazlık varsa bu halde adli yargı görevli kabul edilmelidir

sonuç olarak iadrenin sözlşemeyi feshetmesi sözleşeme yapılması ile ilgili bir aşama olduğu için ( yani sözleşmenin uygulanması ile ilgili sorun yok) bu halde idare tek tarflı fesih yetkisini de kullandığından bence idari yargıda dava açılmalıdır

tesekkurler

talay
Old 14-11-2006, 19:30   #4
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Bulabildiğim kararların hepsi 2886 sayılı yasayla ilişkili oldu.
Saygılar.

KANUN NO: 6570
GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUN
Kabul Tarihi: 18 Mayıs 1955
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 27 Mayıs 1955 - Sayı: 9013
3.t. Düstur, c.36 - s.1469

MADDE 1 - Belediye teşkilâtı olan yerlerle, iskele, liman ve istasyonlardaki gayrimenkullerin (Musakkaf olmıyanları hariç) kiralanmalarında kiralıyanla kiracı arasındaki hukuki münasebetlerde bu kanun ile Borçlar Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri tatbik olunur.

Mabetler kiraya verilemez ve ibadethane haricinde hiçbir iş için de kullanılamaz.



T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 1995/7150
K. 1995/8215
T. 28.9.1995
• DEVLET İHALE KANUNUNA GÖRE KİRAYA VERİLEN TAŞINMAZIN TAHLİYESİ ( Uygulanacak Kanun )
• GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUNUN UYGULANMASI ( Devlet İhale Kanununa Göre Kiraya Verilen Belediye Sınırlarındaki Musakkaf Taşınmaz )
• BELEDİYE TARAFINDAN KİRAYA VERİLEN TAŞINMAZ ( 2886 S. Yasaya Göre Kiralanan Taşınmazın Tahliyesinde Uygulanacak Kanun )
6570/m.1
ÖZET : Sözleşme 2886 sayılı yasa hükümlerince yapılmış olsa dahi, kiralanan musakkaf ve belediye sınırları içinde olduğundan 6570 sayılı yasa uygulanmalıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki murazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalı Belediye Tüzel kişiliğinin mülkiyetinde bulunan düğün salonunu 6.8.1991 tarih ve 29 sayılı Encümen kararı ile diğer davalı Belediye Spor Kulübü Başkanlığına kiraya verdiğini anılan spor Kulübü ile 1.10.1992 tarihli kira sözleşmesi düzenlediklerini buna rağmen Belediye Tüzel Kişiliğinin kiralananı açık artırma suretiyle kiraya vermek için işlemlere giriştiğini ilk kira sözleşmesine konan tahliye taahhüdü hükmünün geçersiz olduğunu öne sürerek haksız muarazanın önlenmesine kiracılığının devam ettiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Belediye tüzel kişiliği davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, sözleşmedeki kira süresinin dolduğu sözleşmenin fesih edildiğini kabul etmiş davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

6570 sayılı yasanın birinci maddesi belediye teşkilatı olan yerlerle iskele, liman ve istasyonlardaki taşınmazların ( musakkaf olmayanlar hariç ) kiralanmalarından kiralayanla kiracı arasındaki hukuki ilişkilerde bu kanun ile Borçlar Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulaması esasını kabul etmiş aynı yasanın 7. maddesi ihtiyaç ve belirtilen diğer nedenler davanın ne zaman açılacağını ve nelerin tahliye nedeni yapılabileceğini belirtmiştir. Bu itibarla sözleşme 2886 sayılı yasa hükümlerince yapılmış olsa dahi, kiralanan musakkaf ve belediye sınırları içinde olduğundan 6570 sayılı yasa uygulanacaktır.

6570 sayılı yasa hükümlerine dayanılarak davalı tarafından açılmış bir dava bulunmamaktadır. Hal böyle olunca dosyadaki bilgi ve belgelerden kira sözleşmesinin devam ettiği açıktır. Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlıkta uygulanacak yasa hükümlerinin tayin edilmesinde yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. O nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.9.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx


T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 1997/1-863
K. 1997/1090
T. 24.12.1997
• OTOPARK TAHLİYESİ
• TAHLİYE ( Belediyenin dava hakkı )
• BELEDİYENİN KİRALADIĞI TAŞINMAZLAR ( 2886 Sa.Ka.nun kapsamı )
• KİRA AKDİNİN SONA ERMESİ ( 2886 Sa.Ka. )
6570/m.14,11
2886/m.94,75
ÖZET:2886 sayılı Kanun'un 75. maddesinin ancak taşınmazın Hazine tarafından kiraya verilmesi ilişkilerinde uygulama olanağı vardır. Belediye Tüzel Kişilerinin taşınmaz kiralamasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, 2886 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması söz konusu olmayıp 6570 sayılı Kanun'un uygulanması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki “elatmanın önlenmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziosmanpaşa Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.5.1996 gün ve 1996/126 E-582 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 22.10.1996 gün ve 1996/11302-11997 sayılı ilamı:

( ... Davacı Belediye Başkanlığı vekili, 2886 sayılı Yasa hükümleri uyarınca Davalı Spor Kulübüne kiralanan taşınmazın kira süresinin sona ermesine ve ihtara rağmen boşaltılmadığını ileri sürmüş; elatmanın önlenilmesini ve işgalin giderilmesini istemiştir. Davalı vekili kiracı sıfatıyla çekişmeli taşınmazın kullanıldığını savunmuştur. Gerçekten, davaya konu taşınmazın boş “alan” olarak davalıya 2886 sayılı Devlet ihale yasası hükümlerine göre kiralandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, kira sözleşmesine eklenen özel şartlarda 2886 sayılı Yasa hükümlerinin geçerli olacağı vurgulanmıştır. Öte yandan taşınmazın sözleşmedeki niteliği itibariyle olayda 6570 sayılı Yasa'’nın uygulanması olanağı yoktur. Eldeki dava kira süresinin sona ermesinden sonra açılmıştır. Bilindiği üzere kira sözleşmelerine eklenen özel şartlar gözardı edilemez. Musakkaf yapıların kiralanması konusunu düzenleyen 6570 sayılı Yasa olayda uygulama yeri bulamayacağından uyuşmazlığın 2886 sayılı Yasa hükümleri uyarınca çözümlenmesi zorunludur. Taraflar arasındaki ilk kira sözleşmesinde öngörülen sürenin sona ermesinden sonra 2886 sayılı Yasa’ya uygun olarak ve yeniden ihale yapılmak suretiyle yeni bir kira ilişkisi kurulmuş değildir.

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan 6570 sayılı Yasa hükümlerinden söz edilerek red kararı verilmesi isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 2886 sayılı Yasa’nın 75 nci maddesinin ancak taşınmazın Hazine tarafından kiraya verilmesi ilişkilerinde uygulama olanağının bulunmasına Belediye Tüzel Kişilerinin taşınmazı kiralamasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda anılan Yasa hükümlerinin uygulama alanı söz konusu olmayıp 6570 sayılı Yasa hükümleri uygulanacağına göre, Usul ve Yasa'ya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ( ONANMASINA ) oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI:

Davacı Belediye, kayden maliki bulunduğu “yeraltı otoparkı” vasfındaki taşınmazın 2886 sayılı Yasa uyarınca davalıya kiraya verildiğini, kira süresinin sona ermesine ve ihtara rağmen davalının kiralananı, boşaltmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini istemiş, Yerel Mahkeme olayda 6570 sayılı Yasa’da öngörülen tahliye koşullarının oluşmadığı, kira ilişkisinin sürdüğü gerekçesiyle davayı reddetmiş, Daire ise uyuşmazlığın 2886 sayılı Yasa hükümleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği düşüncesiyle kararı bozmuş, Mahkeme kararında direnmiştir.

Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre kiralanan taşınmazın tahliyesinde, aynı Yasa hükümlerinin mi? yoksa 6570 sayılı Yasa hükümlerinin mi? uygulanacağı; davalının kiracılık sıfatının sona erip ermediği noktasındadır.

Bilindiği üzere, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 1. maddesi, “genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idarelerin, Özel İdare ve Belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri aynı hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanun'da yazılı hükümlere göre yürütülür” hükmünü taşımaktadır.

Davacı Belediye, anılan Yasa gereği kayden maliki bulunduğu yeraltı otoparkını davalıya ihale ile kiralamıştır.

Taraflar arasında akdolunan kira sözleşmesinin 1. maddesinde “2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun hükümleri geçerlidir” ifadesine yer verilmiş; sözleşme eki şartnamenin 19. maddesinde de kira müddetinin sona ermesi ile taşınmazın yeniden ihale edileceğine değinildikten sonra, “... kiracının sözleşme sonunda kiralananı boşaltmadığı takdirde 2886 sayılı yasanın 75. maddesi hükümleri uygulanacaktır” denilmiştir.

Söz konusu 75. maddenin 3. fıkrası “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince engeç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edilir” hükmünü taşımaktadır.

Davacı Belediye, davalıya çektiği 3.10.1995 günlü ihtarname ile “kiralananın 2886 sayılı Yasa gereği ihale edildiğini, sözleşme süresinin 20.10.1995 tarihinde dolacağını, anılan tarihte kira kontratının yenilenmeyeceğini ve tekrar ihale edileceğini bildirmiştir.” Yani 2886 sayılı Yasa’nın 75. maddesinden kaynaklanan yetkisine dayanarak taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesinde öngörülen haklarını kullanmak istemiştir.

Yukarıda ifade olunan, Yasa ve sözleşme hükümleri gereğince davalının “fuzuli şagil” durumuna düştüğünün kabulü gerekir düşüncesindeyiz.

Musakkaf taşınmazlar bakımından, akdi ilişkinin 2886 sayılı Yasa’ya göre kurulacağı, ancak kira sözleşmesinin diğer hükümleri ve özellikle, sözleşmenin yenilenmesi ile sona erdirilmesi hususlarında 6570 sayılı gayrimenkul kiraları hakkında Kanun hükümlerinin geçerli olduğu yolundaki düşüncenin doğru bulunmadığı, bunun hatalı bir yorum tarzından kaynaklandığı inancını taşımaktayız.

Bu düşüncenin dayanağının 6570 sayılı Yasa’nın 14. maddesi olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu maddede 2490 sayılı Artırma-Eksiltme ve İhale Kanununa tabi olarak kiraya verilen taşınmazlar hakkında da bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmak suretiyle 2490 sayılı Kanuna göre kiraya verilen taşınmazlarla ilgili uyuşmazlıklar için 6570 sayılı Kanun hükümleri ile çözüm getirilmiştir. Ancak, 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile Devletin ihale esasları yeniden düzenlenmiş; anılan Yasa’nın 94. maddesi ile 2490 sayılı Kanun ile bu Kanun'da ek ve değişiklikler yapan kanunlar ve diğer kanunların bu Kanuna uymayan hükümleri kaldırılmıştır.

Böylece 2490 sayılı Kanuna göre kiraya verilen taşınmazlarla ilgili uyuşmazlıkların çözümünü 6570 sayılı Kanuna bağlayan bu Kanun'un 14. maddesinin atıfta bulunduğu 2490 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, onun yerine geçen 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında 6570 sayılı Kanuna gönderme yapmaya imkan kalmamıştır.

Ayrıca, 2886 sayılı Yasa’nın 94. maddesi 2490 sayılı Yasa’yı yürürlükten kaldırırken, 6570 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan düzenlemeye paralel bir hüküm veya bu hükmün uygulanmasına cevap veren bir düzenlemede 2886 sayılı Yasa’da yer almamıştır.

Bu durumun, yerel mahkemenin direnme kararında ifade edildiği gibi, Yasa koyucunun ihmalinden ileri geldiğini kabul etmek mümkün değildir. Aksine Yasa koyucu bilerek, isteyerek bu sonuca varmıştır. Mevcut düzenlemenin Devlet İhale Yasası’nın niteliğinden kaynaklandığı açıktır. Anılan Yasa’nın “kapsam” başlığını taşıyan 1. maddesine göre, genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, özel idareler ve belediyelerin, yine aynı maddede sayılan işleri yaparken, bu idarelerin belli bir disipline tabi tutulmaları, bu işlemleri bir düzen içerisinde yürütmeleri amaçlanmıştır. Yasanın temel amacı ve Yasa düzenlemesinde ağırlıklı düşünce budur.

Öte yandan, Belediye ve Özel İdarelerle döner sermayeli kuruluşları, Kanun kapsamında yer alan işlerin yürütülmesi açısından, genel ve katma bütçeli idarelerden ayrı tutmak da mümkün değildir.

2886 sayılı Yasa’nın 64. maddesi yukarda değinilen disiplin ve düzen fikrinden hareketle, kiralama sürelerine ilişkin sınırlamalar getirmiştir. Azami kira süresi 10 yılla sınırlı tutulmuş, turistik tesis kurulacak yerler ve turistik tesisler bu süreden ayrık bırakılmış, 3 yılı aşan kiraya verme işleri belli makam ve organların iznine tabi kılınmış, bu konuda özel idare ve belediyeler, kendi özel kanunlarında öngörülen organların denetimine bırakılmıştır.

Bu sürelere uyulmadan ve aşan kira sözleşmelerinin, aşan bölümü bakımından geçersizliği yargısal uygulamalarda kabul edilen bir olgudur. Bu kabul 2886 sayılı Yasa düzenlemesinin kamu düzeni ile ilgili bulunduğu gerekçesine dayalıdır.

Mülga 2490 sayılı Yasa zamanında, 6570 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki atıf nedeniyle, bu Yasa’nın 11. maddesinin, Kamu ve Belediye malları yönünden uygulanırlığı, 2886 sayılı Kanun yürürlüğe girmesiyle artık olanaksız hale gelmiştir.

Yeni düzenleme ile sözleşmede kira süresinin uzayacağına dair bir hüküm yoksa, artık 6570 sayılı Yasa’nın 11. maddesine gidilmeyecek, 2886 sayılı Yasa’nın 75. maddesinin 3. bendi uyarınca kira sözleşmesi bitmiş sayılarak, işgalin devam etmesi durumunda, sürenin bitim tarihinden itibaren şartname veya sözleşmede yapılacak işleme ait bir hüküm varsa ona göre hareket edilecek, aksi halde ecrimisil tesbit, takdir ve tahsilatı yapılacaktır.

Bu uygulama ve düşünce tarzı bir akdi ilişkinin başlayışını ve kuruluşunu Kamu düzeni ağırlıklı Yasa’ya göre yapıp; o ilişkiyi özel hukuk kurumları ile sürdürüp sona erdirmek çelişkisini de ortadan kaldıracaktır. Esasen 2886 sayılı Yasa, hem akdi ilişkinin kurulması; hem de sona erdirilmesi bakımından özel hükümler içerdiğine göre, temas ettiği işlerde Yasa’nın bütünü ile uygulanması gerekir düşüncesindeyiz.

Öte yandan, bilindiği üzere 6570 sayılı Yasa taşınmaz kiraları bakımından “Genel Kanun” niteliğindedir. 2886 sayılı Yasa ile belli kurum ve kuruluşların taşınmazlarına yönelik düzenleme getirmesi açısından “özel Kanun” özelliği taşır. Genel, özel Kanun karşılaşmasında, özel kanuna öncelik verileceği bilinen bir kuraldır. Daha bir geniş bakış açısıyla 6570 ve 2886 sayılı yasaların her ikisini de özel Kanun olarak nitelendirdiğimizde de, yeni düzenlemeye üstünlük tanınacağı kuşkusuzdur. 6570 sayılı Yasa 1955; 2886 sayılı Yasa ise 1984 tarihlidir.

Bütün bu anlatımlar karşısında; 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre, kiraya verilen taşınmazların, kiralama süreleri, kira akdinin sona ermesi, uzatılması, yenilenmesi ve kira tesbiti gibi hususların 2886 sayılı Kanun hükümlerine ve bu Kanun'un öngördüğü usul ve esaslara göre yürütülmesi gerekir inancındayız.

Bu düşüncemiz en büyük mali devlet denetleme organlarından Sayıştay Genel Kurulu’nun 21.1.1993 gün ve 4761/1 sayılı kararı ile paylaşılmış, anılan kurul bu kararında; “genel ve katma bütçeli idareler, özel idare ve belediyeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar tarafından 2886 sayılı Kanuna göre kiraya verilen gayrimenkullere ait kira sözleşmelerinin yenilenmesi veya sona erdirilmesi konularında 2886 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine” karar vermiştir.

Bunun yanında Danıştay 10. Dairesi de 19.12.1991 tarih 1989/2736-1991/3850 sayılı kararında; “2886 sayılı Devlet İhale Yasası’nın 64. maddesinde, bu Yasa kapsamındaki idarelerin taşınır ve taşınmaz mallarını kiraya verme süreleri belirlenmiş olup; kira süresinin bitimi üzerine taşınmaz malın yeniden kiraya verilebilmesi, ancak yeniden ihale yapılması halinde mümkün bulunmaktadır. 2886 sayılı Yasa’ya göre ihale yapma zorunluluğu yönünden taşınmaz malın “musakkaf” olup olmaması önem taşımamaktadır. Musakkaf yapıların kiralanması hususunu düzenleyen 6570 sayılı Yasa da, 2886 sayılı Yasa’dan kaynaklanan ihale yapma zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır” ifadeleriyle görüşümüz doğrultusunda hüküm kurmuştur.

Hukuk Devletinde yasaların temas ettiği bütün meselelerde uygulanması gerektiği tartışmasızdır. Yasa’da açık hüküm varken, amaçsal yorumlarla bu hükümleri gözardı etmek mümkün değildir.

Direnme kararında ifade edildiği gibi bir yıllık kira sözleşmesi yapılması halinde 2886 sayılı Yasa uygulandığında kiracı mağdur olur gibi gerekçeler geçerli görülemez. Kiracının da ihaleye girerken, yasayı, kurulacak kira ilişkisinin sonucunu bilmesi, düşünmesi gerekir.

Açıkladığımız nedenlerle, Yüksek 1. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamı doğrultusunda Yerel Mahkeme hükmünün bozulması gerektiği inancıyla kararı onayan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 30.12.1997

Üye
Orhan Uzgören

Üye
A. Uğur Turan
Old 14-11-2006, 19:31   #5
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 1995/9423
K. 1995/10786
T. 5.12.1995
• EL ATMANIN ÖNLENMESİ ( Münhasıran Hazineye Ait Taşınmazlarda Kira Sözleşmesinin Sona Ermesi İle Kira İlişkisinin Bitmesi )
• KİRA ( Münhasıran Hazineye Ait Taşınmazlarda Kira Sözleşmesinin Sona Ermesi İle Kira İlişkisinin Bitmesi )
• BELEDİYEYE AİT TAŞINMAZLARIN KİRAYA VERİLMESİ ( Uyuşmazlıkların Gayrımenkul Kiraları Hakkındaki Kanunun Uygulanması İle Çözümlenmesi )
• GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDAKİ KANUNUN UYGULANMASI ( Belediyeye Ait Taşınmazların Kiraya Verilmesi İle İlgili Uyuşmazlıklar )
2886/m.75
6570/m.11
ÖZET : 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi münhasıran hazineye ait taşınmaz mallardan uygulanmakta ve bu nedenle Belediyeye ait taşınmaz malların kira sözleşmeleri bu hükme bağlı bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.
DAVA : Taraflar arasındaki karşılıklı elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacı - davalılardan İbrahim Güngör’ün davasının açılmamış sayılmasına ve diğer davacı - davalı Belediye Başkanlığı davasının kabulüne karşılıklı davalı ve davacı davasının reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı - davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflar adına gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR : Davacılar, mülkiyeti davacılardan Ilgın Belediyesine ait Kaplıca Çay Bahçesinin 30.3.1990 tarihinde üç yıllığına davalıya kiralandığını, ancak sözleşmesinin resmen düzenlenmemesi nedeniyle geçersiz bulunduğunu, davalının üç yılın sonunda kiralananı tahliye etmeyi taahhüt ettiğini, kendisine yazılı ihtarda bulunulmasına rağmen kiralananı boşaltmadığını, bu yerin 3.5.1994 tarihinde iki yıllığına diğer davalı İbrahim Güngör’e kiralandığını ileri sürerek kiralanana vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Abdullah Aydın aynı mahkemede 18.5.1994 tarihinde açtığı dava ile 30.3.1994 gününden başlamak suretiyle kira süresinin üç yıl daha uzatılmasına rağmen bu yerin davalı İbrahim Güngör’e kiraya verildiğini ve sonra boşaltılarak yeni kiracıya teslim edildiğini ileri sürmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece 8.6.1994 tarihinde bu dosyanın diğer dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece davalı Abdullah Aydın elatmanın önlenmesine ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş hüküm Abdullah Aydın tarafından temyiz edilmiştir.
Mülkiyeti Ilgın Belediyesine ait Kaplıca civarındaki pastahane ve büfenin Abdullah Aydın’a 30.3.1990 tarihinde 31.12.1992 gününe kadar kiralandığında uyuşmazlık yoktur.
Belediyelerin kiralama işlemleri 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa bağlı ise de bu işlemlerde aynı Kanunun 75. maddesini uygulama olanağı yoktur. Değişik bir anlatımla 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi münhasıran hazineye ait taşınmaz mallardan uygulanmakta ve bu nedenle Belediyeye ait taşınmaz malların kira sözleşmeleri bu hükme bağlı bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle süresi 31.12.1992 tarihinde sona eren sözleşmenin 6570 sayılı kanunun 11. maddesi hükmü uyarınca yıldan yıla uzadığının kabulü zorunludur. Her ne kadar davalı Abdullah Aydın 3.3.1990 tarihinde tahliye taahhütnamesi vermiş ise de henüz kiralanana girmezden önce ve müzayaka altında düzenlendiği anlaşıldığından geçerli olarak kabulüne olanak yoktur. O halde mahkemece kira sözleşmesinin devam ettiği kabul edilerek esas davanın reddine ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Mahkeme kararının gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.12.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 08-12-2010, 11:57   #6
Armağan Konyalı

 
Varsayılan


Yukarıdaki kararların hepsi eski tarihli olup, 2005 yılında yürürlüğe giren Belediye Kanunu'nun 15.maddesinin sondan ikinci fıkrası karşısında artık emsal karar sayılamazlar.

Belediye malları da tıpkı hazine malları gibi Devlet İhale Kanunu'nun 75.maddesine göre tahliye edilir; tahliye konusunda 6570 sayılı Kanun hükümlerine tabi değildir.

Saygılarımla
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Sosyal güvenlikte son söz yargının canan ufuk Hukuk Haberleri 0 04-12-2006 09:03
Yargının Kanayan Yarası Bilirkişilik irfan AYDIN Hukuk Sohbetleri 24 12-07-2006 17:00
idari işlem ile idari eylem arasındaki farklar kerim Hukuk Soruları Arşivi 3 06-05-2006 14:44
ticaret mahkemesinin görev alanı mustafayıldız Hukuk Sohbetleri 1 23-04-2006 15:08
Yargının İdare İle İlişkileri Av.Mehmet Saim Dikici Hukuk Sohbetleri 3 26-03-2002 18:12


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05651307 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.