Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
23.08. Takı Konusunda Önemli İçtihat Değişikliği - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
Haber Ekleyin

Yazan : Kasparov108, Tarih : 27-06-2025 11:27
Görülmekte olan bir tahliye davamızda hakim duruşma esnasında kira bedelini bilmediğinden istinafa açık olacak şekilde karar verdi.

Fakat biz aynı gün dava tarihinden sonraki karar tarihine kadar tüm kira dekontlarını sunarak kararın kesin olduğunu belirtip gerekçeli kararda kesin olması yönünde talepte bulunduk.

Bu sırada davalı borçlu kendisi de meslektaşımızdır ama kötü niyetli davranarak karar tarihinden sonraki kirayı 8000 TL olarak yatırıp istinaf sınırının üstünde diyerek dekontu da sunarak kararın kesin olmadığını iddia etmekte.

8000 TL olarak yatırılan kiranın fazlalık kısmını aynı gün müvekkil iade etti.

Şimdi bu durumda gerçekte karar kesin davanın açıldığı tarihte ve karar tarihinde kira bedeli belli.

Hakim gerekçeli kararda kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere karar verdiği için tekrar istinaf yolu açık diyebilir mi veya bu kararını değiştirebilir mi buna ilişkin emsali bulamadım.

E zaten istinaf veya temyiz gibi kanun yolu süreleri kamu düzeninden olduğu için hakimin kararın kesin olduğunu belirtmesi gerekiyor bizce. Fakat buna ilişkin iki konuda yardımınıza ihtiyacım var.

Birincisi kısa kadar da istinafa açık denilmesine rağmen gerekçeli kararda kesin olduğunun belirtilmesi doğru mudur yanlış mıdır davalıya usulü bir hak kazandırır mı.

İkincisi kararın her türlü kesin olması sebebiyle gerekirse tarzih dilekçesi ile israfa açık olarak verilen kararın gerekçeli kararda düzeltilmesi mümkün müdür.

Bu iki konuda emsal içtihatlara ihtiyacım var yardımlarınızı beklemekteyim teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :497, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Gh, Tarih : 27-06-2025 10:11
Merhabalar,
Müvekkilim amatör bir spor klubüdür. Sporcularından aylık ödence alarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Sporculardan biri bir kaç aylık ödemesini yapmamış ve kluüple bağlantısını koparmıştır. İcra takibi başlattım ve takibe itiraz edildi. İtirazın iptali için açacağım davada görevli mahkemenin neresi olması gerektiği konusunda karmaşa yaşıyorum. Spor klulübü dernek gibi kurulmuş olup anonim şirket vasfında değil.
Vaktinizi ayırdığınız için şimdiden teşekkür ederim .
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :964, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av. serbay çalık, Tarih : 25-06-2025 13:46
iyi günler sayın meslektaşlarım.
Müvekkil şahsın tam kusurlu olarak yaptığı trafik kazası sonucu olayda bir kamyon ve üstündeki oto bayisine gidecek olan 3 yeni (0)km araçlar zarar görmüştür. Sigorta şirketi karşıladığı zarar sonucunda, müvekkil aleyhinde 3 adet yeni (0) km araçların, araç başına maddi teminat kısmı fazlalığını icra takibi yapmıştır.

Sorum şu sayın meslektaşlar; somut olayda araçların birden fazla olması ve bunun yanında kaza yapılan araç haricinde 3. kişilerin mallarının bulunulması dolayısıyla kaza başına maddi teminat uygulaması gerekmez mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1570, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Ömer, Tarih : 25-06-2025 11:26
Merhaba meslektaşlarım,

Müvekkil iş kazası sebebiyle sol el işaret parmağını kaybetti.

Çalıştığı işyerinde asgari ücrete yakın bir maaş almaktaydı ancak bunun dışında hafta sonları organizasyonlarda ekibiyle birlikte enstrüman çalarak işyerinden elde ettiği gelirin 2-3 katını da ek olarak kazanmaktaydı, şu an bu gelirinden mahrum kaldı.

1- Aşağıda alıntıladığım örnek kararda işyeri harici gelir kayıplarından işyerinin sorumlu olmadığına karar verilmiş. Bu haliyle iş kazası sebebiyle müvekkilin mahrum kaldığı harici gelirlerin sorumlusu kim olacak ? Kimden nasıl talep edilecek ? Bu konuda bilgilerinizi ve varsa emsal karar paylaşabilirseniz çok memnun olurum.

2- İşyeri için %60, işyeri sahibi A şahsı için %10, müvekkil için %30 kusur belirlenmiştir. Maddi ve manevi tazminatın tamamından limited şirket olan işyeri ve işyerinin sahibi A şahsı müşterek ve müteselsilen mi sorumludur? Değer artırımı yapılırken hesaplanan tazminat tutarının tamamı için her ikisine karşı değer artırımı yapılacak değil mi?

Şimdiden teşekkür ederim.

Yargıtay 10 HD Esas: 2021/5137; Karar: 2022/1886 Tarih: 15.02.2022 kararında “ ……...Öte yandan iş kazası hukuksal sebebine dayalı tazminat davaları özü itibariyle haksız fiilden kaynaklı tazminat davaları olup 6098 sayılı Türk Boçlar Kanunun 54. Maddesine göre bedensel Zaraların özellikle; tedavi giderler, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Olduğu belirtilmiş olup iş kazasından doğan tazminat davalarında davacının işyerinde yaptığı iş itibariyle geçici ve/veya sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle o işveren nezdinde kaybetmiş olduğu çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpların işverenden dava edilebileceğinin anlaşılmasına göre bu işyerinden elde etmediği anlaşılan ziraat faaliyeti nedeniyle elde etmediği gelirden kaynaklı tazminattan da işvereni sorumlu tutmak mümkün değildir.”
[/size]
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1177, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : N. Kaan Ateş, Tarih : 25-06-2025 09:14
Selamlar,

Arsa olarak kiralanan taşınmaz üzerine kiracı tarafından kiraya verenin açık (zımni) muvafakati ile taşınmaz yapı inşa edildiğinde sözleşmenin vasfının değişeceğine yönelik bir karar arıyorum. Bulduğum bütün kararlar aksi yönde, acaba elinde bu şekil bir karar olan var mıdır?

Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1141, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1804, Tarih : 24-06-2025 13:15
Herkese merhaba,

A (Keşideci), B (Lehtar), sırasıyla C, D(müvekkil) ve E cirantalar. Çek bankaya ibraz ediliyor karşılıksızdır kaşesi vuruluyor. Çek şu an D'de yani müvekkilde. C ödeme yapmıyor ve konkordato sürecinde. Böyle bir durumda;
1- A,B ve C ye karşı birlikte icra takibi başlatabilir miyim? Ya da direkt A ve B'ye başlatsam sorun olur mu?
2- İcra takibi başlatırken dikkat etmem gereken bir husus var mıdır yoksa direkt kaşede yer alan "X TL karşılıksızdır"daki X üzerinden mi başlatacağım?
3- Çekin icra takibi sonrası ödenmemesi durumunda icra ceza başvurusunda davayı yine tüm borçlulara mı yönelteceğim?

Yanıtlar için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1243, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : WinterBird, Tarih : 23-06-2025 16:53
Merhaba meslektaşlar,
Müvekkil cevap dilekçesinde ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesini istemiş daha sonra cevaba cevap dilekçesinde aynen veya nakden istemek suretiyle istemini değiştirmiştir.
Buna karşın hakim yalnızca dava dilekçesine bakarak ihtiyadi tedbir kararını '' aynen iade '' sebebiyle reddetmiştir.
sorularım şöyle:
1- Sadece aynen iade istendiğinde ihtiyadi tedbir kararı neden reddedilir? Aynen iade istemi ihtiyadi tedbir kararının reddine sebep midir?
2- Cevap dilekçesinde istemini değiştirme hakkı olduğundan hakimin reddettiği ihtiyadi tedbir kararınının yeniden değerlendirilmesini isteyeceğim fakat bu ihtiyadi tedbir verilmeyen süre içerisinde bankadaki para çekildiyse harcandıysa ne yapmak gerekir? bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1198, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : N. Kaan Ateş, Tarih : 23-06-2025 10:10
Selamlar,

Kira sözleşmesi yapılan arsa üzerinde kiraya verenin muvafakati ile depo vb. bir yapı yapılması sonucunda sözleşmenin niteliğinin konut ve çatılı işyeri sözleşmesine dönmesi mümkün müdür? Bu konuda bir yargıtay kararı var mıdır acaba?

Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1204, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.CengizEge, Tarih : 20-06-2025 16:34
Selamlar meslektaşlarım,

Müvekkil şirketin personelinin yaptığı bir işlemden dolayı yaşadıkları sıkıntılara ilişkin olarak izlenecek hukuki yol hakkında tavsiye ve görüşlerinize ihtiyacım var.

Müvekkil şirket gıda işi yapan bir firma. Kantinde çalışması ve diğer personelleri denetlemesi için işe aldığı bir çalışanı (herhangi bir temsil-imza yetkisi yok.) tedarikçi firmanın bayisinden zaten halihazırda siparişi müvekkil firma tarafından verilmiş - faturası düzenlenmiş(veya düzenlenecek) ürünlere karşılık olarak 1 adet nakden, 1 adet malen kayıtlı 08.06.2025 ödeme tarihli bonoları keşide ediyor.

Senetler şirket adına doldurulmuş fakat senetlere şirket kaşesi basılmamış. Yalnızca şirket personelinin(yetkisiz temsilci) imzası mevcut imzalayana ait İsim-soyisim de yazmıyor.

Müvekkil şirketin bu işlemlerden hiçbir şekilde haberi olmadığı gibi yaklaşık 4 ay sonra 19.06.2025 tarihinde şirket hesaplarına birçok banka tarafından bloke konuldu. Bu vesileyle de bloke konmasının sebebi öğrenilmiş oldu.

Lehtar bonoları bankaya teslim etmiş. Senedin teslim edildiği il dışında bulunan bankanın şubesi ödeme gününün yaklaştığına ilişkin bildirimde bulunmak üzere PTT aracılığıyla bildirim yazısı göndermiş fakat bu yazıyı şirkette çalışmayan ve kimsenin tanımadığı bir kişi teslim almış(Şirketin bulunduğu iş merkezi binasında da o isimde bir şahıs yok. Bu bilgi banka şubesinden öğrenildi.). Buna istinaden de süreç devam ettirilerek hesaplara bloke konulmuş ve şirket "Kara Liste'ye" alınmış.

Durumu lehtara ilettiğimizde hatalarını fark ederek senetlerin ödemelerinin yaklaşık 4 ay önce alındığını, kendi hataları sebebiyle bu durumun yaşandığını bankalara ilettiler ve blokeler kalktı fakat söz konusu durum TCMB kayıtlarında mevcut ve şirketin sicili lekelenmiş oldu.

Öncelikli olarak burada yetkisiz temsilcinin sebep olduğu zarar, bankanın denetimsizliği ve sorumsuzluğu, usulsüz tebligat(Bloke sonrası banka müvekkil şirkete e-tebligat olarak "Ödememe Protestosu" gönderdi.) olduğunu düşünürsek.

1- Yetkisiz temsilciye, lehtara ve ilgili bankaya karşı ayrı ayrı veya birlikte "Resmi belgede sahtecilik" suçlamasını yöneltebilir miyiz?

2- Yalnızca yetkisiz temsilciye karşı "Hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma" sebebiyle dava açmamız halinde süreç lehimize sonuçlanabilir mi?

3- TCMB kayıtlarını düzeltmek için senedin iptali davası açmak doğru bir yöntem olacak mıdır? Ziyaı dışında daha önce hiç bu şekilde dava açmadım. Husumeti kime yöneltmemiz gerekir veya husumetsiz olarak mı açmamız gerekir? Neticede lehtarın bu emre muharrer senedi inceleyerek yetkisiz temsilciye doğrudan rücu etmesi gerekirdi.

4- Bankaya karşı açılacak maddi tazminat davası bankanın senedi denetlememesi, bildirimi şirketin e-tebligat adresi varken usulsüz bir şekilde tanınmayan bir kişiye tebliğ etmesi ve ödememe protestosunu e-tebligat olarak 20.06.2025'te tebliğ etmesine rağmen 19.06.2025 tarihinde hesaplara bloke koyması kapsamında değerlendirdiğimizde bu yola başvurulması mantıklı olacak mıdır?

Yanıtlarınız için şimdiden çok teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1440, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : St.Av.Osman Erdal, Tarih : 17-06-2025 12:25
Merhabalar,

müvekkil ve eşi evlilik briliği içerisinde müvekkil adına çekilen kredi ile eşi(davalı) adına ev alıyorlar. Ev alındıktan iki yıl sonra boşanma gerçekleşti. kredi ödemesine müvekkil devam ediyor. taşınmaz davalı üzerinde.

8. Hukuk Dairesi'nin bir kararında mal rejimi sona erdikten sonra (boşanma dava tarihi) yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istetebileceğini mal rejiminin tasfiyesi kapsamında istenemeyeceğine ilişkin kararlar var.

Fakat sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı açacağımız davada ödenen bedelin istebileceği düşünüldüğünde alabileceğimiz bedel müvekkili memnun etmeyecek çünkü taşınmaz çok daha fazla değer kazandı. Olayımda taşınmaz 2021 de 200.000 TL'ye alınırken güncel değeri 3.000.000 TLcivarında.

Bu bağlamda açacağım davada taşınmazın değer artışı oranında bir zenginleşme bedeli talep edebilir miyim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :160, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : berk çetin, Tarih : 16-06-2025 18:08
Herkese merhabalar;
SGK’ya karşı açılan ödeme emri iptal davalarında, ilk derece iş mahkemesinin verdiği ödeme emri ve hacizlerin iptali kararından sonra , sgk istinafa gitse de ödeme emrine bağlı hacizler kalkıyor mu? Evet ise gerekçeli kararla sgk ya başvurmak yeterli mi? İstinafı ve kesin kararı beklemek gerekiyor mu hacizler durması veya kalkması için? Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1620, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Arda, Tarih : 16-06-2025 11:20
Merhabalar meslektaşlarım.
Müvekkil, Polonya'daki bir şirkete yazılım yapmıi ancak parasını alamamıştır. Bu hususta Avrupa Ödeme Emri göndermek istiyoruz. Ancak süreç nasıl işliyor, prosedür nedir net olarak bulamadık. Bilgisi olan, yakın zamanda göndermiş olan bir meslektaş prosedür hakkında bilgi verirse çok sevinirim.
İyi çalışmalar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1444, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : abuj, Tarih : 16-06-2025 10:32
Sayın meslektaşlarım,

Hukuk mahkemesinde açtığımız bir tazminat davamız yerel mahkeme tarafından reddedildi ve kararı isttinafa taşıdık. İstinaf itirazımız hakkında esastan ret kararı verdi. Akabinde kararı temyiz ettik. Ancak temyiz ettiğimiz tarihte temyiz sınırı arttığı için başvurumuzun reddine karar verildi. Bu ret kararına karşı başvurulabilecek bir yol var mıdır?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1330, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Mellivora, Tarih : 15-06-2025 10:49
Meslektaşlarım merhaba, öncelikle baba olan meslektaşlarımın babalar gününü kutlarım.

Belediye ile şirket arasında imzalanan bir sözleşme var. Sözleşmede ödeme zamanları yazıyor ancak belediye ödemeleri hep geç yapıyor. Son birkaç aya ait ödemeler de hiç yapılmadı. Geç ödemelere ilişkin faiz ya da başka bir şey talep edebilir miyiz? Hiç ödenmeyen kısımlar için nasıl bir yol tavsiye edersiniz?

Şimdiden hepinize teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1454, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Balkesavukat10, Tarih : 13-06-2025 09:07
Herkese kolaylıklar dilerim. Soruyu sormuştum fakat konu hakkında halen bilgi edinemediğim için tekrar paylaşma zarureti sebebiyle sizleri meşgul ediyorum, mazur görün lütfen.

Bir şirket ,trafik kazası sonucu aracında meydana gelen zarar için işçisine rücu kapsamında icra takibi başlatacak. Çeşitli onarımlara ilişkin faturalar var fakat bazı onarımlar için tek tek fatura düzenlenmemiş, dönemlik faturalar düzenlenmiş fakat içerisinde söz konusu aracın onarımı olduğunu gösteren şirketin kullandığı sistemdeki kayıtlar mevcut. Boya işçiliği için genel bir fatura var fakat fatura bedelinin içinde aracın boya onarımı olduğunu gösteren yalnızca boyacının düzenlediği bir A4 kağıdı var. İcra takibine karşı yapılacak olası bir itirazda bu genel faturaların içerisinde söz konusu aracın onarım bedellerinin de olduğu konusunda ispat bakımından sorun yaşanır mı ; yoksa mahkemece aracın kazalı fotoğraflarından yola çıkılarak mevcut zarar ile onarılan parçanın uyumlu olduğu kanaatine erişilerek ispat yükünü yerine getirebilir miyiz ? Herkese şimdiden çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1427, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Haritaa57, Tarih : 12-06-2025 16:19
Merhaba sayın meslektaşlarım. Terekeye temsilci atanması davasında yargılama giderlerini terekeden karşılanmasını talep ettik. Karşı taraf vekil tuttu ve ilk temsilci adayına itiraz ettiler, ikinci temsilci adayını kabul ettiler. Hakim yargılama giderlerini davacı olarak bize hükmetti. Biz terekeden karşılanmasını talep etmiştik. Ancak tereke boş. Bu durumda yargılama giderlerinin kaşı taraf aleyhine hükmedilmesi için bir yol var mıdır? Yok ise de karşı vekalet ücretini de ödemek zorunda mıyız?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1561, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Balkesavukat10, Tarih : 12-06-2025 08:47
Herkese kolaylıklar dilerim. Bir şirket ,trafik kazası sonucu aracında meydana gelen zarar için işçisine rücu kapsamında icra takibi başlatacak. Çeşitli onarımlara ilişkin faturalar var fakat bazı onarımlar için tek tek fatura düzenlenmemiş, dönemlik faturalar düzenlenmiş fakat içerisinde söz konusu aracın onarımı olduğunu gösteren şirketin kullandığı sistemdeki kayıtlar mevcut. Boya işçiliği için genel bir fatura var fakat fatura bedelinin içinde aracın boya onarımı olduğunu gösteren yalnızca boyacının düzenlediği bir A4 kağıdı var. İcra takibine karşı yapılacak olası bir itirazda bu genel faturaların içerisinde söz konusu aracın onarım bedellerinin de olduğu konusunda ispat bakımından sorun yaşanır mı ; yoksa mahkemece aracın kazalı fotoğraflarından yola çıkılarak mevcut zarar ile onarılan parçanın uyumlu olduğu kanaatine erişilerek ispat yükünü yerine getirebilir miyiz ? Herkese şimdiden çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1489, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Toy Avukat, Tarih : 11-06-2025 10:46
Meslektaşlarım merhabalar, müvekkil ülkemizin en yaygın kullanılan e-ticaret sitelerinden birinde hizmet veren mağazadan cep telefonu siparişi veriyor. Sipariş tamamlandıktan birkaç dakika sonra mağaza tarafından sipariş iptal ediliyor ve müvekkil iptal işlemi üzerine telefonla aranıyor. Telefondaki kişi sistemde sıkıntı olduğunu, müvekkilin parayı hesaba göndermesini, siparişin bu şekilde tanımlanacağını ifade ediyor. Akabinde uygulama üzerinden müvekkille IBAN numarası paylaşılıyor ve ödeme gerçekleşiyor. Sonrasında müvekkil kimseye ulaşamayınca uygulama ile iletişime geçiyor ve siparişin oluşmadığını öğrenince dolandırıldığını anlıyor.

Araştırmalarımda, tüketici hukuku anlamında elektronik pazar yerinin herhangi bir sorumluluğu olmadığına kanaat getirdim. Fakat dolandırıcılık fiili elektronik hizmet sağlayıcının platformu aracılığıyla gerçekleştirildiğinden, kasta dayalı herhangi bir kusurdan bahsedilemeyecek olsa dahi acaba cezai sorumluluğuna başvurabilir miyiz diye düşündüm. Konu hakkında bilgisi olan meslektaşlar yardımcı olabilirse sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1446, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Yağmurb, Tarih : 10-06-2025 18:03
Merhaba meslektaşlarım bir sorum olucaktı. Hatalı ekspertiz raporuna karşı hukuki süreç nasıl başlatılıyor. ilk önce ilgili ekspere mail attık bu hususta. Daha sonraki aşamalar nelerdir acaba? ilk defa yapacağım için sıra olarak bir adım atlamak istemiyorum. Müvekkil kapsamlı eksper raporu istemesine rağmen gözle görülebilecek derecede belirli hususları rapora almıyorlar.Biz eksperin ağır kusuru olduğunu düşünüyoruz . Yardımınız için teşekkür ederim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1498, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Toy Avukat, Tarih : 10-06-2025 14:08
Meslektaşlarım merhabalar, müvekkilim bulunduğumuz şehirdeki Organize Sanayi Bölgesinde 14 senedir işyeri çalıştırmakta ve farklı bir şehre taşınacağı için artık bu işyerini kapatacak. Organize Sanayi Müdürlüğü ile ilk olarak yapılan kira sözleşmesindeki bedelin %10'u kadar elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri için güvence bedeli tahsil edilmiş. İlerleyen yıllarda sözleşme birkaç kez yenilenmişse de ekstra güvence bedeli alınmamış.

Şimdi teminat bedellerinin iadesi yapılacak fakat müvekkil 14 sene önce yatırılan 10.000-TL'yi enflasyon farkıyla beraber talep ediyor. Bildiğim kadarıyla konut kiralarında depozito bedeline faiz işletilemiyor. Hatta bu yüzden sözleşme hazırladığımda net miktar yerine ... aylık kira bedeli olarak yazmayı uygun buluyorum. Fakat olayımızda ticari ilişki söz konusu olduğundan; aradan 14 sene geçtiğinden ve müvekkilin o dönem yatırmış olduğu ücret araba parası kadar olduğundan danışmak istedim. Yardımcı olabilecek varsa sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1231, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04830790 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.