Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
23.08. Takı Konusunda Önemli İçtihat Değişikliği - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
Haber Ekleyin

Yazan : Yusuf K., Tarih : 18-08-2025 13:59
Herkese Merhaba,

Meslektaşlarım, taraflar arasında geçersiz bir araç satış sözleşmesi yapılmış. Ancak taraflar daha sonra bu sözleşmeye istinaden noterde geçerli bir sözleşme yapmışlar ve araç karşı tarafa mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi ile geçmiş. Şimdi müvekkil öncelikle kararlaştırılan bedeli talep ediyor. Ve bu bedel geçerli olmayan sözleşmede yazılı olan bedel. Ben bu sözleşmeye istinaden icra takibi başlattım. Karşı taraf itiraz etti. Şimdi itirazın iptali davasını açmayı düşünüyorum.

Burada sorum şu: İtirazın iptali davasında bedelin yanında terditli olarak aracın iadesini isteyebilir miyim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :836, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukato0206, Tarih : 18-08-2025 13:42
Merhaba,
bir konut kira sözleşmesinde her iki taraf da gerçek kişi ve tacir değiller.
kira borcunun temerrüdünde faiz oranı eklemek istiyoruz. tbk 120 mi uygulanır? bu durumda yasal faizin iki katı olan %48 oranında faiz uygulanacaktır şeklinde sözleşmeye yazabilir miyiz geçerli mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :805, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat892, Tarih : 18-08-2025 13:23
Öncelikle herkese merhaba,

Müvekkil anonim şirket ortağı ancak yönetim kurulu üyesi değil. Şirketin menfaatleri için bir projede uzun süredir çalışmalar yapıyor ve şirkete bu konuda yardımcı oluyor.

Yaptığım araştırmalarda huzur hakkının anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi ortaklara verildiğini gördüm ancak kurulda yer almayan ortaklar için de huzur hakkı ödemesi yapılabilir mi? Elinizde örnek karar ya da makale var mıdır? Aksi bir karar varsa da paylaşırsanız sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :849, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : 24avukat41, Tarih : 17-08-2025 23:34
Menfi tespit davası açtık, dava sırasında kesinti yapıldı ve dava re'sen istirdat davasına dönüştü. Ancak ıslah yaptığımız tarihte bundan haberimiz yoktu ve ıslah dilekçemizde menfi tespit talebinde bulunmuştuk. Mahkemece davanın istirdata dönüşmesi göz önüne alınarak, istirdat hükmü kuruldu fakat faizsiz bir şekilde. Ardından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduk, faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle. İstinaf mahkemesi "menfi tespit olarak açılan davanın tahkikat sırasında davalı tarafça otomatik olarak yapılan kesintiler nedeniyle istirdat davasına dönüştüğü, davaya yönelik hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu ve davacı vekilince menfi tespit isteminde bulunulduğu ve tahkikat aşamasında davalıdan faiz talep edildiğine yönelik beyan bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece taleple bağlı kalınarak verilen kabul kararının yerinde olduğu anlaşılmış" şeklinde kesin olmak üzere karar verildi. Sevgili meslektaşlarım sorum şu şekilde: 1- Bu karardan sonra faiz için ayrı bir dava açabilir miyim? 2- Açabilirsem ödeme tarihinden hangi tarihe kadar olan faizi talep edebilirim? 3- Ayrıca kararı icraya koyduğum zaman asıl alacaklara, faizsiz hükmedildiği için geçmiş gün faizi işletebilecek miyim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :885, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : otuzbesbucux, Tarih : 15-08-2025 14:46
Merhaba,

İpotek senedi düzenleyeceğiz. Kredi müşterisi, müteahhit ve finansal kuruluş olarak üçlü yapabilir miyiz?

Tapu müteaahhitte kalacak, topraktan satış. Kredi müşterisi ileride ipotek senedine itiraz etmesin diye üçlü yapılabilir mi sizce?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :884, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Toy Avukat, Tarih : 15-08-2025 12:08
Meslektaşlarım merhabalar bir boşanma dosyasında ön inceleme duruşmasına davet için adli tatil içerisinde tebligat çıkarıldı. Nitekim davetiye adli tatil içerisinde tebliğ edildi.

1- HMK 139. maddesinde düzenlenen belgeler ve tanıklar ile ilgili 2 haftalık kesin sürenin adli tatilin sonuna uzayacağını biliyorum. Çünkü adli tatile tabi olmayan işlerden sayılan delil tespitinin HMK 400. maddesi vd. düzenlenen delil tespitine ilişkin olduğunu; boşanma davasının adli tatilde görülmeyeceğini; dolayısıyla mevcut dosyadaki delillerimizi bildirmenin burayla bir alakası olmadığını düşünüyorum.

Fakat mesleğin başında olduğum için ne olur ne olmaz diye teyit etmek istedim. Doğru mu biliyorum, boşanma davasında delillerimizi bildirmemiz için verilen 2 haftalık süre adli tatilin sonuna uzar mı? Meslektaşlar yardımcı olursa çok sevinirim.

2- Ayrıca bu konuyla ilgili başka bir sorum daha var. Bu vesileyle bu sorumu da paylaşmak istiyorum. Ben dosyalarımda ön inceleme duruşması davetiyesi tebliğ edildiğinde 2 haftalık süre içerisinde elimdeki belge, fotoğraflar ve sair delillerimi mahkemeye sunuyor; tanıklarımı ise Yargıtay içtihatları da bu şekilde olduğundan ön inceleme duruşması sonrası bilahare bildireceğimi ifade ediyorum.

Fakat karşı tarafın vekilliğini üstlenen meslektaşların neredeyse hepsi hem tanıkları hem de delilleri ön inceleme duruşmasından sonra bildiriyor. Bu konuyu bir türlü kavrayamıyorum. Ben de aynı usulde çalışayım diyorum ama bir sıkıntı çıkarsa diye içim el vermiyor. Erken bildirince de bu sefer karşı taraf delillerimi görüp ona göre hareket ediyor. Henüz mesleğin başında olduğum için bu hususu bir türlü kafamda doğru yere oturtamadım. Araştırma yaptığımda da Yargıtay kararlarının benim çalıştığım şekilde hareket edilmesi gerektiğini düzenlediğini görüyorum. Fakat bir kez de foruma sormak istedim. Doğru olan nedir, ne şekilde hareket edilmelidir? Şimdiden teşekkürler, iyi çalışmalar diliyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :902, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.aleyna, Tarih : 14-08-2025 18:02
meslektaşlarım yardımınıza ihtiyacım var.
borçluya miras kalan, intikali gerçekleşmiş , elbirliği mülkiyetli birden fazla taşınmazı var. haciz koyduk satışa gitmek istiyoruz. icra hukuktan yetki alacağım. ancak;
1- birden fazla taşınmaz var ve borç kaç taşınmazdaki hissesine tekabül eder bilmiyorum. hepsi için yetki talep etsem izalei şuyu esnasında borçtan fazla kısım için red alırsam ne olur. red almamak için ne yapmalıyım?

2- icra hukuktan yetki alırken, miras intikali de gerçekleştiği için ayrıca yine de veraset ilamı sunmama gerek var mıdır?

bu süreç hakkında yardımcı olur musunuz
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :877, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Gürkan Çalışkan, Tarih : 14-08-2025 11:20
Adli Yardım Komisyonu tarafından atandığım bir boşanma davasında Aile Mahkemesi tarafından müvekkilim hakkında vesayet mahkemesine ihbarda bulunuldu. Neticesinde müvekkil hakkında yasal danışman (oy danışmanlığı) atandı.
1- Davaya devam edebilmem açısından yasal danışmanın imzası olan bir vekaletnamenin çıkartılması gerekli midir?
2- Yasal danışmanın devam eden davaya icazet verme veya vermeme gibi bir yetkisi veya sorumluluğu var mıdır?

Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :857, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : GKHNÇLT, Tarih : 13-08-2025 17:58
İyi günler..Müvekkil 8 kardeş ve yaklaşık 25 yıl önce muris olan babası hayattayken,babası üzerine kayıtlı malları ileride paylaşmak üzere kardeşinin üzerine yapıyorlar.Daha sonra kardeş bir malı uhdesinde tutup diğerlerini başka bir kardeşin üzerine yapıyor.Muris olan babanın vefatından sonra bu malları hisseleri oranında paylaştırmaya yanaşmıyor. Ancak bu arada mirasçı olan kızkardeşleri tapu devri olmadan miras paylarına mahsuben hisselerinin karşılığı olarak cüzi bir miktar ödeme yapıyor.Bu durumda nasıl bir yol izlemeli,zamanaşımı söz konusumudur ve nasıl bir dava açmalıyım.Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :847, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukato0206, Tarih : 13-08-2025 14:59
merhaba bir hizmet sözleşmesinde, feshe ilişkin tüm maddelerde hizmet alanın, hizmet verenin fesih tarihinden sonra yapacağı işlere ilişkin ücret iadesi talep edemeyeceği şerhi var. (ücret peşin ödeniyor sözleşemeye göre) taraflar imzalamış mı? evet. ancak bu kadar orantısız bir durumun geçersiz olma durumu var mıdır hususunda görüşü bilgisi olan paylaşırsa çok sevinirim. hizmet alanın asla iade imkanı yoksa niye fesh etsin ki zaten bu hak elinden alınmış olmuyor mu
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :845, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : otuzbesbucux, Tarih : 13-08-2025 10:36
Merhaba,

Finansal kuruluş vekili olarak alacağımızın teminatı olarak ipotek aldığımız taşınmazı borca mahsuben devralmak istiyoruz. TMK 873/2 hükmü burada önemli.

Bankalar bu hükümden kaçınmak için vefa hakkı tanımak suretiyle gayrimenkulü devralıyor diye biliyorum. Sebebinin de TMK 873/2'den kaçınmak olduğunu tahmin ediyorum.

Daha önce böyle bir işlem yapmış üstadım var mı? Borçluyla protokolde; taşınmazın bize devrolacağını, borcun silineceğini, 1 yıllık vefa hakkı verildiğini, 1 yıl içinde taşınmazın da x bedelle ( bu bedel eksper raporu olabilir, devirden itibaren işletilecek faizle olabilir ) devralabileceği hükümlerini eklememizde bir sakınca var mı sizce?

Ayrıca borç tutarı ile taşınmazın değeri arasında fark olması yasak kapsamına girer mi? Örneğin borç 5 milyon, taşınmaz değeri 6 milyon, burada sıkıntı yaşar mıyız?

Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :716, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : cemile_ist, Tarih : 13-08-2025 10:28
merhaba,
yardım nafasına ilişkin bir davada, mahkeme, ""nafanın dava tarihinden itibaren 10.000 tl olarak tahsiline ve hükmedilen nafanın takip eden her yıl tüfe oranında" karar vermiştir.

bu artış, dava tarihinden sonraki birinci yılda mı, karar tarihinden sonraki birinci yılda mı başlayacaktır?

yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :716, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Toy Avukat, Tarih : 12-08-2025 20:46
Meslektaşlarım merhabalar, biraz garip bir durumla karşı karşıyayım. En azından bana öyle geliyor.

Müvekkil ile eşinin Cezayir’de ikamet ettikleri dönemde çocuğu oluyor ve çocuk bazı sebeplerden ötürü müvekkilin değil de başka birinin üzerine kaydediliyor. Yani mevcut durumda müvekkil biyolojik baba, resmi olarak baba görünen kişi ise Cezayir vatandaşı.

Bu durumda biyolojik baba ile soybağının kurulması için ne yapmamız gerekiyor bir türlü çözüp de işin içinden çıkamadım. Yardımcı olabilecek meslektaş varsa çok sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :803, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Toy Avukat, Tarih : 12-08-2025 11:49
Meslektaşlarım merhabalar, müvekkil ticaretle uğraşırken iş yaptığı şahıslardan birine 300.000-TL bedelli bir bono düzenleyerek veriyor. Sonrasında işbu borcu ödese de bonoyu teslim almıyor ve ödemeyi de elden yapıyor. Öte yandan ödeme yapıldığına dair hiçbir delilimiz yok.

İlerleyen süreçte alacaklısı ile arası açılınca bono kötü niyetli bir şekilde takibe konu ediliyor ve icra takibi halen derdest. TCK 156. maddesi uyarınca delil elde ederiz diye düşünerek şikayetçi olduk fakat oradan da bir şey çıkmadı. Müvekkilin üzerine kayıtlı herhangi bir malvarlığı yahut maaşı olmadığı için haciz vs. uygulanamıyor fakat şöyle bir sıkıntımız var. İki gün önce müvekkilin babası vefat etti ve birkaç taşınmaz miras kaldı.

Alacaklı yüksek ihtimalle taşınmazların satışını isteyecek. Bu sebeple müvekkil mirası reddetmeyi planlıyor. Ben mirası reddederse alacaklının reddin kötü niyetli olduğunu söyleyerek iptal davası açma ihtimalinin olduğunu; vefat haberi duyulmadan ve hali hazırda alacağı tahsil etme imkanlarının olmamasından faydalanarak pazarlık yapıp dosyayı kapatmanın daha mantıklı olacağını düşünüyorum.

Fakat meslekte yeni olduğum için yanlış adım atmamak adına başka bir yol olabilir mi diye üstadlarımıza danışmak istedim. Yardımcı olabilen çıkarsa çok memnun olurum. İyi çalışmalar diliyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :797, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.zeyneppp, Tarih : 11-08-2025 15:42
Meslektaşlarım merhaba ,değer kaybından kaynaklı maddi tazminat talebi neticesinde ihtiyari arabuluculukta anlaşıldı. Anlaşma maddesinde ;

anlaşma neticesinde ödenen tutara istinaden değer kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat ile ekspertiz rapor ücreti de dahil olmak üzere tüm ferilerine ilişkin hiçbir hak ve alacağı kalmamış olup, taraf bu konuya ilişkin tüm maddi tazminat taleplerinden sigorta AŞ ile zmms poliçesi uyarınca sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü yönünden feragat ettiğini ,yine bu kazadan kaynaklı değer kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat ile ekspertiz rapor ücreti de dahil olmak üzere tüm ferileri yönünden herhangi bir dava açmayacağını,

şeklinde bir hüküm bulunmaktadır.Mahrumiyet bedeli yönünden dava açmaya engel midir ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :917, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Sude Yıldız, Tarih : 10-08-2025 11:20
Meslektaşlarım merhaba, başlıkta da belirttiğim gibi kat karşılığı inşaat sözleşmeleri hakkında çalışma ve araştırma yapmam gerekiyor. Bu alanda önerebileceğiniz kitaplar nelerdir? Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :978, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Adalet1903, Tarih : 08-08-2025 22:28
Merhaba Sayın Meslektaşlarım,

Müvekkilimin ile kiracı arasında 10.05.2021 tarihli aylık 1.000 TL kira bedelli belirsiz süreli kira sözleşmesi düzenlenmiş. Kiracı 2023 yılının şubat ayında vefat etmiş. Şu an kiralanan da kiracının eşi ve çocuğu oturmakta.

kiracı vefatına kadar hiç kira ödemesi yapmamış. Biz de vefat eden kiracının yasal mirasçılarına karşı örnek 13'lü icra takibi başlattık. Kiracının yasal mirasçıları sadece borca itiraz ettiler ve 30 günlük süre içerisinde dosya'ya herhangi bir ödeme gerçekleştirmediler.

Şimdi açacağımız itirazın kaldırılması ve tahliye davasında kesinlik sınırı belirlenirken aylık kira bedeli olarak hangi tarihteki kira bedeli dikkate alınır ? bugünün güncel kira değeri mi ? (gerçi kiracının yasal mirasçıları da bugüne kadar hiçbir kira ödemesi yapmadı) yoksa takip yaptığımız dönemlere ait kira miktarının yıllık miktarı mı dikkate alınır ?

İlk derece Mahkemesinde kesinleşecek bir tahliye kararı almak istiyoruz.

Değerli görüşleriniz için şimdiden teşekkür ederiz.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1107, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Toy Avukat, Tarih : 08-08-2025 16:02
Meslektaşlarım merhabalar, müvekkilin eşi vefat etti. Geriye yasal eş olarak müvekkil ve iki müşterek çocuk kaldı. Evlilik birliği içerisinde edinilmiş ve müteveffa adına kayıtlı bir araç mevcut. Müvekkil daha iyisini satın almak için bu aracı satmak istiyor.

Velinin vekil gibi sorumlu olduğunu biliyorum fakat ne şekilde hareket edilmesi gerektiğine dair bir şey bulamadım. Bu durumda veli olarak arabayı tamamıyla kendi üzerine alması için izin alması gerekiyor mu? Daha miras mallarıyla alakalı hiçbir şey yapılmadı. Süreç nasıl ilerleyecek ne yapması gerekecek vs. konularında bilgisi olan meslektaş varsa ve yardımcı olursa çok sevinirim. İyi çalışmalar diliyorum herkese.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1111, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.aleyna, Tarih : 07-08-2025 20:41
Meslektaşlarım merhabalar,
Borçlunun birden fazla taşınmazı var hepsi iştirak halinde. Hacizlerimizi koyduk. şimdi İİK m.121 kapsamında yetki alıp dava açacağız. ancak bu süreçle ilgili birkaç sorum var. yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
1) iik m.121 kapsamında icra müdürlüğünden yetki talep ettikten sonra ayrıca icra mahkemesi nezdinde yapılması gereken bir işlem var mıdır?
2) birden fazla taşınmaz bulunmakta, hangisi için ortaklığın giderilmesi talep etmem gerektiğini neye göre belirleyebilirim veyahut her biri için talep etsem, borcu aşar miktar içinki talebim reddedildiğinde nasıl bir karşı vekalet ile karşılaşırım?
3) diğer maliklerin bilgilerine nasıl ulaşacağım?
4) bu dava türü diğer ortaklığın giderilmesi davaları gibi arabulucuğa tabii midir?
5) satış talebi ve kıymet takdiri gibi diğer talepler işbu davadan sonra mı gerçekleştirilecektir?

şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1139, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : AVUKAT42, Tarih : 07-08-2025 19:47
Merhaba,yarım kalan inşaat tamamlanması için kat malikleri kurulu karar alıyor ve aynı zamanda arsa sahibi olan malik müvekkil bu karara itiraz etmiyor,taksiti ödemeyen müvekkile de takip yapılıyor;ben böyle bir karar alınsa dahi zaten mağdur olan müvekkilden bu ödemenin alınamayacağını düşünüyorum,zira müteahhidin külli halefi konumundaki sonradan müteahhitten taşınmaz alanların sorumlu olduğunu düşünüyorum,yorumlarınıza ve örnek bir karara ihtiyacım var,iyi çalışmalar
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1119, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03455591 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.