Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

Yazan : dejure, Tarih : 23-09-2025 18:27
Merhaba,

İhtiyarı arabuluculuk sürecinde, işçinin "işveren xxx tarafından kıdem tazminatı olarak 100.000 TL elden ödenmiştir." şeklinde ibaresinin bir sakıncası olur mu? İleriki süreçte arabuluculuk tutanağının iptali vs yönünden özellikle.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1695, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : abuj, Tarih : 22-09-2025 15:30
Sayın meslektaşlarım,

Trafik kazasından kaynaklı bir tazminat davamızda kabul kararı verildi. Karar üzerine davalı yan tehiri icra talepli temyiz yoluna başvurdu. Ancak gider avansı eksik yatırıldığından davalı vekiline muhtıra gönderildi ve 1 haftalık kesin sürede eksik avansın tamamlanması gerektiği bildirildi. Ancak davalı gider avansını yatırmadığından temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek 2 haftalık Yargıtay yolu açık bırakıldı.

1-) Tazminatın tahsili için açmış olduğumuz icra takibinde temyiz incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmişti. Ancak temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması kararı verildiğinden, icranın geri bırakılması kararının kaldırılması için nasıl bir yol izlemem gerekir?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1743, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.aysse, Tarih : 22-09-2025 13:40
Meslektaşlarım selamlar, CMKdan atandığım sanığın tüm duruşmalarına girdim savunmamı yaptım. Sonraki duruşmada büyük ihtimal karar çıkacakken bir de ne göreyim bir meslektaş vekalet sunmuş. Evet CMKdan atandığımda özel vekaletnameli vekil geldiğinde görevimin bittiğini biliyorum ama dosyanın sonuna gelmişken ve emek vermişken yeni kanuna göre beraat ücretini hak etmişken şimdi dosyadan çekilmem gerekiyor. Başına gelen var mıdır? Sizce ne yapmalıyım?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1724, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.M.BaranTAŞDAN, Tarih : 20-09-2025 00:02
Merhabalar Değerli Arkadaşlar,

Kırtasiye sözleşmesi diye adlandırdığımız kira sözleşmesinin hususi şartlar başlığı altında yer alan 6. maddesinde "kiracı kontrat bitiminde kira rayiç bedelini TEFE- TÜFE %25 oranında artışını şimdiden kabul eder" şeklinde madde bulunmaktadır.

Bu maddeden dolayı kira artış oranı tefe-tüfeye göre mi yoksa yazılı bulunan %25 oranına göre mi belirlenecektir. Bu konuya ilişkin elinde güncel ve emsal karar bulunun veyahut daha önce karşılaşmış hukukçu arkadaşlarımızın yardımına ihtiyaç duymaktayım. [/left][/left][/left][/right]
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1888, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : büşra şahin, Tarih : 19-09-2025 20:42
Merhaba,
Ortaklığın giderilmesi davasında davacı taraf olarak davalılardan birinin öldüğünü öğrendik. 1 ay sonrasına da keşif günümüz var. Bu aşamada keşfin yapılabilmesi için sessiz mi kalmamız gerekir. Eğer öyleyse ya da değilse burada süreci nasıl ilerletmeliyim. Bunu mahkemye ben mi bildireceģim, taleplerim ne olmalı süreci nasil devam ettireceğim yapmam gereken islemler nelerdir?
Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1831, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukato0206, Tarih : 19-09-2025 16:47
sayın meslektaşlar, bir işçinin işyerinde bu iş için kullandığı kendi şahsına ait teknik ve pahalı bir aleti var. işyerinde bu aleti kullanma talimatlarına uygunsuz şekilde muhafaza eden işveren (daha önce kendisi defalarca bilgilendirilmesine karşın) sebebiyle alet pert oluyor. bu durumda izlenebilecek hukuki yol ne olabilir
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1785, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Tuba A., Tarih : 19-09-2025 09:01
Merhabalar,

Muvekkilin mulk sahibi oldugu 01.01.2022 tarihli 42 ay sureli isyeri kira sozlesmesinde taraflar evin icine yazili olarak mutabik kalinan tadilatlarin yapilmasi karsiligi kira bedelinin 42 ay sabit 500 TL olacagina karar vermislerdir. ( o zmanki rayicler 1.500 TL civari olmasina ragmen) Ancak gelinen noktada kiraci tadilatlarin cogunu yapmamis, isyeri icin apartmandaki diger maliklerden onay alamadigi icin tasinmazi isyeri olarak da kullanmamis, depo olarak kullanmistir. Bugune kadar da aylik 500 TL odemis, gecen ay kirayi 750 TL olarak odemistir. Taraflar arasinda tahliye taahhutnamesi de imzalanmistir. Muvekkil geriye donuk kira bedeli talep edebilir mi? Kira uyarlama acilabilir mi? Bu durumda izlenmesi gereken yol nedir? Degerli yorumlariniz icin simdiden tesekkur ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1726, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : lawyer85, Tarih : 18-09-2025 13:40
Merhabalar,
müvekkil kardeşinin mirasını reddediyor. Geriye mirasçı olarak miras bırakanın eşi ve babası kalıyor. Altsoy yok. Daha sonra baba da vefat ediyor. Müvekkile babadan dolayı kardeşinin mirası tekrar kalır şeklinde veraset ilamı çıkıyor.

Sorum, mirası ret ettiği halde müvekkil tekrar mirasçı olur mu? Mirasçı olursa tekrar mirası reddedebilir mi? Burada babadan dolayı mirasçı oluyor. Mirasın külli olarak babadan geçtiğini düşünürsek sadece kardeşininkini ret etme durumu da mantıksız. Ancak kardeşinin mirasını istemeyen, babasının mirasını isteyen bir kişi, zorunlu olarak mirası kabul mu etmek zorunda?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :2100, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : norrinradd, Tarih : 17-09-2025 18:41
Merhaba herkese. Örnek 13 icra takibinde tahliye için değil takipte kesinleşen kira bedeli asıl alacağı için sadece borçlunun iş yerinin fiili haczine çıkmak için haciz talebi ve harç yatırılacak. Hangi harçları hangi oranda ve tutarda yatırılmalıdır? Bir de peşinen yatırılması gereken harç dışında masraf var mıdır? Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :2261, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : ozerelif, Tarih : 17-09-2025 13:04
Meslektaşlarım merhaba,
Borçlu belediye kurumuna karşı başlatmış olduğumuz icra takibimiz borçlu belediyenin itirazı sonrasında durdu ve itirazın iptali davası açtık. İtirazın iptali davasını kazanmamız üzerine takip kaldığı yerden devam etti. Uyap üzerinden belediyeye ait malları görüntüleyebiliyorum ama özel ve kamu malı ayrımı yapılmadan haciz yapılamayacağı için hacze kabil malların bildirilmesini istedim ama herhangisi bir bildirimde bulunulmadı. Bundan sonra izlenmesi gereken yol nedir yardımcı olabilecek meslektaşım varsa çok sevinirim
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :4238, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : JuniorLawyer, Tarih : 15-09-2025 13:48
kadın tarafından maddi - manevi tazminat talepli boşanma davası açıldı. süresi içerisinde biz de maddi - manevi tazminat talepli boşanma davası açtık. dosyalar birleşti. ilk derece mahkemesi eşit kusur verdi. her iki taraf istinafa başvurdu.

istinaf bizi haklı buldu, davamızı kabul edip lehimize tazminata hükmetti. kadının davasını reddetti, tazminat taleplerini reddetti. fakat vekalet ücretleriyle ilgili hiçbir şekilde hüküm kurmadı.

hmk m.305/a uyarınca hükmün tamamlanmasını, lehimize 4 farklı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek talepte bulunduk. fakat istinaf, istinaf aşamasının duruşmasız yapılmış olması nedeniyle bu talebimizi de reddetti.

sizce karar hukuka uygun mu ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1868, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Nuriye Değer, Tarih : 15-09-2025 05:26
Sayın Meslektaşlarım,
Usul ile ilgili bir sorum olacak.
Sigorta şirketi vekili olduğum bir dosyada belirsiz alacak olarak açılan davada bilirkişi raporu aleyhimize geldi itiraz ettik ek rapor alındı sonuç değişmedi. Rapora yine İtiraz ettik. Hakim itirazımızı değerlendirmeden Ek rapor sonrası ıslah yapıldı . Bizde icra masraflarına maruz kalmamak için ödeme yaptık. Hakim 2. kez ek rapor aldı . Bu sefer bilirkişi davanın reddi gereken şekilde rapor verdi. Ödeme yapmasaydık dava kesin red şeklinde çıkacaktı. Hakim başvurunun ödeme nedeniyle konusuz kaldığına karar verdi.
Kararı istinaf edemiyoruz miktar düşük. Karar doğru mu hakim davayı reddetmeliydi diye düşünüyoruz. Çünkü dava tarihinde olmayan bir borcu ödemekle dava konusuz kalır mı? Konusuz kalma hali gerçek bir borç için verilmez mi?.
Bu konuda değerli Yorumlarınıza ihtiyacım var. Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1853, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : lawyer233538, Tarih : 14-09-2025 10:22
Meslektaşlarım merhabalar. Malik olan müvekkilim, 5 yıl önce evini kiraya vermiştir. Kira sözleşmesinde kiraya veren olarak müvekkilim gösterilmiş, kira bedellerinin yatırılacağı hesap da müvekkilimin hesabı olarak belirtilmiştir. Kira bedelleri de düzenli olarak müvekkilimin hesabına yatmıştır. Ancak sözleşmeyi müvekkilimin eşi imzalamış olup, eşi geçen sene vefat etmiştir. Kira tespit davası açmayı planlıyoruz.

Sorum şu: Dava sürerken karşı taraf ‘ben sözleşmeyi maktul ile imzaladım’ şeklinde itirazda bulunursa, maktulun müvekkilimin doğrudan temsilcisi olarak hareket ettiğini ispatta sorun yaşar mıyız.
İkinci sorum şu; Dava dilekçesinde, sözleşmenin müvekkilim adına maktul tarafından temsil yetkisiyle imzalandığını özellikle belirtmeli miyim?
Yanıtların için şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :2127, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : norrinradd, Tarih : 13-09-2025 18:03
Merhaba meslektaşlarım. Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunda suçun oluştuğu an, paranın mağdurun banka hesabından çıktığı an mıdır yoksa failin banka hesabına geçtiği an mıdır? Para mağdurun hesabından çıktı ancak faile geçmeden güvenlik sebebiyle mağdura iade olmuşsa bu durumda suç tamamlanmış mı olacak çünkü para hesaptan bir kere çıktı sonradan iade olmasının suçun tamamlanmasına etkisi yok sanırım. Ancak suçun tamamlanması için failin hesabına paranın varması gerekiyorsa, para failin hesabına varmadan mağdura iade olduğu için bu sefer suç teşebbüste kalmış olacak. Bunu merak etmiştim meslektaşlarım. Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :3260, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avturgayk, Tarih : 12-09-2025 11:12
Arkadaşlar Merhaba, İlk derece Mahkemesinde verilen kararlara karşı İstinaf başvuru yolunda kesinlik sınırı karar tarihi iken ne yazık ki2025 Haziran ayından itibaren dava tarihi olarak uygulanmaya başlandı. Bu uygulamanın başladığı 2025 Haziran ayından sonra ki bir Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında ise kesinlik sınırının KARAR tarihi olması gerektiği yönünde çok yeni bir kararı verilmiş. Eğer böyle bir karar var ise yani eskiden uygulandığı gibi kesinlik sınırının karar tarihine göre belirlenmesi gerektiği yönünde ise YHGK kararı, kesinlikle olması gereken adil bir karar olacaktır. Ülkemiz de ilk derece ya da istinaf incelemesi fark etmez, en az 2 yıl bazen 3-4 yıla uzadığı dikkate alındığında doğru olan da bu olacaktır. Bahsi edilen YHGK nun bu yeni kararına ulaşabilen var ise paylaşırsanız çok yararlı olacaktır. Saygılarımla
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :2331, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : AvukatMertAli, Tarih : 10-09-2025 12:46
Meslektaşlarım merhabalar.
Müvekkil şirketin fatura alacakları konusunda 2 alt başlık ile sorularımı iletmek isterim.

1-)Tıbbi malzeme satımı için hekim ile anlaşılan meblağ için hekim tarafından senet düzenlenmiş olup malzemelerin tesliminden sonra hekime fatura düzenlenmiş ve hekim tarafından ödemeler yapılmamıştır. Burada en hızlı yöntem olarak ne tavsiye edersiniz? Öncesinden ihtarname çekmek gerekir mi? Doğrudan icra takibi yapmayı düşünüyorum ancak fatura alacağı olarak örnek7 mi yoksa örnek 10 olarak takip başlatmam daha avantajlı olacaktır?

2-)Bir diğer hekim tarafından malzemeler teslim alınmış ve hastaya işlem uygulanmış ancak hekim tarafından süreç uzatılarak herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Müvekkil tarafından faturalar düzenlenmiş ancak bunlardan bir tanesine itiraz süresi geçmiş ve hekim tarafından posta yoluyla faturayı iade ettiğini ve aralarında herhangi bir sözleşme olmadığını ihtar etmiştir(İhtar noter aracılığı ile yapılmamıştır.). Bu olayda da doğrudan icra takibi başlatmayı düşünüyorum çünkü elimizde malzemelerin teslimine dair kargo numaraları mevcut.

Konulara ilişkin tecrübeleriniz veya emsal kararlar var mıdır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1834, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : yunusmete, Tarih : 09-09-2025 17:19
Merhaba, süresi içerisinde
01/05/2025 te açılmış bir ihtiyaç sebebiyle tahliye davası pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi halinde reddedilen kararın kesinleşmesinden itibaren yeniden aynı dava bu sefer doğru husumete yöneltilerek açabilir mi?
Yoksa tekrardan 05/2026 yılında dava açma süresini bekleyip mi tekrar dava açılması gerekiyor bilgileriniz için çok teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1875, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : milatsu, Tarih : 01-09-2025 14:08
Meraba arkadaşlar. Hepinizin yeni adli yılı hayırlı uğurlu olsun.
Müvekkilin emekli maaşının tamamına SGK tarafından haciz ve bloke konmuştur.

SGK'ya emekli maaşın tamamına haciz konmasının mevzuata aykırı olduğunu bildirdik,sessizliğini koruyor.Bankaya başvurduk maaş hesabına haciz koyamazsın diye, kuruma başvurun deyip geçti cevaben.
E haciz olduğu için şikayet yoluna da başvuramadım. Müvekkil dava açalım diyor. Kanuna aykırı bir uygulamada bir idari karar bulunmadığından idare mahkemesi mi, iş mahkemesine mi, haczin kaldırılması talebi yeterli olur mu nasıl bir dava açmalıyım. Yardımcı olan meslektaşlarıma teşekkürler şimdiden.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1999, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : ihtimallerperisi, Tarih : 31-08-2025 10:41
Foruma baktığımda muavinlerin işçilik alacaklarını nasıl alacaklarına dair veyahut hangi kanun kapsamında alacaklarına dair bir başlığa rastlamadım. O sebeple sormak istedim. Sgk Primlerini ara ara yatıran otobüs firması ama maaşı otobüs şoförü veriyor. Bir hayli süredir muavin maaşını alamıyor. Bu durumda otobüs şoförü alt işveren firma asıl işveren kabul edilerek iş mahkemelerinde işçilik alacağı davası ve sgk primleri için hizmet davası mı açılmalı? Yoksa şoför esnaf olarak kabul edilip nasıl bir yol izlenmeli? Buna dair net bir bilgi bulamadığımdan meslektaşlarıma danışmak istedim. Umarım aydınlatacak meslektaşlarım vardır
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :2098, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avokadoavok, Tarih : 31-08-2025 10:11
Meslektaşlarım merhabalar ve iyi tatiller öncelikle, nasıl bir yol izlemem gerektiği konusunda kararsız kaldığım için sizlere danışmak istedim. Müvekkilin tarlasının kenar bölgelerinde olmak üzere 3 farklı direk Türk Telekom tarafından yaklaşık 5 yıl önce yerleştirilmiş ve 5 yıldır da herhangi bir bedel olmadan orada kalmıştır. Bu noktada akla ecrimisil gelse de bu noktada mahkemenin ilgili servisi kötüniyetli görmeyeceği kanaatindeyim. Bu sebeple siz olsanız nasıl bir yol izlerdiniz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :2126, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06606197 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.