Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Nikahsız birliktelikten olma çocuğun velayeti nasıl alınabilir?

Yanıt
Old 06-12-2006, 17:39   #1
mslmklvz

 
Varsayılan Nikahsız birliktelikten olma çocuğun velayeti nasıl alınabilir?

A ile B nikahsız olarak birlikte yaşamaktadırlar. Bu birliktelikten C isimli bir çocuk olmuştur.Çocuk olduktan kısa bir süre sonra çift ayrılmıştır.Baba A cezaevindedir.Anne 6 yaşındaki C yi yanına almak ve nüfusuna geçirmek istemektedir.C şu anda babaannesi ile yaşamaktadır.
Anne çocuğun velayetini almak için nasıl bir yol izlemelidir.?
Zaman ayırıp cevap veren bütün meslektaşlara teşekkürler.
Old 06-12-2006, 18:07   #2
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Konuyla İlgili Karar

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/1990
K. 2002/3485
T. 14.3.2002
• EVLİLİK DIŞI DOĞAN ÇOCUĞUN VELAYETİ ( Velayetin Anaya Ait Olması )
• VELAYET ( Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayetinin Anaya Ait Olması )
• TÜRK MEDENİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDEN ÖNCE SAHİH OLMAYAN NESEPLİ ÇOCUKLAR ( Yeni Medeni Yasanın Yürürlüğe Girmesinden İtibaren Bu Kanunun Soy Bağına İlişkin Hükümlerinin Uygulanması )
4721/m.12,337/1
ÖZET : Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti anaya aittir. Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce sahih olmayan nesepli çocuklar hakkında Yeni Medeni Yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanunun soy bağına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu esas gözönünde tutularak davanın çözümlenmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkamece verilen ve hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR : 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı yeni Türk Medeni Kanununun 337. maddesinin 1. fıkrasına göre "... ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir..." Türk Medeni Kanunu ile aynı tarihte yürürlüğe giren 4722 sayılı "Türk Medeni Kanununun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 12. maddesinde.." Türk Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce sahih olmayan nesepli çocuklar, yürürlük tarihinden başlayarak bu kanunun soybağına ilişkin hükümlerine tabi olacağı" öngörülmüş, aynı maddenin 2. fıkrasında da "..: bu çocuklar vesayet altında iseler; velayetin kaldırılmasını ( nez'ini ) gerektiren sebepler olmadıkça en eç 1 yıl içinde velayet hükümlerine tabi olacakları..." belirtilmiştir. Dava kamu düzeni ile ilgilidir.

Davacı ve davalıya ait nüfus kayıtlarının getirtilmesi, boşanma kararının kesinleştiği tarihin tesbiti, çocuğun doğum tarihinin saptanması ve nüfusa nerede kayıtlı olduğunun belirlenmesi; ve davanın yukarıdaki hükümler gözetilerek sonuca bağlanması gerektiği gözetilmelidir.

SONUÇ : Temyiz olunan hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle ( BOZULMASINA ), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 14.3.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 06-12-2006, 18:14   #3
mslmklvz

 
Varsayılan

Sayın Suat ergin öncelikle cevabınız için teşekkür ederim.
Burada belirtmeyi unuttum bir husus daha var .Çocuk nüfusa kayıtlı değil.Bu durumda sizce ne yapılabilir?
Old 06-12-2006, 18:35   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

NÜFUS HİZMETLERİ KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
Bakanlar Kurulu Karar Numarası ve Tarihi: 2006/11081 - 29.9.2006
Dayandığı Kanun Numarası ve Tarihi: 4721 - 22.11.2001 / 5490 - 25.4.


Evlilik dışında doğan çocuklar

MADDE 23- (1) Evlilik dışında veya evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz günden sonra doğan veya baba tarafından mahkeme kararı ile soybağı reddedilen çocuk; anasının bekarlık hanesine, anasının soyadı ve onun bildireceği baba adı ile tescil edilir.

(2) Anası boşanarak bekarlık hanesine dönmüş ise çocuk, anasının kayıtlı bulunduğu haneye, anasının soyadıyla, ancak anası önceki evliliğinden çift soyadı taşıyorsa anasının bekarlık soyadıyla tescil edilir.

(3) Anası halen bir başkası ile evli ise çocuk, anasının bekarlık hanesine, bekarlık soyadı ve anasının bildireceği baba adı ile tescil edilir.

(4) Evlilik dışında Türk babadan ve yabancı anadan doğan çocuk:
a) Babanın ana ile evlenmesi durumunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 292 nci maddesine göre kendiliğinden Türk vatandaşı olur ve baba hanesine tescil edilir.
b) Ananın veya çocuğun istemesi üzerine, Türk Medeni Kanununun 301 inci maddesi uyarınca mahkemece baba ile arasında soybağının belirlenmesi ya da Türk Medeni Kanununun 295 inci maddesi uyarınca tanınması halinde, baba tarafından babasına bağlı olarak doğumundan itibaren Türk vatandaşı olur. Bu durumda usulüne göre doğum tutanağı düzenlenerek babasının hanesine, baba soyadıyla tescil edilir.
Old 07-12-2006, 12:23   #5
av.c_ergul

 
Varsayılan

Merhabalar;

Sayın Suat Ergin herzaman olduğu gibi bu soruyu da çok güzel cevaplamış. Aslında bu cevabın üstüne artık cavap yazılmaz. Kendisinin affına sığınarak bir karar da ben eklemek istiyorum. Saygılarımla

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2005/18-383
K. 2005/404
T. 22.6.2005
• EVLİLİK DIŞINDA DOĞAN ÇOCUK ( Anne Hanesine Kaydedileceği Ve Annesinin Soyadını Taşıyacağı )
• ANNE SOYADINI TAŞIMA ( Evlilik Dışında Doğan Çocuğun Anne Hanesine Kaydedileceği Ve Annesinin Soyadını Taşıyacağı )
• VELAYET ALTINDAKİ ÇOCUKLARIN SOYADININ DEĞİŞTİRİLMESİ ( Evlilik Dışında Doğan Çocuğun Anne Hanesine Kaydedileceği Ve Annesinin Soyadını Taşıyacağı )
4721/m. 321
1587/m. 20
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 8
ÖZET : Çocuk, anne ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır. Evlilik dışı doğan çocuğun, anasının kütüğüne, anasının soyadı ile yazılması gerekir. Eldeki davada, çocukların evlilik dışı doğduğu ve ana hanesine kaydedildiği anlaşılmaktadır. Davacı annenin, velayeti altındaki çocukların soyadlarının değiştirilmesi için dava açmasına yasal olanak olmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Taraflar arasındaki "soyadı değiştirilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 18.5.2004 gün ve 2004/230-2004/462 sayılı kararın incelenmesi davalı Y. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2004 gün ve 6280-7446 sayılı ilamı ile,

( ...Türk Medeni Kanunu'nun 321. maddesi hükmüne göre, ana ve baba evli değilse çocuk ananın soyadını taşır. Dosyada bulunan 30.03.2004 değiştirme tarihli nüfus kayıt tablosunda soyadının düzeltilmesi istenilen küçüklerin evlilik dışı doğduğu ve ana hanesine yazıldığı görülmektedir. Bu nedenle davacı annenin kendi soyadı baki kalmak üzere velayeti altındaki çocuğunun soyadının değiştirilmesi konusunda açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yasanın buyurucu hükmüne rağmen yerinde bulunmayan gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA... )

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; soyadın değiştirilmesi istemine ilişkindir.

A- DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı R. vekili; davacı annenin velayeti altında bulunan küçükler Mehmet ve Uğur'un evlilik dışı doğmuş olup, ana hanesinde nüfusa kayıt edildiklerini, davalı babanın küçükleri tanımış olmasına karşın, başkasıyla evlenmesi nedeniyle çocukların baba hanesine kaydedilemediği gibi, soyadı farklılığı nedeniyle resmi işlemlerin yapılamadığını ileri sürerek, davacı ve davalıların müşterek çocukları Mehmet ve Uğur'un "E." olan soyadlarının, babalarının soyadı "K." olarak değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

B- DAVALI CEVABININ ÖZETİ:

Davalı Y. vekili; evlilik dışı doğan çocukların, baba tarafından tanınmış bile olsa, annenin kızlık soyadını taşımaları gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C- YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ:

Yerel mahkeme; "evlilik dışı doğan çocuklarını tanıyan davalı babanın, çocuklarının, soyadını kullanmalarına karşı çıkmasının, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve ayrıca Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 8. maddesine göre, çocuğun kimliğine, ismi ve aile bağları dahil, koruma hakkına saygı gösterilmesi gerektiği" gerekçesiyle "davanın kabulüne" karar vermiştir.

D. TEMYİZ EVRESİ, BOZMA VE DİRENME:

Davalı vekilince temyiz edilen karar, özel dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; yerel mahkeme önceki gerekçesini tekrarlayarak direnme kararı vermiştir.

E. GEREKÇE:

Özel daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık; davacı annenin, kendi soyadı baki kalmak üzere, evlilik dışında doğan ve velayeti altında bulunan çocuklarının soyadının değiştirilmesini isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle belirtilmelidir ki, soyadı, kanun gereği doğumla kazanılan addır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, "Soybağının Hükümleri" başlığı altında düzenlenen 321. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; "Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır" hükmü öngörülmüştür.

1587 sayılı Nüfus Kanunu'nun 20. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, evlilik dışında doğan çocuğun, anasının kütüğüne, ananın soyadı ile yazılması gerektiği belirtilmiştir.Az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye paralel olarak uygulamaya konulan, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 21.08.2002 gün ve 147 sayılı Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetlerine Ait Görev ve Çalışma Yönergesi'nin 21. maddesinde; evlilik dışında doğan çocuğun, anasının kayıtlı bulunduğu haneye, anasının soyadı ile tescili öngörülmüştür.

Görüldüğü üzere, anılan yasal düzenlemeler karşısında, evlilik dışında doğan çocuğun ananın soyadını taşıyacağı, çocuğun reşit olduktan sonra kendi soyadı usulüne uygun olarak açacağı bir dava sonunda verilecek kararla değişmedikçe çocuğun soyadının değiştirilemeyeceği kuşku ve duraksamadan uzaktır.

Aksinin kabulü, kamu düzeni ile ilgili olan Türk Medeni Kanunu'nun 321. maddesinin yasakladığı sonuca, kanunun başka kuralına dayanarak ulaşılması; eş söyleyişle kanunun emredici kuralının dolanılması sonucunu doğuracağı açıktır.

Somut olayda, soyadının düzeltilmesi istenilen küçüklerin evlilik dışında doğdukları ve ana hanesine yazıldıkları anlaşılmaktadır.

Bu haliyle, davacı annenin, velayeti altındaki çocukların soyadının değiştirilmesi davasını açmasına yasa olanak vermediğinden; davanın reddi gereğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki karada direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.06.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx
Old 07-12-2006, 12:24   #6
avslh

 
Varsayılan

evlilik dışı doğan çocuğun velayeti anaya aittir. nüfusa kayıtlı olmadığından öncelikle nüfusa kaydettirip, akabinde velayetten dolayı gerekli icra takibi yapılmalı diye düşünüyorum.
Old 07-12-2006, 14:27   #7
mslmklvz

 
Varsayılan

Sayın Suat Ergin ve sayın c ergül verdiğiniz aydınlatıcı cevaplar için teşekkür ederim.Sayın avslh velayetten dolayı gerekli icra takibinden kastınız nedir.Velayet zaten anaya ait olduğundan velayet davası açmak gereksiz görünüyor.Ancak babanne çocuğu anneye vermek istemiyor.Çocuk babannenin yanında olduğundan anne çocuğu kendi hanesine kaydettiremiyor.Bu konudaki yorumlarınız nelerdir.?
Old 18-06-2011, 13:29   #8
İbrahim Şöllü

 
Varsayılan

Evlilik dışı doğan çocuk annenin rızasıyla babanın kütüğüne kaydedilmişitr. Babanın nüfusunda olan bu çocuk 13 yaşındadır ve anne tarafından hiç bir dönem bakılmamış, istenmemiştir. Anne, şimdi çocuğun velayetine MK 337 gereği sahip olduğunu beyan ederek, babayı şikayet etmiş ve çocuğu almıştır. Babanın bu durumda velayet hakkı bulunurmu?
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İhraç Edilen Polis Memuru Nasıl Geri Alınabilir? selin ulu Meslektaşların Soruları 4 10-11-2010 22:55
Yargıtay: Nikâhsız birlikte yaşamak ‘gayriahlaki’dir ahmetsacit Hukuk Haberleri 18 14-01-2007 14:04
velayeti annede olan çocuğun annenin soyadını almak istemesi barisugan Meslektaşların Soruları 1 23-11-2006 10:50
Çocuğun Velayeti NACİ Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 17:36
Velayeti Verilen Çocuğun Habersizsünneti Ve Adının Değiştirilmesi özdemir Hukuk Soruları Arşivi 3 14-02-2002 01:22


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10769010 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.