Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

İhtiyati Tedbir

Yanıt
Old 21-09-2013, 11:33   #1
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan İhtiyati Tedbir

İHTİYATİ TEDBİRLER


1.Hukuk Mahkemeleri, sadece adli yargı alanında kalan uyuşmazlıklarda ihtiyati tedbir kararı verebilirler; idari yargı alanına giren uyuşmazlıklarda ihtiyati tedbir kararı vermez. Bu konularda, idari yargı yerlerince verilmiş, yürütmenin durdurulması kararları olması gerekmektedir.
21. Hukuk Dairesi, Teminat alınmak koşuluyla kamu alacağının tahsiline yönelik ödeme emrinin durdurulması şeklinde karar verilebileceği görüşündedir. (21. HUKUK DAİRESİ E. 2013/3045 K. 2013/4079 T. 6.3.2013)

2. HUMK.m101 ihtiyati tedbirin şartlarını hem de konusuna göre tedbirin şeklini ayrı ayrı belirtmiş HUMK.m.103 de torba bir ihtiyati tedbir maddesi koymuştu. HMK.389 bu karışıklığa son vererek genel bir düzenleme yapmıştır.
Düzenlemeye göre “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” denmektedir.

3. Uygulamada ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir birbirine karıştırılmaktadır. İhtiyati haciz para alacakları için söz konusu iken, ihtiyati tedbir, ayni çekişmeli mallar için(Taşınır ve taşınmaz mallar için) söz konusu olur. (Aynı doğrultuda 11. Hukuk Dairesi 13.04.2004, 1820/4014)--------- Aynı doğrultuda (21. HD, 19.01.2012, 1008/511)-------Aynı yönde (23. HD, 11.6.2012, 2963/4071)------- aynı yönde (4. HD, 8.2.2012, 867/1672)------ aynı yönde 23. HUKUK DAİRESİ E. 2013/681 K. 2013/811 T. 14.2.2013-------------9. Hukuk Dairesi ise, para alacaklarında dahi ihtiyati tedbir kararı verebileceği görüşündedir. (9. HD, 25.12.2011, 47825/41222) 21. Hukuk Dairesi 9. Hukuk Dairesi ile aynı görüşte olup ihyati haciz mahiyetinde tedbir kararı verilebileceği görüşündedir. (21. HUKUK DAİRESİ E. 2013/3708 K. 2013/4084 T. 06.03. 2013)----------------- 6. Hukuk Dairesi 9. Hukuk Dairesi ile aynı görüştedir. (6. HUKUK DAİRESİ E. 2012/18775 K. 2013/757 T. 23.1.2013)


4. Davanın esasını çözer şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemez. 13. Hukuk Dairesi de uyarlama davalarında, davanın esasını çözer şekilde tedbir karar veremeyeceği görüşündedir. (13. HD, 1.6.2012, 12474/14232) Ancak Pekcanıtez-Atalay- ÖZEKES, düzenleme amaçlı ihtiyati tedbir kararı verilebileceği gerekçesiyle bu kararı eleştirmiştir. (Pekcanıtez-Atalay- ÖZEKES, Medeni Usul Hukuku 13. Bası- Sh. 875)

5. İhtiyati tedbir talebi dava açılmadan önce yapılıyorsa, uyuşmazlığın esasını çözmede yetkili ve görevli mahkemeye; dava açıldıktan sonra talep ediyorsa, davanın görülmekte olduğu mahkemeye yapılır.
Dava açılmadan önce yapılan taleplerde, mahkemenin yetkisi kesin ise, bu talebi resen reddetmeli; mahkemenin yetkisi kesin değilse, itiraz üzerine, tedbir talebi hakkında karar verir.

6. Talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunması hallerinde, karşı tarafı dinlemeden ihtiyati tedbir kararı verebilir. Karşı tarafın tedbirden haberi olunca, tedbir amacını ortadan kaldırmaya yönelik bir takım işlemlerde bulunmaya yöneldiği, yönelebileceği durumlarda, mahkeme karşı tarafı dinlemeden tedbir kararı verir.

7. Tedbir talep eden tedbir sebebini ve türünü tedbir dilekçesinde açıkça belirtmek ve davanın esasını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

11. Hukuk Dairesi de, hakim kararında sebep ve sebeplerin ne şekilde gerçekleştiğini denetlemek zorundadır, demektedir. (11. HD, 24.4.2012, 15388/6651)
1. Hukuk Dairesi de tedbir kararı verilebilmesi tam bir ispat aranmamakta, hakim iddianın doğruluğunu ağırlıklı bir ihtimal olarak kabul etmektedir, demektedir. (1. HD, 10.1.2012, 2012/346 E ve 2012/7 K)


8. İhtiyati tedbir talebi reddedilirse, kanun yoluna gidilir. Burada kanun yolu istinaftır. Ancak, istinaf yolu yürürlüğe girmediğinden, temyiz yolu uygulanacaktır. Ancak uygulamada bazı daireler, ihtiyati tedbir kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulmaz, demektedirler. Örneğin 16. Hukuk Dairesinin 27.6.2013 tarih ve 2013/5462 E ve 2013/7453 K SAYILI İLAMI)


9. Mahkeme ihtiyati tedbir kararında;
Tedbirin açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandırıldığı, tereddüde yer bırakmayacak şekilde neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, talepte bulunanın ne tutarda ve ne tür teminat göstereceği yazılır.
Mahkeme ne tür bir tedbir kararı verebilir? Tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılmaması veya yapılması şeklinde tedbir kararı verebilir. Tedbir türü sınırlandırılmamıştır. Sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verilebilir.
19. Hukuk Dairesi, tedbir olarak uyuşmazlık konusu aracın davacıya verilebileceğine karar vermiştir. (19. HUKUK DAİRESİ E. 2013/2234 K. 2013/4768 T. 19.3.2013)
11. Hukuk Dairesinin 30.1.2012 tarih ve 2012/327 E ve 2012/ 1023 K sayılı ilamında belirtildiği ihtiyati tedbir kararı gerekçeli olarak yazılmak zorundadır. ------- Aynı doğrultuda (15. HUKUK DAİRESİ E. 2013/682 K. 2013/1379 T. 27.2.2013)


10. İhtiyati tedbir, dava açmadan önce talep edilmişse, talep eden tedbir uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açmak ve davayı açtığına ilişkin belgeyi kararı uygulayan memura ibraz etmek ve karşılığında belge almak zorundadır. Aksi halde, tedbir kendiliğinden kalkar.

11. İhtiyati tedbir kararının etkisi aksi belirtilmiş olmadıkça nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.

12. İhtiyati Tedbir kararı verildiği tarihten itibaren on gün içinde uygulanması için başvurulmazsa, kendiliğinden kalkar. Kararı yargı çevresindeki icra müdüründen uygulanması istenir, ancak mahkeme yazı işleri müdürü tarafından uygulanmasına da karar verebilir. Bu başvuru için herhangi bir harç alınmaz.

13. İhtiyati tedbir kararlarına ilişkin emirlere uyulmaması bir aydan altı aya kadar disiplin hapsini gerektirir.

14. Kendisi dinlenmeden aleyhine tedbir kararı verilen kişi verilen tedbir kararına itiraz edebilir. İtiraz süresi, kararın uygulanmasından;tedbirinin uygulanmasından haberi yoksa, tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağının kendisine tebliğinden itibaren bir hafta içinde tedbire itiraz edebilir. Üçüncü kişiler yönünden itiraz süresi öğrenme tarihinden itibaren başlar.
11.Hukuk Dairesi Yüze karşı verilen ihtiyati Tedbir kararına karşı itiraz ve temyiz yoluna gidilemeyeceğine karar vermiştir.( 11. HUKUK DAİRESİ E. 2012/14392 K. 2013/597 T. 14.1.2013)
Tedbire itiraz, tedbirin şartlarına, teminata ve yetkiye ilişkin olarak yapılabilir. Üçüncü kişi ise, yetkiye itiraz edemez.
İtiraz tedbirin uygulanmasını durdurmaz ancak mahkeme geçici durdurma kararı verebilir.
İtiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.

15. İtiraz, dilekçeyle yapılmalıdır. İtiraz dilekçesinde itirazın sebepleri açıkça ve somut olarak gösterilmeli ve itirazın dayanağı deliller dilekçeye eklenmek zorundadır.
15. Hukuk dairesi itiraz üzerine itiraz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının zorunlu olduğuna karar vermiştir. ( 15. HD, 6.2.2012, 168/639) ------ aynı doğrultuda (6. HD, 26.11.2012, 2012/9519 E, 2012/15466 K)

16. Durum ve şartların değiştiği gerekçesiyle de tedbire itiraz edebilir. Ancak burad farklım olarak mahkemenin verdiği karara karşı kanun yoluna gidilemez. Kanun yoluna gidilemeyeceği hususu 11. Hukuk Dairesinin kararında açıkça ifade edilmiştir. (11. HD, 4.6.2012, 6529/9660) Aynı yönde (19. HD, 05.3.2013, 2013/1088 2013/4111 K)


17. Teminat gösterilerek de tedbirin kaldırılması ya da değiştirilmesi istenebilir. Burada da mahkemenin vereceği kararlara karşı kanun yoluna gidilemez.

18. İhtiyati tedbir talep eden de teminat göstermek zorundadır.

19. İhtiyati tedbir masrafları, mahkeme masrafları arasında sayılmıştır. Bu kapsamda yediemin ücreti de mahkeme masrafı olup davayı kaybedenden bu ücret istenebilir.

20. İhtiyati tedbir kararlarına karşı tavzih yoluna başvurulabilir. (15. HUKUK DAİRESİ E. 2013/1151 K. 2013/1502 T. 5.3.2013

21. İhtiyati Tedbir kararı ile zamanaşımı kesilir.

22. Temyiz yoluna başvurulurken, ihtiyati tedbir talep edilemez. (aynı yönde 7. HD, 06.12.2011, 2011/3267 E ve 2011/7731 K)
Karslı, istinaf mahkemesi sürecinde tedbir talep edilebileceği görüşündedir. (Abdurrahim Karslı- Medeni Muhakeme Hukuku. 3. Bası- Sh. 754)

23. Tedbir nafakası kararı, HMK.m.389 vd bahsedilen ihtiyati tedbir kararı değildir. (HGK. 12.9.2000, 12-1145/1159)

24. İcra mahkemesinde şikayet ile birlikte yapılan icranın durdurulması kararı, İhtiyati Tedbir hükümlerine tabi değildir. (HGK. 29.3.2006, 12-31/112)
Old 20-11-2013, 08:39   #2
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

1) T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10632
KARAR NO : 2013/12038 Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17 / 10 /201 2
NUMARASI : 2011/285-2011/285
DAVACI :
DAVALI : )
DAVA TÜRÜ : Kira uyarlaması (ihtiyati tedbir konulması kararına itiraz)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira uyarlaması (ihtiyati tedbir konulması kararına itiraz) davasına dair karar, davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan hastanenin zemin katındaki bir bölümün restaurant ve kafetarya olarak kullanılmak üzere 13/05/2010 tarihli kira sözleşmesi ile yıllık 1.125.000 TL bedelle kiralandığını, davalıların kiralananın kiralama amacına uygun olarak kullanılmasını engellediğini,bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek yıllık 1.125.000 TL olan kira bedelinin 13/5/2010 tarihinden itibaren 450.000 TL'ye indirilmek suretiyle tespit edilmesini ve kira bedellerinin ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece istemin kabulü ile kira bedellerinin taksitlerinin 1/2 oranında ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Mahkemece davalı Hazine vekilinin tedbirin kaldırılmasına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir; 6100 sayılı HMK’nın 389/1 maddesinde “ mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde düzenlenmiş olup, davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerine yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.Mahkemece, davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi HMK’nu 394/5’ne aykırı olduğundan, mahkemece davalı vekilinin itirazının kabul edilerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan


2) T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/12760

K. 2012/14961

T. 3.10.2012


DAVA : Taraflar arasında görülen davada; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.05.2012 tarih ve 2012/107 Esas sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Vedat Yalçın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı ( karşı davalı ) vekili, davalının müvekkilinin tescilli tasarımını taklit ederek ürettiği ürünleri piyasaya sunarak davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüzünün tespit ve önlenmesini, tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara tedbiren ve nihai olarak el konulmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı ( karşı davacı ) vekili, davacının tasarım hakkına tecavüz edilmediğini, davacı tasarımı ile davalı tarafından üretilen ürünlerin benzer olmadığını, uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak, davanın ve tedbir isteminin reddini talep etmiş, karşı davasında ise, karşı davalıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunmadığından hükümsüzlüğünü istemiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davacının tasarımına tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlerin tedbiren toplatılmasına ve yed-i emine teslimine karar verilmiş, bu karara karşı tedbir kararının süresinde infaz edilmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içerdiği ve tedbir koşullarının oluşmadığı sebeplerine dayalı olarak davalı tarafça itiraz olunmuş, mahkemece tedbir kararının tebliğinden itibaren süresi içerisinde infazının istendiği ve tedbir koşullarında değişiklik olmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ( karşı davacı ) vekili temyiz etmiştir.

6100 Sayılı HMK'nun 393. maddesinin ( 1 ) fıkrasında “İhtiyati tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi halde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar” hükmü getirilmiş olup, bir haftalık sürenin başlaması için kararın tebliği şartı öngörülmemiştir. Somut uyuşmazlıkta, mahkemenin 25.05.2012 tarihli ihtiyati tedbir kararı davacı tarafça 08.06.2012 tarihinde tebellüğ olunmuş, kararın uygulanması ise 12.06.2012 tarihinde istenmiştir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının anılan maddede belirtilen bir haftalık süre içerisinde istenmediği, böylelikle tedbirin kendiliğinden kalktığı gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyatı tedbire itiraz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İhtiyati tedbir Adalet Bakanı Meslektaşların Soruları 0 27-04-2013 20:30
Sözleşmenin Yorumu-İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz İstemlerinin Beraber Yapılabilmesi Hakkında Engin Kaçan Meslektaşların Soruları 0 19-02-2013 14:58
Vekalet ücreti için İhtiyati haciz ve İhtiyati tedbir Av.Mustafa yağan Meslektaşların Soruları 6 23-12-2011 08:19
Talep edilen İhtiyati Tedbir yerine re'sen İhtiyati haciz kararı verilebilir mi? guyar Meslektaşların Soruları 4 10-05-2010 08:04
Teminatsız İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Mümkün mü? turbo Meslektaşların Soruları 1 31-12-2008 15:50


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08639312 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.