Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Anayasa Mahkemesi’ne 6487 sayılı yasanın 21 ve 22.maddelerinin iptali için dava açılmıştır.

Yanıt
Old 25-07-2013, 14:05   #1
Av. Tevrat DURAN

 
Dikkat Anayasa Mahkemesi’ne 6487 sayılı yasanın 21 ve 22.maddelerinin iptali için dava açılmıştır.

Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/78 Esas sayılı dosyasından 4.11.1983 günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na, 24.5.2013 günlü, 6487 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemi” ile Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmıştır.

yine

Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/79 Esas sayılı dosyasından “4.11.1983 günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun, 24.5.2013 günlü, 6487 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle değiştirilen geçici 6. maddesinin onuncu fıkrasının “Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” biçimindeki dördüncü cümlesinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemi” ile Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmıştır.

Her iki dosyadan yapılan iptal başvurusu 17 Temmuz 2013 Çarşamba Günü Saat 09.30’da Yapılan Mahkeme Toplantısı Ek Gündeminde dosya ilk incelemeyi geçerek esas incelemesi aşamasına geçmiştir.

Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/80 Esas sayılı dosyasından “24.5.2013 günlü, 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 21. maddesinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemi” ile Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru ise 17 Temmuz 2013 Çarşamba Günü Saat 09.30’da Yapılan Mahkeme Toplantısı Ek Gündeminde değerlendirilen ilk inceleme aşamasında ” İtiraz başvurusunun, 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE” karar verilmiştir.

İptal başvurusu yapan Ankara 11.Asliye Hukuk Mahkemesi değerli hakimi Ahmet Selim Şenkaya’yı ve Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimini hukukçu duyarlılığı nedeniyle tebrik ederim. 25.07.2013
Not:Bu haber ilk defa www.tevratduran.com'da yayınlanmıştır.
Old 13-08-2013, 12:35   #2
Av. Tevrat DURAN

 
Varsayılan

Bakırköy 10.Asliye Hukuk Mahkemesi 30.07.2013 tarihli kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile getirilen Geçici 6. maddenin 12. fıkrasının tamamı ve 10.fıkrasının “bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır” cümlesinin iptali için Anayasanın 152. maddesi gereğince yürütmeyi durdurma talepli olarak Anayasa Mahkemesi’ne götürme kararı vermiştir.

Geçici 6. maddenin 12.fıkrası şu şekildedir “24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemeler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır”

1982 Anayasasının 152. maddesi “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlığını taşımakta ve “Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.

Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.

Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.

Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.” Şeklindedir.
Old 13-09-2013, 06:45   #3
uğur deniz

 
Varsayılan 6487 Sayılı Yasanın 22.maddesi ile eklenen geçici 7.madde

6487 Sayılı Yasanın 22.maddesi ile 2942 Sayılı Yasa ya eklenen geçici 7.madde 12.09.2013 günü Anayasa Mahkemesinde görüşüldü.
Old 13-09-2013, 07:58   #4
Av. Tevrat DURAN

 
Varsayılan

Yerel mahkemelerce (Büyükçekmece ve Ankara 2.Asliye hukuk Mahkemelerin e) 2942 S yasanın geçici 7. Maddesinin iptali istemi Anayasa Mahkemesinde görüşüldü. Geçici 6.maddenin iptali için açılmış davada sonuç var mı
Old 13-09-2013, 12:00   #5
uğur deniz

 
Varsayılan geçici 7.madde

Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin itirazında Anayasa Mahkemesi birleştirme kararı verdi ve Esastan incelemeyi kabul etti.
Old 26-09-2013, 14:44   #6
avbf

 
Varsayılan

6487 s.kanun anlayabildiğim kadarı ile hukuki el atmalarda idari mahkemelerin görevli olduğunu ancak 3194 sayılı İmar kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra dava açılabileceğini hüküm altına almıştır.

1- Kanunun yürürlüğünden önce açılmış olan hukuki el atmaya ilişkin tazminat davalarında mahkemelerce verilen görevsizlikle idari yargı yoluna gidilmesi yönündeki kararlar kesinleştiğinde,idari yargıya başvurmak için 30 günlük süre içinde idari mahkemede tam yargı davası açmamız gerekecek.
Anlayamadığım hususlar ise;

Peki biz o zaman idareye İmar kanunundaki idari başvuru ve işlemler için başvurduğumuzda idare ( bize 60 gün içinde cevap vermek zorunda olduğundan ) 30 gün içinde cevap vermezse idare mahkemesine açtığımız tam yargı davası
dava şartı yok diye reddedilebilir mi ?

2- İmar kanunundaki idari başvuru ve işlemler nelerdir?İdareye baş vururken nasıl bir dilekçe vereceğiz, taleplerimiz neler olacak?

Sayın Meslekdaşlarım bu konudaki görüşlerinizi merak ediyorum.İyi çalışmalar.
Old 26-09-2013, 15:00   #7
pallanco

 
Varsayılan

Ben de tam olarak bunu merak ediyorum

Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesine 11.06.2013'te eklenen ve hukuki el atmalara karşı idare mahkemelerinin görevli olacağına dair düzenlemeyi içeren metindeki "3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir" cümlesinin anlamını bilen var mıdır ? Nedir bu idari başvuru ve işlemler ?
Old 28-10-2013, 14:54   #8
silwersnake

 
Varsayılan

Üstadım bu iptal davaları ile ilgili olarak karar verildi mi yoksa yargılama halen devam mı etmekte?
Old 18-11-2013, 12:31   #9
uğur deniz

 
Varsayılan Idari Yarginin Görevine Ilişkin Kararlar

YARGITAY 5.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2013/17495
KARAR NO : 2013/17714
Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/11/2012
NUMARASI : 2012/136-2012/543
DAVACI : Ahmet Ekici vd. Vek.Av.Ertuğrul Karataş
DAVALILAR :1-Keçiören Belediye Başkanlığı Vek.Av. Gürhan Yalçın
2-Gençlik ve Spor Bakanlığı Vek.Av.Dilan Karademir
3-Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vek.Av.Ayla Türkay
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Keçiören Belediye Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı hakkında davanın husumetten reddine, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Keçiören Belediye Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı hakkında davanın husumetten reddine, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz imar planında spor alanı olarak ayrılmış ise de; mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre, taşınmaza davalı idarelerce fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
18. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2013/7225
KARAR NO : 2013/12601

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/01/2013
NUMARASI : 2012/19-2013/48
DAVACI : Özcan Tanyalçın Vek.Av.Suat Sert
DAVALILAR : 1-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vek.Av.Ali Tekin
2-Karabağlar Belediye Başkanlığı Vek.Av.Gülşen Al Tömek

Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, fiilen el atılmadığı halde idare tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 7. ve 8. maddeleri uyarınca düzenlenen 1/1000 ölçekli imar uygulama planına göre kamu hizmetine tahsis edilen taşınmazda bu durumu nedeniyle kullanım hakkının kısıtlanmasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Uygulama ve öğretide; kamu idarelerinin kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmakta olup somut olayda idarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.–2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
../..





-2-
2013/7225-2013/12601


Bu nedenlerle; davacı tarafın mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

ANAYASA MAHKEMESİNİN 2013/93 Esas 2013/101 Karar sayılı kararının özeti(B.Çekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/93 esas sayılı dosyasına ilişkin olmak üzere)
.... 04/11/1983 günlü 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunun 24/05/2013 günlü 6487 sayılı Bazı Kanunlar İle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 21.maddesi ile değiştirilen geçici 6.maddesinin 7.11.ve 13.fıkralarının Anayasa'nın 10. ve 38.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemli başvuru davaya konu olayda davacıya ait taşınmazın imar planları ile “dere mutlak koruma alanı sınırları “ içine alındığı ve bu nedenle davacının taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlandığı , davacının tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının mamelekinde azalma meydana getirebilecdğinin tartışmazı olduğu, ancak davacının mülkü üzerinde tasarruf etme hakkının kısıtlanmasının idarenin bir eyleminden değil idari bir işlem niteliğinde olduğu tartışmasız olan imar planından kaynaklandığı, olayda idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmadığından aksine kanunen yapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bir eylemsizliğinin söz konusu olduğu, öte yandan kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği, oysa mahkemede görülen davaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğinin malikte kalmaya devam ettiği, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalmasının söz konusu olduğu, sonuç olarak davacının taşınmazının imar planlarında dere mutlak koruma alanlarında bırakılması nedeni ile tasarruf hakkının kısıtlanmasının kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilemeyeceği, bunun idari bir işlem olan imar planlarının zorunlu bir sonucu olduğu ve tasarruf hakkının kısıtlanması sebebi ile doğan zararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargı davasına konu edilebileceği sonucuna ulaşıldığı; dolayısıyla bakılmakta olan davada itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin görev alanına girmediği, Anayasa'nın 158.maddes i ile adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrar bulmuş içtihatların bu yönde olduğu, kaldi kı dava konusu kuralları da içeren geçici 6.maddesinin 10.fıkrasının 3.cümlesinde de “uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak sureti ile veya ilgili kanunların uygulanması ile tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemlerin tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabileceği hükmüne yer verildiği, imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılması gerektiği hakkında.
Old 03-02-2014, 22:44   #10
Rıza Yorulmaz

 
Varsayılan

Bir kanunun (6487 sayılı yasanın 21 ve 22'nci maddesinin) iptali için belki de Anayasa Mahkemesi tarihinde belki de ilk defa bu kadar çok sayıda mahkemeden müracaat yapıldı. AYM bu itirazların bir kısmını kabul edip esasa giriyor ancak daha sonra ilk dava olan 2013/94 e. sayılı dosyası ile birleştiriyor.
Kanunun Anayasaya, AİHS ve AİHM kararlarına aykırı olduğunu söylemeye gerek yok.
Ancak AYM'den nasıl bir karar çıkacağını kestirmek zor.
AYM'nin çok yeni bir tarihte kanunun geriye etkili olarak uygulanamayacağına dair oybirliği ile alınmış bir kararı var.
Belki biraz gönüllere su serper.
(ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Esas Sayısı : 2010/82
Karar Sayısı : 2012/159 Karar Günü : 18.10.2012)
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
6487 Sayılı Yasanın 21. Maddesi İle değiştirilen Geçici 6. Madde Sonrasında avrecepefe Meslektaşların Soruları 2 08-02-2014 20:59
2886 sayılı yasanın 45. maddesine göre yapılan mal müdürlüğü ihalesinin iptali Gijinok Meslektaşların Soruları 0 16-12-2011 12:59
5237 Sayılı TCK ile ilgili Anayasa Mahkemesi Kararları Av. Can DOĞANEL Anayasa ve İdare Hukuku Çalışma Grubu 1 18-09-2006 21:03


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11110592 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.