Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Avukatın Haklı ((haksız??)) Azli Ve Ücreti Vekalet

Yanıt
Old 04-10-2006, 21:34   #1
Av.Ayse E.

 
Varsayılan Avukatın Haklı ((haksız??)) Azli Ve Ücreti Vekalet

bır kamulastırma bedelının arttırımı davasının acılması ıcın muvekkılım baska bır meslektasımla anlasıyor ve ucret sozlesmesı ımzalıyorlar davanın kazanılması halıne dava degerının %10u kaybedılmesı halınde ıse maktu vekalet ucretı alınacaktır seklınde anlasmayı duzenlıyorlar.müvekkilim ile meslektasım arasında yapılan gorusmelerde davanın kısmı dava olarak acılmasına karar verılıyor bunun netıcesındede sozlesmeye ''ıslah halınde avukatlık ucretı ıslah oranında arttırılacaktır'' ıbaresı konuluyor.sozlesmeye konu g.menkul kamulastırılırken degerı 3 mılyar olarak belırlenıyor.Avukatlık sozlesmesınde dava degerı 100 mılyar avukatlık ucretı 10 mılyar olarak yazılıyor ancak ıslah halınde ıslah oranında arttırılacaktır ıbaresı mevcut.avukat davayı 97 mılyardan acıyor fazlaya ılıskın hakları saklı tutmuyor.müvekkilim yurt dısında yasıyor tatıle gelınce davanın kısmı dava olarak acılmadıgını gorunce emredıcı talımatına uyulmadıgı ve zarara ugradıgı gerekcesı ıle avukatı azledıyor.davada ılk bılırkısı 96.5 mılyar ikincı bılırkısı 87 mılyar verdı dava halen derdest ve ucuncu bılırkısıde.Avukat ücretı ıcın 10 mılyarlık ıcra takıbı yaptı ıtıraz edıldı avukat sımdıde ıtırazın ıptalı davası actı.

1-ıtırazın ıptalı davasında yetkılı mahkeme neresıdır

2-ıtırazın ıptalı davasının safahatı ve delıllerı ne olabılır bu davada tekrar kesıf ve bılırkısı ıncelemesı yapılırmı yoksa bedel arttırımdakı bıcılen degerlermı esas alınır

3-ortada sımdılık maddı bır zarar yok ancak ıslah oranında arttırılacaktır ıbaresı emredıcı talımat olarak nıtelendırılebılınırmı emredıcı talımata uymamak azlı haklı kılarmı

4-ıtırazın ıptalı davasında hakım bedel arttırımı davasını bekletıcı mesele yapıp ordakı hukme gore karar verebılırmı

5-ıtırazın ıptalı davasında alacagın lıkıt ve muaccel olmadıgı savunması ne kadar etkılı olur baskaca savunma sebeplerı neler olabılır

6-avukatın ılk once baroya bas vurması gerekmezmı bu yasaşl zorunluluk degılmı

7-ıtırazın ıptalı davası red edılırse avukat bedel arttırım davasının kesınlesen hukmune gore tekrar ıcra takıbı yada dav acabılırmı

8-avukatın davayı kazanması halınde alacaklı lehıne ıcra ınkar tazmınatına hukmedılırmı((lıkıt olmaması gerekcesı ıle red edılebılınırmı))


9-davanın kazanılması halınde müvekkılım lehıne kotunıyet tazmınatına hukmedılebılınırmı

sımdıden tesekkurler.....ıyı calısmalar....
((sorularım cok fazla oldu bılıyorum kusura bakmayın))
Old 04-10-2006, 23:35   #2
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

1)Bedele göre takibin yapıldığı yer asliye veya sulh hukuk mahkemesidir. Tahkim uygulaması kaldırılmıştır. Vekalet ücreti ile ilgili yetki ise -takip açısından- sanırım vekalet sözleşmesine konu işin görüldüğü (davanın) yer mahkemesi de yetkiliydi.

2)İtirazın iptali davasında bedel nedeniyle senetle ispat kuralı işleyecektir. Bu durumda vekalet ücret sözleşmesi en temel delil olacaktır. Dava değeri (100 milyar) ve buna bağlı vekalet ücreti (10 milyar) taraflar arasında belirlendiğinden ve dahası keşif neticesi b.kişilerce biçilen değerler de buna yakın rakamlar olduğundan yani arada gabin, hata, hileye delalet edecek fahiş bir fark olmadığından bence ücret sözleşmesindeki bedel-ücret esas alınacaktır ve alınmalıdır da. Bu halde itirazın iptali davasında önceki vekilin vekalet sözleşmeine aykırı davranışı, müvekkil aleyhine hareketi ve bu nedenle oluşan zararı tespit ile azlin haklı nedene dayandığını ispat etmeniz gerekecek ki; durum buradan pek de öyle gözükmüyor. Ancak mahkemeyi azlin haklılığına inandırabilirseniz bu takdirde eski vekil vekalet ücretine hak kazanamayacaktır. Bence bu davada tekrar keşif yapılmayacaktır ancak bu konuda kesin bişey demek zor.

3)Müvekkilinizi uğradığı bir zarar yok dolayısıyla şu aşamada azil haksız gözüküyor. Haksız azil nedeniyle müvekkiliniz tüm vekalet ücretini ödemek zorunda. Islahla ilgili düzenleme müvekkilinizin emredici bir talimatı olarak değerlendirilemez. Ancak kamulaştırma bedeli ile ilgili davada, avukatın açtığı bedelin üzerinde bir bedel çıkması halinde müvekkil aleyhine hareket ve davanın bu şekilde açılması nedeniyle hakkın zayiine sebep olmasından hareketle ve ancak bu noktada azilin bahis mevzuu olması gerekirdi ki zaten ancak bu noktada azil haklı olabilirdi.

4)Evet ve zaten dava değerinin belirlenmesi bakımından ücret sözleşmesini esas almazsa büyük olasılıkla böyle davranacaktır. Ancak şu şekilde de hareket edebilir: Dava değerinin ve ücretin belirlenmesinde, taraflar arasındaki özel düzenlemeye yani vekalet ücret sözleşmesine öncelik verebilir ve bu halde de zaten dava değeri ve ücret belli, diğer davayı beklemesine bile gerek kalmaz.

5)Vekalet ücret alacağı haksız azil ile muaccel olmuştur. Likitide konusunu belirleyecek olan durum; mahkemenin dava değeri ve ücret konusunda sözleşmeyi esas alıp-almamasına göre değişir. Sözleşmeyi esas alırsa alacak likittir. Ancak dava değerini re'sen belirleyecek olursa alacak likit değildir. Kanaatim likit ve muacceldir. Başkaca savunma sebepleri olayın içerğiğine göre ortaya atılabilir, şu halde ben başka bir savunma sebebi göremiyorum.

6)Avukatın önce baroya başvurması, ücretle ilgili anlaşmazlıklara hakem heyeti tarafından bakıldığı zamanda geçerliydi. Ancak bu hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Bu halde de ücret açısından böyle bir yükümlülük yok. Ancak siz dikkat edin bir meslektaşa karşı takip edeceğiniz işlerde (dava, icra takibi, vs.) önceden baroya bildiride bulunmak meslek ilke ve kurallarındandır ve ihlali halinde uyarı cezası verilmektedir.

7)İtirazın iptali davasını eski vekilin kazanacağını düşünüyorum. Ancak bu davayı kaybetmesi halini varsayarsak: Davayı azlin haklı nedene dayanması ihtimali nedeniyle kaybederse, ücrete hak kazanamayacağından diğer dava sonucuna göre de yapabileceği herhangi bir şey yok. Diğer halde de davayı kaybetme ihtimali yok. Velev ki olsun; evet o davanın sonucuna göre işlem yapabilir.

8)Sözleşme esas alınırsa evet icra inkar tazminatına hükmedilebilir, hakimin takdirindedir. Resen dava bedeli belirlenir ise alacak likid değildir ve icra inkar tazminatına da hükmedilemez.

9)Hakimin takdirindedir.

Başlıktaki çelişki nedeniyle belirtme gereği duydum: Azil en azından zamanı bakımından haksızdır kanaatindeyim. Çünkü zaten her iki bilirkişi raporunda da değer daha düşük bedelden gelmiş ve şu an için uğranılan net bir zarar yok. Üçüncü bilirkişinin ne değer biçeceği belli değil. Daha düşük gelirse müvekkiliniz ne yapacak? Bu aşamaya kadar takip edilen bir dava ve bir meslektaşın emeği bahis mevzuu olan.

Saygılar.
Old 05-10-2006, 01:11   #3
ibreti

 
Varsayılan

Yetki hususunda bir ekleme yapmak isterim. BK.m.73/1'deki özel hüküm (götürülmesi gereken borç) nedeni ile de davacı avukatın ikametgahı mahkemesi yetkilidir.
Old 06-10-2006, 13:39   #4
ebrus

 
Varsayılan

Sevgili meslektaşım meslektaşlarınızın haksız azil nedeniyle açmış olduğu davalara davalı vekili olarak katılmamanızı nacizane tavsiye ediyorum. Hoş karşılanmadığı gibi daha sonrasında üzücü olaylar meydana gelebiliyor ve bunlar her iki tarafı da yıpratıyor. Ayrıca meslektaşlar arasında antipatik karşılanıyor, mesleki dayanışma kuralları açısından da bence davalı vekili olmamanız çok daha iyi olur. Ama yine de siz bilirsiniz.
Old 06-10-2006, 17:25   #5
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

sevgili meslektasım tavsıyenız ıcın tesekkur ederım....

inanın bende ıstemezdım bu davada davalı vekılı olmayı hele hele konusu avukatlık ucretının odenmemesı olan bır davada bır meslektasıma karsı durmayı...

Ancak sunuda unutmamak lazımkı nasıl avukat olmayan ancak muvekkılımızın haklarını zarara ugratmıs olan kıslere karsı yasalarla elımıze verilen yetkileri sonuna kadar kullanıp hak adalet arıyorsak aynı sekılde zarara ugratan kısı meslekten olsun olmasın muvekkılın haklarını savunmak zorundayız dıye dusunuyorum belkıde yanlıs dusunuyorum ama su durumdakı fıkrım bu sekılde...

sımdı meslek dayanısması nerde kaldı dıyeceksınız ama ınanın tum bu yollar tukendı tum ımkanlar zorlandı...
Alıntı:
Yazan ebrus
Sevgili meslektaşım meslektaşlarınızın haksız azil nedeniyle açmış olduğu davalara davalı vekili olarak katılmamanızı nacizane tavsiye ediyorum. Hoş karşılanmadığı gibi daha sonrasında üzücü olaylar meydana gelebiliyor ve bunlar her iki tarafı da yıpratıyor. Ayrıca meslektaşlar arasında antipatik karşılanıyor, mesleki dayanışma kuralları açısından da bence davalı vekili olmamanız çok daha iyi olur. Ama yine de siz bilirsiniz.
Old 07-10-2006, 03:46   #6
ibreti

 
Varsayılan

Ücret alacaklısı meslektaşımın yerine olsam davamı avukatla takip ederdim. Bir ücret alacağı için iki avukatlık ücreti çıkar o zaman. Hem davalı vekili meslektaşımız, hem alacaklı meslektaşımız, hem de o'nu temsil eden meslektaşımız para kazanacak.
Old 07-10-2006, 14:28   #7
ismail aksu

 
Varsayılan

Sn. Ayşe Erolal, sorduğunuz sorunuzdaki her şey olur. Yetkili Mahkeme ve İcra Daireleri vekillik hizmetinin görüldüğü yer Mahkeme ve İcra daireleri'dir. Avukatın davayı kısmi dava olarak açması (Islaha bırakmadan) AZİL İÇİN HAKLI SEBEP DEĞİLDİR. Siz ebrus'a cevap verirken her halde bu durumu göz önüne alarak "meslektaşınızın müvekkilini zarara uğrattığını" varsayıp vatandaşı zarara uğratan meslektaşlara karşı vatandaşı da koruyalım düşüncesine kapılmışsınız. Ancak bu doğru değil. Bilirkişi raporlarına bakılırsa,Ücretini isteyen ve azledilen avukat arkadaş vatandaşı zarara uğratmamış henüz. Aksine vatandaşı daha da fazla gelire boğmuş.Nasıl mı? Şöyle: Eğer dava ilk önce öngörüldüğü üzere 3 Milyar üzerinden kısmi (pilot) dava şeklinde açılsa idi, ilerleyen zamanlarda ıslah edilip harçlandırılacağından vatandaşın harç bakımından bir zararı söz konusu olmayacaktır. Zira davanın başında 90 Milyar açısından ödeyeceğiniz harç ile ortasında ıslahla 90 Milyara çıkararak ödeyeceğiniz harç arasında bir fark yoktur. Aksine yüksek miktar ile karara çıkabilecek davalarda ıslahı düşünerek düşük miktarlı dava açmak işleyecek faiz açısından zarar oluşturur.Alacağa faiz yürütülmesi tabiki bazı haller hariç ISLAH TARİHİNDEN İTİBAREN olacaktır. Azledilen ve haklı olarak ücretini isteyen meslektaşımız davayı yaklaşık olarak öngördüğü tam rakam üzerinden açmakla,bana göre boş yere telaşlanan (Ne için telaşlandığı da belli değil) müvekkiline ıslah yerine dava tarihinden itibaren yüklü miktardaki asıl alacağa yürütülecek faiz kazandırmıştır. Yani vatandaşın zararı söz konusu olmayıp artı geliri söz konusudur. Eğer şu olsa idi o zaman vatandaşın zararından söz edebilirdik: Dava, 3 Milyar kadar bir bedel verilecek bir yer için 100 Milyar üzerinden açılsa idi,vatandaş ödenecek karşı ücreti vekaletin fazla kısmı için zarara uğramış olabilecekti.Harç bakımından ise yine zarar yoktur,zira reddedilen kısım için fazla ödenen harcın iadesine karar verilecekti. Sözleşme yapılırken 100 milyar civarında bir rakam gözönünde bulundurulduğu,dava konusu yerin bu civarda bir değere sahip olduğunun her iki tarafça kabul edildiği anlaşılmaktadır.Yani azledilen Avukat 97 Milyarı kafadan atmamış,aksine doğru şekilde hareket ederek müvekkiline 80-90 milyar ana alacak için dava tarihinden itibaren işleyecek faiz kazandırmıştır. Ha, dava 80 Milyardan karara çıkarsa ne olur? O zaman fazla istenen 17 Milyar için karşı tarafa ücreti vekalet ödenecektir.Davacının bundan başka hiç bir zararı oluşmaz.Bu da 1 Milyar civarında bir şey tutar ve davacının elde edeceği bahsedilen faiz artı gelirinin çok altında kalır. Kaldı ki kamulaştırma bedelinin arttırımı davalarında her zaman karşı ücreti vekalet ödemekle karşı karşıya kalır,hiç bir zaman Mahkemelerce verilip kesinleşecek tutarı önceden belirleyemezsiniz. AZLEDİLEN MESLEKTAŞI ÖNGÖRÜLERİ VE MÜVEKKİLİNİN DAHA FAZLA GELİR ELDE EDEBİLMESİ İÇİN VERDİĞİ "DAVA DEĞERİ" KARARI İÇİN KUTLUYORUM. Size de bol şanslar.
Old 07-10-2006, 19:43   #8
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın İsmail Aksu,
Azledilen meslektaşın müvekkilin (henüz) zarara uğratmadığı dolayısıyla azlin haksız olduğu konusunda sizinle hemfikirim. Ancak Sayın Ayse Eroal'ın istinad ettiği şey, vekilin müvekkil adına dava açarken fazlaya ilişkin haklarını mahfuz tutmamasıdır. Yani 3. bilirkişi raporu daha fazla bir meblağ gelir keza mahkeme de buna hükmederse olabilecek bir ihtimal üzerinden meslektaşımız azledilmiştir. Şahsi kanaatim burada vekalet ücretini ödemek istemeyen (Yurtdışında yaşıyor olması da resme ayrı bir uydu.)müvekkilinin ayak oyunlarına maruz kalmıştır.

Saygılarımla.
Old 06-05-2011, 09:54   #9
Av. Tevrat DURAN

 
Varsayılan

Belki geç bir bilgi fakat azil haksızdır. Çünkü avukat vekil edenin talimatı ile bağlı değil. Bedel artırım davalarında kısmi dava açılamaz. Çünkü 30 gün içinde tüm bedelin dava ile talep edilmesi gerekir. Islah olduğunda süre aşımı - hak düşürücü süre yönünden dava ıslah edilen miktar kadar reddedilecekti.
Old 03-01-2012, 19:24   #10
alplawyer

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşlarım;Benim de bir fikir teatisine ihtiyacım var özellikle bu konuda.Azledildiğim icra dosyasındaki müvekkil alacağına vekalet ücretim için haciz koydurdum.Azledildiğim dosyada tahsilat olduğu taktirde öncelikle benim avukatlık ücret alacağım mı tarafıma verilir yoksa benden sonra vekaleti koyan avukatamı. Konuyu Avukatlık Kanunu 164.Madde nezdinde değerlendirdiğimde öncelik (azledilsem dahi rüçhanlı alacaklı olduğumdan)tarafıma ait gözüküyor.. Siz ne buyuyursunuz? Şimdiden teşekkür ederim.
Old 06-07-2012, 14:32   #11
kemal çelik

 
Varsayılan

Arkadaşlar,
Sorunun üzerinden bayağı süre geçmiş olmasına rağmen fikrimi bildirmek isterim. Avukat müvekkilin talimatı ile bağlıdır. 13.Hukuk Dairesi'nin kararları son 30 yılda kökleşmiştir. İlk bakılacak ve tartışılacak delil avukatlık ücret sözleşmesidir. Buna göre dava kısmen açılacak ve fazlaya dair haklar saklı tutulup gelecek raporlara göre ıslah edilecektir. Müvekkilin açık talimatına rağmen dava değerinin tümü üzerinden dava açılması talimata aykırıdır. Eğer bu tür bir dava kısmen açılamıyor ise bu kez avukat müvekkilini aydınlatıp davanın açılmasını isteyip istemediğini ispatlamak zorundadır. Azlin haklı olması için müvekkilin zararı aranmaz. Eğer azil haklı fakat zarar yok ise bu kez sarfedilen emek için cüzi bir ücreti vekalet takdir edilmektedir. Azil haklı ve zarar da mevcut ise avukat hiçbir ücret alamaz. Avukatın sorumluluğu objektif sorumluluktur,kusur veya zarar aranmaz.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
haksız azil durumunda vekalet ücreti ismailonder Meslektaşların Soruları 19 26-02-2014 12:08
Azledilen Vekalet İlişkisinde Vekalet Ücreti Alacağı Av. Tuncer Öztürk Meslektaşların Soruları 16 06-12-2011 16:10
İşçinin SSK primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmaması haklı fesih nedenimidir ruze Meslektaşların Soruları 1 20-12-2006 23:06


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11002493 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.