Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İŞÇİnİn İŞİnİ YaptiĞi Son Yer Mahkemesİnİn Yetkİsİ

Yanıt
Old 22-09-2006, 21:48   #1
Jeanne D'arc

 
Varsayılan İŞÇİnİn İŞİnİ YaptiĞi Son Yer Mahkemesİnİn Yetkİsİ

Müvekkil bir ilaç firmasında tıbbi mümessildir. Firmada öncelikle A ilinde ve 2006'dan itibaren B ilinde çalışmıştır. Şirketin genel müdürlüğü C ilinde, bölge müdürlüğü B ilinde farklı bir ilçededir(Ba). Müvekkilin bağlı çalıştığı şube ise B ilinin yine farklı bir ilçesidir(Bb). Ancak müvekkil Bb'ye bağlı olarak, tııbi mümessil sıfatıyla yine farklı bir ilçedeki hastanede (Bc) ilaç tanıtımı yapmıştır. Bu halde Bc'nin tabi olduğu iş mahkesi de yetkili midir? Yani İş Mahkemelerinin yetkisine dair kanunun ilgili maddesindeki "işçinin işini yaptığı son yer mahkemesinden" ne anlamalıyız? Müvekkilin sadece idari toplantılar için gittiği idari-ofis anlamında kullanılan şube müdürlüğünü mü yoksa işini yaptığı ve ancak işveren şirketten bağımsız olan üniversite hastanesi mi?

Teşekkürler.
Old 23-09-2006, 21:20   #2
Av. Çetin

 
Varsayılan

Alıntı:
İş Mahkemelerinin yetkisine dair kanunun ilgili maddesindeki "işçinin işini yaptığı son yer mahkemesinden" ne anlamalıyız

Hangi kanun maddesinden bakacağız ben bulamadım da, şimdi diyeceksiniz daha kanun maddesini bulamadın, soruyu nasıl cevaplayacaksın ancak öğrenmek için soruyorum,iş davalarında yetki meselesi HUMK taki gibi mi yoksa iş kanununda yetki ile ilgili hüküm var mı?
Old 23-09-2006, 21:38   #3
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan


Alıntı:
İş Mahkemeleri Kanunu
Kanun No : 5521
Kabul Tarihi : 30.01.1950
R.G. Tarihi : 04.02.1950
R.G. No : 7424

Madde 5 - İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.
Madde budur. Ancak soruya dönersek maddede kısıtlayıcı biçimde "işini yaptığı işyeri için yetkili mahkeme" denilmiş. Sanırım, üniversite hastanesi iş kazası vs. durumlar için işyeri sayılsa da işverenin ikametgahı gibi addedilemez. Zira dava olunanın (davalının) ikametgahı esası korunmaya çalışılırken. Bir merkezden idare edilen ve coğrafi yönden çok yaygın durumda bulunan firmalar karşısında işçiyi güç duruma düşürmemek için bu istisna düşünülmüştür. Ancak bu, ana kuraldan ayrılınarak işverenin hiç bir ofis, şube vs. bulundurmadığı sadece işçisini görevle gönderdiği yer mahkemesini yetkili hale getirmez.
Old 23-09-2006, 21:44   #4
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Aşağıdaki Yargıtay kararında da anlaşılacağı üzere, işçinin fiilen çalıştığı yer mahkemesi yetkilidir. Soruya göre, ayrık durumları aykırı tutarsak -yani işçi üniversite hastanesindeki işi temadi oluşturarak temayüz ediyorsa- üniversite hastanensin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.



T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2005/29399 K. 2005/31368 T. 26.9.2005


ÖZET : Dava, işe iade talebine ilişkindir. Davacı, sigorta işe giriş bildirgesinin Mersin'deki işyeri adına verildiğini, kayden Mersin'de görünmesine rağmen fiilen Elazığ'da çalıştığını, Mersin'e hiç gitmediğini belirtmiştir. Mahkemece davacının işini fiilen yaptığı yer konusunda taraf delilleri toplanmadan resmi belgelere göre davacının Mersin ilinde çalıştığı ve yetkili mahkemenin anılan yer mahkemesi olduğu kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde; "İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir." Kuralına yer verilmiş olup, buna göre davacının kayden işçisi göründüğü işyerinin bulunduğu yer değil, işin fiilen yapıldığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Davacının işini fiilen yaptığı yer konusunda araştırma yapılmalı, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre yetki konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetkisizlik kararı verilmiş olması hatalıdır.
Old 23-09-2006, 21:46   #5
Av. Çetin

 
Varsayılan

Teşekkürler sayın Doğanel, Selim Bey tekraralamanıza gerek yoktu, Sayın Doğanel zaten maddeyi yazmış...
Old 23-09-2006, 21:51   #6
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Sayın Çetin Hanımefendi, Sevgili Doğanel, kanunu maddesini yazdığında bende soruya cevap vermeye çalışıyordum, benden önce kanun maddesinin yazıldığını görmüş olsaydım yazmayı gerekli görmezdim. Ancak sizi rahatsız ettiğim için özürdiliyorum. Hemen kendi yazdığım kanun maddesini siliyorum...
Old 23-09-2006, 21:57   #7
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Sn. Balku'nun sunduğu içtihat ve daha onlarcası göstermektedir ki.. Yargıtay fiilen çalışılan yer mahkemesini yetkili sayıyor. Ancak ben yine de bir işveren yapılanması bulunmayan yer mahkemesinin yetkili olmaması gerektiği görüşündeyim. İşçinin burada ikametini gerektirecek süreklilikteki çalışmalar hariç..
Old 23-09-2006, 22:12   #8
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın Av.Selim Balku tarafından sunulan Yargıtay kararına rağmen tam emin olamasam da Sayın Av.Can Doğanel'in yorumununun doğru olduğunu düşünüyorum. Olayımızda bahsi geçen Mersin-Elazığ gibi iki farklı il değil. Netleştirmek gerekirse; Mersin'de başlamış, İstanbul'a devam etmiş. Genel Merkez Gebze, İstanbul bölge müdürlüğü Kartal, müvekkilin çalıştığı şube Bağcılar, fiilen çalıştığı yer ise C.paşa Tıp Fakültesi. İlçeleri yazmak istememiştim ama soruyu netleştirmek istedim. Zorlamamın nedeni ise Bakırköy İş Mahkemelerinin 6-9 aya varan celse araları.

Yorum ve katkılarınız için teşekkürler.
Old 23-09-2006, 22:22   #9
Av. Çetin

 
Varsayılan

Alıntı:
Soruya göre, ayrık durumları aykırı tutarsak -yani işçi üniversite hastanesindeki işi temadi oluşturarak temayüz ediyorsa

Sayın Selim Balku Beyefendi, alıntı yaptığım kısımda ne demek istedi acaba?

Sayın D'arc ilçeler arasında yetki hususu da iller arasındaki gibi değil mi? yani ha, Mersin-Elazığ. ha,Bağcılar-Cerrahpaşa

Bu anlamda acaba Selim Balku ayrık durumlar derken sizin sorunuzun karışık olduğunu vurgulamaya çalıştığı için mi ayrı bir şerh koyma lüzumu gördü?
Old 23-09-2006, 22:46   #10
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın Çetin,
Sayın Selim Balku'nun ne düşünce veya amaçla şerh koyduğu sorusunu bizatihi kendisine yöneltirseniz, sanırım daha net bir cevap alabilirsiniz.

Ara Not:Sorumun karışık olduğuna dair vurgu ve şahıslar üzerinden dolaylı anlatımlar yapmak yerine açık açık söylenmesi her daim tercihimdir ve benimle ilgili diyaloglarda ayrıca tavsiyemdir.

Bana sorduğunuz soruya gelince: İller veya ilçeler arasındaki yetki bakımından ayrık bir durum elbbete ki yok. Sadece şu var: Yargıtay kararında Mersin'deki şirket merkezinde sigortalı gözükse de, oraya hiç gitmemiş, Elazığ'da yaşayan ve buradaki işveren şirketin işyerinde çalışan bir işçiden bahsediliyor. Oysa benim sorumdaki durum biraz daha farklı: İşveren şirketin Bağcılar'da idari ofisi (denilebilirse işyeri) bulunuyor ama müvekkil fiilen Cerrahpaşa Üniversite Hastanesi'nde çalışıyor, idari ofiste yaptığı bir iş yok, sadece toplantı veya evrak teslimi için gidiyor. Bu halde iş iller-ilçeler arasındaki yetkiden çok işyeri kavramında düğümleniyor. Yani hastaneyi işyeri sayabilir miyiz? Elbette tartışılabilir ama benim amacım bu tartışmayı en azından forumda halledip davam üzerinden yaptırmamak Şimdi Mersin veya Elazığ bakımından sigortalı olması veya fiilen çalışılan yer ayrımı elbette yapılabilir ama bu durum tam olarak benim örneğimle çakışmıyor. Netleştirmek gerekirse; bir tahsildar tüm gün şehirde para topluyor ve ancak akşamdan akşama şirkete uğruyorsa; işyeri tüm şehir midir? Burada da işin nevi tam benzemedi ama neyse.

Hakim bakımından da -Mersin ve Elazığ örneğinde- işçiyi korumak bakımından bir karar vermek daha kolay olur ama İstanbul'daki bir hakim Bağcılar, Cerrahpaşa (Bakırköy-Sirkeci) açısından aynı netlikle karar vermeyebilir ve davayı yetki yönünden reddedebilir. Nitekim bazı mahkemeler 5. maddeyi kamu düzeninden kabul ediyor ve itiraz olmasa da re'sen karar veriyorlar.

Saygılar.
Old 24-09-2006, 00:15   #11
Av. Çetin

 
Varsayılan

Bir tahsildar akşama kadar dışarda para topluyor olabilir ancak siz sorunuzda, şahsın hastanede çalıştığını söylüyorsunuz, yani şube her nekadar bağcılarda olsada aslında işçinin çalıştığı yer Cerrah Paşa hastanesi, eğer işçi orda çalışıyorsa temadi var demektir, bu hususta Sayın Doğanel de "İşçinin burada ikametini gerektirecek süreklilikteki çalışmalar hariç.." demekle aslında Sayın Selim Balku'nun "ayrık durumları aykırı tutarsak -yani işçi üniversite hastanesindeki işi temadi oluşturarak temayüz ediyorsa" sözüne katıldığını anlıyorum.

Demek istediğim aslında sayın selim balku ile sayın doğanel aynı şeyi söylemekte yani eğer işçi o yerde sürekli olarak çalışıyorsa o üniversitenin bulunduğu yer yetkilidir.

Konuyu daha iyi öğrenmek içi soruyorum, eğer işçi üniversitedeki hastanede sürekli olarak çalışıyorsa bu durumda sayın doğanel'e göre hastanenin bulunduğu yer yetkili midir?

Sayın Doğanel, ikametini gerektirecek kadar sürekililikten ne anlammız gerektiğini açıklarsa ve Sayın Balku'ya niye katılmadığını (ki bence aynı şeyi söylemişsiniz) belirtirse benim gibi acemi bir hukukçuya yardım etmiş olursunuz.

Uzatmak istemiyorum ama Sayın D'arc Selim Balku'ya neden katılmıyor, İkisi de aynı şeyi söylemelerine rağmen (bana göre) birine katılıp diğerine katılmayınca acaba konu hakkında benim nlamadğım birşey mi var diye düşünüyorum.

Ayrıca Sayın Balku biraz gecikmeli de olsa sizden özür diliyorum, zira sadece latife yapmaya çalıştım, lütfen benden alınmayın. (tekraradan yazmanza gerek yoktu muhabbeti için)

Yada ben herkesten konuyu uzattığım için peşinen özür diliyorum, ancak sadece daha iyi anlamak için çaba sarfediyorum...
Old 24-09-2006, 01:22   #12
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Vallahi kime katılıp kime katılmadığımı ben bile karıştırdım şimdi sayın Çetin

Ben en iyisi ne demek istediğimi izah edeyim. Sn. Balku'nun sunduğu karar gibi 10'larca Yargıtay kararı buldum. Yani Yargıtay kabulünü açıklayan Sn. Balku işi net olarak ortaya koymuş durumda.. Ancak ben Sn. Balku'ya katılmıyor değilim. Yargıtay diyorki işin fiilen yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir. Buna karşın yasa "işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede" tabirini kullanmış. Usul hukukumuzda yetki kavramı ikametgah esası üzerine kurulmuştur. Şirketler ve işletmeler için ikametgah ise Merkez, şube,vs.dir. Yasanın tabiri açık olarak "işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkeme" diyerek burada işyeri olabilmesi için o yerde işyeri sayılabilecek en azından bir ofis bulunmalıdır. Çünkü kanunkoyucu bu tabirle yine ikametgah esasına göre tespit edilecek mahkemenin yetkili olacağına hükmetmiştir. İşyeri kavramı ise İş Kanununda,
"İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür." şeklinde tanımlanmış. Yani işin yapıldığı her yer işyeridir diyebiliriz. Ancak yine burada Yargıtay'ın yorumuyla eklenen ve Sn. Balkunun değindiği "temadi oluşturarak temayüz ediyorsa" kuralı getirilerek bu kapsam mahkemenin yetkisi yönünden daraltılmak istenmiştir. Bu kural mantıklıdır, çünkü sırf yasal imkanı kullanarak işverene eziyet olsun diye örneğin bir kamyon şoförünün mal boşalttığı Iğdır Mahkmesinde dava açması gibi bir hareketi hukuk düzenince korunamaz. Korunabilecek olan işçinin sürekli olarak orada bulunmasını gerektiren bir çalışmanın varlığı halinde, belki de hiç görmediği şirket merkez veya şubesindeki mahkemede dava açmak zorunda bırakılmamasıdır. Yasa koyucu da bunu amaçlamıştır zaten yasaya bu hükmü koyarken. Dolayısıyla olaya dönersek tıbbi mümessillik işinin gereği olan hastanede çalışma olgusunun işverenin hastane içerisinde işyeri sayılabilecek bir organizasyon sayılıp sayılamayacağıdır. Eğer hastane içerisinde işveren firmaya bağlı bir ofis vb. birim kurulmuş ve işçi sürekli olarak burada işini yapıyorsa burasi işyeridir diyebiliriz. Yok hergün gelip, bağcılardaki işyerinde işbaşı yapıyor ve belli saatlerde hastaneye gidiyorsa işyeri değildir. Zira bu durumda işçi Cerrahpaşa'ya yakın bir yerde ikamet etmek durumunda kalmıyor ve şube ile bağı da temadi oluşturarak temayüz kabul edilebilecek derecede kopuk bulunmuyor. Bu tabi benim yorumum. Aksine de yorumlanabilir mutlaka. Eğer olayda verilenler farklı iller olsa idi ve kişi şube ve merkez bulunmayan farklı bir ilde sürekli olarak çalışıyor olsa idi bir ofis bulunmasa dahi bizzat işçi kendi şahsında işyeri organizasyonunun bir unsuru kabul edilerek burada dava açabilir diyebilirdik. Yargıtay'ın da kabul ettiği "fiilen işin yapıldığı yer" olgusundan hareketle. Ancak söz kounsu Büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki ilçeler olunca iş buradan karışıyor. Bu durumda hastanedeki özellikli durum ve şubeden kopukluk yeter düzeyde olmadığından sanırım Bakırköy Yetkili olacak. Zira İstanbul söz konusu olunca işçi örneğin Şile'de oturuyor bile olabilir.
Old 24-09-2006, 13:14   #13
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın Çetin,

Öncelikle Sayın Av.Can Doğanel'e teşekkürlerimi ileterek, sorunuza dair açıklama ve yorumlarına katıldığımı tekraren belirtmeliyim. (Ben açıklamaya kalksam bu kadar açıklayamazdım hani.)

Sayın Av.Selim Balku'nun sunduğu Yargıtay kararı benzeri bir çok karar soru öncesi bende bulunmaktaydı ancak (işin niteliği:tıbbı mümessillik, işyeri:hastane-idari ofis ayrımı, aralarındaki irtibat, aynı ilin yakın ilçeleri, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkeme tabiri vs.) hususlar nedeniyle kanun maddesi veya içtihatlara rağmen; Av.Can Doğanel gibi düşünsem de aksinden hareketle yorum yoluyla yetkiyi biraz zorlayamaz mıyım diye fikir cimnastiği yapmak istemiştim. Farklı düşünmeme rağmen aleyhe düşünürerek yorum yaparken de bütünüyle çürütemediğim bir konuda kendi düşüncemin (çürütemediğim tezin) doğru olduğundan hareket ettiğimden; Sayın Av.Can Doğanel'in yorumuna zaten başlagıçta da öyle düşündüğümden katıldım. Umarım yeterince açıklayıcı olmuştur.

Saygılar.

Not:Tıbbı mümessil hastanede sürekli bir çalışan değildir. İlaç firmasının hastanede ofis veya şubesi bulunmaz. Tıbbı mümessil fasılalarla doktor, eczane, vs. hastane çalışanlarını ziyaret ederek, kendi firmasının ilaçlarının tanıtımını yaparak o ilaçların reçete edilmesini ve satılmasını sağlamaya çalışır. Bu haliyle hastane içinde hukuki veya fiili bir konumları esasen yoktur. Bazı hastane ve doktorlar bu işi etik bile bulmadıklarından, tıbbı mümessil ziyaretini yasaklayabilmektedirler.

Old 24-09-2006, 15:43   #14
Av.Engin Özoğul

 
Varsayılan

İş Mahkemelerinin yetkisi kamu düzeninden olup, ağır ceza yapılanmasına göre belirlenir. Yetkiye ilişkin sözleşmeler kanun hükmü gereği geçersizdir. Ancak Yargıtay'ın, kooperatif merkezi Elbistan'a taşınmış olmasına rağmen sözleşmede İstanbul mahkemeleri yetkili kılındığı için İstanbul Mahkemesinin de yetkili olduğuna ilişkin eski bir kararını hatırlıyorum. Kararda yetki konusundaki yasak hükmün işçi lehine getirildiğinden bahsediliyordu. Bunun yanında yetki hususu kamu düzeninden olmasına rağmen Yargıtay eski tarihli kararlarında yetki itirazının ilk itirazlardan olduğunu ve ilk celseye kadar yapılması gerektiği görüşündeydi. Sonradan ise görüşünü değiştirerek yetki hususunun her aşamada dikkate alınacağı görüşüne vardı. İşçi lehine olabilecek yetkileri de dikkate almayan kararlarına istikrar kazandırdı. Bu durumda son uygulama yönünden
-yetki hususu kamu düzenindendir
-her aşamada ileri sürülebilir ve resen dikkate alınabilir
-yetkiye ilişkin sözleşme hükümleri geçersizdir

Uygulamada işçinin çalıştığı yerden maksat fiilen bağlı bulunduğu (işlemlerinin yürütüldüğü de diyebiliriz) işyeri'dir.(Doğanel'in belirttiği gibi işveren organizasyonunun olduğu işyeri) İşçinin SSK kayıtları, ücreti ödemesi vs. Bağcılar şubesinden yürütüldüğü için; Mahkeme ssk kayıtlarını getirttiğinde Bakırköy İş Mahkemeleri'nin(Not:Bağcılar bölgesinin bağlı bulunduğu ağır ceza yapılanması Bakırköy olduğu için.) ya da işyeri merkezinin(Gebze) yetkili olduğuna karar verecektir. Mümessil fiilen nerede çalışırsa çalışsın yetki bakımından, "işyeri" Bağcılar şubesi olarak ele alınacaktır.


Bu durumda elinizde üç seçenek var. Birincisi Bakırköy, ikincisi Gebze, üçüncüsü ise ikmetgahın olduğu yer(tabi diğerlerinden farklı ise) iş mahkemesi.
Old 24-09-2006, 17:00   #15
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım,

Cevabınız çok aydınlatıcı oldu, teşekkür ederim.

İş Mahkemeleri Kanunu 5. Madde'ye Dair Ek Not:
Yetkiye dair 5. maddeye daha önce takıldım İstanbul iş mahkemelerinden biri, davalının yetki itirazı olmamasına ve 5. maddedeki yetkinin işçi aleyhine olmasına rağmen re'sen kesin yetkiden bahisle yetkisizlik kararı verdi ve dosyayı işçi bakımından daha zor olacak yetkili mahkemeye gönderdi. O dönem bu karara çok sinir olmuş, doğru olmadığını düşünmüş, araştırmış ve bir kaç hakimle de görüşmüştüm. Ulaştığım sonuç:Yargıtay kararlarında daha ziyade 5. maddenin işçi lehine olması hali ele alınmış ve buna dair kararlar verilmişti. Kişisel kanaatim maddedeki yetki kuralının kamu düzenine dair kesin yetki olmadığı ve işçiyi korumak amacıyla, işçi lehine ek bir yetkili mahkeme imkanı getirdiği idi. Bir çok hakim de aynı şekilde maddenin amaca göre yorumlanmasını gerektiğini öngörüyor ve verilen kararda iş yükünün önemli bir faktör olduğunu söylüyordu. Bakırköy iş mahkemesinin kıymetli hakimi, Yargıtay'ın yetkinin kamu düzenine dair kesin yetki olduğuna dair yorumunu değiştirdiğini ve ancak kararın kendisinde olmadığını söylemişti. Aramama rağmen ben bulamamıştım. Şimdi siz aksini söylüyorsunuz. Zaten işi daha da uzatmamak için müvekkil talimatıyla kararı temyiz etmemiştim.

Katılımcılara teşekkürler ve saygılar.
Old 25-09-2006, 15:31   #16
İş Müfettişi

 
Varsayılan

Arkadaşlar,
Biz İş Müfettişleri de yetki konusunda "işin yerin yapıldığı yer" kavramında eğer işçinin görev yaptığı coğrafi mekan birden fazlaysa (il içi tıbbi mümessiller gibi) işçinin en çok iş yoğunluğu olduğu kısmı,eğer böyle bir tespitte bulunulamıyorsa iş yaptığı alana giriyorsa şirket merkezini esas kabul ediyoruz.Belki pratik bi fayda da sağlar soruyu soran arkadaşa..
İyi Çalışmalar..

Alıntı:
Yazan Jeanne D'arc
Sayın meslektaşım,

Cevabınız çok aydınlatıcı oldu, teşekkür ederim.

İş Mahkemeleri Kanunu 5. Madde'ye Dair Ek Not:
Yetkiye dair 5. maddeye daha önce takıldım İstanbul iş mahkemelerinden biri, davalının yetki itirazı olmamasına ve 5. maddedeki yetkinin işçi aleyhine olmasına rağmen re'sen kesin yetkiden bahisle yetkisizlik kararı verdi ve dosyayı işçi bakımından daha zor olacak yetkili mahkemeye gönderdi. O dönem bu karara çok sinir olmuş, doğru olmadığını düşünmüş, araştırmış ve bir kaç hakimle de görüşmüştüm. Ulaştığım sonuç:Yargıtay kararlarında daha ziyade 5. maddenin işçi lehine olması hali ele alınmış ve buna dair kararlar verilmişti. Kişisel kanaatim maddedeki yetki kuralının kamu düzenine dair kesin yetki olmadığı ve işçiyi korumak amacıyla, işçi lehine ek bir yetkili mahkeme imkanı getirdiği idi. Bir çok hakim de aynı şekilde maddenin amaca göre yorumlanmasını gerektiğini öngörüyor ve verilen kararda iş yükünün önemli bir faktör olduğunu söylüyordu. Bakırköy iş mahkemesinin kıymetli hakimi, Yargıtay'ın yetkinin kamu düzenine dair kesin yetki olduğuna dair yorumunu değiştirdiğini ve ancak kararın kendisinde olmadığını söylemişti. Aramama rağmen ben bulamamıştım. Şimdi siz aksini söylüyorsunuz. Zaten işi daha da uzatmamak için müvekkil talimatıyla kararı temyiz etmemiştim.

Katılımcılara teşekkürler ve saygılar.
Old 25-09-2006, 19:14   #17
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın iş müfettişi,
Sağolun ama tüm ezberi bozdunuz
Old 12-11-2007, 11:47   #18
Av.Sevda Şanlıbaba

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşlarım,
Tüm bu tartışmaları okuyunca benim de kafam biraz karıştı.
Benim de işçi alacakları için açılacak bir davam var.Şöyle ki;işçi Konya'da bir inşaatta bekçilik işinde çalışmış ancak işverenin ikametgah adresi Ankara,Konya'da sadece inşaatın yapımı söz konusu herhangi bir ofis vs. mevcut değil,ancak bekçilik işi inşaatın uzun zaman devam etmesi nedeniyle beş yılı geçkin sürmüş.Bu durunda yetkili mahkeme Konya Mahkemeleri midir?
Old 12-11-2007, 12:47   #19
Av.Kemal

 
Varsayılan yetkili mahkeme

Sn.Jeanne D'arc, olay gerçekten karışmış,bir de ben diyeyim bakalım( !),
--Bc olarak ifade ettiğiniz (tanıtım yapılan Hastane ) yeri, yetkiye dahil olmaz.
--işçinin işini yaptığı son yer, bir işverene hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı son yerdir.
--Bb kodlu işyerinden işe girmiş ise, o yer mahkemesi de yetkili olabilir.
sevgiler-saygılar
Old 26-11-2007, 20:31   #20
av.Ercan KÜLEKÇİ

 
Karar sorunuzun cevabı bu kararda...

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Resmi Gazete tarih/sayı:23.1.1979/16528
Esas Sayısı : 1978/48
Karar Sayısı : 1978/40
Karar Günü : 13/6/1978

30/1/1950 günlü, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesi şöyledir :
Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin elindeki davanın konusu özetle şöyledir :
Sigortalı işçi olarak muhtelif işyerlerinde çalışmakta olan davacı, emekli olması halinde kendisine bağlanacak yaşlılık aylığının neye göre hesap edileceğini Sosyal Sigortalar Kurumu Kırklareli Şubesinden sormuştur. Verilen karşılığı doyurucu bulmadığından Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinde Kurum aleyhine dava açarak aralarındaki anlaşmazlığın giderilmesini ve yaşlılık aylığının mahkemece hesaplanmasını istemiştir.
Davalı Kurum, Mahkemenin yetkili olmadığını, çünkü Sosyal Sigortalar Kurumunun ikametgâhının Ankara'da bulunduğunu öne sürmüştür.
Mahkeme, davacının işyerinin Babaeski'de olduğunu, bu nedenle davanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesine uygun olarak Babaeski de açıldığını belirterek yetki itirazının reddine karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi Anayasaya uygunluk denetiminde mahkemenin bu kararıyle bağlı değildir. Çünkü Anayasa Mahkemesi bu konuda inceleme yaparken Mahkemenin görev ve yetkisini belirlemiş olmamakta, yerine getirdiği işlev, itiraz yolu ile başvurmanın ön koşullarının varlığını saptamaktan ibaret kalmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yetki ile ilgili genel ilkesini koyan 9.maddesine her davanın davalının ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde açılmasını buyurmaktadır. Davalı yetki itirazında bulunmuş olmasına göre, Kurumun Babaeski'de ikametgâhının olmaması nedeniyle Babaeski Mahkemesinin davaya bakamıyacağı açıktır. Bunun gibi davalı Kurumun Babaeski'de şubesi bulunmadığından, aynı Kanunun 17. maddesine göre de Babaeski mahkemesi davaya bakmaya yetkili değildir. Mahkemece yetki itirazının reddine dayanak yapılan 5521sayılı Yasanın 5. maddesine gelince : bu maddede "İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medenî Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı için yetkili mahkemece de bakılabilir..." denilmektedir. İşçi yararına konulmuş bulunan bu kural gerçi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarla ilgilidir. Bununla birlikte 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 134. maddesinde "Bu Kanunun uygulanmasından doğan , uzlaşmazlıklar, yetkili İş Mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür." kuralı öngörülmüştür.5521 sayılı Yasanın 5. maddesinde işçilerin yararına düzenlenmiş bulunan "işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir" hükmünde yeralan, "mahkeme" nin, Sosyal Sigortalar Kurumunun şubelerinin bulunduğu yerdeki mahkeme olarak anlaşılması gerekir. Oysa Babaeski'de Davalı Sosyal ıSıigortalar Kurumunun şubesi yoktur. Davalı Kurumun ikametgâhının Ankara'da olması ve Babaeski'de de şubesinin bulunmaması nedeniyle mahkeme, bu davaya bakmakla yetkili değildir.
Yukarıdaki açıklamalar sonucunda, mahkemenin itiraz konusu Yasa kurallarının iptali için Anayasa Mahkemesine Başvurmaya yetkili olmadığı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır, itirazın, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekmektedir.
V. SONUÇ :
İtiraz yoluna başvuran Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakmaya yetkili olmadığından itirazın, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine,
13/6/1978 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hakİmİn Taktİr Yetkİsİ Bumudur? biçer hukuk Hukuk Sohbetleri 12 25-03-2010 07:07
İŞÇİnİn Belİrlİ Bİr SÜre İŞten Ayrilmasini Önlemek İÇİn Nasil Bİr SÖzleŞme Gerekİr. av.suleyman Meslektaşların Soruları 4 29-09-2006 10:56


THS Sunucusu bu sayfayı 0,16423512 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.