Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Haberleri Hukuk Haberleri, duyuruları, güncel hukuki gelişmeler. [Haber Ekleyin]

İcra Ve İflas Kanunu Değişiklik Tasarısı Ve Gerekçeleri

Yanıt
Old 26-11-2011, 13:52   #1
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan İcra Ve İflas Kanunu Değişiklik Tasarısı Ve Gerekçeleri

İCRA VE İFLÂS KANUNU DEĞİŞİKLİK TASARISI VE GEREKÇELERİ

İCRA VE İFLÂS KANUNU DEĞİŞİKLİK TASARISI VE GEREKÇELERİ
İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 1 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İcra müdürlükleri

İİK. mad. 1- Asliye hukuk mahkemesi bulunan il ve ilçe merkezlerinde, Adalet Bakanlığınca o il veya ilçenin adıyla anılan yeterli sayıda icra müdürlüğü kurulur.

Her icra müdürlüğünde bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra memuru ve hizmetli bulunur. İcra müdür ve müdür yardımcıları Adalet Bakanlığınca, icra memurları ve hizmetliler ise adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca atanır. İhtiyaç olması halinde, icra müdürünün talebi ve ilgili Cumhuriyet savcısının uygun bulması üzerine adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca geçici olarak zabıt katibi, mübaşir ve hizmetli görevlendirilebilir. İcra müdürü, yardımcısı veya memurunun herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda bu görev adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek bir yazı işleri müdürü tarafından yerine getirilir.

Gerekçe: Tasarının 1. maddesiyle, icra ve iflas teşkilâtının yeniden yapılandırılması amacıyla icra dairelerinin müdürlük şeklinde kurulması ve asliye hukuk mahkemesi bulunmayan yerlerde icra müdürlükleri açılamaması kabul edilmiştir. Yine icra müdürlüklerinde çalışan personelin uzmanlaşmasını sağlamak ve böylece hizmet kalitesini artırmak amacıyla sadece icra müdürlüklerinde çalışacak icra memurluğu kadrosu ihdas edilmiştir. Ayrıca, icra müdürü, yardımcısı veya memurunun izin ve hastalık gibi herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda bu görevin adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek bir yazı işleri müdürü tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir.

MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 2 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İflas müdürlükleri

İİK. mad. 2- Asliye hukuk mahkemesi bulunan ve gerekli görülen il ve ilçe merkezlerinde, Adalet Bakanlığınca o il ve ilçe merkezlerinin adıyla anılan yeterli sayıda iflas müdürlüğü kurulur. Ayrı bir iflas müdürlüğü kurulmaması hâlinde hangi icra müdürlüğünün iflas işlemlerine bakacağını adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu belirler.

1 inci maddenin ikinci fıkrası iflas müdürlükleri hakkında da uygulanır.

Gerekçe: Tasarının 2. maddesiyle, 2004 sayılı Kanunun 1. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak iflas müdürlüklerinin de asliye hukuk mahkemesi bulunan ve gerekli görülen yerlerde açılabileceği düzenlenmiştir. Maddeye göre ayrı bir iflas müdürlüğü kurulmaması hâlinde hangi icra müdürlüğünün iflas işlemlerine bakacağını adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu belirleyecektir. Ayrıca iflas müdürlüklerinde çalışacak personel bakımından icra müdürlüklerindeki sistem burada da uygulanacaktır.

MADDE 3- 2004 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İşlerin dağılımı:

İİK. mad. 3 – Adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu gelen işlerin icra ve iflas müdürlüklerine dağılımına ilişkin esasları belirler.

Gerekçe: Tasarının 3. maddesiyle icra ve iflas müdürlüklerindeki iş dağılımının nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, icra ve iflas müdürlüklerindeki iş dağılımına ilişkin esaslar Adlî Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu tarafından belirlenecektir.

MADDE 4- 2004 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 4/I, son cümle-

Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflas müdürlüklerinin işlemlerine yönelik dava, şikâyet ve itirazları inceler.

Gerekçe: Tasarının 4. maddesiyle, 2004 sayılı Kanunun 13. maddesinde yapılan icra ve iflas müdürlüklerinin idarî yönden gözetim ve denetiminin Cumhuriyet başsavcılıklarına verilmesi şeklindeki değişikliğe paralel olarak icra hâkiminin bu yöndeki yetkileri kaldırılmıştır.

MADDE 5- 2004 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 4/a maddesi eklenmiştir:

İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığı

İİK. mad. 4/a- Bu maddede belirtilen görevleri yerine getirmek üzere Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü bünyesinde İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığı kurulur. Daire Başkanlığı bir daire başkanı, yeteri kadar tetkik hâkimi, uzman personel ve şubelerden oluşur.

İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığının görevleri şunlardır;

1- İcra ve iflas müdürlüklerinin genel amaçlar doğrultusunda düzenli ve verimli olarak çalışmasını sağlamak,

2- İcra ve iflas müdürlüklerini kurmak, gerektiğinde kaldırılmak veya birleştirmek, 3- İcra ve iflas müdürlüklerinin idarî açıdan denetim ve gözetimini yapmak,

4- İcra müdür ve müdür yardımcılarının atama, nakil, terfi ve disiplin gibi her türlü özlük işlemlerini yürütmek ve bu konularda icra memurlarıyla ilgili olarak yapılan işlemlerin denetimini yapmak,

5- Başkanlık ile icra ve iflas müdürlüklerinde çalışan personele hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim plânlaması yapmak,

6- İcra ve iflas müdürlüklerinde çalışan personel hakkındaki ihbar ve şikâyetleri inceleyerek gerekli işlemleri yapmak,

7- Karşılaşılan sorunlar ile ilgili olarak gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak ve alınması gereken kanunî ve idarî tedbirler konusunda Bakanlığa teklifte bulunmak,

8- Görev alanına giren konularda tüzük ve yönetmelikleri hazırlamak ve takip etmek,

9- Yargı yetkisinin kullanılma alanına girmeyen icra ve iflas işlerine ilişkin konularda görüş bildirmek ve genelge düzenlemek,

10- Mahcuz mallar lisanslı icra depoları için lisans vermek, bu depoların faaliyetlerini durdurmak, lisansı iptal etmek, lisans ücretlerini tespit etmek ve bu depoların mevzuata uygun çalışmasını sağlamak amacıyla gerekli gözetim ve denetimi yapmak ve yaptırmak,

11- Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak,

Gerekçe: Tasarının 5. maddesiyle, icra ve iflas müdürlüklerinin düzenli ve verimli çalışmasını sağlamak, buralarda yaşanan aksaklıkları önlemek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla, icra ve iflas müdürlükleri ve buradaki personelin gözetim ve denetiminden sorumlu Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü bünyesinde İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığı kurulmuştur. Bu düzenlemeye göre Başkanlığın görev ve yetkileri genel olarak, icra ve iflas müdürlüklerinin kuruluşu, kaldırılması veya birleştirilmesi, idarî açıdan denetimi ve gözetimi ile icra müdür ve müdür yardımcılarının atama, nakil, terfi ve disiplin gibi her türlü özlük işlemlerini yürütmek, Başkanlık ile icra ve iflas müdürlüklerinde çalışan personele hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim plânlaması yapmak, icra ve iflas müdürlüklerinde çalışan personel hakkında ihbar ve şikayetleri incelemek ve ceza verilmesi gereken hallerde gerekli işlemleri yapmak, uygulamada karşılaşılan sorunlar ile ilgili konularda gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak ve alınması gereken kanunî ve idarî tedbirler konusunda Bakanlığa tekliflerde bulunmak, görev alanlarına giren konularda tüzük tasarıları ile yönetmelikleri hazırlamak ve takip etmek, yargı yetkisinin kullanılma alanına girmeyen icra ve iflas işlerine ilişkin konularda görüş bildirmek, genelge düzenlemek ve mahcuz mallar lisanslı icra depoları için lisans vermek, faaliyetleri durdurmak ya da iptal etmek, lisans ücretlerini tespit etmek ve bu depoların mevzuata uygun çalışmasını sağlamak amacıyla gerekli gözetim ve denetimi yapmak ve yaptırmak şeklindedir.

MADDE 6- 2004 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

İİK. mad. 8/II’ye ek-

İcra ve iflas müdürlüğünce verilen kararlar gerekçeli olarak icra tutanaklarına yazılır.

Gerekçe: - Tasarının 6. maddesiyle, kararların gerekçeli olarak icra tutanaklarına yazılması kabul edilmiştir. Bu değişiklik ile keyfiliyi önlemek amacıyla kaşe kullanılmasının önüne geçmek ve görevlileri araştırmaya zorlamak suretiyle hızlı ve etkin denetim amaçlanmıştır. Uygulamada talepler hakkında gerekçe yazılmadan karar verilmekte, genellikle bu işlem kaşe kullanılarak yerine getirilmektedir. Taraflar, gerekçesi olmayan kararları anlamada, değerlendirmede zorlanmakta bu nedenle şikayete veya itiraza konu etmektedirler. Bu şekilde gerekçe yazılması tarafları ikna etmede daha etkili olacak, aynı zamanda işlemin şikâyete konu edilmesi hâlinde hızlı ve etkin bir denetim sağlayacaktır.

MADDE 7- 2004 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi madde başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

İcra ve iflas müdürlüklerince yapılacak tahsilat ve alacaklıya ödeme

İİK. mad. 9- Her türlü para tahsilatı, icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesap numarası üzerinden yapılır. Haciz sırasında para tahsilatı yapılmış ise tahsil edilen paranın, en geç ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesabına yatırılması zorunludur.

Tahsil edilen paralardan kanunen alacaklıya ödenmesi gerekenler, talep edilmesi hâlinde icra ve iflas müdürlüklerinin hesap numarasının bulunduğu bankaya talimat verilmek suretiyle gecikmeksizin ödenir; talep edilmezse masrafı alacaklıya ait olmak üzere en geç üç gün içinde 58 inci maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde gösterilen alacaklının banka hesap numarasına talimat verilmek suretiyle aktarılır.

İcra ve iflas müdürlükleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında muhafaza ederler.

İcra ve iflas müdürlüklerince alacaklı dışındaki diğer gerçek ve tüzel kişilere yapılması gereken ödemeler, bankaya verilecek talimat yoluyla yapılır.

Gerekçe: Tasarının 7. maddesiyle, icra ve iflas müdürlüklerinde yaşanan bir takım aksaklıkları önlemek amacıyla tahsilatlarının ve ödemelerinin banka aracılığıyla yapılması ve icra ve iflas müdürlüklerinin para ile ilişiğinin en aza indirilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemeye göre haciz sırasındaki tahsilatlar hariç olmak üzere yapılan diğer tüm tahsilatlar banka aracılığıyla yapılacak, tahsil edilen paralardan kanunen alacaklıya ödenmesi gerekenler, talep edilmesi hâlinde icra ve iflas müdürlüklerinin hesap numarasının bulunduğu bankaya talimat verilmek suretiyle derhal ödenecek, talep edilmezse masrafı alacaklıya ait olmak üzere en geç üç gün içinde alacaklının banka hesap numarasına aktarılacaktır.

MADDE 8- 2004 sayılı Kanunun 12 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Borçtan kurtulma

İİK. mad. 12- İcra ve iflas müdürlüğünün hesap numarasına paranın yatırıldığı tarih borçtan kurtulma tarihi olup, borçlu, yatırılan miktar kadar borcundan kurtulur. Haciz sırasında bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından yapılan ödemelerde de borçlu ödenen para miktarınca borcundan kurtulur.

Gerekçe: Tasarının 8. maddesiyle icra veya iflas müdürlüğünün hesap numarasına paranın yatırıldığı tarihin borçtan kurtulma tarihi olduğu ve yatırılan miktar kadar borçlunun borcundan kurtulduğu hususu düzenlenmiştir. Ayrıca, haciz sırasında bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından ödemede bulunması durumunda da borçlu ödenen para miktarınca borcundan kurtulacaktır.

MADDE 9- 2004 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 13- İcra ve iflas müdürlükleri idarî açıdan Adalet Bakanlığına bağlı olup, Cumhuriyet başsavcılıklarının sürekli gözetim ve denetimi altındadır. Bu yetkiyi kullanmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı görevlendirilir. Cumhuriyet başsavcılıkları icra ve iflas müdürlüklerinin icra mahkemesinin görevi dışında kalan işlere bakar; mevzuata ve Bakanlık genelge ve talimatlarına uymalarını sağlar; gerektiğinde adlî ve idarî açıdan sorumlular hakkında işlem yapar.

İcra ve iflas müdürlükleri, adalet müfettişleri tarafından da düzenli olarak denetlenir.

Gerekçe: Tasarının 4. maddesiyle Adalet Bakanlığı bünyesinde İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığı kurulmasının bir sonucu olarak Tasarının 9. maddesiyle icra ve iflas müdürlükleri idarî yönden Cumhuriyet Başsavcılıklarına bağlanmıştır. Bakanlıkla bu şekilde sıkı bir idarî ilişki içinde bulunan icra ve iflas müdürlüklerinin idarî açıdan icra hâkimine bağlanması yargı bağımsızlığı noktasında uygun görülmemiştir. Ayrıca, hâkimlere mümkün olduğu kadar idarî görev verilmemesi şeklindeki Avrupa Birliği kriterlerine de bu şekilde uyum sağlanmıştır. İcra ve iflas müdürlüklerinin kasa denetimi dahil idarî yönden denetimi ile sicil ve disiplin işlemleri Cumhuriyet savcıları tarafından yapılacak ve bu yetkiyi kullanmak üzere yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı görevlendirilecektir. Maddenin son fıkrası, icra ve iflas müdürlüklerinde çalışan personelin devlet memuru olmaları ve bu nedenle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olmaları sebebiyle çıkarılmıştır.

MADDE 10- 2004 sayılı Kanunun 58 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 58- Takip talebi icra müdürlüğüne yazılı, sözlü veya elektronik ortamda yapılır.

Kambiyo senetlerine mahsus takip yolu hariç ilamsız takiplerde alacaklı dörtyüz Türk Lirasının altındaki alacaklar bakımından, takip öncesi borcun ödenmesi için bir banka hesap numarası da belirterek iadeli taahhütlü olarak borçlunun bilinen en son adresine borcunu ödemediği takdirde hakkında icra takibi yapılacağına ilişkin bilgileri içerir meşruhatlı bildirimde bulunmak zorundadır. Bu adrese bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen beş gün içerisinde borcun posta gideriyle birlikte ödenmemesi halinde icra takibine başlanabilir.

Talepte şunlar gösterilir:

1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, banka adı ile hesap numarası, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri;

2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, şöhret ve yerleşim yerleri;

3. Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.

Alacaklının ve varsa kanunî temsilcisinin ve vekilinin, ikinci fıkranın (1) numaralı bendinde belirtilen yerleşim yerini gösterememeleri hâlinde icra müdürlüğünün bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.

Gerekçe: Tasarının 10. maddesiyle, takip talebinin elektronik ortamda da yapılabilmesine imkân sağlanmıştır. Böylelikle UYAP’ı kullanan avukatlar bürosundan icra takip talebinde bulunabilecektir. Ayrıca maddede yapılan değişiklikle, kambiyo senetlerine mahsus takip yolu hariç ilamsız takiplerde alacak miktarının dörtyüz Türk Lirasının altında olduğu hallerde borçluya meşruhatlı bildirimde bulunmak zorunluluğu getirilerek, küçük miktarlı alacakların icra takibine konulduğunda vekâlet ücreti ile diğer icra masraflarının asıl alacağın miktarını geçmesinin önlenmesi ve icra müdürlüklerinin küçük alacaklardan kaynaklanan iş sayılarındaki artışlarının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu düzenleme ile küçük miktarlı alacaklardan borçlunun haberdar olması sağlanarak borçların icra müdürlüğüne gelmeden önce tahsilinin arttırılması, böylece hem icra müdürlüklerinin iş yükünün azaltılması hem de borçlunun küçük meblağlı borçlar nedeniyle hakkında yapılan takipler nedeniyle icra masraf ve vekâlet ücreti ödenmesi nedeniyle maruz kaldığı mağduriyetin giderilmesi amaçlanmıştır.

Yine Tasarının bu maddesiyle alacaklının, takip talebinde bulunurken banka adı ile hesap numarasını da bildirilmesi sağlanarak icra müdürlüğü tarafından yapılan tahsilatların beklemeksizin alacaklı hesabına geçirilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 11- 2004 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 60/II- Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra müdürlüğünün banka hesap numarasına ödenmesi, borç teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,

Gerekçe: Tasarının 11. maddesiyle, 2004 sayılı Kanunun 9. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak icra müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emrinde, yapılacak ödemenin icra müdürlüğünün banka hesap numarasına yapılması gerektiğinin yazılması hususu düzenlenmiştir.

MADDE 12- 2004 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 79/I- İcra müdürlüğü, haciz taleplerini masrafın yatırılma tarihlerine göre sıraya koyar ve talep tarihinden itibaren en geç üç gün içinde haczi yapar.

Gerekçe: Tasarının 12. maddesiyle, uygulamada hacizlerin aynı gün yapılamaması nedeniyle sıranın kaydırılması, bazılarına öncelik tanınması gibi sıkıntıların önüne geçmek amacıyla, haciz taleplerinin masrafın yatırılma tarihlerine göre sıraya konulması ve talepten itibaren en geç üç gün içinde haczin yapılması sağlanmıştır.

MADDE 13- 2004 sayılı Kanunun 80 inci maddesine aşağıdaki fıkra son fıkra olarak eklenmiştir:

İİK. mad. 80/son- İcra müdürü, taşıt seçimi dahil haczin güvenli ortamda yapılması için uygun tüm tedbirleri alır. Adalet Bakanlığı da bu amaçla uygun göreceği yerlerde taşıt tahsis edebileceği gibi; Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfından da taşıt tahsis etmesi için talepte bulunabilir.

Gerekçe: Tasarının 13. maddesiyle, haciz memurlarının hacze giderken güvenliklerinin sağlanması ve icra müdürlüğü dışında yapılan işlemler için temin edilen araçlara yapılan ödemeler sırasında ortaya çıkan bazı sıkıntıların önlenmesi amacıyla Adalet Bakanlığının uygun göreceği yerlerde taşıt tahsis edebileceği ya da Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfından da taşıt tahsis etmesi için talepte bulunabileceği düzenlenmiştir.

MADDE 14- 2004 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin ikinci, dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad 88/II- Diğer taşınır mallar, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak münasip bir yerde muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat ederse istenildiği zaman verilmek şartiyle muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. Haczedilen taşınır malların toplam değeri dörtyüz Türk Lirasının altında ise bu mallar borçluya yediemin olarak bırakılır. Ancak mallar satış mahalline getirilmediği takdirde yediemin değişikliği yapılabilir.

İİK. mad. 88/IV- Mahcuz mallar lisanslı icra depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması gereken asgarî niteliklere ve teşhir salonlarına, depo için alınacak teminata, bu mallar için muhtemel rizikolara karşı yapılacak sigortaya, depo işleticisi olma niteliklerine, depoculuk lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın verilmesine, lisanslı depo işleticisinin hak ve yükümlülüklerine, lisanslı depo işletmeleriyle ilgili Adalet Bakanlığının görev ve yetkileri ile depoculuk faaliyetinin durdurulması ya da iptali gibi idarî tedbir ve tasarruflara ve bu depoların denetimine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adalet Bakanlığı bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda uygun göreceği yerlerde mahcuz mallar lisanslı icra depoları açabileceği gibi Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfından da bu depoları açması için talepte bulunabilir veya işletme hakkını devredebilir.

İİK. mad. 88/V- Lisanslı icra depolarına bırakılan mahcuz malların, 116 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen üç aylık teşhir süresi sonunda satılamaması ve icra müdürlüğünce bu malın hukuken muhafazasına gerek kalmadığının icra deposuna bildirilmesi halinde üç ayın bitiminden sonra yedi gün içinde depo ücretinin ödenmesi şartıyla borçlu ve alacaklı hacizli malı geri alabilir. Bu süre içinde mahcuz malın geri alınmaması ve depo ücretinin malın değerinin yüzde otuzunu bulması durumunda malın mülkiyeti icra deposuna depo ücreti karşılığında devredilir. Bu konuda ortaya çıkan ihtilâflar icra mahkemesi tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.

Gerekçe: Tasarının 14. maddesiyle, haczedilen taşınır malların toplam değerinin dörtyüz Türk Lirasının altında olması hâlinde bu malların borçluya yediemin olarak bırakılacağı düzenlenerek, borçlunun zorunlu ihtiyaç duyduğu ve paraya çevrilme masraflarını karşılamayacak malların muhafaza altına alınmasının ve böylece bu malların yediemin depolarına götürülmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Uygulamada yediemin depoları gerekli altyapı ve donanıma sahip olmadan uygunsuz fizikî ortamlarda hizmet vermektedir. Bu nedenle bu depolarda bulunan malların muhafazasında ve denetiminde büyük zorluklar yaşanmaktadır. Yine maddede yapılan değişiklikle uygulamada yasal bir düzenleme bulunmaması nedeniyle denetimsiz çalışan yediemin depolarına hukukî bir altyapı hazırlanması amaçlanmıştır. Ayrıca, tüm satış yollarına başvurulmasına rağmen satılamayan malların yıllarca icra depolarında beklemesinin önüne geçilmesi amacıyla, 116. maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen üç aylık teşhir süresi sonunda da satılamayan mahcuz malın geri alınması için borçlu ve alacaklıya uygun bir süre verilmesi, verilen süre içinde mahcuz mal geri alınmaması ve depo ücretinin malın değerinin yüzde otuzunu bulması durumunda malın mülkiyetinin icra deposuna depo ücreti karşılığında devredileceği düzenlenmiştir.

MADDE 15- 2004 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 99- Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra hâkimliğine başvurulabilmesi için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra hâkimliğine dava açılmaz ise üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar hacizli malın satışı yapılamaz.

Haciz, üçüncü şahsın yokluğunda yapılmış ve üçüncü şahıs lehine istihkak iddiasında bulunulmuş ise yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.

Gerekçe: Tasarının 15. maddesiyle, haczedilen şeyin, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunması hâlinde bu malın yediemin olarak kendisine bırakılması düzenlenmiştir. Bu durumda icra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra hâkimliğine başvurulabilmesi için alacaklıya yedi gün süre verecektir. Bu süre içinde icra hakimliğine dava açılmaz ise üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, haciz, üçüncü şahsın yokluğunda yapılmış ise haczedilen mal muhafaza altına alınmayacak ve alacaklı tarafından süresinde açılan istihkak davası sonuçlanıncaya kadar satışı talep edilemeyecektir. Mevcut düzenlemede, haciz nerede yapılırsa yapılsın alacaklı muvafakat etmiyor ise malın muhafaza altına alınması gerekmektedir. Borçla ve borçluyla ilgisi bulunmayan üçüncü şahsın fiili hakimiyetinde ve zilyetliğinde bulunan haczedilen malların sadece alacaklının talebine istinaden muhafazaya alınması uygulamada büyük sıkıntılara neden olmaktadır. Bu düzenlemeyle, istihkak davasında dava açma ve ispat külfeti alacaklıya düşmesi nedeniyle istihkak davasının devamı süresince malın muhafazaya alınmaması ve satışının yapılmaması amaçlanmıştır.

MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 106- Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren üç ay ve taşınmaz ise hacizden itibaren altı ay içinde satılmasını isteyebilir.

Gerekçe: Tasarının 16. maddesiyle, haczedilen taşınır ve taşınmaz malların satış talep süreleri kısaltılarak haciz prosedürünün kısa sürede sonuçlanması, masrafların azaltılması ve terakümün önlenmesi amaçlanmıştır.

MADDE 17- 2004 sayılı Kanunun 113 üncü maddesinden sonra gelmek üzere 113/a maddesi eklenmiştir.

Hacizli malın alacaklıya devri

İİK. mad. 113/a- Alacaklı, menkul haczinin ve takdir edilen kıymetin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabilir veya bu hakkını üçüncü şahıslara devredebilir. Mahsuptan artan kısım borçluya verilir.

Alacaklının birden fazla olması durumunda yukarıdaki fıkraların uygulanması için bütün alacaklıların muvafakati aranır.

Gerekçe: Tasarının 17. maddesiyle, 2004 sayılı Kanuna hacizli malın alacaklıya devrine ilişkin yeni bir madde olan 113/a maddesi eklenmiştir. Uygulamada açık artırmalarda ihalelere katılım konusunda bir takım sıkıntılar yaşandığı ve bunun da malın değerinin çok altında satılmasına neden olduğu bilinen bir gerçektir. Bu eklenen yeni maddeyle, yaşanan olumsuzlukları gidermek amacıyla, alacaklının, menkul haczinin ve takdir edilen kıymetin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabileceği veya bu hakkını üçüncü şahıslara devredebileceği düzenlenmiştir. Alacaklının birden fazla olması durumunda ise bu devir için tüm alacaklıların muvafakati aranır. Bu şekilde icra prosedürünün kısaltılması ve daha az masrafla gerçekleştirilmesi sağlanmış olacaktır.

MADDE 18- 2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad 114- Satış, açık artırma ile yapılır. Taşınırın muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat yatırılması şartıyla açık artırmaya başlanmadan bir iş günü öncesine kadar yazılı teklif verilerek de ihaleye iştirak edilebilir. Artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilân edilir.

İlânın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmıyacağı icra müdürlüğünce alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. Bu ilân, Bakanlıkça belirlenecek bedel karşılığında internet ortamında yapılır.Ayrıca yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına da karar verilmesi hâlinde bu ilân satış talebi tarihinde tirajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.

Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve artırmanın gün ve saati, satış şartnamesinin vesair bilginin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek şartiyle şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla iktifa olunur. İcra müdürlüğünce yapılması zaruri ilânlar dışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilân edebilirler. Ancak hususi mahiyetteki bu ilân resmî muameleye tesir etmez.

Gerekçe: Tasarının 18. maddesiyle, uygulamada çok fonksiyonel olmayan ikinci artırma kaldırılarak taşınırların satılması amacıyla tek bir artırma yapılması kabul edilmiştir. Ayrıca, açık artırmaya katılımı en üst düzeye çıkarmak ve malın gerçek değerinde satılmasını sağlamak amacıyla, teminat alınmak şartıyla yazılı teklif verilerek de artırmaya iştirak edilebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, açık artırmaya katılımı en üst düzeye çıkarmak ve malın gerçek değerinde satılmasını sağlamak amacıyla, satış ilânlarının Bakanlıkça belirlenecek bir bedel karşılığında internet ortamında da yapılması kabul edilmiştir.

MADDE 19- 2004 sayılı Kanunun 115 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İhalenin yapılması:

İİK. mad. 115- Satılığa çıkarılan mal yazılı teklifler de dahil olmak üzere en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde altmışını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını tecavüz etmesi şarttır.

Artırma bu miktara baliğ olmazsa artıranlar taahhütlerinden kurtulur.

Gerekçe: Tasarının 19. maddesiyle, artırmaya yazılı teklif verilmek suretiyle de katılım imkânı sağlanmıştır. Ayrıca, maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle ikinci artırmanın kaldırılması şeklindeki değişikliğe uyum sağlanmıştır.

MADDE 20- 2004 sayılı Kanunun 116 ncı maddesi madde başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Teşhir suretiyle satış:

İİK. mad. 116- Artırma sonunda satılamayan mahcuz mal, icra deposu tarafından üç ay süreyle satışta kalması için teşhir edilir. Teşhir edilen mallar ayrıca bu amaçla hazırlanan internet ortamında da ilân edilir. Teşhir edilen bu mallar, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi şartıyla isteyene satılır. Hacizli malın satış bedelini yukarıdaki kurallara göre icra müdürü tespit eder.

Gerekçe: Tasarının 20. maddesiyle, 2004 sayılı Kanunun ikinci artırmaya ilişkin 116. maddesi ikinci artırmanın kaldırılması nedeniyle tamamen değiştirilmiştir. Böylece malın kıymetinin çok altında satılması ve ikinci artırmadaki kıymet düşüşünden dolayı alıcıların ikinci artırmayı beklemeleri önlenmiştir. Ayrıca, maddede yapılan değişiklikle artırma sonunda satılamayan mahcuz malları satmak amacıyla icra deposu tarafından üç ay süreyle teşhir edilmesi sağlanmıştır. Teşhir edilen bu mallar, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi şartıyla isteyene satılacaktır.

MADDE 21- 2004 sayılı Kanunun 118 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki ikinci fıkra eklenmiştir:

İİK. mad. 118/I- Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedi günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. Satılan mal ihale kesinleşmeden teslim olunmaz. Verilen mühlet içinde müşteri bedelin tamamını vermezse icra müdürlüğünce mal 115 inci maddeye göre yeniden artırmaya çıkarılır.

Değeri dörtyüz Türk Lirasının altında bir bedel ile ihale edilen menkul malların ihale bedeli, vergi ve harçları yatırılmış olmak şartıyla ihalenin kesinleşmesi beklenmeden alıcısına teslim edilir.

Gerekçe: Tasarının 21. maddesiyle, değeri dörtyüz Türk Lirasının altında bedel ile ihale edilen menkul malların ihale bedeli, vergi ve harçları yatırılmış olmak şartıyla ihalenin kesinleşmesi beklenmeden alıcısına teslim edileceği düzenlenmiştir. Bu şekilde malların yeniden icra deposuna gitmesi ve yeni masrafların ortaya çıkması önlenmeye çalışılmıştır.

MADDE 22- 2004 sayılı Kanunun 123 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Satış müddeti ve hacizli malın alacaklıya devri:

İİK. mad. 123- Taşınmazlar, satış talebinden itibaren iki ay içinde açık artırma ile satılır. Açık artırmaya başlamadan bir iş günü öncesine kadar yazılı teklif verilerek de ihaleye iştirak edilebilir.

Alacaklı, taşınmaz haczinin, takdir edilen kıymetin ve mükellefiyetler listesinin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabilir veya bu hakkını üçüncü şahıslara devredebilir. Mahsuptan artan kısım borçluya verilir.

Devrin gerçekleşebilmesi için alacaklı veya üçüncü şahsın, rüçhanlı alacakların tamamını ödemesi gerekir.

Hacze iştirak söz konusu ise devralan devir bedelini nakit olarak dosyaya yatırır ve asıl icra müdürlüğünce sıra cetveli tanzim edilir.

Alacaklıların birden fazla olması durumunda ikinci fıkranın uygulanması tüm alacaklıların yazılı muvafakatine tâbidir.

Bu maddenin uygulanmasında 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunun 732 nci maddesi hükmü uygulanmaz.

Gerekçe: Tasarının 22. maddesiyle, taşınmazlar bakımından da artırmaya yazılı teklif verilmek suretiyle iştirak edilebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, maddede yapılan değişiklikle taşınır mahcuz mallarda hacizli malın alacaklıya devrine imkân veren 113/a maddesine paralel bir hüküm getirilmiştir. Buna göre uygulamada açık artırmalarda ihalelere katılım konusunda yaşanan sıkıntıları gidermek amacıyla alacaklının, taşınmaz haczinin, takdir edilen kıymetin ve mükellefiyetler listesinin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabilmesine veya bu hakkını üçüncü şahıslara da devredebilmesine imkân sağlanmıştır. Bu şekilde hem satış usulü kısalmış hem de malın gerçek değerini bulması sağlanmış olacaktır.

MADDE 23- 2004 sayılı Kanunun 129 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 129- Taşınmaz yazılı teklifler de dahil olmak üzere en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma bedeli taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az yüzde altmışını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklılar o taşınmaz ile temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların tamamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masrafları ile taşınmazın aynından doğan vergi borcu ve satıcı adına ödenmesi gereken tapu harcı miktarına tecavüz etmesi şarttır.

Yukarıdaki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse taşınmaz en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.

Gerekçe: Tasarının 23. maddesiyle, borçlu adına ödenmesi gereken binde onbeş tapu harcı ile taşınmazın aynından doğan emlak vergisi borcunun satıştan önce belirlenmesi sağlanarak, ihaleden sonra bu miktarları geçmediğinden bahisle ihalenin feshi davası açılmasının ve böylece dosyanın sürüncemede kalmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, ikinci artırmada aranan yüzde kırklık oran yüzde elli yapılmış ve böylece malın kıymetinin çok altında satılması ve bu kıymet düşüşünden dolayı alıcıların ikinci artırmayı beklemeleri önlenmiştir.

MADDE 24- 2004 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 133/II- İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan alıcının yatırdığı ya da yatırması gereken teminat iade edilmez ve bu miktar borçtan mahsup edilir. İhalenin feshine sebep olan alıcıdan, ayrıca teminattan fazla olması hâlinde teklif edilen bedel ile son ihale bedeli arasındaki fark, diğer zararlar ve temerrüt faizi hükme hacet kalmaksızın icra müdürlüğünce tahsil edilir. Teminat yatırmak zorunda olmayanlardan bu meblağ, hükme gerek kalmaksızın icra müdürlüğünce tarafından tahsil olunur.

Gerekçe: Tasarının 24. maddesiyle, uygulamada sık sık karşılaşılan ihaleye katılıp da daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olma şeklindeki kötüniyetli uygulamanın önlenmesi amacıyla bu şekildeki alıcıların yatırdığı ya da yatırması gereken teminatın borçtan mahsup edileceği düzenlenmiştir.

MADDE 25- 2004 sayılı Kanunun 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye sekizinci fıkrasından sonra aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

İİK. mad. 134/II- İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde ihale bedelinin yüzde onu oranında nakdi teminatı mahkeme veznesine yatırmak suretiyle isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi ihale bedelinin yüzde onu oranındaki nakdi teminatın hazineye gelir kaydedilmesine karar verir. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde nakdi teminatın hazineye gelir kaydedilmesine karar verilmez. Yatırılan nakdi teminat açılan bir banka hesabında nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine nakdi teminat bedeli neması ile birlikte hazineye veya hak sahibine ödenir.

İİK. mad. 134/IX- Alacağına mahsuben ihaleye katılıp taşınmazı satın alanlar adına, sıra cetveli kesinleşmedikçe taşınmazın tescili yapılmaz. İhale bedeli yatırıldığı veya sıra cetveli yapılmasına yer olmadığı takdirde bu hüküm uygulanmaz.

Gerekçe: Tasarının 25. maddesiyle, ihalenin feshini talep edebilmek için ihale bedelinin yüzde onu oranında nakdi teminatı mahkeme veznesine yatırılması şartı getirilerek kötüniyetli ihalenin feshi taleplerinin önlenmesi amaçlanmıştır. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi ihale bedelinin yüzde onu oranındaki nakdi teminatın hazineye gelir kaydedilmesine karar verecektir.

MADDE 26- 2004 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 144- Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, asıl alacak üzerinden alınması gereken tahsil harcının beşte birini ödemesi şartıyla senedini geri alabilir. Şu kadar ki, icra müdürlüğü senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar yahut senedin mahiyetine göre alakadar müdürlüklere yazdırır.

Gerekçe: Tasarının 26. maddesiyle, alacağın yalnız bir kısmının ödenmiş olduğu hâllerde, alacaklının senedini harçsız geri alabilmesine imkân veren hükmün kötüniyetle kullanılmasını engellemek amacıyla, alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklının, asıl alacak üzerinden alınması gereken tahsil harcının beşte birini ödemesi şartıyla senedini geri alabileceği kabul edilmiştir.

MADDE 27- 2004 sayılı Kanunun 150/e maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 150/e- Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren üç ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren altı ay içinde isteyebilir.

Gerekçe: Tasarının 27. maddesiyle, icra usulünü hızlandırmak amacıyla süreler kısaltılmıştır.

MADDE 28- 2004 sayılı Kanunun 170 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İİK. mad. 170/IV- İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde otuzundan aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.

Gerekçe: Tasarının 28. maddesiyle, 2004 sayılı Kanunun 170. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan tazminat ibareleri, paralelliği sağlamak amacıyla ikinci cümleye de eklenmiştir. Bu şekilde alacaklının alacak davası açması hâlinde tazminatın tahsilinin de dava sonuna kadar erteleneceği ve alacaklının alacak davasını kazanması hâlinde aleyhine hükmedilmiş olan tazminatın kalkacağı açıkça düzenlenmiştir.

MADDE 29- 2004 sayılı Kanunun 337 nci maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir:

İİK. mad.337/I, son cümle- Toplam alacak miktarı beşbin Türk Lirasının altında olan takiplerde disiplin hapsi uygulanmaz.

Gerekçe: Tasarının 29. maddesiyle, 2004 sayılı Kanunun yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ile ilgili 337. maddesinin birinci fıkrasının sonuna bir cümle eklenmiştir. Yapılan değişiklikle herkesin evinde veya üzerinde belirli bir miktar mal bulunacağı gerçeğinden hareketle belli bir miktarın altındaki borçlar bakımından beyanda bulunulmaması hâlinde disiplin hapsinin uygulanmayacağı kabul edilmiştir.

MADDE 30- 2004 sayılı Kanunun 349 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Disiplin ve tazyik hapsinde muhakeme usulü:

İİK. mad. 349- Bu bapta düzenlenen disiplin ve tazyik hapsini gerektiren fiillere ilişkin şikâyet dilekçe ile yapılır.

Şikâyet eden Harçlar Kanununa göre maktu başvurma harcı ile tebligat giderlerini başvuru dilekçesi ile birlikte mahkeme veznesine peşin yatırır.

İcra mahkemesi şikayet dilekçesi üzerine, şikayet eden ve edileni, tüm delillerini en geç duruşma gününe kadar bildirmelerini de içeren açıklamalı davetiye ile duruşmaya çağırır.

Şikâyet eden, duruşmaya gelmekle veya kendilerini vekille temsil ettirmekle yükümlüdürler. Mahkeme gerekli görür ise şikâyet edilenin bizzat duruşmada hazır olması gerektiğini davetiyeye yazar. Şikâyet edilen başka yerde ikâmet ediyorsa, o yer icra mahkemesi aracılığı ile beyanı alınır.

Mahkeme, şikâyet edilenin bizzat hazır bulunmasını istediği halde hazır bulunmaz ise kolluk marifetiyle zorla getirtilir. Şikâyet edilenin bizzat duruşmada hazır olmasına gerek görülmez ya da zorla getirme kararına rağmen şahıs bulunamazsa dava yokluğunda görülür ve karar verilir.

Şikâyetçi, dilekçesinde göstermiş olduğu şahıs ve fiillerin yanı sıra, dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlıdır. Şikâyet edilenin savunmasını hazırlaması ve tüm delillerini hazır etmesi için duruşma sadece bir oturum ertelenebilir. Mahkeme duruşmaya gelen tarafların ve tanıkların beyanlarını duruşma tutanağına geçirir.

Disiplin veya tazyik hapsini gerektiren fiillerden dolayı şikayet halinde, şikayetçi duruşmaya gelmez veya kendini vekille temsil ettirmezse, dava düşer.

Disiplin ve tazyik hapsini gerektiren fiillerde dava zamanaşımı şikâyetten itibaren bir yıldır. Tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararlar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.

Gerekçe: Tasarının 30. maddesiyle, uygulamada çıkan tereddütleri gidermek amacıyla İcra ve İflas Kanununda düzenlenen disiplin ve tazyik hapsi gerektiren fiillere ilişkin muhakeme usulü açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca, dava zamanaşımı konusundaki tereddütleri gidermek amacıyla, disiplin ve tazyik hapsini gerektiren eylemlerde dava zamanaşımının şikâyetten itibaren bir yıl olduğu düzenlenmiştir.

MADDE 31- 2004 sayılı Kanunun 350 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Ortak hükümler:

İİK. mad. 350- Bu Kanunda düzenlenen suçlarla ilgili olarak 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, Cumhuriyet savcısı duruşmada hazır bulunmaz.

Mahkemenin verdiği hüküm, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir.

Bu Kanunda tanımlanan suçlardan dolayı vaki şikayetin geri alınması veya borcun tamamen ödenmesi halinde dava düşer veya ceza bütün neticeleriyle beraber ortadan kalkar.

Gerekçe: Tasarının 31. maddesiyle, 2004 sayılı Kanunda düzenlenen suçlara ilişkin ortak hükümler düzenlenmiştir.

MADDE 32 - 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 351 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İtiraz:

İİK. mad. 351- İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, kararı veren icra mahkemesine itiraz edilebilir. Mahkeme, başvuru üzerine kendi kararını değiştirebilir. Mahkeme, kararını değiştirmeye gerek görmezse, dosyayı, itirazı incelemesi için o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için (1) numaralı daireye; o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise nöbetçi asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.

Gerekçe: Tasarının 32. maddesiyle, disiplin ve tazyik hapsine ilişkin kararlara karşı yapılacak itirazlara bakacak mahkeme yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile mevcut uygulamada itiraz merci olan ağır ceza mahkemeleri yerine itiraz merci olarak icra mahkemeleri veya nöbetçi asliye ceza mahkemesi öngörülmüştür. Böylece çok yoğun bir iş yükü altında çalışan ağır ceza mahkemelerinin asıl işlerine daha fazla zaman ayırabilmelerine imkân sağlanmıştır.

MADDE 33- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 352 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Disiplin ve tazyik hapsinin infazı:

İİK. mad. 352- Disiplin ve tazyik hapsinin infazı, koşullu salıverilme hariç, hapis cezasının tabi olduğu hükümlere göre infaz edilir.

Gerekçe: Tasarının 33. maddesiyle, disiplin ve tazyik hapsinin infazının koşullu salıverme hariç hapis cezasının tâbi olduğu hükümlere göre infaz edileceği düzenlenmiştir.

MADDE 34- 2004 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “kırkından” ibaresi “otuzundan”, 68 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “kırktan” ibaresi “otuzdan, 68/a maddesinin son fıkrasında yer alan “kırktan” ibaresi “otuzdan”, 69 uncu maddesinin son fıkrasında yer alan “kırkından” ibaresi “otuzundan”, 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “kırktan” ibaresi “otuzdan”, beşinci fıkrasında yer alan “kırkından” ibaresi “otuzundan”, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “kırkından” ibaresi “otuzundan”, dördüncü fıkrasında yer alan “birinci fıkrası” ibaresi “ikinci fıkrası”, 97 nci maddesinin onüçüncü fıkrasında yer alan “kırkından” ibaresi “otuzundan” ve onbeşinci fıkrasında yer alan “onbeşinden” ibaresi “otuzundan”, 169/a maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “yirmisinden” ibaresi “otuzundan”, “kırktan” ibaresi “otuzdan” ve 170 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “kırkından” ibaresi “otuzundan” şeklinde değiştirilmiş ve ek 1 inci maddesinde yer alan “119” ibaresinden önce “58, 88, 118” ibareleri ve “326” ibaresinden sonra “337” ibaresi eklenmiştir.

Gerekçe: - Tasarının 34. maddesiyle, 2004 sayılı Kanunun çeşitli maddelerinde yer alan tazminat oranları günün koşullarına uygun olarak yeniden düzenlenmiştir.

MADDE 35- 2004 sayılı Kanuna Geçici 6 ncı maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

Geçici Madde 7- Bu Kanunun 9 uncu maddesinde öngörülen yeni tahsilat ve ödeme usulü Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak icra takipleri hakkında uygulanır.

Geçici Madde 8- Bu Kanunda yer alan “icra dairesi” ve “iflas dairesi” ibareleri “icra müdürlüğü” ve “iflas müdürlüğü” şeklinde değiştirilmiştir.

Geçici Madde 9- İcra müdürlüklerine icra müdürü, müdür yardımcısı veya icra memuru ataması yapılıncaya kadar icra müdürlüğü işlemleri, öncelikle yazı işleri müdürü tarafından yapılır; bunun mümkün olmaması hâlinde görevlendirilecek bir zabıt kâtibi tarafından da bu görev yerine getirilebilir.

Gerekçe: Tasarının 35. maddesiyle 2004 sayılı Kanuna geçici maddeler eklenerek, 2004 sayılı Kanunun 9. maddesinde öngörülen yeni tahsilat ve ödeme usulünün bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak icra takipleri hakkında uygulanacağı ve 2004 sayılı Kanunda yer alan “icra dairesi” ve “iflas dairesi” ibarelerinin “icra müdürlüğü” ve “iflas müdürlüğü” şeklinde değiştirileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, eklenen diğer bir geçici maddeyle icra müdürlüklerine, icra müdürü, müdür yardımcısı veya icra memuru ataması yapılıncaya kadar bu görevi kimin yapacağına dair tereddüt giderilmiştir.

MADDE 36- 02/07/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

494 sayılı Harçlar Kanunu mad. 23- İcra takibinden veya icra takibine konu alacağın tamamı ile bir kısmının tahsilinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının beşte biri alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.

Haciz ve satış şerhinin kaldırılması, muhafaza altındaki malların borçluya yediemin olarak teslimi talebinin zabıtnameye yazılması veya haciz kaldırılmış olsa bile takipten vazgeçilmesi durumunda harç alınırken haciz varmış gibi asıl alacak miktarı üzerinden tahsil harcının beşte biri alınır.

Gerekçe: Tasarının 36. maddesiyle, Harçlar Kanununun 23. maddesi değiştirilmiştir. Uygulamada oldukça sık rastlandığı bir şekilde haciz ve muhafaza yapıldıktan sonra alacağını tahsil eden alacaklının, borçlu ile anlaşarak ödenmesi gereken harcı ödememek için alacağını aldığını beyan etmek yerine haczin kaldırılmasını beyan ederek takibi sonuçsuz bıraktığı, bu şekilde dosyaların uzun süre icra müdürlüklerinde zamanaşımı tarihine kadar beklediği, devletin alacağı harcın da ödenmediği görülmektedir. Ayrıca, icra müdürlükleri arasında harç alınması veya alınmaması konusunda uygulamada birliktelik de bulunmamaktadır. Bu olumsuzlukları gidermek amacıyla maddede değişiklik yapılmıştır.

MADDE 37- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu mad. 1/d- İcra ve iflas müdürlüklerinde yapılan menkul malla ilgili açık artırmalar ve lisanslı icra depolarının teşhir salonlarında yapılan satışlar hariç olmak üzere müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar,

Gerekçe: Tasarının 37. maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesinin (d) bendi değiştirilmiştir. İcra satışlarında genellikle ikinci el niteliğindeki mallar satılmaktadır. Üretim ve ilk elden satış işlemi sırasında vergilendirilen bu mallar ihalede ikinci bir vergiye tâbi tutulmakta bu ikinci vergi ihaleye katılımı azaltmaktadır. Yapılan değişiklikle ihalelere katılımın artırılması ve satışların gerçekleştirilebilmesi için ikinci kez vergilendirme işleminden vazgeçilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 38- Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında kullanılmak üzere, ilişik (1), (2) ve (3) sayılı listelerde yer alan kadrolar ihdas edilerek, 13.12.1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) ve (II) sayılı Cetvellerin ilgili bölümlerine eklenmiştir.

Gerekçe: Tasarının 38. maddesiyle, İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığı ve icra ve iflas müdürlüklerinde çalışmak üzere yeni kadrolar ihdas edilmiştir.

İcra müdürlükleri, hukuk mahkemelerince verilen kararların infazını sağlamak ve bunun yanında ilamsız takip yolu ile yapılan icra takiplerini yerine getirmek üzere kurulmuştur. Bu nedenle icra müdürlükleri, bir hakkın tesliminde son hukuksal mekanizma olarak karşımıza çıkmakta, yargı sistemimizde çok önemli bir yer tutmaktadır.

İcra müdür, müdür yardımcıları ve buralarda çalışan diğer personel icra ve iflas müdürlüklerinin aslî unsurunu oluşturmaktadır.

İcra ve iflas dairelerinin, özellikle son yıllarda artan aşırı iş yükünü karşılamada yetersiz kalmaları nedeniyle icra iş ve işlemlerinde zaman zaman aksamalar yaşanmakta, hakkın yerine getirilmesinde gecikmelere sebebiyet verilebilmektedir. Bu nedenle, Cumhuriyet başsavcılıkları, adlî yargı adalet komisyonu başkanlıkları, baro başkanlıkları ve avukatlar tarafından icra dairelerindeki işlerin zamanında yetiştirilememesi nedeniyle mevcut kadroya ilâve yapılması gerektiği yönündeki teklif ve talepler Bakanlığa sıklıkla iletilmektedir.

Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün verilerine göre 2006 yılı itibariyle icra dairelerinde kalan dosya sayısı yaklaşık olarak 7.000.000’dur. Bu itibarla, yapılan iş ve işlemlere göre personel yeterlilikleri dikkate alındığında icra dairelerinde bir yıl içerisinde işlem gören her 5.000 dosya için, bir icra dairesi kurulması, her icra dairesinde bir icra müdürü ve işlem gören her 2.500 dosya için ise 1 icra müdür yardımcısının ve her 1250 dosya için de ayrıca bir icra memurunun görev yapmasının gerekli olduğu değerlendirilmektedir. Halen;

* 2006 yılında, faaliyette bulunan icra dairesi sayısı 1.138;

* Mevcut icra müdürü kadrosu 1.144, görevli müdür sayısı 871;

* Mevcut icra müdür yardımcısı kadrosu 1.130, görevli müdür yardımcısı sayısı 854’tür.

2006 yılı itibariyle icra dairelerinde kalan dosya sayısının yaklaşık olarak 7.000.000 olduğu düşünüldüğü ve yukarıda tespit edilen kriter uygulandığında adlî teşkilatımızda toplam 1.418 icra dairesi ile 1.418 icra müdürü ve 1.670 icra müdür yardımcısı ile 5.600 icra memuru ve her dairede birer hizmetli gerektiği düşünüldüğünde 1.418 hizmetli kadrosuna ihtiyaç bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca, yapılması öngörülen değişiklikle Personel Genel Müdürlüğü bünyesinde, icra müdürlüklerinden sorumlu bir daire başkanlığı kurulması plânlanmaktadır. Bu itibarla, mevcut icra dairelerine ilâveten 993 adet daha icra dairesinin kurulmasına; mevcut kadrolara ilâveten, 280 icra müdürü, 1.670 icra müdür yardımcısı ve 5.600 icra memuru ile 1.418 hizmetli kadrosuna; Bakanlık merkez teşkilatı için de 1 adet daire başkanlığı, 4 adet tetkik hâkimliği, 6 adet şube müdürlüğü, 18 adet uzmanlık ve 30 adet memurluk ile 5 adet hizmetli kadrosuna ihtiyaç bulunmaktadır.

MADDE 39- Bu Kanunun 7, 9, 12, 13, 15, 19 ve 21 inci maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanmasını göstermek amacıyla bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde yönetmelik hazırlanır. Ayrıca, icra ve iflas müdürlüklerinin teşkilât, görev, disiplin ve denetimi ile çalışanlarının nitelikleri, atanma, görevde yükselme, nakil, sicil, disiplin, eğitim gibi özlük işlemleri de altı ay içinde hazırlanacak yönetmelikte düzenlenir. Bu Yönetmelikte zabıt katipliğinden icra memurluğuna ve icra memurluğundan zabit katipliğine hangi şartlarda geçiş yapılacağına ve icra memurlarının hangi şartlarda yükselerek icra müdür yardımcısı veya icra müdürü olacağına ilişkin hükümler de düzenlenir.

Gerekçe: Tasarının 39. maddesiyle bu Kanunla yapılan değişikliklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli yönetmeliklerin hazırlanacağı düzenlenmiştir.

MADDE 40- 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı Kanunun 76, 353 ve 354 üncü maddeleri ve 29/03/1984 tarihli ve 2992 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (c) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Tasarının 40. maddesiyle, bu Kanunda yapılan değişikliklerin gereği olarak bazı maddeler yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 41- Bu Kanunun;

a) 15 inci maddesiyle değiştirilen 2004 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 36 ıncı maddesiyle 2004 sayılı Kanuna eklenen Geçici 7 nci maddesi bu Kanunun Resmî Gazete’de yayımı tarihinden sekiz ay sonra,

b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 42- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

GENEL GEREKÇE

Ekonominin etkin ve verimli olarak işleyebilmesi için, her şeyden önce işletmelerin verimli bir şekilde çalışmaları, borçlarını ödeyebilecek ve alacaklarını tahsil edebilecek durumda olmaları gerekir. Ülkemizde özel hukuk ilişkilerinden doğan alacakların tahsili, İcra ve İflâs Kanunu hükümlerinin uygulanmasıyla sağlanır. Ekonomik düzende, rekabet edemeyen işletmeler ve girişimciler daima mevcut olacaktır. Alacaklı ile borçlu arasındaki hassas dengeyi gözeten, öngörülebilir ve şeffaf bir icra ve iflâs hukuku, bu işletmeler ve girişimciler için etkili bir çıkış yolu sağlayarak veya onların yeniden yapılandırılmalarına olanak vererek ve böylece ticarî yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanan sakıncaları en aza indirgeyerek ticarî ilişkilerin ve finansal sistemin istikrar kazanmasında yaşamsal bir rol oynar.

1932 yılında kabul edilen İcra ve İflas Kanununun öngördüğü teşkilât yapısı, son yıllarda aşırı artış gösteren iş yükünü karşılamada yetersiz kalmıştır. Bununla birlikte İcra ve İflas Kanunundaki bazı düzenlemeler ve eksiklikler, icra müdürlüklerinde bir takım sıkıntılar yaşanmasına, hizmet kalitesinin düşük ve verimsiz olmasına, vatandaşların adalete olan güven duygusunun sarsılmasına ve bu konuda haklı tepkilerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Tasarı ile icra ve iflas teşkilâtı yeniden yapılandırılarak icra ve iflas müdürlükleri şeklinde düzenlenmiş; Adalet Bakanlığı bünyesinde icra ve iflas işlerinden sorumlu bir daire başkanlığı kurulmuş; hizmet kalitesinin arttırılması ve icra ve iflas işlerinde uzmanlaşmanın sağlanması amacıyla icra memurluğu kadrosu ihdas edilmiş; icra ve iflas müdürlüklerinde yaşanan sıkıntıların giderilmesi amacıyla icra ve iflas müdürlüklerinde her türlü tahsilat ve ödemenin banka aracılığıyla yapılması usulü kabul edilmiş; mahcuz mal satış prosedürü yeniden düzenlenmiş, açık artırma öncesinde alacaklıya malı alma önceliği tanınmıştır. Ayrıca icra depolarının kuruluşu, çalışması ve denetimi yeniden düzenlenerek icra depolarında yaşanan sıkıntılar giderilerek icra depoları disiplin ve düzen altına alınmıştır. Artırma sırasında satılamayan malların icra depolarında teşhir edilmesi imkânı getirilerek malların satılması kolaylaştırılmıştır. Tasarıyla icra müdürlüklerinde yaşanan sıkıntıların başta gelen nedenlerinden birisi olan yetersiz sayıdaki personel sayısı yeni kadrolar ihdas edilerek arttırılmıştır. Bu şekilde Tasarıyla daha modern anlamda bir icra teşkilâtı kurulması ve daha kaliteli hizmet verilmesi amaçlanmıştır.

Kaynak : Kanunlar Genel MÜDÜRLÜĞÜ
Old 26-11-2011, 13:54   #2
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan İİk Kanun Tasarisi

İcra İflas Kanunu Değişikliği Tasarısı

İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1- 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 1 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İcra müdürlükleri
Madde 1- Asliye hukuk mahkemesi bulunan il ve ilçe merkezlerinde, Adalet Bakanlığınca o il veya ilçenin adıyla anılan yeterli sayıda icra müdürlüğü kurulur.
Her icra müdürlüğünde bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra memuru ve hizmetli bulunur. İcra müdür ve müdür yardımcıları Adalet Bakanlığınca, icra memurları ve hizmetliler ise adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca atanır. İhtiyaç olması halinde, icra müdürünün talebi ve ilgili Cumhuriyet savcısının uygun bulması üzerine adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca geçici olarak zabıt katibi, mübaşir ve hizmetli görevlendirilebilir. İcra müdürü, yardımcısı veya memurunun herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda bu görev adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek bir yazı işleri müdürü tarafından yerine getirilir.”
MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 2 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İflas müdürlükleri
Madde 2- Asliye hukuk mahkemesi bulunan ve gerekli görülen il ve ilçe merkezlerinde, Adalet Bakanlığınca o il ve ilçe merkezlerinin adıyla anılan yeterli sayıda iflas müdürlüğü kurulur. Ayrı bir iflas müdürlüğü kurulmaması hâlinde hangi icra müdürlüğünün iflas işlemlerine bakacağını adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu belirler.
1 inci maddenin ikinci fıkrası iflas müdürlükleri hakkında da uygulanır.”
MADDE 3- 2004 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İşlerin dağılımı:
Madde 3 – Adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu gelen işlerin icra ve iflas müdürlüklerine dağılımına ilişkin esasları belirler.”
MADDE 4- 2004 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflas müdürlüklerinin işlemlerine yönelik dava, şikâyet ve itirazları inceler.”
MADDE 5- 2004 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 4/a maddesi eklenmiştir.
“İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığı
Madde 4/a- Bu maddede belirtilen görevleri yerine getirmek üzere Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü bünyesinde İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığı kurulur. Daire Başkanlığı bir daire başkanı, yeteri kadar tetkik hâkimi, uzman personel ve şubelerden oluşur.
İcra ve İflas İşleri Daire Başkanlığının görevleri şunlardır;
1- İcra ve iflas müdürlüklerinin genel amaçlar doğrultusunda düzenli ve verimli olarak çalışmasını sağlamak,
2- İcra ve iflas müdürlüklerini kurmak, gerektiğinde kaldırılmak veya birleştirmek, 3- İcra ve iflas müdürlüklerinin idarî açıdan denetim ve gözetimini yapmak,
4- İcra müdür ve müdür yardımcılarının atama, nakil, terfi ve disiplin gibi her türlü özlük işlemlerini yürütmek ve bu konularda icra memurlarıyla ilgili olarak yapılan işlemlerin denetimini yapmak,
5- Başkanlık ile icra ve iflas müdürlüklerinde çalışan personele hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim plânlaması yapmak,
6- İcra ve iflas müdürlüklerinde çalışan personel hakkındaki ihbar ve şikâyetleri inceleyerek gerekli işlemleri yapmak,
7- Karşılaşılan sorunlar ile ilgili olarak gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak ve alınması gereken kanunî ve idarî tedbirler konusunda Bakanlığa teklifte bulunmak,
8- Görev alanına giren konularda tüzük ve yönetmelikleri hazırlamak ve takip etmek,
9- Yargı yetkisinin kullanılma alanına girmeyen icra ve iflas işlerine ilişkin konularda görüş bildirmek ve genelge düzenlemek,
10- Mahcuz mallar lisanslı icra depoları için lisans vermek, bu depoların faaliyetlerini durdurmak, lisansı iptal etmek, lisans ücretlerini tespit etmek ve bu depoların mevzuata uygun çalışmasını sağlamak amacıyla gerekli gözetim ve denetimi yapmak ve yaptırmak,
11- Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak,”
MADDE 6- 2004 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
“İcra ve iflas müdürlüğünce verilen kararlar gerekçeli olarak icra tutanaklarına yazılır.”
MADDE 7- 2004 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi madde başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İcra ve iflas müdürlüklerince yapılacak tahsilat ve alacaklıya ödeme
Madde 9- Her türlü para tahsilatı, icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesap numarası üzerinden yapılır. Haciz sırasında para tahsilatı yapılmış ise tahsil edilen paranın, en geç ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesabına yatırılması zorunludur.
Tahsil edilen paralardan kanunen alacaklıya ödenmesi gerekenler, talep edilmesi hâlinde icra ve iflas müdürlüklerinin hesap numarasının bulunduğu bankaya talimat verilmek suretiyle gecikmeksizin ödenir; talep edilmezse masrafı alacaklıya ait olmak üzere en geç üç gün içinde 58 inci maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde gösterilen alacaklının banka hesap numarasına talimat verilmek suretiyle aktarılır.
İcra ve iflas müdürlükleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında muhafaza ederler.
İcra ve iflas müdürlüklerince alacaklı dışındaki diğer gerçek ve tüzel kişilere yapılması gereken ödemeler, bankaya verilecek talimat yoluyla yapılır.”
MADDE 8- 2004 sayılı Kanunun 12 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Borçtan kurtulma
Madde 12- İcra ve iflas müdürlüğünün hesap numarasına paranın yatırıldığı tarih borçtan kurtulma tarihi olup, borçlu, yatırılan miktar kadar borcundan kurtulur. Haciz sırasında bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından yapılan ödemelerde de borçlu ödenen para miktarınca borcundan kurtulur.”
MADDE 9- 2004 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İcra ve iflas müdürlükleri idarî açıdan Adalet Bakanlığına bağlı olup, Cumhuriyet başsavcılıklarının sürekli gözetim ve denetimi altındadır. Bu yetkiyi kullanmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı görevlendirilir. Cumhuriyet başsavcılıkları icra ve iflas müdürlüklerinin icra mahkemesinin görevi dışında kalan işlere bakar; mevzuata ve Bakanlık genelge ve talimatlarına uymalarını sağlar; gerektiğinde adlî ve idarî açıdan sorumlular hakkında işlem yapar.
İcra ve iflas müdürlükleri, adalet müfettişleri tarafından da düzenli olarak denetlenir.”
MADDE 10- 2004 sayılı Kanunun 58 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Takip talebi icra müdürlüğüne yazılı, sözlü veya elektronik ortamda yapılır.
Kambiyo senetlerine mahsus takip yolu hariç ilamsız takiplerde alacaklı dörtyüz Türk Lirasının altındaki alacaklar bakımından, takip öncesi borcun ödenmesi için bir banka hesap numarası da belirterek iadeli taahhütlü olarak borçlunun bilinen en son adresine borcunu ödemediği takdirde hakkında icra takibi yapılacağına ilişkin bilgileri içerir meşruhatlı bildirimde bulunmak zorundadır. Bu adrese bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen beş gün içerisinde borcun posta gideriyle birlikte ödenmemesi halinde icra takibine başlanabilir.
Talepte şunlar gösterilir:
1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, banka adı ile hesap numarası, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri;
2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;
Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, şöhret ve yerleşim yerleri;
3. Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;
4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;
5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;
Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.
Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.
Alacaklının ve varsa kanunî temsilcisinin ve vekilinin, ikinci fıkranın (1) numaralı bendinde belirtilen yerleşim yerini gösterememeleri hâlinde icra müdürlüğünün bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.”
MADDE 11- 2004 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(2) Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra müdürlüğünün banka hesap numarasına ödenmesi, borç teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,
MADDE 12- 2004 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İcra müdürlüğü, haciz taleplerini masrafın yatırılma tarihlerine göre sıraya koyar ve talep tarihinden itibaren en geç üç gün içinde haczi yapar.”
MADDE 13- 2004 sayılı Kanunun 80 inci maddesine aşağıdaki fıkra son fıkra olarak eklenmiştir.
“İcra müdürü, taşıt seçimi dahil haczin güvenli ortamda yapılması için uygun tüm tedbirleri alır. Adalet Bakanlığı da bu amaçla uygun göreceği yerlerde taşıt tahsis edebileceği gibi; Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfından da taşıt tahsis etmesi için talepte bulunabilir.”
MADDE 14- 2004 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin ikinci, dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Diğer taşınır mallar, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak münasip bir yerde muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat ederse istenildiği zaman verilmek şartiyle muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. Haczedilen taşınır malların toplam değeri dörtyüz Türk Lirasının altında ise bu mallar borçluya yediemin olarak bırakılır. Ancak mallar satış mahalline getirilmediği takdirde yediemin değişikliği yapılabilir.”
“Mahcuz mallar lisanslı icra depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması gereken asgarî niteliklere ve teşhir salonlarına, depo için alınacak teminata, bu mallar için muhtemel rizikolara karşı yapılacak sigortaya, depo işleticisi olma niteliklerine, depoculuk lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın verilmesine, lisanslı depo işleticisinin hak ve yükümlülüklerine, lisanslı depo işletmeleriyle ilgili Adalet Bakanlığının görev ve yetkileri ile depoculuk faaliyetinin durdurulması ya da iptali gibi idarî tedbir ve tasarruflara ve bu depoların denetimine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adalet Bakanlığı bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda uygun göreceği yerlerde mahcuz mallar lisanslı icra depoları açabileceği gibi Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfından da bu depoları açması için talepte bulunabilir veya işletme hakkını devredebilir.
Lisanslı icra depolarına bırakılan mahcuz malların, 116 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen üç aylık teşhir süresi sonunda satılamaması ve icra müdürlüğünce bu malın hukuken muhafazasına gerek kalmadığının icra deposuna bildirilmesi halinde üç ayın bitiminden sonra yedi gün içinde depo ücretinin ödenmesi şartıyla borçlu ve alacaklı hacizli malı geri alabilir. Bu süre içinde mahcuz malın geri alınmaması ve depo ücretinin malın değerinin yüzde otuzunu bulması durumunda malın mülkiyeti icra deposuna depo ücreti karşılığında devredilir. Bu konuda ortaya çıkan ihtilâflar icra mahkemesi tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.”
MADDE 15- 2004 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra hâkimliğine başvurulabilmesi için
alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra hâkimliğine dava açılmaz ise üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar hacizli malın satışı yapılamaz.
Haciz, üçüncü şahsın yokluğunda yapılmış ve üçüncü şahıs lehine istihkak iddiasında bulunulmuş ise yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.”
MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren üç ay ve taşınmaz ise hacizden itibaren altı ay içinde satılmasını isteyebilir.
MADDE 17- 2004 sayılı Kanunun 113 üncü maddesinden sonra gelmek üzere 113/a maddesi eklenmiştir.
“Hacizli malın alacaklıya devri
Madde 113/a- Alacaklı, menkul haczinin ve takdir edilen kıymetin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabilir veya bu hakkını üçüncü şahıslara devredebilir. Mahsuptan artan kısım borçluya verilir.
Alacaklının birden fazla olması durumunda yukarıdaki fıkraların uygulanması için bütün alacaklıların muvafakati aranır.”
MADDE 18- 2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Satış, açık artırma ile yapılır. Taşınırın muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat yatırılması şartıyla açık artırmaya başlanmadan bir iş günü öncesine kadar yazılı teklif verilerek de ihaleye iştirak edilebilir. Artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilân edilir.
İlânın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmıyacağı icra müdürlüğünce alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. Bu ilân, Bakanlıkça belirlenecek bedel karşılığında internet ortamında yapılır.Ayrıca yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına da karar verilmesi hâlinde bu ilân satış talebi tarihinde tirajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.
Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve artırmanın gün ve saati, satış şartnamesinin vesair bilginin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek şartiyle şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla iktifa olunur. İcra müdürlüğünce yapılması zaruri ilânlar dışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilân edebilirler. Ancak hususi mahiyetteki bu ilân resmî muameleye tesir etmez.”
MADDE 19- 2004 sayılı Kanunun 115 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İhalenin yapılması
Madde 115- Satılığa çıkarılan mal yazılı teklifler de dahil olmak üzere en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde altmışını
bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını tecavüz etmesi şarttır.
Artırma bu miktara baliğ olmazsa artıranlar taahhütlerinden kurtulur.”
MADDE 20- 2004 sayılı Kanunun 116 ncı maddesi madde başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Teşhir suretiyle satış
Madde 116- Artırma sonunda satılamayan mahcuz mal, icra deposu tarafından üç ay süreyle satışta kalması için teşhir edilir. Teşhir edilen mallar ayrıca bu amaçla hazırlanan internet ortamında da ilân edilir. Teşhir edilen bu mallar, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi şartıyla isteyene satılır. Hacizli malın satış bedelini yukarıdaki kurallara göre icra müdürü tespit eder.”
MADDE 21- 2004 sayılı Kanunun 118 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki ikinci fıkra eklenmiştir.
“Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedi günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. Satılan mal ihale kesinleşmeden teslim olunmaz. Verilen mühlet içinde müşteri bedelin tamamını vermezse icra müdürlüğünce mal 115 inci maddeye göre yeniden artırmaya çıkarılır.
Değeri dörtyüz Türk Lirasının altında bir bedel ile ihale edilen menkul malların ihale bedeli, vergi ve harçları yatırılmış olmak şartıyla ihalenin kesinleşmesi beklenmeden alıcısına teslim edilir.”
MADDE 22- 2004 sayılı Kanunun 123 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Satış müddeti ve hacizli malın alacaklıya devri
Madde 123- Taşınmazlar, satış talebinden itibaren iki ay içinde açık artırma ile satılır. Açık artırmaya başlamadan bir iş günü öncesine kadar yazılı teklif verilerek de ihaleye iştirak edilebilir.
Alacaklı, taşınmaz haczinin, takdir edilen kıymetin ve mükellefiyetler listesinin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabilir veya bu hakkını üçüncü şahıslara devredebilir. Mahsuptan artan kısım borçluya verilir.
Devrin gerçekleşebilmesi için alacaklı veya üçüncü şahsın, rüçhanlı alacakların tamamını ödemesi gerekir.
Hacze iştirak söz konusu ise devralan devir bedelini nakit olarak dosyaya yatırır ve asıl icra müdürlüğünce sıra cetveli tanzim edilir.
Alacaklıların birden fazla olması durumunda ikinci fıkranın uygulanması tüm alacaklıların yazılı muvafakatine tâbidir.
Bu maddenin uygulanmasında 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunun 732 nci maddesi hükmü uygulanmaz.
MADDE 23- 2004 sayılı Kanunun 129 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Kaynak : http://www.kgm.adalet.gov.tr/gg/iik.pdf
Old 27-11-2011, 13:45   #4
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

Sayın Tiryakim,
Tasarının üzerinde tartışmak gerek.
bir çok maddede bir takım işlemlerin hızlandırılması amaçlanmış alacağın tahsili için bazı süreler kısaltılmış,lakin bu değişikliklerin iyimi yoksa kötümü sonuçlar doğuracağını önce tartışarak sonrada zamanla yaşayarak öğreneceğiz.
Old 28-11-2011, 10:34   #5
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Aferin aferin...

89'a dokunmayın; aynen olduğu gibi kalsın...

6183 sayılı Amme Alacakları için bankaların genel müdürlüğüne haciz ihbarnamesi gönderilebilsin ama İcra İflas Kanunu'na göre gönderilmemeye devam etsin.

Aferin...

Old 28-11-2011, 15:32   #6
janveljan

 
Dikkat

Alıntı:
Yazan Av. Hakan EREN
Aferin aferin...

89'a dokunmayın; aynen olduğu gibi kalsın...

6183 sayılı Amme Alacakları için bankaların genel müdürlüğüne haciz ihbarnamesi gönderilebilsin ama İcra İflas Kanunu'na göre gönderilmemeye devam etsin.

Aferin...


Eee üstad 6183 "ağa" nın alacağını düzenliyor ,2004 ise "maraba" ların. O kadar olacak haliyle.Biliyorsunuz bizde devlet millet için değil ,millet devlet için vardır.

Bu arada "ağa" borçlu "maraba" larını diğerlerine karşı koruyup kayırmaya devam ediyor.Halihazırda 2 sene olan taşınmaz haciz isteme süresini 6 aya indiriyor.Süre yönünden şimdiki uygulama da bile hacizler düşerken 6 aylık kuşa çevrilmiş sürede neler olacağını tahmin etmek güç değil.Bunun yerine borcundan dolayı borçlunun taşınmazına haciz konulamaz deseylerdi de boşu boşuna hacizle,kesinleştirmeyle, kıymet takdiriyle falan uğraşmasaydık.
Old 29-11-2011, 08:44   #7
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

MADDE 17- 2004 sayılı Kanunun 113 üncü maddesinden sonra gelmek üzere 113/a maddesi eklenmiştir.
“Hacizli malın alacaklıya devri
Madde 113/a- Alacaklı, menkul haczinin ve takdir edilen kıymetin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabilir veya bu hakkını üçüncü şahıslara devredebilir. Mahsuptan artan kısım borçluya verilir.
Alacaklının birden fazla olması durumunda yukarıdaki fıkraların uygulanması için bütün alacaklıların muvafakati aranır.”

Bu maddeye dikkat çekmek istedim.Kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra satış yapmadan da alacağa mahsuben mahcuzu alabiliyorsunuz..
Old 29-11-2011, 08:57   #8
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan YILDIZ HUKUK
MADDE 17- 2004 sayılı Kanunun 113 üncü maddesinden sonra gelmek üzere 113/a maddesi eklenmiştir.
“Hacizli malın alacaklıya devri
Madde 113/a- Alacaklı, menkul haczinin ve takdir edilen kıymetin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabilir veya bu hakkını üçüncü şahıslara devredebilir. Mahsuptan artan kısım borçluya verilir.
Alacaklının birden fazla olması durumunda yukarıdaki fıkraların uygulanması için bütün alacaklıların muvafakati aranır.”

Bu maddeye dikkat çekmek istedim.Kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra satış yapmadan da alacağa mahsuben mahcuzu alabiliyorsunuz..

Hafızam beni yanıltmıyorsa taaaa Roma Hukuku'ndan kalma "lex commisoria" yasağı vardı...

El-Fatiha...
Old 30-11-2011, 11:29   #9
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

lex commisoria rehinle ilgiliydi gerçi.burda ise kesinleşmiş bir alacak söz konusu.yine kesinleşmiş bir kıymet takdiri.yani her halükarda mahcuzun satışına engel bir durum yok.en azından satış masrafı olmayacak.

yine de Amin
Old 01-12-2011, 08:36   #10
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

" İİK. mad. 58- Takip talebi icra müdürlüğüne yazılı, sözlü veya elektronik ortamda yapılır.

Kambiyo senetlerine mahsus takip yolu hariç ilamsız takiplerde alacaklı dörtyüz Türk Lirasının altındaki alacaklar bakımından, takip öncesi borcun ödenmesi için bir banka hesap numarası da belirterek iadeli taahhütlü olarak borçlunun bilinen en son adresine borcunu ödemediği takdirde hakkında icra takibi yapılacağına ilişkin bilgileri içerir meşruhatlı bildirimde bulunmak zorundadır. Bu adrese bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen beş gün içerisinde borcun posta gideriyle birlikte ödenmemesi halinde icra takibine başlanabilir."

ilginç bir madde daha.... icra dairelerinin iş yükünü epey azaltacağa benziyor.
lakin dikkat ederseniz,değişikliklerin nerdeyse tamamı nedense çoğunlukla icra dairelerinin iş yükünü azaltmak ve müdürlüklerinin işlemlerde zamandan tasarruf etmesini sağlamaya yönelik.
anlayacağınız nalıncı keseri gibi hep tek tarafa yontuluyor.
Old 02-12-2011, 13:20   #11
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

İİK. mad. 8/II’ye ek-

İcra ve iflas müdürlüğünce verilen kararlar gerekçeli olarak icra tutanaklarına yazılır.

Gerekçe: - Tasarının 6. maddesiyle, kararların gerekçeli olarak icra tutanaklarına yazılması kabul edilmiştir. Bu değişiklik ile keyfiliyi önlemek amacıyla kaşe kullanılmasının önüne geçmek ve görevlileri araştırmaya zorlamak suretiyle hızlı ve etkin denetim amaçlanmıştır. Uygulamada talepler hakkında gerekçe yazılmadan karar verilmekte, genellikle bu işlem kaşe kullanılarak yerine getirilmektedir. Taraflar, gerekçesi olmayan kararları anlamada, değerlendirmede zorlanmakta bu nedenle şikayete veya itiraza konu etmektedirler. Bu şekilde gerekçe yazılması tarafları ikna etmede daha etkili olacak, aynı zamanda işlemin şikâyete konu edilmesi hâlinde hızlı ve etkin bir denetim sağlayacaktır.

en çok bu maddeyi sevdim artık kaşe yok.her kabul ve red kararı gerekçelendirilecek.Bir çok kez gerekçesiz red kararları ile boğuşmak zorunda kalıyoruz.
Old 06-12-2011, 18:56   #12
ORATOR

 
Varsayılan

icra ceza suçları olmadığı veya fiilen infazının engellendiği bir mevzuatın hiç bir getirisi bulunmamaktadır. Mevcut değişikliklerin takibi hızlandırma yerine borçluları borçtan kurtarma yasası gibi görünmektedir.
Old 07-12-2011, 10:47   #13
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

Sayın ORATOR, yasalarda ki tüm yeni düzenlemeler gibi icra iflas yasasıda yine dediğiniz gibi borçluyu borçtan kurtarmaya yönelik malesef.Çek yasası da böyle olmadı mı? veya Mal beyanı ?
Old 09-12-2011, 00:02   #14
hazein

 
Varsayılan İİK'nun 8

Sn. Yıldız İİK'nun 8. maddesi düzenlemesine çok sevindiğinizi yazmışsınız.

Neden sevindiğiniz anlatmak için de gerekçesiz ret kararlarını yazmışsınız.

En son hangi gerekçesiz ret kararı ile karşılaştınız yazarsanız daha somut olur aslında. Gerekçesini oraya yazmasa da ret kararlarının bir kanuni veya değil bir gerekçesi vardır ret eden icra müdürünün. Bu gerekçenin ne olduğunu sorun, anlatır.

Halihazırda ret kararları zaten gerekçeli veriliyor. Ret kararı veren bir icra müdürü gerekçe yazma gereği duyuyor zaten. Çünkü kararın merciiye gideceğini biliyor. Yeni düzenleme kabul kararlarına da gerekçe yazma zorunluluğu getiriyor. Bir düşünün İstanbul'da çalışan bir avukatsınız. Karar almak için müdürün önüne gidiyorsunuz. Sizden önce 20 yada 30 dosyası olan ve bu dosyalarda tapu trafik banka talepleri olan bir avukat arkadaşınız var. İcra müdürü her talep için alıyor eline kalemi ya da bilgisayardan. Karar alıyor "yukarıda tarafları ve nosu yazılı dosyada şu tarihte ödeme emri borçluya düzenlenerek şu tarihte tebliğ edildiği görülmüş, şu tarihte de ödeme emrinin kesinleştiği kanaatine varılmıştır. Bunun yanında alacaklı vekilinin talebi incelenmiş alacaklı vekilinin dosyada yetkili vekil olduğu görülmüştür. Alacaklı vekilinin talebi İİK'nun .... maddesi ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilgili kararlarına uygun olduğu görülerek talebin kabulüne karar verilmiştir" yazıyor.

Günde 4 avukat 100 dosya ile akşama mesaiye kalırız artık. Yada yazıl talep getiren vekil arkadaşlarımızdan yazılı gerekçeli karar da getirmelerini rica ederiz.


Dua edin sizin önünüzde duran ve 20 - 30 dosyası olan vekil arkadaşınız yazılı talebi yanında yazılı gerekçeli kararı da olsun. Yoksa size sıra gelmez vallahi.
Old 09-12-2011, 17:15   #15
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

Sayın Hazein siz icra md.yardımcısı olduğunuz için konuya duygusal yaklaşıyorsunuz bence.çalıştığınız yeri bilmem ama burda dediğiniz gibi iik ... maddesine veya yargıtayın .... kararına uygun yada uygun olmayan talebin kabulü yada reddi gibi açıklayacı anlaşır gerekçeler çoğu zaman verilmiyor.sadece talebin uygun bulunmadığından/bulunduğundan/ kabul yada reddine deniliyor.icra müdürünün sorduğumda anlatması açacağım şikayet davasında işime yaramıyor malesef.memur muamelesini neye göre şikayet edeceğim.yada icra müdürünün kararının doğru olup olmadığı yasal dayanağını bilmeden nasıl araştıracağım.bence yasal düzenleme oldukça yerindedir.
Old 12-12-2011, 08:51   #16
kezzy

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan hazein
Sn. Yıldız İİK'nun 8. maddesi düzenlemesine çok sevindiğinizi yazmışsınız.

Neden sevindiğiniz anlatmak için de gerekçesiz ret kararlarını yazmışsınız.

En son hangi gerekçesiz ret kararı ile karşılaştınız yazarsanız daha somut olur aslında. Gerekçesini oraya yazmasa da ret kararlarının bir kanuni veya değil bir gerekçesi vardır ret eden icra müdürünün. Bu gerekçenin ne olduğunu sorun, anlatır.

Halihazırda ret kararları zaten gerekçeli veriliyor. Ret kararı veren bir icra müdürü gerekçe yazma gereği duyuyor zaten. Çünkü kararın merciiye gideceğini biliyor. Yeni düzenleme kabul kararlarına da gerekçe yazma zorunluluğu getiriyor. Bir düşünün İstanbul'da çalışan bir avukatsınız. Karar almak için müdürün önüne gidiyorsunuz. Sizden önce 20 yada 30 dosyası olan ve bu dosyalarda tapu trafik banka talepleri olan bir avukat arkadaşınız var. İcra müdürü her talep için alıyor eline kalemi ya da bilgisayardan. Karar alıyor "yukarıda tarafları ve nosu yazılı dosyada şu tarihte ödeme emri borçluya düzenlenerek şu tarihte tebliğ edildiği görülmüş, şu tarihte de ödeme emrinin kesinleştiği kanaatine varılmıştır. Bunun yanında alacaklı vekilinin talebi incelenmiş alacaklı vekilinin dosyada yetkili vekil olduğu görülmüştür. Alacaklı vekilinin talebi İİK'nun .... maddesi ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilgili kararlarına uygun olduğu görülerek talebin kabulüne karar verilmiştir" yazıyor.

Günde 4 avukat 100 dosya ile akşama mesaiye kalırız artık. Yada yazıl talep getiren vekil arkadaşlarımızdan yazılı gerekçeli karar da getirmelerini rica ederiz.


Dua edin sizin önünüzde duran ve 20 - 30 dosyası olan vekil arkadaşınız yazılı talebi yanında yazılı gerekçeli kararı da olsun. Yoksa size sıra gelmez vallahi.

Sayın hazein benim başıma gelen olay sanırım sizin savunduğunuz tezi çürütecektir.
Lütfen bknz: http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=64100

Verilen karar da ben bir gerekçe göremiyorum
Old 13-12-2011, 13:50   #17
Av.Kaan

 
Varsayılan

İcra müdürlük kararları gerekçeli olmak zorundaymış. Mahkeme kararlarının gerekçeleri gibi mi olacak acaba? Hani en iyi ihtimalle dosya safahatını yazıp "bu sebeplerle" diye bağlayanlar gibi mi?
Old 15-12-2011, 13:08   #18
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

henüz bilmiyoruz mahkeme kararı gibi mi olacak gerekçeli kararlar.ama en azından yasal dayanakları yazılı olacağı kesin . yani umuyoruz
Old 28-12-2011, 21:51   #19
tiryakim

 
Varsayılan Yeni İİK (İCRA VE İFLAS KANUNU) Tasarısı Ses Getirecek.

Adalet Bakanlığınca tasarı hali şekillenmeye başlayan İİK’da bazı maddelerin ses getireceği bekleniyor. Yaklaşık 40 madde üzerinde yoğunlaşan çalışmalar belirlenmeye başlarken bazı maddelerin devrim niteliğinde olacağı hukuk çevrelerince konuşulmaya başlandı.

İşte çarpıcı değişikliklerden bazıları - Ödemeler Bankalardan

Halen icra müdürlüklerince yapılan tahsilâtlar bundan böyle bankalara yatırılacak ve bankaya yatırıldığı tarih borçtan kurtulma tarihi olacak. Ayrıca alacaklılar da paralarını bankalar kanalıyla alabilecektir. Haciz sırasında yapılan tahsilâtlar “en geç ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar “ bankaya yatırılmış olacaktır. Bu konudaki kanun maddeleri şu şekilde;

“İcra ve iflas müdürlüklerince yapılacak tahsilat ve alacaklıya ödeme

Madde 9- Her türlü para tahsilâtı, icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesap numarası üzerinden yapılır.

Haciz sırasında para tahsilâtı yapılmış ise tahsil edilen paranın, en geç ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesabına yatırılması zorunludur.

Tahsil edilen paralardan kanunen alacaklıya ödenmesi gerekenler, talep edilmesi hâlinde icra ve iflas müdürlüklerinin hesap numarasının bulunduğu bankaya talimat verilmek suretiyle gecikmeksizin ödenir.

Talep edilmezse masrafı alacaklıya ait olmak üzere en geç üç gün içinde 58 inci maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde gösterilen alacaklının banka hesap numarasına talimat verilmek suretiyle aktarılır.

İcra ve iflas müdürlükleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında muhafaza ederler.

İcra ve iflas müdürlüklerince alacaklı dışındaki diğer gerçek ve tüzel kişilere yapılması gereken ödemeler, bankaya verilecek talimat yoluyla yapılır.”

“Borçtan kurtulma''

Madde 12- İcra ve iflas müdürlüğünün hesap numarasına paranın yatırıldığı tarih borçtan kurtulma tarihi olup, borçlu, yatırılan miktar kadar borcundan kurtulur. Haciz sırasında bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından yapılan ödemelerde de borçlu ödenen para miktarınca borcundan kurtulur.”

İcra takipler elektronik ortamda açılabilecek.

İcra takipleri açılmadan önce 400 TL altı alacaklar için borçluya önce bildiriminde bulunulacak, borçlu bildirime cevap vermediği takdirde icra takibi açılacak. Bununla ilgili tasarıda geçen metin şu şekildedir.

“Takip talebi icra müdürlüğüne yazılı, sözlü veya elektronik ortamda yapılır. Kambiyo senetlerine mahsus takip yolu hariç ilamsız takiplerde alacaklı Dört yüz Türk Lirasının altındaki alacaklar bakımından, takip öncesi borcun ödenmesi için bir banka hesap numarası da belirterek iadeli taahhütlü olarak borçlunun bilinen en son adresine borcunu ödemediği takdirde hakkında icra takibi yapılacağına ilişkin bilgileri içerir meşruhatlı bildirimde bulunmak zorundadır. Bu adrese bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen beş gün içerisinde borcun posta gideriyle birlikte ödenmemesi halinde icra takibine başlanabilir.

Takip Talebinde Banka Hesap Numaraları Olacak

Talepte şunlar gösterilir:


1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, banka adı ile hesap numarası, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri;

2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, şöhret ve yerleşim yerleri;

3. Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.

Alacaklının ve varsa kanunî temsilcisinin ve vekilinin, ikinci fıkranın (1) numaralı bendinde belirtilen yerleşim yerini gösterememeleri hâlinde icra müdürlüğünün bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.”

Haciz isteme hakkı süresi düşüyor.

Halen geçerli olan İİK’ de haciz isteme süresi “Alacaklı haczolunun mal taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve taşınmaz ise nihayet iki sene içinde satılmasını isteyebilir” iken yeni tasarıda bu süreler ¼ oranında azaltılarak şu şekilde olması tasarıda yer aldı.

“Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren üç ay ve taşınmaz ise hacizden itibaren altı ay içinde satılmasını isteyebilir.

Alacaklı haciz edilen malı yedine geçirebilecek.

Hali hazırda icra müdürlüğünce ihale yoluyla satışı yapılan hacizli mallar alacaklı isterse değer biçildikten sonra alacak miktarı kadarını satışın kesinleşmesinden önce kendisi alabilir veya üçüncü bir şahsa verebilir

Tasarıdaki hali şu şekildedir.

“Hacizli malın alacaklıya devri


Madde 113/a- Alacaklı, menkul haczinin ve takdir edilen kıymetin kesinleşmesinden itibaren satış talebine kadar mahcuzun kesinleşen kıymeti alacaktan mahsup edilmek ve ödeme yerine geçmek üzere malın mülkiyetini devir alabilir veya bu hakkını üçüncü şahıslara devredebilir. Mahsuptan artan kısım borçluya verilir.

Alacaklının birden fazla olması durumunda yukarıdaki fıkraların uygulanması için bütün alacaklıların muvafakati aranır.”

İhaleye konan hacizli malın ilanını alacaklı da duyurabilecek

Satışı kesinleşen malın ihale aşamasında gazeteye ilan verilip verilmeyeceği İcra Müdürünün takdirinde olacak. Adalet bakanlığı ihale ilanlarını internet üzerinden yayınlayacak. Ayrıca ilanlar gerek görüldüğünde en 50 bin tirajlı gazetelerde yayınlanacak. Gazete ilanlarına satış şartnamesi eklenmeyecek ve taraflar isterse diledikleri vasıtalarla bu ilanları kendileri duyurabilecektir.

Tasarının bu hali şu şekildedir

MADDE 18- 2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Satış, açık artırma ile yapılır. Taşınırın muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat yatırılması şartıyla açık artırmaya başlanmadan bir iş günü öncesine kadar yazılı teklif verilerek de ihaleye iştirak edilebilir. Artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilân edilir.

İlânın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmayacağı icra müdürlüğünce alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. Bu ilân, Bakanlıkça belirlenecek bedel karşılığında internet ortamında yapılır. Ayrıca yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına da karar verilmesi hâlinde bu ilân satış talebi tarihinde tirajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.

Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve artırmanın gün ve saati, satış şartnamesinin vesair bilginin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek şartıyla şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla iktifa olunur. İcra müdürlüğünce yapılması zaruri ilânlar dışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilân edebilirler. Ancak hususi mahiyetteki bu ilân resmî muameleye tesir etmez.”

Hacizli Mallar Teşhir Edilebilecek.

MADDE 20- 2004 sayılı Kanunun 116 ncı maddesi madde başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Teşhir suretiyle satış

Madde 116- Artırma sonunda satılamayan mahcuz mal, icra deposu tarafından üç ay süreyle satışta kalması için teşhir edilir. Teşhir edilen mallar ayrıca bu amaçla hazırlanan internet ortamında da ilân edilir. Teşhir edilen bu mallar, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi şartıyla isteyene satılır. Hacizli malın satış bedelini yukarıdaki kurallara göre icra müdürü tespit eder.”

Kötü niyetli alacaklıya verilecek tazminat oranına zam
Yürürlükte bulunan İİK ‘ya göre kötü niyetli alacaklı takip konusu alacağın %20 si oranında tazminata mahkum edilirken bu oran %30 a çıkarıldı.

MADDE 28- 2004 sayılı Kanunun 170 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde otuzundan aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.”

Disiplin Hapsi Geri mi Geliyor.

“Toplam alacak miktarı beşbin Türk Lirasının altında olan takiplerde disiplin hapsi uygulanmaz.”

MADDE 30- 2004 sayılı Kanunun 349 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Disiplin ve tazyik hapsinde muhakeme usulü

Madde 349- Bu bapta düzenlenen disiplin ve tazyik hapsini gerektiren fiillere ilişkin şikâyet dilekçe ile yapılır.

Şikâyet eden Harçlar Kanununa göre maktu başvurma harcı ile tebligat giderlerini başvuru dilekçesi ile birlikte mahkeme veznesine peşin yatırır.

İcra mahkemesi şikâyet dilekçesi üzerine, şikâyet eden ve edileni, tüm delillerini en geç duruşma gününe kadar bildirmelerini de içeren açıklamalı davetiye ile duruşmaya çağırır.

Şikâyet eden, duruşmaya gelmekle veya kendilerini vekille temsil ettirmekle yükümlüdürler. Mahkeme gerekli görür ise şikâyet edilenin bizzat duruşmada hazır olması gerektiğini davetiyeye yazar. Şikâyet edilen başka yerde ikâmet ediyorsa, o yer icra mahkemesi aracılığı ile beyanı alınır.

Mahkeme, şikâyet edilenin bizzat hazır bulunmasını istediği halde hazır bulunmaz ise kolluk marifetiyle zorla getirtilir. Şikâyet edilenin bizzat duruşmada hazır olmasına gerek görülmez ya da zorla getirme kararına rağmen şahıs bulunamazsa dava yokluğunda görülür ve karar verilir.

Şikâyetçi, dilekçesinde göstermiş olduğu şahıs ve fiillerin yanı sıra, dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlıdır. Şikâyet edilenin savunmasını hazırlaması ve tüm delillerini hazır etmesi için duruşma sadece bir oturum ertelenebilir. Mahkeme duruşmaya gelen tarafların ve tanıkların beyanlarını duruşma tutanağına geçirir.

Disiplin veya tazyik hapsini gerektiren fiillerden dolayı şikayet halinde, şikayetçi duruşmaya gelmez veya kendini vekille temsil ettirmezse, dava düşer.

Disiplin ve tazyik hapsini gerektiren fiillerde dava zamanaşımı şikâyetten itibaren bir yıldır. Tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararlar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.”

Tahsil Harçları Oranları

MADDE 36- 02/07/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İcra takibinden veya icra takibine konu alacağın tamamı ile bir kısmının tahsilinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının beşte biri alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.

Haciz ve satış şerhinin kaldırılması, muhafaza altındaki malların borçluya yediemin olarak teslimi talebinin zabıtnameye yazılması veya haciz kaldırılmış olsa bile takipten vazgeçilmesi durumunda harç alınırken haciz varmış gibi asıl alacak miktarı üzerinden tahsil harcının beşte biri alınır.”
Old 17-01-2012, 17:24   #20
advocate_demos

 
Varsayılan İnternetten SatiŞ

Çok zamandır aklımda olan ve daha önce de http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=64997 paylaştığım düşüncem ile, haciz altına alınan menkul ve gayrimenkullerin internet ortamında ilanı ile satışının da bu tasarıda olmasını beklerdim. Bilişim çağında olduğumuzu unutmayarak, bu konudaki ihtiyacın en geç bir kaç sene içerisinden yoğun bir talebe dönüşeceğini kestirmek için kahin olmak gerekmez.
Bu sebeple bu tasarıyla yasalaşması gerekir diye düşünüyorum. Konu ile ilgli olarak bakanlığa dilekçe yazılabilir. Başka bir fikri olan meslektaşımız var ise bu tasarıya yetiştirelim diye düşünüyorum.
Old 18-01-2012, 09:47   #21
YILDIZ HUKUK

 
Varsayılan

Sayın Demos,bilişim imkanlarının kullanılarak,teknoloji çağına yakışır şekilde cebri icra satışlarının yapılabilmesi gerçekten çok iyi olurdu.Ancak bunun açık arttırma sureti ile yapılmasında bir çok risk olduğunu göz önünde bulundurmak gerekmektedir.

Örneğin:

1- satış bedelini kredi kartı gibi bir ödeme aracı ile ödeyeceksiniz.Bugün bankaların bile internet siteleri hacklanip milyonlarca liralık vurgunlar yapılıyor.Yani güvenilmez.Sitenin bakanlıkça kurulup yapılması bile bu riskin önüne geçemeyecek.Yargıtayın resmi sitesine bile girerken güvenli olmayan bir sayfaya yönlendiriliyorsunuz diyor.düşünün artık.
2- ihaleye Fesat karıştırma internet ortamında çok daha fazla mümkün.zira alıcılar bilgisayar korsanları aracılığı ile neler yapabilirler düşünmek bile istemiyorum.İhaleye girseniz bile size kalması kolaylıkla engellenebilir.arttırma bedeliniz sisteme giren bir korsan tarafından az gösterilebilir.Hemde bu durumu ispat etmeniz neredeyse imkansız.Ama eski usulde en azından fesatı ispat etme şansınız daha yüksek.

daha bir çok şey sıralanabilir.O yüzden açıkçası açık arttırmanın internet yolu ile yapılması riskli görünüyor.Ancak başka yollar denenebilir.

mesela,

yeddiemin depolarında yıllarca çürümeye bırakılan mallar,açık arttırma yolu dışında, alacaklının talebi ile internet ortamında kıymet biçilen değerinde satışa sunulabilir.yani arttırma olmaksızın sahibinden.com sitesinde ki gibi satılabilir.alıcının bedelide icra dairesi hesap numarasına gönderilmesi istenilebilir.Böylece kredi kartı vurgunu vs. önüne geçilebilir.Ödemeyi yapan alıcıya isterse gelip kendisine,isterse de masrafını karşılarsa kargo yolu ile teslimi yapılabilir.
Tartışmaya konu edilirse sanırım bir çok yöntemi el birliği ile ortaya koyabiliriz diyorum.Konuya ilginiz içinde ayrıca teşekkür ederim.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İcra İflas Kanunu'nda değişiklik tasarısı -Ev eşyası haczi kalkıyor Gamze Dülger Hukuk Haberleri 141 02-01-2013 00:42
İcra ve İflas Kanunu Değişikliği Yasa Tasarısı Avukat Hakan Eren Hukuk Sohbetleri 4 10-07-2012 15:30
İcra İflas Kanunu 121 madde? Hüseyin Yavuz Meslektaşların Soruları 3 19-07-2011 11:59
İcra-İflas Kanunu evo09 Meslektaşların Soruları 4 20-09-2007 12:21
İcra İflas Kanunu Hakkında gonzales5175 Hukuk Soruları Arşivi 2 05-01-2005 12:26


THS Sunucusu bu sayfayı 0,27010298 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.