Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

karar temyiz edildikten sonra davadan feragat

Yanıt
Old 10-08-2011, 14:52   #1
Av.Konaklı

 
Varsayılan karar temyiz edildikten sonra davadan feragat

İyi çalışmalar.Müvekkil davayı kazandıktan sonra dosya yargıtayda iken davasından feragat etmiştir.yerel mahkemede ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.Yargıtay ise yerel mahkeme kararını ,kararı verdikten sonra davadan el çektiği ve bir karar veremeyeceği gerekçesi ile bozmuştur.Müvekkil yeniden başlayan yargılamada duruşma aşamasında davasından feragat etmek istemediğini söyleyebilir mi?
Old 10-08-2011, 15:05   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Konaklı
İyi çalışmalar.Müvekkil davayı kazandıktan sonra dosya yargıtayda iken davasından feragat etmiştir.yerel mahkemede ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.Yargıtay ise yerel mahkeme kararını ,kararı verdikten sonra davadan el çektiği ve bir karar veremeyeceği gerekçesi ile bozmuştur.Müvekkil yeniden başlayan yargılamada duruşma aşamasında davasından feragat etmek istemediğini söyleyebilir mi?

Söyleyebilir elbette ama HUMK 95'e göre "feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından", mahkeme yine feragat nedeni ile davanın reddine karar verecektir.
Old 10-08-2011, 15:36   #3
av.elfida

 
Varsayılan

Davacı feragat etmekle sadece davasını sone erdirmemekte, dava konusu yaptığı haktan da vazgeçmektedir ve feragattten de rücu edilememektedir. Maddi hukuk işlemi olduğundan sadece hata, hile, ikrah sebepleri ile fergatin geçersizliğini ileri sürebilir. Bu nedenle bence müvekkiliniz feragatinden dönemez ancak araştırmama rağmen konunuz ile bire bir ilgili bir karar bulamadım. Kolay gelsin
Old 10-08-2011, 16:42   #4
Av.Konaklı

 
Varsayılan

Yargıtay kararı neden bozuyor?Yargıtayın kendisi de feragat nedeniyle davanın reddi gerektiği kararı verip davayı kesin olarak çözüme kavuşturabilir.Neden yargılamanın uzaması yönünde bozma kararı vermektedir.Bu konuda bilgisini paylaşacak arkadaş var mıdır?
Old 11-08-2011, 08:11   #5
av.elfida

 
Varsayılan

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ
Tarih: 10.5.1999 Esas: 1999/3002 Karar: 1999/3787

Temyizden Sonra Davadan Feragat Edilmesi Halinde Karar Verme Görevinin Yerel Mahkemeye Ait Bulunduğu


Özet:Karar kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir. Hüküm verildikten ve karar temyiz edildikten sonra feragat edildiği durumlarda bu konuda karar verme görevi yerel mahkemeye aittir. Somut olayda, temyiz dilekçesi verildikten sonra, davacı tarafça verilen dilekçenin vazgeçme dilekçesi mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda feragat dilekçesi üzerine işlem yapılarak davanın reddine karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekir.


- 1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m.91,429

Taraflar arasındaki davanın Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi`nce görülerek verilen 23.1.1998 tarih ve 1994/867-1998/19 sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi, davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi H. U. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile taraflar arasındaki 30.3.1990 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi`nden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesinin 25. madde uyarınca ETKB`nin hakemliği yoluyla yapılması gerekirken, davalının çekişmeleri adli yargıya intikal ettirdiğini ve zararları konusundaki başvurulardan bir sonuç alamadıklarını ileri sürerek, anlaşmazlığın çözümünün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`nın hakemliğine tevdiini ve zarar ziyan karşılığı olarak fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000.000.000 liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili söz konusu 25. maddeye göre Bakanlığın hakimliğine davacı tarafından müşterilerine satacağı elektrik enerjisi tarifelerinin belirlenmesinde anlamı sağlanamaması halinde başvurulabileceğini, sözleşmenin 39. maddesinde taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığını ve davacının sözleşmeye aykırı davranışlarından doğan alacaklarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, uyuşmazlığın hakeme tevdii isteğinin dayanaksız olduğu, munzam zararın talep edilebilmesi için öncelikle davacının davalıdan talep edeceği alacağın belirlenmiş olması gerektiği, oysa henüz mevcut olmayan bir alacakla ilgili munzam zarar davasının açılmasının mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiş, davalı vekili ise düzeltilerek onama isteğinde bulunmuştur.
1- Davalı vekilinin düzelterek onama isteğine dair dilekçesi usûlünce harçlandırılarak temyiz defterine kaydı yapılmadığından, bu istemin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz isteğine gelince, temyizden sonra davacı tarafça dosya içerisine ibraz edilen dilekçenin davadan vazgeçme mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, karar kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebileceğinden, hüküm verildikten ve karar temyiz edildikten sonra, davadan feragat hallerinde dahi bu konuda karar verilmesi görevi yerel mahkemeye ait olduğundan, mahkemece bu dilekçe uyarınca işlem yapılarak davanın reddine karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.5.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Tarih: 4.6.2003 Esas: 2003/9-429 Karar: 2003/390

Hüküm Temyiz Edildikten Sonra Feragat Edilmesi Halinde Yargıtayın Bu Hususta Mahkemece Bir Karar Verilmek Üzere Hükmü Bozmasından Sonra Mahkemece Karar Verilebilir



Özet:Hakim, hüküm kurup davadan el çektikten sonra kural olarak karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası hakkında hiçbir karar veremez. Hüküm temyiz edildikten sonra davadan feragat edilmesi halinde, feragat üzerine mahkemece kendiliğinden karar verilmeyerek Yargıtay`ın feragat konusunda mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair vereceği kararından sonra dosyayı ele alabilir ve feragat nedeniyle davanın reddine karar verilebilir.


- 1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m.91,95,429

Taraflar arasındaki "tazminat, alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.5.2002 gün ve 1771-203 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.1.2003 gün ve 12781-784 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılar vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tazminat ve alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar özel dairece davacının noterde imzası onanan ibraname ile davalıyı ibra ettiği anlaşıldığından hakkı ortadan kaldıran bu ödeme belgesinin değerlendirilmesi için bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
Ne var ki direnme kararının temyizi aşamasında davacı ekinde noter tasdikli feragatname başlıklı belgeyi içeren 24.4.2003 tanzim, 16.5.2003 havale tarihli dilekçesi ile davadan ve haklarından feragat ettiğini bildirmiştir. Dilekçe ekindeki Ankara 42. Noterliğinin 29.4.2003 gün ve 9015 yevmiye nolu feragatname başlıklı ve davacının kimlik bilgilerini içeren belge de aynı mahiyettedir.
Hakim, gördüğü davada tahkikatı bitirip hüküm kurduktan sonra davadan elini çekmiş olur ve kural olarak dava sonunda verilen karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası ile ilgili hiçbir karar veremez.
Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olduğundan, hakim karar verdikten sonra dahi belgelendirilen feragat üzerine davanın bu nedenle reddine karar verebilir ise de, Yargıtay uygulamalarında (örneğin Hukuk Genel Kurulunun 21.10.1981 günlü 1981/2-551, 1981/683 ve 2.6.1982 günlü, 1982/376-547 sayılı kararları ile 11.4.1940 günlü ve 1939/15-1940/70 sayılı tevhidi içtihat kararının gerekçesinden esinlenen uygulama) hüküm temyiz edildikten sonra vaki feragat üzerine mahkemece kendiliğinden bir karar verilmeyerek Yargıtay`ın bu konuda (feragat konusunda) mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair verilecek kararından sonra ancak dosyayı ele alabilir ve feragate dayanarak davayı reddedebilir. Bunun mantıki sonucu olarak ve esasen HUMK.`nun 432. maddesinin 3. fıkrasında yer alan nedenlerden olmadığı cihetle mahkemece bu aşamada temyiz isteminin reddine de karar verilemez.
Bu itibarla; davacının yukarıda açıklanan feragat beyanı konusunda bir karar verilmek üzere direnme kararının bozulması gerekir.
SONUÇ: Davacının ekinde noter tasdikli feragatname başlıklı belgeyi içeren 24.04.2003 tanzim, 16.5.2003 havale tarihli dilekçesi ve bu dilekçe ekindeki Ankara 42. Noterliğinin 29.4.2003 gün ve 9015 yevmiye nolu feragatname başlıklı belge üzerine gerekli karar verilmek üzere davanın esası hakkında verilen kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz dilekçesinde değinilen hususların incelenmesine yer olmadığına HUMK.`nun 428-429. maddeleri uyarınca 4.6.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 11-08-2011, 08:53   #6
Av.Evran KIRMIZI

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
Onsekizinci Hukuk Dairesi
Esas No : 2005/9463
Karar No: 2005/11026
Tarih : 12.12.2005
ORTAK YERLERE ELATMANIN ÖNLENMESİ ( feragatin geçerliliği İçin Bunun Davalı ve/veya Mahkeme Tarafından Kabul Edilmesine Gerek Olmadığı )
KAL VE PROJEYE AYKIRILIKLARIN ESKİ HALE GETİRİLMESİ ( feragatin geçerliliği İçin Bunun Davalı ve/veya Mahkeme Tarafından Kabul Edilmesine Gerek Olmadığı )
DAVADAN FERAGAT ( Nedeniyle Davanın Reddine Karar Verilmemiş Olsa Bile Davacı Daha Sonra Bu Feragatten Dönemeyeceği )
PROJEYE AYKIRILIKLARIN ESKİ HALE GETİRİLMESİ ( feragatin geçerliliği İçin Bunun Davalı ve/veya Mahkeme Tarafından Kabul Edilmesine Gerek Olmadığı )
ÖZET :

feragatin niteliği gereği davacının mahkemeye karşı yapacağı tek yanlı açık bir irade beyanı ile dava konusu uyuşmazlık sona ermekte olup feragatin geçerliliği için bunun davalı ve/veya mahkeme tarafından kabul edilmesine de gerek yoktur. Feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmemiş olsa bile davacı daha sonra bu feragatten dönemez feragat ile bağlıdır.

DAVA :

Dava dilekçesinde ortak yerlere elatmanın önlenmesi, kal ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne, diğerleri açısından atiye bırakılan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR :

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

Davacı vekili Avukat B..'nun İ. 11. noterliğince düzenlenen 17.7.2002 gün 19580 yevmiye sayılı vekaletnamede kendisine tanınan feragat yetkisine dayanarak 6.7.2004 günlü hakim havalesi ile dosyaya sunduğu dilekçe ile davalılardan S. hakkındaki davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. HUMK'nun 91. maddesinde düzenlenen feragatin niteliği gereği davacının mahkemeye karşı yapacağı tek yanlı açık bir irade beyanı ile dava konusu uyuşmazlık sona ermekte olup feragatin geçerliliği için bunun davalı ve/veya mahkeme tarafından kabul edilmesine de gerek yoktur.

Feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmemiş olsa bile davacı daha sonra bu feragatten dönemez feragat ile bağlıdır. Somut olayda yukarıda açıklandığı üzere davacı vekili davalılardan S. B. hakkındaki davasından açıkça feragat ettiğine göre mahkemece bu feragate dayanılarak adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken,davacı vekilinin söz konusu feragatten sonra yargılamanın 9.11.2004 günlü oturumda 26,27,28 ve 29 kapı nolu villalara ilişkin davayı atiye bıraktığını bildirmiş olması ve davalı S. 'ün oturduğu anlaşılan 28 nolu villanın da bu beyan kapsamında kalması daha önceden yapılan S. B. hakkındaki feragati ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden bu davalı yönünden de davanın atiye bırakıldığı gerekçesiyle bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ :

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 11-08-2011, 12:40   #7
Av.Konaklı

 
Varsayılan

eklenen kararlar gösteriyor ki müvekkil davayı kaybetti.Benim anlamadığım nokta,yargıtay neden bozmakta kararı?Kendisi feragatı değerlendirebilir kanaatindeyim.
Old 11-08-2011, 12:43   #8
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Konaklı
eklenen kararlar gösteriyor ki müvekkil davayı kaybetti.Benim anlamadığım nokta,yargıtay neden bozmakta kararı?Kendisi feragatı değerlendirebilir kanaatindeyim.

Feragati değerlendirmek görevli mahkemenin, feragat üzerine verilen kararı denetlemek temyiz mahkemesinin yetkisindedir.

Bunu da "el çekmişsin ek karar veremezsin" diyerek yapmış..

Yargıtay ilk derece gibi hareket edemez ki...

Saygılarımla.
Old 12-08-2011, 09:42   #9
stajyerav

 
Varsayılan ne olacak?

benim burada anlamadığım şey davadan feragat edildikten sonra neden yerel mahkemeye gönderildiği
Old 03-04-2012, 13:41   #10
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

HMK Yönetmeliği
Resmi Gazete 38253, 3.4.2012


Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler

MADDE 57 – (1) Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.
Old 03-04-2012, 13:53   #11
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
HMK Yönetmeliği
Resmi Gazete 38253, 3.4.2012


Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler

MADDE 57 – (1) Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.

Usul ekonomisine, masrafsız yargılama ve yargılamada makul süre ilkesine uygun bir düzenleme getirilmiş. Daha önce, el çekilen davanın esası hakkında karar verilmesi mümkün görülmüyordu ve bozulmasını bekliyordu yerel mahkemeler kararın. Maslahat ve menfaatler hukukuna uygun buluyorum yeni düzenlemeyi.
Saygılarımla.
Old 08-10-2012, 15:33   #12
AV.MURAT MEŞELİ

 
Varsayılan

Davadan, karardan sonra feragat edecek olan ve davayı kısmen veya tamamen kazanmış olan davacılara Harç ve Avukatlık Ücreti açısından bir hatırlatma (Harçlar Kanunu md.22âvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.)
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin md.6 : Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur) . Bilinen bir konu ama feragatte, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretleri kalkıp bu sefer aleyhine vekalet ücretine hükmedileceği gibi davalı aleyhine hükmedilen harçlar (2/3'ü) bu kez davacı aleyhine hükmedilir.Zira bilindiği gibi davacının feragatı, davanın reddi ile sonuçlanır.O yüzden SULH,FERAGAT V.S. işlemlerinin protokolleri,dilekçeleri veya duruşma sırasındaki sulh veya feragat beyanları buna göre yapılmalı.
Old 28-11-2016, 11:29   #13
uzer5613

 
Varsayılan

YARGITAY 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/523
KARAR NO : 2016/4537

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, asıl ve birleşen davada asli müdahil …İnş. Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmasız, asıl ve birleşen davada davacı …İnş. ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, temyiz eden tarafların 04.08.2016 tarihli feragat dilekçeleri vermeleri üzerine ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinden incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– KARAR –

1- Dosya temyiz aşamasında iken asıl ve birleşen davada davacı şirket temsilcisi 04.08.2016 tarihli ve asıl ve birleşen davada asli müdahil …İnş. Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili 04.08.2016 tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan feragat etmiştir.

Hüküm verildikten sonra davadan feragat edilmesi halinde yerel mahkemenin davadan feragat hakkında bir karar verebilmesi uygulaması hakkında 1086 sayılı HUMK’ta bir düzenleme bulunmamakta olup, 11.04.1940 gün ve 1939/15-70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde hükümden sonra ortaya çıkan ve esas hükmün temyiz yoluyla incelenmesine engel bir durum karşısında, feragatin mahkemesince incelemesinin ve bu konuda bir karar verilebilmesinin sağlanabilmesi için kararın bozulması yoluna gidilmiş, uygulama bu şekilde yerleşmiştir. (YHGK’nın 16.11.1966 gün ve 1438 E., 290 K.; 27.05.1992 gün ve 2-250 E., 364 K.; 29.09.1993 gün ve 2-49 E., 543 K. sayılı ilamları bu yöndedir.)

6100 sayılı HMK’da bu konuda açık bir düzenleme yapılmamış, ancak bu kanuna dayanılarak çıkarılan ve yeni yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 06.08.2015 tarihine kadar yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin “Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler” başlıklı 57. maddesinde “Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.” düzenlemesi getirilmiştir. Aynı hükme, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliği’nin 215. maddesinde de yer verilmiştir.

HMK’nın 5. kısım 3. bölümünde yer alan ve davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat, 6100 sayılı HMK’nın 311/1. maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun’un 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun’un 310/1. maddesi uyarınca davadan feragat karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez. (11.04.1940 gün ve 1939/15-70 sayılı İBK ile YHGK’nın 21.11.1981 gün ve 2 E., 551 K. sayılı ilamı bu yöndedir.) YHGK’nın 19.12.2012 gün ve 13-1369 E., 1221 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 06.12.2013 tarih ve 5603 E., 7763 K; 29.09.2014 tarih ve 2028 E; 6027 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere; 6100 sayılı HMK’da açık bir hüküm bulunmayan ve İçtihadı Birleştirme Kararı ile yöntemi belirlenmiş bir konuda, yönetmelik hükmüne dayalı olarak, hükümden sonra davanın ele alınması suretiyle ek karar tesis edilmesi doğru değildir.

Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma nedenine göre, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada asli müdahil İrem İnşaat Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada asli müdahil …İnşaat Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 28-11-2016, 12:16   #14
uzer5613

 
Varsayılan


T.C.

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

E. 2014/2028

K. 2014/6027

T. 29.9.2014

DAVA : Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün ve davalı vekilinin kısmi kabulü sebebiyle davacının üyeliğinin tespiti isteminin kabulüne dair 7.1.2014 tarihli ek kararın süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin C blok 46 numaralı dairesini, yönetim kurulunun almış olduğu 24.1.2007 tarihli kararı gereğince 110.000,00 TL ödeyerek satın almasına ve müvekkili ile kooperatif arasında aynı tarihte bir protokol yapılmasına rağmen, ortaklık ve dairenin mülkiyeti konusunda müvekkili ile kooperatif arasında uyuşmazlık doğduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun ve yapılan satışın geçerliğinin tespitine, kooperatif adına kayıtlı C Blok 46 numaralı dairenin müvekkili adına tapuya tesciline, tescil talebi kabul görmediği takdirde, müvekkiline satılan C Blok 46 numaralı dairenin dava tarihindeki değerinin tespitini ve tespit edilen miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; C Blok 4. Normal kat 46 numaralı bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değerinin 182.000,00 TL olduğu, taşınmazın başkasına ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle davacının üyelik tespit talebinin reddine, tapu iptali ve tescil konusunda taşınmaz satılmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminata yönelik davasının kabulü ile, 182.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalı vekili, temyiz dilekçesi sunmadan önce 16.12.2013 havale tarihli dilekçeyle, davacının ortaklık talebi konusundaki istemine yönelik olmak üzere davayı kısmen kabul ettiklerini belirterek artık diğer taleplerin ortaklık hukukuna göre çözümlenmesi için yeni bir karar verilmesini istemiş, mahkemece, 7.1.2014 tarihli ek kararla, davalı tarafın kısmi kabulü sebebiyle davacının üyeliğinin tespitine, davacının diğer talepleri ile yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda daha önce karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

19.11.2013 tarihli kararı ve 7.1.2014 tarihli ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-) Davalı vekilinin, 7.1.2014 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazları yönünden;

Hüküm verildikten sonra davadan feragat edilmesi ve/veya davanın kabul edilmesi halinde yerel mahkemenin davadan vazgeçme veya kabul hakkında bir karar verebilmesi uygulaması hakkında 1086 Sayılı HUMK'ta bir düzenleme bulunmamakta olup, 11.4.1940 gün ve 1939/15-70 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde hükümden sonra ortaya çıkan ve esas hükmün temyiz yoluyla incelenmesine engel bir durum karşısında, feragatın veya kabulün mahkemesince incelemesinin ve bu konuda bir karar verilebilmesinin sağlanabilmesi için kararın bozulması yoluna gidilmiş, uygulama bu şekilde yerleşmiştir. (YHGK'nın 16.11.1966 gün 1438 E., 290 K.; 27.5.1992 gün 2-250 E., 364 K.; 29.9.1993 gün 2-49 E., 543 K. sayılı ilamları bu yöndedir.)

6100 Sayılı HMK'da bu konuda açık bir düzenleme yapılmamış, ancak bu yasaya dayanılarak çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 'Karar verilmiş dosyalara dair işlemler' başlıklı 57. maddesinde 'hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hakim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu sebeplerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.' düzenlemesi getirilmiştir.

HMK'nın 5. kısım 3. bölümünde yer alan ve feragat gibi davaya son veren taraf işlemlerinden olan kabul, 6100 Sayılı HMK'nın 311/1. maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun'un 310/1. maddesi uyarınca davayı kabul, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, kabul sebebiyle bir karar veremez (11.4.1940 gün ve 1939/15-70 Sayılı İBK ile YHGK'nın 21.11.1981 gün 2 E., 551 K. sayılı ilamı bu yöndedir.) YHGK'nın 19.12.2012 gün 13-1369 E. ve 1221 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 6.12.2013 tarih ve 5603 E., 7763 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; 6100 Sayılı HMK'da açık bir hüküm bulunmayan ve İçtihadı Birleştirme Kararı ile yöntemi belirlenmiş bir konuda, yönetmelik hükmüne dayalı olarak, hükümden sonra davanın ele alınması suretiyle ek karar tesis edilmesi doğru olmadığından, 7.1.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2-) Davalı vekilinin 19.11.2013 tarihli hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

a-) Yukarıda açıklandığı üzere, mahkeme davadan el çektiğinden, davayı yeniden ele alıp kabul sebebiyle karar veremeyeceğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu sebeple bozulması gerekmiştir.

b-) Bozma nedenine göre, davalı vekilinin 19.11.2013 tarihli hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulüyle 7.1.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 19.11.2013 tarihli hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle 19.11.2013 tarihli hükmün BOZULMASINA, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin 19.11.2013 tarihli hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.9.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Old 19-03-2018, 14:36   #15
uzer5613

 
Varsayılan

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararı.
T.C.
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/5001
KARAR NO:2016/7684
KARAR TARİHİ.28.6.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

KARARDAN SONRA DAVADAN FERAGAT EDİLMESİ HALİNDE MAHKEME DOSYAYI ELE ALARAK FERAGAT KONUSUNDA KARAR VERMELİDİR.

Taraflar arasındaki davadan dolayı ....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.1.2016 gün ve 215-6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.

-KARAR-

Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı tarafından temyiz edilmişse de; temyiz aşamasında davacı asil tarafından verilen 10.06.2016 tarihli tevsikli dilekçe ile davadan feragat edildiği bildirilmiştir.

Bilindiği üzere, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir.
Hal böyle olunca, "Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez." şeklindeki 6100 sayılı HMK ile ilgili Yönetmeliğin 57. maddesi ve anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 06.08.2015 tarihli Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 215. maddesi hükmü karşısında, hakimin kararla dosyadan elini çekmiş olması kuralının hadisede uygulama yeri bulunmadığı gözetilmek suretiyle feragat yönünden bir karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,28.6.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 19-03-2018, 18:36   #16
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan Sonradan Çıkan HGK Kararları 1.HD.nin Görşünü Doğrulamamakta

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=106879 'deki yazımız
Ömer Uğur Gençcan (2.HD.Başkanı facebook sh.den alıntı)
14 saat ·
İDM ve BAM hakimlerinin önemle dikkatine!...
Bugün (27.12.2017) aldığımız önemli HGK kararı !....
Derece mahkemesi (İDM/BAM) işten elini çektikten sonra dosya Kanun yolu aşamasında iken gerçekleşen FERAGAT/SULH gibi işlemlerde derece mahkemesi kendi kararını bu sebeple kaldıramaz
Derece mahkemesinin kararının HGK ya da İlgili Hukuk Dairesince "İADE kararı verilmeden" FERAGAT/SULH konusunda bir karar verilmek üzere bu sebeple "BOZULMASINA" karar verilmelidir...


"Boşanma/tazminat/nafaka Karari Verildikten Sonra Fakat Istinaftan Önce Nafaka da dahil olmak üzere her türlü talepden feragat etmek mümkündür.HGK.nun yukarıdaki son kararına göre İDM işten elini çektikten sonra kendi kararını kaldıramaz. Feragatin yapılmasından sonra nafaka talebinin reddi yönünden istinaf başvurusunda da bulunmak gerekir.

Not.Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 215.maddesine göre "İDM ek kararla feragat hakkında karar verir.Dosyayı Yagıtaya veya istinafa göndermez." Yargıtay 2.HD.sinin katıldığı anlaşılan HGK.nın son kararı ise Yarıtay'ın eski kararlarındaki görüşüne uygun düşmektedir."

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
ESAS NO. 2017/4-1358
KARAR NO. 2017/1193
KARAR TARİHİ. 14.6.2017



ÖZET: Hükmün kesinleşmesinden önce (temyiz süresinde veya temyiz aşamasında) davadan feragat edilirse , Mahkemece “EK KARAR”la feragat hakkında hüküm verilemez …HMK’da bu konuda açık bir hüküm olmayıp yönetmeliğin 215/1.maddesinde düzenlemiş ise de “normlar hiyerarşisi” dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir.. hükme bağlanıp hakimce el çekilen davaya, bir yönetmelik hükmüne istinaden hakimin tekrar bakabileceğinin kabulü mümkün değildir …Sonuç olarak ; Davadan elini çekmiş olan hakimin hükmü değiştirmesi ve ondan dönmesi mümkün değildir. …Bu nedenle, temyiz süresi içinde davanın feragat dilekçesi verilmesi üzerine verilen ek karar yok hükmündedir.


Taraflar arasındaki "maddi ve manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.03.2012 gün ve 2008/31 E. 2012/128 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı K... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 18.11.2013 gün ve 2013/15247 E., 2013/17991 K. sayılı kararı ile;

( … 1- ) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ... İnş. A.Ş.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- ) Davalılardan ... İnş. A.Ş.'nin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... İnş. A.Ş yönünden davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... İnş. A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılardan ..., bir kamu kurumudur ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlıdır. Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları altında yapmaktadır. TTK'nın 18. maddesinde ( 6102 s. TTK m. 16 ) kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, davalılardan İSKİ'nin bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı; ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı benimsenmelidir. Haksız eylem niteliğindeki tutumundan kaynaklanan uyuşmazlığın da, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Bu yönde yargısal uygulamalar yerleşiktir. ( HGK' nun 21.9.1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29.11.1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 Sayılı kararları ).
Şu durumda mahkemece, davalılardan İSKİ yönünden de işin esasının incelenmesi gerekirken, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olması doğru görülmediği… ),
Gerekçesiyle oyçokluğu ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR

Dava; haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili davalılardan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin Tavukçu Deresi ıslah çalışmalarını yürütürken Ataköy Öğretmenevi bitişiğindeki köprü menfezinin kapatılması, bu dereye bağlanan kanalizasyon rögarlarının bakımsız ve tıkalı olması ayrıca çalışmalar esnasında dere yatağında biriken ve bırakılan hafriyat ve molozların hem dere yatağının akışını hem de yol geçiş menfezlerini kapatması sebebiyle 13.10.2007-14.10.2007 günlerinde meydana gelen yağışta derenin taşması üzerine tüm ev eşyalarının zarar gördüğünü ileri sürerek 6.000TL maddi tazminat ile olay sebebiyle yaşamış olduğu ruhsal buhrana karşılık 4.000TL manevi tazminat olmak üzere şimdilik toplam 10.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... İnşaat Sanayi ve Tiç A.Ş vekili müvekkili şirketin Tavukçu Deresi ıslahı ile ilgili işi İSKİ 'nin ihalesi sonucunda üstlendiğini, derede meydana gelen taşmada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, aşırı yağış sebebiyle derenin taştığını, olayın akabinde yapılan tespit ve alınan raporlara göre müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili olayda imara kapalı olması gereken yerde imar izni veren veya inşaat yapılmasına müsaade eden ilgili Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, kanunen dere ıslahının DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu ve İSKİ'ye yöneltilecek bir kusur bulunmadığını kaldı ki İSKİ hakkındaki davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli davaya dair olarak; davanın mahiyeti itibariyle idari yargı alanına girdiğinden yargı yolu itirazının kabulüyle mahkemenin görevsizliğine; davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine açılan manevi tazminat istemli davanın feragat sebebiyle reddine, maddi tazminat isteminin ise kısmen kabulüyle 6.000 TL'nin haksız eylem tarihi olan 14/10/2007 tarihinden itibaren, 17.664 TL'nin ıslah tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve zincirleme sorumluluk hükümlerine istinaden davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Hüküm davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilince temyiz edilmiş, Özel Dairece yukarda başlık bölümünde yazılı gerekçe ile karar oyçokluğu ile bozulmuştur.

Yerel Mahkemece gerekçe genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Davacı vekili 29.04.2014 tarihli dilekçesi ile davalı ... hakkındaki davadan feragat ettiğine dair beyanda bulunulması üzerine Yerel Mahkeme 29.04.2014 tarihli Ek Kararı ile davalı ... hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine karar vermiştir.

Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık meydana gelen su baskını sebebiyle davalı ... hakkında açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın adli yargı yerinde mi yoksa idari yargı yerinde mi görülmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Davalı ... AŞ vekilinin direnme kararını temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede;

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce iki husus ön sorun olarak ele alınmıştır.

I- ) Bu önsorunlardan ilki; ilk hükmü temyiz eden ancak Özel Dairece temyiz itirazları reddedilen davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'nin direnme kararını temyiz etmesinde hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususudur.
Bilindiği üzere hukuki yarar dava şartı olduğu kadar temyiz istemi için de aranan bir şarttır. Yukarıda belirtildiği üzere hükmü temyiz etmiş ancak temyiz itirazları reddedilmiş olan davalı bakımından hüküm kesinleşmiştir.
Bu durumda eldeki davada davalının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmamaktadır.
O halde, davalı vekilinin direnme hükmüne yönelik temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan görüşmeler sırasında direnme kararında hüküm tekrarı yapılması sebebiyle davalının direnme kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunduğu belirtilmiş ise de bu görüş yukarda açıklanan sebeplerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

II- ) İkinci ön sorun ise Yerel Mahkemece verilen 29.03.2013 tarihli hükmün ... AŞ vekili tarafında temyizi üzerine Özel Dairece sair temyiz itirazlarının reddi ile İSKİ hakkındaki davanın yargı yolu sebebiyle reddinin doğru olmadığına dair bozma kararına Yerel Mahkemece direnilmesinden sonra 29.04.2014 tarihinde davacı vekilinin ...hakkındaki davadan feragati üzerine Yerel Mahkemece ... hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine dair ek karar verilip verilemeyeceği hususudur.


6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda bu konuda açık bir düzenleme getirilmemiş, ancak Kanuna dayanılarak çıkarılan Resmi Gazete'nin 06.08.2015 gün ve 29437 Sayılı nüshasında yayımlanan ) Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Karar verilmiş dosyalara dair işlemler” başlıklı 215/1. maddesinde “Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh hâlinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu sebeplerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez" düzenlemesi getirilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununda belirtildiği gibi yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karara "hüküm" denilir ( HMK.m.294/1 ) ve hükmü veren mahkeme artık o davadan elini çekmiş olur. Davadan elini çekmiş olan hakim hükmü değiştirmesi ve ondan dönmesi mümkün değildir. Yargıtay'ca temyizen incelenip bozulmadan, hakimin el çektiği davaya tekrar bakması mümkün değildir ( Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.II, İstanbul 2001, s.3004 vd. ve s.3164 vd. ). Yargıtay uygulaması da bu yöndedir ( HGK., 12.12.1984 gün ve 1982/7-864 E., 1984/1051 K. ).

[
B]Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır. [/b]

Taraflar arasında daha önce görülen maddi tazminat istemli davada, davalı ... hakkında verilen karar nihai bir karardır. Bu karar usulen temyiz edilip bozulmadan, mahkemece ortadan kaldırılarak başka bir karar verilemeyeceğine göre; temyiz süresi içinde davanın feragat dilekçesi vermesi üzerine, davanın yargı yolu sebebiyle reddine dair direnme kararının ortadan kaldırılması ile davanın reddine dair verilen 29.05.2014 tarihli ek karar yok hükmündedir ( HGK, 24.06.2009 gün ve 2009/2-231 E., 2009/286 K. ),

Yukarıda açıklanan sebeplerle hükme bağlanıp hakimce el çekilen davaya, bir yönetmelik hükmüne istinaden hakimin tekrar bakabileceğinin kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca davalı ... hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine dair 29.04.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına oybirliği ile karar verilerek ikinci ön sorun da böylece aşılmıştır

III- ) İşin esasına dair temyiz incelemesine gelince;

Davacı vekili ise 29.04.2014 tarihli dilekçesi ile davalı ... hakkındaki davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirmiş, yapılan incelemede vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu saptanmıştır.
Feragat, HMK'nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 311. maddede ise feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır.

Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen ve fakat henüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca görüşülmeyen bir direnme kararı, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür.

Somut olayda, davacı vekili maddi tazminat istemli davalar sebebiyle İSKİ hakkındaki davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden, bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Böyle bir durumda direnme kararı Hukuk Genel Kurulunca temyizen incelenemez. Direnme kararının davacının davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekir.

Bu sebeple direnme kararı yukarIda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmalıdır.


SONUÇ : Yukarıda ( I ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle Davalı ... AŞ vekilinin direnme kararını temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE oy çokluğu ile, ( II ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle Yerel Mahkemenin 29.04.2014 tarihli Ek Kararının KALDIRILMASINA oy birliği ile , ( III ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle direnme kararının davacı vekili tarafından verilen dilekçenin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için bu değişik gerekçe ile BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcın yatırana iadesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.06.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


KARŞI OY :
Davacı tarafından ... İnş. San. Tic. A.Ş. ve İSKİ Gen. Müd'ne karşı açılan haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasında, ... İnş. San. Tic. A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, İSKİ Gen. Müd. yönünden yargı yolu bakımından görevsizliğe dair verilen karar davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmiş, Özel Daire'nin 2013/15247 Esas 2013/17991 Karar sayılı ilamının 1. bendinde ... İnş. San. Tic. A.Ş'nin kendisi bakımından diğer temyiz itirazları reddedilmiş, 2. bentte yanlız İSKİ yönünden temyizi kabul edilerek, verilen yargı yolu bakımından ret kararı bozulmuştur. Bozma sonrası Mahkemece verilen direnme kararında ... İnş. San. Tic. A.Ş. yönünden maddi manevi tazminat talepleri bakımından tekrar aynı karar verilmiş, İSKİ yönünden de yargı yolu itirazının kabulüyle görevsizliğe karar verilmiştir. Direnme kararını davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. temyiz etmiştir. Sayın çoğunluk, direnmeden önceki kararın bu davalı bakımından kesinleştiği gerekçesiyle ... İnş. San. Tic. A.Ş'nin kendisi yönünden verilen kararı temyiz etmekte hukuki yararı olmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği sonucuna varmış ise de bu görüşe katılmıyorum.
Davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş, kendisi aleyhine verilen ilk kararı temyiz etmiş, kendisiyle ilgili temyiz itirazları, karar usul ve yasaya uygun bulunarak reddedilmiş, yanlız İSKİ yönünden bozma kararı verilmiştir. ... İnş. San. Tic. A.Ş. aleyhindeki ilk karar kesinleşmiştir. Ancak mahkemece, İSKİ yönünden verilen bozma ilamına direnilirken, hükmün tümüne direnilmiş ve ... İnş. San. Tic. A.Ş. aleyhindeki kesinleşen hüküm tekrarlanmış, ayrıca bu davalı aleyhine önceki kararda olduğundan daha fazla harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu durumda hakkında ilk karar kesinleşen davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş'nin kendisi yönünden verilen direnme kararını temyiz etmekte hukuki yararı vardır. Bu davalı hakkındaki kesinleşen hükme rağmen verilen direnme hükmü "ilk karar ... İnş. San. Tic. A.Ş. yönünden kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmalıdır. Bu sebeple davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş'nin, temyizde hukuki yararı olmadığından temyiz isteminin reddine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyor, direnme kararının ... İnş. San. Tic. A.Ş. yönünden bu gerekçelerle bozulması gerektiğini düşünüyorum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İhalenin Feshi- Temyiz- Davadan Feragat Seyda Meslektaşların Soruları 32 22-08-2017 15:31
Boşanma Davası/ Karar Kesinleşmeden Feragat Edilirse Temyiz Dilekçesi Yerine Geçer mi Av.Suat Ergin Meslektaşların Soruları 6 08-12-2011 14:06
Boşanma , temyiz, temyiz edildikten sonra temyizden feragat Av. İlhan SALBAŞ Meslektaşların Soruları 6 22-06-2010 09:02
Davadan davadan feragat, harici sulh sözleşmesi, tapu devri vaadi? enderkc Meslektaşların Soruları 1 02-03-2010 16:54
Temyiz sırasında temyizden feragat halinde karar ne zaman kesinleşir? nizar Meslektaşların Soruları 2 10-12-2009 16:39


THS Sunucusu bu sayfayı 0,15619397 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.