Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

karar temyiz edildikten sonra davadan feragat

Yanıt
Old 10-08-2011, 15:52   #1
Av.Konaklı

 
Varsayılan karar temyiz edildikten sonra davadan feragat

İyi çalışmalar.Müvekkil davayı kazandıktan sonra dosya yargıtayda iken davasından feragat etmiştir.yerel mahkemede ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.Yargıtay ise yerel mahkeme kararını ,kararı verdikten sonra davadan el çektiği ve bir karar veremeyeceği gerekçesi ile bozmuştur.Müvekkil yeniden başlayan yargılamada duruşma aşamasında davasından feragat etmek istemediğini söyleyebilir mi?
Old 10-08-2011, 16:05   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Konaklı
İyi çalışmalar.Müvekkil davayı kazandıktan sonra dosya yargıtayda iken davasından feragat etmiştir.yerel mahkemede ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.Yargıtay ise yerel mahkeme kararını ,kararı verdikten sonra davadan el çektiği ve bir karar veremeyeceği gerekçesi ile bozmuştur.Müvekkil yeniden başlayan yargılamada duruşma aşamasında davasından feragat etmek istemediğini söyleyebilir mi?

Söyleyebilir elbette ama HUMK 95'e göre "feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından", mahkeme yine feragat nedeni ile davanın reddine karar verecektir.
Old 10-08-2011, 16:36   #3
av.elfida

 
Varsayılan

Davacı feragat etmekle sadece davasını sone erdirmemekte, dava konusu yaptığı haktan da vazgeçmektedir ve feragattten de rücu edilememektedir. Maddi hukuk işlemi olduğundan sadece hata, hile, ikrah sebepleri ile fergatin geçersizliğini ileri sürebilir. Bu nedenle bence müvekkiliniz feragatinden dönemez ancak araştırmama rağmen konunuz ile bire bir ilgili bir karar bulamadım. Kolay gelsin
Old 10-08-2011, 17:42   #4
Av.Konaklı

 
Varsayılan

Yargıtay kararı neden bozuyor?Yargıtayın kendisi de feragat nedeniyle davanın reddi gerektiği kararı verip davayı kesin olarak çözüme kavuşturabilir.Neden yargılamanın uzaması yönünde bozma kararı vermektedir.Bu konuda bilgisini paylaşacak arkadaş var mıdır?
Old 11-08-2011, 09:11   #5
av.elfida

 
Varsayılan

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ
Tarih: 10.5.1999 Esas: 1999/3002 Karar: 1999/3787

Temyizden Sonra Davadan Feragat Edilmesi Halinde Karar Verme Görevinin Yerel Mahkemeye Ait Bulunduğu


Özet:Karar kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir. Hüküm verildikten ve karar temyiz edildikten sonra feragat edildiği durumlarda bu konuda karar verme görevi yerel mahkemeye aittir. Somut olayda, temyiz dilekçesi verildikten sonra, davacı tarafça verilen dilekçenin vazgeçme dilekçesi mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda feragat dilekçesi üzerine işlem yapılarak davanın reddine karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekir.


- 1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m.91,429

Taraflar arasındaki davanın Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi`nce görülerek verilen 23.1.1998 tarih ve 1994/867-1998/19 sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi, davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi H. U. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile taraflar arasındaki 30.3.1990 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi`nden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesinin 25. madde uyarınca ETKB`nin hakemliği yoluyla yapılması gerekirken, davalının çekişmeleri adli yargıya intikal ettirdiğini ve zararları konusundaki başvurulardan bir sonuç alamadıklarını ileri sürerek, anlaşmazlığın çözümünün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`nın hakemliğine tevdiini ve zarar ziyan karşılığı olarak fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000.000.000 liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili söz konusu 25. maddeye göre Bakanlığın hakimliğine davacı tarafından müşterilerine satacağı elektrik enerjisi tarifelerinin belirlenmesinde anlamı sağlanamaması halinde başvurulabileceğini, sözleşmenin 39. maddesinde taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığını ve davacının sözleşmeye aykırı davranışlarından doğan alacaklarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, uyuşmazlığın hakeme tevdii isteğinin dayanaksız olduğu, munzam zararın talep edilebilmesi için öncelikle davacının davalıdan talep edeceği alacağın belirlenmiş olması gerektiği, oysa henüz mevcut olmayan bir alacakla ilgili munzam zarar davasının açılmasının mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiş, davalı vekili ise düzeltilerek onama isteğinde bulunmuştur.
1- Davalı vekilinin düzelterek onama isteğine dair dilekçesi usûlünce harçlandırılarak temyiz defterine kaydı yapılmadığından, bu istemin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz isteğine gelince, temyizden sonra davacı tarafça dosya içerisine ibraz edilen dilekçenin davadan vazgeçme mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, karar kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebileceğinden, hüküm verildikten ve karar temyiz edildikten sonra, davadan feragat hallerinde dahi bu konuda karar verilmesi görevi yerel mahkemeye ait olduğundan, mahkemece bu dilekçe uyarınca işlem yapılarak davanın reddine karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.5.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.


YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Tarih: 4.6.2003 Esas: 2003/9-429 Karar: 2003/390

Hüküm Temyiz Edildikten Sonra Feragat Edilmesi Halinde Yargıtayın Bu Hususta Mahkemece Bir Karar Verilmek Üzere Hükmü Bozmasından Sonra Mahkemece Karar Verilebilir



Özet:Hakim, hüküm kurup davadan el çektikten sonra kural olarak karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası hakkında hiçbir karar veremez. Hüküm temyiz edildikten sonra davadan feragat edilmesi halinde, feragat üzerine mahkemece kendiliğinden karar verilmeyerek Yargıtay`ın feragat konusunda mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair vereceği kararından sonra dosyayı ele alabilir ve feragat nedeniyle davanın reddine karar verilebilir.


- 1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m.91,95,429

Taraflar arasındaki "tazminat, alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.5.2002 gün ve 1771-203 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.1.2003 gün ve 12781-784 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılar vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tazminat ve alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar özel dairece davacının noterde imzası onanan ibraname ile davalıyı ibra ettiği anlaşıldığından hakkı ortadan kaldıran bu ödeme belgesinin değerlendirilmesi için bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
Ne var ki direnme kararının temyizi aşamasında davacı ekinde noter tasdikli feragatname başlıklı belgeyi içeren 24.4.2003 tanzim, 16.5.2003 havale tarihli dilekçesi ile davadan ve haklarından feragat ettiğini bildirmiştir. Dilekçe ekindeki Ankara 42. Noterliğinin 29.4.2003 gün ve 9015 yevmiye nolu feragatname başlıklı ve davacının kimlik bilgilerini içeren belge de aynı mahiyettedir.
Hakim, gördüğü davada tahkikatı bitirip hüküm kurduktan sonra davadan elini çekmiş olur ve kural olarak dava sonunda verilen karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası ile ilgili hiçbir karar veremez.
Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olduğundan, hakim karar verdikten sonra dahi belgelendirilen feragat üzerine davanın bu nedenle reddine karar verebilir ise de, Yargıtay uygulamalarında (örneğin Hukuk Genel Kurulunun 21.10.1981 günlü 1981/2-551, 1981/683 ve 2.6.1982 günlü, 1982/376-547 sayılı kararları ile 11.4.1940 günlü ve 1939/15-1940/70 sayılı tevhidi içtihat kararının gerekçesinden esinlenen uygulama) hüküm temyiz edildikten sonra vaki feragat üzerine mahkemece kendiliğinden bir karar verilmeyerek Yargıtay`ın bu konuda (feragat konusunda) mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair verilecek kararından sonra ancak dosyayı ele alabilir ve feragate dayanarak davayı reddedebilir. Bunun mantıki sonucu olarak ve esasen HUMK.`nun 432. maddesinin 3. fıkrasında yer alan nedenlerden olmadığı cihetle mahkemece bu aşamada temyiz isteminin reddine de karar verilemez.
Bu itibarla; davacının yukarıda açıklanan feragat beyanı konusunda bir karar verilmek üzere direnme kararının bozulması gerekir.
SONUÇ: Davacının ekinde noter tasdikli feragatname başlıklı belgeyi içeren 24.04.2003 tanzim, 16.5.2003 havale tarihli dilekçesi ve bu dilekçe ekindeki Ankara 42. Noterliğinin 29.4.2003 gün ve 9015 yevmiye nolu feragatname başlıklı belge üzerine gerekli karar verilmek üzere davanın esası hakkında verilen kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz dilekçesinde değinilen hususların incelenmesine yer olmadığına HUMK.`nun 428-429. maddeleri uyarınca 4.6.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 11-08-2011, 09:53   #6
Av.Evran KIRMIZI

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
Onsekizinci Hukuk Dairesi
Esas No : 2005/9463
Karar No: 2005/11026
Tarih : 12.12.2005
ORTAK YERLERE ELATMANIN ÖNLENMESİ ( feragatin geçerliliği İçin Bunun Davalı ve/veya Mahkeme Tarafından Kabul Edilmesine Gerek Olmadığı )
KAL VE PROJEYE AYKIRILIKLARIN ESKİ HALE GETİRİLMESİ ( feragatin geçerliliği İçin Bunun Davalı ve/veya Mahkeme Tarafından Kabul Edilmesine Gerek Olmadığı )
DAVADAN FERAGAT ( Nedeniyle Davanın Reddine Karar Verilmemiş Olsa Bile Davacı Daha Sonra Bu Feragatten Dönemeyeceği )
PROJEYE AYKIRILIKLARIN ESKİ HALE GETİRİLMESİ ( feragatin geçerliliği İçin Bunun Davalı ve/veya Mahkeme Tarafından Kabul Edilmesine Gerek Olmadığı )
ÖZET :

feragatin niteliği gereği davacının mahkemeye karşı yapacağı tek yanlı açık bir irade beyanı ile dava konusu uyuşmazlık sona ermekte olup feragatin geçerliliği için bunun davalı ve/veya mahkeme tarafından kabul edilmesine de gerek yoktur. Feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmemiş olsa bile davacı daha sonra bu feragatten dönemez feragat ile bağlıdır.

DAVA :

Dava dilekçesinde ortak yerlere elatmanın önlenmesi, kal ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne, diğerleri açısından atiye bırakılan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR :

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

Davacı vekili Avukat B..'nun İ. 11. noterliğince düzenlenen 17.7.2002 gün 19580 yevmiye sayılı vekaletnamede kendisine tanınan feragat yetkisine dayanarak 6.7.2004 günlü hakim havalesi ile dosyaya sunduğu dilekçe ile davalılardan S. hakkındaki davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. HUMK'nun 91. maddesinde düzenlenen feragatin niteliği gereği davacının mahkemeye karşı yapacağı tek yanlı açık bir irade beyanı ile dava konusu uyuşmazlık sona ermekte olup feragatin geçerliliği için bunun davalı ve/veya mahkeme tarafından kabul edilmesine de gerek yoktur.

Feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmemiş olsa bile davacı daha sonra bu feragatten dönemez feragat ile bağlıdır. Somut olayda yukarıda açıklandığı üzere davacı vekili davalılardan S. B. hakkındaki davasından açıkça feragat ettiğine göre mahkemece bu feragate dayanılarak adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken,davacı vekilinin söz konusu feragatten sonra yargılamanın 9.11.2004 günlü oturumda 26,27,28 ve 29 kapı nolu villalara ilişkin davayı atiye bıraktığını bildirmiş olması ve davalı S. 'ün oturduğu anlaşılan 28 nolu villanın da bu beyan kapsamında kalması daha önceden yapılan S. B. hakkındaki feragati ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden bu davalı yönünden de davanın atiye bırakıldığı gerekçesiyle bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ :

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 11-08-2011, 13:40   #7
Av.Konaklı

 
Varsayılan

eklenen kararlar gösteriyor ki müvekkil davayı kaybetti.Benim anlamadığım nokta,yargıtay neden bozmakta kararı?Kendisi feragatı değerlendirebilir kanaatindeyim.
Old 11-08-2011, 13:43   #8
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Konaklı
eklenen kararlar gösteriyor ki müvekkil davayı kaybetti.Benim anlamadığım nokta,yargıtay neden bozmakta kararı?Kendisi feragatı değerlendirebilir kanaatindeyim.

Feragati değerlendirmek görevli mahkemenin, feragat üzerine verilen kararı denetlemek temyiz mahkemesinin yetkisindedir.

Bunu da "el çekmişsin ek karar veremezsin" diyerek yapmış..

Yargıtay ilk derece gibi hareket edemez ki...

Saygılarımla.
Old 12-08-2011, 10:42   #9
stajyerav

 
Varsayılan ne olacak?

benim burada anlamadığım şey davadan feragat edildikten sonra neden yerel mahkemeye gönderildiği
Old 03-04-2012, 14:41   #10
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

HMK Yönetmeliği
Resmi Gazete 38253, 3.4.2012


Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler

MADDE 57 – (1) Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.
Old 03-04-2012, 14:53   #11
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
HMK Yönetmeliği
Resmi Gazete 38253, 3.4.2012


Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler

MADDE 57 – (1) Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.

Usul ekonomisine, masrafsız yargılama ve yargılamada makul süre ilkesine uygun bir düzenleme getirilmiş. Daha önce, el çekilen davanın esası hakkında karar verilmesi mümkün görülmüyordu ve bozulmasını bekliyordu yerel mahkemeler kararın. Maslahat ve menfaatler hukukuna uygun buluyorum yeni düzenlemeyi.
Saygılarımla.
Old 08-10-2012, 16:33   #12
AV.MURAT MEŞELİ

 
Varsayılan

Davadan, karardan sonra feragat edecek olan ve davayı kısmen veya tamamen kazanmış olan davacılara Harç ve Avukatlık Ücreti açısından bir hatırlatma (Harçlar Kanunu md.22âvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.)
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin md.6 : Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur) . Bilinen bir konu ama feragatte, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretleri kalkıp bu sefer aleyhine vekalet ücretine hükmedileceği gibi davalı aleyhine hükmedilen harçlar (2/3'ü) bu kez davacı aleyhine hükmedilir.Zira bilindiği gibi davacının feragatı, davanın reddi ile sonuçlanır.O yüzden SULH,FERAGAT V.S. işlemlerinin protokolleri,dilekçeleri veya duruşma sırasındaki sulh veya feragat beyanları buna göre yapılmalı.
Old 28-11-2016, 12:29   #13
uzer5613

 
Varsayılan

YARGITAY 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/523
KARAR NO : 2016/4537

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, asıl ve birleşen davada asli müdahil …İnş. Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmasız, asıl ve birleşen davada davacı …İnş. ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, temyiz eden tarafların 04.08.2016 tarihli feragat dilekçeleri vermeleri üzerine ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinden incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– KARAR –

1- Dosya temyiz aşamasında iken asıl ve birleşen davada davacı şirket temsilcisi 04.08.2016 tarihli ve asıl ve birleşen davada asli müdahil …İnş. Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili 04.08.2016 tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan feragat etmiştir.

Hüküm verildikten sonra davadan feragat edilmesi halinde yerel mahkemenin davadan feragat hakkında bir karar verebilmesi uygulaması hakkında 1086 sayılı HUMK’ta bir düzenleme bulunmamakta olup, 11.04.1940 gün ve 1939/15-70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde hükümden sonra ortaya çıkan ve esas hükmün temyiz yoluyla incelenmesine engel bir durum karşısında, feragatin mahkemesince incelemesinin ve bu konuda bir karar verilebilmesinin sağlanabilmesi için kararın bozulması yoluna gidilmiş, uygulama bu şekilde yerleşmiştir. (YHGK’nın 16.11.1966 gün ve 1438 E., 290 K.; 27.05.1992 gün ve 2-250 E., 364 K.; 29.09.1993 gün ve 2-49 E., 543 K. sayılı ilamları bu yöndedir.)

6100 sayılı HMK’da bu konuda açık bir düzenleme yapılmamış, ancak bu kanuna dayanılarak çıkarılan ve yeni yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 06.08.2015 tarihine kadar yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin “Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler” başlıklı 57. maddesinde “Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.” düzenlemesi getirilmiştir. Aynı hükme, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliği’nin 215. maddesinde de yer verilmiştir.

HMK’nın 5. kısım 3. bölümünde yer alan ve davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat, 6100 sayılı HMK’nın 311/1. maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun’un 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun’un 310/1. maddesi uyarınca davadan feragat karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez. (11.04.1940 gün ve 1939/15-70 sayılı İBK ile YHGK’nın 21.11.1981 gün ve 2 E., 551 K. sayılı ilamı bu yöndedir.) YHGK’nın 19.12.2012 gün ve 13-1369 E., 1221 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 06.12.2013 tarih ve 5603 E., 7763 K; 29.09.2014 tarih ve 2028 E; 6027 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere; 6100 sayılı HMK’da açık bir hüküm bulunmayan ve İçtihadı Birleştirme Kararı ile yöntemi belirlenmiş bir konuda, yönetmelik hükmüne dayalı olarak, hükümden sonra davanın ele alınması suretiyle ek karar tesis edilmesi doğru değildir.

Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma nedenine göre, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada asli müdahil İrem İnşaat Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada asli müdahil …İnşaat Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 28-11-2016, 13:16   #14
uzer5613

 
Varsayılan


T.C.

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

E. 2014/2028

K. 2014/6027

T. 29.9.2014

DAVA : Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün ve davalı vekilinin kısmi kabulü sebebiyle davacının üyeliğinin tespiti isteminin kabulüne dair 7.1.2014 tarihli ek kararın süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin C blok 46 numaralı dairesini, yönetim kurulunun almış olduğu 24.1.2007 tarihli kararı gereğince 110.000,00 TL ödeyerek satın almasına ve müvekkili ile kooperatif arasında aynı tarihte bir protokol yapılmasına rağmen, ortaklık ve dairenin mülkiyeti konusunda müvekkili ile kooperatif arasında uyuşmazlık doğduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun ve yapılan satışın geçerliğinin tespitine, kooperatif adına kayıtlı C Blok 46 numaralı dairenin müvekkili adına tapuya tesciline, tescil talebi kabul görmediği takdirde, müvekkiline satılan C Blok 46 numaralı dairenin dava tarihindeki değerinin tespitini ve tespit edilen miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; C Blok 4. Normal kat 46 numaralı bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değerinin 182.000,00 TL olduğu, taşınmazın başkasına ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle davacının üyelik tespit talebinin reddine, tapu iptali ve tescil konusunda taşınmaz satılmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminata yönelik davasının kabulü ile, 182.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalı vekili, temyiz dilekçesi sunmadan önce 16.12.2013 havale tarihli dilekçeyle, davacının ortaklık talebi konusundaki istemine yönelik olmak üzere davayı kısmen kabul ettiklerini belirterek artık diğer taleplerin ortaklık hukukuna göre çözümlenmesi için yeni bir karar verilmesini istemiş, mahkemece, 7.1.2014 tarihli ek kararla, davalı tarafın kısmi kabulü sebebiyle davacının üyeliğinin tespitine, davacının diğer talepleri ile yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda daha önce karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

19.11.2013 tarihli kararı ve 7.1.2014 tarihli ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-) Davalı vekilinin, 7.1.2014 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazları yönünden;

Hüküm verildikten sonra davadan feragat edilmesi ve/veya davanın kabul edilmesi halinde yerel mahkemenin davadan vazgeçme veya kabul hakkında bir karar verebilmesi uygulaması hakkında 1086 Sayılı HUMK'ta bir düzenleme bulunmamakta olup, 11.4.1940 gün ve 1939/15-70 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde hükümden sonra ortaya çıkan ve esas hükmün temyiz yoluyla incelenmesine engel bir durum karşısında, feragatın veya kabulün mahkemesince incelemesinin ve bu konuda bir karar verilebilmesinin sağlanabilmesi için kararın bozulması yoluna gidilmiş, uygulama bu şekilde yerleşmiştir. (YHGK'nın 16.11.1966 gün 1438 E., 290 K.; 27.5.1992 gün 2-250 E., 364 K.; 29.9.1993 gün 2-49 E., 543 K. sayılı ilamları bu yöndedir.)

6100 Sayılı HMK'da bu konuda açık bir düzenleme yapılmamış, ancak bu yasaya dayanılarak çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 'Karar verilmiş dosyalara dair işlemler' başlıklı 57. maddesinde 'hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hakim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu sebeplerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.' düzenlemesi getirilmiştir.

HMK'nın 5. kısım 3. bölümünde yer alan ve feragat gibi davaya son veren taraf işlemlerinden olan kabul, 6100 Sayılı HMK'nın 311/1. maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun'un 310/1. maddesi uyarınca davayı kabul, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, kabul sebebiyle bir karar veremez (11.4.1940 gün ve 1939/15-70 Sayılı İBK ile YHGK'nın 21.11.1981 gün 2 E., 551 K. sayılı ilamı bu yöndedir.) YHGK'nın 19.12.2012 gün 13-1369 E. ve 1221 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 6.12.2013 tarih ve 5603 E., 7763 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; 6100 Sayılı HMK'da açık bir hüküm bulunmayan ve İçtihadı Birleştirme Kararı ile yöntemi belirlenmiş bir konuda, yönetmelik hükmüne dayalı olarak, hükümden sonra davanın ele alınması suretiyle ek karar tesis edilmesi doğru olmadığından, 7.1.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2-) Davalı vekilinin 19.11.2013 tarihli hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

a-) Yukarıda açıklandığı üzere, mahkeme davadan el çektiğinden, davayı yeniden ele alıp kabul sebebiyle karar veremeyeceğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu sebeple bozulması gerekmiştir.

b-) Bozma nedenine göre, davalı vekilinin 19.11.2013 tarihli hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulüyle 7.1.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 19.11.2013 tarihli hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle 19.11.2013 tarihli hükmün BOZULMASINA, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin 19.11.2013 tarihli hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.9.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İhalenin Feshi- Temyiz- Davadan Feragat Seyda Meslektaşların Soruları 27 06-01-2016 14:02
Boşanma Davası/ Karar Kesinleşmeden Feragat Edilirse Temyiz Dilekçesi Yerine Geçer mi Av.Suat Ergin Meslektaşların Soruları 6 08-12-2011 15:06
Boşanma , temyiz, temyiz edildikten sonra temyizden feragat Av. İlhan SALBAŞ Meslektaşların Soruları 6 22-06-2010 10:02
Davadan davadan feragat, harici sulh sözleşmesi, tapu devri vaadi? enderkc Meslektaşların Soruları 1 02-03-2010 17:54
Temyiz sırasında temyizden feragat halinde karar ne zaman kesinleşir? nizar Meslektaşların Soruları 2 10-12-2009 17:39


THS Sunucusu bu sayfayı 0,13062811 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.