Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Murisin Bankadaki Parasının Çekilmesi

Yanıt
Old 17-07-2006, 08:13   #1
Hammerfall

 
Varsayılan Murisin Bankadaki Parasının Çekilmesi

Sayın meslektaşlar;
Muris; bankada yüklü bir miktar parayı-vadeli mevduat hesabında- bırakarak vefat eder. Mirasçılar ise 5 kardeş olup bir kısmı parayı çekmek için imza vermeye yanaşmaz çünkü başka çıkarlar da çatışmaktadır. Bu durumda bankadaki paranın veraset ilamındaki paylara göre ödenmesi için diğer yasal mirasçılar ne yapmalılar?Tereke hakimliğinde dava açılabilir diye düşünüyorum ama elimde dilekçe örneği yok. Acil yardımcı olabilirseniz sevinirim.
İyi Çalışmalar.
Old 17-07-2006, 16:41   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/903

K. 2005/10610

T. 24.10.2005

• DAVA EHLİYETİ ( Murisin Davalı Banka Nezdindeki Mevduat Hesabının Paylaştırılması Hususunda Tüm Mirasçıların Birlikte Dava Açması Veya Miras Ortaklığına Temsilci Atanması Ya Da İştirak Halindeki Mülkiyetin Müşterek Mülkiyete Dönüştürülmesi Gereği )

• MİRAS ORTAKLIĞI ( Bankada Miras Bırakana Ait Vadesiz Hesaptaki Paranın Kendi Payına İlişkin Kısmının Ödenmesini Talep - Tüm Mirasçıların Birlikte Dava Açması Veya Miras Ortaklığına Temsilci Atanması Ya Da İştirak Halindeki Mülkiyetin Müşterek Mülkiyete Dönüştürülmesi Gereği )

• MURİSİN MEVDUAT HESABINDAN PAY TALEBİ ( Tüm Mirasçıların Birlikte Dava Açması Veya Miras Ortaklığına Temsilci Atanması Ya Da İştirak Halindeki Mülkiyetin Müşterek Mülkiyete Dönüştürülmesi Gereği )


ÖZET : Davacı, bankada miras bırakana ait vadesiz hesaptaki paranın kendi payına ilişkin kısmının ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Miras bırakanın ölümü ile paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları içeren bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa ait malların tamamına sirayet eder. Murisin davalı banka nezdindeki mevduat hesabının paylaştırılması hususunda tüm mirasçıların birlikte dava açması veya miras ortaklığına temsilci atanması ya da iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Olayda, bu şartlar gerçekleşmediğinden davacı tarafın terekeye dahil mevduat hesabından kendi mirasçılık payını talep yönünden aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin miras bırakanı S.Ç.'nin davalı bankada bulunan vadesiz hesabından hissesine düşen paranın ödenmesi için davalı bankaya müracaat ettiğini, miras hisselerinin ödenmemesi üzerine, icra takibi başlattıklarını ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, istenen paranın iştirak halinde mülkiyet esasına tabi bir miras hissesi olduğunu, tüm mirasçıların bankaya birlikte başvurmaları ya da iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın konusunun misli eşyadan sayılan para olup veraset ilamına göre payın bölünebilir olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 4.279.631.834.- TL.'lik kısmının iptali ile bu kısma takip tarihi olan 16.6.2004 tarihinden itibaren %15 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin 4.279.631.834.- TL. üzerinden devamına, kabul edilen miktar üzerinden İİK'nın 67. maddesi uyarınca hesaplanan 1.711.854.734.- TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, muris S.Ç.'nin ölümü üzerine mirasçılarından sadece davacı ve iki çocuğu tarafından veraset ilamı ibraz edilerek, miras bırakana ait bankadaki paranın kendi paylarına ilişkin kısmının ödenmesi istemine ilişkindir.
Miras bırakanın davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosyaya sunulan veraset ilamından anlaşılmaktadır. TMK 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür. TMK 710/2. maddesinde ise "elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının ortaklığa ait malların tamamına yaygın olacağı" hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, miras bırakanın davalı banka nezdindeki mevduat hesabının paylaştırılması konusunda tüm mirasçıların birlikte dava açması veya miras ortaklığına temsilci atanması yahut TMK'nın 644. maddesi uyarınca iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekmektedir.
Açıklanan koşullardan hiçbiri somut olayda gerçekleşmediğinden, miras bırakanın bir kısım mirasçılarını teşkil eden davacı tarafın terekeye dahil mevduat hesabından kendi mirasçılık paylarını talep yönünden aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 18-07-2006, 22:11   #3
Av.Onur Tunga

 
Varsayılan Bu da 11. Hukuk Dairesinin görüşü

T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2000/911 K. 2000/1691 T. 29.2.2000

DAVA : Taraflar arasındaki davanın Kayseri Ticaret Mahkemesince verilen 10/11/1999 tarih ve 1999/252-1999/304 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe lavıhalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilin, 17/06/1998 tarihinde vefat eden babası Mustafa'nın mirasçısı olduğunu, babasının bankada bulunan 150.000 DM.lık döviz hesabının, kardeşlerin fiilen bir araya gelmesinin imkansız olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1500 DM.nin fiili ödeme günündeki TL. karşılığının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında, dava konusu olacak MK.nun 581. maddesi uyarınca iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup, MK.nun 629 ve 630. maddeleri gereğince ortaklardan her birinin tek başına tasarrufta bulunamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından bankanın davacıya ödeme yapmaması yasaya uygun olup, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu ve terekeye konu olan şey para olup, misli eşyadan olması sebebiyle ve davacının 11/08/1998 tarihli veraset ilamı ile mirasçı olduğunun tespit edilmesine ve payının da bölünebilir olmasına göre, davalı bankanın davacının hissesine düşen miktarı ödemesi gerekir iken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/02/2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 19-07-2006, 12:15   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Selamlar,

Aynı konuda birbirine zıt başkaca kararlar da vardır. Zaten 11 Hukuk Dairesi ile 19 Hukuk Dairesi arasında yabancı para alacağına ilişkin tazminat davalarında da birbirine zıt kararlar vardır.

Kararlar farklı olunca, bankanın insafına kalmaktasınız. Hatta aynı bankanın şubeleri arasında da uygulama birliği yoktur. Benim takip ettiğim olayda, TCMB ve İş Bankası mirasçıya hissesine tekabül eden miktarı ödemiş ama aynı mirasçıya Akbank ödememiştir. Bir dilekçe ile başvurup talepte bulunmuş ve ekinde de Sayın Tunga'nın kararına benzer yeni bir karar ibraz etmiştik. Banka Hukuk Müşavirliği ise Sayın Akpunar'ın sunduğu kararın benzerini (Ama bizimkinden daha eski tarihli idi) sundu ve mahkeme yolunu gösterdi.

Kanaatime göre ise, 11 Hukuk Dairesinin uygulaması doğrudur. Çünkü bankadaki para bölünebilmektedir. Bir mirasçının kendi hissesini çekmesi nedeniyle diğer mirasçıların bir zararı sözkonusu değildir. Bazen murisin hesabı vadeli olabilmektedir. Denilebilir ki bir mirasçı parasını çektiğinde bankalar vadeyi bozmakta ve faiz vermemektedir. Bu bankaların uyanıklığı olup, bence yasal değildir. Yasal olduğunu kabul etsek dahi, bankadaki parayı bazen sadece bir inat uğruna çekmeyen mirasçılar bulunmaktadır. Parasını çekmek isteyen mirasçıya yapılmış açık bir haksızlıktır bu. Belki parasını çekmek isteyen mirasçıya diğerlerine karşı bir ihtarname çekmek zorunluluğu getirilebilir. Bu haliyle devam etmek insanlara ek mali külfet, mahkemelere de gereksiz dava külfeti yüklemektedir. Örneğin bankada bulunan 10.000 YTL nin 4 kardeşe 2.500 YTL olarak verilmesinin ne sakıncası bulunmaktadır. 4 adet 2.500 YTL nin(hissenin) ekonomik değeri aynıdır.

Saygılarımla
Old 19-07-2006, 12:48   #5
Av.Onur Tunga

 
Varsayılan

Sayın Ergin'in görüşlerine katılıyorum. 11. Hukuk Dairesinin görüşü bana da daha doğru gibi geliyor.

Ancak eski bir banka vekili olarak, bankaların, mevduat kaybetmemek veya şu ya da bu nedenle diğer mirasçılarla karşı karşıya gelmemek adına, tüm mirasçıların birlikte başvurmalarını istediklerini söyleyebilirim.

Korkarım ki, 19. Hukuk Dairesinin kararı daha yeni tarihli olduğu için, bir başka daire tarafından aksi yönde bir karar verilinceye veya içtihat farklılığı giderilinceye kadar bankalar 19.HD.nin görüşüne göre hareket edeceklerdir.

Selamlar.
Old 19-07-2006, 17:02   #6
lawyer382

 
Varsayılan

Sayın Tunga'nın gönderdiği karar, Kayseri'deki bir üstadımızın temyizi üzerine çıkmıştı. Hukukçuluğuna çok güvendiğim bir avukat abimizdi. Akbank'da aynı sorunu ben de yaşadım ve bu kararı Akbank merkezdeki hukuk müşavirine gönderdim. Ancak, kendisinin sorumluluk alamayacağını eğer istersek mahkemeye müracaat edeceğimizi söyleyerek ödeme yapmaya yanaşmadılar.
Ben de 11.HD nin görüşüne katılıyorum. Bölünebilir malvarlıkları için her mirasçının hissesine isabet edecek payı almasının gerek mahkemelerin iş yükünün azalması gerekse dava ekonomisi açısından daha pratik bir yol olduğu kanaatindeyim.
Saygılarımla
Old 23-07-2006, 23:01   #7
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Bu konuda fiiliyatta, farklı bankaların farklı uygulamaları -hatta aynı bankanın,seneler içerisinde farklılık gösteren uygulamaları- olduğunu bilmekteyiz.

Benim görüşüm, banka bu tür durumlarda veraset ve intikal vergi dairesinden ("ilişiği kesilmiştir" yazısının yanı sıra, murisin aktif ve pasifini sormalı -gerçi bu da fiili uygulamada , sunulan veraset ve intikal beyannamelerinin eksik ve gedikliklere doğallıkla gebe olabilmesinden ötürü yeterli değildir-, murisin ödenmesi gereken pasifinin de olmayışının kanıtlanması halini , veraset ilamı ile birlikte başvuran varise ödeme yapmak için yeterli görmelidir.

Bu ayrıntının uygulamaya getirilmesinin gerekli ve önemli olduğunu düşünüyorum -varisler arasında adaletin sağlanması adına-. Zira, murisin ölümü anında, vergi dairesine yansıtılmayan borçları, aleyhe derdest alacak davaları olabilmekte ve "alacakta ve borçta miras hisseleri nisbetinde denk" varisler arasında, terekenin aktifi tahsil edildikten sonra, pasifi konusunda (üçüncü kişilere karşı varislerin her birinin müşterek ve müteselsilen sorumlu olmaları, tüm borcun alacaklı tarafından istenirse, en küçük hisse sahibi varisten dahi tümüyle talep ve tahsil edilebilir olması nedeniyle) , adaletsizliklere yol açtığını düşünüyorum.

Saygılarımla...
Old 24-08-2007, 11:09   #8
avpınar

 
Varsayılan elbirliği mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi

Benim sorum elbirliği halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi davasında davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği.. cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim. saygılarımla...
Old 24-08-2007, 11:32   #9
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

Aşağıdaki karar ortaklığın giderilmesi ile ilgili olmakla beraber, gerekçesine göre bu davalar da iki taraflı kabul edilmeli ve davalı taraf lehine de vekalet ücretine hükmedilidir diye düşünüyorum. Davanın sonucundan iki taraf açısından da benzer sonuçlar doğuyor çünkü. (Tam uyan bir karar bulamadım.)
Saygılarımla.

T.C.YARGITAY HUKUK DAİRESİ 6
Esas No.2004/1753 Karar No. 2004/1884 Tarihi 22.03.2004
...2-Paylaşma davaları paylı ve elbirliği mülkiyetine konu mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davanın bu özelliği itibariyle kendisini vekil ile temsil ettiren taraflar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri icap eder. Yargılama gideri ve vekalet ücretinden taraflar payları oranında sorumludurlar....
Old 24-08-2007, 11:58   #10
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Elimdeki iki davada da (davacı idim) ne davacıya ne davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmedi.

Bir tanesi bu açıdana davalı vekili tarafından temyiz edildi.Hüküm aynen onandı.

Yargıtay 6.H.D. 12.07.2007T. 2007/5399-8982.

Saygılarımla...
Old 29-08-2007, 15:45   #12
Avukat Kamer Akgül

 
Varsayılan dava ne şekilde açılır

Merhabalar arkadaşlar;
Bu konu ile ilgili yardımlarınıza ihtiyacım var. Elimdeki bir miras davasında müvekkilim için veraset ilamı aldım. Bütün anlatımlarıma rağmen bu veraset ilamı ile Türkiye'ye gelip mirasbırakanından kalan bankadaki paralardan kendi hissesine düşen kısmı almaya çalıştı. Bu konudaki malum iki çelişkili yargıtay kararından lehlerine olanı kullanan banka tabiki müvekkilime parayı vermemiş. Bu konuya hakim değilim ama bildiğim iki süreç var. Birincisi tüm mirasçıların bankaya birlikte başvurması ki bu durum benim davamda imkansız gözüküyor; ikincisi de mahkemeden iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrildiğine dair karar almak. Benim merakım bu dava şekline ilişkin. Yani mirasa dahil olan tüm para ve gayrımenkullere ilişkin mi böyle bir karar alacağız yoksa müvekkilimin ısrarına uyarak sadece mirasbırakanından kalan bu paralar anlamında bir hüküm almak imkanı var mı? Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ediyorum. İyi çalışmalar diliyorum.
Old 30-08-2007, 09:26   #13
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

TMK/4721
Madde 644.- Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.

Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.

Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.


T.C.
YARGITAY
HUKUK DAİRESİ 11


Esas No.
1995/1248
Karar No.
1995/2596
Tarihi
27.03.1995
..Miras ortaklığının sona erdiği iddia edilmediğine göre, miras bırakanın, davalı banka nezdindeki mevduat hesabının paylaştırılması konusunda tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri veya miras ortaklığına temsilci atamaları veya M.K.’nun 584/a maddesi doğrultusunda, iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi hakkında mahkemeden ilam alınması gerekmektedir. Açıklanan koşullardan hiçbiri gerçekleşmeden, bir kısım mirasçıların, tereke unsuru mevduat hesabından yasal mirasçılık paylarını talep etmeleri mesmu olmaz...

(Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere terekeye dahil malların tamamı hakkında talepte bulunma mecburiyeti yok... Sadece bankada mevcut mevduata ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesinden karar alınabilir. Tek bu dava için harcanacak emekle, terekeye dahil tüm unsurların müşterek mülkiyete dönüştürülmesi mümkün olacağı için, müvekkilinizin ısrarını anlamak zor.
Neticeten, talebe bağlı kalınarak sadece banka hesaplarıyla ilgili böyle bir dava açılabilir kanaatindeyim.)
Saygılarımla.
Old 30-08-2007, 13:49   #14
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Sn.Akgül;
Dilekçenin talep bölümünde; iştirak halde davalı nezdinde bulunan paranın müşterek mülkiyete dönüştürül-mesini ve davalının bu parayı hak sahibi mirasçılara payları oranında ödemesi talebinde bulunun.

Kimi bankalar, parayı ödememek için ellerinden geleni yapıyor.

Saygılarımla.
Old 30-08-2007, 15:38   #15
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avukat Kamer Akgül
yoksa müvekkilimin ısrarına uyarak sadece mirasbırakanından kalan bu paralar anlamında bir hüküm almak imkanı var mı?

Aynı şekilde, yakın bir zamanda böyle bir karar aldık.

Saygılarımla
Old 30-08-2007, 17:58   #16
Avukat Kamer Akgül

 
Varsayılan teşekkür

Kıymetli emeklerinize çok teşekkür ediyorum. Bu ara benim müvekkilim veraset ilamı ile bankadan hissesine düşen parayı almış. Ziraat bankasının tavrı olumluymuş anlayacağınız.
Old 01-09-2007, 09:41   #17
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

Aynı konunun incelendiği bir adresin de bu bölümde yer alması yararlı olur diye düşündüm.
Saygılarımla.
http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=5973
Old 21-09-2007, 13:55   #18
Av.Onur Tunga

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2005/11010 K. 2006/12519 T. 30.11.2006

DAVA : Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 13. hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.03.2005 tarih ve 2004/464 - 2005/70 sayılı kararı onayan Daire'nin 06.07.2006 gün ve 2005/7557-2006/8086 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Ş. davalı bankadaki hesabından, veraset ilamındaki paylarına göre ödeme yapılması isteminin reddedildiğini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 6.613.564.000.-TL,nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davalıların tüm mirasçılar ile birlikte ya da vekil aracılığı ile talepte bulunmaları gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, istem konusunun nakit para olması ve mirasçıların payları kadar taleple bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemizce karar onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yukarıda özet olarak açıklandığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı banka nezdinde bulunan murise ait paranın bir kısım mirasçılar tarafından miras payları oranında davalı bankadan istenip istenemeyeceği ilişkindir. Her ne kadar Dairemizin daha önceki uygulamaları hesaptaki paranın misli eşya olması nedeniyle her bir mirasçı tarafından ayrı ayrı bankadan talep edilebileceği yönündeyse de 27.09.2006 tarih 2006/19-552-589 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararında belirtildiği gibi TMK.nun 599 ncn maddesi uyarınca miras, murisin ölümü ile mirasçılara geçer. MK. 640 maddesinde "birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve sözleşme ve kanundan doğan temsil yada yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler." hükmü yer almıştır.
TMK.nun 701/2 nci maddesinde ise "el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır." denilmektedir.
Bu hükümlere göre miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde sözkonusu olduğundan, tereke paylan ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir.
Bu durumda tüm mirasçıların birlikte bankaya müracaat ederek ödeme isteminde bulunmaları veya hazır olmayanların usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri; ya da miras ortaklığına temsilci atanması: TMK'nun 644 ncü maddesi uyarınca iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Aksi halde; çıkacak bir anlaşmazlıkta bankanın sorumluluğu söz konusu olabilir.
O halde, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulü gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 06.07.2006 tarih 2005/7557-2006/8086 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme harçlarının isteyene iadesine, 30.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 03-09-2010, 11:37   #19
zeynep1969

 
Varsayılan

Müvekilimin murisi 2009 yılında vefat etmiş.Murisin bankada bir miktar parası var,ayrıca üzerine kayıtlı gayrımenkulleri var.Gerek bankadaki paranın çekilmesi gerekse gayrımenkullerin satımı konusunda mirasçılar biraraya gelmiyorlar.Bnakadaki paranın mirasçıların hisseleri oranında çekilmesi talebini banka kabul etmiyor ve iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmöesine ilişkin mahkeme kararı talep ediyor.Bu durumda iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi davası ile gayrımunkuller için ortaklığın giderimi davasını ayrı ayrı mı açmalıyım?Müşterek mülkiyete dönüştürme davası kısa sürede sonuçlanır mı?Yoksa her iki davayı birarada açabilirmiyim?Bankadaki parayı öncelikle tahsil etmenin en pratik yolu nedir?Görüşlerinizi beliyorum.Saygılarımla.
Old 03-09-2010, 12:28   #20
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan zeynep1969
Müvekilimin murisi 2009 yılında vefat etmiş.Murisin bankada bir miktar parası var,ayrıca üzerine kayıtlı gayrımenkulleri var.Gerek bankadaki paranın çekilmesi gerekse gayrımenkullerin satımı konusunda mirasçılar biraraya gelmiyorlar.Bnakadaki paranın mirasçıların hisseleri oranında çekilmesi talebini banka kabul etmiyor ve iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmöesine ilişkin mahkeme kararı talep ediyor.Bu durumda iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi davası ile gayrımunkuller için ortaklığın giderimi davasını ayrı ayrı mı açmalıyım?Müşterek mülkiyete dönüştürme davası kısa sürede sonuçlanır mı?Yoksa her iki davayı birarada açabilirmiyim?Bankadaki parayı öncelikle tahsil etmenin en pratik yolu nedir?Görüşlerinizi beliyorum.Saygılarımla.

Ayrı dava açarsanız, paraya ilişkin dava çok kısa sürer. Bizim tecrübe ettiğimiz olayda ilk duruşmada karar verildi. Konuyla ilgili aşağıdaki linki okursanız, faydası olabilir.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=9943
Old 17-09-2010, 15:19   #21
zeynep1969

 
Varsayılan

Murisin bankadaki mevduatı için Bankaya müracaat ettim.Banka ;mirasçıların tamamının başvurusu bu olmadığı takdirde iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesine ilişkin ilam ve ilişiksiz belgesi talep etti.Mahkeme ilamı alındıktan sonra ilişiksiz belgesi içinn vergi dairesine sadece müvekkilimin başvuracağı düşünüldüğünde bu belgenin alımında sorun yaşarmıyım.Mirasçı adedinin 15-16 kişi olduğu düşünüldüğünde usulsüzlük cezalarının tamamını ödemekle mükellef olurmuyuz.Yoksa gayrımenkulller ve bankadaki mevduat için tek dava ortaklığın giderimi açmam usul ekonomisi yönünden daha mı doğru olacaktır.
Old 18-09-2010, 21:04   #22
BARIŞ UMUT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Selamlar,

Aynı konuda birbirine zıt başkaca kararlar da vardır. Zaten 11 Hukuk Dairesi ile 19 Hukuk Dairesi arasında yabancı para alacağına ilişkin tazminat davalarında da birbirine zıt kararlar vardır.

Kararlar farklı olunca, bankanın insafına kalmaktasınız. Hatta aynı bankanın şubeleri arasında da uygulama birliği yoktur. Benim takip ettiğim olayda, TCMB ve İş Bankası mirasçıya hissesine tekabül eden miktarı ödemiş ama aynı mirasçıya Akbank ödememiştir. Bir dilekçe ile başvurup talepte bulunmuş ve ekinde de Sayın Tunga'nın kararına benzer yeni bir karar ibraz etmiştik. Banka Hukuk Müşavirliği ise Sayın Akpunar'ın sunduğu kararın benzerini (Ama bizimkinden daha eski tarihli idi) sundu ve mahkeme yolunu gösterdi.

Kanaatime göre ise, 11 Hukuk Dairesinin uygulaması doğrudur. Çünkü bankadaki para bölünebilmektedir. Bir mirasçının kendi hissesini çekmesi nedeniyle diğer mirasçıların bir zararı sözkonusu değildir. Bazen murisin hesabı vadeli olabilmektedir. Denilebilir ki bir mirasçı parasını çektiğinde bankalar vadeyi bozmakta ve faiz vermemektedir. Bu bankaların uyanıklığı olup, bence yasal değildir. Yasal olduğunu kabul etsek dahi, bankadaki parayı bazen sadece bir inat uğruna çekmeyen mirasçılar bulunmaktadır. Parasını çekmek isteyen mirasçıya yapılmış açık bir haksızlıktır bu. Belki parasını çekmek isteyen mirasçıya diğerlerine karşı bir ihtarname çekmek zorunluluğu getirilebilir. Bu haliyle devam etmek insanlara ek mali külfet, mahkemelere de gereksiz dava külfeti yüklemektedir. Örneğin bankada bulunan 10.000 YTL nin 4 kardeşe 2.500 YTL olarak verilmesinin ne sakıncası bulunmaktadır. 4 adet 2.500 YTL nin(hissenin) ekonomik değeri aynıdır.

Saygılarımla



Sayın Ergin'in görüşlerine katılıyorum.Aynı tür bir ihtilafla ben de karşılaştım . Müvekkilimin eşi çocuksuz olarak vefat etmişti. 2 sayfadan oluşan mirasçı listesi vardı.Bir devlet bankası Hukuk Müşaviri ile bu konuda tartıştım. Onu ikna ettim ve müvekkilimin payını bankadan çektirdim.
Old 12-04-2011, 20:00   #23
av.aybeg

 
Varsayılan

iştirak halındekı mulkıyetın musterek mulkıyete cevrılmesı davasında yetkı sorunu soz konusu olabılır mı? mirasçılar kayserı'de banka mevduatı Ankara'da bir bankada,sulh hukuk mahkemesinde açılacak bu davada dilekçe örneğide varsa çok memnun olurum.Şimdiden teşekkur edıyorum
Old 14-04-2011, 10:38   #24
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.aybeg
iştirak halındekı mulkıyetın musterek mulkıyete cevrılmesı davasında yetkı sorunu soz konusu olabılır mı? mirasçılar kayserı'de banka mevduatı Ankara'da bir bankada,sulh hukuk mahkemesinde açılacak bu davada dilekçe örneğide varsa çok memnun olurum.Şimdiden teşekkur edıyorum

İki mahkemede de açabilirsiniz. Dilekçenin bir özelliği bulunmamaktadır. Tarafların biraraya gelememesinden dolayı müvekkile ait hissenin bankadan çekilemediğini, bankanın ise müşterek mülkiyete çevirme kararı istediğini belirten bir dilekçe yazmak yeterli.
Old 14-04-2011, 11:19   #25
__av.zeynep__

 
Varsayılan

merhabalar.
murisin bankadaki paralarinin paylastirilmasi icin ilgili bankadan red cevabi alinmasinin akabinde sulh hukuk mahkemesinde istirak halindeki mulkiyetin musterek mulkiyete cevrilmesine yonelik dava acilarak murisin ilgili bankadaki mevduat bilgileri tarafimca belirtildi,davanin cok mirascili olmasi ve murisin bircok davasi olmasi,bunlarin teker teker alakasiz yerde celbedilmesi vb.durumlari oldu,hakim beyin bir turlu olayi idrak edememesi sebebi ile dava neredeyse 1 yıldır suruyor.murisin terekesine ait bir tasinmazi da işbu dava sirasinda ortaya cikti,mirascilar evi sattırmak istiyor ama yine istirak halidneki mulkiyet sozkonusu dolayisi ile onu da musterek mulkiyete cevrimek gerekli,1 yıldr suren davamda bunu da ileri surdum ancak hakim bey hepsine ayrı ayrı karar veremem dedi,bu durumda tavsiyeleriniz nelerdir? henuz dava derdest,nasil bir yol izlemeliyim?
Old 14-04-2011, 12:11   #26
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan __av.zeynep__
merhabalar.
murisin bankadaki paralarinin paylastirilmasi icin ilgili bankadan red cevabi alinmasinin akabinde sulh hukuk mahkemesinde istirak halindeki mulkiyetin musterek mulkiyete cevrilmesine yonelik dava acilarak murisin ilgili bankadaki mevduat bilgileri tarafimca belirtildi,davanin cok mirascili olmasi ve murisin bircok davasi olmasi,bunlarin teker teker alakasiz yerde celbedilmesi vb.durumlari oldu,hakim beyin bir turlu olayi idrak edememesi sebebi ile dava neredeyse 1 yıldır suruyor.murisin terekesine ait bir tasinmazi da işbu dava sirasinda ortaya cikti,mirascilar evi sattırmak istiyor ama yine istirak halidneki mulkiyet sozkonusu dolayisi ile onu da musterek mulkiyete cevrimek gerekli,1 yıldr suren davamda bunu da ileri surdum ancak hakim bey hepsine ayrı ayrı karar veremem dedi,bu durumda tavsiyeleriniz nelerdir? henuz dava derdest,nasil bir yol izlemeliyim?

"Mirasçılar evi sattırmak istiyor" derken, haricen yapılacak bir satışı kastetmiyorsunuz, sanırım. Bankadaki parayı bile müşterek hareket ederek çekemeyen mirasçılar, bu hususta birlik ve beraberlik içinde davranırlarsa çok şaşarım.

Ortaklığın giderilmesi davası açmayı düşünüyorlarsa, bu haliyle de açılabilir. Önce "müşterek mülkiyete" çevirmek, boşuna masraf ve zaman kaybı olacaktır. Mevduatla ilgili davayı dahi 1 yılda bitiremeyen mahkeme, sözkonusu davayı daha uzun zamanda bitirecektir.
Old 14-04-2011, 12:35   #27
__av.zeynep__

 
Varsayılan

sayın suat ergin,harici bir satis tabi ki sozkonusu d egil,(bahsi gecen tasinmazda cikarilan tapuda tum mirascilar istirak halinde gorunuyor.)simdilik sadece dusunce asamasinda.eger paralar paylastırılırsa bu durum da gundeme gelecek,ancak benim sormak istedigim su aralar icin suren dava hazir derdest iken tapu icin de talepte bulunsam hakim davanin genisletilmesi sayacak ve karar vermeyecek,sadece paralar icin karar verecek kanaatindeyim,yeni bir dava acmam gerekecek degil mi?
Old 14-04-2011, 12:41   #28
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan __av.zeynep__
sayın suat ergin,harici bir satis tabi ki sozkonusu d egil,(bahsi gecen tasinmazda cikarilan tapuda tum mirascilar istirak halinde gorunuyor.)simdilik sadece dusunce asamasinda.eger paralar paylastırılırsa bu durum da gundeme gelecek,ancak benim sormak istedigim su aralar icin suren dava hazir derdest iken tapu icin de talepte bulunsam hakim davanin genisletilmesi sayacak ve karar vermeyecek,sadece paralar icin karar verecek kanaatindeyim,yeni bir dava acmam gerekecek degil mi?

Ben olsam yeni bir dava açardım. Eldeki dava daha çabuk biteceği için, müvekkilim ve ben daha önce nakte kavuşurduk.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
icra dosyasından para çekilmesi zamanaşımını keser mi? Kibitzer Meslektaşların Soruları 7 24-07-2013 11:38
bankadaki mevduatın on yıllık zamanaşımına uğraması nedeniyle fona devri gunermeric Meslektaşların Soruları 4 12-05-2012 19:43
Bankanın Tutumu Hukuki Midir? Genel Vekaletname İle Murisin Parası Çekilebilir Mi? Av.Suat Ergin Meslektaşların Soruları 17 03-07-2009 12:36
vekaletnamede yetki olmamasına rağmen para çekilmesi halinde bankanın sorumluluğu minerva Hukuk Soruları Arşivi 2 31-08-2006 17:17


THS Sunucusu bu sayfayı 0,18771505 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.