Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Ortaklığın giderilmesi davasında vekalet ücreti...

Yanıt
Old 29-10-2010, 19:55   #1
advokat34

 
Varsayılan Ortaklığın giderilmesi davasında vekalet ücreti...

Herkese merhaba. İki kardeşin ortak olarak verdiği vekaletname ile ortaklığın giderilmesi davası açıldı (aynı vekaletle iki vekil yetkilendirilmiştir). İki duruşmadan sonra (henüz keşif, tanık vs. deliller yerine getirilmeden), kardeşler aralarında sulh oldular ve belli bir meblağ karşılığında anlaştılar. Müvekkiller vekalet ücretini ödememek için azilname gönderdiler.
Bu durumda ortada yazılı vekalet sözleşmesi yokken, açılacak vekalet ücretine dayalı alacak davasında, Av.K.164 md.'ye göre mi değerlendirme yapılır yoksa asgari ücret tarifesine göre mi karar verilir?
Ortaklığın giderilmesi davası, değeri para ile ölçülebilen davalar gurubuna girer mi? Değeri para ile ölçülebilen bir dava olduğu ortada iken neden maktu vekalet ücretine hükmedilmektedir?
Haksız azil durumunun bu davadaki etkisi ve sonuçları hakkındaki deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
Old 29-10-2010, 22:29   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Eylül
Herkese merhaba. İki kardeşin ortak olarak verdiği vekaletname ile ortaklığın giderilmesi davası açıldı (aynı vekaletle iki vekil yetkilendirilmiştir). İki duruşmadan sonra (henüz keşif, tanık vs. deliller yerine getirilmeden), kardeşler aralarında sulh oldular ve belli bir meblağ karşılığında anlaştılar. Müvekkiller vekalet ücretini ödememek için azilname gönderdiler.
Bu durumda ortada yazılı vekalet sözleşmesi yokken, açılacak vekalet ücretine dayalı alacak davasında, Av.K.164 md.'ye göre mi değerlendirme yapılır yoksa asgari ücret tarifesine göre mi karar verilir?
Ortaklığın giderilmesi davası, değeri para ile ölçülebilen davalar gurubuna girer mi? Değeri para ile ölçülebilen bir dava olduğu ortada iken neden maktu vekalet ücretine hükmedilmektedir?
Haksız azil durumunun bu davadaki etkisi ve sonuçları hakkındaki deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.

Bu konuda ebrus rumuzlu üyemizin deneyiminden yararlanabilirsiniz:
http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=34359
Old 29-10-2010, 22:43   #3
lawlaz

 
Varsayılan

Bilindiği üzere 164.madde müvekkil ile düzenlenecek vekalet ücret sözleşmesine dair sınırları ve düzenlemeleri belirlemiştir. Eğer müvekkiliniz ile aranızda vekalet ücret sözleşesi yok ise ve dava konusu para ile değerlendirilemiyor ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.

AVUKATLIK ÜCRETİ
Madde 164 - (Değişik madde: 02/05/2001 - 4667/77. md.)
......Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. (Değişik cümle: 13/01/2004 - 5043/5. md.) Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.

Ayrıca ortaklığın giderilmesi davası bilindiği üzere iki kısımdır. ilki ortaklığın giderilmesi kararına haiz mahkeme kararı ve bu dava para ile değerlendirilemez ve ikinciside bu karar neticesinde dava konusu ortaklığın satış memurluğu vasıtası ile satış,paylaştırma vs yollarla giderilmesi halidir bu kısım ise para ile değelendirilebilir diye düşünüyorum. Zira bağlı olduğunuz baro tarifesinde aynen şu şekilde bir ücret belirlenmiştir.
3- İzale-i Şuyu Davaları2.000,00 TL den az olmamak üzere dava konusu malın/malları muhammen bedelin müvekkilin payına düşen %10’u

Siz daha izale-i şuyu dava aşamasında azledildiğiniz için maktu ücretten yararlanabilirsiniz ancak bağlı olduğunuz baronun tarifesini incelemenizde fayda var.

Asgari ücret tarifesinde aynen şöyle geçer.
Ücretin tümünü hak etme
MADDE 5 – (1) Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.
Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret
MADDE 6 – (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.



İKİNCİ KISIM
BİRİNCİ BÖLÜM
Yargı Yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olsa veya Para ile Değerlendirilebilse Bile Maktu Ücrete Bağlı Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret
1. Görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşulu ile ihtiyati haciz, ihtiyati
tedbir, delillerin tespiti, icranın geri bırakılması, ödeme ve tevdi yeri
belirlenmesi işleri için:
a) Duruşmasız ise 140,00 YTL
b) Duruşmalı ise 190,00 YTL
2. Ortaklığın giderilmesi için satış memurluğunda yapılacak işlerin 250,00 YTL
takibi için
3. Ortaklığın giderilmesi ve taksim davaları için 440,00 YTL


Old 30-10-2010, 09:28   #4
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan


Sayın Av.Cengiz Aladağ'ın 2 nolu mesajdaki değerli görüşlerine katılıyorum:

Sayın ebrus'un bizlere sunduğu karar bir hediye paketi gibi kurdeleli.
Old 26-01-2015, 17:06   #5
tnakres

 
Varsayılan

ister ücret sözleşmesi olmasın veya yüzdeli olarak ücret sözleşmesi olsun üzülerek söylüyorum yaptığım araştırmaya göre maktu vekalet ücreti alınıyor. Eğer yazılı sözleşmede net olarak bir miktar belirtilmişse yüzde olmaksızın mesela 10.000-TL ücret gibi o zaman sözleşmenin bir anlamı var.

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 1993/13-26

K. 1993/95

T. 3.3.1993

• AVUKATLIK ÜCRETİNİN MAKTU ÜCRETİ GÖSTERME ZORUNLULUĞU

• AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİNİN UYGULANMASI KOŞULLARI

• AVUKATLIK ÜCRETİNİN BAŞARIYA GÖRE DEĞİŞMEK ÜZERE TESBİTİ

• AVUKATLIK ÜCRET SÖZLEŞMESİNİN GEÇERSİZLİĞİ

1136/m.163,164

ÖZET : Taraflar arasındaki avukatlık ücret sözleşmesinde ( davadaki başarıya göre değişmek ) koşuluna yer verilmediğinden, ücret sözleşmesi geçersiz olup, uyuşmazlığın, taksim ve izale-i şüyu davasının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

DAVA VE KARAR : Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

( Çorum Birinci Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24.12.1991 gün ve 12-358 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onüçüncü Hukuk Dairesi'nin 9.4.1992 gün ve 2418-3378 sayılı ilamı ile; ( ...Sözleşmede aynen "davalı şeyin D. % 10'u ( hissesi 25.000.000 TL.dır )" ücret olarak kararlaştırıldığından sözleşme Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin 3. fıkrası hükmüne aykırı olup geçersizdir. Bu nedenle davacı ancak davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ücrete hak kesbedebilir. Mahkemece, buna göre ücret takdiri gerekirken isteğin aynen kabul edilmesi isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden: Davalı vekili.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.

Davacı Avukatın, davalının taksim ve izale-i şüyu davasının takibini üstlendiği uyuşmazlık konusu değildir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde taksim ve izale-i şüyu davaları için maktu ücreti vekalet öngörülmüştür. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 163. maddesinin 2. fıkrasında avukatlık ücretinin, avukatla iş sahibi arasında serbestçe kararlaştırılabileceği hükme bağlandıktan sonra, aynı Kanunun 164. maddesinin 1. fıkrasında, ücret sözleşmesinin kural olarak belli bir miktarı kapsaması gerektiği belirtilmiştir. Bu hükümlere göre, avukatlık ücreti, maktu bir miktarı göstermek üzere serbestçe kararlaştırılabilecektir. Bu durumda, dava olunan veya hüküm altına alınan şeyin değeri ile avukatlık ücreti arasında herhangi bir bağlantı kurulmamaktadır. Bu koşullar altında avukatlık ücreti belli bir miktarı kapsamak üzere serbestçe kararlaştırılabilir. Bu yönden Avukatlık Kanunu'nda özel bir sınırlandırma getirilmemiştir. Böyle bir sözleşmenin ancak genel hükümlere göre geçersizliği ileri sürülebilir veya iptali istenebilir.

Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin ikinci fıkrasında yukarıdaki serbesti kuralına;

bazı koşullar altında bir istisna getirilmiştir. Buna göre, hasılı davaya iştirak niteliğinde olmamak, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve yüzde yirmibeşi aşmamak, üzere dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilecektir. Burada, avukatlık ücreti ile, dava olunan veya hüküm altına alınacak şeyin değeri arasında bağlantı kurulduğunda, yasakoyucu, maktu avukatlık ücretinde olduğu gibi serbesti ilkesini benimsememiş, tarafların iradesine üç yönden sınırlandırma getirmiştir. Kamu düzeni ile ilgili olan bu sınırlandırmalara uyulmadığı takdirde, avukatlık ücret sözleşmesi geçersiz olacak ve bunun yerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uygulanacaktır.

Dava konusu olayda, taraflar arasında düzenlenen 20.2.1987 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde işin konusu "ortaklığın giderilmesi - izale-i şüyu" olarak gösterildikten sonra, ücret kısmında "Davalı şeyin D.% 10'u ( hissesi 25.000.000..TL.dir )" denilmiştir. Bu şekilde belirtilen avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu'nun 163/2. ve 164/1. maddelerinde sözü edilen maktu ücret olmayıp, 164/2. maddenin kapsamına giren nisbi avukatlık ücretidir. Dava olunan şeyin belirtilen değerinin belli bir yüzdesinin aynı zamanda maktu ücreti de ifade edeceği ve bu nedenle, buradaki ücretin nisbi değil maktu ücreti gösterdiği ileri sürülerek, 164/2. maddenin kapsamı dışında kaldığı yolundaki bir görüşe katılmak mümkün değildir. Çünkü böyle bir görüş, giderek 164/2. maddenin uygulanmasını ortadan kaldırır.

Bu nedenlerle, çoğunluk tarafından, dava konusu olayda, Avukatlık Kanununun 164/2. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği görüşü benimsenmiştir. Taraflar arasındaki avukatlık ücret sözleşmesinde, bu fıkrada öngörülen ( davadaki başarıya göre değişmek ) koşuluna yer verilmediğinden, ücret sözleşmesi geçersiz olup, uyuşmazlığın, taksim ve izale-i şüyu davasının açıldığı tarihde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

Özel Daire bozma kararma bu nedenlerle uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 3.3.1993 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZIŞI

Avukatlık Kanunu'nun avukatlık ücreti ile ilgili 163 ve 164. maddeleri hükümlerine göre; avukatlık ücreti, avukatla iş sahibi arasında serbestçe kararlaştırılır ve ücret sözleşmesinin kural olarak belli bir miktarı kapsaması gereklidir. Şu kadarki, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.

Olayımızdaki sözleşmede ( davalı şeyin değerinin % 10'u ) dedikten sonra hissesinin de 25.000.000 TL. olduğu belirlenmiş ve ücret bu şekilde kararlaştırılmıştır. Dava olunan tutar 25.000.000 lira olarak belirlenmiş olmakla bunun % 10'u demek suretiyle ödenecek ücrette belirlenmiş olmaktadır. Basit bir matematik hesabıyla bunun 2.500.000 lira olduğu ilk bakışta anlaşılır. Tarafların iradesi bu miktar ücrette birleşmiştir. Açıkça 2.500.000 lira denmedi diye sözleşmeyi geçersiz saymak tarafların amacına aykırı düşer. Esasen deyişler arasında sonuç itibariyle fark yoktur. Tarafların amaçladıkları maktu bir ücrettir. Avukatlık Kanunu'nun değişikliğinden önceki uygulama ile ilgili 7.4.1954 tarih, 1953/12-1945/9 sayılı Tevhidi içtihat Kararında;

"müddeabihin yüzde nisbeti de malum bir miktar olduğundan ücret mukavelenamesinde müddeabih üzerinden tayin edilecek ücrette malum ve muayyen ücret demektir" şeklindeki yorumu bu düşüncemizi güçlendirmektedir.

Kaldı ki, yüzde üzerinden ücret kararlaştırmasını salt başarı şartına bağlamak yasa koyucunun amacına da ters düşer. Kanunun 164 üncü maddesinin 1. fıkrasında kuralı koyduktan sonra 2. fıkrasındaki hükmü istisnaen başarıya göre değişme şartı ile ücretin kararlaştırılabileceği yani başarıya göre kademeli bir ücret belirlenebileceği şeklinde anlamak yasaya ve hakkaniyete uygun düşer. Yüzde olarak kararlaştırılan her ücret sözleşmesinde başarı şartını aramak gerekmez. Sayın çoğunluğun görüşüne göre bir yarıdan belli bir ücret geçerli kabul edilirken bu ücretin değişik şekilde ifadesi olan 25.000.000 liranın % 10'u dendiği için sözleşmeyi geçersiz saymak çelişki yaratır, adalet şekle feda edilmiş olur.

Bu nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
Old 27-01-2015, 13:23   #6
av.nesrinzeyneb

 
Varsayılan

mrb ne yazık ki maktu vekalet ücretine hükmediliyor ve siz de ancak bunu talep edebilirisiniz kanaatindeyim. iyi günler
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
ortaklığın giderilmesi davasında husumet KOÇ Meslektaşların Soruları 10 09-03-2010 15:22
Ortaklığın Giderilmesi Kararı-Vekalet Ücreti İçin İcra Takibi AV. CİHAN TAŞ Meslektaşların Soruları 1 01-02-2010 12:35
Ortaklığın giderilmesi davasında tebligat krizantem Meslektaşların Soruları 3 11-05-2009 16:30
Ortaklığın giderilmesi davasında önalım hakkı TRINITY Meslektaşların Soruları 1 30-01-2009 12:35
Ortaklığın giderilmesi davasında müdahale avukat1980 Meslektaşların Soruları 4 03-12-2006 18:02


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10849190 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.