Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

duruşmaya mazeretsiz olarak katılmayan avukatın ağır cezada TCK 257den yargılanması

Yanıt
Old 24-06-2010, 18:00   #1
av.hamzaoglu

 
Varsayılan duruşmaya mazeretsiz olarak katılmayan avukatın ağır cezada TCK 257den yargılanması

sevgili meslektaşlar, baro tarafından müdafii olarak görevlendirilen avukatın duruşmaya mazeretsiz olarak katılmaması sebebiyle meslektaşımız hakkında ağır ceza mahkemesinde görevi ihmalden (257/2) dava açıldı. olay duruşma saatinde orada olmasına rağmen adliye koridorlarında bir aşağı bir yukarı iner çıkarken ve bu arada duruşmaların yazılan saatte yapılmamasından kaynaklanmış.

bu konu hakkında nasıl bir savunma hazırlanabilir. elinde yargıtay kararı olan ya da sonuçlanmış bir dava bilen varsa yardımlarınızı bekliyorum. teşekkürler
Old 24-06-2010, 21:54   #2
Av.Bülent AKÇADAĞ

 
Varsayılan

Gerçekten trajikomik bir durum.

Duruşma saati olarak 09:00 yazılmasına rağmen saat 17:00'da duruşma yapan Hakimler için dava açıldığını hiç duymadım.

Bu nedenle açılan davada kötü niyet olduğu kanaatindeyim.

Meslektaşımız adliye koridorunda olduğuna göre bu durumu tanık beyanları ile ispatlayabileceği gibi adliye koridorlarında ki kamera kayıtlarını da delil olarak kullanabilir.

İyi çalışmalar.
Old 25-06-2010, 00:20   #3
wellan

 
Varsayılan

TCK 257/2 den yargılanmak artık çok kolay oldu.Sayın meslektaşımın dediği üzere öncelikle tanık beyanlarına önem vermek daha sonra kamera kayıtları ile ispatlamak gerekir.Ayrıca büroda çalışan başkaca meslektaşlar yada çalışanların da tanık olarak dinletilmesi yararlı olacaktır.SAYGILARIMLA.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Old 25-06-2010, 01:36   #4
avukat.derviş.yıldızoğlu

 
Varsayılan

Yalnız sayın meslektaşım; görevi ihmal ağır cezalık suç olmaması lazım. Bir yanlışlık olmasın
Old 25-06-2010, 02:11   #5
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Alıntı:
Yalnız sayın meslektaşım; görevi ihmal ağır cezalık suç olmaması lazım. Bir yanlışlık olmasın

Sanık Avukat ise görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. (AVK. MADDE 59)

Hergün hepimizin yaşadığı bir durum,

Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmamız an meselesi.

Bugün 15 yaşından küçük çocuk yemin ederek tanıklık yaptı, hakim sonradan tutanağı değiştirdi, yeminsiz dinlendi diye,

Bugün duruşmada savcı hava çok sıcak diye cüppesini çıkardı,

Bugün hakim, eczaneye kendi ilacını aldırmak için mübaşiri yolladı,

Bugün de bir avukat, iki duruşma arası mekik dokurken, duruşmalardan birine mazaret veremeden duruşmaya girmemiş...

Ne olmuş ya hu! (hu: allah)

Biraz anlayış lütfen....

Kolay Gelsin...
Old 25-06-2010, 10:50   #6
M.SERDAR DEMİRTAŞ

 
Varsayılan

Aynı gün adliyede başka duruşması varsa ve o duruşmaya girmişse girdiği duruşmanın zabtı adliyede olduğuna ve görevi ihmal kastının olmadığına kesin delil teşkil eder.
Old 25-06-2010, 10:59   #7
Özgür DİKTAŞ

 
Varsayılan

Görevi kötüye kullanma suçunun (Mevcut ceza yasasına göre artık görevi ihmal adıyla tanımlanan bir suç tipi olmadığından ve TCK.257/2 de tanımlanan görevi ihmal eylemi de görevi kötüye kullanma suçunun kapsamında olduğundan , yasadaki suç tanımını kullanıyorum) suçunun olarak oluşabilmesi için yasa açık açık,kişilerin mağduriyetine sebep olma veya kamu zararına yol açma veya kişilere bu yolla haksız kazanç sağlama şartlarından en azından birinin gerçekleşmiş olmasını aramaktadır.

Resen araştırma ilkesinin hakim olduğu ve yargılamanın her aşamasında delil sunmanın mümkün olduğu ceza hukukunda mazeretsiz dahi olsa duruşmaya katılmayan avukatın sanığın mağduriyetine sebep olup olmadığı ,kamunun zararına yol açıp açmadığı veya kişilere bu yolla haksız kazanç temin edip etmediği her olayda ayrı ayrı araştırılması gereken bir husustur.

Bence yasa hükmü son derece açıktır.Yasada sayılan mağduriyet-kamu zararı veya haksız kazanç şartları meydana gelmemişse ,salt duruşmaya mazeretsiz olarak girmeme eylemi görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için yeterli değildir.
Old 25-06-2010, 11:39   #8
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Siz de hiçbirşeyi beğenmiyorsunuz. Burada amaç, CMK sayesinde artık ceza davalarından para kazanamayan avukatların hiç olmazsa birbirlerinin davalarından para kazanmalarını sağlamak. Bugün sen onun davasına girer paranı alırsın, yarın da o senin davana girer senden parasını alır. Bir tür altın günü gibi yani.
Old 25-06-2010, 12:22   #9
raskalnikow

 
Varsayılan

'Duruşmaya mazeretsiz olarak girmemek' yalın olarak görevi ihmal suçunu vücuda getirecek bir vakıa mıdır arkadaşlar. Bir ceza hukukçusu değilim ama konuyu okuyunca ilgisiz kalamadım.
Kafama takıldı, vekalet ilişkisinin temelinde asilin hak ve yetkilerinin kullanılması söz konusudur. Bu bağlamda asilin mecbur bırakılmadığı bir hususu yani duruşmalara girmek gibi... vekile görev olarak addetmek ve bu şekilde görevi ihmalden kamu davası açmak sizce mantıklı mı?
Böyle bir durum için vekalet ilişkisinin diğer tarafı olan vekil edenin bir şikayetinin olması gerekmez mi? İlgili duruşmaya girmemek asilin yararına bir durum da olabilir pekala....
Old 25-06-2010, 22:48   #10
janan

 
Varsayılan

ne kadar entersan durumlar yaşanmakta
Zira geçenlerde ceza mahkemelerinden birinde girdiğim duruşmada bilirkişi raporu gelmemiş olduğu için hakim neden geldiniz? siz müvekkilinize rapor gelmemiş girmemize gerek yok hususunu açıklayamıyormusunuz dedi ve gelmeniz gereken vakitlerde gelmessiniz diye de ekledi
şaşırdım
Old 26-06-2010, 09:22   #11
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan janan
ne kadar entersan durumlar yaşanmakta
Zira geçenlerde ceza mahkemelerinden birinde girdiğim duruşmada bilirkişi raporu gelmemiş olduğu için hakim neden geldiniz? siz müvekkilinize rapor gelmemiş girmemize gerek yok hususunu açıklayamıyormusunuz dedi ve gelmeniz gereken vakitlerde gelmessiniz diye de ekledi
şaşırdım

Siz hakime ne dediniz?
Old 26-06-2010, 13:22   #12
janan

 
Varsayılan

evet bu soruyla karşılaşmaktan korkuyordum

bunları biraz şaka yaparmış gibi söylediği için ben bir şey demedim ama karşı taraftaki meslektaşım CMK görevi olduğunu girmezse şikayet edileceğini söyledi.
çıkınca birşey demediğim için kızdım aslında kendime ama mesleğe yeni başlamanın şaşkınlığından mı kaynaklandı yoksa o anda duruşma bekleyen meslektaşlar olması ve başka duruşmaya yetişmenin vakitsizliğinden mi kaynaklandı bilmiyorum birşey demedim nihayetinde

siz olsaydınız ne derdiniz?( cevap benim için önemli)
Old 26-06-2010, 13:57   #13
Özkan Atalay

 
Varsayılan

sayın hamzaoğlu kaçıncı celsesine gelmemiş? Zira bu çok önemli. Mesela avukat 6 celse gelmiş ise 7. celseye bazı nedenlerden dolayı gelememiş ise burda suç oluşmaz. Ancak dava ceza davası, sanırım sanık tutuklu ve ilk celse olsa gerek. Çünkü hakim sanığın ifadesini alamamış ve avukata kızmış olsa gerek.Yoksa pek böyle durumlarla karşılaşılmıyor istisnalar hariç. Avukat savunmasında;olayın o9lduğu duruşma saatinde orada olmasına rağmen adliye koridorlarında bir aşağı bir yukarı iner çıkarken ve bu arada duruşmaların yazılan saatte yapılmamasından kaynaklanmış ise yapacağı en güzel şey bunu orada bulunan meslektaşları ile birlikte bir tutanağa bağlamaktır. Ondan sonra bak bakalım neler oluyor o hakim hakkında. Çok büyük konuşmak gibi olmasın ama bana böyle birşey yapılsa o hakim o kürsüde oturamaz. 1.si avukatın saatlerce hakimi beklemesi söz konusu bile olamaz. Oluyor çünkü avukatların iyi niyetinden kaynaklanıyor. Meslektaşımız hakimin keyfini beklerken bu sırada başka işi nedeni ile duruşma salonundan ayrılıyor. Ttutuklu sanğın avukatın yok ise hakim biraz bekleyebilir. Hemen suç duyurusunda bulunması hukuka aykırıdır. Burda asıl suçlu hakimdir. Hizmet kusuruna girer. Şöyle ki; görevini zamanında yapmayan,aksatan üstelikte keyfi bir uyguluma ile görevini de kötüye kullanarak avukat hakkında suç duyurunda bulunan konumundadır.Zaten avukatın hakimin keyfini beklemesi diye bir şey yok 1 saati beklemeyi aşınca çekip gitsin bişey olmaz. Ancak duruşma saatinin kaç saat geçtiğinin tutanağa bağlanması gerekir. Bununla ilgili olarak yargıtay kararları var
Old 26-06-2010, 17:27   #14
av.hamzaoglu

 
Varsayılan

cevaplarınız için teşekkür ederim. duruşma ilk celse değil, toplam 4 celse süren bir adam öldürme davası. ilk celse de sanık suçunu itiraf etmiş ve müdafii duruşmaya katılmış katılmış. avukat 2. duruşmaya girmiyor.
Old 26-06-2010, 22:01   #15
Özkan Atalay

 
Varsayılan

sayın hamzaoğlu yukarıda dediğim gibi avukat 1. celseyede geldiyse artık olayın özelliğine göre görevi ihmal olmamalı diye düşünüyorum.ikisinede gelmeseydi sıkıntıydı
Old 04-07-2010, 22:49   #16
Özkan Atalay

 
Varsayılan

sayın janan hakimin avukata hangi duruşmaya geleceğini veya gelmeyeceğine karışma hakkı yok. Hangi duruşmaya gelip gelmeyeceğiniz de hakimi ilgilendirmez. Ben olsaydım siz işinize bakın benim işimide bana bırakın derdim.
Ayrıca avukatın saatlerce duruşmayı beklemeyeceğine dair yargıtay kararı da var.
Old 15-07-2010, 14:55   #17
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan janan
siz olsaydınız ne derdiniz?( cevap benim için önemli)

Sanırım 20 yıl önce, stajım sırasında öğrendiğim bir olayı aşağıdaki gibi öyküleştirerek anlatırdım:

Erdek'de, öykümüzde yer almasının nedeni "duruşma sırasında olan biten herşeyi yazdırması" olan bir hakim varmış. Öyle ki, taraf vekilleri öksürse "Yaz kızım.." diyormuş.

Günlerden bir gün, mevsim yaz, hava sıcak mı sıcak, pencereler açık durumda duruşma yapıyormuş hakimimiz. Adliyenin yan tarafı o zamanlar odun deposu. Bir iki dosyanın duruşması yapıldıktan sonra oduncu çalıştırmış hızarı, başlamış odunları kesmeye.

Düşünün, bir taraftan duruşma yapılıyor, bir taraftan pencereden gelen o iğrenç "CIZZZZZZTTTT" sesi...

Bir süre sonra hakim dayanamamış, mübaşire "Oğlum, git oduncuya, hızarın sesinden burada duruşma yapamıyoruz, söyle de hızarı kapatsın. " demiş. Mübaşir yola koyulurken hakimimiz elbette bunu da duruşma tutanağına yazdırmış: "Bu sırada havanın sıcaklığı nedeni ile açık bulunan pencerelerden, yan taraftaki odun deposundan gelen hızar sesi nedeni ile duruşma yapmak mümkün olmadığından, mübaşir vasıtasıyla oduncuya haber gönderilerek hızarı kapatması istendi. Açık duruşmaya devam olundu."

Biraz sonra mübaşir gelmiş ama kapının yanında süklüm püklüm duruyor. Üstelik hızarın sesi de kesilmemiş. Hakim sormuş mübaşire: "Ne oldu oğlum, söyledin mi?" Mübaşir kısık sesle "Söyledim Hakim bey." Hakim ısrar etmiş: "Eee.. Ne dedi oduncu?" Mübaşir, yer yarılsa da içine girsem dercesine suskun duruyormuş. Hakim sinirlenmiş: "Söylesene oğlum, oduncu ne dedi?" Mübaşir mecbur kalmış söylemeye: "Hakim bey, oduncu 'Hakim kendi işini yapsın, ben de kendi işimi yapayım.' dedi."

Hızarın sesi eşliğinde arkasına yaslanmış hakim. "Yaz kızım." demiş, "Mübaşir geldi, oduncunun ''Hakim kendi işini yapsın, ben de kendi işimi yapayım.' dediğini söyledi, açık duruşmaya devam olundu."
Old 05-10-2010, 11:46   #18
sarissa

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
Siz de hiçbirşeyi beğenmiyorsunuz. Burada amaç, CMK sayesinde artık ceza davalarından para kazanamayan avukatların hiç olmazsa birbirlerinin davalarından para kazanmalarını sağlamak. Bugün sen onun davasına girer paranı alırsın, yarın da o senin davana girer senden parasını alır. Bir tür altın günü gibi yani.

Çok hoşsunuz cengiz bey beni epey güldürdünüz. selamlar...
Old 18-10-2010, 12:50   #19
Zafer AŞKIN

 
Varsayılan

Asliye Ceza Mahkemesinde , 2 celse üst üste mazeret verdiğim için , hakim tarafından duruşma zaptına "... mazeretlerinin son kez kabul edildiği ,bundan böyle 02.03.2007 tarih ve 26450 sayılı RG. yayıonlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin 6/3 maddesi gereğince , mazeretin ancak yerine yetkili avukat tayini halinde kabul edilebileceği , aksine hareketin yasal sorumluluk gerektirdiği hususunu içeren davetiye tebliğine " yazılmıştır.
Bu duruşma sabah saat 10.00 da olduğu halde 15.00 sıralarında yapılabilmiştir.
Duruşmada bu ihtara itiraz ederek " bu dava 2005 yılından kalmış olup ,dosyada hala eksik evrak ve ifadeler bulunmaktadır. Her celseye girmeden önce dosyaya bakıp eksiklik var ise mazeret verdim. Başka mahkemelerden beklenen ilamlar hala dosyada mevcut değil. Üstelik verilen duruşma saatleri 3-5 saat arasında gecikiyor. Bizim de icrada işlerimiz var ve büroda da oturmamız gerekiyor." dedim.
sayın hakim " ben duruşmasları istediğiniz güne bırakıyorum " dediğinde ise, " gün önemli değil bir duruşmöa için hem sabahtan hem de öğlenden sonra adliyeye gelip gitmek zorunda kalıyorum" dedim.
Hakim bey " göreviniz mecbursunuz , bizim işimiz de çok ve verdiğimiz saatlere yetişemiyoroz" dedi.
Yanımdaki Manisa Barosunun en eski avukatlarından olan ve eski baro başkanı , bu ihtarat avukata karşı saygısızlıktır" dediğinde tartışma büyüdü.
Tabi ki orada olan diğer avukatlar bu tartışmaya katılmadı.
Baro genel kurullarının yapıldığı bu sıralarda ,CMK dan asgari ücret altında ücret alan ,4-5 yıl devam eden davalarda mazeret veremediği halde ,ek ücret alamayan avukatlara , bu şikayetlerine cevap olarak "o halde CMK listesine girme" diyen düşünce yapısını kınıyorum.
Biz bu mesleği profesyonel olarak yapan kişileriz.
Hakimleri şikayet etmekten korkarak , ürkerek çalışmaktayız.
Hakimlerin duruşma tutanaklarını word programına yazdırıp sonra uyap'a aktarmalarını önlemeliyiz.
Duruşmaların doğrudan UYAP üzerinden yapılarak, hangi davanın hangi saatte yapıldığının , doğrudan kayıtlara geçirilmesini sağlamalıyız.
Hakimlerin , karar vermekte zorlandığı dava duruşmalarında avukatın süre istediğinin zapta yazılmasını engellemeliyiz.
Duruşma saatlerinin zapta yazılmasını mutlaka sağlamalıyız.
Eskiden öğlenden önce biten duruşmalar , şimdilerde akşama kadar devam eder hale geldi.
Karar veremediği dosya incelemediği için duruşmayı kısa gün verip erteleyen hakimler , avukatın aynı işte yarım veya bir gün kaybetmesine sebep olmaktadır.
Ülkemizdeki hakimlerin birçoğu her tayinden sonra hastalanmakta ve rapor almaktadır. Bu durum hakimlerin özlük dosyaları incelendiğinde görülecektir. Raporlu hakimlerin duruşmalara etkisi tartışılmamaktadır.
Birçok şehrimizde , hakimler saat 09,00 - 10,00 a kadar duruşmalara başlamamakta , bazen öğlene kadar adliyeye dahi gelmemektedir. Kendi işi olduğunda , duruşmaları ... saatte başlanacak diye mübaşir ile haber gönderebilmektedir.
Bu durum , yanlız başımıza halledeceğimiz bir durum değildir. Ancak TBB ve Baro Başkanları , tamamen başka işlere yoğunlaşıp , mesleğin onurunu , başka sosyal olaylara yoğunlaşarak sağlamaya çalışmaktadır.
saygılarımla
Old 01-12-2012, 05:47   #20
Özkan Atalay

 
Varsayılan

çok haklısınız zafer bey baroların görevi. ancak sorun adalet bakanlığından kaynaklanıyor. avukat duruşmaya 1 dakika geç gelse ve duruşma bitse hakimde baroya yazı yazsa suç duyurusunda bulunuyor ve adalet bakanlığı izni anında bekletmeden veriyor. duruşma saatini 9 diye verip 10.40 da salona gelip başlayan (ben şahit oldum)hakime ise bir şey yapmamakta.balık baştan kokarmış
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Muğla 1.Ağır Cezada görülen bir davadan duruşma zabıt fotokopisi av.ferhat Şehirlerarası Nöbetçi Avukat 0 08-10-2009 10:55
Duruşmaya Tanık Mazeretsiz Katılmazsa... Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 4 10-07-2008 16:23
Cezaevindeki Eşe Açılan Bosanma Davası Velayet,Duruşmaya Katılmayan Avukat Hulya berfin Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 05-11-2007 15:24
haksız tutuklamaya karşı tazminat idare mahkemesinde mi ağır cezada mı açılmalı C GÖKHAN Meslektaşların Soruları 5 05-09-2007 17:23
ankara 11. ağır cezada bir dosyam var ufukakdemir Şehirlerarası Nöbetçi Avukat 2 24-08-2007 16:30


THS Sunucusu bu sayfayı 0,16496897 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.