Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Feshi/görev

Yanıt
Old 05-04-2005, 23:38   #1
AVTEMEL

 
Varsayılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Feshi/görev

Değerli meslektaşlar

arsa sahibi vekili olarak taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi için gayri menkulün bulunduğu yer adliyesinde dava açacağım. 2001 yılındaki sözleşme değeri 1Milyar, fesih talebi dışında bir talebim yok.

- Ben nispi harç ve miktara göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu düşünüyorum. doğru mu?

- Sözleşme tapuya şerh edilmiş olsaydı tabiatıyla terkin talebi de olacaktı bu durumda görevli mahkeme değişirmiydi.
Old 06-04-2005, 22:00   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Sayın Av.Temel,

Kanımca vaadin (ve kat karşılığı inşaat söz.) iptali istemi tapuya şerh verilmedikçe gayrimenkulun aynını etkileyecek olan bir dava sayılmamalıdır. Zira vaadin doğurmuş olduğu hak bir alacak hakkı olup şerhle güçlendirilmediği sürece ayni hak etkisine sahip değildir.
HGK'nin 22.6.1988 gün ve 1988/3-568 E. 1988/503 K. sayılı kararında "davanın konusu, taşınmaz mal satışı vaadini içeren sözleşmenin iptali isteğinden ibarettir. Senedin iptaline karar verilmesi, taalluk ettiği taşınmaz mal üzerinde ayni hakları etkileyecektir, bu itibarla mahkemece resen dikkate alınması icap eden görevin tayininde, senette yazılı değeri değil, taşınmaz malın dava tarihindeki değeri gözönünde tutulmalıdır.." denmiştir. Başka bir kararda ise "Satış vadi sözleşmeleri şahsi hak meydana getirmekle birlikte bunu güçlendiren bir nitelik meydana getirerek tapuya şerhi mümkün olduğuna ve eldeki davada tapudaki bu şerhin kaldırılması
istendiğine nazaran doğrudan sicille ilgili olması nedeniyle gayrimenkule müteallik bir dava olarak kabulü gerekir. Böyle bir dava için gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. "HD.14, 1989 / 696 - 2865 K , 21.03.1989 T)
denmiştir. Burada "ayına" ilşikin davadan bahsedebilmek için ayrıca "şerh" yapılmış olması gerektiği üzerinde durulmaktadır.


Yine de bu tür davaların "kadastro mahkemelerinde" görülmesine hükmeden aşağıdaki kararı da eklemek isterim

Alıntı:
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ

E. 1990/13975
K. 1991/516
T. 24.1.1991

• SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ SENEDİNİN İPTALİ ( Sulh Mahkemesine Açılan Senet İptali
Davasının Taşınmazın Aynıyla İlgili Olması-Dava Sonunda Taşınmazın Kimin Adına
Tescil Edileceğinin Belirlenmesi )
• GÖREV ( Satış Vaadi Sözleşmesi Senedinin İptali Davalarının Kadastro Mahkemesinde
Görülmesinin Gerekmesi )
3402/m.25, 26

ÖZET :Sulh mahkemesine açılan senet iptali davası, dava konusu taşınmazın aynıyla
ilgilidir. Bu davanın çözümü sonunda taşınmazın kimin adına tescilinin gerektiğine
karar verilecektir. Kadastro Kanununa göre, bu tür senet iptali davaları kadastro
mahkemesinde görülür. Zira; uyuşmazlığın çözümünün tabii hakimi, kadastro
hakimidir. Bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekir.

DAVA : Dava dilekçesinde, Gaziantep Birinci Noterliği’nin 25.1.1966 tarih ve 8068
sayılı re’sen taşınmaz satış vaadi senedinin iptali istenilmiştir. Mahkemece,
davanın kabulü cihetine gidilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz
edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar
okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davaya konu ve iptali istenilen satış vaadi senedinin davalı Cuma
tarafından Kadastro Mahkemesine ibraz edilmek suretiyle asli müdahalede bulunduğu
ve buna dayanarak hak talep ettiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Kadastro Yasasının 25. maddesinde; "Kadastro Mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve
sınırlı aynı haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek yahut beyanlar hanesinde
gösterilerek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu
sicilini ilgilendiren benzeri davalara... bakar" hükmü yer almaktadır. Öyle ise
maddenin bu ifadesinden, Kadastro Mahkemesi’nin bakabileceği işler arasında
mülkiyeti etkileyen senet iptali davalarının da bulunduğunda duraksamamak gerekir.
Nitekim, bugüne kadar süregelen Yargıtay uygulaması da bu yöndedir ( 7. HD.nin
11.11.1974, 1932/5889; 2.10.1975, 7075/5147 sayılı kararları ile 13. HD.nin
30.1.1985, 96/555 sayılı kararı ).
Kaldı ki, aynı Yasanın 26. maddesinin ( D ) bendine göre; "Kadastro Mahkemesi’ne
dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak
katılanların iddialarına dair uyuşmazlıkların" sözü edilen mahkemelerce
çözümleneceği öngörülmüştür. Davalı Cuma’nın da Kadastro Mahkemesi’ne asli müdahil
olarak katıldığı ve dayandığı senede göre hak iddia ettiği hususu çekişmesizdir.
İlke olarak, Kadastro Mahkemesi’nde açılan davanın da konusu olan taşınmaz mala
yönelik tüm uyuşmazlıkların birlikte incelenerek mahkemece çözüme bağlanması
zorunludur.

Yargıtay incelemesine konu edilen ve sulh hukuk mahkemesince iptal edilen senetle
ilgili davada bu tür bir uyuşmazlıktır. Öyle ise esasında genel mahkemelere ait
olsa bile 3402 sayılı Yasanın uygulanması ile ilgili dava ve işlere Kadastro
Mahkemesi’nin bakması gerekir. Zira, kadastro davalarının süratle sonuçlandırılması
amacı ile sözü edilen Özel Mahkemeler kurulmuş bulunmaktadır.
Yukarıdan beri açıklandığı üzere, sulh hukuk mahkemesine açılmış olan "senet
iptali" davası, dava konusu taşınmazın aynı ile ilgilidir. Bu davanın çözümü
sonucu, taşınmazın kim adına tescili gerektiğine karar verilecektir. 3402 sayılı
Kadastro Kanunu’na göre bu tür senet iptali davaları Kadastro Mahkemesi’nde
görülür. Zira, uyuşmazlığın çözümünün tabii hakimi, anılan mahkemelerdir. O halde,
görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde davanın esasına dair karar
verilmiş olması usul ve kanuna aykırı bulunduğundan dolayı bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı
şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan
kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ) ve şimdilik diğer
yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin ödediği temyiz harcının istek
halinde temyiz edene iadesine, 24.1.1991 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 06-04-2005, 23:27   #3
AVTEMEL

 
Varsayılan

Sayın Akpunar,
Yanıtınız için çok teşekkür ederim.

Anladığım kadar Yargıtayımızın konumuzla ilgili görev hususunda yeknesak bir görüşü yok. 1988 tarihli kararında HGK, taşınmazın dava tarihindeki değeri gözönüne alınmaldır derken (Asliye-Sulh) 1990 tarihli kararında 3.HD mülkiyeti etkileme kıstası nedeniyle kadastro mahkemelerini görevli saymaktadır.

Ben de sizin fikrinize katılıyorum. Şerh olmadıkça ayni hak etkisi olmaz ancak bu etki üçüncü şahıslar için geçerli değil midir. Sözleşmenin tarafı olarak davacı olacak arsa sahibinin açacağı davada mahkeme fesih nedenlerini haklı bulmaz ise davalı yüklenici bu karara dayanarak (karşılık dava veya ayrı bir dava ile) edilmemişse tapuya şerh ve/veya tapuya tescil talebinde bulanabilceğinden (mahkemenin vereceği karar mülkiyeti etkileyeceğinden) bu durumda 3.HD nin kararında belirtildiği gibi görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olabileceği de ağırlıklı olarak düşünülmeli midir?
saygılarımla,
Old 25-10-2010, 19:04   #4
Av. Cenk Bazgür

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlar
Benim de bu konu hakkında bir sıkıntım bulunmaktadır.Biraz uzun olmakla birlikte okursanız ve bir yol gösterirseniz sevinirim.
2003 Tarihinde yüklenici ile arsa sahipleri arasında düzenleme şeklinde noter de kat karşılığı sözleşmesi yapılmıştır.Sözleşme içeriğinde inşaat ruhsatı alındıktan sonra 48 ay sonunda binaların teslimi taahüt edilmiştir.Sözleşmenin yapımından bu yana yüklenici firma herhangi bir engel olmamasına rağmen inşaat ruhsatı almamış ve inşaatların yapımına başlamamıştır.Sözleşme süresi sonunda arsa sahipleri inşaatın başlanmadığı ve arsa üzerinde herhangi bir yapı olmadığına dair mahkeme kanalı ile tespit yaptırmış ve bu tespiti yükleniciye tebliğ etmişlerdir.Daha sonra arsa sahipleri sözleşmenin bitimi ve binaların teslim süresi de geçtikten sonra noter kanalı ile haklı fesihe dayanarak sözleşmeyi feshetmişlerdir.Noter kanalı ile gönderilen ve yükleniciye ulaşan ihtarnameye yüklenici herhangi bir cevapta bulunmamıştır.
Bu durum üzerine arsa sahipleri mevcut parsellerden bir kısmı açısından başka bir yüklenici ile sözleşme yaparak inşaata başlamışlardır.bu aşamada da ilk yükleniciden herhangi bir cevap ya da itiraz gelmemiştir.
Daha sonra kalan parseller bakımından başkaca bir yüklenici ile anlaşan arsa sahipleri ilk yüklenicinin şifahi bir takım itirazlarına maruz kalmıştır.
Belirtmek istediğim bir nokta da ilk yüklenici yapılan sözleşmeyi herhangi bir şekilde tapuya şerh ettirmemiş ve tapuda herhangi bir tasarruta bulunmamıştır.Yani arazilerin kayıtları tertemizdir.
Şimdi; ilk sorumuz; ilk yüklenici ile yapılan sözleşmenin noter kanalı ile feshedilmesi mümkün müdür daha doğrusu yapılan fesih geçerli bir fesih midir?
Eğer geçerli değil ise yüklenicinin ihtara cevap vermemesi ve daha sonradan başka bir firma ile anlaşılarak inşaat başlanmış olması yapılan feshi zımni bir biçimde kabul ettiği dolayısı ile iradelerin uyuştuğu anlamına gelir mi? Yani feshi geçerli hale getirir mi?
Şayet ki bu durumda feshi geçerli hale getirmez ise izlenmesi gereken yol ne olmalıdır?
Diğer bir noktada her halükarda başka bir yüklenicinin inşaata başlamış olması durumuna binaen ilk yüklenici devam eden bir sözleşmesi olduğundan bahisle inşaatların yapımını durdurabilir mi
Son bir soru: ilk yüklenicinin sözleşmeyi başka bir şahısa devrettiğine dair bir ihtimal bulunmaktadır.Bu noktada yapılan fesih bakımından bu üçüncü şahsın durumu nedir?Tekrar belirtmek isterim ki tapu kayıtlarında herhangi bir şerh ya da işlem yoktur.Ayrıca ilk yüklenicinin devrettiğini gösterir noterden bir kayıtta bulunmamaktadır.Kendi aralarında adi yazılı bir şekilde devir yapmaları mümkün müdür?
Sabrınız ve cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
Old 02-01-2012, 11:40   #5
mefhumu muhalif

 
Varsayılan

Sn. avukat temel ve sn. av. cenk bazgür aynı nitelikte bir dava ile karsılastım ancak uygulamadan örnek arıyorum. acaba elinizde ki durumlar ile ilgili olarak dava açtınız mı ?

Diğer meslektaşlar yardımı için sorular ise ;
- Noterde düzenlenen Kat karşılığı satış sözleşmesinin feshi için izlenmesi gereken usul nedir?
( yine noterden düzenlenecek tek taraflı fesih mi yoksa dava yoluyla fesih mi ?
- dava yolunu seçersek görevli mahkeme hangisidir?
yardımcı olursanız sevınırım.
Old 02-01-2012, 13:22   #6
C_OKYAY

 
Varsayılan

1- Sizin olayınızda, sözleşmenin FESHİ için yasanın ve uygulamanın aradığı asli ve zorunlu şartlar oluşmuş mudur? Bu tür sözleşmelerde FESİH, kullanılması gerekirken, çok dikkatli yaklaşılması ve sonuçlarının iyice araştırılması gereken bir kavramdır. Oluşmuş sa, BK. m. 106' ya göre zorunlu olan süre ve ihtar yapılmış mıdır.
2- Sözleşme, Noterden gönderilecek bir ihtarname ile tek taraflı olarak veya dava yolu ile feshedilebilir. Görevli Mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Old 05-01-2012, 17:50   #7
mefhumu muhalif

 
Varsayılan

sn. c_okyay
olayda insaat süresi için "belediyeden ruhsat alındığı tarihten itibaren 10 ay olarak belirlenmiştir" ancak yüklenici sözleşmenin üzerinden 15 ay geçmesine rağmen ruhsat için belediyeye dahi basvurmamıştır.
müvekkil bu durumu da belirtir ihtarname çekmıs ve gerekli islemlerin (belediye ve diğer kurumlar nezdinde)baslatılması için 30 günlük süre vermiş aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirmiştir.

aklıma takılan husus, yüklenici müteahhit ticari bir şirket olmakla müvekkil gerçek kişidir. Bu nedenle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olması gerekir diye düsünüyorum ne dersiniz?
üstelik yukarıda belirtilen yargıtay kararı da kadastro mahkemesini işaret etmiştir ?
Old 06-01-2012, 09:16   #8
Av.A.Prc

 
Varsayılan

sn.mefhumu muhalif
Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir,Noterden ihtar vb. gerek yok direk Asliye Hukuk Mahkemesine davanızı açın,sizin olayınızın aynısı ile bende karşılaştım..Saygılar..
Old 06-01-2012, 10:52   #9
mefhumu muhalif

 
Varsayılan

sn. Av. A. Prc , yanıt için tesekkürler
sizin davanız neticelendi mi ya da hangi aşama da karar alabildiyseniz karar metnini paylasabılırseniz sevınırım
Old 06-01-2012, 12:40   #10
C_OKYAY

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan mefhumu muhalif
sn. c_okyay
olayda insaat süresi için "belediyeden ruhsat alındığı tarihten itibaren 10 ay olarak belirlenmiştir" ancak yüklenici sözleşmenin üzerinden 15 ay geçmesine rağmen ruhsat için belediyeye dahi basvurmamıştır.
müvekkil bu durumu da belirtir ihtarname çekmıs ve gerekli islemlerin (belediye ve diğer kurumlar nezdinde)baslatılması için 30 günlük süre vermiş aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirmiştir.

aklıma takılan husus, yüklenici müteahhit ticari bir şirket olmakla müvekkil gerçek kişidir. Bu nedenle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olması gerekir diye düsünüyorum ne dersiniz?
üstelik yukarıda belirtilen yargıtay kararı da kadastro mahkemesini işaret etmiştir ?

İhtarnamede, sözleşmenin feshedileceinden söz etmişsiniz, ancak, sanıyorum ki, sözleşme feshedilmiş sayılacaktır dememişsiniz.
Bunu nazara alarak ve " işin icrasında gecikme dolayısiyle feshi düzenleyen BK' nun 358/1 maddesi ve buna ilişkin öğreti ve yargısal açıklamalar ışığında
hareket ederek davanızı Asliye Hukuk Mahkemesinde açmanızı öneririm. Kolay gelsin.
Old 06-01-2012, 13:56   #11
Av.A.Prc

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan mefhumu muhalif
sn. Av. A. Prc , yanıt için tesekkürler
sizin davanız neticelendi mi ya da hangi aşama da karar alabildiyseniz karar metnini paylasabılırseniz sevınırım

Gerekçeli kararı henüz almadım İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahk. ki ben orda davalı şirket vekili olarak taraftım. Henüz karar kesinleşmedi ama konu sizin konunuzla aynı şekilde sözleşmenin feshine karar verildi...
Old 09-01-2012, 16:54   #12
mefhumu muhalif

 
Varsayılan

peki sn. Av. A. Prc ,
açacağım davada harç maktu mu olacak yoksa sözleşme değerine göre nispi harç mı ödeyeceğiz bilginiz var mı ?
Old 16-09-2012, 17:20   #13
sebepsiz zenginleşme

 
Varsayılan

SONUÇ NEDİR şimdi usulen ne yapalım hangisi en doğru satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış müteahit bir çivi çakmamış tek taraflı olarak noterden sözleşmeyi fesih mi edelim 6 ay boyunca kılını kıpırdatmadın diye yoksa dava mı açmak gerekir Sözleşme maddelerinden biri şudur ;bahsi geçen daire belediyeden alınan ruhsat tarihinden itibaren 20 ay içinde teslim edilecek proje üzerinde tadilat yapmak mütahit firmaya aittir
Old 17-09-2012, 11:57   #14
C_OKYAY

 
Varsayılan

06.01.2012 günlü yanıtımı tekrar ederim. Saygılarımla.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi Fevzi Yavuz Borçlar Hukuku Çalışma Grubu 8 07-06-2008 12:29
İnşaat Ruhsatının Oturma Müsadesi Şartı Ahmet Hukuk Soruları Arşivi 1 02-03-2002 01:36
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Aysel Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 16:47
Kira Sözleşmesi Feshi Umut Baran Hukuk Soruları Arşivi 3 21-02-2002 22:00


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12314510 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.