Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

tahsil cirosu ile bankaya verilen çek, bankanın sorumluluğu

Yanıt
Old 03-07-2009, 12:37   #1
av.seckinaksoy

 
Varsayılan tahsil cirosu ile bankaya verilen çek, bankanın sorumluluğu

Müvekkil ciro yolu ile almış olduğu çeki tahsil cirosu ile bankaya tevdi etmiştir. Ancak banka, süresi içerisinde çeki ibraz etmemiş aynı zamanda keşide tarihinden 8 ay geçtikten sonra (çeke hiç bir işlem yapmadan, süresinde ibraz etmeden) müvekkile iade etmiştir. Bankanın sorumluluğu yoluna gidilip, kusuru neticesinde çekin zamanaşımı dolduğu sebebi ile bankaya dava açılabilir mi? Ya da öncelikle çekin zamanaşımına uğraması sebebi ile keşideciye başvuramamak sebebi ile ve cirantaya açılan davanın da sonuçsuz kalmasını bekleyip zararımızı ispat etmek mi gerekecektir. Özetle bankaya açtığımız sorumluluk davasında, banka çekin cirantadan tahsil edilebilme kabiliyetinin olduğunu ileri sürüp (kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile olmasa da aradaki hukuki ilişkinin ispatlanması neticesinde davanın kazanılabileceği gerekçesi ile) öncelikle cirantaya başvurmak zorunluluğunu savunma olarak kullanabilir mi? Böyle bir zorunluluk var mıdır? Teşekkürler.
Old 03-07-2009, 13:53   #2
nephilis

 
Varsayılan

Tahsil Cirosu, senedin asıl hamil adına tahsilini sağlama amacını güden ve bu konuda verilen yetkiyi kapsayan bir cirodur. Tahsil cirosuyla senet eline geçen hamil senet bedelini tahsille görevlendirilmiş vekil durumundadır. Ödememe halinde senedi; tahsil halinde ise senet bedelini asıl hamile teslim etmek yükümlülüğündedir.Bu nedenle ciranta ile hamil arasındaki ilişki TTK 600/1 maddesi hükmü uyarınca vekalet sözleşmesi hükmündedir. Dolayısıyla müvekilin(ciranta) vermiş olduğu talimata uygun hareket etmeyen vekil durumundaki banka, BK'nın 389/2 maddesi hükmü gereğince ortaya çıkan zararları üstlenmek durumundadır.
Ayrıca bankaların faaliyetleri; BK'nın 99/2 ve 100/3 maddelerinde geçen "...Hükümet tarafından imtiyaz suretiyle verilen bir sanatın icrası" kapsamında sayılmaktadır.Dolayısıyla bir güven kurumu olan bankaların TTK 20 hükmüne göre bütün işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu nedenle bankanın senedin tahsili sürecinde göstermiş olduğu en ufak bir ihmal bile yukarıda anılan maddeler gereğince bankayı sorumlu kılmaya yetecektir.

Yukarıda açıkladığım nedenlerle sözkonusu bankanın bahsettiğiniz olayda ihmali olduğu ve bu ihmali neticesinde ortaya çıkan zararı yukarıda belirttiğim yasa hükümleri çerçevesinde üstlenmek zorunda olduğu düşüncesindeyim.

İyi Çalışmalar..
Old 03-07-2009, 14:49   #3
gülnihal çevik

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/2621
K. 2003/8809
T. 6.10.2003
• ALACAK DAVASI ( Davacının Keşideci Borçludan Alacağının Tahsil Edilme İmkanının Kalmadığını İleri Sürerek Alacağını Tahsiline Karar Verilmesini Talep Etmesi )
• ÇEK ( Ödemeden Men Talimatı Gereğince Çek Arkasına Şerh Verirken İbraz Tarihini Yazmayan Bankanın Sorumlu Olduğu İddiasıyla Bankaya Karşı Dava Açılabilmesi )
• ÖDEMEDEN MEN TALİMATI ( Ödemeden Men Talimatı Gereğince Çek Arkasına Şerh Verirken İbraz Tarihini Yazmayan Bankanın Sorumlu Olduğu İddiasıyla Bankaya Karşı Dava Açılabilmesi )
• MUHATAP BANKANIN SORUMLULUĞU ( Tüm Yasal Yollara Başvurulup Keşideciden Alacağın Tahsil Edilme İmkanı Kalmaması Durumunda Bankanın Çek Arkasına Şerh Verirken İbraz Tarihini Yazmaması )
• BANKANIN İBRAZ TARİHİNİ YAZMAMASI ( Ödemeden Men Talimatı Gereğince Çek Arkasına Şerh Verirken İbraz Tarihini Yazmayan Bankanın Sorumlu Olduğu İddiasıyla Bankaya Karşı Dava Açılabilmesi )
6762/m.644
ÖZET : Çek hamilinin, keşideciye karşı tüm yasal yollara başvurup keşideciden alacağını tahsil etme imkanı kalmaması durumunda, keşidecinin verdiği ödemeden men talimatı gereğince çek arkasına şerh verirken ibraz tarihini yazmayan bankanın sorumlu olduğu iddiasıyla söz konusu alacağın tahsili için bankaya karşı dava açılabilir.
DAVA : Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 tarih ve 2002/379-481 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, dava dışı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.nin keşide ettiği çekin hamil olan müvekkili tarafından davalı bankaya süresinde ibraz edildiğinı, keşidecinin ödemeden men talimatı gereğince çek bedelinin ödenmediğini, ibraz tarihinin davalı tarafından çek arkasına yazılmaması nedeniyle müvekkilinin keşideci aleyhine yaptığı icra takibinin itiraz sonucu iptal edildiğini, daha sonra keşideci hakkında açılan alacak davası sonunda mahkemece verilen kararın icraya konulduğunu ancak keşidecinin menkul, gayrimenkul malı ya da üçüncü şahıslarda herhangi bir alacağının olmaması nedeniyle keşideci borçludan alacağının tahsil edilme imkanının kalmadığını ileri sürerek 7.800.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile keşideci arasındaki alacak-borç ilişkisinin bankayı ilgilendirmediğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin çekin arka yüzüne gerekli meşruhatı yazdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının öncelikle keşideciden alacağını tahsil etmek için icra takibine girişip ihtiyati haciz kararı ile keşidecinin mal varlığına ve davalı bankadaki çek hesabına el koydurması gerektiği halde bu çabayı göstermediği, bankaca yapılan hatadan yararlanarak çek bedelini bankadan alacağını umarak beklediği, herhangi bir aciz iddiasında bulunmadığı bu nedenle davacı ile keşideci arasındaki borç-alacak ilişkisinden davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı hamil, ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen çekten doğan alacağın tahsili için önce Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün 1997/3925 esas sayılı dosyasında keşideci aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yapmış, çek arkasındaki şerhte ibraz tarihi gösterilmediğinden Kayseri İcra Tetkik Mercii'nce takibin iptaline karar verilmiş, daha sonra Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ( bozmadan sonra 2001/183 esas ve 252 karar sayısını alan dosyada ) keşideci ve davalı banka aleyhine alacak davası açmış, yargılama sonunda banka yönünden davanın reddine, keşideci hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, davacı bu ilamı Kayseri 2.İcra Müdürlüğü'nün 2002/3330 esas sayılı dosyasında icraya koymuş, kesinleşen takipte borçlu ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkul mal ile üçüncü şahıslarda hak ve alacağının bulunmadığı tespit edilerek borç ödemeden aciz belgesi verilmiştir. Davacı daha sonra keşidecinin ödemeden men talimatı gereğince çek arkasına şerh verirken ibraz tarihini yazmadığından sorumlu olduğunu iddia ettiği davalı bankadan alacağını tahsil için bu davayı açmıştır. Davacı çek hamilinin keşideciye karşı tüm yasal yollara başvurduğu ve keşideciden alacağını tahsil etme imkanı kalmadığından banka aleyhine dava açabileceği ve bu hususun 2001/183 esas ve 252 karar sayılı dosyadaki 22.1.2001 tarihli Dairemizin bozma ilamda vurgulandığı gözetilmeden, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemıştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


çook benzemese de banka aleyhine kusurundan doğan zararlardan dolayı alacak davası açabileceğinizi gösterir. yargıtay kararlarından çok daha benzer emsaller bulabilirsiniz. iyi çalışmalar.
Old 04-07-2009, 09:04   #4
av.seckinaksoy

 
Varsayılan

Yanıtlar için çok teşekkür ederim. Ancak Yargıtay kararından da sanki öncelikle "keşideci ve/veya cirantaya başvurup bunlardan bir tahsilat yapılamadığının kanıtlanması gerekiyor" gibi bir anlam çıkıyor. Acaba öncelikle bir aciz vesikası mı almalıyız?
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Olmayan Şirket İçin Verilen Çek- Bankanın Sorumluluğu Av.Mehmet Saim Dikici Meslektaşların Soruları 14 29-10-2009 18:37
Sahte kimlikle banka tarafından verilen Çek,Bankanın sorumluluğu Av.mdogan Meslektaşların Soruları 2 28-10-2009 09:53
tahsil cirosu günseligonca Meslektaşların Soruları 1 26-09-2008 09:56
Temlik cirosu mu tahsil cirosu mu? Avukat Canip Kazan Meslektaşların Soruları 1 25-03-2008 01:35
bankaya tahsile verilmiş bir senet tahsil edilirken yapılması gereken işlemler ve bankanın sorumluluğu piedra Ticaret Hukuku Çalışma Grubu 2 11-11-2006 20:53


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09101391 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.